📜 Dayanak Mevzuat
- 6100 sayılı HMK m.427 — Tahkim süresi ve başlangıç anı
- 6100 sayılı HMK m.433 — Hakem kurulunun karar vermesi, başkanın yetkisi ve hakkaniyet
- 6100 sayılı HMK m.434 — Sulh ve sulhün hakem kararı olarak tespiti
- 6100 sayılı HMK m.435 — Tahkim yargılamasının sona ermesi
- 6100 sayılı HMK m.436 — Hakem kararının şekli ve içeriği
- 6100 sayılı HMK m.439 — İptal davası sebepleri
- 4686 sayılı MTK m.13 — Hakem kurulunun karar verme usulü
Hakem kurulu teşekkül ettikten sonra, sürecin kaderini kurulun iç işleyişi belirler: başhakem ne yapabilir, karar hangi çoğunlukla alınır, müzakere nasıl yürür, bir hakem çekilirse ne olur.
Bu rehber o işleyişi anlatır. Kurulun nasıl kurulduğunu — sayı ve atama usulünü — Hakem Sayısı ve Hakemlerin Atanması rehberinde, hakemin bağımsızlığı ve reddini ise ayrı bir rehberde ele alıyoruz.
Kurul Ne Zaman Teşekkül Etmiş Sayılır?
Kurulun teşekkülü sembolik bir an değildir; tahkim süresinin saatini başlatır.
HMK m.427 uyarınca taraflar aksini kararlaştırmadıkça; bir hakemin görev yapacağı davalarda hakemin seçildiği, birden çok hakemin görev yapacağı davalarda ise hakem kurulunun ilk toplantı tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde esas hakkında karar verilir.
Buradan iki pratik sonuç çıkar. Birincisi, üç hakemli tahkimde ilk toplantı tutanağının tarihi dosyanın en kritik tarihidir ve mutlaka kayda geçirilmelidir. İkincisi, karmaşık dosyalarda bir yıl çoğu zaman yetmez; sürenin uzatılabileceği klozda öngörülmelidir. Süre içinde karar verilmemesi, hakem kararının iptali bakımından sonuç doğurabilir.
Başhakemin Yetkisi: HMK m.433/2
Başhakem, kurulun diğer üyelerinin üstünde bir hiyerarşi işgal etmez; esasa ilişkin oyu diğerleriyle eşittir. Ancak kanun, yargılamayı hızlandırmak için sınırlı bir tek başına karar yetkisi tanır.
HMK m.433/2 hükmüne göre, taraflar veya hakem kurulunun diğer üyeleri yetki vermişlerse, hakem kurulu başkanı yargılama usulü ile ilgili belirli konularda tek başına karar verebilir.
Bu yetkinin iki sınırı vardır:
- Yetkilendirme şarttır. Taraflar ya da diğer üyeler yetki vermemişse başkan tek başına karar veremez.
- Kapsam usulle sınırlıdır. Yetki, yargılama usulüne ilişkin belirli konuları kapsar; esasa ilişkin karar hiçbir hâlde tek başına verilemez.
Uygulamada bu yetki, duruşma takvimi, süre uzatımı ve belge sunum usulü gibi konularda kullanılır ve süreci belirgin biçimde hızlandırır. Klozda ya da ilk toplantı tutanağında bu yetkinin açıkça verilmesi yerinde olur.
Kurul müzakere yapmadan karar verdiyse, karar iptal edilebilir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Taraf Atadığı Hakemin Konumu
Üç hakemli kurulda tarafların birer hakem ataması, o hakemleri atayan tarafın temsilcisi hâline getirmez. Taraf atadığı hakem de bağımsızlık ve tarafsızlık yükümlülüğüne tabidir; kendisini atayan tarafla yargılama boyunca tek taraflı iletişim kuramaz.
Taraf atadığı hakemin meşru işlevi, kendisini atayan tarafın argümanlarının müzakerede gerçekten dinlenmesini sağlamaktır. Bu, savunuculuk değil, kurul içi denge işlevidir. Sınırın aşılması hâlinde ret ve iptal riski doğar.
Karar Verme Usulü: HMK m.433/1
HMK m.433/1 hükmüne göre, taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa hakem kurulu oy çokluğuyla da karar verebilir.
Hükmün lafzı önemlidir: oybirliği aranmaz, ancak taraflar aksini kararlaştırabilir. Klozda “kararlar oybirliğiyle alınır” denmişse, oybirliği sağlanamadığında süreç kilitlenir. Bu nedenle oybirliği şartı, görünüşteki güvence cazip olsa da uygulamada riskli bir tercihtir.
Milletlerarası tahkimde
MTK m.13, hakem kurulunun karar verme usulünü ve tahkim yargılamasının sona ermesini düzenler. Kurumsal kurallarda da benzer biçimde çoğunlukla karar verme esastır.
Müzakere Hakkı: Sayının Değil, Sürecin Meselesi
Çoğunlukla karar verilebilmesi, azınlıkta kalan hakemin sürecin dışında bırakılabileceği anlamına gelmez. Her hakemin müzakereye katılma hakkı vardır ve bu hakkın ihlali kararı sakatlar.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2019/2826 E., 2019/5261 K. sayılı kararına konu olayda, üç hakemden biri karar toplantısına davet edilmemiş; diğer iki hakem toplanarak karar vermiştir. Davet edildiği kanıtlanamamıştır. Söz konusu hakemin istifası, iki hakemin toplanarak karar verdiği tarihten bir gün sonra gerçekleşmiştir; dolayısıyla karar toplantısı ve alınan karardan sonra istifa söz konusu değildir. Karar, tahkim yargılamasının HMK m.433/1, m.436/1 ve m.439/2 hükümlerine uygun yürütülmediği yönünde değerlendirilmiştir.
Pratik sonuç: Müzakereye çağrı, tarih ve katılım kayıtlarının tutulması bir formalite değil, kararın ayakta kalmasının şartıdır. İptal davası açan taraf için ise bu kayıtların yokluğu en güçlü argümanlardan biridir.
Karşı oy ve müzakere kaydı, iptal davasının en güçlü delilidir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlk Toplantı ve Usul Takvimi
Kurulun ilk toplantısı, yalnızca süreyi başlatan bir formalite değildir; yargılamanın bütün iskeletinin kurulduğu andır. Bu toplantıda kararlaştırılan hususlar sonradan değiştirilmeye çalışıldığında taraflar arasında ciddi çekişme doğar.
İlk toplantıda netleştirilmesi gereken başlıklar:
- Usul takvimi. Dilekçe teatisi, belge sunumu, tanık listesi ve duruşma tarihleri.
- Delil kuralları. Belge ibrazının kapsamı ve tanık beyanlarının hangi biçimde sunulacağı.
- Başhakemin usul yetkisi. HMK m.433/2 kapsamındaki yetkilendirmenin kapsamı.
- Tebligat ve iletişim usulü. Elektronik tebligatın kabul edilip edilmeyeceği.
- Süre uzatımı. HMK m.427 süresinin uzatılıp uzatılmayacağı ve hangi usulle.
- Gizlilik. Yargılamanın ve kararın gizliliğine ilişkin taahhütler.
Tutanağın taraf vekillerince de imzalanması, sonradan “böyle kararlaştırılmamıştı” itirazlarını baştan kapatır.
Kurul İçi Anlaşmazlık Yönetimi
Üç hakemli kurullarda anlaşmazlık üç düzeyde çıkabilir ve her birinin sonucu farklıdır.
Usule ilişkin anlaşmazlık
Duruşma tarihi, süre uzatımı veya belge talebinin kapsamı gibi konularda kurul çoğunlukla karar verir. Başhakem yetkilendirilmişse tek başına da karar verebilir. Bu düzeydeki anlaşmazlıklar kararın geçerliliğini kural olarak etkilemez.
Yetkiye ilişkin anlaşmazlık
Kurulun kendi yetkisi tartışmalıysa, bu konuda verilecek karar esasa girmeden önce netleşmelidir. Yetki itirazının zamanında ileri sürülmemesi hâlinde itiraz hakkının düşeceği kabul edildiğinden, bu aşamanın takibi taraflar bakımından da kritiktir.
Esasa ilişkin anlaşmazlık
En sık görülen hâl, üç hakemin üç farklı sonuca varmasıdır: biri talebin tamamen kabulünü, biri tamamen reddini, biri kısmen kabulünü savunur. Bu durumda hiçbir görüş çoğunluk oluşturmaz.
Uygulamada çözüm, görüşlerin miktar bakımından yakınlaştırılması yoluyla aranır; kısmi kabul görüşü çoğu zaman uzlaşma noktası hâline gelir. Kurumsal kurallarda, çoğunluk oluşmaması hâlinde başhakemin oyunun belirleyici sayılacağına ilişkin düzenlemeler bulunabilir. Klozda kurumsal kural seçilmişse bu ihtimalin nasıl çözüldüğü önceden bilinmelidir.
Karşı Oy
Çoğunlukla karar verildiğinde azınlıkta kalan hakem karşı oyunu yazabilir. Karşı oy, kararın geçerliliğini etkilemez; karar çoğunlukla alınmış ve geçerlidir.
Ancak karşı oyun iki pratik işlevi vardır. Birincisi, kurulun gerçekten müzakere ettiğini belgeler. İkincisi, iptal davası açacak taraf bakımından kararın zayıf noktalarını gösteren bir yol haritası sunar. Bu ikinci işlev nedeniyle karşı oyun kapsamı ve tonu, uygulamada dikkatle kurgulanır.
Hakkaniyet ve Dostane Çözüm: HMK m.433/3
HMK m.433/3 hükmüne göre hakem veya hakem kurulu, ancak tarafların açıkça yetkili kılmış olmaları şartıyla hakkaniyet ve nasafet kurallarına göre veya dostane çözüm yoluyla karar verebilir.
Açık yetkilendirme yoksa hakemler hukuk kurallarına bağlıdır. Hukuka bağlı olması gerekirken hakkaniyete göre karar veren bir kurulun kararı, yetkisini aşmış sayılabilir ve iptal riski doğar. Bu yetki verilecekse klozda tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılmalıdır.
Sulh: HMK m.434
Tahkim yargılaması sırasında taraflar uyuşmazlık konusunda sulh olurlarsa yargılamaya son verilir. Tarafların talebi hâlinde ve sulh ahlâka veya kamu düzenine aykırı değilse ya da tahkime elverişli bir konuya ilişkinse, sulh hakem kararı olarak tespit edilir.
Bunun değeri şudur: sulh, hakem kararı biçimini aldığında icra edilebilirlik kazanır ve New York Sözleşmesi kapsamında tenfize konu olabilir. Salt bir protokolle yetinmek yerine sulhün hakem kararı olarak tespitini istemek, alacaklı taraf bakımından kayda değer bir güvencedir.
İkame Hakem ve Kurulun Yeniden Oluşumu
Hakemin çekilmesi, reddedilmesi veya görevinin sona ermesi hâlinde yerine yeni hakem atanır. Atama, kural olarak ilk atamadaki usule göre yapılır.
Asıl soru, o ana kadar yapılan usul işlemlerinin tekrarlanıp tekrarlanmayacağıdır. Yargılamanın ileri bir aşamasında — örneğin tanık dinlendikten sonra — hakem değişmişse, yeni hakemin dosyayı değerlendirebilmesi için bazı işlemlerin yenilenmesi gündeme gelebilir. Bu, süreyi doğrudan etkilediğinden klozda ya da ilk toplantı tutanağında bir düzenleme yapılması yerinde olur.
Uygulamada bilinen bir risk, yargılamanın son aşamasında hakemin istifa ederek süreci sabote etmesidir. Kurumsal kurallar bu ihtimale karşı, kalan iki hakemin yargılamayı sürdürebilmesine imkân tanıyan düzenlemeler içerebilir.
Yargılamanın Sona Ermesi: HMK m.435
Tahkim yargılaması, nihai hakem kararının verilmesi veya kanunda sayılan hâllerden birinin gerçekleşmesiyle sona erer. Bu hâller arasında davanın geri alınması — davalının itirazı üzerine kurulun uyuşmazlığın kesin çözümünde davalının hukuki yararı bulunduğunu kabul etmesi hâli hariç — ve tarafların yargılamaya son verme konusunda anlaşması bulunur.
Kararın şekli ve içeriği ise HMK m.436’da düzenlenmiştir. Kararda bulunması gereken unsurların eksikliği, m.439 kapsamında iptal sebebi oluşturabilir.
Kurul İşleyişinde Pratik Öneriler
- İlk toplantı tutanağının tarihini kayda geçirin. Üç hakemli tahkimde bir yıllık süre buradan işler.
- Başhakemin usul yetkisini açıkça verin. Yetkilendirme yoksa her usul kararı için kurul toplanmak zorunda kalır.
- Oybirliği şartı koymaktan kaçının. Kilitlenme riski, sağladığı güvenceden ağır basar.
- Müzakere kayıtlarını isteyin. Çağrı, tarih ve katılım kayıtları kararın ayakta kalmasının şartıdır.
- Tek taraflı iletişimden kaçının. Atadığınız hakemle yargılama boyunca temas, ret ve iptal riski doğurur.
- Hakkaniyet yetkisini bilinçli kullanın. Verilecekse açıkça yazın, verilmeyecekse sessiz kalmak yeterlidir.
- Sulh olursanız hakem kararı olarak tespitini isteyin. İcra edilebilirlik ve tenfiz imkânı kazandırır.
- İkame hakem senaryosunu baştan düzenleyin. Geç aşamada hakem değişimi süreci uzatabilir.
İlgili Rehberler
Genel rehber
İlgili konular
Sıkça Sorulan Sorular
Hakem kurulu ne zaman teşekkül etmiş sayılır?
Tek hakemli tahkimde hakemin seçilmesiyle, üç hakemli tahkimde ilk toplantı tutanağının düzenlenmesiyle. HMK m.427 uyarınca tahkim süresi bu tarihten işler.
Tahkim süresi ne kadardır?
Taraflar aksini kararlaştırmadıkça bir yıldır. Süre klozla uzatılabilir.
Hakem kurulu hangi çoğunlukla karar verir?
HMK m.433/1 uyarınca taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa kurul oy çokluğuyla da karar verebilir.
Klozda oybirliği şartı koymak doğru mudur?
Riskli bir tercihtir. Oybirliği sağlanamadığında süreç kilitlenebilir.
Başhakem tek başına karar verebilir mi?
Taraflar veya diğer üyeler yetki vermişse yargılama usulü ile ilgili belirli konularda tek başına karar verebilir. Esasa ilişkin karar hiçbir hâlde tek başına verilemez.
Taraf atadığı hakem o tarafın temsilcisi midir?
Hayır. Taraf atadığı hakem de bağımsızlık ve tarafsızlık yükümlülüğüne tabidir ve tek taraflı iletişim kuramaz.
Bir hakem müzakereye çağrılmazsa ne olur?
Her hakemin müzakereye katılma hakkı vardır. Bu hakkın ihlali kararı sakatlar ve iptal sebebi oluşturabilir.
Karşı oy kararın geçerliliğini etkiler mi?
Hayır. Karar çoğunlukla alınmışsa geçerlidir. Karşı oy, müzakerenin yapıldığını belgeler ve iptal davasında yol gösterici olur.
Hakemler hakkaniyete göre karar verebilir mi?
HMK m.433/3 uyarınca ancak tarafların açıkça yetkili kılmış olmaları şartıyla. Aksi hâlde hukuk kurallarına bağlıdırlar.
Tahkim sırasında sulh olursak ne olur?
HMK m.434 uyarınca yargılamaya son verilir. Şartları varsa sulh hakem kararı olarak tespit edilir ve icra edilebilirlik kazanır.
Sulhün hakem kararı olarak tespit edilmesinin faydası nedir?
Karar biçimini aldığında icra edilebilir hâle gelir ve New York Sözleşmesi kapsamında tenfize konu olabilir.
Hakem çekilirse yargılama baştan mı başlar?
Kural olarak yerine ilk atamadaki usule göre yeni hakem atanır. İleri aşamada değişim varsa bazı usul işlemlerinin yenilenmesi gündeme gelebilir.
Hakem istifa ederek süreci durdurabilir mi?
Kurumsal kurallar bu ihtimale karşı kalan hakemlerin yargılamayı sürdürebilmesine imkân tanıyan düzenlemeler içerebilir.
Tahkim yargılaması nasıl sona erer?
HMK m.435 uyarınca nihai hakem kararının verilmesi veya kanunda sayılan hâllerden birinin gerçekleşmesiyle sona erer.


