Hekim, Diş Hekimi ve Eczacının Vergilendirilmesi 2026: Serbest Meslek mi Ücret mi, Belge Düzeni, KDV ve Stopaj (GVK m.65-68)
05 Eylül 2026

Hekim, Diş Hekimi ve Eczacının Vergilendirilmesi 2026: Serbest Meslek mi Ücret mi, Belge Düzeni, KDV ve Stopaj (GVK m.65-68)

Muayenehane açan hekim, kendi eczanesini işleten eczacı ve hastaneye hizmet veren diş hekimi aynı vergi rejimine tabi değildir: kazancın türü, belge düzeni ve katma değer vergisi yükümlülüğü çalışma biçimine göre değişir. Yanlış kurgulanan bir çalışma modeli, yıllar sonra cezalı tarhiyat doğurur. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazanç serbest meslek kazancıdır; faaliyetin sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye dayanması ve bir işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında yürütülmesi aranır (GVK m.65).
  • Bir işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışan hekimin geliri ücret niteliğindedir (GVK m.61).
  • Eczane işletmeciliği ticari kazanç kapsamında değerlendirilir ve bilanço ya da işletme hesabı esasına göre defter tutulur (GVK m.37).
  • Serbest meslek erbabı, her türlü tahsilatı için serbest meslek makbuzu düzenlemek zorundadır (VUK m.236).
  • Sağlık hizmetlerinde katma değer vergisi bakımından istisna, kuruluşun niteliğine bağlıdır; ticari işletmelerin hizmetleri kural olarak vergiye tabidir (KDVK m.17).

Kazancın türünü belirleyen ölçütler

Sağlık alanında çalışan bir kişinin geliri üç ayrı gelir unsuruna girebilir ve ayrımı yapan ölçütler kanunda gösterilmiştir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 65. maddesi serbest meslek kazancını tanımlar: her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır; serbest meslek faaliyeti ise sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.

Buna karşılık Kanun’un 61. maddesi ücreti tanımlar: işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ölçüt bağımlılıktır: çalışma saatlerinin, hasta kabulünün ve iş koşullarının kurum tarafından belirlendiği, riskin kurumda olduğu ilişkilerde gelir ücrettir. Üçüncü kategori ticari kazançtır: Kanun’un 37. maddesi kapsamında, faaliyet sermaye ve organizasyon ağırlıklıysa ve bir işletme yapısı içinde yürütülüyorsa kazanç ticari nitelik kazanır; eczane işletmeciliği ile şirket bünyesinde yürütülen sağlık işletmeciliği bu gruptadır. Bu üç ayrımın doğru yapılması, tüm yükümlülüklerin başlangıç noktasıdır.

Çalışma biçimlerine göre karşılaştırma

Çalışma biçimiKazancın türüBelge
Kadrolu / iş sözleşmeli hekimÜcretBordro; stopaj
Muayenehane hekimiSerbest meslek kazancıSerbest meslek makbuzu
Hastaneye hizmet veren bağımsız hekimSerbest meslek kazancıMakbuz; tevkifat
Eczane sahibi eczacıTicari kazançFatura; defter
Şirket ortağı hekimKurum kazancı; kâr payıŞirket faturası
Karma çalışmaHer gelir ayrı değerlendirilirAyrı ayrı belge

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Tablodaki en tartışmalı satır, hastaneye hizmet veren bağımsız hekimdir. Burada belirleyici olan sözleşmenin adı değil, ilişkinin fiilî niteliğidir: hekim kendi nam ve hesabına, şahsi sorumluluk altında çalışıyor ve mesleki riski taşıyorsa serbest meslek kazancı; kurumun talimatına ve çalışma düzenine bağlıysa ücret söz konusudur. İdare bu ayrımda çalışma saatleri, hasta yönlendirmesi, ekipman ve personelin kime ait olduğu ile ödemenin nasıl belirlendiği gibi unsurları değerlendirir.

Serbest meslek kazancında gider ve tahsil esası

Serbest meslek kazancında kazanç, Gelir Vergisi Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca bir hesap dönemi içinde tahsil edilen para ve ayınlar ile diğer suretlerle sağlanan menfaatlerden, faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır. Bu, tahsil esasının uygulandığı anlamına gelir: hizmet verilmiş olsa dahi tahsilat yapılmadıysa gelir doğmaz; buna karşılık peşin tahsil edilen bedeller tahsil edildiği dönemin geliridir.

İndirilecek giderler 68. maddede sayılmıştır. Sağlık alanında öne çıkan kalemler şunlardır: mesleki kazancın elde edilmesi ve idamesi için ödenen genel giderler, işyeri kirası, ısıtma ve aydınlatma, personel ücretleri ve sigorta primleri, mesleki yayın ve eğitim giderleri, meslek odası aidatları, mesleki sorumluluk sigortası primleri, envantere dâhil cihazların amortismanı ve tıbbi sarf malzemeleri. İkametgâhının bir kısmını işyeri olarak kullananlarda kira bedelinin tamamı, kendi mülkü olanlarda ise amortismanın yarısı gider yazılabilir. Buna karşılık şahsi ve ailevi harcamalar, para cezaları ve kanunda sayılan diğer kalemler indirilemez. Serbest meslek kazancının genel esaslarını serbest meslek kazancı yazımızda ele aldık.

Katma değer vergisi ve tevkifat

Sağlık hizmetlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu yönündeki yaygın kanaat hatalıdır. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17. maddesindeki istisna, maddede sayılan kurum ve kuruluşlara özgüdür; ticari amaçla faaliyet gösteren özel hastane, poliklinik ve muayenehanelerin hizmetleri kural olarak vergiye tabidir. Uygulanacak oran ise ilgili kararlarda belirlenen listelere göre tespit edilir ve sağlık hizmetleri bakımından indirimli oran söz konusu olabilir; ancak indirimli oran istisna değildir ve indirim hakkını ortadan kaldırmaz.

Tevkifat bakımından iki durum öne çıkar. Birincisi, kanunda belirlenen alıcı gruplarına verilen bazı hizmetlerde uygulanan kısmi tevkifattır: bu hâlde hizmeti alan kurum, hesaplanan verginin belirlenen kısmını sorumlu sıfatıyla beyan eder ve hizmeti veren bakımından iade hakkı doğabilir. İkincisi gelir vergisi stopajıdır: serbest meslek erbabına yapılan ödemelerden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca kesinti yapılır ve bu kesinti serbest meslek makbuzunda gösterilir; yıllık beyannamede hesaplanan vergiden mahsup edilir. Üçüncü konu, sosyal güvenlik kurumundan alınan ödemelerin belgelendirilmesidir: kuruma düzenlenen belgeler ile hastadan tahsil edilen fark ücretlerinin ayrı ayrı belgelendirilmesi gerekir. KDV istisnalarının kapsamını sağlık ve eğitimde KDV istisnaları yazımızda ele aldık.

Eczanelerde stok, reçete ve kurum alacakları

Eczane işletmeciliği ticari kazanç kapsamında olduğundan defter tutma, envanter ve belge düzeni tam olarak uygulanır. Sektöre özgü ilk konu stok yönetimidir: ilaçların miat takibi, iade ve imha süreçleri kayıtlara doğru yansıtılmalıdır. Miadı dolan ilaçların imhası hâlinde, Vergi Usul Kanunu’nun 278. maddesi uyarınca kıymeti düşen mallar bakımından takdir komisyonu marifetiyle değerleme yapılması ya da kanunda öngörülen usullerle imhanın belgelendirilmesi gerekir; belgesiz imha, stok noksanlığı olarak değerlendirilir ve kayıt dışı satış karinesi doğurur.

İkinci konu kurum alacaklarıdır: sosyal güvenlik kurumuna düzenlenen faturalar ile hastadan tahsil edilen katkı payı ve fark tutarları ayrı ayrı belgelendirilir. Kurum tarafından yapılan kesintiler, hasılatı azaltan unsurlar olarak kayıtlara alınmalı ve mutabakat yazılarıyla desteklenmelidir. Üçüncü konu iskonto ve mal fazlasıdır: depolardan alınan iskontolar ile mal fazlası uygulamalarının nasıl kayda alınacağı, hem maliyet hem katma değer vergisi bakımından sonuç doğurur; faturada gösterilen iskontolar matrahtan indirilirken, sonradan yapılan ciro primleri ayrı belgelendirilir. Dördüncüsü, eczane devrinde ortaya çıkan stok ve peştemallık bedellerinin vergisel niteliğidir. Değersiz alacak ve stok değerlemesini değerleme ve envanter yazımızda ele aldık.

Sağlık kuruluşlarında şirket yapısı ve kâr dağıtımı

Hekimlerin bir araya gelerek poliklinik ya da tıp merkezi kurması hâlinde faaliyet, şirket yapısı içinde yürütülür ve kazanç kurum kazancı olur. Bu tercih, vergisel sonuçları kökten değiştirir: kazanç kurumlar vergisine tabi tutulur, ortaklara yapılan dağıtımda stopaj doğar ve ortak nezdinde beyan sınırları işler. Buna karşılık kurumsal yapı, gider yazma imkânlarını genişletir ve sorumluluğun sınırlandırılmasını sağlar.

Karar verilirken hesaplanması gereken unsurlar şunlardır. Birincisi toplam yüktür: kurum kazancı üzerinden ödenen vergi ile dağıtımda kesilen stopajın toplamı, serbest meslek kazancındaki artan oranlı tarifeyle karşılaştırılmalıdır; düşük gelir düzeylerinde serbest meslek, yüksek ve istikrarlı gelirlerde kurumsal yapı avantajlı olabilir. İkincisi ortakların şirketten aldığı ödemelerdir: yönetim kurulu üyesine ödenen huzur hakkı ücret, ortağa yapılan kira ödemesi gayrimenkul sermaye iradı, ortağa dağıtılan kâr ise menkul sermaye iradıdır; her biri farklı stopaja tabidir. Üçüncüsü ortaklar cari hesabıdır: şirketten çekilen tutarların kâr dağıtımı sayılıp sayılmayacağı ve adat faizi hesaplanması gerekip gerekmediği izlenmelidir. Dördüncüsü, mesleki mevzuattaki ortaklık ve unvan sınırlamalarıdır. Ortaklar cari hesabının vergisel sonuçlarını ortaklar cari hesabı yazımızda ele aldık.

Hasta kayıtları, veri koruma ve vergi denetimi

Sağlık alanında vergi denetimi, hizmet sayısının ve tahsilatların karşılaştırılmasına dayanır. İdare, randevu ve hasta kayıtları, ödeme kaydedici cihaz ve kart tahsilatları, kuruma düzenlenen belgeler ve sarf malzemesi tüketimi üzerinden bir hasılat tahmini kurar. Bu nedenle kayıtların birbirini doğrulaması gerekir: yapılan işlem sayısı ile düzenlenen belge sayısının uyumsuz olması, doğrudan matrah farkı iddiasına dayanak yapılır.

Burada ikinci bir hukuki katman devreye girer: hasta verileri, kişisel verilerin korunması mevzuatında özel nitelikli veri sayılır ve işlenmesi sıkı şartlara bağlıdır. Vergi incelemesinde bilgi ve belge istenmesi hâlinde iki yükümlülük çatışabilir. Bu çatışmada gözetilmesi gereken ölçütler şunlardır: talebin kanuni dayanağının bulunması, istenen bilginin incelemenin konusuyla sınırlı olması ve paylaşımın ölçülü yapılması. Uygulamada, tıbbi teşhis ve tedavi ayrıntıları yerine hizmet sayısı, tarih ve bedel bilgilerinin sunulması çoğu zaman yeterlidir. Üçüncü konu, vergi mahremiyetinin karşılıklı işlemesidir: incelemede öğrenilen bilgiler bakımından memurların sır saklama yükümlülüğü bulunur. Dördüncüsü, kayıtların saklanma süresidir: vergi mevzuatındaki saklama yükümlülüğü ile sağlık mevzuatındaki arşivleme süreleri birlikte uygulanır. Sağlık verilerinin korunmasını kişisel verilerin korunması yazımızda ele aldık.

Yabancı hasta ve sağlık turizminde vergileme

Yurt dışından gelen hastalara verilen sağlık hizmetleri bakımından iki ayrı düzenleme birlikte işler. Birincisi kazanç indirimidir: Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesi, Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere Türkiye’de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan kanunda sayılan hizmetlerden elde edilen kazançlar bakımından bir indirim öngörür; sağlık alanında bu indirimin kapsamı ve şartları ilgili düzenlemelerde belirlenmiştir.

İkincisi katma değer vergisidir: hizmetten Türkiye’de yararlanılan durumlarda hizmet ihracatı istisnası uygulanmaz; buna karşılık kanunda öngörülen şartlarla, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere verilen sağlık hizmetleri bakımından istisna öngören düzenlemeler bulunur ve bu istisnanın şartları (hastanın yerleşik olmama durumu, hizmetin türü, belgelendirme) titizlikle sağlanmalıdır. Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır: hastanın pasaport ve ikamet durumunun belgelenmesi, hizmetin kapsamının faturada gösterilmesi, konaklama ve transfer gibi yan hizmetlerin ayrıştırılması, aracı kuruluşlara ödenen komisyonların ayrı faturalandırılması ve yurt dışı aracılara yapılan ödemelerde stopaj ile sorumlu sıfatıyla beyanın gözetilmesi. Bu ayrıştırma yapılmadığında hem indirim hem istisna riske girer.

Tahsilat yöntemleri ve belge zamanı

Sağlık hizmetlerinde tahsilat çoğu zaman parçalı yapılır: ön ödeme, taksitli ödeme, kredi kartıyla tahsilat, sigorta şirketinden tahsil ve kurum ödemesi bir arada bulunur. Serbest meslek kazancında tahsil esası geçerli olduğundan, her tahsilat anında makbuz düzenlenmesi gerekir; ticari kazançta ise tahakkuk esası işler ve fatura, hizmetin tamamlanmasını izleyen kanuni süre içinde düzenlenir.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi ön ödemedir: tedavi öncesi alınan avanslar için serbest meslek erbabı tahsilat anında makbuz düzenler; ticari işletmelerde ise avans için fatura düzenlenmesi hâlinde vergiyi doğuran olay o tutarla sınırlı olarak gerçekleşir. İkincisi taksitli tahsilattır: her taksitte belge düzenlenmesi ve vade farkı uygulanıyorsa bunun ayrıca gösterilmesi gerekir. Üçüncüsü kart tahsilatlarıdır: banka ve ödeme kuruluşu kayıtları beyanlarla karşılaştırıldığından, kart hasılatı ile belge toplamının uyumlu olması gerekir; aradaki fark izah istenmesine yol açar. Dördüncüsü özel sağlık sigortalarıdır: sigorta şirketinden tahsil edilen tutar ile hastadan alınan katılım payı ayrı ayrı belgelendirilir. Beşincisi iade ve iptallerdir: tedavinin yarıda kalması hâlinde yapılan iadelerde düzeltme kurallarına uyulmalıdır. Bu düzenin kurulması, en sık yapılan hasılat farkı eleştirilerini önler.

Sosyal güvenlik ve emeklilik boyutu

Sağlık meslek mensuplarının vergisel durumu, sosyal güvenlik statüsüyle birlikte belirlenir ve iki mevzuat farklı ölçütler kullanır. 5510 sayılı Kanun, iş sözleşmesiyle çalışanları 4/a, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanları 4/b kapsamında sigortalı sayar. Serbest meslek faaliyeti yürüten hekim ve diş hekimi ile eczane sahibi eczacı bağımsız çalışan kapsamındadır ve primlerini kendisi öder.

Vergisel açıdan üç sonuç doğar. Birincisi gider yazmadır: ödenen primler, Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca kazancın tespitinde dikkate alınır; bu, prim yükünün bir kısmının vergi avantajıyla dengelenmesini sağlar. İkincisi çakışmadır: hem ücretli çalışıp hem serbest meslek faaliyeti yürütenlerde sigortalılık statülerinin nasıl belirleneceği kanunda düzenlenmiştir ve bu, hem prim hem vergi planlamasını etkiler. Üçüncüsü, meslek odası kaydı ile vergi mükellefiyeti arasındaki ilişkidir: oda kaydı bulunan ancak fiilen faaliyet göstermeyenlerin durumu ve mükellefiyetin ne zaman tesis edileceği ayrıca değerlendirilir. Dördüncüsü emeklilik sonrası çalışmadır: emekli olduktan sonra serbest meslek faaliyetine devam edilmesi hâlinde sosyal güvenlik destek primi ve aylık kesintisi kuralları işler; bu tercihin toplam maliyeti hesaplanmalıdır. Bu nedenle faaliyet biçimi seçilirken vergi ve sosyal güvenlik sonuçları birlikte simüle edilmelidir.

Mesleki sorumluluk sigortası ve tazminat ödemeleri

Sağlık alanında mesleki sorumluluk sigortası hem mevzuat gereği hem risk yönetimi aracı olarak önem taşır ve vergisel sonuçları vardır. Ödenen primler, faaliyetle ilgili olmaları kaydıyla Gelir Vergisi Kanunu’nun 68. maddesi kapsamında mesleki gider olarak indirilebilir; kurumlar bakımından ise genel gider niteliğindedir. Primin bir kısmının kurum tarafından, bir kısmının hekim tarafından ödendiği yapılarda kimin gider yazacağı, poliçenin kim adına düzenlendiğine göre belirlenir.

Tazminat ödemeleri bakımından ayrım daha karmaşıktır. Kanun, sözleşmeye, ilama veya kanun emrine dayanarak ödenen tazminatların gider yazılabileceğini; buna karşılık teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatların gider olarak kabul edilmeyeceğini öngörür. Bu nedenle bir malpraktis davası sonucu ödenen tazminatın indirilebilirliği, ödemenin dayanağına ve kusurun niteliğine göre değerlendirilir. Sigorta tarafından karşılanan tutarlar ise ayrıca ele alınır: sigortadan tahsil edilen tutar gelir, ödenen tazminat gider olarak kayıtlara alınır ve net etki hesaplanır. Üçüncü konu, sulh yoluyla yapılan ödemelerdir: sulh protokolünün ve ödemenin belgelenmesi, giderin dayanağıdır. Dördüncüsü, ödenen para cezalarının hiçbir hâlde gider yazılamayacağıdır. Kanunen kabul edilmeyen giderleri amortisman ve KKEG yazımızda ele aldık.

Meslek mensubu değişikliği ve işi bırakma

Faaliyetin sona ermesi ya da biçim değiştirmesi, bildirim yükümlülükleri doğurur. Vergi Usul Kanunu’nun 160. maddesi, işi bırakmanın bildirilmesini düzenler: mükelleflerden işi bırakanlar durumu vergi dairesine bildirmeye mecburdur. Bildirimin süresinde yapılmaması hâlinde mükellefiyet kayıtta devam eder ve beyanname verilmediği için usulsüzlük cezaları birikir.

İşi bırakma sürecinde yapılması gerekenler şunlardır. Birincisi envanterdir: işletmede kalan cihaz, demirbaş ve sarf malzemelerinin durumu belirlenmelidir; bunların işletmeden çekilmesi hâlinde emsal bedel üzerinden vergi doğar. İkincisi belgelerdir: kullanılmayan basılı belgelerin ve varsa ödeme kaydedici cihazın mevzuatta öngörülen usulle iptali gerekir; elektronik uygulama kullananlarda mali mühür ve sertifika iptali yapılır. Üçüncüsü son beyannamelerdir: kapanış dönemine ilişkin beyannamelerin verilmesi ve varsa devreden katma değer vergisinin akıbetinin değerlendirilmesi gerekir. Dördüncüsü saklamadır: defter ve belgelerin muhafaza yükümlülüğü işi bırakmakla sona ermez ve kanunda öngörülen süre boyunca devam eder. Beşincisi, faaliyetin şirkete dönüştürülmesi hâlinde devir işleminin vergisel sonuçlarının ayrıca değerlendirilmesidir. Bu adımların atlanması, faaliyet sona erdikten yıllar sonra tebliğ edilen ihbarnamelerle karşılaşılmasına yol açar.

Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği

…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: Ad Soyad (Dr.), T.C. Kimlik No, Adres

DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü

DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen gelir vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkil, …… Özel Hastanesi ile imzaladığı sözleşme kapsamında kendi nam ve hesabına, şahsi sorumluluk altında hizmet vermektedir. Sözleşme örneği ektedir.

2. İdarece, elde edilen gelirin ücret niteliğinde olduğu kabul edilerek tarhiyat yapılmıştır.

3. Oysa Gelir Vergisi Kanunu’nun 65. maddesindeki unsurlar somut olayda gerçekleşmiştir: müvekkil bir işverene tabi olmaksızın çalışmakta, hasta kabulünü kendisi belirlemekte, mesleki riski taşımakta ve mesleki sorumluluk sigortası kendi adına düzenlenmektedir. Sigorta poliçesi ve çalışma kayıtları ektedir.

4. Nitekim yapılan ödemeler serbest meslek makbuzu karşılığında alınmış ve 94. madde uyarınca tevkifata tabi tutulmuştur; makbuzlar ve kesinti belgeleri ektedir.

5. (Alternatif) Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, gider olarak indirilen kalemler Gelir Vergisi Kanunu’nun 68. maddesinde sayılan mesleki giderlerdir; belgeler ve gider tablosu ektedir.

6. Olayda gizleme ya da gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.

HUKUKİ SEBEPLER: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.61, 65, 67, 68, 94; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.236; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

DELİLLER: İhbarname, hizmet sözleşmesi, serbest meslek makbuzları, kesinti belgeleri, sorumluluk sigortası poliçesi, gider belgeleri, bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026

Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza

Kontrol listesi

  1. Çalışma biçiminizi ve kazanç türünüzü yazılı olarak belirleyin.
  2. Hastane sözleşmelerinde bağımsızlık unsurlarını açıkça gösterin.
  3. Her tahsilat için serbest meslek makbuzu düzenleyin; tahsil esası geçerlidir.
  4. Kapsama girdiyseniz elektronik makbuz kullanın.
  5. Mesleki giderleri belgeleyin; şahsi harcamalarla karıştırmayın.
  6. Cihazları envantere alın ve amortisman hesabını kurun.
  7. KDV oranını ve varsa tevkifatı doğru uygulayın.
  8. Yapılan stopajların belgelerini saklayın; mahsup için gereklidir.

Sık sorulan sorular

Muayenehane hekiminin kazancı hangi türdür?

Serbest meslek kazancıdır; kendi nam ve hesabına, şahsi sorumluluk altında çalışılır (m.65).

Hastanede çalışan hekimin geliri nedir?

İşverene tabi ve işyerine bağlı çalışıyorsa ücrettir; bağımsız çalışıyorsa serbest meslek kazancıdır.

Ayrımı ne belirler?

Sözleşmenin adı değil fiilî ilişki: bağımlılık, çalışma düzeninin kim tarafından belirlendiği ve mesleki riskin kimde olduğu.

Eczacının kazancı hangi türdür?

Eczane işletmeciliği ticari kazanç kapsamındadır; defter tutulur ve fatura düzenlenir.

Serbest meslekte gelir ne zaman doğar?

Tahsil edildiğinde. Hizmet verilse dahi tahsilat yoksa gelir doğmaz (m.67).

Hangi belgeyi düzenlemeliyim?

Her tahsilat için serbest meslek makbuzu; kapsamdaysanız elektronik makbuz (VUK m.236).

Hangi giderleri indirebilirim?

Mesleki genel giderler, kira, personel, amortisman, sarf malzemesi, oda aidatı ve sorumluluk sigortası primleri (m.68).

Evimin bir odasını muayenehane yaptım; kira gider yazılır mı?

Kiralık ise kiranın tamamı, kendi mülkü ise amortismanın yarısı ve ısıtma-aydınlatmanın yarısı indirilebilir.

Sağlık hizmetleri KDV’den istisna mı?

Kendiliğinden değil. İstisna, KDVK m.17’de sayılan kuruluşlara özgüdür; ticari işletmelerde hizmet vergiye tabidir.

Ödemelerden vergi kesiliyor; ne olacak?

Bu kesinti peşin ödenmiş vergidir ve yıllık beyannamede mahsup edilir; artan tutar iade edilir.

Hem ücret hem serbest meslek gelirim var; ne yapmalıyım?

Her gelir kendi rejimine göre değerlendirilir ve beyan sınırları gözetilerek yıllık beyanname verilir.

Şirket kurmak avantajlı mı?

Kazanç kurum kazancı olur, kâr dağıtımında stopaj doğar; karar, gelir düzeyi ve gider yapısıyla birlikte hesaplanmalıdır.

Muayenehanemi kapatıyorum; ne yapmalıyım?

İşi bırakmayı vergi dairesine bildirin, envanteri belirleyin, belge ve mali mühür iptalini yapın, son beyannameleri verin; saklama yükümlülüğü devam eder.

Malpraktis tazminatı gider yazılabilir mi?

Sözleşmeye, ilama veya kanun emrine dayanan tazminatlar gider yazılabilir; teşebbüs sahibinin suçlarından doğanlar ile para cezaları yazılamaz.

Ödediğim sigorta primleri gider yazılır mı?

Bağımsız çalışanlarda ödenen primler kanunda öngörülen esaslara göre kazancın tespitinde dikkate alınır.

Yabancı hastaya verilen hizmette avantaj var mı?

Kanunda öngörülen şartlarla kazanç indirimi ve KDV istisnası düzenlemeleri bulunur; hastanın yerleşik olmaması ve belgelendirme şarttır.

Miadı dolan ilaçları nasıl kayıttan çıkarırım?

İmhanın kanunda öngörülen usulle belgelendirilmesi gerekir; belgesiz imha stok noksanlığı sayılır ve kayıt dışı satış karinesi doğurur.

Şirket kurarsam ortak olarak ne alırım?

Huzur hakkı ücret, kira gayrimenkul sermaye iradı, kâr payı menkul sermaye iradıdır; her biri ayrı stopaja tabidir.

İncelemede hasta kayıtları istenebilir mi?

Talebin kanuni dayanağı bulunmalı ve incelemenin konusuyla sınırlı olmalıdır; genellikle hizmet sayısı, tarih ve bedel bilgisi yeterlidir.

Cihaz alımında KDV indirilir mi?

Mesleki faaliyette kullanılan ve envantere alınan cihazlarda genel indirim kuralları uygulanır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.37, 61, 65-68 ve 94 ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerine dayanır. Oran ve tutarlar her yıl güncellenir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk