Tüketici Kredisi Sözleşmeleri 2026: 14 Günlük Cayma, Sigorta Dayatması Yasağı, Erken Ödeme İndirimi ve Muacceliyet (6502 m.22-31)
04 Eylül 2026

Tüketici Kredisi Sözleşmeleri 2026: 14 Günlük Cayma, Sigorta Dayatması Yasağı, Erken Ödeme İndirimi ve Muacceliyet (6502 m.22-31)

Kredi kullanırken imzalanan onlarca sayfalık metnin içinde tüketicinin en çok işine yarayan haklar birkaç maddede toplanmıştır: on dört gün içinde gerekçesiz cayma, sigortanın dayatılamaması, erken ödemede faiz indirimi ve temerrütte tüm borcun istenebilmesi için aranan şartlar. Bu rehber, tüketici kredisi rejimini 6502 sayılı Kanun’un 22-31. maddelerine dayanarak anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Tüketici, kredi sözleşmesinden on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayabilir (6502 m.24).
  • Tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı ile açık talebi olmaksızın krediyle ilgili sigorta yaptırılamaz (m.29).
  • Tüketici, vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksidi ya da borcun tamamını erken ödeyebilir; bu hâlde gerekli faiz ve komisyon indirimi yapılır (m.27).
  • Temerrüt hâlinde kalan borcun tamamının istenebilmesi için, kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi gerekir (m.28).
  • Sözleşme yazılı olarak kurulur ve bir örneği tüketiciye verilir; sözleşmede belirtilen şartlar tüketici aleyhine değiştirilemez (m.23).

Tüketici kredisi nedir? (6502 m.22)

Kanun’un 22. maddesi tüketici kredisi sözleşmesini, kredi verenin tüketiciye faiz veya benzeri bir menfaat karşılığında ödemenin ertelenmesi, ödünç veya benzeri finansman şekilleri aracılığıyla kredi verdiği ya da vermeyi taahhüt ettiği sözleşme olarak tanımlar. Kredi kartı, kredili mevduat hesabı, kredili otomatik ödeme hesabı gibi imkânlar da bu kapsamdadır.

Konut finansmanı ise ayrı bir kategoridir ve kendi hükümlerine tabidir; konut edinmek amacıyla kullandırılan krediler ile konut teminatlı krediler bu kapsamdadır. İki rejim arasındaki farklar özellikle cayma hakkı ve erken ödeme tazminatı bakımından belirgindir: konut finansmanında sabit faizli sözleşmelerde erken ödeme tazminatı öngörülebilirken, tüketici kredilerinde indirim esastır. Bu nedenle sözleşmenin hangi kategoride olduğunun baştan belirlenmesi gerekir.

Sözleşmenin şekli ve zorunlu unsurlar (m.23)

Tüketici kredisi sözleşmesi yazılı olarak kurulur ve sözleşmenin bir örneğinin tüketiciye verilmesi zorunludur. Kanun ayrıca, sözleşmede öngörülen kredi şartlarının, sözleşme süresi içinde tüketici aleyhine değiştirilemeyeceğini açıkça düzenler. Bu kural, faiz oranının ya da masrafların tek taraflı artırılmasının önündeki temel engeldir.

Sözleşmede bulunması gerekenNeden önemli?
Kredi tutarı ve toplam geri ödemeGerçek maliyetin görülmesi
Akdi faiz oranı ve yıllık maliyet oranıErken ödeme indiriminin hesabı
Taksit sayısı, tutarı ve vadeleriTemerrüt ve muacceliyet hesabı
Alınacak tüm masraf ve ücretlerSözleşmede yazmayan ücret talep edilemez
Temerrüt faizi oranıGecikmede uygulanacak yük
Cayma hakkına ilişkin bilgiOn dört günlük sürenin kullanımı
Erken ödeme koşullarıKapatma hesabının denetimi

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Sözleşmede yer almayan bir masraf ya da ücretin sonradan tahsil edilmesi mümkün değildir. Tahsil edilmişse iadesi istenir; bu talep, hakem heyeti ya da tüketici mahkemesi yoluyla ileri sürülür. Haksız masraf ve kart aidatı iadesini kredi dosya masrafı ve kart aidatı iadesi yazımızda ele aldık.

Ön bilgilendirme formu ve karşılaştırma

Kredi sözleşmesi kurulmadan önce tüketiciye standart bir ön bilgilendirme formu verilmesi zorunludur. Bu formun amacı, farklı kuruluşların tekliflerinin aynı başlıklar üzerinden karşılaştırılabilmesidir. Formda kredi tutarı, vade, akdi faiz oranı, yıllık maliyet oranı, toplam geri ödeme tutarı, alınacak tüm ücret ve masraflar ile cayma hakkına ilişkin bilgiler yer alır. Karşılaştırmada en anlamlı gösterge yıllık maliyet oranıdır; çünkü yalnızca faizi değil, masraf ve sigorta gibi kalemleri de içerir. Yalnızca aylık faiz oranına bakarak yapılan karşılaştırma yanıltıcı olur.

Ön bilgilendirme formunun verilmemesi ya da formda gösterilen şartlarla imzalanan sözleşmenin farklı olması, tüketici lehine sonuç doğurur: formdaki şartlar bağlayıcı kabul edilir ve aradaki fark iade edilir. Bu nedenle form ile sözleşmenin karşılaştırılması, imza öncesindeki en değerli beş dakikalık işlemdir. Uygulamada tüketicilerin sık düştüğü hata, formu okumadan imzalamak ve bir nüshasını almamaktır; nüsha alınmadığında sonradan “bana bu oran söylenmişti” iddiasının ispatı güçleşir. Formun ve sözleşmenin dijital olarak gönderilmesi hâlinde e-postanın ve ekinin saklanması yeterlidir; kalıcı veri saklayıcısıyla yapılan bildirimler yazılı şekil yerine geçer.

Cayma hakkı: on dört gün (m.24)

Kanun’un 24. maddesi, tüketicinin on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin tüketici kredisi sözleşmesinden cayabileceğini düzenler. Cayma bildiriminin bu süre içinde kredi verene yöneltilmiş olması yeterlidir; bildirimin yazılı ya da kalıcı veri saklayıcısıyla yapılması gerekir.

Cayma hâlinde tüketici, anaparayı ve kredinin kullanıldığı tarihten anaparanın geri ödendiği tarihe kadar tahakkuk eden akdi faizi, en geç otuz gün içinde geri öder. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa cayma hakkı kullanılmamış sayılır. Cayma bildiriminden sonra kredi verenin ek bir masraf ya da ceza talep etmesi mümkün değildir; yalnızca kamu kurumuna veya üçüncü kişilere ödenmiş olan masraflar istenebilir. Bu hak, özellikle aceleyle kullanılan ve sonradan gerek olmadığı anlaşılan kredilerde en pratik çıkış yoludur.

Sigorta dayatması yasağı (m.29)

Kanun’un 29. maddesi açıktır: tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamaz. Tüketici sigorta yaptırmak isterse, istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat kredi veren tarafından kabul edilmek zorundadır.

Bu hüküm, uygulamada en sık ihlal edilen kurallardan biridir: kredi başvurusu sırasında hayat sigortası ya da başka bir poliçe, kredinin şartıymış gibi sunulur. Açık talep alınmadan yapılan sigorta bedelinin iadesi istenebilir; talep, kredi verene yazılı başvuruyla başlatılır ve sonuç alınamazsa hakem heyeti ya da tüketici mahkemesine taşınır. İspat bakımından, sigortanın talep edilmediğini gösteren en güçlü delil, sözleşme paketinde ayrı ve açık bir talep beyanının bulunmamasıdır. Ayrıca teminat olarak sunulan poliçenin başka bir şirketten alınabileceği kuralı, tüketiciye maliyet karşılaştırma imkânı verir.

Erken ödeme ve faiz indirimi (m.27)

Tüketici, vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksidi ödeyebileceği gibi kredi borcunun tamamını da erken ödeyebilir. Bu hâllerde kredi veren, ödenen miktara göre gerekli tüm faiz ve diğer maliyet unsurlarına ilişkin indirimi yapmakla yükümlüdür. Bu, tüketicinin vazgeçilemez bir hakkıdır; sözleşmeye konulan aksine kayıtlar geçersizdir.

Konut finansmanı sözleşmelerinde ise sabit faizli olanlar bakımından erken ödeme tazminatı öngörülebilir; tazminat, kanunda belirlenen oranı aşamaz ve kalan vadeye göre farklılaşır. Değişken faizli sözleşmelerde ise erken ödeme tazminatı talep edilemez. Erken kapatma hesabının denetimi için sözleşmedeki faiz oranının ve kalan anaparanın bilinmesi gerekir; banka tarafından verilen kapatma hesabının dökümü yazılı olarak istenmelidir. Erken kapatmada faiz indirimi ve tazminat düzenini krediyi erken kapatma yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Temerrüt ve muacceliyet (m.28)

Taksitlerden birinin ödenmemesi, kalan borcun tamamının istenmesi için tek başına yeterli değildir. Kanun’un 28. maddesi, kredi verenin kalan borcun tamamının ifasını talep edebilmesi için iki şartı birlikte arar: bütün edimlerini ifa etmiş olması ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi. Ayrıca kredi veren, bu hakkını kullanmadan önce tüketiciye en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunmak zorundadır.

ŞartİçeriğiEksikse
Kredi verenin edimini ifasıKredinin kullandırılmış olmasıTalep dinlenmez
Ardışık iki taksit temerrüdüBirbirini izleyen taksitlerMuacceliyet doğmaz
Otuz günlük uyarıYazılı bildirimle süre verilmesiTalep usulsüz olur
Sözleşmede hükümMuacceliyet kaydının bulunmasıDayanaksız kalır
Temerrüt faizi sınırıAkdi faizin belirli katını aşamazAşan kısım geçersiz
Bileşik faiz yasağıFaize faiz işletilememesiHesap yeniden yapılır

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Şartlar oluşmadan başlatılan icra takibine karşı, muacceliyetin doğmadığı ileri sürülerek itiraz edilir. İtiraz süresi kısadır ve kaçırıldığında takip kesinleşir; bu nedenle ödeme emri tebliğ edildiğinde derhâl hareket edilmelidir. Aynı şekilde kefile yönelen takiplerde de muacceliyet şartları tartışılabilir; kefilin savunma imkânlarını kefil oldum, bana takip geldi yazımızda ele aldık.

Ödeme güçlüğü: yeniden yapılandırma ve arabuluculuk

Taksitleri ödeyemeyecek duruma gelen tüketicinin ilk refleksi ödemeyi kesmek olmamalıdır; çünkü iki ardışık taksidin kaçırılması muacceliyet şartını doğurur ve borcun tamamı istenebilir hâle gelir. Bunun yerine, gecikme doğmadan kredi verene başvurup yeniden yapılandırma talep edilmesi çok daha lehe sonuç verir. Yapılandırmada vade uzatılır, taksit tutarı düşürülür ve bazı hâllerde ödemesiz dönem tanınır. Yapılandırma bir hak değil, tarafların anlaşmasına bağlı bir imkândır; ancak bankalar bakımından takibe düşmüş bir alacağın tahsili yapılandırmaya göre daha maliyetli olduğundan, talep çoğu zaman değerlendirilir.

Yapılandırma sözleşmesi imzalanırken dikkat edilecek noktalar vardır. Yeni ödeme planındaki toplam geri ödeme tutarı ve uygulanacak faiz oranı yazılı olarak gösterilmelidir; yapılandırma, sözleşmede yazmayan yeni masrafların eklenmesi için kullanılamaz. Ayrıca yapılandırmanın bozulması hâlinde ne olacağı sözleşmede açıkça belirtilmelidir. İkinci yol, uyuşmazlık doğduktan sonra arabuluculuktur: ticari nitelikteki alacaklarda dava şartı arabuluculuk uygulanırken, tüketici uyuşmazlıklarında da ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurulabilir ve tarafların anlaşması hâlinde düzenlenen belge ilam niteliği kazanabilir. Üçüncü yol, icra takibi başlamışsa taksitle ödeme talebidir; alacaklının kabulü hâlinde takip durur ve haciz işlemleri askıya alınır. Bu seçeneklerin hepsinde ortak nokta, sürecin erken yönetilmesidir: takip kesinleştikten ve haciz uygulandıktan sonra elde kalan seçenekler belirgin biçimde daralır.

Bağlı kredi ve satıcının sorumluluğu (m.30)

Bağlı kredi, belirli bir malın veya hizmetin tedarikine ilişkin bir sözleşmenin finansmanı için verilen kredidir. Bu ilişkide kredi veren, satıcı ya da sağlayıcı ile birlikte tüketiciye karşı sorumlu olur. Malın hiç ya da gereği gibi teslim edilmemesi hâlinde tüketici, satıcıya karşı sahip olduğu haklarını kredi verene karşı da ileri sürebilir.

Sorumluluğun kapsamı kanunda sınırlandırılmıştır: kredi veren, kullandırılan kredi tutarı kadar ve malın teslim edilmediği hâllerde belirli bir süreyle sorumludur. Uygulamada bu düzenleme, mağazadan alınıp banka kredisiyle finanse edilen ürünlerde tüketicinin en güçlü dayanağıdır; satıcı kapandığında ya da teslimat yapılmadığında ödemeye devam etme zorunluluğu doğmaz. Talebin ileri sürülmesi için hem satıcıya hem kredi verene yazılı bildirim yapılmalıdır. Taksitle satış rejimiyle karşılaştırmasını taksitle satış sözleşmeleri yazımızda verdik.

Kefil ve müşterek borçlu ayrımı

Tüketici kredilerinde teminat olarak alınan imzanın hukuki niteliği, sonradan doğacak sorumluluğu belirler. Kanun bu konuda tüketici lehine açık bir kural getirir: tüketici kredisi sözleşmelerinde kefalet, adi kefalet sayılır. Adi kefalette alacaklı, asıl borçluya başvurup borcu tahsil edemediğini göstermeden kefile gidemez; yani önce asıl borçlu hakkında takip yapılması ve semeresiz kalması gerekir. Buna karşılık müteselsil kefalette alacaklı doğrudan kefile yönelebilir. Uygulamada bankalar zaman zaman sözleşmeye “müşterek borçlu ve müteselsil kefil” ibaresi koyar; tüketici kredilerinde bu ibare, kefaletin adi kefalet sayılması kuralı karşısında tartışmalıdır.

İkinci ayrım, kefil ile müşterek borçlu arasındadır. Müşterek borçlu, krediyi birlikte kullanan ve borcun asıl tarafı olan kişidir; kefil ise başkasının borcunu güvenceye alan kişidir. Sözleşmede imzanın hangi sıfatla atıldığının açıkça gösterilmesi gerekir; belirsizlik hâlinde tüketici lehine yorum ilkesi işler. Kefalette şekil şartları da katıdır: kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet iradesi kefilin el yazısıyla belirtilmelidir; bu şartlara uyulmaması kefaleti geçersiz kılar. Eşin rızası da ayrı bir geçerlilik şartıdır. Kefile yönelen takiplerde bu şekil şartlarının denetlenmesi, savunmanın ilk adımıdır.

Kredi notu, sicil kaydı ve düzeltme

Kredi borcunun gecikmesi ya da takibe düşmesi, kredi kayıt sistemlerinde iz bırakır ve tüketicinin sonraki finansal işlemlerini etkiler. Bu kayıtlar bir yaptırım değil, veri işleme faaliyetidir; dolayısıyla kişisel verilerin korunması mevzuatındaki doğruluk ilkesine tabidir. Borç ödendiğinde ya da yapılandırıldığında kaydın güncellenmesi gerekir; güncellenmemesi hâlinde tüketici, önce kaydı bildiren kuruluşa başvurarak düzeltme talep eder.

Talebin karşılanmaması hâlinde iki yol vardır: Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet ve gerekirse yargı yoluna başvurarak kaydın düzeltilmesini isteme. Hatalı kayıt nedeniyle kredi başvurusunun reddedilmesi gibi somut bir zarar doğmuşsa ayrıca tazminat talebi gündeme gelebilir; bu talepte zararın ve nedensellik bağının ispatı gerekir. Ayrıca borcun tamamen ödenmesine rağmen kaydın belirli bir süre tutulması, sistemin işleyişi gereği olağandır; burada denetlenecek olan kaydın süresi değil doğruluğudur. Bu nedenle ödeme yapıldığında dekontun saklanması ve kapama yazısının bankadan yazılı olarak istenmesi, sonradan çıkacak kayıt uyuşmazlığında en güçlü belgedir.

Kredi kartı, kredili mevduat ve faiz sınırları

Kredi kartı sözleşmeleri de tüketici kredisi hükümlerine tabidir. Kart hamiline, sözleşmenin bir örneğinin verilmesi ve hesap özetinin düzenli gönderilmesi zorunludur. Asgari ödeme tutarı ödenmediğinde temerrüt doğar; ancak temerrüt faizi bakımından akdi faizin belirli katını aşmama sınırı burada da geçerlidir. Ayrıca bileşik faiz uygulanamaz; faize faiz işletilerek büyütülen borç hesapları itiraz konusudur.

Kredili mevduat hesabı (ek hesap) kullanımında ise en sık sorun, tüketicinin talebi olmadan hesabın açılması ve limitin artırılmasıdır. Açık talep olmadan tanımlanan limitler ve bunlardan doğan faiz ve ücretler bakımından iade talep edilebilir. Kart aidatı, hesap işletim ücreti ve benzeri kalemler ise ancak sözleşmede açıkça gösterilmişse ve mevzuata uygunsa alınabilir; aksi hâlde iade istenir. Bu taleplerin başvuru yolunu tüketici kredisinde haksız masraf ve kart aidatı yazımızda anlattık.

Başvuru yolu, süreler ve ispat

Uyuşmazlıkta ilk adım kredi verene yazılı başvurudur; talep ve dayanak açıkça belirtilmelidir. Sonuç alınamazsa uyuşmazlığın parasal değerine göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurulur. Bankacılık uygulamalarına ilişkin şikâyetler ayrıca ilgili kuruma iletilebilir; bu, bireysel alacak talebinin yerine geçmez ancak paralel yürütülebilir.

TalepDayanakDelil
Sözleşmede yazmayan masrafın iadesim.23, m.4Sözleşme, dekont, hesap özeti
Talep dışı sigorta bedelinin iadesim.29Sözleşme paketi, poliçe, talep beyanının yokluğu
Erken ödemede eksik indirimm.27Kapatma hesabı dökümü
Şartsız muacceliyetm.28Ödeme kayıtları, uyarı yazısı
Cayma bildirimine rağmen işlemm.24Bildirim kaydı, tarih
Bağlı kredide teslim edilmeyen malm.30Satış belgesi, bildirimler

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Başvuru yolunun seçimini tüketici uyuşmazlığında başvuru yolu yazımızda, dilekçe düzenini tüketici hakem heyeti başvuru dilekçesi örneği rehberimizde ele aldık.

Sigorta bedelinin iadesi: dilekçe örneği

…………… TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ BAŞKANLIĞINA

BAŞVURAN: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres, Telefon

KARŞI TARAF: …… Bankası A.Ş. …… Şubesi, Adres

UYUŞMAZLIK BEDELİ: …… TL

KONU: Açık talebim olmaksızın yaptırılan sigorta priminin ve sözleşmede gösterilmeyen masrafların iadesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Karşı taraftan ……/……/2026 tarihinde …… TL tutarında ve …… ay vadeli tüketici kredisi kullandım. Sözleşme ve ödeme planı ektedir.

2. Kredi kullandırımı sırasında, tarafımdan açık bir talep alınmaksızın …… sigortası yaptırılmış ve …… TL prim tahsil edilmiştir. Poliçe ve tahsilat kaydı ektedir.

3. 6502 sayılı Kanun’un 29. maddesi uyarınca, tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı ile açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamaz. Dosyada bu yönde alınmış ayrı ve açık bir talep beyanı bulunmamaktadır.

4. Ayrıca sözleşmede gösterilmeyen …… adı altında …… TL tahsil edilmiştir. Sözleşmede yer almayan ücret ve masraf talep edilemez.

5. Karşı tarafa ……/……/2026 tarihinde yazılı başvuruda bulundum; talebim karşılanmamıştır.

HUKUKİ SEBEPLER: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.4, 5, 23, 27, 29 ve ilgili yönetmelikler.

DELİLLER: Kredi sözleşmesi ve ödeme planı, sigorta poliçesi, dekont ve hesap özetleri, banka başvurusu ve cevabı.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle başvurumun kabulü ile …… TL’nin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026

Başvuran
Ad Soyad – İmza

Kredi kullanırken kontrol listesi

  1. Sözleşmenin bir örneğini mutlaka alın; yazılı şekil zorunludur.
  2. Yıllık maliyet oranını ve toplam geri ödemeyi kontrol edin.
  3. Sigorta ancak açık talebinizle yapılabilir; talep beyanı imzalatılıyorsa okuyun.
  4. Sigortayı istediğiniz şirketten yaptırabilirsiniz; teminat kabul edilmek zorundadır.
  5. Vazgeçtiyseniz on dört günlük cayma süresini kaçırmayın; anapara ve işleyen faizi otuz gün içinde ödeyin.
  6. Erken kapatmada indirim isteyin; kapatma hesabının dökümünü yazılı talep edin.
  7. Tek taksit gecikmesinde muacceliyet doğmaz; otuz günlük uyarı yapılmış mı bakın.
  8. Sözleşmede yazmayan masraf tahsil edilmişse iadesini isteyin.

Sık sorulan sorular

Kredi sözleşmesinden cayabilir miyim?

Evet. On dört gün içinde gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayabilirsiniz (m.24).

Cayarsam ne ödemem gerekir?

Anaparayı ve kullanım tarihinden geri ödeme tarihine kadar işleyen akdi faizi, en geç otuz gün içinde. Aksi hâlde cayma kullanılmamış sayılır.

Banka sigorta yaptırmamı şart koşabilir mi?

Hayır. Açık talebiniz olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamaz (m.29).

Sigortayı başka şirketten yaptırabilir miyim?

Evet. Tüketicinin istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat kredi veren tarafından kabul edilmek zorundadır.

Krediyi erken kapatırsam indirim alır mıyım?

Evet. Ödenen miktara göre gerekli tüm faiz ve maliyet indirimi yapılır (m.27); aksine sözleşme hükmü geçersizdir.

Konut kredisinde erken ödeme tazminatı var mı?

Sabit faizli konut finansmanında kanunda belirlenen oranı aşmamak üzere öngörülebilir; değişken faizlide talep edilemez.

Tek taksit gecikirse tüm borç istenebilir mi?

Hayır. Birbirini izleyen en az iki taksit temerrüdü ve otuz günlük uyarı şarttır (m.28).

Temerrüt faizinin sınırı nedir?

Akdi faiz oranının belirli katını aşamaz; ayrıca bileşik faiz uygulanamaz.

Sözleşmede yazmayan masraf alınabilir mi?

Hayır. Sözleşmede gösterilmeyen ücret ve masraflar talep edilemez; tahsil edilmişse iadesi istenir.

Bağlı kredide mal teslim edilmezse ne olur?

Tüketici, satıcıya karşı haklarını kredi verene karşı da ileri sürebilir; sorumluluk kanunda öngörülen tutar ve süreyle sınırlıdır (m.30).

Talebim olmadan ek hesap açıldı; ne yapabilirim?

Açık talep olmadan tanımlanan limitler ve bunlardan doğan faiz ile ücretler bakımından iade talep edilebilir.

Kredi şartları sonradan değiştirilebilir mi?

Sözleşmede öngörülen şartlar, sözleşme süresi içinde tüketici aleyhine değiştirilemez (m.23).

Kredileri neye göre karşılaştırmalıyım?

Yıllık maliyet oranına göre; bu oran faizin yanında masraf ve sigorta gibi kalemleri de içerir. Yalnızca aylık faize bakmak yanıltıcıdır.

Taksitleri ödeyemiyorum; ne yapmalıyım?

Gecikme doğmadan kredi verene başvurup yeniden yapılandırma talep edin. İki ardışık taksidin kaçırılması muacceliyet şartını doğurur ve borcun tamamı istenebilir hâle gelir.

Tüketici kredisinde kefalet müteselsil olabilir mi?

Tüketici kredisi sözleşmelerinde kefalet adi kefalet sayılır; alacaklı asıl borçluya başvurmadan kefile gidemez.

Borcumu ödedim ama sicil kaydım düzelmedi; ne yapabilirim?

Kaydı bildiren kuruluşa düzeltme talebiyle başvurun; karşılanmazsa Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet ve yargı yolu açıktır.

Nereye başvurmalıyım?

Önce kredi verene yazılı talep; sonuç alınamazsa parasal değere göre tüketici hakem heyetine ya da tüketici mahkemesine.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.22-31 ile ilgili yönetmeliklere dayanır. Oranlar ve parasal sınırlar değişebilir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk