Eğitim Kurumlarında Vergilendirme 2026: Okul Kazancı İstisnası, Süre, Gider Ayrıştırması ve KDV (KVK m.5/1-ı, GVK m.20)
05 Eylül 2026

Eğitim Kurumlarında Vergilendirme 2026: Okul Kazancı İstisnası, Süre, Gider Ayrıştırması ve KDV (KVK m.5/1-ı, GVK m.20)

Özel okul, kreş ve rehabilitasyon merkezi işletenler için mevzuat süreli bir kazanç istisnası öngörür; ancak bu istisna kendiliğinden uygulanmaz, şartları vardır ve süre sınırlıdır. Buna bir de katma değer vergisi oranı, burs uygulamaları ve öğrenci sözleşmelerinin belge düzeni eklenir. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okulları ile kanunda belirtilen okulların işletilmesinden elde edilen kazançlar, faaliyete başlanılan dönemden itibaren kanunda öngörülen süre boyunca kurumlar vergisinden istisnadır (KVK m.5/1-ı).
  • Aynı istisna, gerçek kişiler bakımından Gelir Vergisi Kanunu’nun 20. maddesinde düzenlenmiştir.
  • İstisnadan yararlanmak, ilgili bakanlığın görüşü alınmak suretiyle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde mümkündür.
  • Ticari amaçla işletilen eğitim kurumlarının teslim ve hizmetleri katma değer vergisine tabidir; 17. maddedeki istisna maddede sayılan kuruluşlara özgüdür.
  • İstisna kazançlara ilişkin giderler ve zararlar, istisna dışı kurum kazancından indirilemez (KVK m.5/3).

Kazanç istisnasının kapsamı ve şartları

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi, eğitim ve rehabilitasyon alanındaki yatırımları teşvik etmek amacıyla süreli bir istisna öngörür. Maddeye göre okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okulları ile kanunda belirtilen kurumlar tarafından işletilen rehabilitasyon merkezlerinin işletilmesinden elde edilen kazançlar, ilgili bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığının belirleyeceği usuller çerçevesinde, faaliyete geçilen hesap döneminden itibaren kanunda öngörülen süre boyunca kurumlar vergisinden müstesnadır.

İstisnanın uygulanmasında dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi kapsamdır: madde belirli eğitim kademelerini sayar; sayılmayan faaliyetler (dershane, kurs, üniversite hazırlık, yabancı dil kursu gibi) bu istisnadan yararlanamaz ve kazançları genel hükümlere göre vergilendirilir. İkincisi süredir: istisna süreklidir değil, faaliyete geçilen dönemden itibaren belirli sayıda hesap dönemi için geçerlidir; sürenin başlangıcı faaliyete fiilen geçilen dönemdir ve bu tarihin doğru tespiti kritik önemdedir. Üçüncüsü devirdir: mevcut bir okulun devralınması hâlinde istisnanın yeniden başlayıp başlamayacağı, kanunda ve idari düzenlemelerde öngörülen esaslara göre belirlenir; devralınan işletmelerde istisnanın kullanılamayacağına ilişkin sınırlamalar gözetilmelidir. Dördüncüsü, istisnanın yalnızca okul işletmeciliğinden doğan kazanca uygulanmasıdır.

Faaliyet türlerine göre karşılaştırma

FaaliyetKazanç istisnasıKDV
Anaokulu, ilkokul, ortaokul, liseSüreli istisna (m.5/1-ı)Vergiye tabi; oran kararlara göre
Rehabilitasyon merkeziKanunda sayılan kurumlarca işletilirseVergiye tabi
Kurs ve etüt merkeziKapsam dışıVergiye tabi
Yurt ve pansiyonAyrı değerlendirilirKanuni duruma göre
Servis ve yemek hizmetiİstisna dışıVergiye tabi
Kanunda sayılan kuruluşlarKurum mükellefiyeti yokm.17 istisnası

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Tablonun gösterdiği en önemli sonuç, bir okul bünyesindeki tüm gelirlerin istisna kapsamında olmadığıdır. Eğitim öğretim ücretinden doğan kazanç istisnadan yararlanırken; servis, yemek, kırtasiye, kantin ve kurs gibi yan hizmetlerden doğan kazanç istisna dışıdır. Bu nedenle okul işletmelerinde gelirlerin kalem bazında ayrıştırılması ve ayrı hesaplarda izlenmesi zorunludur.

Gider ayrıştırması ve zarar mahsubu

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin üçüncü fıkrası, iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere, kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilmesinin kabul edilmediğini düzenler. Bu kural, eğitim istisnasından yararlanan kurumlarda ayrı bir muhasebe düzeni kurulmasını gerektirir.

Ayrıştırmada izlenecek yöntem şudur. Birincisi doğrudan giderlerdir: öğretmen ücretleri, ders materyali, eğitim yazılımları ve derslik giderleri gibi münhasıran eğitim faaliyetine ait kalemler ayrı izlenir. İkincisi doğrudan yan hizmet giderleridir: servis araçları, mutfak personeli ve kantin giderleri ayrı hesaplarda tutulur. Üçüncüsü ortak giderlerdir: yönetim, güvenlik, temizlik, bina amortismanı, ısıtma ve aydınlatma gibi kalemler objektif bir anahtarla dağıtılır; metrekare, öğrenci sayısı ya da hasılat oranı kullanılabilir ancak seçilen anahtarın gerekçesi yazılı olmalı ve dönemler arasında tutarlı uygulanmalıdır. Dördüncüsü zarardır: istisna kapsamındaki faaliyetten doğan zarar, diğer kazançlardan indirilemez ve ayrı izlenir. Bu çalışma yapılmadığında idare kendi takdirini uygular. Kazanç ayrıştırma yöntemini kurumlar vergisi istisnaları yazımızda ele aldık.

Katma değer vergisi ve belge düzeni

Eğitim hizmetlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu yönündeki yaygın kanaat hatalıdır. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17. maddesindeki istisna, maddede sayılan kurum ve kuruluşlara (genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, üniversiteler, kamu menfaatine yararlı dernekler, vergi muafiyeti tanınan vakıflar gibi) özgüdür. Ticari amaçla kurulmuş bir özel okul bu kuruluşlar arasında sayılmadığından, verdiği eğitim hizmeti kural olarak vergiye tabidir; uygulanacak oran ilgili kararlarda belirlenen listelere göre tespit edilir.

Belge düzeninde dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi faturadır: eğitim öğretim ücreti için fatura düzenlenir ve hizmetin dönemi gösterilir. İkincisi dönemselliktir: eğitim öğretim yılı hesap dönemiyle örtüşmediğinden, peşin tahsil edilen ücretlerin hangi döneme ait olduğunun belirlenmesi ve gelecek aylara ait gelirlerin ilgili hesaplarda izlenmesi gerekir; bu ayrım hem kazanç tespitini hem geçici vergi matrahını etkiler. Üçüncüsü indirim ve burslardır: sözleşmede gösterilen indirimler matrahı azaltırken, sonradan yapılan iadeler düzeltme kurallarına tabidir. Dördüncüsü tahsilat kanallarıdır: kanunda öngörülen tutarı aşan tahsilatların finansal kurumlar aracılığıyla yapılması zorunluluğu bu sektörde de geçerlidir. Beşincisi, eğitim öğretim desteği kapsamında kamudan alınan tutarların belgelendirilmesidir. KDV istisnalarının kapsamını sağlık ve eğitimde KDV istisnaları yazımızda ele aldık.

Öğrenci sözleşmeleri, iade ve ayrılma hâlleri

Eğitim kurumlarında gelirin doğduğu an ile tahsilatın yapıldığı an çoğu zaman örtüşmez; buna bir de yıl içinde ayrılan öğrenciler eklenince matrah düzeltmeleri rutin bir işlem hâline gelir. Millî Eğitim mevzuatı, özel öğretim kurumlarında ücretin ilan edilmesini, sözleşmenin yazılı yapılmasını ve öğrencinin ayrılması hâlinde ücret iadesine ilişkin esasları düzenler; vergisel muamele bu hukuki çerçeveye bağlanır.

Uygulamada izlenecek yol şudur. Birincisi belge düzenidir: kayıt sırasında düzenlenen fatura ile eğitim öğretim yılına ait dönemin ilişkilendirilmesi gerekir. İkincisi iadedir: öğrencinin ayrılması hâlinde mevzuata göre iade edilmesi gereken tutar için Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 35. maddesindeki matrahta değişiklik hükümleri işler; iade faturası ya da kanunda öngörülen belge düzenlenir ve düzeltme, değişikliğin meydana geldiği dönemde yapılır. Üçüncüsü tahsil edilemeyen ücretlerdir: takibe düşen öğrenci alacakları için şüpheli alacak karşılığı ayrılması, alacağın dava veya icra safhasında bulunması şartına bağlıdır; küçük alacaklar bakımından kanunda öngörülen özel hüküm değerlendirilir. Dördüncüsü kardeş ve personel indirimleridir: sözleşmede gösterilen indirimler matrahı azaltır. Beşincisi, kayıt iptali hâlinde alıkonulan tutarların niteliğidir: bir hizmet karşılığı değilse tazminat niteliği tartışılır. Değersiz ve şüpheli alacak uygulamasını şüpheli ve değersiz alacaklar yazımızda ele aldık.

Yatırım teşviki ve bina yatırımları

Eğitim yatırımları, teşvik mevzuatında öncelikli yatırım konuları arasında sayılabilir ve bu, okul binası yapımı ile donanım alımlarında önemli avantajlar sağlar. Teşvik belgesine bağlanan yatırımlar bakımından Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesindeki indirimli kurumlar vergisi uygulanır; ayrıca makine ve teçhizat teslimlerinde katma değer vergisi istisnası, gümrük vergisi muafiyeti ve sigorta primi işveren hissesi desteği gündeme gelir.

Burada iki istisnanın birlikte değerlendirilmesi gerekir: eğitim kazancı istisnası ile indirimli kurumlar vergisi. İstisna kapsamındaki kazanç zaten vergiden müstesna olduğundan, aynı kazanç üzerinde indirimli oranın uygulanma imkânı sınırlıdır; bu nedenle teşvik belgesinin sağladığı asıl fayda, istisna süresi dolduktan sonraki dönemlerde ve istisna dışı kazançlarda ortaya çıkar. İkinci konu bina yatırımlarıdır: okul binasının inşası ya da satın alınması hâlinde amortisman süresi, aktifleştirme tarihi ve yatırım dönemi finansman giderlerinin dönem ayrımı belirlenmelidir; aktifleştirme dönemi sonuna kadar oluşan kredi faizleri ve kur farkları maliyete eklenir. Üçüncüsü kiralamadır: bina kiralanıyorsa özel maliyet bedeli niteliğindeki tadilat harcamalarının kira süresine göre itfa edilmesi gerekir. Dördüncüsü emlak vergisi ve harç yükümlülükleridir. Teşvik rejimini teşvikli yatırımlarda vergi rejimi yazımızda ele aldık.

Bağış, burs ve sponsorluk uygulamaları

Eğitim alanı, bağış ve sponsorluk indirimlerinin en yoğun kullanıldığı alanlardan biridir ve iki cepheden değerlendirilmelidir. Bağış yapan cephesinde Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesi belirleyicidir: genel bütçeye dâhil daireler, il özel idareleri, belediyeler ve köylere bağışlanan okul, sağlık tesisi ve kanunda sayılan diğer tesislerin inşası dolayısıyla yapılan harcamalar ile bu tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan bağışların tamamının indirilebileceği öngörülmüştür; diğer bağışlarda ise beyan edilen kazancın kanunda belirlenen oranıyla sınırlı bir indirim uygulanır.

Bağış alan kurum cephesinde ise şu ayrımlar yapılır. Birincisi, bağışın kuruma mı yoksa öğrenciye mi yapıldığıdır: kurumun aldığı bağışlar kayıtlara alınır; öğrenciye doğrudan verilen burslar ayrı değerlendirilir. İkincisi, okul tarafından verilen burslardır: kendi öğrencisine ücret indirimi şeklinde verilen burs, bir bağış değil hasılat azalışıdır ve sözleşmede gösterilir. Üçüncüsü, üçüncü kişilerce finanse edilen burslardır: bu tutarlar okul bakımından hasılat, bursu veren bakımından ise şartları varsa indirim konusu olabilir. Dördüncüsü, Gelir Vergisi Kanunu’nun 28. maddesindeki tahsil ve tatbikat giderleri istisnası: öğrencilere verilen ve kanunda öngörülen şartları taşıyan burslar öğrenci bakımından vergiden istisnadır. Beşincisi belge düzenidir: makbuz ve sözleşmelerin eksiksiz düzenlenmesi, her iki taraf bakımından da indirimin dayanağıdır.

Personel yapısı ve ücret istisnaları

Eğitim kurumlarında maliyetin büyük bölümü personel giderlerinden oluşur ve bu alanda hem vergi hem iş mevzuatı birlikte işler. Öğretmen ve idari personel ücretlerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca stopaj yapılır; kümülatif matrah uygulaması ve asgari ücret istisnası bordroda doğru hesaplanmalıdır.

Sektöre özgü üç konu öne çıkar. Birincisi ayni menfaatlerdir: personele sağlanan yemek, servis ve konaklama imkânları bakımından kanunda öngörülen istisna sınırları uygulanır; sınırı aşan kısım ücret sayılır ve stopaja tabi tutulur. İkincisi personel çocuklarına sağlanan eğitim imkânıdır: çalışanın çocuğunun aynı okulda ücretsiz ya da indirimli okutulması bir menfaat sağlanması niteliğindedir ve emsal bedel üzerinden ücret matrahına eklenip eklenmeyeceği değerlendirilmelidir; bu, uygulamada sık atlanan bir husustur. Üçüncüsü ders ücreti karşılığı çalışanlardır: ders saati ücretiyle çalışan öğretmenlerin bağımlılık unsuru taşıyıp taşımadığına göre gelirin ücret mi serbest meslek kazancı mı sayılacağı belirlenir; sözleşmenin adı değil fiilî ilişki esastır. Dördüncüsü, yabancı uyruklu öğretmenlerde çalışma izni, mukimlik ve anlaşma hükümlerinin birlikte değerlendirilmesidir. Ücret istisnalarını ücret gelirinin vergilendirilmesi yazımızda ele aldık.

Denetimde karşılaştırılan veriler

Eğitim kurumlarında vergi denetimi, öğrenci sayısı ile beyan edilen hasılatın karşılaştırılmasına dayanır ve kullanılan veri kaynakları bellidir: e-okul ve kurum bilgi sistemlerindeki kayıtlı öğrenci sayısı, ilan edilen ücret tarifeleri, banka ve kart tahsilatları, personel sayısı ve servis araç kapasitesi. Bu veriler bir araya getirildiğinde, beklenen hasılat kolayca hesaplanabilir hâle gelir.

Bu analize karşı savunmanın dayanakları şunlardır. Birincisi indirim ve burs kayıtlarıdır: kayıtlı öğrenci sayısı ile tahsil edilen tutar arasındaki farkın büyük kısmı indirimlerden doğar; her indirimin sözleşmede ve kararlarda gösterilmesi gerekir. İkincisi ayrılan öğrencilerdir: yıl içinde ayrılan öğrencilere yapılan iadelerin belgelenmesi gerekir. Üçüncüsü tahsil edilemeyen alacaklardır: ücretini ödemeyen öğrenci alacakları için takip başlatılması ve karşılık ayrılması, farkı açıklayan bir kalemdir. Dördüncüsü ücret tarifesidir: ilan edilen tarife ile fiilen uygulanan tutarların farklı olması hâlinde gerekçesinin gösterilmesi gerekir. Beşincisi kapasite ve derslik verileridir. Bu beş kalemin dönem sonlarında bir mutabakat tablosunda toplanması, olası bir incelemede farkın tek sayfada açıklanmasını sağlar. Randıman ve karşılaştırma yöntemlerini vergi hukukunda ispat ve karineler yazımızda ele aldık.

Kurumsal yapı seçimi ve devir işlemleri

Eğitim yatırımlarında hukuki yapı tercihi, hem istisnadan yararlanma hem sonraki dönemlerdeki vergi yükü bakımından belirleyicidir. Üç seçenek karşılaştırılır. Birincisi gerçek kişi işletmeciliğidir: kazanç Gelir Vergisi Kanunu’nun 20. maddesindeki istisnadan yararlanır, istisna dışı kazanç artan oranlı tarifeye tabi olur ve sorumluluk şahsidir. İkincisi sermaye şirketidir: kazanç kurumlar vergisine tabidir, istisna KVK m.5/1-ı kapsamında uygulanır, dağıtımda stopaj doğar ve sorumluluk sınırlıdır. Üçüncüsü vakıf ya da dernek bünyesinde işletmedir: bu hâlde iktisadi işletme kurulması ve mükellefiyet tesisi gündeme gelir; kuruluşun kendisinin muafiyeti, iktisadi işletmenin vergilendirilmesini engellemez.

Devir işlemlerinde ise şu başlıklar öne çıkar. Birincisi istisnanın akıbetidir: mevcut bir okulun devralınması hâlinde istisnadan yararlanılıp yararlanılamayacağı kanuni sınırlamalara göre belirlenir. İkincisi kurum açma izninin devridir: özel öğretim mevzuatı, kurum açma izninin devrine ilişkin usul ve şartları düzenler; izin devri tamamlanmadan yapılan işlemler idari sorun doğurur. Üçüncüsü işlem türüdür: hisse devri ile işletme devri farklı vergisel sonuçlar doğurur; hisse devrinde kurumun kendisi devam ettiğinden istisna ve geçmiş yıl zararları kurumda kalırken, işletme devrinde varlık teslimi gündeme gelir ve katma değer vergisi ile devir kazancı hesaplanır. Dördüncüsü öğrenci sözleşmelerinin devridir: velilerle yapılan sözleşmelerin devralana geçişi ve peşin tahsil edilmiş ücretlerin akıbeti sözleşmede düzenlenmelidir. Şirket devir ve birleşmelerini birleşme ve devir yazımızda ele aldık.

Yurt, pansiyon ve etüt hizmetlerinde rejim

Okul bünyesinde ya da ayrı bir tüzel kişilik altında yürütülen yurt ve pansiyon faaliyetleri, kendi kuralları olan ayrı bir alandır. Kazanç istisnası bakımından belirleyici olan, faaliyetin Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinde sayılan kademeler arasında yer alıp almadığıdır; yurt işletmeciliği bu sayımda yer almadığından, elde edilen kazanç genel hükümlere göre vergilendirilir.

Katma değer vergisi bakımından ise iki ayrım yapılır. Birincisi, işletmecinin kanunun 17. maddesinde sayılan kuruluşlardan olup olmadığıdır: kamu kurumları, kamu menfaatine yararlı dernekler ve vergi muafiyeti tanınan vakıflar tarafından işletilen öğrenci yurtları bakımından istisna hükümleri işlerken, ticari amaçla işletilen yurtların hizmetleri vergiye tabidir. İkincisi oran uygulamasıdır: yurt ve pansiyon hizmetleri bakımından ilgili kararlarda öngörülen oran uygulanır ve konaklama ile yeme içme hizmetlerinin ayrıştırılması gerekebilir. Üçüncü konu, konaklama vergisidir: 6802 sayılı Kanun’un 34. maddesi, öğrenci yurt, pansiyon ve kamplarında öğrencilere verilen hizmetleri konaklama vergisinden istisna tutar; bu istisnanın öğrenci dışındaki misafirlere verilen hizmetleri kapsamadığı gözetilmelidir. Dördüncüsü etüt ve destekleme kurslarıdır: bunlar kazanç istisnası kapsamı dışındadır ve gelirlerinin ayrı izlenmesi gerekir. Konaklama vergisi uygulamasını turizm işletmelerinde vergilendirme yazımızda ele aldık.

Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği

…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: …… Eğitim Hizmetleri A.Ş., Vergi No, Adres

DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü

DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen kurumlar vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. Şirketimiz, ……/……/…… tarihinde faaliyete geçen …… Özel Okulunu işletmekte olup, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-(ı) maddesindeki istisnadan yararlanmaktadır. Kurum açma izni ve ruhsat ektedir.

2. İdarece, istisna süresinin başlangıcı hatalı belirlenerek ilgili dönem kazancı vergiye tabi tutulmuştur.

3. Oysa istisna, faaliyete geçilen hesap döneminden itibaren işlemekte olup faaliyete geçiş tarihi kurum açma izni ve ilk öğrenci kayıtlarıyla sabittir; belgeler ektedir.

4. (Alternatif) İdarece, servis ve yemek hizmetlerine ilişkin giderler eğitim faaliyetine dağıtılarak istisna kazanç düşürülmüştür; oysa şirketimiz gelir ve giderleri ayrı hesaplarda izlemekte ve ortak giderleri yazılı bir anahtarla dağıtmaktadır. Dağıtım tabloları ektedir.

5. (Alternatif) İstisna kapsamındaki faaliyetten doğan zararın diğer kazançlardan indirilemeyeceği kuralı, somut olayda hatalı uygulanmıştır.

6. Olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.

HUKUKİ SEBEPLER: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.5/1-ı, m.5/3; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.20; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.17; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

DELİLLER: İhbarname, kurum açma izni ve ruhsat, öğrenci kayıt kayıtları, gelir-gider ayrıştırma ve dağıtım tabloları, muhasebe kayıtları, bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026

Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza

Kontrol listesi

  1. Faaliyetinizin istisna kapsamında sayılan kademelerden olup olmadığını belirleyin.
  2. Faaliyete geçiş tarihini belgeleyin; istisna süresi buradan başlar.
  3. Devralınan işletmelerde istisna sınırlamalarını kontrol edin.
  4. Eğitim geliri ile yan hizmet gelirlerini ayrı hesaplarda izleyin.
  5. Ortak gider dağıtım anahtarını yazılı belirleyin ve tutarlı uygulayın.
  6. İstisna faaliyet zararını diğer kazançtan indirmeyin.
  7. Peşin tahsil edilen ücretlerde dönemselliği uygulayın.
  8. Tahsilatlarda finansal kurum kullanma zorunluluğunu gözetin.

Sık sorulan sorular

Hangi okullar istisnadan yararlanır?

Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okulları ile kanunda sayılan rehabilitasyon merkezleri (KVK m.5/1-ı).

İstisna süresiz mi?

Hayır. Faaliyete geçilen hesap döneminden itibaren kanunda öngörülen sayıda dönem için geçerlidir.

Süre ne zaman başlar?

Faaliyete fiilen geçilen hesap döneminden; kurum açma izni ve ilk kayıtlar bu tespitin dayanağıdır.

Dershane ve kurslar kapsamda mı?

Hayır. Madde belirli eğitim kademelerini sayar; sayılmayan faaliyetler genel hükümlere tabidir.

Gerçek kişi işletmelerde durum ne?

Aynı istisna Gelir Vergisi Kanunu’nun 20. maddesinde düzenlenmiştir.

Mevcut okulu satın alırsam istisna yeniden başlar mı?

Devralınan işletmelerde istisnanın kullanımına ilişkin sınırlamalar bulunur; kanuni düzenleme kontrol edilmelidir.

Servis ve yemek geliri istisna mı?

Hayır. Yan hizmetlerden doğan kazanç istisna dışıdır ve ayrı izlenmelidir.

İstisna faaliyetin gideri nereden indirilir?

İstisna kazanca ilişkin giderler ve zararlar istisna dışı kazançtan indirilemez (m.5/3).

Eğitim hizmetinde KDV var mı?

Ticari amaçlı kurumlarda evet; m.17 istisnası maddede sayılan kuruluşlara özgüdür.

Yıllık ücreti peşin aldım; hepsini gelir yazar mıyım?

Hayır. Dönemsellik gereği gelecek aylara ait kısım ilgili hesaplarda izlenir.

Burs ve indirimler nasıl işlenir?

Sözleşmede gösterilen indirimler matrahı azaltır; sonradan yapılan iadeler düzeltme kurallarına tabidir.

Öğretmen ücretlerinde ne yapmalıyım?

Gelir vergisi stopajı yapılır, prim bildirimleri verilir; ücret istisnaları ayrıca uygulanır.

Öğrenci yurdunda konaklama vergisi var mı?

Öğrenci yurt, pansiyon ve kamplarında öğrencilere verilen hizmetler konaklama vergisinden istisnadır; öğrenci dışı misafirler kapsam dışıdır (6802 m.34).

Okulu hisse devriyle mi işletme devriyle mi satmalıyım?

Hisse devrinde kurum devam eder, istisna ve zararlar kurumda kalır; işletme devrinde varlık teslimi doğar ve KDV ile devir kazancı hesaplanır.

Personelimin çocuğunu ücretsiz okutuyorum; sonucu ne?

Sağlanan menfaat ücret unsuru olarak değerlendirilebilir; emsal bedel üzerinden bordroya yansıtılıp yansıtılmayacağı belirlenmelidir.

Öğrenci ayrılırsa iade nasıl işlenir?

Mevzuata göre iade edilen tutar için matrahta değişiklik hükümleri uygulanır ve düzeltme, değişikliğin olduğu dönemde yapılır (KDVK m.35).

Verdiğim burs gider mi yazılır?

Kendi öğrencinize ücret indirimi şeklinde verilen burs hasılat azalışıdır; üçüncü kişilere yapılan bağışlarda indirim şartları ayrıca değerlendirilir.

Eğitim öğretim desteği aldım; nasıl kaydedilir?

Kamudan alınan destek tutarları belgelendirilerek ilgili dönemde kayıtlara alınır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.5, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.20 ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.17 hükümlerine dayanır. Süre, oran ve kapsam değişebilir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk