04 Eylül 2026

Malpraktis Tazminatı Hesaplama Aracı — Görevli Yargı, İYUK m.13 Süreleri ve Maddi Zarar

Malpraktis dosyalarında kaybedilen davaların önemli bir kısmı esastan değil usulden kaybedilir. Tedavinin kamu hastanesinde mi özel hastanede mi görüldüğü, davanın hangi yargı kolunda ve kime karşı açılacağını değiştirir; kamu tarafında ise dava açmadan önce idareye başvuru zorunludur ve bu başvurunun kendi süresi vardır. Aşağıdaki araç önce doğru yolu ve süreleri tarihiyle çıkarır, sonra maddi tazminatı aktif ve pasif dönem ayrımıyla hesaplar.

Kamu hastanesinde hekime doğrudan tazminat davası açılamaz

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Malpraktis Yol, Süre ve Maddi Tazminat Aracı

1) Yol ve süreler


Zararın ve failin öğrenildiği tarih. Genellikle rapor veya teşhis tarihidir.

Yalnızca kamu tarafında sorulur; henüz başvurmadıysanız boş bırakın.

2) Maddi tazminat


Not: Süreler idari yargıda İYUK m.13 ve m.7, adli yargıda ise sözleşme ilişkisinin niteliğine göre belirlenir. Manevi tazminat bu hesaba dâhil değildir.

Malpraktis ile Komplikasyon Arasındaki Sınır

Tıbbi bir uygulamanın kötü sonuçlanması tek başına tazminat sorumluluğu doğurmaz. Belirleyici olan, sonucun komplikasyon mu yoksa malpraktis mi olduğudur.

Komplikasyon, tıbbi standarda uygun bir müdahale sırasında ortaya çıkabilecek, öngörülebilen ancak her zaman önlenemeyen istenmeyen sonuçtur. Malpraktis ise hekimin özen yükümlülüğüne aykırı, tıp biliminin genel kabul görmüş kurallarına uymayan bir davranışıdır. Aradaki sınır dosyada bilirkişi raporuyla çizilir.

Ancak komplikasyon savunmasının önemli bir koşulu vardır: komplikasyonun hastaya önceden anlatılmış ve rızasının bu risk bilinerek alınmış olması gerekir. Aydınlatma yapılmamışsa, gerçekleşen sonuç tıbben komplikasyon sayılsa dahi sorumluluk doğabilir. Ayrıca komplikasyon geliştikten sonra yönetiminin geç veya hatalı olması ayrı bir malpraktis oluşturur.

Hekimin borcu sonuç değil özen borcudur. Vekâlet ilişkisinde hekim iyileşmeyi taahhüt etmez; tıbbi standarda uygun, özenli bir çaba göstermeyi üstlenir. Bu nedenle “iyileşemedim” iddiası tek başına yeterli değildir; standarda aykırılığın gösterilmesi gerekir. İstisna, sonuç taahhüdü içeren estetik işlemlerdir.

Aydınlatılmış Onam: Dosyanın İlk Kırılma Noktası

Malpraktis dosyalarının önemli bir kısmı tıbbi kusurdan değil, aydınlatma yükümlülüğünün ihlalinden kazanılır veya kaybedilir. Hastanın vücut bütünlüğüne yapılacak müdahale için rızası gerekir; bu rızanın geçerli olması ise yeterli aydınlatmaya bağlıdır.

Aydınlatmanın kapsamı bellidir: hastalığın seyri, önerilen müdahalenin niteliği ve beklenen yararı, gerçekleşebilecek riskler ve komplikasyonlar, alternatif tedavi seçenekleri ve hiçbir şey yapılmaması hâlinde beklenen sonuç anlatılmalıdır. Anlatım hastanın anlayabileceği bir dille ve karar verecek makul bir süre önce yapılmalıdır.

Uygulamada en sık rastlanan sorun, ameliyat sabahı imzalatılan matbu onam formlarıdır. Boş bırakılmış, hastaya özgü risk bilgisi içermeyen ve müdahale ile aynı gün imzalanan formlar, geçerli bir aydınlatılmış onam olarak kabul edilmeyebilir.

İspat yükü hekim ve sağlık kuruluşundadır. Aydınlatmanın yapıldığını ve rızanın buna dayandığını göstermek onlara düşer. Bu nedenle dosyanın ilk adımı, hasta dosyasının ve onam belgelerinin tam olarak temin edilmesidir. Hasta kayıtlarına erişim hakkı için sağlık verilerinin korunması ve hasta kayıtlarına erişim rehberimize bakabilirsiniz.

Hangi Yargı Kolu, Kime Karşı Dava?

Bu, malpraktis dosyalarında en çok hata yapılan noktadır ve yanlış tercih davanın esasa girilmeden reddine yol açar. Ayrım, tedavinin görüldüğü kurumun niteliğine göre yapılır.

KurumYargı koluDavalıÖn başvuru
Kamu hastanesiİdari yargı — idare mahkemesiİlgili idareZorunlu
Devlet üniversitesi hastanesiİdari yargı — idare mahkemesiÜniversiteZorunlu
Özel hastaneAdli yargı — tüketici mahkemesiHastane işleteni ve hekimYok
Vakıf üniversitesi hastanesiAdli yargı — tüketici mahkemesiÜniversite ve hekimYok
MuayenehaneAdli yargı — tüketici mahkemesiHekimYok

Kamu tarafındaki kural anayasal temellidir. Anayasa’nın 129. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabilir. Bu nedenle kamu hastanesinde görev yapan hekime doğrudan tazminat davası açılamaz; dava idareye karşı açılır ve idare kusurlu personeline rücu eder.

Özel sağlık kuruluşlarında ise hasta ile kuruluş arasındaki ilişki tüketici işlemi niteliği taşır; bu nedenle uyuşmazlık tüketici mahkemesinde görülür. Hastane işleteni, çalıştırdığı hekimin fiillerinden ifa yardımcısı sıfatıyla sorumludur ve hekimle birlikte dava edilebilir.

Kamu Tarafında Süreler: İYUK m.13 ve m.7

İdari eylemden doğan zararlarda doğrudan dava açılamaz; önce idareye başvurulması gerekir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi bu başvurunun süresini iki katmanlı olarak belirler.

İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerekir.

İki süre birlikte işler ve hangisi önce doluyorsa o bağlayıcıdır. Zararın geç fark edildiği tıbbi olaylarda beş yıllık tavan çoğu zaman belirleyici hâle gelir. Aracın süre bölümü iki tarihi de hesaplar ve bağlayıcı olanı ayrıca gösterir.

Başvurunun ardından ikinci aşama işler: isteğin kısmen veya tamamen reddi hâlinde bu işlemin tebliğini izleyen günden itibaren, istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde ise bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir. İdare mahkemelerinde dava açma süresi İYUK m.7 uyarınca altmış gündür.

Otuz günlük cevap süresi beklenmeden dava açılamaz. Başvuruya cevap gelmemişse istek reddedilmiş sayılır, ancak bunun için otuz günün dolması gerekir. Erken açılan dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. Aracın çıktısındaki zımni ret tarihi bu bekleme süresini gösterir.

Özel Tarafta Zamanaşımı: Üç İhtimal

Özel sağlık kuruluşlarında ve muayenehanelerde süre, ilişkinin hukuki niteliğine göre değişir ve uygulamada üç ihtimal birlikte değerlendirilir.

Vekâlet sözleşmesi. Hasta ile hekim veya özel hastane arasındaki ilişki kural olarak vekâlet sözleşmesidir. Vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir.

Haksız fiil. Aynı olay haksız fiil olarak da nitelendirilebilir. Bu hâlde zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıllık ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıllık zamanaşımı uygulanır.

Eser sözleşmesi. Estetik amaçlı operasyonlar, saç ekimi ve diş protezi gibi belirli bir sonucun taahhüt edildiği işlemlerde ilişki eser sözleşmesi sayılabilir. Bu nitelendirme hem sorumluluğu ağırlaştırır — yüklenici sonucu taahhüt etmiştir — hem de zamanaşımı süresini değiştirir.

Ayrıca fiil aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu daha uzun süre tazminat talebi bakımından da uygulanır. Taksirle öldürme ve taksirle yaralama suçlarının gündeme geldiği malpraktis dosyalarında bu uzatma sık uygulanır.

Mesleki Sorumluluk Kurulu: Ceza Soruşturması İçin İzin

27 Mayıs 2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7406 sayılı Kanun ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na Ek Madde 18 eklenmiştir. Bu düzenleme malpraktis süreçlerinde önemli bir usul değişikliği getirmiştir.

Maddeye göre, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53. maddesindeki soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere; kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının, sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılacak soruşturmalar hakkında 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanır ve soruşturma izni Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir.

Düzenlemenin ikinci ayağı rücu ile ilgilidir: kamu kurum ve kuruluşları ile devlet üniversitelerinde görev yapanlar bakımından, idare tarafından ödenen tazminattan dolayı ilgilisine rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına, ilgilinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilerek Kurul tarafından karar verilir.

Hasta bakımından kritik nokta şudur: bu izin şartı ceza soruşturması içindir; tazminat davasını engellemez. Kurul izin vermese dahi idare mahkemesinde tam yargı davası veya özel kuruluşa karşı tazminat davası açılabilir. İkisi ayrı süreçlerdir ve ayrı ölçütlere tabidir.

Zorunlu Mesleki Mali Sorumluluk Sigortası

1219 sayılı Kanun uyarınca tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, tıbbi kötü uygulama nedeniyle kendilerinden talep edilebilecek zararlar ile kurumlarınca kendilerine yapılacak rücular için sigorta yaptırmak zorundadır.

Bu sigorta hasta bakımından ek bir güvence oluşturur. Kamu görevlisi hekimlerde primin bir kısmı kurum tarafından karşılanır; serbest çalışanlarda tümüyle hekime aittir. Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır ve kasten verilen zararlar teminat dışıdır.

Pratikte bu, dava dilekçesinde sigorta şirketinin de araştırılmasını gerektirir. Poliçe kapsamı, limitler ve teminat dışı hâller dosyanın tahsil kabiliyetini doğrudan etkiler.

Hastane ve Hekimin Sorumluluğu Nasıl Bölünür?

Özel sağlık kuruluşlarında dava çoğu zaman hem hastaneye hem hekime yöneltilir. İkisinin sorumluluğunun hukuki temeli farklıdır ve bu, ispat ile tahsil bakımından sonuç doğurur.

Hastane, hasta ile arasındaki sözleşmeden doğan borcunu çalıştırdığı hekim eliyle ifa eder. Türk Borçlar Kanunu’nun 116. maddesi uyarınca borçlu, borcun ifasını yardımcı kişiye bıraktığında onun ifa sırasında verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Bu nedenle hastane, hekimin kusurundan doğan zarardan kendi kusuru aranmaksızın sorumlu olur.

Bunun yanında hastanenin kendi organizasyon kusuru ayrıca değerlendirilir: yeterli personel bulundurmama, cihaz bakımını yapmama, hijyen ve enfeksiyon kontrolü eksikliği, nöbet düzeninin kurulmaması bu kapsamdadır. Hastane enfeksiyonu dosyalarında sorumluluğun ağırlığı çoğu zaman doğrudan hastanededir.

Muayenehanesinde çalışıp hastanede işlem yapan hekimlerde tablo karışır. Hastanın sözleşme kurduğu tarafın kim olduğu, faturanın kime kesildiği ve randevunun nasıl alındığı belirleyici olur. Bu belirsizlik nedeniyle uygulamada her iki tarafa birlikte dava açılması yerinde olur.

Ceza Süreci ile Tazminat Sürecinin İlişkisi

Malpraktis iddiaları çoğu zaman paralel bir ceza soruşturmasıyla birlikte yürür. Gündeme gelen suçlar taksirle öldürme ve taksirle yaralamadır; kastın bulunduğu istisnai hâllerde daha ağır nitelendirmeler tartışılır.

İki sürecin ilişkisi tek yönlüdür. Ceza mahkemesinin maddi olgu tespitleri hukuk hâkimini bağlar; buna karşılık beraat kararı kusurun bulunmadığı anlamına gelmez. Ceza yargılamasında aranan ispat ölçüsü, tazminat yargılamasındakinden daha ağırdır; bu nedenle beraatla sonuçlanan pek çok dosyada tazminata hükmedilir.

Pratik sonuç, ceza dosyasının tazminat davası için delil deposu olmasıdır. Adli Tıp raporu, otopsi raporu, bilirkişi incelemeleri ve tanık beyanları hukuk dosyasına celbedilmelidir. Ceza soruşturmasının Mesleki Sorumluluk Kurulu izni beklenirken durması, tazminat davasının açılmasına engel değildir.

Ceza zamanaşımının tazminat talebine etkisi de burada devreye girer: fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, tazminat talebi bakımından da bu daha uzun süre uygulanır. Ölümle sonuçlanan dosyalarda bu, beş veya on yıllık sürelerin ötesine geçilmesini sağlayabilir.

Maddi Zararın Kalemleri

Malpraktis nedeniyle istenebilecek maddi zarar kalemleri Türk Borçlar Kanunu’nun bedensel zararları düzenleyen 54. maddesinde sayılmıştır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.

Kazanç kaybı, iş kazası tazminatında olduğu gibi aktif ve pasif dönem ayrımıyla hesaplanır. Aktif dönemde gerçek gelir, pasif dönemde asgari ücret esas alınır; gelecekteki gelirler teknik faizle bugüne indirgenir. Bulunan tutar maluliyet oranıyla, ardından kusur oranıyla çarpılır.

Tedavi giderleri ve bakıcı gideri ayrı kalemlerdir. Bakıcı gideri, zarar görenin günlük yaşam faaliyetlerini tek başına sürdürememesi hâlinde gündeme gelir ve bakiye ömre yayılarak hesaplanır. Aracın ilgili alanlarına bu tutarlar girildiğinde kusur oranıyla oranlanarak toplama eklenir.

Ölümle sonuçlanan olaylarda talep destekten yoksun kalma tazminatına dönüşür ve cenaze giderleri de istenebilir. Bu hesabın ayrıntıları için iş kazası tazminatı hesaplama aracımızın ölüm seçeneğinden yararlanabilirsiniz.

Manevi Tazminat ve Yakınların Talebi

Bedensel bütünlüğün zedelenmesi hâlinde hâkim, Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ise zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat hükmedilebilir.

Manevi tazminatın formülü yoktur ve bu sayfada bir rakam üretilmemiştir. Takdirde gözetilen ölçütler; olayın özelliği, kusurun ağırlığı, zararın ağırlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile hakkaniyettir.

İki yapısal kural hatırlanmalıdır. Birincisi, manevi tazminat bölünemez; bir kısmının dava edilip kalanının saklı tutulması kabul edilmez, talep baştan tam olarak ileri sürülmelidir. İkincisi, yakınların manevi tazminat talebi kendi kişilik haklarına dayanır; bu nedenle zarar görenin talebinden bağımsızdır.

Delil ve Bilirkişi: Dosyanın Kaderi

Malpraktis dosyaları büyük ölçüde bilirkişi raporuyla karara bağlanır. Bu nedenle delil hazırlığı, dava dilekçesinden önce tamamlanmalıdır.

Toplanması gereken belgeler şunlardır: hasta dosyasının tamamı, aydınlatılmış onam formları, ameliyat ve anestezi notları, hemşire gözlem formları, epikriz, laboratuvar ve görüntüleme sonuçları, ilaç ve tedavi kayıtları, sevk ve nakil belgeleri ile e-Nabız kayıtları.

Bilirkişi incelemesi kamu tarafında çoğunlukla Adli Tıp Kurumu ihtisas kurullarında, adli yargıda ise üniversite öğretim üyelerinden oluşan kurullarda yapılır. Rapora itiraz süreleri kısadır ve itirazın somut bilimsel gerekçelerle yapılması gerekir; genel nitelikte itirazlar sonuç vermez.

Sık Yapılan Yedi Hata

HataSonucuDoğrusu
Kamu hastanesinde hekime doğrudan dava açmakHusumet yokluğundan reddedilirDava idareye karşı açılır
İdareye başvurmadan idare mahkemesine gitmekDava şartı yokluğundan reddedilirÖnce yazılı başvuru yapılır
Otuz günlük cevap süresini beklememekErken dava reddedilirZımni ret tarihi beklenir
Beş yıllık azami süreyi gözden kaçırmakBaşvuru hakkı düşerİki süreden önce doleni esas alınır
Onam formunu almadan dava açmakAydınlatma tartışması yürütülemezHasta dosyası tam olarak temin edilir
Manevi tazminatı bölerek istemekKalan kısım için dava açılamazBaştan tam olarak istenir
Ceza izni çıkmadı diye tazminattan vazgeçmekHak kaybıKurul izni tazminat davasını engellemez

Mevzuat Çerçevesi

HükümNeyi düzenlerPratik sonucu
Anayasa m.129/5Kamu görevlisine davaDava ancak idareye karşı açılır
2577 s.K. m.13İdari eylemlerden doğan zararlarBir yıl ve beş yıl içinde ön başvuru
2577 s.K. m.7Dava açma süresiİdare mahkemesinde altmış gün
TBK m.502 vd.Vekâlet sözleşmesiÖzen borcu, sonuç taahhüdü yok
TBK m.147Beş yıllık zamanaşımıVekâletten doğan alacaklar
TBK m.49, m.72Haksız fiil ve zamanaşımıİki yıl ve on yıl; ceza süresi uzunsa o
TBK m.54Bedensel zararlarTedavi gideri, kazanç kaybı
TBK m.56Manevi tazminatHâkim takdir eder, formül yoktur
TBK m.116İfa yardımcısının fiiliHastane hekimin fiilinden sorumlu
3359 s.K. Ek m.18Mesleki Sorumluluk KuruluCeza soruşturması izni ve rücu kararı
1219 s.K.Zorunlu mesleki sorumluluk sigortasıHekim için sigorta zorunluluğu

Aracın sınırı: Araç, kurum türüne göre görevli yargı kolunu ve süre takvimini çıkarır; maddi tazminatı aktif ve pasif dönem ayrımıyla hesaplar. Malpraktis bulunup bulunmadığını, komplikasyon sınırının aşılıp aşılmadığını ve kusur oranını değerlendirmez; bunlar bilirkişi incelemesinin konusudur. Aydınlatılmış onamın geçerliliğini de denetlemez. Manevi tazminat için tutar üretmez. Süre hesabı girdiğiniz tarihlere dayanır; tebligat ve öğrenme tarihine ilişkin tartışmalar sonucu değiştirebilir. Araç bir ön değerlendirme sunar, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Dosyanız için Av. Fatma Öztürk’e 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Hesabın Dayandığı Kanun Hükümleri

Hesaplama aracının ürettiği sonucun hangi hükümlere dayandığı bilindiğinde, bilirkişi raporuna yapılacak itiraz da somutlaşır.

Tazminat hesabının kanuni çerçevesi
KonuKuralDayanak
BelirlemeHâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirlerTBK m.51
İndirimZarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tümüyle kaldırabilirTBK m.52
Ölüm hâliCenaze giderleri, tedavi giderleri ve destekten yoksun kalmaTBK m.53
Bedensel zararTedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplarTBK m.54
Belirleme esaslarıDestekten yoksun kalma ve bedensel zararlar, kanun hükümleri ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanırTBK m.55
Manevi tazminatAğır bedensel zarar veya ölüm hâlinde uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilirTBK m.56
Müteselsil sorumlulukBirlikte zarara sebebiyet verenler müteselsilen sorumludurTBK m.61
RücuMüteselsil borçlular arasındaki paylaşımda rücu ilişkisi işlerTBK m.62

Dördüncü satır, malpraktis hesaplarında en sık eksik bırakılan kalemi gösterir: ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp, iş gücü kaybından ayrı bir kalemdir. Mesleğini eskisi gibi sürdüremeyen ya da iş bulma imkânı daralan kişilerde ayrıca talep edilmelidir; dilekçede istenmediğinde hesaba dâhil edilmez.

Maluliyet ayrımı yapılmadan kurulan hesap denetime elverişli değildir. Hastanın mevcut hastalığından kaynaklanan maluliyet ile hatalı uygulamadan kaynaklanan ek maluliyet ayrıştırılmadan yapılan hesap, tazminatı olduğundan yüksek ya da düşük gösterir. Rapor bu ayrımı içermiyorsa, iki hafta içinde ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi talep edilmelidir (HMK m.281). Aynı şekilde TBK m.52 kapsamında bir indirim yapılmışsa, sebebinin raporda açıkça yazılması gerekir.

Yol ve Süre Seçiminin Hesaba Etkisi

Hangi yargı kolunda ve hangi hukuki sebeple dava açıldığı, talep edilebilecek kalemleri ve süreleri birlikte belirler.

Yol karşılaştırması
ÖlçütKamu hastanesiÖzel hastane
Hukuki temelHizmet kusuruVekâlet sözleşmesi ve/veya haksız fiil
Ön şartİdareye başvuru zorunludurÖn şart yoktur
SüreÖğrenmeden bir yıl, eylem tarihinden beş yıl; altmış gün cevapsızlık (2577 s.K. m.13)Sözleşmede on yıl (TBK m.146); haksız fiilde iki ve on yıl (TBK m.72)
Görevli yargıİdari yargı; tam yargı davasıAdli yargı
Hasımİdare; kamu görevlisine doğrudan dava kural olarak açılamaz (Anayasa m.129, 657 s.K. m.13)Hekim, kuruluş ve sigortacı birlikte
SigortaRücu ilişkisinde değerlendirilirZarar görenin doğrudan dava hakkı (TTK m.1478)
FaizTalep edilmedikçe hükmedilmez; başlangıç tarihi gösterilmelidirAynı kural geçerlidir

Altıncı satır, özel hastane dosyalarında tahsil aşamasını kolaylaştırır: zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini doğrudan sigortacıdan isteyebilir. Limiti aşan kısım için talep hekim ve kuruluşa karşı sürdürülür.

Kalem ayrıntısı için tazminat kalemleri ve kusur oranı rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Malpraktis davası nerede açılır?

Tedavi kamu hastanesinde veya devlet üniversitesi hastanesinde görüldüyse idare mahkemesinde ilgili idareye karşı tam yargı davası açılır. Özel hastane, vakıf üniversitesi hastanesi veya muayenehane söz konusuysa adli yargıda tüketici mahkemesinde hastane işleteni ve hekime karşı dava açılır.

Kamu hastanesinde hekime doğrudan dava açabilir miyim?

Hayır. Anayasa m.129/5 uyarınca kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir. İdare, kusurlu personeline rücu eder.

İdareye başvuru süresi ne kadar?

2577 s.K. m.13 uyarınca, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurulması gerekir. İki süre birlikte işler; hangisi önce doluyorsa o bağlayıcıdır.

Başvuruya cevap gelmezse ne olur?

İstek hakkında otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açma süresi işler; idare mahkemelerinde bu süre altmış gündür. Otuz gün dolmadan açılan dava reddedilir.

Özel hastanede zamanaşımı kaç yıldır?

Hasta ile özel sağlık kuruluşu arasındaki ilişki kural olarak vekâlet sözleşmesi sayılır ve beş yıllık zamanaşımı uygulanır. Aynı olay haksız fiil olarak da nitelendirilebilir; bu hâlde öğrenmeden iki yıl ve fiilden on yıl süreleri gündeme gelir. Fiil suç oluşturuyor ve ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır.

Komplikasyon ile malpraktis nasıl ayrılır?

Komplikasyon, tıbbi standarda uygun bir müdahalede ortaya çıkabilen öngörülebilir ama her zaman önlenemeyen sonuçtur; malpraktis ise özen yükümlülüğüne aykırı davranıştır. Ancak komplikasyon savunmasının kabulü, riskin hastaya önceden anlatılmış olmasına bağlıdır.

Onam formu imzaladım, hakkım kalmaz mı?

Form imzalamış olmak tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Aydınlatmanın hastanın anlayabileceği biçimde, riskler ve alternatifler dâhil ve karar verecek makul bir süre önce yapılmış olması aranır. Aydınlatmanın yapıldığını ispat yükü hekim ve sağlık kuruluşundadır.

Mesleki Sorumluluk Kurulu izni tazminat davasını engeller mi?

Hayır. 3359 s.K. Ek m.18 ile getirilen izin şartı ceza soruşturmasına ilişkindir. Kurul izin vermese dahi idare mahkemesinde tam yargı davası veya özel kuruluşa karşı tazminat davası açılabilir.

Hangi maddi zararlar istenebilir?

TBK m.54 uyarınca tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar istenebilir. Bakıcı gideri ve ölüm hâlinde cenaze giderleri de talep edilir.

Manevi tazminat ne kadar olur?

Formülle hesaplanamaz. TBK m.56 uyarınca hâkim; olayın özelliğini, kusurun ve zararın ağırlığını, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu gözeterek takdir eder. Manevi tazminat bölünemez, baştan tam istenmelidir.

Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?

Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; girdiğiniz veriler sunucuya gönderilmez.

Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Malpraktisin varlığı ve kusur oranı bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

Hasta dosyasını temin etmeden dava kurulmaz

Onam belgeleri ve süre takvimi dosyanın kaderini belirler. Ankara’da Av. Fatma Öztürk: 0554 648 37 15

Randevu Talep Edin



Post by Av. Fatma Öztürk