Vergi Güvenlik Müesseseleri 2026: Emsal Bedel, Emsal Kira, Emsal Ücret ve Örtülü Kazanç (VUK m.267, KDVK m.27, GVK m.73)
05 Eylül 2026

Vergi Güvenlik Müesseseleri 2026: Emsal Bedel, Emsal Kira, Emsal Ücret ve Örtülü Kazanç (VUK m.267, KDVK m.27, GVK m.73)

Vergi hukuku, bedeli tarafların serbestçe belirlemesine izin verir; ancak belirlenen bedelin gerçeği yansıtmadığı ya da hiç bulunmadığı hâllerde devreye kanuni ölçüler girer. Emsal bedel, emsal kira ve emsal ücret uygulamaları bu güvenlik mekanizmasının parçasıdır ve çoğu tarhiyatın dayanağını oluşturur. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Emsal bedel, gerçek bedeli belli olmayan veya bilinmeyen ya da doğru olarak tespit edilemeyen bir malın değerleme gününde satılması hâlinde emsaline nazaran haiz olacağı değerdir (VUK m.267).
  • Emsal bedel sırasıyla ortalama fiyat esası, maliyet bedeli esası ve takdir esası olmak üzere üç ölçüye göre belirlenir ve bu sıra bağlayıcıdır.
  • Bedelsiz teslimler ile bedeli emsaline göre açıkça düşük olan işlemlerde matrah emsal bedeldir (KDVK m.27).
  • Kiraya verilen taşınmazlarda emsal kira bedeli esası uygulanır ve kanunda sayılan hâller bunun dışındadır (GVK m.73).
  • İlişkili kişilerle yapılan işlemlerde emsallere uygunluk ilkesi işler ve aykırılık örtülü kazanç dağıtımı sayılır (KVK m.13).

Emsal bedelin belirlenme sırası (VUK m.267)

Vergi Usul Kanunu’nun 267. maddesi emsal bedeli tanımlar ve belirlenmesinde uygulanacak üç esası sıralı biçimde gösterir. Birinci sıra ortalama fiyat esasıdır: aynı cins ve nevideki mallardan sıra ile değerlemenin yapılacağı ayda veya bir evvelki veya bir daha evvelki aylarda satış yapılmışsa, emsal bedeli bu satışların miktar ve tutarına göre mükellef tarafından çıkarılacak olan ortalama satış fiyatı ile hesaplanır. Bu esasın uygulanabilmesi için satışların miktar itibarıyla toplu olması ve emsal bedelin belirleneceği malın miktarına göre kanunda öngörülen orana ulaşması aranır.

İkinci sıra maliyet bedeli esasıdır: emsal bedeli belli edilecek malın maliyet bedeli bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, bu takdirde mükellef bu maliyet bedeline toptan satışlar için kanunda öngörülen, perakende satışlar için ise ayrıca öngörülen oranda ilave etmek suretiyle emsal bedelini kendisi hesaplar. Üçüncü sıra takdir esasıdır: yukarıdaki esaslara göre belli edilemeyen emsal bedelleri ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belli edilir. Bu sıranın bağlayıcı olması, uygulamada güçlü bir savunma imkânı verir: önceki esas uygulanabilirken sonrakine geçilmesi hukuka aykırılık sebebidir ve dava dilekçesinde somut olarak ileri sürülebilir.

Güvenlik müesseselerinin haritası

MüesseseUygulama alanıDayanak
Emsal bedelBedeli bilinmeyen mal ve hizmetVUK m.267
Emsal ücretAyın ve menfaat olarak ödenen ücretVUK m.267; GVK m.63
Emsal kira bedeliBedelsiz veya düşük kiraGVK m.73
KDV’de emsal bedelBedelsiz teslim, düşük bedelKDVK m.27
Emsallere uygunlukİlişkili kişi işlemleriKVK m.13
Örtülü sermayeOrtaktan alınan borçlarKVK m.12

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Bu müesseselerin ortak amacı, matrahın taraf iradesiyle daraltılmasını önlemektir. Ortak riski ise şudur: her biri, gerçek bir ticari gerekçeye dayanan işlemleri de kapsayabilecek genişlikte yorumlanabilir. Bu nedenle bedelin neden o düzeyde belirlendiğinin yazılı bir gerekçeyle desteklenmesi, tüm bu mekanizmalara karşı ilk savunmadır.

Katma değer vergisinde emsal bedel (KDVK m.27)

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 27. maddesi, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması hâlinde matrahın işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olduğunu düzenler. Aynı maddede, bedelin emsal bedeline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamadığı hâllerde de matrah olarak emsal bedelin esas alınacağı öngörülmüştür.

Bu hükmün uygulama alanları şunlardır. Birincisi bedelsiz teslimlerdir: numune, promosyon, bağış ve işletmeden çekişlerde emsal bedel üzerinden vergi hesaplanır; ancak ticari teamüle uygun numune ve promosyon uygulamaları bakımından idari düzenlemelerdeki esaslar gözetilir. İkincisi trampa ve takas işlemleridir: karşılığı mal ya da hizmet olan işlemlerde her iki teslim ayrı ayrı vergilendirilir ve matrah emsal bedeldir. İkincisi personele sağlanan menfaatlerdir. Üçüncüsü, maliyetin altında yapılan satışlardır: burada kritik ifade “haklı sebeple açıklanamama”dır; sezon sonu indirimi, stok eritme, bozulma riski, rekabet koşulları ve tahsilat kolaylığı gibi ticari gerekçeler belgelendiğinde düşük bedel açıklanabilir hâle gelir. Bu nedenle indirimli satış kampanyalarının yönetim kararıyla belgelenmesi yerinde olur. Matrah ve oran esaslarını KDV’de matrah yazımızda ele aldık.

Emsal kira bedeli esası (GVK m.73)

Gelir Vergisi Kanunu’nun 73. maddesi, kiraya verilen mal ve hakların kira bedellerinin emsal kira bedelinden düşük olamayacağını; bedelsiz olarak başkalarının intifaına bırakılan mal ve hakların emsal kira bedelinin, bu mal ve hakların kirası sayılacağını düzenler. Emsal kira bedeli, bina ve arazide özel mercilerce veya mahkemelerce takdir veya tespit edilmiş kira bedeli, bu yoksa vergi değerinin kanunda belirlenen oranı olarak belirlenir; diğer mal ve haklarda ise maliyet bedelinin kanunda öngörülen oranıdır.

Maddede sayılan istisnalar uygulamada belirleyicidir. Boş kalan gayrimenkullerin muhafazaları maksadıyla bedelsiz olarak başkalarının ikametine bırakılması, binaların mal sahiplerinin usul, füru veya kardeşlerinin ikametine tahsis edilmesi, mal sahibi ile birlikte akrabaların aynı evde veya dairede ikamet etmesi ve kanunda sayılan kurumlara bedelsiz tahsis hâlleri emsal kira bedeli esasının dışındadır. Usul ve füru bakımından önemli bir sınır vardır: her birinin ikametine birden fazla konut tahsis edilmişse, bu konutların yalnız birisi için emsal kira bedeli hesaplanmaz. Ayrıca kardeşe tahsiste bu istisna, binalar bakımından ve kanunda öngörülen çerçevede işler. Bu nedenle aile içi tahsislerde hangi taşınmazın istisnaya konu edildiğinin yazılı olarak belirlenmesi gerekir. Kira gelirinin beyanını gayrimenkul sermaye iradı yazımızda ele aldık.

Takdir komisyonları: yapı, yetki ve karara itiraz

Emsal bedelin üçüncü sırasında yer alan takdir esası, takdir komisyonları eliyle işler. Vergi Usul Kanunu’nun 72 ve devamı maddeleri bu komisyonların kuruluşunu düzenler: illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün başkanlığında, ilgili vergi dairesi müdürü ile ticaret odasınca seçilmiş üyelerden oluşur. 74. madde komisyonun görevlerini sayar: yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek.

Aynı maddede önemli bir sınır bulunur: takdir komisyonu bu görevleri dolayısıyla Vergi Usul Kanunu’nda yazılı inceleme yetkisini haizdir; ancak takdir sebepleri bulunup bulunmadığını inceleyemez ve buna karar veremez. Bu, komisyonun yalnızca matrahı takdir edebileceğini, resen tarh sebebinin varlığını değerlendiremeyeceğini gösterir ve dava dilekçesinde ileri sürülebilecek somut bir sınırdır. Karara itiraz bakımından ise sistem şöyle işler: takdir komisyonu kararı doğrudan dava konusu edilmez; bu karara dayanılarak yapılan tarhiyat işlemine karşı, ihbarnamenin tebliğinden itibaren süresinde vergi mahkemesinde dava açılır ve bu davada takdirin dayanağı ve yöntemi tartışılır. Ayrıca takdir komisyonuna sevkin tarh zamanaşımını durdurduğu ve durmanın kanunda öngörülen süreyle sınırlı olduğu gözetilmelidir. Zamanaşımının işleyişini vergilendirmede zamanaşımı yazımızda ele aldık.

Örtülü kazanç dağıtımının unsurları

Emsal ölçütünün kurumlar bakımından karşılığı, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesindeki transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımıdır. Madde, kurumların ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları hâlinde, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağını öngörür.

Unsurlar üç başlıkta toplanır. Birincisi ilişkili kişidir: kanun bu kavramı geniş tanımlar; kurumların kendi ortakları, ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurumlar, idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumlar ile ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dâhil yansoy hısımları ve kayın hısımları ilişkili kişi sayılır. İkincisi işlemdir: alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hâlükârda mal veya hizmet alım ya da satımı sayılır. Üçüncüsü aykırılıktır: bedelin emsallere uygun olmaması. Sonuç ise dağıtılan kazancın kanunda öngörülen şartlarla kâr payı sayılması ve karşı tarafta düzeltme yapılmasıdır. Bu nedenle ilişkili kişi listesinin çıkarılması ve bu kişilerle yapılan tüm işlemlerin ayrı izlenmesi gerekir.

Belgelendirme ile riski azaltmak

Güvenlik müesseselerinin tamamına karşı ortak savunma, bedelin nasıl belirlendiğinin işlem anında belgelenmesidir. Sonradan üretilen açıklamalar zayıf kalırken, işlem tarihli belgeler güçlü sonuç doğurur. Kurulması gereken belge düzeni şu unsurlardan oluşur.

Birincisi fiyat politikasıdır: ürün grupları itibarıyla liste fiyatları, iskonto kademeleri ve bunların hangi şartlarda uygulanacağı yazılı bir politika hâline getirilmelidir; müşteri sınıfına göre farklı fiyat uygulanması, politika içinde tanımlandığında olağan bir ticari uygulama sayılır. İkincisi kampanya kararlarıdır: indirimli satışların gerekçesi, süresi ve kapsamı yönetim kararıyla belirlenmelidir. İkincisi karşılaştırma dosyasıdır: ilişkili kişilerle yapılan işlemlerde, aynı dönemde ilişkisiz kişilerle yapılan benzer işlemlerin listesi tutulmalıdır; iç emsal en güçlü delildir. Üçüncüsü değerleme raporlarıdır: taşınmaz, marka ve hisse gibi kalemlerde bağımsız değerleme raporu alınması, emsal tartışmasını büyük ölçüde sonlandırır. Dördüncüsü sözleşmedir: bedelin belirlenme yöntemi, ödeme koşulları ve tarafların üstlendiği risk ve işlevler sözleşmede gösterilmelidir. Beşincisi özelgedir: tereddütlü yapılarda işlem öncesi görüş alınması hem riski ölçer hem ceza korumasını sağlar. Bu beş unsurun bir arada bulunduğu dosyalarda, emsal eleştirisinin başarı şansı belirgin biçimde azalır.

Ayni ücret ve personele sağlanan menfaatlerde emsal

Emsal ölçütü, ücret uygulamasında da devreye girer. Gelir Vergisi Kanunu’nun 63. maddesi, hizmet erbabına verilen ayınların değerlemesinde uygulanacak esasları gösterir: verilen ayınlar verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre, konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler ise konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre değerlenir. Bu değerleme sonucunda bulunan tutar, ücret matrahına eklenir ve stopaja tabi tutulur.

Uygulamada karşılaşılan kalemler şunlardır. Birincisi lojman ve konut tahsisidir: işverence sağlanan konut bakımından kanunda öngörülen büyüklük ve nitelik şartlarını taşıyanlar istisna kapsamında değerlendirilirken, kapsam dışı kalanlar emsal kira üzerinden ücret sayılır. İkincisi şirket aracının şahsi kullanımıdır: aracın işle ilgili kullanım dışında personele tahsisi bir menfaattir ve emsal bedelle değerlenir. Üçüncüsü yemek ve ulaşım imkânlarıdır: kanunda öngörülen sınırların aşan kısmı ücret sayılır. Dördüncüsü, kurumun ürettiği mal ve hizmetlerin personele indirimli ya da bedelsiz verilmesidir: bu hâlde emsal bedel ile tahsil edilen bedel arasındaki fark ücret unsuru olur. Beşincisi, ortaklara sağlanan menfaatlerdir: bunlar ücret değil, örtülü kazanç dağıtımı olarak değerlendirilebilir. Bu ayrımın bordroda doğru yapılması, hem gelir vergisi hem prim yönünden riski azaltır. Ücret vergilendirmesini ücret gelirinin vergilendirilmesi yazımızda ele aldık.

Servet beyanı ve harcama karineleri

Vergi güvenlik mekanizmalarının bir diğer görünümü, harcama ve servet artışının gelirle karşılaştırılmasıdır. Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) bendi, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması hâlinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğunu düzenler. Bu hüküm, harcama ve servet analizlerinin hukuki dayanağını oluşturur.

Analizde kullanılan veriler şunlardır: taşınmaz ve araç edinimleri, banka hesap hareketleri, kredi kartı harcamaları, yurt dışı çıkış ve seyahat kayıtları ile beyan edilen gelirler. Beyan edilen gelirle açıklanamayan bir servet artışı ya da harcama tespit edildiğinde, kaynağın açıklanması istenir. Mükellef cephesinde kullanılabilecek açıklamalar şunlardır: önceki yıllardan gelen birikimler, miras ve bağış yoluyla edinilen değerler, borçlanmalar, eşin ve aile bireylerinin gelirleri, taşınmaz ve araç satışından elde edilen bedeller ile vergiye tabi olmayan gelirler. Bu açıklamaların her birinin belgeye dayanması gerekir: veraset ilamı ve beyannamesi, tapu ve noter satış belgeleri, kredi sözleşmeleri, banka dekontları ve önceki yıl beyannameleri. Belgesiz açıklamalar kabul edilmez ve fark, ilgili gelir unsuru kapsamında matrah farkı olarak değerlendirilir. Bu nedenle yüksek tutarlı edinimlerde kaynak belgelerinin edinim tarihinde dosyalanması gerekir.

Taşınmaz ve araç devirlerinde değer tespiti

Emsal tartışmasının en yoğun olduğu alan taşınmaz ve araç devirleridir; çünkü burada birden çok vergi aynı değere bağlanır. Harçlar Kanunu, gayrimenkul devir ve iktisaplarında beyan edilen değerin emlak vergisi değerinden az olamayacağını öngörür; bu bir taban değerdir, tavan değil. Gerçek satış bedelinin bu değerin üzerinde olması hâlinde gerçek bedelin beyan edilmesi gerekir.

Düşük beyanın zincirleme sonuçları şunlardır. Birincisi harç yönünden cezalı tarhiyattır ve bu, hem alıcı hem satıcı bakımından doğar. İkincisi gelir vergisi yönündendir: satıcıda beyan edilen düşük bedel, kazancın düşük görünmesini sağlasa da alıcı bakımından maliyet bedelini düşürür ve ileride yapılacak satışta kazancı büyütür. Üçüncüsü katma değer vergisi yönündendir: ticari işletme bünyesindeki devirlerde emsal bedelin altında yapılan satışlarda matrah eleştirisi doğar. Dördüncüsü ispat yönündendir: tapudaki bedel, özel hukuk uyuşmazlıklarında aleyhe delil oluşturabilir. Beşincisi kredi ve ekspertiz raporlarıdır: banka ekspertiz değerleri ile tapu beyanı arasındaki büyük farklar, idarece karşılaştırma verisi olarak kullanılabilir. Araç devirlerinde ise kasko değeri ve piyasa fiyat listeleri karşılaştırma ölçütü olarak kullanılır. Bu nedenle devir işlemlerinde gerçek bedelin beyan edilmesi, kısa vadeli tasarruftan çok daha güvenli bir tercihtir. Tapu harcı uygulamasını tapu harcı ve gayrimenkul alım satımı yazımızda ele aldık.

Örtülü sermaye ile örtülü kazanç ayrımı

İki kurum sık karıştırılır ancak farklı hükümlere ve farklı sonuçlara bağlanmıştır. Örtülü sermaye, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 12. maddesinde düzenlenir ve bir borçlanma ilişkisinin niteliğine odaklanır: ortaklardan veya ortaklarla ilişkili kişilerden temin edilerek işletmede kullanılan borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte öz sermayenin üç katını aşan kısmı örtülü sermaye sayılır ve bu kısma isabet eden faiz, kur farkı ve benzeri giderler indirilemez.

Örtülü kazanç dağıtımı ise 13. maddede düzenlenir ve bir bedelin düzeyine odaklanır: ilişkili kişilerle emsallere uygun olmayan bedelle yapılan işlemler bu kapsamdadır. Ayrımı belirleyen sorular şunlardır: uyuşmazlık borcun tutarına mı yoksa uygulanan fiyata mı ilişkindir; sınır aşımı mı yoksa emsale aykırılık mı iddia edilmektedir? Bir ortaktan alınan borç bakımından her iki hüküm sırayla uygulanır: önce borcun öz sermayenin üç katını aşıp aşmadığına bakılır, aşan kısma isabet eden finansman giderleri indirilemez; sınırın altında kalan kısımda ise uygulanan faizin emsallere uygunluğu değerlendirilir. Ortak sonuç, her iki hâlde de indirilemeyen tutarların kanunda öngörülen şartlarla kâr payı sayılması ve karşı tarafta düzeltme yapılmasıdır. Bu nedenle grup içi finansmanda hem tutar hem oran birlikte izlenmelidir. Örtülü sermaye ve adat faizi uygulamasını ortaklar cari hesabı yazımızda ele aldık.

Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği

…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: …… Ltd. Şti., Vergi No, Adres

DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü

DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen vergi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. İdarece, şirketimizin bazı satışlarının emsaline göre düşük bedelle yapıldığı gerekçesiyle matrah emsal bedele göre yeniden belirlenmiştir.

2. Oysa Vergi Usul Kanunu’nun 267. maddesi emsal bedelin belirlenmesinde sıralı üç esas öngörmüş olup, somut olayda ortalama fiyat esasının uygulanması mümkün iken doğrudan takdir esasına geçilmiştir. Aynı döneme ait satış listeleri ve miktar dökümleri ektedir.

3. Kaldı ki, tarhiyata konu satışlardaki fiyat farkı ticari gerekçelere dayanmaktadır: sezon sonu stok eritme kampanyası, ürünün raf ömrü ve toplu alım iskontosu söz konusudur. Yönetim kararı, kampanya duyurusu ve karşılaştırmalı fiyat tablosu ektedir.

4. (Alternatif) Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 27. maddesi, düşüklüğün haklı sebeple açıklanamaması şartını aramaktadır; somut olayda açıklama yapılmış ve belgelenmiştir.

5. (Alternatif) Emsal olarak seçilen işlemler, miktar, vade ve müşteri niteliği bakımından karşılaştırılabilir değildir; karşılaştırma tablosu ektedir.

6. Olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.

HUKUKİ SEBEPLER: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.3, 267; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.27; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.73; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

DELİLLER: İhbarname, satış listeleri, kampanya belgeleri, yönetim kararları, karşılaştırmalı fiyat tabloları, bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026

Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza

Kontrol listesi

  1. Emsal bedel belirlenirken kanuni sıraya uyulup uyulmadığını kontrol edin.
  2. Düşük bedelli satışların ticari gerekçesini yazılı hâle getirin.
  3. Kampanya ve indirimleri yönetim kararıyla belgeleyin.
  4. Bedelsiz teslimlerde emsal bedel üzerinden vergi hesaplayın.
  5. Aile içi taşınmaz tahsislerinde istisna kapsamını belirleyin.
  6. İlişkili kişi işlemlerinde emsallere uygunluğu belgeleyin.
  7. Seçilen emsallerin karşılaştırılabilir olduğunu gösterin.
  8. Tereddüt hâlinde işlem öncesinde özelge talep edin.

Sık sorulan sorular

Emsal bedel nedir?

Gerçek bedeli belli olmayan ya da doğru tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde emsaline nazaran haiz olacağı değerdir (m.267).

Nasıl belirlenir?

Sırasıyla ortalama fiyat esası, maliyet bedeli esası ve takdir esasına göre; sıra bağlayıcıdır.

İdare doğrudan takdire gidebilir mi?

Önceki esaslar uygulanabilir durumdaysa hayır; sıraya uyulmaması hukuka aykırılık sebebidir.

Maliyetin altında satış yapabilir miyim?

Yapabilirsiniz; ancak düşüklüğün haklı bir sebeple açıklanabilmesi ve belgelenmesi gerekir (KDVK m.27).

Hangi gerekçeler kabul edilir?

Sezon sonu, raf ömrü, stok eritme, toplu alım iskontosu ve rekabet koşulları gibi belgelenebilir ticari sebepler.

Bedelsiz teslimde vergi doğar mı?

Evet. Matrah emsal bedeldir; numune ve promosyonlarda idari düzenlemelerdeki esaslar gözetilir.

Emsal kira bedeli nasıl hesaplanır?

Takdir veya tespit edilmiş kira bedeli varsa o; yoksa bina ve arazide vergi değerinin kanunda belirlenen oranı (GVK m.73).

Anneme evimi bedelsiz verdim; vergi doğar mı?

Usul, füru ve kardeşin ikametine tahsis edilen binalarda emsal kira bedeli uygulanmaz; her biri için yalnız bir konut istisnadır.

Boş duran evim için emsal kira hesaplanır mı?

Muhafaza amacıyla bedelsiz olarak başkasının ikametine bırakılan gayrimenkullerde uygulanmaz.

Ortağıma düşük bedelle mal sattım; sonucu ne olur?

Emsallere uygunluk ilkesi işler; aykırılık transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı sayılır (KVK m.13).

Emsal seçimine itiraz edebilir miyim?

Evet. Miktar, vade, müşteri niteliği ve piyasa koşulları bakımından karşılaştırılabilirlik sorgulanabilir.

Örtülü sermaye ile örtülü kazanç farkı nedir?

Örtülü sermaye borcun tutarına (öz sermayenin üç katı sınırı), örtülü kazanç ise uygulanan bedelin emsale uygunluğuna ilişkindir.

Tapuda düşük bedel göstermek avantajlı mı?

Hayır. Harç yönünden cezalı tarhiyat doğar, maliyet bedeli düşer ve ileriki satışta kazanç büyür; ayrıca özel hukukta aleyhe delil olur.

Personele verilen araç ve konut nasıl değerlenir?

Konut tahsisi emsal kiraya, diğer menfaatler emsal bedele göre değerlenir ve ücret matrahına eklenir (GVK m.63).

Harcamalarım gelirimi aşarsa ne olur?

Kaynağın açıklanması istenir; birikim, miras, borçlanma ve satış gibi açıklamaların belgeyle desteklenmesi gerekir.

Takdir komisyonu takdir sebebini inceleyebilir mi?

Hayır. VUK m.74 uyarınca komisyon, takdir sebeplerinin bulunup bulunmadığını inceleyemez ve buna karar veremez.

Kimler ilişkili kişi sayılır?

Ortaklar, ortakların ilgili olduğu kişi ve kurumlar, idare-denetim-sermaye bakımından bağlı olunanlar ile eş, üstsoy, altsoy ve üçüncü derece dâhil hısımlar (KVK m.13).

Takdir komisyonu kararına itiraz mümkün mü?

Takdire dayalı tarhiyata karşı süresinde vergi mahkemesinde dava açılabilir.

Önceden görüş alabilir miyim?

Evet. Özelge talebiyle idarenin görüşü alınır ve bu görüşe uyulması hâlinde ceza kesilmez.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.267, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.27, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.73 ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.12-13 hükümlerine dayanır. Oran ve tutarlar değişebilir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk