Nihai hakem kararı verildikten sonra bazı hatalar fark edilebilir ya da eksik taleplerin karara bağlanmadığı görülebilir. MTK ve HMK bu durumlar için sınırlı düzeltme mekanizmaları öngörmüştür. Ancak bu mekanizmalar yalnızca “şekli” hatalar için geçerlidir; esasa ilişkin hataların giderilmesi mümkün değildir. Bu yazıda hakem kararının düzeltilmesi, tavzihi ve tamamlanması ele alınmaktadır.
1) Düzeltme, Tavzih, Tamamlama: Üç Ayrı Mekanizma
MTK m.15/D ve HMK m.441 üç ayrı başvuru yolu düzenlemektedir: (i) Düzeltme — hesaplama, yazım ya da benzer matbaacı hatalarının giderilmesi; (ii) Tavzih (Yorum) — kararın belirsiz ya da çelişkili bir bölümünün açıklığa kavuşturulması; (iii) Tamamlama — taleplerden biri hakkında karar verilmemişse ek karar verilmesi.
Bu üç mekanizmanın ortak özelliği: taraflar hakem kuruluna başvurur; mahkemeye doğrudan başvuru yolu yoktur. Hakem kurulu mevcut görevini bu sınırlı kapsamda sürdürür.
2) Düzeltme Talebi
Düzeltme, yalnızca açıkça gözlemlenebilir hatalar için geçerlidir: toplam hesaplama yanlışlığı, rakam transkripsiyonu hatası, tarafın adının yanlış yazılması, tarihin hatalı belirtilmesi.
MTK kapsamında düzeltme talebi kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. HMK kapsamında ise bir ay içinde. Bu süre geçtikten sonra düzeltme mümkün değildir. Hakem kurulu da kendi inisiyatifiyle bu süre içinde aynı türdeki hataları düzeltebilir.
3) Tavzih Talebi
Karar fıkrasında belirsizlik ya da çelişki varsa tavzih talep edilebilir. Örnek durumlar: kararın hangi tarihten itibaren faiz işleyeceğini belirtmemesi; iki hüküm arasında çelişki bulunması; kararın kısmen anlaşılmaz olması.
Tavzih mekanizması kararın yeniden değerlendirilmesi ya da esasa ilişkin hatanın giderilmesi için kullanılamaz. Yalnızca mevcut kararın daha anlaşılır hale getirilmesi amaçlanabilir. Hakem kurulunun farklı bir sonuca ulaşması talep edilemez.
4) Tamamlama Talebi
Yargılama sırasında ileri sürülen bir talep hakkında hiç karar verilmediyse tamamlama talep edilebilir. Tarafın müzakere kapsamında sunduğunu kanıtlayabildiği talep için hakem kurulundan ek karar verilmesi istenebilir.
Tamamlama ile “yeni talep eklemek” birbirinden farklıdır: tamamlama yalnızca mevcut yargılamada sunulmuş ama karara bağlanmamış talepler için geçerlidir. Yeni bir talep ek karar yoluyla eklenemez.
5) Süre ve Mahkeme Denetimi
Her üç mekanizma için MTK kapsamında 30 gün; HMK kapsamında 1 ay içinde hakem kuruluna başvurulmalıdır. Süre geçtikten sonra bu başvurular yapılamaz.
Hakem kurulunun düzeltme/tavzih/tamamlama kararlarına karşı ayrıca iptal yolu açık olabilir; ancak mahkeme bu kararları da sınırlı denetim çerçevesinde inceler. Tavzih kararı sanki kararı yeniden yazan bir nitelik taşıyorsa bu durum iptal gerekçesi oluşturabilir.
6) Pratik Öneriler
Düzeltme-tavzih-tamamlama sürecinde öneriler: (i) kararı aldığınızda hesaplama ve tarih hatalarını hemen kontrol edin; (ii) belirsizlik varsa 30 günlük süreyi kaçırmadan tavzih talebi yapın; (iii) hiç karara bağlanmamış talebiniz varsa tamamlama yolunu kullanın; (iv) bu mekanizmaların esasa ilişkin hatalar için geçerli olmadığını unutmayın; esasa ilişkin itirazlar için iptal davası açılmalıdır; (v) süreyi takip edin — geçtikten sonra başvurulamaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Hakem kararında yazım hatası varsa ne yapılır?
Kararın tebliğinden 30 gün içinde (MTK) hakem kuruluna düzeltme talebinde bulunulur.
Tavzih talebi kararı değiştirir mi?
Hayır. Yalnızca mevcut kararın belirsiz ya da çelişkili bölümünü açıklığa kavuşturur; yeni bir sonuca ulaşılamaz.
Tamamlama talebi için ne gerekir?
Yargılama sürecinde ileri sürülmüş ama karara bağlanmamış bir talep bulunmalıdır. Yeni talep eklenemez.
Bu başvurular için süre nedir?
MTK kapsamında 30 gün, HMK kapsamında 1 ay; kararın tebliğinden itibaren başlar.
Esasa ilişkin hata için ne yapılır?
Düzeltme-tavzih yolu geçersizdir; iptal davası açılmalıdır (MTK m.15, HMK m.439).
Hakem kurulu kendiliğinden düzeltme yapabilir mi?
Evet. MTK kapsamında hakem kurulu 30 gün içinde açık hataları resen düzeltebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman görüş esas alınmalıdır.


