Ceza Mahkemesinde Görevsizlik ve Yetkisizlik Kararı: CMK 4-7 ve 12-21, Sorgudan Önce Yetki İtirazı, Hukuka Kesin Aykırılık ve Dilekçe (2026)
24 Temmuz 2026

Ceza Mahkemesinde Görevsizlik ve Yetkisizlik Kararı: CMK 4-7 ve 12-21, Sorgudan Önce Yetki İtirazı, Hukuka Kesin Aykırılık ve Dilekçe (2026)

Ceza davasında “yanlış mahkeme” iki farklı sorunu anlatır. Görev, davaya hangi tür mahkemenin bakacağıdır: asliye ceza mahkemesi mi, ağır ceza mahkemesi mi. Yetki ise hangi yerdeki mahkemenin bakacağıdır: suçun işlendiği yer mi, başka bir yer mi. Görev kamu düzenindendir; mahkeme görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında resen karar verebilir (CMK m.4/1), ancak duruşmada suçun hukuki niteliği değişti diye dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez (m.6). Yetki ise süreye bağlıdır: sanık yetkisizlik iddiasını ilk derece mahkemesinde duruşmada sorgusundan önce bildirmelidir; bu aşamadan sonra ne iddia dinlenir ne de mahkeme resen karar verebilir (m.18). Görevsiz mahkemenin yenilenebilir işlemleri hükümsüzken, yetkisiz mahkemenin işlemleri sadece yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz. Mahkemenin kanuna aykırı olarak kendisini görevli veya yetkili görmesi ise temyizde hukuka kesin aykırılık sayılır. Bu yazıda görev ve yetki kurallarını, görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının sonuçlarını ve bir yetkisizlik itirazı dilekçesini kanun metinleri üzerinden anlatıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

⚡ Net Cevap: Görevsizlik: iddianamenin kabulünden sonra iş mahkemenin görevini aşıyor veya dışında kalıyorsa dosya görevli mahkemeye gönderilir; karara itiraz edilebilir (CMK m.5). Ancak duruşmada nitelik değişti diye dosya aşağı gönderilemez (m.6). Yetkisizlik: kural suç yeri mahkemesidir (m.12); sanık itirazını duruşmada sorgusundan önce yapmalıdır, sonra yapılamaz (m.18). Görev ve yetkiye aykırılık temyizde hukuka kesin aykırılıktır (m.289/1-d). Bu kararlar zamanaşımını kesmez. Destek için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

📌 Ana rehber: Ceza Hukuku Rehberi. Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin akışı ile ceza muhakemesine ilişkin diğer rehberler orada toplanıyor.

Görev ile Yetki Arasındaki Fark

Görev ve yetkinin karşılaştırması
ÖlçütGörevYetki
SoruHangi tür mahkeme bakar?Hangi yerdeki mahkeme bakar?
DayanakKanunla belirlenir (CMK m.3; 5235 s.K. m.10-12)Suç yeri ve özel yetki kuralları (CMK m.12-15)
Resen incelemeKovuşturmanın her aşamasında (m.4/1)Yalnızca sanığın sorgusundan önce (m.18/2)
İtiraz süresiSınırsız; ancak aşağıya gönderme yasağı var (m.6)Sorgudan önce; sonra dinlenmez (m.18/1)
Aykırı mahkemenin işlemleriYenilenmesi mümkün olmayanlar dışında hükümsüz (m.7)Sadece yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz (m.20)
Karara karşı yolİtiraz (m.5/2)İtiraz (m.18/3)
TemyizdeHukuka kesin aykırılık (m.289/1-d)Hukuka kesin aykırılık (m.289/1-d)

Bu farkın pratik sonucu şudur: görev sorunu geç fark edilse bile kural olarak giderilebilir; yetki sorunu ise zamanında ileri sürülmezse kapanır. Buna karşılık görevsiz bir mahkemede yürütülen yargılamanın bedeli yüksektir: yenilenmesi mümkün olan işlemler hükümsüz olduğundan görevli mahkemede tekrarlanır. Yetkisiz mahkemenin işlemleri ise yetkili mahkemede geçerliliğini korur.

Ceza Mahkemelerinde Görev Dağılımı

Ceza yargısında görev dağılımı
MerciiGöreviDayanak
Sulh ceza hâkimliğiSoruşturma evresinde hâkim tarafından verilmesi gereken kararlar ve bunlara itirazların incelenmesi5235 s.K. m.10
Asliye ceza mahkemesiSulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevleri dışında kalan dava ve işler5235 s.K. m.11
Ağır ceza mahkemesiYağma, irtikap, resmi belgede sahtecilik, hileli iflas, TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım 4-7. Bölüm suçları (sayılan istisnalar hariç), Terörle Mücadele Kanunu suçları ile ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis gerektiren suçlar5235 s.K. m.12
Çocuk mahkemeleriÇocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır5235 s.K. m.12

Görev belirlenirken esas alınan, suçun kanuni tanımındaki cezanın üst sınırıdır. Kanunda ağır ceza mahkemesine ayrıca bırakılan suçlar bakımından ceza miktarına bakılmaz. İddianamede gösterilen suç ile mahkemenin kanaatine göre işlenen suç farklı olabilir; bu fark iddianamenin iadesiyle değil, kabulden sonra görevsizlik kararıyla çözülür. Kasten yaralamanın nitelikli hâllerinde olduğu gibi aynı fiilin farklı görev alanlarına girmesi sık görülür; bu konuda kasten yaralama rehberimize bakabilirsiniz.

Görevsizlik Kararı (CMK m.4-5)

“İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.” (CMK m.5/1)

Görevsizlik kararı dosyayı doğrudan görevli mahkemeye gönderir; davanın esasına ilişkin bir hüküm değildir. Adli yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir (m.5/2); itiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır (m.268/1). Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıkarsa, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler (m.4/2). Bu mekanizma, dosyanın iki mahkeme arasında gidip gelmesini sona erdirmek içindir; ancak uygulamada bu süreç aylar alabildiğinden görev sorununun mümkün olan en erken aşamada ortaya konması önemlidir.

Kritik Kural: Nitelik Değişince Dosya Aşağı Gönderilemez (CMK m.6)

“Duruşmada suçun hukukî niteliğinin değiştiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez.” (CMK m.6)

Bu kural, ağır suça bakabilen mahkemenin daha hafif suça da bakabileceği ilkesine dayanır. Ağır ceza mahkemesinde görülen bir dosyada eylemin asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren daha hafif bir suç olduğu duruşmada anlaşılırsa, mahkeme dosyayı asliye cezaya göndermez ve yargılamayı kendisi tamamlar. Maddedeki “duruşmada” ifadesi eşiği belirler: yasak duruşmanın başlamasıyla işler. İddianame kabul edilmiş ancak henüz duruşma yapılmamışsa, görevsizlik kararı verilerek dosyanın alt dereceli mahkemeye gönderilmesi mümkündür. Ters yön ise her zaman açıktır: asliye ceza mahkemesinde görülen bir dosyada eylemin ağır ceza mahkemesinin görevine girdiği anlaşılırsa görevsizlik kararı verilerek dosya üst dereceli mahkemeye gönderilir.

Dosyanız görevsizlik veya yetkisizlikle başka mahkemeye mi gitti?
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Görevsiz Mahkemenin İşlemleri (CMK m.7)

Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür (CMK m.7). Keşif, otopsi veya bir daha dinlenme imkânı bulunmayan bir tanığın beyanı gibi tekrarı imkânsız işlemler geçerliliğini korur; tekrarı mümkün olan tanık dinleme, bilirkişi incelemesi ve sanık sorgusu gibi işlemler görevli mahkemede yeniden yapılır. Savunma açısından bu kural bir fırsattır: görevsiz mahkemede aleyhe gelişmiş bir tanık beyanı, görevli mahkemede yeniden ve çapraz sorguyla dinlenebilir. Görevli mahkemede yeniden yapılması gereken işlemlerin listesinin ilk duruşmada mahkemeye sunulması ve tekrarının açıkça talep edilmesi, bu hakkın etkin biçimde kullanılmasını sağlar. Yetkisiz mahkemenin işlemleri ise farklı bir kurala tabidir; bu işlemler sadece yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz (m.20) ve bir hâkim veya mahkeme, yetkili olmasa bile, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yargı çevresi içinde gerekli işlemleri yapar (m.21).

İddianamenin İadesi mi, Görevsizlik mi?

Mahkeme iddianameyi kanunda sayılan sebeplerle, verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde iade edebilir: m.170’e aykırı düzenlenmesi, suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delilin toplanmaması, ön ödeme, uzlaştırma veya seri muhakemenin uygulanmaması, izne veya talebe bağlı suçlarda izin veya talebin bulunmaması ve 8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanunla eklenen on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması (CMK m.174/1). Ancak suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez (m.174/2). Bu nedenle savcılığın nitelendirmesiyle mahkemenin nitelendirmesi farklıysa sorun iadeyle değil, iddianamenin kabulünden sonra görevsizlik veya yetkisizlik kararıyla çözülür. İddianamenin iadesi için iddianamenin iadesi (CMK 174), kabul sonrası süreç için iddianamenin kabulü ve kovuşturma aşaması yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bağlantılı Davalar ve Birleştirme

Bir kişi birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır; suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma veya suç delillerini yok etme, gizleme ya da değiştirme fiilleri de bağlantılı suç sayılır (CMK m.8). Bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar hakkında birleştirilerek yüksek görevli mahkemede dava açılabilir (m.9); kovuşturmanın her aşamasında bağlantılı davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebilir (m.10). Yetki bakımından da her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı davalar, yetkili mahkemelerden herhangi birinde birleştirilerek görülebilir (m.16). Birleştirme, aynı olaya ilişkin delillerin tek bir mahkemede değerlendirilmesini sağlar ve çelişkili kararların önüne geçer.

Yetki: Hangi Yerin Mahkemesi?

Yetki kuralları
DurumYetkili mahkemeDayanak
KuralSuçun işlendiği yerCMK m.12/1
TeşebbüsSon icra hareketinin yapıldığı yerm.12/2
Kesintisiz suçKesintinin gerçekleştiği yerm.12/2
Zincirleme suçSon suçun işlendiği yerm.12/2
Basılı eserle işlenen suçYayım merkezi; hakarette mağdurun yerleşim yeri dem.12/3-4
Bilişim sistemi, banka veya kredi kartı araç olarak kullanılmışsaMağdurun yerleşim yeri dem.12/6 (7331 s.K.)
Suç yeri belli değilseYakalandığı yer; yakalanmamışsa yerleşim yerim.13/1
Belirlenemiyorsaİlk usul işleminin yapıldığı yerm.13/3
Yurt dışında işlenen suçm.13/1-2’ye göre; Yargıtay suç yerine daha yakın mahkemeye yetki verebilirm.14
Taşıtlarda işlenen suçTaşıtın ilk ulaştığı yer dem.15/3

8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunla eklenen m.12/6 uygulamada çok önemlidir: bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. İnternet dolandırıcılığı mağdurları bu sayede kendi yaşadıkları yerde şikâyette bulunabilir ve dava orada görülebilir. Bilişim suçlarının genel çerçevesi için bilişim hukuku rehberine bakabilirsiniz.

Basın, Yayın ve Yurt Dışında İşlenen Suçlarda Yetki

Suç ülkede yayımlanan bir basılı eserle işlenmişse yetki, eserin yayım merkezi olan yer mahkemesine aittir; aynı eser birden çok yerde basılmış ve suç yayım merkezi dışındaki baskıda meydana gelmişse eserin basıldığı yer mahkemesi de yetkilidir (CMK m.12/3). Şikâyete bağlı hakaret suçunda eser mağdurun yerleşim yerinde veya oturduğu yerde dağıtılmışsa o yer mahkemesi de yetkilidir; mağdur suçun işlendiği yer dışında tutuklu veya hükümlü bulunuyorsa o yer mahkemesi de yetkilidir (m.12/4). Görsel veya işitsel yayınlarda da aynı kural uygulanır ve yayın mağdurun yerleşim yerinde ve oturduğu yerde işitilmiş veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkilidir (m.12/5).

Yabancı ülkede işlenen ve kanun hükümleri uyarınca Türkiye’de soruşturulması ve kovuşturulması gereken suçlarda yetki, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri esas alınarak belirlenir; Cumhuriyet savcısının, şüphelinin veya sanığın istemi üzerine Yargıtay suçun işlendiği yere daha yakın olan yer mahkemesine yetki verebilir (m.14/1-2). Türk bayrağını taşıma yetkisine sahip bir gemide veya hava ya da demiryolu taşıtında işlenen suçlarda geminin ilk uğradığı Türk limanındaki veya bağlama limanındaki mahkeme yetkilidir; ülke içinde bu taşıtlarda veya bu taşıtlarla işlenen suçlarda taşıtın ilk ulaştığı yer mahkemesi de yetkilidir (m.15).

Geniş Bağlantı: Birlikte Bakmak Üzere Birleştirme

Kanun, m.8’deki dar bağlantı türlerinin ötesinde mahkemeye takdir yetkisi de tanır: mahkeme, bakmakta olduğu birden çok dava arasında bağlantı görürse, bu bağlantı m.8’de gösterilen türden olmasa bile birlikte bakmak ve hükme bağlamak üzere bu davaların birleştirilmesine karar verebilir (CMK m.11). Birleştirilen davalarda, bu davaları gören mahkemenin tabi olduğu yargılama usulü uygulanır; işin esasına girildikten sonra ayrılan davalara aynı mahkemede devam olunur (m.10/2-3). Birleştirme talebi, özellikle aynı olaya ilişkin karşılıklı şikâyetler nedeniyle farklı mahkemelerde görülen davalarda delillerin birlikte değerlendirilmesini sağlar.

Yetkisizlik İddiası: Sorgudan Önce (CMK m.18)

“Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce bildirir.” (CMK m.18/1)

Yetkisizlik iddiasına ilişkin karar, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusundan önce verilir; bu aşamalardan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamayacağı gibi mahkemeler de bu hususta resen karar veremez (m.18/2). Yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir (m.18/3). Uygulamada hak kaybı yaratan kurallardan biri budur: ilk celsede sorgusu yapılan sanık, ikinci celsede “olay başka ilde geçti” diyerek dosyanın gönderilmesini sağlayamaz. Bu nedenle yetki sorunu bulunan dosyalarda müdafiin ilk duruşmaya, sanığın sorgusuna geçilmeden önce yetkisizlik iddiasını yazılı veya sözlü olarak bildirmesi ve tutanağa geçirtmesi gerekir.

İlk duruşmadan önce yetki ve görev denetimi için destek
Hukukçular Evi Ankara | 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın
Görev mi, yetki mi? Senaryolar
SenaryoSorunun türüÇözüm
Ağır cezalık bir suç asliye ceza mahkemesinde görülüyorGörevGörevsizlik kararıyla ağır ceza mahkemesine gönderilir (m.5)
Ağır ceza mahkemesinde duruşmada fiilin daha hafif bir suç olduğu anlaşıldıGörevDosya aşağı gönderilemez; ağır ceza yargılamayı tamamlar (m.6)
Olay İzmir’de geçti, dava Ankara’da açıldıYetkiSorgudan önce yetkisizlik iddiası (m.18); kural suç yeri (m.12/1)
İnternet dolandırıcılığı, mağdur Ankara’da, fail İstanbul’daYetkiMağdurun yerleşim yeri de yetkili (m.12/6)
Aynı olayda iki sanık, farklı illerde iki davaBağlantıDavalar birleştirilebilir (m.16)
İki mahkeme de davaya bakmak istemiyorUyuşmazlıkOrtak yüksek görevli mahkeme belirler (m.4/2, m.17)

Soruşturma Aşamasında Yetki: Savcılıklar Arası Uyuşmazlık

Yetki sorunu yalnızca kovuşturma evresinde ortaya çıkmaz. Soruşturma evresinde de savcılık dosyanın kendi yetki alanında olmadığı kanaatine varırsa yetkisizlik kararı vererek dosyayı yetkili savcılığa gönderir. Dosyayı alan savcılık da kendisini yetkisiz görürse, kanun bu uyuşmazlık için bir çözüm öngörür: yetkisizlik kararı ile gelen bir soruşturmada Cumhuriyet savcısı kendisinin de yetkisiz olduğu kanaatine varırsa yetkisizlik kararı verir ve yetkili savcılığın belirlenmesi için soruşturma dosyasını, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine gönderir (CMK m.161/7). Bu süreçte şikâyetçinin ve şüphelinin dosyanın hangi savcılıkta olduğunu takip etmesi, ifade ve delil taleplerinin doğru mercie yapılması bakımından önemlidir.

Adli Yargı Dışına Görevsizlik

Bazı dosyalarda uyuşmazlığın ceza yargısına değil, başka bir yargı koluna ait olduğu anlaşılabilir. Adli yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı kanun yolu bakımından hüküm sayılır (CMK m.223/10). Bu nedenle bu tür bir görevsizlik kararına karşı itiraz değil, hükümlere karşı öngörülen kanun yollarına başvurulur. Adli yargı içindeki mahkemeler arasındaki görevsizlik kararlarında ise yol itirazdır (m.5/2).

Görev ve Yetkiden Farklı Bir Sorun: Hâkimin Davaya Bakamaması ve Reddi

Görev ve yetki mahkemeyle ilgilidir; hâkimin davaya bakamaması ve reddi ise o mahkemedeki belirli bir hâkimle ilgilidir. Hâkim; suçtan kendisi zarar görmüşse, sonradan kalksa bile şüpheli, sanık veya mağdur ile arasında evlilik, vesayet veya kayyımlık ilişkisi bulunmuşsa ya da bu kişilerin kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyundan biriyse davaya bakamaz (CMK m.22). Hâkimin davaya bakamayacağı hâllerde reddi istenebileceği gibi, tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden dolayı da reddi istenebilir; Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafii ile katılan veya vekili bu istemde bulunabilir (m.24/1-2). Kanun yasaklı hâkimin hükme katılmasını da hukuka kesin aykırılık saymıştır (m.289/1-b). Bu nedenle dosyanın doğru mahkemede görülmesi kadar, o mahkemede görev yapan hâkimin davaya bakabilecek durumda olup olmadığı da ilk duruşmada değerlendirilmelidir.

Uyuşmazlık ve Davanın Nakli

Görev veya yetki konusunda mahkemeler arasında olumlu ya da olumsuz uyuşmazlık çıkarsa, yani iki mahkeme de davaya bakmak istemez ya da ikisi de bakmak isterse, ortak yüksek görevli mahkeme görevli veya yetkili mahkemeyi belirler (CMK m.4/2, m.17). Yetkili hâkim veya mahkeme hukuki veya fiili sebeplerle görevini yerine getiremeyecek hâldeyse yüksek görevli mahkeme davanın başka yerde bulunan aynı derecede bir mahkemeye nakline karar verir; kovuşturmanın o yerde yapılması kamu güvenliği için tehlikeli olursa davanın naklini Adalet Bakanı Yargıtaydan ister (m.19/1-2). Mahkeme fiili sebepler veya güvenlik gerekçesiyle duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılmasına da karar verebilir ve bu karara karşı itiraz yolu açıktır (m.19/3).

Hangi karara karşı hangi yol?
KararBaşvuru yoluDayanak
Adli yargı içinde görevsizlik kararıİtiraz; kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftaCMK m.5/2, m.268/1
Adli yargı dışına görevsizlik kararıHükümlere karşı kanun yoluCMK m.223/10
Yetkisizlik kararıİtirazCMK m.18/3
Yetkisizlik iddiasının reddiHükümle birlikte istinafCMK m.272/2
Duruşmanın il içinde başka yerde yapılmasıİtirazCMK m.19/3
Görev veya yetkiye aykırı hükümTemyizde hukuka kesin aykırılık; istinafta bozma ve göndermeCMK m.289/1-d, m.280/1-e

Kanun Yolunda Görev ve Yetki

Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi, temyiz dilekçesinde gösterilmemiş olsa bile hukuka kesin aykırılık sayılır (CMK m.289/1-d). İstinaf incelemesinde de ilk derece mahkemesinin kararında m.289’da belirtilen bir hukuka aykırılık bulunması hâlinde hüküm bozulur ve dosya yeniden incelenmek üzere hükmü bozulan mahkemeye veya bölge adliye mahkemesinin yargı çevresindeki uygun bir ilk derece mahkemesine gönderilir (m.280/1-e). Yetki bakımından ise m.18’deki süre kuralı kanun yolunda da geçerlidir: süresinde ileri sürülmemiş bir yetkisizlik iddiası, kanun yolunda ilk kez ileri sürülerek sonuç doğurmaz. İstinaf usulü için ceza davasında istinaf rehberimize bakabilirsiniz.

Zamanaşımı ve Tutukluluk Bakımından Sonuçlar

Görevsizlik ve yetkisizlik kararları dava zamanaşımını kesmez. Kanun zamanaşımını kesen hâlleri sınırlı olarak saymıştır: şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı verilmesi (TCK m.67/2). Dosyanın mahkemeler arasında gidip gelmesiyle geçen süre bu nedenle zamanaşımı hesabında dikkate alınır. Görevsizlik veya yetkisizlik kararı tutukluluğu kendiliğinden sona erdirmez; ancak dosyayı devralan mahkemeden tahliye istenebilir ve tutukluluğun devamı kararlarına itiraz edilebilir. Dosyanın aktarımıyla geçen süre makul sürede yargılanma hakkı bakımından da değerlendirilir. Tutukluluk süresi ve itiraz için tutukluluk süresi ve uzatılması ve tutuklama kararına itiraz, dosyanın genel takvimi için ceza davası ne kadar sürer yazılarımıza bakabilirsiniz.

Mağdur Açısından

Mağdur için yetki kuralları, şikâyetin nerede yapılacağı ve davanın nerede görüleceği bakımından önemlidir. Suç ihbar ve şikâyeti Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılabilir; şikâyetin yapıldığı yer yetkili değilse savcılık dosyayı yetkili savcılığa gönderir. Bilişim sistemleri veya banka ya da kredi kartları araç olarak kullanılarak işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkili olduğundan (m.12/6), internet dolandırıcılığı gibi suçların mağdurları davanın kendi yaşadıkları yerde görülmesini sağlayabilir. Basın veya yayın yoluyla işlenen hakarette de mağdurun yerleşim yeri mahkemesi yetkili olabilir (m.12/4-5). Diğer suçlarda ise kural suç yeri mahkemesidir; mağdurun kendi yerleşim yerinde dava açılmasını istemesi, sanığın süresinde yetkisizlik iddiasında bulunması hâlinde dosyanın gönderilmesine ve zaman kaybına yol açabilir.

İddianame Tebliğ Edildiğinde: Görev ve Yetki Kontrol Listesi

Birinci adım, iddianamedeki suç tarihini ve yerini kontrol etmek ve davanın açıldığı mahkemenin suç yeri mahkemesi olup olmadığını belirlemektir. İkinci adım, iddianamede gösterilen suçun ve olası nitelendirme değişikliklerinin hangi mahkemenin görev alanına girdiğini değerlendirmektir. Üçüncü adım, bağlantılı başka bir dava bulunup bulunmadığını araştırmak ve gerekiyorsa birleştirme talebinde bulunmaktır. Dördüncü adım, yetki sorunu varsa ilk duruşmada, sanığın sorgusuna geçilmeden önce yetkisizlik iddiasını bildirmektir. Beşinci adım, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilirse iki haftalık itiraz süresini takip etmek, karar reddedilirse bunu hükümle birlikte kanun yolunda ileri sürmektir. Son adım, dosya başka bir mahkemeye gönderildiğinde yeni esas numarasını ve duruşma gününü takip etmek, varsa tahliye ve delil taleplerini yeni mahkemeye yeniden sunmaktır; dosyanın aktarımı sırasında tebligatların eski adrese gitmemesi için adres bilgilerinin güncel olduğu da kontrol edilmelidir.

Sanık Açısından Pratik Değerlendirme

Görevsizlik ve yetkisizlik kararları dosyanın esasını çözmez, ancak sanığın hayatını doğrudan etkiler: dosyanın devri, tebligatların yenilenmesi ve yeni duruşma günü verilmesi süreyi uzatır. Bununla birlikte bu kararlar savunmaya bazı imkânlar da tanır. Görevli mahkemede yenilenebilir işlemler tekrarlanacağından tanıkların yeniden ve daha ayrıntılı dinlenmesi istenebilir. Ağır ceza mahkemesinde görülmesi gereken bir dosyanın asliye cezada karara bağlanması veya tersi, hukuka kesin aykırılık olarak kanun yolunda ileri sürülebilir. Yetki bakımından ise karar sanığın sorgusundan önce verilmek zorunda olduğundan, yetki sorunu ilk duruşmadan önce mutlaka değerlendirilmelidir. İlk duruşmaya hazırlık için iddianame kabul edildi, sıradaki aşama yazımıza, sıfatların sonuçları için şüpheli, sanık ve mağdur farkı rehberimize bakabilirsiniz.

Dilekçe Örneği: Sorgudan Önce Yetkisizlik İddiası

Aşağıdaki örnek, olay İzmir’de gerçekleştiği hâlde mağdurun yerleşim yeri Ankara olduğu için Ankara’da açılan bir kasten yaralama davasında, sanığın sorgusundan önce sunulmak üzere hazırlanmıştır. Bilgiler dosyaya göre düzenlenmelidir.

ANKARA … ASLİYE CEZA MAHKEMESİNEDOSYA NO: …/… Esas SANIK: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …) MÜDAFİİ: Av. … KONU: Sanığın sorgusundan önce yetkisizlik iddiamızın bildirilmesi ve yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi istemidir.AÇIKLAMALAR1- CMK m.12/1 bakımından: İddianamede müvekkile isnat edilen kasten yaralama fiilinin …/…/2026 tarihinde İzmir ili … ilçesinde, … adresindeki işyeri önünde gerçekleştiği açıkça belirtilmiştir. Olay tutanağı, adli rapor ve tanık beyanları da fiilin İzmir’de işlendiğini göstermektedir. Kanun, davaya bakma yetkisini suçun işlendiği yer mahkemesine vermiştir. Soruşturmanın mağdurun şikâyeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmüş ve iddianamenin Mahkemenize verilmiş olması, yetki kuralını değiştirmez.2- CMK m.12/6 ve m.13 bakımından: Mağdurun yerleşim yeri mahkemesine yetki veren m.12/6 hükmü, yalnızca bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlar bakımından uygulanır. Somut olayda böyle bir araç kullanımı söz konusu değildir. Suçun işlendiği yer belli olduğundan m.13’teki yakalama veya yerleşim yerine ilişkin özel yetki kuralları da uygulanamaz.3- CMK m.18/1 ve m.18/2 bakımından: Kanun, sanığın yetkisizlik iddiasını ilk derece mahkemesinde duruşmada sorgusundan önce bildirmesini ve bu iddiaya ilişkin kararın sorgudan önce verilmesini öngörmektedir. Müvekkilin sorgusu henüz yapılmamış olup iddiamız süresindedir. Olaya ilişkin tanıkların tamamının İzmir’de ikamet etmesi ve olay yerinde keşif yapılması ihtimali de davanın suç yeri mahkemesinde görülmesinin gerekliliğini ayrıca ortaya koymaktadır.HUKUKİ SEBEPLER: 5271 sayılı CMK m.12, m.13, m.18 ve ilgili mevzuat.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, müvekkilin sorgusuna geçilmeden önce Mahkemenizin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/2026Sanık Müdafii Av. … İmza

İddia duruşmada sözlü olarak da ileri sürülebilir; önemli olan, sanığın sorgusundan önce tutanağa geçirilmesidir. Kanun itiraz yolunu yetkisizlik kararları için açıkça öngörmüştür (m.18/3); yetkisizlik iddiasının reddine ilişkin ara karar ise hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden kararlardan olduğundan hükümle birlikte istinaf yoluna başvurularak ileri sürülebilir (m.272/2). Bu nedenle ret kararı ve itirazın tutanağa geçtiği sayfa, istinaf dilekçesinde ayrıca gösterilmeli ve iddianın sanığın sorgusundan önce, yani kanunun öngördüğü süre içinde yapıldığı ayrıca ve özellikle vurgulanmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Görevsizlik ile yetkisizlik arasındaki fark nedir?

Görev hangi tür mahkemenin, yetki hangi yerdeki mahkemenin bakacağıdır.

Görevsizlik kararı ne zaman verilir?

İddianamenin kabulünden sonra işin mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa (CMK m.5/1).

Görevsizlik kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. Adli yargı içindeki mahkemelerin görevsizlik kararlarına itiraz edilebilir (CMK m.5/2); süre iki haftadır.

Ağır ceza dosyayı asliye cezaya gönderebilir mi?

Duruşmada suçun hukuki niteliği değişti diye dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez (CMK m.6).

Asliye ceza dosyayı ağır cezaya gönderebilir mi?

Evet. Eylem ağır ceza mahkemesinin görevine giriyorsa görevsizlik kararıyla gönderilir.

Görevsiz mahkemenin işlemleri geçerli mi?

Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında hükümsüzdür (CMK m.7).

Yetkisiz mahkemenin işlemleri geçerli mi?

Sadece yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz (CMK m.20).

Yetkisizlik iddiası ne zamana kadar yapılır?

İlk derece mahkemesinde duruşmada sanığın sorgusundan önce (CMK m.18/1).

Sorgudan sonra yetkisizlik iddia edilebilir mi?

Hayır; mahkeme de bu aşamadan sonra resen yetkisizlik kararı veremez (CMK m.18/2).

Hangi yerin mahkemesi yetkilidir?

Kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesi (CMK m.12/1).

İnternet dolandırıcılığında nerede dava açılır?

Bilişim sistemi veya banka kartı araç olarak kullanılmışsa mağdurun yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (CMK m.12/6).

Suç yeri belli değilse ne olur?

Sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (CMK m.13/1).

Mahkemeler arasında uyuşmazlık çıkarsa ne olur?

Ortak yüksek görevli mahkeme görevli veya yetkili mahkemeyi belirler (CMK m.4/2, m.17).

Nitelendirme farkı nedeniyle iddianame iade edilebilir mi?

Hayır. Suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez (CMK m.174/2).

Görev veya yetkiye aykırılık bozma sebebi mi?

Evet. Mahkemenin kanuna aykırı olarak kendini görevli veya yetkili görmesi hukuka kesin aykırılıktır (CMK m.289/1-d).

Görevsizlik kararı zamanaşımını keser mi?

Hayır. Zamanaşımını kesen hâller TCK m.67/2’de sınırlı olarak sayılmıştır.

Görevsizlik kararı verilince tutukluluk biter mi?

Hayır; ancak dosyayı devralan mahkemeden tahliye istenebilir.

Dava başka ile nakledilebilir mi?

Mahkeme görevini yapamayacak hâldeyse yüksek görevli mahkeme davayı nakledebilir; kamu güvenliği nedeniyle Adalet Bakanı Yargıtaydan nakil isteyebilir (CMK m.19).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki CMK, 5235 sayılı Kanun ve TCK hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk