Konut Finansmanı (Mortgage) Sözleşmeleri 2026: Erken Ödeme Tazminatı, Muacceliyet, İpoteğin Paraya Çevrilmesi ve Bağlı Kredi (6502 m.32-39)
04 Eylül 2026

Konut Finansmanı (Mortgage) Sözleşmeleri 2026: Erken Ödeme Tazminatı, Muacceliyet, İpoteğin Paraya Çevrilmesi ve Bağlı Kredi (6502 m.32-39)

Konut kredisi, tüketici kredisinden ayrı bir rejime tabidir: cayma hakkı yoktur, erken ödemede sabit faizli sözleşmelerde tazminat istenebilir, temerrütte ise ipoteğin paraya çevrilmesine geçilmeden önce kanunun aradığı şartların oluşması gerekir. Bu farkları bilmeden imzalanan sözleşme, yıllar sonra ağır sonuçlar doğurur. Bu rehber, konut finansmanını 6502 sayılı Kanun’un 32-39. maddelerine dayanarak anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Konut finansmanı; konut edinmek amacıyla kullandırılan krediler ile konut teminatlı kredileri kapsar (6502 m.32).
  • Sözleşme yazılı yapılır ve bir örneği tüketiciye verilir; sözleşme öncesinde ön bilgi formu verilmesi zorunludur (m.33).
  • Erken ödemede sabit faizli sözleşmelerde kanunda belirlenen oranı aşmamak üzere erken ödeme tazminatı istenebilir; değişken faizlide istenemez (m.37).
  • Temerrüt hâlinde kalan borcun tamamının istenebilmesi için, kredi verenin edimini ifa etmiş olması ve birbirini izleyen en az iki taksitte temerrüt bulunması gerekir (m.34).
  • Bağlı kredide, konutun hiç ya da gereği gibi teslim edilmemesi hâlinde kredi veren ile satıcı belirli sınırlar içinde birlikte sorumludur (m.35).

Konut finansmanı nedir? (6502 m.32)

Kanun’un 32. maddesi konut finansmanı sözleşmesini, konut edinmeleri amacıyla tüketicilere kredi kullandırılması, konutların finansal kiralama yoluyla tüketicilere kiralanması, sahip oldukları konutların teminatı altında tüketicilere kredi kullandırılması ve bu kredilerin yeniden finansmanı amacıyla kredi kullandırılmasına yönelik sözleşme olarak tanımlar.

Tanımın kapsamı önemlidir: yalnızca ev almak için kullanılan krediler değil, mevcut konutun teminat gösterilmesiyle alınan krediler de bu rejime girer. Buna karşılık konut dışı amaçlarla ve konut teminatı olmaksızın kullanılan krediler genel tüketici kredisi hükümlerine tabidir; bu ayrım, cayma hakkı ve erken ödeme tazminatı bakımından belirleyicidir. Tüketici kredisi rejimini tüketici kredisi sözleşmeleri yazımızda ele aldık.

İki rejim arasındaki farklar

KonuTüketici kredisiKonut finansmanı
Cayma hakkı14 gün, gerekçesizÖngörülmemiştir
Erken ödemeİndirim zorunlu, tazminat yokSabit faizlide tazminat istenebilir
Faiz yapısıGenellikle sabitSabit, değişken ya da karma olabilir
TeminatKefalet ya da teminatsızKonut üzerinde ipotek
Temerrüt sonucuGenel haciz yoluİpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip
Ön bilgi formuZorunluZorunlu; teklifin bağlayıcılık süresi öngörülür

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Cayma hakkının bulunmaması, konut finansmanının en dikkat çeken farkıdır. Bunun sebebi, kredinin genellikle tapu devriyle eş zamanlı kullandırılması ve geri dönülemez bir işlem zincirinin başlamış olmasıdır. Buna karşılık kanun, bu boşluğu ön bilgilendirme ve teklifin belirli süre bağlayıcı olması kuralıyla dengeler: tüketiciye sözleşme öncesinde şartları değerlendirme imkânı tanınır.

Sözleşme öncesi bilgilendirme ve teklifin bağlayıcılığı (m.33)

Konut finansmanı kuruluşu, sözleşmenin kurulmasından makul bir süre önce tüketiciye sözleşme öncesi bilgi formu vermek zorundadır. Formda kredi tutarı, vade, faiz oranı ve türü, toplam geri ödeme, alınacak tüm ücret ve masraflar, erken ödeme koşulları ile temerrüt sonuçları yer alır. Kanun ayrıca, verilen teklifin belirli bir süre boyunca bağlayıcı olmasını öngörür; bu süre içinde kuruluş teklifteki şartları tek taraflı değiştiremez.

Bu kuralın pratik değeri, tüketiciye karşılaştırma imkânı vermesidir. Farklı kuruluşlardan alınan formlar, aynı başlıklar üzerinden ve özellikle yıllık maliyet oranı esas alınarak karşılaştırılmalıdır; yalnızca aylık faize bakmak yanıltıcıdır çünkü ekspertiz ücreti, tahsis ücreti ve sigorta primleri toplam maliyeti belirgin biçimde değiştirir. Formda gösterilmeyen bir masrafın sonradan tahsil edilmesi mümkün değildir; tahsil edilmişse iadesi istenir.

Sabit, değişken ve karma faiz

Konut finansmanında faiz üç biçimde kararlaştırılabilir. Sabit faizde oran vade boyunca değişmez; tüketici için öngörülebilirlik sağlar, buna karşılık erken ödemede tazminat gündeme gelir. Değişken faizde oran, sözleşmede belirlenen endeks üzerinden dönemsel olarak güncellenir; bu hâlde sözleşmede azami oranın gösterilmesi ve tüketicinin bilgilendirilmesi gerekir. Karma yapıda ise belirli bir dönem sabit, sonrası değişken uygulanır.

Değişken faizli sözleşmelerde tüketicinin korunması iki mekanizmayla sağlanır: endeksin objektif ve doğrulanabilir olması ve azami faiz oranının sözleşmede yer alması. Endeksin kuruluşun kendi takdirine bağlı biçimde belirlenmesi, tek taraflı değişiklik yasağına aykırılık oluşturur. Ayrıca değişken faizli sözleşmelerde erken ödeme tazminatı istenemez; bu, faiz riskini üstlenen tüketiciye tanınan bir dengedir. Oran güncellemelerinin sözleşmedeki formüle uygun yapılıp yapılmadığı, ödeme planı üzerinden denetlenebilir; hatalı güncelleme hâlinde fark iadesi istenir.

Erken ödeme ve tazminat (m.37)

Tüketici, konut finansmanı borcunu erken ödeyebilir. Ödenen tutara göre gerekli faiz indiriminin yapılması zorunludur. Sabit faizli sözleşmelerde ise kredi veren, erken ödenen tutar üzerinden kanunda belirlenen oranı aşmamak kaydıyla erken ödeme tazminatı talep edebilir; oran, kalan vadeye göre farklılaşır ve sözleşmede gösterilmiş olması gerekir. Değişken faizli sözleşmelerde erken ödeme tazminatı istenemez.

Uygulamada en sık tartışma, kapatma hesabının doğruluğudur. Tüketici, kapatma öncesinde hesabın yazılı dökümünü istemeli; kalan anapara, işlemiş faiz ve varsa tazminat kalemleri ayrı ayrı gösterilmelidir. Tazminatın sözleşmede öngörülmemiş olması ya da kanuni oranın üzerinde hesaplanması hâlinde fazla kısmın iadesi istenir. Kısmi erken ödemede ise tüketici, taksit tutarının mı yoksa vadenin mi kısaltılacağını seçebilmelidir; bu tercih sözleşmede düzenlenmemişse tüketici lehine yorumlanır. Erken kapatmanın genel çerçevesini krediyi erken kapatma yazımızda ele aldık.

Temerrüt, muacceliyet ve ipoteğin paraya çevrilmesi (m.34)

Konut finansmanında temerrüt, ipotekli taşınmazın satışına kadar giden bir süreci başlatır; bu nedenle kanun burada da sıkı şartlar arar. Kalan borcun tamamının ifasının talep edilebilmesi için kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi gerekir. Kredi veren, bu hakkını kullanmadan önce tüketiciye en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunmak zorundadır.

Şartlar oluştuğunda alacaklı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatır. Bu takipte taşınmaz kıymet takdirine tabi tutulur, ardından açık artırmayla satılır. Tüketicinin savunma imkânları şu noktalarda toplanır: muacceliyet şartlarının oluşmadığı, borç miktarının hatalı hesaplandığı, kıymet takdirinin düşük yapıldığı ve satış işlemlerinin usulsüz yürütüldüğü. Kıymet takdirine itiraz süresi kısadır ve kaçırıldığında sonraki aşamada ileri sürülemez. Takibin işleyişini rehnin (ipoteğin) paraya çevrilmesi yoluyla takip yazımızda ayrıntılı anlattık.

Kıymet takdirine itiraz ve satış aşaması

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte tüketicinin en kritik savunma anı kıymet takdiri aşamasıdır; çünkü taşınmazın satış bedeli bu takdire göre belirlenen değer üzerinden hesaplanır. Düşük belirlenen bir değer, taşınmazın gerçek bedelinin çok altında satılmasına ve borcun kapanmamasına yol açar. Kıymet takdiri raporu tebliğ edildiğinde, kanunda öngörülen kısa süre içinde icra mahkemesine itiraz edilmelidir; süre kaçırıldığında sonraki aşamalarda bu itiraz ileri sürülemez.

İtiraz dilekçesinde soyut bir “değer düşük” beyanı yeterli değildir. Emsal satış örnekleri, aynı bölgede yakın tarihli ilan ve satış verileri, taşınmazın konumu, yaşı, kat ve cephe özellikleri ile varsa yapılan yenileme masrafları somut olarak gösterilmelidir. Bilirkişi incelemesi talep edilmeli ve gerekirse taşınmazın yerinde görülmesi istenmelidir. Satış aşamasında ise ilanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, satış şartnamesinin doğru düzenlenip düzenlenmediği ve tebligatların usulüne uygunluğu denetlenir; bu unsurlardaki eksiklik ihalenin feshi sebebidir. İhalenin feshi talebi de kısa süreye tabidir ve ihaleye katılanlar ile ilgililer tarafından ileri sürülebilir. Bu nedenle takibin her tebligatı bir süreyi başlatır; hiçbir evrak açılmadan bekletilmemelidir.

Bağlı kredi: konut teslim edilmezse (m.35)

Konut, bir satıcıdan alınıyor ve kredi bu satışın finansmanı için kullandırılıyorsa bağlı kredi ilişkisi doğar. Kanun, konutun hiç ya da gereği gibi teslim edilmemesi hâlinde kredi verenin, satıcı ile birlikte tüketiciye karşı sorumlu olduğunu düzenler; sorumluluk kanunda öngörülen tutar ve süreyle sınırlıdır.

Bu hüküm, özellikle maketten (ön ödemeli) konut satışlarında önem taşır: proje tamamlanmadığında tüketici, taleplerini yalnızca müteahhide değil kredi verene de yöneltebilir. Ön ödemeli konut satışında ayrıca teminat zorunluluğu ve tüketicinin dönme hakkı bulunur; bu rejimi ön ödemeli (maketten) konut satışında tüketici hakları yazımızda, dönme ve bedel iadesi davasının kurulmasını ise ön ödemeli konut satışında dönme ve bedel iadesi dilekçesi örneğinde gösterdik.

Eşin rızası, aile konutu ve ortak borç

Konut kredisinde teminat, çoğu zaman ailenin fiilen oturduğu konut üzerinde kurulur. Türk Medeni Kanunu, aile konutu üzerindeki tasarrufları eşin açık rızasına bağlar: malik olan eş, diğer eşin rızası olmadan aile konutunu devredemez ve üzerinde sınırlayıcı ayni hak kuramaz. İpotek de sınırlayıcı ayni hak olduğundan, aile konutu üzerinde ipotek kurulması için eşin rızası aranır. Rıza alınmadan kurulan ipotek bakımından diğer eş, aile konutu şerhi ve iptal talebiyle mahkemeye başvurabilir; ancak iyiniyetli üçüncü kişilerin durumu ayrıca değerlendirilir.

İkinci konu, kredinin eşler tarafından birlikte kullanılmasıdır. Müşterek borçlu sıfatıyla imza atan eş, borcun asıl tarafıdır ve alacaklıya karşı tam sorumludur; boşanma bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Boşanma kararında taksitlerin kimin ödeyeceğine dair bir düzenleme yapılması, yalnızca eşler arasındaki iç ilişkiyi bağlar; banka her iki borçluya da başvurabilir ve ödeyen eş diğerine rücu eder. Bu nedenle boşanma sürecinde kredinin devri ya da kapatılması konusunun ayrıca çözüme bağlanması gerekir. Kredili konutun boşanmada nasıl paylaşılacağını krediyle alınan ev boşanmada nasıl paylaşılır yazımızda ele aldık.

Kredinin devri ve konutun satışı

İpotekli konutun satılması hukuken mümkündür; ancak ipotek taşınmaz üzerinde kalmaya devam eder. Uygulamada iki yol izlenir. Birincisi, satış bedelinden kredinin kapatılması ve ipoteğin fekkidir: alıcı bedelin bir kısmını doğrudan bankaya öder, banka ipotek fek yazısını verir ve devir gerçekleşir. İkincisi, kredinin alıcıya devridir; bu, borcun nakli anlamına gelir ve alacaklının onayına bağlıdır. Banka, alıcının kredi değerliliğini yeniden değerlendirir ve uygun görürse devre onay verir.

Bu işlemlerde tüketicinin dikkat etmesi gereken noktalar vardır. İpotek fek edilmeden yapılan devirlerde alıcı, borcu ödenmediğinde taşınmazını kaybetme riskiyle karşılaşır. Satıcı bakımından ise kredi devredilmeden yapılan satış, borcun kendisinde kalması sonucunu doğurur: tapu alıcıya geçer ama taksitler satıcıdan istenmeye devam eder. Bu nedenle satış sözleşmesinde ödemenin bankaya yapılacağı, fek yazısının alınacağı ve devrin bu işlemlerle eş zamanlı gerçekleşeceği açıkça düzenlenmelidir. Erken kapatma yoluyla ipoteğin kaldırılması hâlinde ise, kapatma hesabındaki tazminat ve masraf kalemleri satış maliyetine dâhil edilmelidir; bu kalemler önceden hesaplanmadığında satış bedeli beklenenin altında kalabilir.

Sigorta, ekspertiz ve masraflar

Konut kredisinde sigorta iki başlıkta karşımıza çıkar: konutun kendisine ilişkin sigortalar ve krediye bağlı hayat sigortası. Tüketicinin açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamaz; tüketici dilediği sigorta şirketinden teminat sağlayabilir ve bu teminat kabul edilmek zorundadır. Zorunlu deprem sigortası ise ayrı bir mevzuattan doğar ve konut için bağımsız olarak zorunludur.

Ekspertiz (değerleme) ücreti, tahsis ücreti ve tapu masrafları bakımından temel kural aynıdır: sözleşmede ve ön bilgi formunda gösterilmeyen hiçbir masraf talep edilemez. Değerleme raporunun tüketiciye verilmesi istenmelidir; rapor hem kredi tutarını hem de sonraki takip aşamasındaki kıymet takdiri tartışmasını etkiler. Sözleşmede yer almayan ya da mevzuata aykırı tahsil edilen kalemlerin iadesi için hakem heyeti ya da tüketici mahkemesi yoluna gidilir; bu talebin çerçevesini kredi dosya masrafı ve kart aidatı iadesi yazımızda ele aldık.

Kredi borçlusunun ölümü ve mirasçılar

Konut kredisi borçlusunun ölümü hâlinde borç sona ermez; terekeye dâhil olur ve mirasçılara geçer. Mirasçılar, mirası kabul ederlerse borçtan miras payları oranında sorumlu olur; reddi miras hâlinde ise sorumluluk doğmaz ancak taşınmaz üzerindeki hak da kaybedilir. Bu nedenle karar verilirken taşınmazın değeri ile kalan borcun karşılaştırılması gerekir: borç, taşınmazın değerinin üzerindeyse reddi miras değerlendirilmeli; altındaysa borcun üstlenilip taşınmazın korunması genellikle daha lehe olur.

Uygulamada belirleyici olan, krediye bağlı hayat sigortasının bulunup bulunmadığıdır. Hayat sigortası varsa, poliçe şartları çerçevesinde kalan borç sigortadan karşılanır ve taşınmaz mirasçılara borçsuz geçer. Bu nedenle ölüm hâlinde ilk yapılacak iş, kredi dosyasında hayat sigortası olup olmadığının bankadan yazılı olarak sorulmasıdır. Sigortanın bulunmasına rağmen bankanın mirasçılardan ödeme talep etmesi hâlinde, poliçenin işletilmesi yazılı olarak istenmeli; reddedilirse tazminat talebi Sigorta Tahkim Komisyonuna ya da mahkemeye taşınmalıdır. Sigortacının, beyan yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle ödemeden kaçınması sık karşılaşılan bir savunmadır; bu iddianın somut ve poliçe öncesi bilinen bir rahatsızlığa dayandırılması gerekir. İpotekli veya hacizli taşınmazın mirasla intikalinde borcun kime kalacağını ipotekli veya hacizli taşınmazın mirası yazımızda ele aldık.

Başvuru yolu ve süreler

TalepDayanakMercii
Formda yazmayan masrafın iadesim.33Hakem heyeti / tüketici mahkemesi
Talep dışı sigorta priminin iadesiSigorta yaptırma yasağıHakem heyeti / tüketici mahkemesi
Fazla erken ödeme tazminatım.37Hakem heyeti / tüketici mahkemesi
Şartsız muacceliyet ve takipm.34İcra takibinde itiraz; tüketici mahkemesi
Hatalı faiz güncellemesiSözleşme ve m.33Hakem heyeti / tüketici mahkemesi
Konut teslim edilmemesim.35Tüketici mahkemesi

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Uyuşmazlığın parasal değerine göre tüketici hakem heyeti ya da tüketici mahkemesi görevlidir. İcra takibi başlatılmışsa süreler çok daha kısadır; ödeme emri ve kıymet takdiri tebligatları geldiğinde derhâl hareket edilmelidir. Başvuru yolunun seçimini tüketici uyuşmazlığında başvuru yolu yazımızda anlattık.

Erken ödeme tazminatının iadesi: dilekçe örneği

…………… TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ BAŞKANLIĞINA

BAŞVURAN: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres, Telefon

KARŞI TARAF: …… Bankası A.Ş. …… Şubesi, Adres

UYUŞMAZLIK BEDELİ: …… TL

KONU: Konut finansmanı kredisinin erken kapatılması sırasında fazla tahsil edilen erken ödeme tazminatının iadesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Karşı taraftan ……/……/2026 tarihinde …… TL tutarında ve …… ay vadeli konut finansmanı kredisi kullandım. Sözleşme ve ödeme planı ektedir.

2. ……/……/2026 tarihinde krediyi erken kapattım. Kapatma sırasında …… TL erken ödeme tazminatı tahsil edilmiştir. Kapatma hesabı dökümü ektedir.

3. 6502 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca erken ödeme tazminatı yalnızca sabit faizli sözleşmelerde ve kanunda belirlenen oranı aşmamak üzere talep edilebilir. Sözleşmem değişken faizlidir / tahsil edilen tutar kanuni oranın üzerindedir.

4. Ayrıca sözleşmede ve ön bilgi formunda gösterilmeyen …… adı altında …… TL tahsil edilmiştir; gösterilmeyen masraf talep edilemez.

5. Karşı tarafa ……/……/2026 tarihinde yazılı başvuruda bulundum; talebim karşılanmamıştır.

HUKUKİ SEBEPLER: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.4, 5, 32, 33, 37 ve ilgili yönetmelikler.

DELİLLER: Kredi sözleşmesi, ön bilgi formu, ödeme planı, kapatma hesabı dökümü, dekontlar, banka başvurusu ve cevabı.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle başvurumun kabulü ile …… TL’nin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026

Başvuran
Ad Soyad – İmza

Konut kredisinde kontrol listesi

  1. Ön bilgi formunu alın ve sözleşmeyle karşılaştırın; formda yazmayan masraf talep edilemez.
  2. Karşılaştırmayı yıllık maliyet oranı üzerinden yapın; ekspertiz ve sigorta dâhildir.
  3. Faiz türünü netleştirin: sabit faizde erken ödeme tazminatı çıkabilir, değişkende çıkmaz.
  4. Değişken faizde endeksin ve azami oranın sözleşmede yazılı olduğundan emin olun.
  5. Sigorta ancak açık talebinizle yapılır; şirketi siz seçebilirsiniz.
  6. Değerleme raporunun bir örneğini isteyin; sonraki kıymet takdirinde işinize yarar.
  7. Erken kapatmada hesabın yazılı dökümünü isteyin; kalemleri ayrı ayrı görün.
  8. Ödeme güçlüğünde iki taksit gecikmeden yapılandırma talep edin.

Sık sorulan sorular

Konut kredisinden cayabilir miyim?

Konut finansmanı sözleşmeleri için tüketici kredisindeki gibi bir cayma hakkı öngörülmemiştir; koruma, ön bilgilendirme ve teklifin bağlayıcılığıyla sağlanır.

Hangi krediler konut finansmanı sayılır?

Konut edinmek için kullandırılanlar, konut teminatlı krediler, konutun finansal kiralama yoluyla kiralanması ve bunların yeniden finansmanı.

Erken kapatmada tazminat ödemek zorunda mıyım?

Yalnızca sabit faizli sözleşmelerde ve kanunda belirlenen oranı aşmamak üzere; değişken faizli sözleşmelerde tazminat istenemez.

Tazminat oranı neye göre değişir?

Kalan vadeye göre farklılaşır ve sözleşmede gösterilmiş olması gerekir; gösterilmemişse talep edilemez.

Kısmi erken ödemede vade mi taksit mi düşer?

Tüketicinin tercihi esastır; sözleşmede düzenlenmemişse tüketici lehine yorumlanır.

Değişken faizde oran sınırsız artabilir mi?

Hayır. Endeksin objektif olması ve azami faiz oranının sözleşmede gösterilmesi gerekir.

Tek taksit gecikirse ev satılır mı?

Hayır. Muacceliyet için birbirini izleyen en az iki taksit temerrüdü ve otuz günlük uyarı şarttır.

İpotekli taşınmaz nasıl satılır?

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılır; kıymet takdiri yapılır ve açık artırmayla satılır. Kıymet takdirine itiraz süresi kısadır.

Banka sigorta yaptırmamı şart koşabilir mi?

Açık talebiniz olmadan kredi ile ilgili sigorta yaptırılamaz; sigorta şirketini siz seçebilirsiniz.

Ekspertiz ücreti alınabilir mi?

Ancak sözleşmede ve ön bilgi formunda gösterilmişse; gösterilmeyen masraf talep edilemez.

Konut teslim edilmezse kredi ödemeye devam eder miyim?

Bağlı kredide, konutun hiç ya da gereği gibi teslim edilmemesi hâlinde kredi veren satıcı ile birlikte sorumludur; taleplerinizi ona da yöneltebilirsiniz.

Faiz güncellemesi hatalı yapıldıysa ne olur?

Sözleşmedeki formüle uygunluk ödeme planı üzerinden denetlenir; hatalı güncellemede fark iadesi istenir.

Kıymet takdiri düşük yapıldıysa ne yapmalıyım?

Rapor tebliğinden itibaren kısa süre içinde icra mahkemesine itiraz edin; emsal satışlar ve taşınmazın özellikleriyle somut biçimde gerekçelendirin.

Kredi borçlusu vefat ederse ev ne olur?

Borç terekeye dâhil olur; kredi dosyasında hayat sigortası varsa kalan borç poliçe şartları çerçevesinde sigortadan karşılanır. İlk iş bunu bankadan yazılı sormaktır.

Aile konutu üzerine ipotek için eşimin rızası gerekir mi?

Evet. Aile konutu üzerinde sınırlayıcı ayni hak kurulması diğer eşin açık rızasına bağlıdır; rızasız ipotekte iptal talebi gündeme gelir.

İpotekli evi satabilir miyim?

Evet. Satış bedelinden kredinin kapatılıp ipoteğin fek edilmesi ya da alacaklının onayıyla kredinin alıcıya devri yoluyla yapılır.

Nereye başvurmalıyım?

Önce kredi verene yazılı talep; sonuç alınamazsa parasal değere göre tüketici hakem heyetine ya da tüketici mahkemesine.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.32-39 ile ilgili yönetmeliklere dayanır. Oranlar ve parasal sınırlar değişebilir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk