Spor Kulüplerinde ve Sporcu Ücretlerinde Vergilendirme 2026: Lig Esaslı Tevkifat, İsim Hakkı, Sponsorluk ve Şirketleşme (GVK geç. m.72)
07 Eylül 2026

Spor Kulüplerinde ve Sporcu Ücretlerinde Vergilendirme 2026: Lig Esaslı Tevkifat, İsim Hakkı, Sponsorluk ve Şirketleşme (GVK geç. m.72)

Sporcu ücretlerinde vergilendirme, genel ücret rejiminden ayrılır: ödemeler üzerinden lig ve dal esasına göre farklılaşan oranlarda kesinti yapılır ve belirli tutarı aşan gelirler ayrıca beyan edilir. Kulüpler bakımından ise şirketleşme ve transfer ödemeleri ayrı sorunlar doğurur. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemeler, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 72. maddesindeki oranlarda tevkifata tabidir.
  • Tevkifat oranları, sporcunun faaliyet gösterdiği lig ve spor dalına göre farklılaşır.
  • Bu kapsamdaki ücret gelirleri toplamının kanunda belirlenen tutarı aşması hâlinde yıllık beyanname verilir ve kesilen vergiler mahsup edilir.
  • Spor kulüpleri, 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu çerçevesinde şirketleşebilir ve bu, vergisel rejimi değiştirir.
  • Hakem, antrenör ve teknik direktör ödemeleri kendi nitelikleri çerçevesinde değerlendirilir.

Sporcu ödemelerinde tevkifat rejimi

Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 72. maddesi, sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılacak gelir vergisi tevkifatını düzenler. Maddeye göre bu ödemelerden, lig usulüne tabi spor dallarında en üst ligdekiler ile en üst altı ligdekiler ve diğer ligdekiler için ayrı ayrı; lig usulüne tabi olmayan spor dallarındaki sporculara yapılan ödemeler ile milli sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemeler için ise ayrı bir oran uygulanır.

Maddenin getirdiği düzenin sonuçları şunlardır. Birincisi kapsamdır: tevkifat, sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemeler ile transfer ücreti veya sair adlarla yapılan ödemeleri ve sağlanan menfaatleri kapsar; bu nedenle imza parası, başarı primi ve benzeri kalemler de rejim içindedir. İkincisi beyandır: maddede, bu ödemeler üzerinden yapılan tevkifatın nihai vergi olmadığı ve kanunda belirlenen tutarı aşan ücret gelirlerinin yıllık beyanname ile beyan edileceği öngörülmüştür; beyan hâlinde kesilen vergiler hesaplanan vergiden mahsup edilir. Üçüncüsü ayni menfaatlerdir: sporcuya sağlanan konut, araç ve benzeri menfaatler ücretin bir parçasıdır ve emsal bedelle değerlenerek matraha dâhil edilir. Dördüncüsü sorumluluktur: tevkifatı yapmak ve muhtasar beyanname ile beyan etmek kulübün yükümlülüğüdür. Ücret vergilendirmesinin genel esaslarını ücret gelirinin vergilendirilmesi yazımızda ele aldık.

Ödeme türlerine göre rejim

ÖdemeNiteliğiDayanak
Sporcu ücretiLig esaslı tevkifatGVK geç. m.72
Transfer ve imza bedeliÜcret kapsamındaGVK geç. m.72
Antrenör ve teknik direktörÜcret; genel tarifeGVK m.61, 94
Hakem ödemeleriKanunda öngörülen rejimİlgili mevzuat
Menajer hizmetiSerbest meslek ya da ticariGVK m.65, 37
İsim hakkı ve reklamGayrimaddi hak; stopajGVK m.70, 94

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Tablonun en tartışmalı satırı isim hakkı ödemeleridir. Sporcunun imaj ve isim haklarının ayrı bir sözleşmeyle, çoğu zaman sporcunun kendi şirketi ya da yurt dışındaki bir yapı üzerinden kulübe kullandırılması hâlinde, ödemenin ücret mi yoksa gayrimaddi hak bedeli mi olduğu sorgulanır. Ayrıştırmanın gerçek bir hizmet ve hak devrine dayanması, bedelin emsallere uygun olması ve sözleşmelerin fiilî uygulamayla uyumlu olması aranır; aksi hâlde ödemenin tamamı ücret sayılarak stopaj tarhiyatı yapılır.

Kulüplerin vergisel statüsü

Spor kulüpleri geleneksel olarak dernek statüsünde kurulmuştur; 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu ise kulüplerin anonim şirket olarak kurulmasına ve mevcut kulüplerin faaliyetlerini şirketlere devretmesine imkân tanır. Statü farkı, vergisel rejimi doğrudan belirler.

İki model şöyle ayrılır. Birincisi dernek statüsündeki kulüplerdir: Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1. maddesi dernekleri değil, bunlara ait iktisadi işletmeleri mükellef sayar; kulübün bedel karşılığı yürüttüğü faaliyetler (maç hasılatı, yayın gelirleri, reklam, ürün satışı) devamlılık taşıdığından iktisadi işletme oluşturur ve bu işletme kurumlar vergisi mükellefi olur. Üye aidatları ve bağışlar ise kural olarak iktisadi işletme kazancı sayılmaz, ancak bunların bir hizmet karşılığı olmaması aranır. İkincisi şirket statüsündeki kulüplerdir: anonim şirket olarak faaliyet gösteren kulüpler doğrudan kurumlar vergisi mükellefidir; tüm gelirleri kurum kazancına dâhildir ve kâr dağıtımında stopaj rejimi işler. Her iki modelde de katma değer vergisi yükümlülüğü, yapılan teslim ve hizmetler bakımından genel esaslara göre doğar. Dernek ve iktisadi işletme ayrımını dernek ve vakıf iktisadi işletmesi yazımızda ele aldık.

Kulüplerin gelir kalemleri ve KDV

Bir spor kulübünün gelir yapısı çok kalemlidir ve her kalemin katma değer vergisi karşısındaki durumu ayrı belirlenir. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesi, ticari faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetleri verginin konusuna alır ve faaliyeti yapanların hukuki statüsünün vergilendirmeye engel oluşturmayacağını öngörür; bu nedenle dernek statüsündeki bir kulübün ticari nitelikli faaliyetleri de vergiye tabidir.

Kalem bazında değerlendirme şöyledir. Birincisi müsabaka hasılatıdır: bilet satışları hizmet bedeli niteliğindedir ve vergiye tabidir; belge düzeni bakımından bilet uygulaması ve elektronik bilet sistemleri gözetilir. İkincisi yayın gelirleridir: yayın haklarının devri karşılığı alınan bedeller vergiye tabidir ve sözleşmedeki ödeme takvimi ile vergiyi doğuran olayın zamanı eşleştirilmelidir. Üçüncüsü sponsorluk ve reklamdır: forma, saha içi ve dijital reklam gelirleri hizmet bedelidir; sponsorluk sözleşmelerinde bağış unsuru ile reklam hizmeti unsurunun ayrıştırılması gerekir, çünkü bunların vergisel sonuçları farklıdır. Dördüncüsü ürün satışlarıdır: lisanslı ürün ve mağaza satışları teslim niteliğindedir. Beşincisi kira gelirleridir: tesis ve saha kiralamaları vergiye tabi hizmettir. Altıncısı üye aidatlarıdır: bir hizmet karşılığı olmayan aidatlar kural olarak verginin konusuna girmez, ancak karşılığında tesis kullanımı gibi bir hizmet sunuluyorsa değerlendirme değişir. Bu ayrımların hesap planında baştan kurulması gerekir.

Sponsorluk harcamalarında indirim

Spor alanına kaynak aktaran işletmeler bakımından mevzuat bir teşvik öngörür ve bu, kulüpler için önemli bir finansman kaynağıdır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesi, ilgili kanunlar uyarınca yapılan sponsorluk harcamalarının, amatör spor dalları için tamamının, profesyonel spor dalları için ise kanunda belirlenen kısmının beyan edilen gelirden ya da kurum kazancından indirilebileceğini düzenler.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi ayrımdır: sponsorluk ile reklam harcaması farklıdır; sponsorlukta karşılıksız bir destek söz konusuyken, reklamda bir hizmet satın alınır ve bu, gider olarak indirilir ve fatura düzenlenir. Bir sözleşmede her iki unsur birlikte bulunabilir ve bu hâlde ayrıştırma yapılması gerekir. İkincisi belgedir: sponsorluk sözleşmesinin ilgili mevzuata uygun olarak düzenlenmesi ve ilgili spor kuruluşuna onaylatılması aranır. Üçüncüsü kazanç şartıdır: indirim, beyan edilen kazanç bulunması hâlinde uygulanır ve zarar hâlinde sonraki döneme devretmez. Dördüncüsü ödemedir: harcamanın fiilen yapılmış ve belgelenmiş olması gerekir. Beşincisi borç durumudur: sponsorluk yapan mükelleflerin kanunda öngörülen borç şartlarını taşıması aranabilir. Altıncısı, kulüp bakımından alınan sponsorluk bedelinin niteliğinin de aynı ayrıma göre kaydedilmesidir. Bağış ve indirim uygulamalarını bağış ve yardımlar yazımızda ele aldık.

Yabancı sporcu ve teknik ekipte dar mükellefiyet

Spor kulüplerinde yabancı sporcu ve teknik ekip çalıştırılması yaygındır; bu kişilerin vergilendirilmesinde yerleşiklik durumu belirleyicidir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 3 ve 4. maddeleri tam mükellefiyeti, 6. maddesi ise dar mükellefiyeti düzenler: Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler yalnızca Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi yerleşiklik testidir: bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak kanunda öngörülen süreden fazla oturanlar Türkiye’de yerleşmiş sayılır; sezon boyunca Türkiye’de bulunan sporcular genellikle tam mükellef konumuna gelir ve bu, beyan yükümlülüğünü etkiler. İkincisi anlaşmalardır: çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının sanatçı ve sporculara ilişkin maddeleri, faaliyetin icra edildiği devlete vergilendirme yetkisi tanır; bu nedenle Türkiye’de yapılan faaliyetten doğan gelir Türkiye’de vergilendirilir. Üçüncüsü mukimlik belgesidir: anlaşma hükümlerinden yararlanmak için mukimlik belgesi ibrazı aranır. Dördüncüsü net ücret sözleşmeleridir: yabancı sporcularla net ücret üzerinden anlaşılması hâlinde brüte tamamlama yapılır ve verginin kulüp üzerinde kaldığı gözetilerek maliyet hesaplanmalıdır. Beşincisi yurt dışına yapılan ödemelerdir: menajerlik ve aracılık hizmetleri için yurt dışına yapılan ödemelerde Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca kesinti ve sorumlu sıfatıyla katma değer vergisi beyanı gündeme gelir.

Kulüp şirketleşmesinde vergisel sonuçlar

7405 sayılı Kanun, spor kulüplerinin faaliyetlerini spor anonim şirketlerine devretmesine imkân tanır; bu devir, teknik bir yapı değişikliği olmanın ötesinde vergisel sonuçlar doğurur ve önceden planlanması gerekir.

Değerlendirilmesi gereken başlıklar şunlardır. Birincisi devrin niteliğidir: kulübün sportif faaliyetini, tesislerini ve haklarını şirkete aktarması bir teslim ya da hak devri niteliği taşıyabilir; bu hâlde katma değer vergisi ve kazanç hesabı gündeme gelir. Kanun’da öngörülen kolaylık ve istisna hükümlerinin kapsamı bu nedenle dikkatle incelenmelidir. İkincisi taşınmazlardır: kulübe ait tesis ve arazilerin şirkete devrinde tapu harcı ile değer artışı hesabı yapılır. Üçüncüsü sözleşmelerin devridir: sporcu, teknik ekip, yayın ve sponsorluk sözleşmelerinin devrinde damga vergisi doğabilir. Dördüncüsü borçlardır: kulübün mevcut vergi ve prim borçlarının şirkete geçip geçmeyeceği ile bu borçlardan sorumluluğun nasıl belirleneceği devir sözleşmesinde ve kanunda öngörülen çerçevede netleştirilmelidir. Beşincisi mükellefiyet düzenidir: şirketleşme sonrasında derneğin iktisadi işletmesinin durumu ve mükellefiyet kayıtlarının kapatılması gerekir. Altıncısı geçmiş zararlardır: dernek iktisadi işletmesindeki zararların şirkete devri kanunda öngörülen sıkı şartlara bağlıdır. Devir ve birleşme rejimini birleşme ve devir yazımızda ele aldık.

Sporcu bakımından beyan yükümlülüğü

Sporcular çoğu zaman tevkifatın nihai vergi olduğunu düşünür; oysa geçici 72. madde, belirli tutarı aşan gelirler bakımından beyan yükümlülüğü öngörür ve bu, yıl sonunda ciddi bir ek vergi doğurabilir.

Beyan sürecinde dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi sınırdır: kanunda belirlenen tutarı aşan ücret gelirlerinin yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekir; sınırın hesabında yıl içinde elde edilen tüm ücret gelirlerinin toplanması aranır. İkincisi mahsuptur: yıl içinde geçici 72. madde uyarınca kesilen vergiler, beyanname üzerinde hesaplanan vergiden mahsup edilir; ancak artan oranlı tarife nedeniyle hesaplanan vergi kesintiden yüksek çıkabilir ve ödenecek fark doğar. Üçüncüsü diğer gelirlerdir: sporcunun reklam, isim hakkı, kira ya da menkul sermaye iradı gibi başka gelirleri varsa bunlar da kendi kuralları çerçevesinde beyan edilir. Dördüncüsü indirimlerdir: Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesindeki şahıs sigortası primleri, eğitim ve sağlık harcamaları ile bağış indirimleri beyanname üzerinden uygulanır. Beşincisi yurt dışı gelirleridir: yurt dışındaki kulüplerden ya da sponsorlardan elde edilen gelirlerde tam mükellefiyet esası ve varsa yurt dışında ödenen verginin mahsubu değerlendirilir. Altıncısı planlamadır: beyan sonucu doğacak ek verginin sezon içinde ayrılması, yıl sonunda nakit sıkışıklığını önler.

Denetimde öne çıkan başlıklar

Spor kulüplerinde inceleme, sektöre özgü kayıtlar üzerinden yürütülür ve kulübün resmî kayıtları ile federasyon nezdindeki kayıtların karşılaştırılmasına dayanır. Kullanılan veri kaynakları şunlardır: federasyona tescil ettirilen sporcu sözleşmeleri, transfer kayıtları, bilet ve hasılat raporları, yayın ve sponsorluk sözleşmeleri, banka hareketleri ve yurt dışına yapılan ödemeler.

Sık karşılaşılan eleştiri başlıkları şunlardır. Birincisi sözleşme farklarıdır: federasyona bildirilen sözleşme tutarı ile kayıtlara alınan tutar arasındaki farklar sorgulanır; ek protokol ve yan sözleşmelerin bulunması hâlinde bunların da beyana yansıtılması gerekir. İkincisi isim hakkı yapılarıdır: ödemenin gerçek bir hak kullanımına dayanıp dayanmadığı, kullanımın belgelenip belgelenmediği ve bedelin emsale uygunluğu incelenir. Üçüncüsü nakit hareketleridir: sporcu ve menajerlere yapılan ödemelerin banka üzerinden yapılması ve belgelendirilmesi aranır. Dördüncüsü yurt dışı ödemeleridir: menajerlik, aracılık ve danışmanlık adı altında yurt dışına yapılan ödemelerde stopaj ve sorumlu sıfatıyla katma değer vergisi beyanı kontrol edilir. Beşincisi amatör-profesyonel ayrımıdır: amatör branşlara ilişkin harcama ve ödemelerin ayrı izlenmemesi, oran ve indirim hatalarına yol açar. Altıncısı bilet hasılatıdır: seyirci sayısı ile beyan edilen hasılatın karşılaştırılması yapılır; ücretsiz ve protokol biletlerinin belgelenmesi gerekir.

Kayıt düzeni ve sözleşme yönetimi

Spor kulüplerinde vergisel uyumun temeli, sözleşme yönetimi ile muhasebe kayıtlarının birbirine bağlanmasıdır. Kurulması gereken düzen şu unsurlardan oluşur.

Birincisi sözleşme arşividir: sporcu, teknik ekip, menajer, sponsor ve yayın sözleşmeleri ile bunların ekleri tek bir dosyada toplanmalı ve federasyona bildirilen nüshalarla eşleştirilmelidir. İkincisi ödeme planıdır: sözleşmelerdeki ödeme takvimleri muhasebeye aktarılmalı ve tahakkuk kayıtları buna göre yapılmalıdır; ödeme yapılmasa dahi tahakkuk eden ücretlerin dönemsel olarak kaydedilmesi gerekir. Üçüncüsü stopaj takibidir: her ödeme kaleminin hangi oranda kesintiye tabi olduğu bir tabloda gösterilmeli ve muhtasar beyannamelerle mutabakat yapılmalıdır. Dördüncüsü şube ayrımıdır: profesyonel ve amatör şubelerin gelir ve giderleri ayrı hesaplarda izlenmelidir. Beşincisi tesis kayıtlarıdır: kulübe ait tesis, taşınmaz ve araçların envanteri ile amortisman tabloları güncel tutulmalıdır. Altıncısı borç yönetimidir: vergi ve prim borçlarının yapılandırma durumu ve lisans süreçlerine etkisi izlenmelidir. Yedincisi mutabakattır: yıl sonunda federasyon kayıtları, banka hareketleri ve muhasebe kayıtları arasında bir mutabakat çalışması yapılması, olası incelemede savunmayı hazır hâle getirir.

Bireysel sporcularda kazancın niteliği

Takım sporlarının dışında, bireysel olarak faaliyet gösteren sporcuların gelirinin hangi kazanç unsuruna gireceği ayrıca değerlendirilir; çünkü bu kişiler bir kulübe bağlı ücretli olarak değil, kendi nam ve hesaplarına faaliyet gösterebilir.

Ayrım şöyle yapılır. Birincisi kulüple bağlantılı çalışmadır: sporcu bir kulüp ya da işverene tabi olarak, onun belirlediği düzen içinde faaliyet gösteriyorsa ödemeler ücrettir ve geçici 72. madde kapsamında tevkifata tabidir. İkincisi bağımsız faaliyettir: sporcunun kendi organizasyonuyla turnuvalara katılması, ödül ve derece geliri elde etmesi hâlinde kazancın serbest meslek kazancı mı yoksa arızi kazanç mı sayılacağı, faaliyetin süreklilik ve organizasyon taşıyıp taşımadığına göre belirlenir; Gelir Vergisi Kanunu’nun 65. maddesindeki serbest meslek tanımı ile 82. maddesindeki arızi kazanç hükümleri birlikte değerlendirilir. Üçüncüsü reklam gelirleridir: sporcunun kendi adına yaptığı reklam ve sponsorluk anlaşmalarından doğan gelirler, faaliyetin niteliğine göre ticari kazanç ya da serbest meslek kazancı olarak nitelendirilebilir; süreklilik ve organizasyon ölçütü burada da işler. Dördüncüsü ödül gelirleridir: müsabaka ödüllerinin kanunda öngörülen istisna hükümleri kapsamında olup olmadığı kontrol edilmelidir. Beşincisi, faaliyetin şirket üzerinden yürütülmesi hâlinde kurumlar vergisi rejiminin uygulanmasıdır.

Kulüplerde vergi borcu ve lisans süreçleri

Spor kulüplerinde vergi uyumu, yalnızca mali bir yükümlülük değil sportif faaliyete devam edebilmenin de şartıdır; bu, sektörü diğer alanlardan ayıran en önemli özelliktir. 7405 sayılı Kanun ve federasyon düzenlemeleri, kulüplerin mali disiplinine ilişkin kurallar öngörür ve borç durumu lisans süreçlerinde değerlendirilir.

Pratik sonuçlar şunlardır. Birincisi kulüp lisansıdır: federasyon düzenlemelerinde, kulüplerin vergi ve prim borçlarının bulunmaması ya da yapılandırılmış olması aranabilir; bu şartın sağlanamaması sportif yaptırımlara yol açabilir. İkincisi hakedişlerdir: kulüplere yapılacak yayın geliri dağıtımı ve benzeri ödemelerde borç sorgusu ile mahsup uygulaması gündeme gelebilir. Üçüncüsü yapılandırmadır: birikmiş borçlar bakımından 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesindeki tecil ve taksitlendirme ile süreli yapılandırma kanunlarından yararlanma seçenekleri karşılaştırılmalıdır. Dördüncüsü sorumluluktur: dernek statüsündeki kulüplerde yönetim kurulu üyelerinin, şirket statüsünde ise kanuni temsilcilerin Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi kapsamındaki sorumluluğu işler; bu nedenle yönetime gelirken kulübün borç durumunun incelenmesi gerekir. Beşincisi izlemedir: borç durumunun sezon başında ve transfer dönemlerinde düzenli sorgulanması, hem sportif hem mali riskleri önler. Tahsil sürecini cebri tahsil yazımızda ele aldık.

Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği

…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: …… Spor Kulübü / …… Sportif A.Ş., Vergi No, Adres

DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü

DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen gelir (stopaj) vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. Kulübümüz, sporcularıyla yaptığı sözleşmeler kapsamında ücret ödemelerinde bulunmakta ve Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 72. maddesindeki oranlarda tevkifat yapmaktadır.

2. İdarece, sporculara yapılan isim ve imaj hakkı ödemelerinin ücret niteliğinde olduğu kabul edilerek ek stopaj tarhiyatı yapılmıştır.

3. Oysa isim ve imaj haklarına ilişkin sözleşmeler ayrı olarak düzenlenmiş, hakların kullanımı reklam ve tanıtım faaliyetleriyle sınırlandırılmış ve bedel emsallere uygun belirlenmiştir. Sözleşmeler, kullanım örnekleri ve emsal çalışması ektedir.

4. (Alternatif) İdarece uygulanan tevkifat oranı, kulübümüzün faaliyet gösterdiği lig bakımından hatalı belirlenmiştir; federasyon yazısı ve lig kayıtları ektedir.

5. (Alternatif) Amatör branşlara ilişkin ödemeler ile profesyonel şubeye ilişkin ödemeler ayrıştırılmadan tarhiyat yapılmıştır; ödeme dökümleri ektedir.

6. Olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.

HUKUKİ SEBEPLER: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.61, 70, 94, geçici m.72; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.1, 2; 7405 sayılı Kanun; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

DELİLLER: İhbarname, sporcu ve isim hakkı sözleşmeleri, ödeme dökümleri, muhtasar beyannameler, federasyon kayıtları, bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026

Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza

Kontrol listesi

  1. Tevkifat oranını lig ve spor dalına göre belirleyin.
  2. Transfer, imza ve prim ödemelerini ücret kapsamında değerlendirin.
  3. Ayni menfaatleri emsal bedelle matraha dâhil edin.
  4. İsim hakkı sözleşmelerini gerçek kullanımla uyumlu kurgulayın.
  5. Antrenör ve teknik ekip ödemelerini genel rejime göre kesintiye tabi tutun.
  6. Amatör ve profesyonel şube kayıtlarını ayrı tutun.
  7. Dernek statüsünde iktisadi işletme mükellefiyetini kurun.
  8. Beyan sınırını aşan sporcuların beyan yükümlülüğünü hatırlatın.

Sık sorulan sorular

Sporcu ücretinde oran nasıl belirlenir?

Lig usulüne tabi dallarda ligin düzeyine, diğer hâllerde spor dalına göre (geç. m.72).

Transfer bedeli de kapsamda mı?

Evet. Transfer ücreti ve sair adlarla yapılan ödemeler ile sağlanan menfaatler kapsamdadır.

Kesinti nihai vergi mi?

Hayır. Kanunda belirlenen tutarı aşan ücret gelirleri beyan edilir ve kesintiler mahsup edilir.

Ayni menfaatler matraha girer mi?

Evet. Sağlanan konut, araç ve benzeri menfaatler emsal bedelle değerlenir.

İsim hakkı ödemesi ücret mi?

Gerçek bir hak kullanımına dayanmıyorsa ücret sayılarak stopaj tarhiyatı yapılabilir.

Antrenör ödemeleri hangi rejime tabi?

Ücret hükümlerine göre; geçici 72. maddedeki özel oranlar sporculara özgüdür.

Menajer ödemesi nedir?

Hizmetin niteliğine göre serbest meslek ya da ticari kazanç kapsamında değerlendirilir.

Dernek kulüp vergi mükellefi mi?

Dernek değil, ona ait iktisadi işletme kurumlar vergisi mükellefidir.

Aidat ve bağışlar vergilenir mi?

Bir hizmet karşılığı olmamak kaydıyla kural olarak iktisadi işletme kazancı sayılmaz.

Şirketleşen kulübün durumu ne?

Anonim şirket olarak doğrudan kurumlar vergisi mükellefi olur ve tüm gelirleri kurum kazancına dâhildir.

Yayın ve reklam gelirleri nasıl vergilenir?

İktisadi işletme ya da şirket kazancı olarak; katma değer vergisi de hesaplanır.

Yabancı sporcuda durum farklı mı?

Dar mükellefiyet ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Bireysel sporcunun kazancı hangi türdür?

Kulübe bağlıysa ücret; kendi nam ve hesabına faaliyet gösteriyorsa süreklilik ve organizasyona göre serbest meslek ya da arızi kazanç.

Yan protokoller de beyana girer mi?

Evet. Federasyona bildirilen sözleşme dışındaki ek protokollerden doğan ödemeler de kayıtlara ve beyana yansıtılmalıdır.

Sporcu olarak beyanname vermem gerekir mi?

Kanunda belirlenen tutarı aşan ücret gelirleri beyan edilir; kesilen vergiler mahsup edilir ancak tarife nedeniyle fark doğabilir.

Sponsorluk harcaması indirilebilir mi?

Amatör dallarda tamamı, profesyonel dallarda kanunda belirlenen kısmı beyan edilen kazançtan indirilebilir (GVK m.89, KVK m.10).

Yabancı sporcu tam mükellef olur mu?

Bir takvim yılında Türkiye’de kanunda öngörülen süreden fazla oturanlar yerleşmiş sayılır ve tam mükellefiyet doğar.

Amatör sporculara ödeme yapılabilir mi?

Yapılan ödemelerin niteliği ve ilgili mevzuattaki sınırlar çerçevesinde değerlendirilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.61, 70, 94 ve geçici m.72, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.1-2 ile 7405 sayılı Kanun hükümlerine dayanır. Oran ve süreler değişebilir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk