Tahkimde Tarafların Eşitliği ve Dinlenilme Hakkı (HMK m.423)
28 Nisan 2026

Tahkimde Tarafların Eşitliği ve Dinlenilme Hakkı (HMK m.423)

📜 Dayanak Mevzuat

  • 6100 sayılı HMK m.423 — Tarafların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkı
  • 6100 sayılı HMK m.424 — Usulde taraf serbestisi ve emredici hükümlerin sınırı
  • 6100 sayılı HMK m.428 — Dilekçeler ve delillerin gösterilmesi
  • 6100 sayılı HMK m.439/2-f — Eşitlik ve dinlenilme hakkı ihlalinin iptal sebebi olması
  • 6100 sayılı HMK m.439/3-4 — Kısmi iptal, bir aylık süre ve icranın durdurulması
  • 1958 New York Sözleşmesi — Tenfizde savunma hakkı ihlali

Tahkimde usul kuralları büyük ölçüde taraflara bırakılmıştır. Ancak bu serbestinin bir çekirdeği vardır ve o çekirdek dokunulmazdır: tarafların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkı.

HMK m.423 bunu iki cümleyle kurar: “Taraflar, tahkim yargılamasında eşit hak ve yetkiye sahiptirler. Taraflara hukuki dinlenilme hakkını kullanma imkânı tanınır.”

Bu iki cümle, tahkimin meşruiyet temelidir. İhlali hem iptal davasının hem de tenfizin reddinin sebebidir.

Serbestinin Sınırı: HMK m.424

HMK m.424 uyarınca taraflar, hakem veya hakem kurulunun uygulayacağı yargılama usulüne ilişkin kuralları bu Kısmın emredici hükümleri saklı kalmak kaydıyla serbestçe kararlaştırabilir ya da tahkim kurallarına yollama yaparak belirleyebilirler. Böyle bir sözleşme yoksa hakem veya hakem kurulu, tahkim yargılamasını bu Kısmın hükümlerini gözeterek uygun bulduğu şekilde yürütür.

Buradaki “emredici hükümler saklı kalmak kaydıyla” kaydı belirleyicidir. m.423 bu emredici çekirdeğin merkezindedir: taraflar duruşma yapılmamasını, delil turlarının kısaltılmasını ya da dosya üzerinden karar verilmesini kararlaştırabilirler; ancak eşitliği ve dinlenilme hakkını ortadan kaldıran bir usul kararlaştıramazlar.

Örneğin “davacı iki dilekçe, davalı bir dilekçe verir” biçiminde bir kloz hükmü, taraf iradesine dayansa dahi emredici çekirdeğe aykırıdır.

İlkenin Kapsamı: Baştan Sona Denge

Öğretide ve yargı kararlarında benimsenen yaklaşım, ilkenin yargılamanın başından sona ermesine kadar geçen dönemin tamamında taraflar arasında hak ve yükümlülükler açısından tam bir eşitliğin ve dengenin kurulmasını ve korunmasını zorunlu kıldığı yönündedir.

Hakemler, HMK m.423 gereğince yargılamanın ilk anından karar anına kadar taraflara karşı tam bir tarafsızlık ve eşitlik içinde olmak zorundadır.

Somut yükümlülükler

  • Eşit ve makul süreler. Hakemler, her iki tarafa da iddia ve savunmalarını sunması için eşit ve makul süreler tanımak zorundadır.
  • Söz hakkında denge. Duruşma yapılmasına karar verilmişse, taraflara söz hakkının verilmesinde tam bir denge gözetilmelidir.
  • Tek taraflı iletişim yasağı. Hakemler, uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak taraflardan biriyle, diğer tarafın haberi ve izni olmadan tek taraflı iletişim kuramaz.

Üçüncüsü uygulamada en sık ihlal edilen kuraldır ve çoğu zaman iyi niyetle yapılır: bir tarafın vekiliyle telefonda usul konuşmak, karşı tarafa iletilmeyen bir e-postaya cevap vermek. Sonuç aynıdır — kayda geçirildiğinde iptal sebebi doğar.

Eşitlik ihlali, iptal davasının en güçlü sebebidir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Hukuki Dinlenilme Hakkının Üç Bileşeni

Hukuki dinlenilme hakkı tek bir yetki değil, birbirini tamamlayan üç unsurdan oluşur.

1. Bilgilenme hakkı

Taraf, kendisine karşı ileri sürülen iddiaları, sunulan delilleri ve yargılamanın gidişatını öğrenebilmelidir. Tebligatın usulüne uygun yapılmaması, karşı tarafın sunduğu belgenin iletilmemesi ya da duruşma gününün bildirilmemesi bu bileşeni ihlal eder.

2. Açıklama ve ispat hakkı

Taraf, iddia ve savunmalarını ileri sürebilmeli, delillerini sunabilmelidir. HMK m.428 uyarınca taraflar dilekçelerine yazılı delillerini ekleyebilir ve ileride sunacakları delilleri gösterebilirler. Dava dilekçesi usulüne uygun değilse veya eksikse, hakem veya hakem kurulunca süre verilerek giderilmesi istenir.

3. Dikkate alınma hakkı

En çok atlanan bileşendir: taraf sadece konuşabilmiş olmakla yetinmez; ileri sürdüğü esaslı iddiaların kurul tarafından değerlendirilmiş olması gerekir. Esaslı bir savunmanın kararda hiç karşılanmaması, dinlenilme hakkının ihlali olarak değerlendirilebilir.

İhlal Sayılan Tipik Durumlar

Durumİhlal edilen bileşen
Bir tarafa uzun, diğerine kısa cevap süresi verilmesiEşitlik
Karşı tarafın son dilekçesinin tebliğ edilmemesiBilgilenme
Bilirkişi raporuna itiraz imkânı tanınmamasıAçıklama
Yalnızca bir tarafın tanığının dinlenmesiEşitlik ve ispat
Kurulun bir tarafla tek taraflı iletişim kurmasıEşitlik
Esaslı savunmanın kararda hiç karşılanmamasıDikkate alınma

İhlal sayılmayanlar

Ayrımı netleştirmek önemlidir. Şunlar kural olarak ihlal değildir:

  • Delil talebinin reddedilmesi. Kurul, uyuşmazlık bakımından önemsiz gördüğü delil taleplerini gerekçeyle reddedebilir.
  • Duruşma yapılmaması. Taraflar dosya üzerinden karar verilmesini kararlaştırmışsa bu tercihe uyulur.
  • Kısa ancak eşit süreler. Hızlandırılmış usulde süreler kısadır; kısalık tek başına ihlal değildir, eşitsizlik ihlaldir.
  • Savunmanın kabul edilmemesi. Değerlendirilip reddedilen bir savunma, dikkate alınmamış sayılmaz.

İptal Sebebi: HMK m.439/2-f

HMK m.439, hakem kararının iptalini gerektiren sebepleri sınırlı biçimde sayar. Bunlardan biri açıkça “tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediği” hâlidir.

Bu sebep, iptal davasında özel bir yere sahiptir. Diğer birçok sebep teknik bir usul kusuruna dayanırken bu sebep, yargılamanın adilliğine ilişkindir ve mahkemelerce daha geniş bir denetim imkânı tanır.

Buna karşılık sınır aynıdır: iptal davasında esasa girilmez. “Hakemler hukuku yanlış uyguladı” itirazı, eşitlik ihlali kılığına sokularak dinletilemez.

Kısmi iptal imkânı

HMK m.439/3, kurulun tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği iddiasıyla açılan iptal davasında, kapsam içi konuların kapsam dışı olanlardan ayrılması mümkünse kararın sadece kapsam dışı bölümünün iptal edilebileceğini öngörür.

Süre ve icra

İptal davası bir ay içinde açılabilir; süre, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işler.

İptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine, hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmek şartıyla icra durdurulabilir.

Aykırılığı yargılama sırasında kayda geçirmeyen taraf sonradan dayanamaz

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Tenfiz Aşamasında: Sınır Ötesi Boyut

Eşitlik ve dinlenilme hakkı, yalnızca iç hukukun meselesi değildir. Yabancı bir hakem kararının tenfizi istendiğinde de savunma hakkının ihlali, tenfizin reddi için ileri sürülebilecek sebepler arasındadır.

New York Sözleşmesi çerçevesinde bu, tarafın hakem tayininden veya tahkim yargılamasından usulüne uygun biçimde haberdar edilmemesi ya da başka bir sebeple savunma imkânı bulamamış olması hâllerini kapsar.

Pratik sonuç: Usul kusuru işlemiş bir kararın ayakta kalma ihtimali iki kez sınanır — tahkim yerinde iptal davasında, icra edileceği ülkede tenfiz aşamasında. Bu nedenle deneyimli hakem kurulları, süre ve tebligat düzenini titizlikle kayda geçirir.

İhlal İddiasının İspatı: Somutlaştırma Yükü

İptal davasında eşitlik ihlaline dayanan tarafların sık düştüğü hata, iddiayı soyut biçimde ileri sürmektir. “Savunma hakkımız kısıtlandı” cümlesi tek başına bir dayanak oluşturmaz.

Somutlaştırmanın üç ayağı vardır:

  • Olgu. Hangi tarihte, hangi işlemde, hangi eşitsizlik doğdu? Karşı tarafa kırk beş gün, size on beş gün verilmişse bu tarihler ve süreler gösterilmelidir.
  • Kayıt. İtirazın yargılama sırasında ileri sürüldüğü ve tutanağa geçirildiği belgelenmelidir. Sessiz kalıp karar aleyhe çıktıktan sonra ileri sürülen itiraz zayıftır.
  • Nedensellik. İhlalin sonucu nasıl etkileyebileceği açıklanmalıdır. Tebliğ edilmeyen belge kararın gerekçesinde kullanılmışsa bu bağ kurulmuş olur; kullanılmamışsa ihlalin sonuca etkisi tartışmalı hâle gelir.

Üçüncü ayak uygulamada belirleyicidir. Biçimsel bir aksaklık, savunmayı fiilen etkilememişse tek başına iptal sonucunu doğurmayabilir.

Hızlandırılmış Usul ve Belge Üzerinden Yargılama

Süreleri kısaltan ve duruşmayı kaldıran usuller, ilk bakışta dinlenilme hakkıyla çatışıyor gibi görünür. Oysa çatışma yoktur; belirleyici olan simetridir.

Taraflar hızlandırılmış usulü kararlaştırdıklarında, dinlenilme hakkından vazgeçmiş olmazlar; hakkın kullanılma biçimini belirlemiş olurlar. Bu tercihte üç sınır gözetilmelidir:

  1. Süreler kısa ama eşit olmalıdır.
  2. Her belge yine karşı tarafa iletilmelidir. Hız, tebligat yükümlülüğünü kaldırmaz.
  3. Yeni bir delil veya iddia ortaya çıkarsa cevap imkânı tanınmalıdır. Usulün kısalığı, sürpriz karar verilmesini haklı kılmaz.

Bu üç sınır korunduğu sürece hızlandırılmış usulde verilen karar, eşitlik bakımından sağlamdır.

Sürpriz Karar Yasağı

Dikkate alınma hakkının bir uzantısı, tarafların üzerinde hiç tartışmadığı bir hukuki temele dayanılarak karar verilmemesidir.

Kurul, tarafların ileri sürmediği bir hukuki nitelendirmeyi benimseyecekse — örneğin talebi sözleşmesel sorumluluk yerine sebepsiz zenginleşme çerçevesinde değerlendirecekse — bu yaklaşımını taraflara bildirip görüş alması beklenir. Aksi hâlde taraflar, karara esas alınan temel hakkında hiç savunma yapamamış olur.

Bu, hakemin hukuku re’sen uygulama yetkisini ortadan kaldırmaz; yalnızca sonucun taraflar için öngörülemez olmamasını sağlar.

Vekille Temsil ve Dil

Eşitlik ilkesinin daha az konuşulan iki görünümü vardır.

Temsil. Tarafların vekille temsil edilme imkânında eşitlik gözetilmelidir. Milletlerarası tahkimde bu konuda geniş bir serbesti tanınmıştır; Türkiye’de yürütülen milletlerarası tahkimde taraflar yabancı gerçek veya tüzel kişiler tarafından da temsil edilebilirler.

Dil. Yargılama dilini anlamayan bir tarafın savunma yapabilmesi fiilen mümkün değildir. Tarafların kararlaştırdığı dil dışında yürütülen bir işlem ya da tercüme imkânı tanınmadan yapılan bir duruşma, dinlenilme hakkı bakımından sorun doğurur. Bu nedenle kloz aşamasında dilin belirlenmesi, yalnızca bir maliyet kalemi değil, aynı zamanda bir usul güvencesidir.

Hakem Kurulu İçin: Riski Azaltan Yedi Uygulama

  1. Usul takvimini ilk toplantıda kurun ve tutanağa geçirin. Süreler baştan simetrik belirlenmelidir.
  2. Süre uzatımlarını karşılıklı verin. Bir tarafa tanınan ek süre, diğerine de tanınmalıdır.
  3. Her belgeyi karşı tarafa iletin. İstisnasız.
  4. Tek taraflı iletişimden kaçının. Zorunlu hâllerde içeriği derhal karşı tarafa bildirin.
  5. Bilirkişi raporuna itiraz turu açın. Rapor sonrası her iki tarafa eşit süre verin.
  6. Esaslı iddiaları kararda karşılayın. Reddediyorsanız gerekçesini yazın.
  7. Tebligat kayıtlarını dosyada tutun. Tenfiz aşamasında bu kayıtlar sorulur.

Taraf İçin: İhlal Fark Ettiğinizde

  1. Derhal ve yazılı olarak itiraz edin. Sessiz kalmak, sonradan iptal davasında aleyhinize değerlendirilebilir.
  2. İtirazı tutanağa geçirtin. Duruşmada sözlü itiraz yeterli değildir.
  3. Somut olarak gösterin. “Eşitlik ihlal edildi” demek yetmez; hangi süre, hangi belge, hangi tarih?
  4. Zararı ortaya koyun. İhlalin savunmanızı nasıl etkilediğini açıklayın.
  5. Yargılamaya devam edin. Katılmamak itirazınızı güçlendirmez, esassız bırakır.
  6. Bir aylık süreyi takvime alın. Karar tebliğ edildiğinde süre işlemeye başlar.
  7. Teminatla icra durdurmayı değerlendirin. İptal davası tek başına icrayı durdurmaz.

Sıkça Sorulan Sorular

HMK m.423 ne düzenler?

Tarafların tahkim yargılamasında eşit hak ve yetkiye sahip olduklarını ve kendilerine hukuki dinlenilme hakkını kullanma imkânı tanınacağını düzenler.

Taraflar bu ilkeyi sözleşmeyle kaldırabilir mi?

Hayır. HMK m.424 usul serbestisini emredici hükümler saklı kalmak kaydıyla tanır; m.423 bu emredici çekirdeğin merkezindedir.

İlke yargılamanın hangi aşamasında geçerlidir?

Yargılamanın ilk anından karar anına kadar tamamında; taraflar arasındaki dengenin sürekli korunması gerekir.

Hakem bir tarafla tek başına görüşebilir mi?

Hayır. Uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak taraflardan biriyle, diğer tarafın haberi ve izni olmadan tek taraflı iletişim kurulamaz.

Taraflara verilen süreler eşit olmak zorunda mı?

Evet. Hakemler her iki tarafa da iddia ve savunmalarını sunması için eşit ve makul süreler tanımak zorundadır.

Hukuki dinlenilme hakkı neleri kapsar?

Bilgilenme, açıklama ve ispat, dikkate alınma olmak üzere üç bileşeni vardır.

Dilekçe eksikse ne olur?

HMK m.428 uyarınca hakem veya hakem kurulunca süre verilerek eksikliğin giderilmesi istenir.

Delil talebimin reddedilmesi ihlal midir?

Kural olarak hayır. Kurul, uyuşmazlık bakımından önemsiz gördüğü talepleri gerekçeyle reddedebilir.

Duruşma yapılmaması ihlal midir?

Taraflar dosya üzerinden karar verilmesini kararlaştırmışsa bu tercihe uyulması ihlal oluşturmaz.

Kısa süreler ihlal midir?

Kısalık tek başına ihlal değildir; belirleyici olan sürelerin taraflar arasında eşit olup olmadığıdır.

İhlal iptal sebebi midir?

Evet. HMK m.439/2-f uyarınca tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmemesi iptal sebebidir.

İptal davasında esasa girilir mi?

Hayır. Hukukun yanlış uygulandığı iddiası, eşitlik ihlali biçiminde ileri sürülerek dinletilemez.

Kararın tamamı mı iptal edilir?

HMK m.439/3 uyarınca kapsam dışı konular ayrılabiliyorsa yalnızca o bölüm iptal edilebilir.

İptal davası kararın icrasını durdurur mu?

Hayır. Ancak hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak teminat gösterilmek şartıyla icra durdurulabilir.

İhlali fark ettiğimde ne yapmalıyım?

Derhal ve yazılı olarak itiraz edip tutanağa geçirtmelisiniz; sessiz kalmak sonradan aleyhinize değerlendirilebilir.

Post by Av. Fatma Öztürk