Rafta yazan fiyatla kasada çıkan fiyat farklıysa hangisi geçerlidir? İndirim ilanındaki “eski fiyat” gerçek olmak zorunda mıdır? Türkçe kılavuz verilmezse ne olur? Bu soruların cevabı 6502 sayılı Kanun’un 54, 55 ve 61-63. maddelerinde yazılıdır: etiket ile kasa arasındaki farkta tüketici lehine olan uygulanır, indirimli satış ilanlarında indirim öncesi fiyatın gösterilmesi zorunludur ve aldatıcı reklam yasaktır. Bu rehber, bu kuralları mevzuata dayanarak anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- Perakende satışa arz edilen malın veya hizmetin fiyatı, tarifesi ve satış şartları etikette gösterilir (6502 m.54).
- Etiketteki fiyat ile kasa fiyatı farklıysa tüketici lehine olan uygulanır.
- Tüketiciye sunulan malların Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzuyla, gerektiğinde uluslararası sembol ve işaretlerle birlikte verilmesi zorunludur (m.55).
- Ticari reklamların dürüst, doğru ve tüketiciyi aldatıcı olmayacak biçimde yapılması gerekir; aldatıcı reklam yasaktır (m.61).
- Reklam Kurulu, aykırılık hâlinde durdurma, düzeltme ve idari para cezası dâhil yaptırım uygulayabilir (m.63).
Fiyat etiketi zorunluluğu (6502 m.54)
Kanun’un 54. maddesi, perakende satışa arz edilen malların veya ambalajlarının yahut kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde tüketicinin ödeyeceği tüm vergiler dâhil satış fiyatı ve birim fiyatını gösteren, üretim yeri ve ayırıcı özelliklerini içeren etiket konulmasını zorunlu kılar. Etiket konulması mümkün olmayan hâllerde aynı bilgileri kapsayan listeler görülebilecek şekilde uygun yerlere asılır. Hizmetlerin tarife ve fiyatları da aynı esasa göre gösterilir.
Maddenin en çok bilinen hükmü üçüncü fıkradadır: etiket, liste ve tarifelerde belirtilen fiyat ile kasa fiyatı arasında fark olması durumunda tüketici lehine olan fiyat uygulanır. Bu kural, kasada “sistem güncellenmemiş” denilerek yapılan yüksek tahsilatların önündeki engeldir. Tüketici, aradaki farkın iadesini isteyebilir ve satıcı bu talebi karşılamak zorundadır; karşılamaması hâlinde tüketici hakem heyetine başvurulur.
İndirimli satış ilanları
İndirimli satış, kampanya ve promosyon ilanlarında da kurallar vardır. İndirimli satışa konu edilen mal veya hizmetin indirimden önceki fiyatının gösterilmesi ve indirimin başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirtilmesi gerekir. Böylece tüketici, indirimin gerçek olup olmadığını değerlendirebilir. İndirimden önce hiç uygulanmamış ya da çok kısa süre uygulanmış yüksek bir fiyatın “eski fiyat” olarak gösterilmesi, aldatıcı ticari uygulama oluşturur.
| Uygulama | Hukuki durum | Tüketicinin yolu |
|---|---|---|
| Etiket ile kasa fiyatı farkı | Tüketici lehine olan uygulanır | Fark iadesi; hakem heyeti |
| Etiket bulunmaması | Mevzuata aykırı; idari yaptırım | İl ticaret müdürlüğüne şikâyet |
| Gerçek olmayan “eski fiyat” | Aldatıcı ticari uygulama | Reklam Kuruluna şikâyet |
| Stokta olmayan ürünün ilanı | Yem-değiştir uygulaması; aldatıcı | Reklam Kuruluna şikâyet |
| Vergiler hariç fiyat gösterimi | Tüm vergiler dâhil gösterim zorunlu | Fark talebi; şikâyet |
| Hizmet tarifesinin asılmaması | Mevzuata aykırı | İdari şikâyet; fazla ödemede iade |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Bu tabloda tüketicinin en pratik dayanağı ilk satırdır: etiket fotoğrafı çekildiğinde talep neredeyse kendiliğinden ispatlanır. Bu nedenle kasada fark çıktığında ödeme yapılmadan önce rafın ve etiketin fotoğraflanması, sonradan yapılacak başvurunun temelini oluşturur.
İnternette fiyat gösterimi ve kampanya koşulları
Etiket kuralları yalnızca mağaza rafıyla sınırlı değildir; internet üzerinden satışta da fiyatın tüm vergiler dâhil ve açık biçimde gösterilmesi gerekir. Sepete eklendikten sonra ortaya çıkan hizmet bedeli, işlem ücreti ya da kargo dışı ek kalemler, tüketicinin karar aşamasında bilmesi gereken bilgilerdir; sipariş onayından hemen önce eklenen bedeller aldatıcı uygulama tartışmasını açar. Toplam tutarın, ödeme adımına geçmeden önce eksiksiz gösterilmesi esastır.
Fiyat hatası iddiası ayrı bir tartışmadır. Satıcılar zaman zaman siparişi, “sistem hatası nedeniyle fiyat yanlış girilmiştir” diyerek tek taraflı iptal eder. Burada belirleyici olan sözleşmenin kurulup kurulmadığıdır: sipariş onayı verilmiş, ödeme alınmış ve satış gerçekleşmişse tek taraflı iptal sözleşmeye aykırılık oluşturur ve tüketici ifayı ya da doğan zararın tazminini talep edebilir. Buna karşılık gerçekten açık bir yazım hatası bulunduğu ve tüketicinin de bunu bilebilecek durumda olduğu hâllerde hata hükümleri gündeme gelebilir; bu değerlendirme somut olaya göre yapılır. Tüketicinin dayanacağı belgeler sipariş onayı e-postası, ödeme kaydı ve ürün sayfasının tarihli ekran görüntüsüdür. Sipariş edilen ürünün teslim edilmemesi hâlinde izlenecek yolu internetten sipariş ettiğim ürün gelmedi yazımızda ele aldık.
Denetim, ceza ve şikâyet süreci
Fiyat etiketi ve kılavuz yükümlülüklerinin denetimi, il ticaret müdürlükleri ve belediyeler tarafından yürütülür. Denetimde aykırılık tespit edilmesi hâlinde 6502 sayılı Kanun’da öngörülen idari para cezası uygulanır; ceza, aykırılığın türüne ve tekrarına göre değişir. Reklam ve haksız ticari uygulama denetimi ise Reklam Kuruluna aittir ve ayrı bir yaptırım rejimi işler.
Şikâyet başvurusunda somutluk belirleyicidir: hangi mağazada, hangi tarihte, hangi ürün bakımından ve nasıl bir aykırılık yaşandığı açıkça yazılmalı, fotoğraf ve fiş eklenmelidir. “Genel olarak etiketler eksik” biçimindeki başvurular sonuçsuz kalır. İdari yaptırıma karşı ise işletmenin itiraz hakkı vardır; idari para cezalarına karşı süresi içinde idari yargıda dava açılabilir. Tüketici bakımından önemli olan nokta, idari sürecin bireysel alacağı doğurmadığıdır: ceza kesilmesi, tüketicinin fark iadesini kendiliğinden sağlamaz. Bu nedenle iki yolun birlikte işletilmesi gerekir; idari denetim tutanakları, hakem heyeti dosyasında delil olarak kullanılabilir ve talebi güçlendirir.
Tanıtma ve kullanma kılavuzu (m.55)
Kanun’un 55. maddesi, tüketicinin kullanımına sunulan malların tanıtım, kullanım, kurulum, bakım ve basit onarımına ilişkin Türkçe kılavuzla ve gerektiğinde uluslararası sembol ve işaretleri kapsayan etiketle satışa sunulmasını zorunlu kılar. Bu yükümlülük yalnızca teknik ürünlerle sınırlı değildir; kurulum ya da özel kullanım gerektiren her malı kapsar.
Kılavuzun verilmemesi ya da Türkçe olmaması iki sonuç doğurur. Birincisi idari yaptırımdır. İkincisi ispat yükü bakımından ortaya çıkar: doğru kullanım bilgisi verilmemişse, sonradan ileri sürülecek “kullanım hatası” savunması zayıflar. Kurulumun satıcı ya da yetkili servis tarafından yapılması gereken hâllerde hatalı montajdan doğan arıza ayıp sayılır ve garanti kapsamında değerlendirilir. Garanti ve satış sonrası hizmet rejimini garanti, satış sonrası hizmet ve yedek parça yazımızda ele aldık.
Ticari reklam kuralları (m.61)
Kanun’un 61. maddesi, ticari reklamların Reklam Kurulunca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olmasını zorunlu kılar. Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamaz.
Aynı madde örtülü reklamı da yasaklar: reklam olduğu açıkça belirtilmeksizin yazı, haber, yayın ve programlarda mal veya hizmetlere ilişkin tanıtıcı ifadeler kullanılamaz. Bu hüküm, sosyal medya paylaşımlarında da uygulanır; ücret ya da menfaat karşılığı yapılan tanıtımların açıkça etiketlenmesi gerekir. Karşılaştırmalı reklam ise belirli şartlarla mümkündür: karşılaştırmanın doğrulanabilir, objektif ve aynı ihtiyaçları karşılayan ürünler arasında yapılması gerekir.
Haksız ticari uygulamalar (m.62)
Kanun’un 62. maddesi haksız ticari uygulamayı yasaklar. Bir ticari uygulamanın; mesleki özenin gereklerine uymaması ve ulaştığı ortalama tüketicinin ya da yöneldiği grubun ekonomik davranışını önemli ölçüde bozması veya bozma ihtimalinin olması hâlinde haksız olduğu kabul edilir. Aldatıcı ve saldırgan uygulamalar bu kapsamdadır.
- Aldatıcı uygulama: Ürünün niteliği, fiyatı, bulunabilirliği ya da satıcının kimliği hakkında yanlış bilgi vermek veya doğru bilgiyi yanıltıcı biçimde sunmak.
- Eksik bilgi: Tüketicinin karar vermesi için gereken temel bilgiyi gizlemek ya da anlaşılmaz biçimde sunmak.
- Saldırgan uygulama: Israrlı pazarlama, psikolojik baskı, tüketiciyi karar vermeye zorlayan davranışlar.
- Sahte aciliyet: Gerçekte var olmayan süre ya da stok kısıtı yaratarak acele karar verdirmek.
- Yem-değiştir: İlan edilen ürünü makul stokta bulundurmayıp başka ürüne yönlendirmek.
Bu uygulamaların ispatında ekran görüntüleri, ilan arşivleri ve tarih bilgisi taşıyan kayıtlar belirleyicidir. Yanıltıcı reklam ve ticari uygulamada izlenecek şikâyet yolunu yanıltıcı reklam ve ticari uygulama yazımızda ele aldık.
Gıda, kozmetik ve sağlık beyanlı ürünlerde reklam sınırı
Bazı ürün gruplarında reklam serbestisi, genel kurallara ek olarak özel mevzuatla daraltılmıştır. Gıda ürünlerinde hastalık önleme, tedavi etme ya da iyileştirme beyanında bulunulamaz; takviye edici gıdalar da ilaç gibi tanıtılamaz. Kozmetik ürünlerde tıbbi etki iddiası, kalıcı tedavi vaadi ve mucizevi sonuç anlatımı yasaktır. Sağlık hizmetlerinde ise reklam yasağı esastır; bilgilendirme ile reklam arasındaki sınır, hasta çekmeye yönelik teşvik unsuru içerip içermediğine göre belirlenir.
Bu alanlardaki ihlaller çift yaptırım doğurur: hem Reklam Kurulu yaptırımı hem ilgili bakanlığın idari para cezası uygulanır. Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan “zayıflama”, “cilt yenileme” ve “hastalıktan kurtulma” içerikli tanıtımlar bu kapsamda sık denetlenir. Tüketici bakımından pratik sonuç şudur: bu tür bir beyana dayanarak satın alınan ve vaat edilen sonucu vermeyen ürünlerde, hem ayıp hükümlerine dayanan bireysel talep hem de Kurula şikâyet yolu birlikte kullanılabilir. Ürünün sağlığa zarar vermesi hâlinde ise ürün güvenliği mevzuatı devreye girer ve üreticinin sorumluluğu gündeme gelir; bu rejimi ürün güvenliği ve üreticinin sorumluluğu yazımızda ele aldık. Sağlık alanındaki reklam sınırlarını ise sağlıkta reklam yasağı rehberimizde inceledik.
Reklam Kurulu ve yaptırımlar (m.63)
Reklam Kurulu, ticari reklamlara ve haksız ticari uygulamalara ilişkin ilkeleri belirler ve aykırılıkları denetler. Kurul, aykırılık tespit ettiğinde durdurma, aynı yöntemle düzeltme, idari para cezası ve gerektiğinde üç aya kadar tedbiren durdurma cezası verebilir. Yaptırımlar, reklamın yayınlandığı mecraya göre farklılaşabilir; internet ortamındaki içerikler bakımından erişimin engellenmesi de gündeme gelebilir.
Vatandaş, Kurula doğrudan başvurabilir; başvuru ücretsizdir ve tüketici sıfatı aranmaz. Başvuruda reklamın yayınlandığı mecra, tarih ve içerik açıkça gösterilmeli, ekran görüntüsü ya da kayıt eklenmelidir. Bu süreç idari niteliktedir ve tüketiciye doğrudan ödeme sağlamaz; bireysel zarar için ayrıca hakem heyeti veya mahkeme yoluna gidilmelidir. İki yol paralel yürütülebilir ve Kurulun verdiği karar, bireysel dosyada güçlü bir delil oluşturur.
Delil oluşturma: ekran görüntüsü ve tespit
Bu alandaki uyuşmazlıkların neredeyse tamamı ispat sorununa dayanır; çünkü etiket değiştirilebilir, kampanya sayfası güncellenebilir ve reklam yayından kaldırılabilir. Bu nedenle delilin, aykırılığın devam ettiği anda oluşturulması gerekir. Mağaza içi durumlarda raf etiketi, ürün ve fiş aynı karede fotoğraflanmalı; mümkünse tarih ve saat bilgisi görünür olmalıdır. İnternet ortamında ise ürün sayfasının tamamı, fiyat, kampanya koşulları ve tarih bilgisi kaydedilmelidir; yalnızca fiyatın kırpılmış görüntüsü çoğu zaman yetersiz kalır.
Daha güçlü bir yol, noter aracılığıyla tespit yaptırmaktır: internet sitesindeki içeriğin belirli bir tarihte nasıl göründüğü noter tespitiyle belgelenebilir. Yüksek tutarlı uyuşmazlıklarda ve kurumsal karşı taraflarda bu yöntem, ekran görüntüsüne yöneltilecek “sonradan düzenlendi” itirazını karşılar. Üçüncü yol, delil tespiti talebiyle mahkemeye başvurmaktır; dava açılmadan önce mevcut durumun mahkemece tespiti istenebilir. Hangi yol seçilirse seçilsin, kaydın ham hâliyle saklanması gerekir: görüntü üzerinde kırpma, düzenleme ya da yeniden kaydetme yapılması delilin güvenilirliğini zayıflatır. Şikâyet ve başvuru dilekçelerinde bu kayıtların tarih sırasıyla ve açıklamalı biçimde sunulması, dosyanın hızla sonuçlanmasını sağlar.
Bireysel talep: fark iadesi ve tazminat
İdari yaptırımdan bağımsız olarak tüketici, uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir. Etiket-kasa farkında talep, aradaki farkın iadesidir. Aldatıcı reklama dayanarak yapılan alışverişte ise iki yol vardır: sözleşmenin kurulmasında yanıltma bulunduğu ileri sürülerek hile hükümlerine dayanmak ya da vaat edilen niteliği taşımayan ürün bakımından ayıp hükümlerini işletmek. İkinci yol uygulamada daha kolaydır çünkü ayıp hükümleri seçimlik hakları doğrudan sağlar.
Talebin dayanağı ne olursa olsun ispat aynı unsurlara dayanır: reklamın ya da etiketin içeriği, alışveriş belgesi ve ürünün gerçek durumu. Bu nedenle satın alma anındaki ilan sayfasının, kampanya koşullarının ve etiketin kaydedilmesi gerekir; sonradan değiştirilen web sayfaları en sık karşılaşılan ispat sorunudur. Seçimlik hakların kullanımını ayıplı mal ve tüketicinin seçimlik hakları yazımızda anlattık.
Abonelik ve süreli hizmetlerde tarife gösterimi
Tarife gösterme yükümlülüğü yalnızca tek seferlik satışlarda değil, süreli hizmetlerde de geçerlidir. İnternet, telefon, dijital platform, spor salonu ve kurs gibi hizmetlerde aylık bedel, taahhüt süresi, taahhüt bitiminde uygulanacak fiyat ve varsa cayma bedeli açık biçimde gösterilmelidir. Kampanya fiyatının yalnızca ilk dönem için geçerli olduğu hâllerde, sonraki dönemde uygulanacak liste fiyatının aynı görünürlükte belirtilmesi gerekir; küçük punto ile dipnota yazılan sonraki dönem fiyatı, bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiği anlamına gelmez.
Uygulamada en sık şikâyet konusu, taahhüt bitiminde fiyatın sessizce liste seviyesine çıkarılmasıdır. Sözleşmede bu geçiş açıkça düzenlenmiş ve tüketici bilgilendirilmişse uygulama hukuka uygundur; düzenlenmemişse ya da bildirim yapılmamışsa fark iadesi talep edilebilir. İkinci sık konu, hizmet paketinin içeriğinin sonradan daraltılmasıdır: aynı bedel karşılığında sunulan içerik azaltılıyorsa bu, tek taraflı ve tüketici aleyhine değişikliktir ve fesih hakkı doğurur. Bu tür durumlarda tüketicinin yapması gereken, kampanya sayfasının ve sözleşme metninin satın alma tarihindeki hâlini saklamaktır; sonradan güncellenen koşullar, kurulmuş sözleşmeye kendiliğinden uygulanmaz. Abonelik feshi ve iade süreçlerini dijital içerik ve dijital hizmetlerde tüketici hakları yazımızda ayrıntılı ele aldık.
Başvuru yolu ve süreler
| Durum | İlk adım | Mercii |
|---|---|---|
| Etiket-kasa farkı | Kasada fark iadesi talebi | Hakem heyeti; il ticaret müdürlüğü |
| Etiket bulunmaması | Fotoğrafla şikâyet | İl ticaret müdürlüğü |
| Türkçe kılavuz verilmemesi | Satıcıya yazılı talep | Hakem heyeti; idari şikâyet |
| Aldatıcı reklam | Ekran görüntüsüyle başvuru | Reklam Kurulu |
| Örtülü reklam / etiketsiz iş birliği | İçerik kaydıyla başvuru | Reklam Kurulu |
| Aldatıcı reklamla satın alınan ürün | Seçimlik hakların kullanımı | Hakem heyeti / tüketici mahkemesi |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Uyuşmazlığın parasal değerine göre tüketici hakem heyeti ya da tüketici mahkemesi görevlidir; hakem heyeti başvurusu ücretsizdir. Başvuru yolunun seçimini tüketici uyuşmazlığında başvuru yolu yazımızda, dilekçe düzenini tüketici hakem heyeti başvuru dilekçesi örneği rehberimizde ele aldık.
Etiket farkı için başvuru dilekçesi örneği
…………… TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ BAŞKANLIĞINA
BAŞVURAN: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres, Telefon
KARŞI TARAF: …… Mağazacılık A.Ş. …… Şubesi, Adres
UYUŞMAZLIK BEDELİ: …… TL
KONU: Etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasındaki farkın iadesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. ……/……/2026 tarihinde karşı tarafa ait mağazadan …… ürününü satın aldım. Fiş ektedir.
2. Ürünün raf etiketinde satış fiyatı …… TL olarak gösterilmişken, kasada …… TL tahsil edilmiştir. Etiketin tarihli fotoğrafı ektedir.
3. 6502 sayılı Kanun’un 54. maddesi uyarınca, etiket, liste ve tarifelerde belirtilen fiyat ile kasa fiyatı arasında fark olması hâlinde tüketici lehine olan fiyat uygulanır.
4. Kasada durumu bildirmeme rağmen fark iade edilmemiş, “sistem güncellenmemiş” denilerek talebim karşılanmamıştır.
5. Bu nedenle aradaki …… TL farkın iadesini talep ediyorum.
HUKUKİ SEBEPLER: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.54 ve ilgili yönetmelik.
DELİLLER: Satış fişi, etiketin tarihli fotoğrafı, mağaza yazışmaları, tanık.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle başvurumun kabulü ile …… TL’nin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026
Başvuran
Ad Soyad – İmza
Alışverişte kontrol listesi
- Fiyat farkı çıktığında ödeme öncesinde raf etiketini fotoğraflayın.
- Fişi mutlaka alın ve saklayın; talebin temel belgesidir.
- Etikette vergiler dâhil fiyatın gösterilmesi zorunludur; hariç gösterim aykırıdır.
- İndirim ilanlarında indirim öncesi fiyat ve tarih aralığı gösterilmelidir.
- İlan edilen ürün stokta yoksa ekran görüntüsü alın; yem-değiştir uygulaması olabilir.
- Türkçe kılavuz verilmediyse yazılı olarak isteyin.
- Sosyal medya tanıtımlarında reklam etiketi olup olmadığına bakın.
- Reklam Kuruluna şikâyet ücretsizdir ve tüketici sıfatı aranmaz.
Sık sorulan sorular
Etiket ile kasa fiyatı farklıysa hangisi geçerli?
Tüketici lehine olan fiyat uygulanır (m.54). Fark tahsil edilmişse iadesi istenir.
Etiketteki fiyata vergiler dâhil mi olmalı?
Evet. Tüketicinin ödeyeceği tüm vergiler dâhil satış fiyatı ve birim fiyat gösterilmelidir.
Etiket yoksa ne yapabilirim?
Etiket bulundurmama mevzuata aykırıdır; il ticaret müdürlüğüne şikâyet edilebilir.
İndirim ilanında eski fiyat gerçek olmak zorunda mı?
Evet. Hiç uygulanmamış ya da çok kısa süre uygulanmış bir fiyatın eski fiyat olarak gösterilmesi aldatıcı ticari uygulamadır.
“Son 2 ürün” uyarısı gerçek değilse ne olur?
Sahte aciliyet yaratmak haksız ticari uygulamadır ve Reklam Kuruluna şikâyet edilebilir.
Türkçe kullanma kılavuzu zorunlu mu?
Evet. Tanıtım, kullanım, kurulum ve bakıma ilişkin Türkçe kılavuzla satışa sunulması zorunludur (m.55).
Kılavuz verilmezse ne olur?
İdari yaptırım uygulanır; ayrıca sonradan ileri sürülecek kullanım hatası savunması zayıflar.
Sosyal medya tanıtımı reklam sayılır mı?
Ücret veya menfaat karşılığı yapılan tanıtım ticari reklamdır; reklam olduğunun açıkça belirtilmesi gerekir, aksi hâlde örtülü reklamdır.
Karşılaştırmalı reklam yasak mı?
Hayır. Doğrulanabilir, objektif ve aynı ihtiyaçları karşılayan ürünler arasında yapılması şartıyla mümkündür.
Reklam Kuruluna kim başvurabilir?
Herkes. Başvuru ücretsizdir ve tüketici sıfatı aranmaz; ekran görüntüsü ve mecra bilgisi eklenmelidir.
Kurul hangi yaptırımları uygulayabilir?
Durdurma, aynı yöntemle düzeltme, idari para cezası ve gerektiğinde tedbiren durdurma (m.63).
Kurula şikâyet param geri gelmesini sağlar mı?
Hayır. İdari süreç ödeme sağlamaz; bireysel talep için hakem heyeti ya da tüketici mahkemesine başvurulmalıdır.
Ekran görüntüsü delil olur mu?
Olur; ancak sayfanın tamamı, fiyat, koşullar ve tarih görünür olmalıdır. Yüksek tutarlı dosyalarda noter tespiti ya da mahkemeden delil tespiti daha güçlüdür.
Gıda ve kozmetikte sağlık beyanı yapılabilir mi?
Hayır. Gıdalarda hastalık önleme veya tedavi beyanı, kozmetikte tıbbi etki iddiası yasaktır; ihlalde Reklam Kurulu ve ilgili bakanlık yaptırımı birlikte uygulanır.
Satıcı “fiyat hatası” diyerek siparişi iptal edebilir mi?
Sipariş onayı verilmiş ve ödeme alınmışsa tek taraflı iptal sözleşmeye aykırılıktır; açık yazım hatası hâlinde ise hata hükümleri somut olaya göre değerlendirilir.
Sepette sonradan çıkan ek ücretler hukuka uygun mu?
Toplam tutarın ödeme adımından önce eksiksiz gösterilmesi esastır; son anda eklenen bedeller aldatıcı uygulama tartışması doğurur.
Aldatıcı reklamla ürün aldım; ne isteyebilirim?
Ürün vaat edilen niteliği taşımıyorsa ayıp hükümlerine göre seçimlik haklarınızı; yanıltma varsa hile hükümlerine dayanabilirsiniz.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.54, 55, 61, 62, 63 ile Fiyat Etiketi Yönetmeliği ve Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği hükümlerine dayanır. Somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.

