Ürün Güvenliği, Geri Çağırma ve Üreticinin Sorumluluğu 2026: Güvensiz Üründen Doğan Zararda Tazminat (7223 sayılı Kanun)
04 Eylül 2026

Ürün Güvenliği, Geri Çağırma ve Üreticinin Sorumluluğu 2026: Güvensiz Üründen Doğan Zararda Tazminat (7223 sayılı Kanun)

Bir ürün patlar, yanar ya da kullananı yaralarsa sorumluluk yalnızca satıcıda kalmaz: 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu, üreticiye güvenli ürün arz etme, riski bildirme ve gerektiğinde ürünü geri çağırma yükümlülüğü getirir. Zarar gören kişi ise tüketici olmasa bile üreticiden tazminat isteyebilir. Bu rehber, ürün güvenliği rejimini mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • 7223 sayılı Kanun, piyasaya yalnızca güvenli ürün arz edilmesini zorunlu kılar; güvensiz ürünün arzı idari yaptırıma tabidir.
  • Üretici, ürünün taşıdığı riskleri bilmesi hâlinde yetkili kuruluşa bildirmek ve gerekiyorsa düzeltici işlem yapmakla yükümlüdür.
  • Düzeltici işlemler kademelidir: risk bilgisinin verilmesi, ürünün geri çekilmesi ve son çare olarak geri çağrılması.
  • Ürünün sebep olduğu zararlardan üretici sorumludur; bu sorumluluk kusura değil, ürünün güvensizliğine dayanır.
  • Üreticiye ulaşılamıyorsa ithalatçı ve belirli hâllerde dağıtıcı üretici gibi sorumlu tutulur.

Güvenli ürün nedir? (7223 sayılı Kanun)

Kanun, güvenli ürünü; kullanım süresi içinde, normal kullanım koşullarında risk taşımayan veya kabul edilebilir ölçüler içinde risk taşıyan ve temel gerekleri karşılayan ürün olarak tanımlar. Değerlendirmede ürünün bileşimi, ambalajı, montaj ve bakım talimatları, diğer ürünlerle birlikte kullanılmasının öngörülebilir etkileri, tanıtımı ve özellikle çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi risk altındaki tüketici grupları dikkate alınır.

Bu tanımın iki sonucu vardır. Birincisi, bir ürünün mevzuata uygun olması onu her hâlde güvenli kılmaz; öngörülebilir kullanımda risk doğuruyorsa güvensiz sayılabilir. İkincisi, güvenliğin ölçüsü ürünün hedef kitlesine göre değişir: çocuklara yönelik bir üründe aranan güvenlik düzeyi daha yüksektir. Bu ölçüt, oyuncak, çocuk bakım ürünleri ve gıda taklidi ürünlerde uygulanan sıkı denetimin dayanağıdır.

Yükümlülük zinciri: üretici, ithalatçı, dağıtıcı

Kanun, sorumluluğu tek bir kişiye yüklemek yerine tedarik zincirinin her halkasına ayrı yükümlülükler getirir.

KimTemel yükümlülükSorumluluk
Üretici (imalatçı)Güvenli ürün arzı, teknik dosya, uygunluk değerlendirmesi, izlenebilirlikAsli sorumlu
İthalatçıUygunluk kontrolü, belgelerin saklanması, adres bilgisiYurt içinde üretici gibi sorumlu
Dağıtıcı (satıcı)Güvensiz olduğunu bildiği ürünü arz etmeme, gerekli bilgiyi iletmeÜreticiyi bildirmezse üretici gibi sorumlu
Yetkili temsilciYazılı görevlendirme kapsamındaki yükümlülüklerGörev kapsamıyla sınırlı
Aracı hizmet sağlayıcıBildirim üzerine erişimi engellemeMevzuatta öngörülen ölçüde

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Dağıtıcıya ilişkin kural pratikte belirleyicidir: zarar gören kişi satıcıya başvurduğunda, satıcı ürünü kimden temin ettiğini belirli bir süre içinde bildirmezse üretici gibi sorumlu tutulur. Bu, “biz sadece satıyoruz” savunmasının sınırını çizer. E-ticaret platformlarında aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğunu e-ticaret aracı hizmet sağlayıcı sorumluluğu yazımızda ele aldık.

Düzeltici işlemler: geri çekme ve geri çağırma

Güvensiz olduğu tespit edilen ürünler için mevzuat kademeli düzeltici işlemler öngörür. İlk kademe, riskin giderilmesi ya da ürünün uygun hâle getirilmesidir. İkinci kademe piyasadan geri çekmedir: ürünün tedarik zincirinden, yani satış noktalarından toplanması. Üçüncü ve en ağır kademe geri çağırmadır: ürünün son kullanıcıdan geri alınması. Geri çağırma, kamuoyuna duyuru yapılmasını da gerektirir.

Geri çağırma kararı verildiğinde tüketici, ürünü iade ederek bedelinin iadesini, ürünün değiştirilmesini ya da ücretsiz onarımını isteyebilir; masraflar üreticiye aittir. Üreticinin geri çağırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi, idari para cezasının yanında doğan zararlardan sorumluluğu ağırlaştırır. Geri çağırma duyurusunun yapılmaması ya da yetersiz duyurulması hâlinde, zarar gören kişi bu ihmali kusur olarak ileri sürebilir. Konuyu ürünü geri çağırmayan firmanın sorumluluğu yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Zarar doğduğunda: tazminat sorumluluğu

Güvensiz ürünün kişiye ya da mala zarar vermesi hâlinde tazminat sorumluluğu doğar. Bu sorumluluğun temel özelliği, üreticinin kusurunun ayrıca ispatlanmasının gerekmemesidir: zarar gören, ürünün güvensiz olduğunu, zararı ve aradaki nedensellik bağını göstermekle yükümlüdür. Üretici ancak kanunda öngörülen kurtuluş hâllerini ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.

Talep edilebilecek kalemler geniştir: tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı, sürekli sakatlık tazminatı, malda meydana gelen zarar ve manevi tazminat. Ölüm hâlinde yakınlar destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir. Bu talepler, tüketici sıfatı taşımayan kişiler için de doğar: ürünü satın almayan ama zarar gören üçüncü kişi de dava açabilir. Bu yönüyle ürün sorumluluğu, tüketici mevzuatındaki ayıp hükümlerinden ayrılır; ikisi birlikte de ileri sürülebilir. Ayıp hükümlerine dayanan seçimlik hakları ayıplı mal ve tüketicinin seçimlik hakları yazımızda anlattık.

Kusur türleri: tasarım, imalat ve bilgilendirme

Ürün sorumluluğu dosyalarında zararın hangi kusur türünden doğduğu belirlenir; bu tespit hem ispatın yönünü hem de sorumluluğun kapsamını değiştirir. Tasarım kusuru, ürünün tüm serisini etkileyen ve kavramsal aşamada doğan hatadır: yapısı gereği devrilmeye elverişli bir mobilya ya da aşırı ısınmaya müsait bir devre tasarımı buna örnektir. Bu tür kusurlarda geri çağırma kararı çoğunlukla tüm partiyi kapsar ve benzer olaylara ilişkin kayıtlar güçlü delil oluşturur.

İmalat kusuru, tasarım doğru olmasına rağmen üretim sürecinde ortaya çıkan ve genellikle tek bir ürünü ya da partiyi etkileyen hatadır: kaynak hatası, eksik montaj, kalitesiz malzeme kullanımı gibi. Bu dosyalarda aynı modelin sorunsuz çalışması savunma olarak ileri sürülür; buna karşılık ürünün kendisinde yapılacak teknik inceleme belirleyici olur. Üçüncü tür bilgilendirme kusurudur: ürün teknik olarak kusursuz olsa bile, taşıdığı riske ilişkin uyarının hiç yapılmaması ya da yetersiz yapılması güvensizlik doğurur. Kimyasal ürünlerde saklama koşulunun belirtilmemesi, elektrikli cihazlarda kullanım sınırının yazılmaması bu kapsamdadır. Uyarının yalnızca yabancı dilde bulunması da yeterli bilgilendirme sayılmaz; Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzu zorunluluğu bu nedenle güvenlik boyutu da taşır.

Sigorta, rücu ve zararın karşılanması

Güvensiz üründen doğan zararlarda ödeme çoğu zaman tek bir kaynaktan gelmez. Zarar gören kişinin kendi sigortaları devreye girebilir: konut sigortası yangın ve su baskını zararlarını, ferdi kaza ve sağlık sigortaları bedeni zararları belirli limitlerle karşılar. Sigortanın yaptığı ödeme, zarar görenin üreticiye karşı talebini ortadan kaldırmaz; sigorta şirketi ödediği tutar oranında zarar görenin haklarına halef olur ve üreticiye rücu eder. Bu nedenle sigortadan tazminat alınmış olması, üreticiye karşı dava açılmasına engel değildir; yalnızca aynı kalem iki kez istenemez.

İkinci kaynak, üreticinin kendi sorumluluk sigortasıdır. Ürün sorumluluk poliçesi bulunan işletmelerde tazminat sigortadan karşılanır; bu, tahsil imkânını artırdığı için zarar gören açısından olumludur. Davada sigorta şirketinin de taraf gösterilip gösterilemeyeceği poliçenin niteliğine göre belirlenir. Üçüncü olarak, tedarik zinciri içindeki halkalar arasında rücu ilişkisi işler: mağdura ödeme yapan ithalatçı ya da dağıtıcı, asıl kusurlu üreticiye rücu eder. Zarar görenin bu iç ilişkiyi beklemesine gerek yoktur; talebini zincirdeki sorumlulardan dilediğine yöneltebilir ve müteselsil sorumluluk gereği tamamını isteyebilir.

İspat: hangi deliller toplanmalı?

  • Ürünün kendisi: Zarar veren ürün ve parçaları atılmamalı, mümkünse olay anındaki hâliyle muhafaza edilmelidir.
  • Satın alma belgesi: Fatura, fiş, sipariş kaydı; ürünün hangi tarihte ve nereden alındığını gösterir.
  • Olay yeri kayıtları: Yangın, patlama gibi olaylarda itfaiye ve kolluk tutanakları, sigorta eksper raporu.
  • Sağlık kayıtları: Yaralanmada hastane kayıtları, epikriz ve varsa adli rapor.
  • Kullanım kılavuzu ve ambalaj: Uyarıların yeterliliğini gösterir; eksik uyarı başlı başına güvensizlik sebebidir.
  • Benzer olaylar: Aynı üründe daha önce yaşanmış olaylar ve geri çağırma duyuruları güçlü delildir.

Teknik incelemede bilirkişi raporu belirleyici olur: ürünün tasarım kusuru mu, imalat kusuru mu yoksa yetersiz uyarıdan mı kaynaklandığı bu raporla ortaya konur. Ürünün olay sonrası tamir ettirilmesi ya da atılması, ispat imkânını büyük ölçüde ortadan kaldırır; bu nedenle ilk refleks ürünü saklamak olmalıdır.

Cezai boyut: taksirle yaralama ve öldürme

Güvensiz ürünün ağır sonuç doğurduğu hâllerde olay yalnızca tazminat davasıyla sınırlı kalmaz. Yaralanma hâlinde taksirle yaralama, ölüm hâlinde taksirle öldürme suçundan soruşturma yürütülür. Şüpheli sıfatı, ürünün üretiminden ve piyasaya arzından sorumlu gerçek kişilerde doğar: işletme sahibi, üretim müdürü, kalite kontrol sorumlusu ve duruma göre ithalatçı yetkilisi bu kapsamda değerlendirilebilir. Tüzel kişiler hakkında ise güvenlik tedbirleri gündeme gelir.

Ceza dosyasında belirleyici olan, riskin öngörülebilir olup olmadığı ve gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığıdır. Aynı üründe daha önce yaşanmış olayların bilinmesine rağmen düzeltici işlem yapılmaması, bilinçli taksir tartışmasını açar ve cezayı ağırlaştırır. Geri çağırma kararı verildiği hâlde duyuru yapılmaması da bu değerlendirmede aleyhe sayılır. Ceza dosyasındaki bilirkişi raporu, tazminat davasında güçlü delil oluşturur; bu nedenle iki süreç birlikte takip edilmelidir. Zarar gören, ceza soruşturmasına katılan sıfatıyla dâhil olabilir ve dosyadaki delillere erişim imkânı elde eder. Taksirle yaralama suçunun kapsamını ve şikâyet düzenini taksirli yaralama TCK m.89 yazımızda ele aldık.

İdari denetim ve şikâyet yolu

Ürün güvenliği denetimi, ürünün türüne göre farklı bakanlık ve kurumlarca yürütülür. Piyasa gözetimi ve denetimi kapsamında yapılan incelemeler sonucunda güvensiz bulunan ürünler için düzeltici işlem kararı verilir ve idari para cezası uygulanır. Vatandaş, güvensiz olduğunu düşündüğü ürünü ilgili kuruma bildirebilir; bildirim üzerine inceleme başlatılır.

Bu idari süreç, bireysel tazminat talebinden bağımsızdır ve onun yerine geçmez; ancak denetim sonucunda düzenlenen tutanaklar ile verilen düzeltici işlem kararları, tazminat davasında güçlü delil oluşturur. Bu nedenle zarar gören kişinin hem tazminat yoluna başvurması hem de idari bildirimde bulunması yerinde olur. Aynı olayda ürünün ayıplı olması nedeniyle tüketici hakem heyetine başvurulması da mümkündür; parasal sınıra göre hakem heyeti ya da tüketici mahkemesi görevlidir. Başvuru yolunun seçimini tüketici uyuşmazlığında başvuru yolu rehberimizde ele aldık.

İnternetten alınan ve yurt dışı kaynaklı ürünler

Ürün güvenliği rejiminin en zorlandığı alan, sınır ötesi e-ticaret yoluyla doğrudan tüketiciye ulaşan ürünlerdir. Bu ürünlerde çoğu zaman Türkiye’de yerleşik bir üretici, ithalatçı ya da yetkili temsilci bulunmaz; zarar doğduğunda muhatap bulmak güçleşir. Mevzuat bu boşluğu kapatmak için, ürünü piyasaya arz eden ya da erişime sunan kişilere yükümlülük yükler ve aracı hizmet sağlayıcılara bildirim üzerine erişimi engelleme sorumluluğu getirir. Uygulamada zarar gören kişinin ilk adımı, ürünün satın alındığı platformdan satıcı ve tedarikçi bilgilerini yazılı olarak talep etmektir.

İkinci adım, ürünün gümrükten nasıl girdiğinin araştırılmasıdır: ticari ithalat yoluyla gelmişse ithalatçı belirlenebilir ve yurt içinde üretici gibi sorumlu tutulur. Posta ve hızlı kargo yoluyla kişisel kullanım kapsamında gelen ürünlerde ise sorumluluk zinciri zayıflar; bu hâlde talep, ürünü satan yurt dışı işletmeye yöneltilmek zorunda kalınır ve yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlık doğar. Yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk bakımından milletlerarası özel hukuk kuralları devreye girer. Bu güçlükler nedeniyle, güvenlik açısından riskli ürün gruplarında (elektrikli cihaz, çocuk ürünü, kozmetik, gıda takviyesi) Türkiye’de ithalatçısı ve yetkili servisi bulunan ürünlerin tercih edilmesi, hukuki koruma bakımından belirgin bir fark yaratır. E-ticaret platformlarında aracı sorumluluğunun sınırlarını e-ticaret pazaryerlerinde aracı sorumluluğu yazımızda ele aldık.

Görevli mahkeme, süreler ve zamanaşımı

Ürünün sebep olduğu zararlara ilişkin tazminat talepleri, tarafların sıfatına göre farklı mahkemelerde görülür. Zarar gören tüketici sıfatı taşıyorsa tüketici mahkemesi; taşımıyorsa genel mahkemeler görevlidir. Ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda ise asliye ticaret mahkemesi devreye girer. Görevli mahkemenin yanlış belirlenmesi süre kaybına yol açtığından, davanın açılmasından önce sıfatların netleştirilmesi gerekir.

Zamanaşımı bakımından haksız fiil kuralları uygulanır: zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl. Ürünün piyasaya arz edilmesinden itibaren işleyen azami süreler ve gizli ayıba ilişkin özel kurallar ayrıca değerlendirilir. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun dava zamanaşımı uygulanır; taksirle yaralama ve öldürme sonuçlarında bu hüküm devreye girer. Sürekli zararlarda ise zamanaşımı, zararın kesin olarak belirlendiği tarihten işlemeye başlar.

İşletmeler için uyum: nasıl korunulur?

Ürün sorumluluğu yalnızca zarar gören açısından değil, üretici ve ithalatçı açısından da yönetilmesi gereken bir risktir. Uyumun ilk adımı teknik dosyanın eksiksiz tutulmasıdır: uygunluk değerlendirme kayıtları, test raporları, risk analizi ve tasarım dokümanları, olay sonrası yapılacak incelemede ilk istenen belgelerdir. Bu dosyanın kanunda öngörülen süre boyunca saklanması zorunludur; belge sunulamadığında ispat yükü fiilen işletme aleyhine döner.

İkinci adım izlenebilirliktir: parti ve seri numarası uygulaması, hangi ürünün hangi tarihte ve kime satıldığının kayda geçmesini sağlar. Bir sorun ortaya çıktığında geri çağırmanın tüm seriye değil yalnızca ilgili partiye uygulanabilmesi, maliyeti belirgin biçimde düşürür. Üçüncü adım şikâyet ve olay kaydıdır: müşterilerden gelen bildirimlerin sistematik biçimde kaydedilmesi ve tekrarlayan şikâyetlerin erken fark edilmesi, hem düzeltici işlemi zamanında yapma imkânı verir hem de “riski biliyordu” iddiasına karşı kurumsal bir savunma oluşturur. Dördüncü adım, ürün sorumluluk sigortasıdır; teminat kapsamı, coğrafi sınır ve geri çağırma masraflarının poliçeye dâhil olup olmadığı önceden kontrol edilmelidir. Son olarak, Türkçe kılavuz ve uyarı etiketlerinin mevzuata uygunluğu düzenli olarak gözden geçirilmelidir; bilgilendirme kusuru, teknik kusura göre çok daha kolay ve daha ucuz önlenebilir bir risktir.

Dava dilekçesi örneği: güvensiz üründen doğan zarar

…………… TÜKETİCİ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE

DAVACI: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres

DAVALILAR: 1- …… A.Ş. (üretici/ithalatçı) 2- …… Ltd. Şti. (satıcı), Adresler

DAVA KONUSU: Güvensiz ürün nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemidir.

DAVA DEĞERİ: …… TL (fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır)

AÇIKLAMALAR

1. ……/……/2026 tarihinde davalı satıcıdan …… marka …… model ürünü satın aldım. Fatura ektedir.

2. Ürünü kullanma kılavuzuna uygun biçimde kullandığım sırada, ……/……/2026 tarihinde …… şeklinde bir olay meydana gelmiş ve …… zararı doğmuştur. Olaya ilişkin tutanak, fotoğraf ve sağlık kayıtları ektedir.

3. Zarar, ürünün kendisinden kaynaklanmıştır. Ürün, normal ve öngörülebilir kullanım koşullarında risk taşımakta olup 7223 sayılı Kanun anlamında güvenli ürün niteliğinde değildir.

4. Ambalaj ve kullanma kılavuzunda, söz konusu riske ilişkin yeterli uyarı da bulunmamaktadır; bu husus başlı başına güvensizlik sebebidir.

5. Ürünün teknik incelemesinin yapılması ve tasarım ya da imalat kusuru bulunup bulunmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi talep ediyorum. Ürün muhafaza altındadır.

6. Davalılar, ürünün güvenli olmasından ve doğan zarardan müteselsilen sorumludur.

HUKUKİ SEBEPLER: 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu, 6502 sayılı Kanun, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Fatura, ürünün kendisi, olay yeri tutanakları, fotoğraf ve videolar, sağlık kayıtları, kullanma kılavuzu ve ambalaj, benzer olaylara ilişkin kayıtlar, bilirkişi incelemesi, tanık.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile …… TL maddi ve …… TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026

Davacı
Ad Soyad – İmza

Güvensiz ürün zararında kontrol listesi

  1. Ürünü ve parçalarını saklayın; tamir ettirmeyin, atmayın.
  2. Olay yerini ve zararı fotoğraflayın; yangında itfaiye tutanağını alın.
  3. Yaralanma varsa hastaneye başvurun ve kayıtları saklayın.
  4. Fatura, kullanma kılavuzu ve ambalajı bir arada tutun.
  5. Satıcıdan üreticinin kim olduğunu yazılı olarak sorun; bildirmezse üretici gibi sorumlu olur.
  6. Aynı üründe geri çağırma duyurusu olup olmadığını araştırın.
  7. İlgili kuruma güvensiz ürün bildirimi yapın; idari inceleme delil oluşturur.
  8. Zamanaşımı sürelerini not edin; ürünü saklamak kadar süreyi korumak da önemlidir.

Sık sorulan sorular

Güvenli ürün nasıl tanımlanır?

Kullanım süresi içinde, normal ve öngörülebilir kullanım koşullarında risk taşımayan ya da kabul edilebilir ölçüde risk taşıyan ve temel gerekleri karşılayan üründür.

Mevzuata uygun ürün her zaman güvenli midir?

Hayır. Uygunluk karine oluşturur; ancak öngörülebilir kullanımda risk doğuran ürün güvensiz sayılabilir.

Geri çekme ile geri çağırma farkı nedir?

Geri çekme, ürünün tedarik zincirinden toplanmasıdır; geri çağırma ise son kullanıcıdan geri alınmasıdır ve kamuoyuna duyuru gerektirir.

Geri çağırma kararında ne isteyebilirim?

Ürünün ücretsiz onarımını, değiştirilmesini ya da bedelin iadesini; masraflar üreticiye aittir.

Üreticinin kusurunu ispat etmem gerekir mi?

Hayır. Ürünün güvensizliği, zarar ve nedensellik bağının gösterilmesi yeterlidir; üretici kanundaki kurtuluş hâllerini ispatlamalıdır.

Ürünü ben satın almadım ama zarar gördüm; dava açabilir miyim?

Evet. Ürün sorumluluğu tüketici sıfatına bağlı değildir; zarar gören üçüncü kişi de talepte bulunabilir.

Satıcı “üreticiye gidin” diyor, haklı mı?

Satıcı, ürünü kimden temin ettiğini belirli süre içinde bildirmezse üretici gibi sorumlu tutulur.

İthalatçının sorumluluğu nedir?

Yurt içinde üretici gibi sorumludur; uygunluk kontrolü ve belgelerin saklanması yükümlülüğü vardır.

Ürünü atarsam ne olur?

İspat imkânı büyük ölçüde ortadan kalkar; ürün ve parçaları mutlaka saklanmalıdır.

Yetersiz uyarı güvensizlik sebebi midir?

Evet. Ambalaj ve kılavuzda riske ilişkin yeterli uyarının bulunmaması başlı başına güvensizlik oluşturabilir.

Hangi mahkeme görevli?

Zarar gören tüketici sıfatı taşıyorsa tüketici mahkemesi; taşımıyorsa genel mahkemeler, ticari uyuşmazlıkta asliye ticaret mahkemesi.

Zamanaşımı ne kadar?

Haksız fiil kuralları uygulanır: zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde on yıl; suç oluşuyorsa ceza zamanaşımı.

Yurt dışından aldığım üründe zarar doğarsa ne yaparım?

Önce platformdan satıcı ve tedarikçi bilgilerini yazılı isteyin; ticari ithalatla gelmişse ithalatçı üretici gibi sorumludur, aksi hâlde yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlık doğar.

Güvensiz üründen ölüm veya yaralanma olursa ceza davası açılır mı?

Evet. Taksirle yaralama ya da taksirle öldürme suçundan soruşturma yürütülür; üretim ve arzdan sorumlu gerçek kişiler şüpheli olabilir.

Kusur türleri sonucu değiştirir mi?

Evet. Tasarım kusuru tüm seriyi, imalat kusuru tek ürünü etkiler; bilgilendirme kusurunda ise ürün teknik olarak kusursuz olsa bile yetersiz uyarı güvensizlik doğurur.

Sigortadan ödeme aldım, üreticiye dava açabilir miyim?

Evet. Sigortanın ödemesi talebi ortadan kaldırmaz; sigorta ödediği oranda haklara halef olur ve üreticiye rücu eder. Aynı kalem iki kez istenemez.

Güvensiz ürünü nereye bildirebilirim?

Ürünün türüne göre yetkili bakanlık ve kurumlara; bildirim üzerine piyasa gözetimi ve denetimi kapsamında inceleme başlatılır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine dayanır. Somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk