📜 Dayanak Mevzuat
- 6100 sayılı HMK m.437/1 — İki haftalık başvuru süresi; düzeltme ve tavzih talebi
- 6100 sayılı HMK m.437/2 — Kurulun bir aylık karar süresi ve uzatma yetkisi
- 6100 sayılı HMK m.437/3 — Kurulun kendiliğinden düzeltme yetkisi
- 6100 sayılı HMK m.437/4 — Tamamlayıcı hakem kararı; bir aylık süre
- 6100 sayılı HMK m.437/5 — Kararların hakem kararının parçası olması
- 6100 sayılı HMK m.435/2 — Kurulun yetkisinin sona ermesi ve m.437 istisnası
Hakem kararı elinize geçti ve bir sorun fark ettiniz: hesap tablosunda rakam yanlış toplanmış, bir hüküm cümlesi iki türlü okunabiliyor ya da yargılama boyunca tartıştığınız bir talep hiç karara bağlanmamış.
Bu üç durumun her biri için ayrı bir yol vardır ve hepsinin süresi farklıdır. HMK m.437, hakem kararına karşı iptal davası dışında kullanılabilecek bu üç mekanizmayı düzenler.
Üç Kurumun Ayrımı
| Kurum | Ne için | Başvuru süresi |
|---|---|---|
| Düzeltme | Hesap, yazı ve benzeri maddi hatalar | İki hafta |
| Tavzih | Belirli bir konunun veya kararın bir bölümünün açıklanması | İki hafta |
| Tamamlama | İleri sürülmüş ama karara bağlanmamış konular | Bir ay |
Süre farkı tesadüfi değildir: düzeltme ve tavzih mevcut kararın üzerinde çalışırken, tamamlama yeni bir karar verilmesini gerektirir ve daha kapsamlı bir inceleme ister.
Düzeltme ve Tavzih: HMK m.437/1
HMK m.437/1 hükmüne göre, evvelce daha farklı bir süre öngörülmemişse, taraflardan her biri, hakem kararının kendisine bildirilmesinden itibaren iki hafta içinde, karşı tarafa da bilgi vermek kaydıyla, hakem veya hakem kuruluna başvurarak:
- (a) Hakem kararında bulunan hesap, yazı ve benzeri maddi hataların düzeltilmesini,
- (b) Karara ilişkin belirli bir konunun veya kararın bir bölümünün tavzihini isteyebilir.
“Evvelce daha farklı bir süre öngörülmemişse”
Maddenin ilk cümlesindeki bu kayıt önemlidir: iki haftalık süre emredici değildir. Taraflar tahkim anlaşmasında ya da kurumsal kural setinde farklı bir süre kararlaştırmışsa o süre uygulanır. Kurumsal tahkimde önce kurum kurallarına bakılmalıdır.
Karşı tarafa bilgi verme zorunluluğu
Başvuru tek taraflı yapılamaz; karşı tarafa bilgi verilmesi kanuni bir şarttır. Bu, tahkimde tarafların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkının somut bir görünümüdür.
Maddi hata nedir, ne değildir?
Düzeltme yolu yalnızca maddi hatalar içindir: toplama yanlışı, rakamın hatalı aktarılması, isim veya tarih yazım hatası, sıra numarası karışıklığı.
Buna karşılık hukuki değerlendirme hatası maddi hata değildir. Faiz oranının yanlış seçilmesi, zamanaşımının hatalı hesaplanması ya da bir sözleşme hükmünün yanlış yorumlanması düzeltme yoluyla giderilemez. Bu tür iddialar ancak iptal davasında ve HMK m.439’daki sınırlı sebepler çerçevesinde ileri sürülebilir; o davada da esasa girilmez.
Aynı sınır tavzih için de geçerlidir: tavzih, kararı açıklar, değiştirmez. Hükmün kapsamını genişleten veya daraltan bir tavzih talebi kabul edilmez.
Tavzih süresi iki hafta — kaçırırsanız telafisi yok
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Kurulun Karar Süresi: HMK m.437/2
Karşı tarafın görüşünü alan hakem veya hakem kurulu, talebi haklı bulursa, talep tarihinden itibaren bir ay içinde kararındaki maddi hatayı düzeltir veya kararın tavzihini yapar. İcap ederse, bu süre hakem veya hakem kurulunca uzatılabilir.
İki noktaya dikkat edilmelidir. Birincisi, süre talep tarihinden itibaren işler, kararın tebliğinden değil. İkincisi, uzatma yetkisi kurulun kendisindedir ve düzeltme-tavzih bakımından kanun bir üst sınır öngörmemiştir.
Kurulun kendiliğinden düzeltme yetkisi: m.437/3
Hakem veya hakem kurulu, karardaki maddi hataları karar tarihini izleyen iki hafta içinde kendiliğinden de düzeltebilir. Bu, taraf talebine bağlı olmayan bir yetkidir ve kurulun kendi hatasını fark etmesi hâlinde işletilir.
Sürenin başlangıcı burada farklıdır: taraf talebinde bildirim tarihi, kendiliğinden düzeltmede karar tarihi esas alınır.
Tamamlayıcı Hakem Kararı: HMK m.437/4
Taraflardan her biri, hakem kararının kendilerine bildirilmesinden itibaren bir ay içinde, karşı tarafa da bilgi vermek kaydıyla, yargılama sırasında ileri sürülmüş olmasına rağmen karara bağlanmamış konularda tamamlayıcı hakem kararı verilmesini isteyebilir.
Hakem veya hakem kurulu, talebi haklı bulursa, tamamlayıcı hakem kararını bir ay içinde verir. İcap ederse bu süre hakem veya hakem kurulunca en fazla bir ay uzatılabilir.
İki şart birlikte aranır
Talebin kabul edilebilmesi için konunun yargılama sırasında ileri sürülmüş olması ve karara bağlanmamış olması gerekir. Yargılama boyunca hiç gündeme getirilmemiş bir talep, tamamlama yoluyla sonradan karara bağlanamaz.
Bu, tamamlama kurumunu yeni bir dava açma imkânından ayıran temel sınırdır. Unutulan bir talebi tamamlama yoluyla gündeme sokmak mümkün değildir.
Uzatmadaki fark
Düzeltme ve tavzihte uzatma süresi bakımından bir sınır yokken, tamamlamada uzatma en fazla bir ay ile sınırlandırılmıştır. Kanun, yeni karar verilmesini gerektiren bu yolun süresiz uzamasını istememiştir.
İptal davası süresini tavzih talebine güvenerek geçirmeyin
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Kararların Niteliği: HMK m.437/5
Düzeltme, tavzih ve tamamlama kararları taraflara bildirilir ve hakem kararının bir parçasını oluşturur.
Bunun üç pratik sonucu vardır:
- İcra bakımından: Kararın icraya konulmasında bu ek kararlar da esas alınır. Tavzih kararı, icra dairesinde doğacak yorum tartışmasını önler.
- İptal bakımından: Ek karar, asıl kararla birlikte değerlendirilir.
- Tenfiz bakımından: Yabancı kararın tenfizinde ek kararlar da sunulmalıdır.
Kurulun yetkisi neden devam ediyor?
HMK m.435/2 uyarınca hakem veya hakem kurulunun yetkisi, yargılamanın sona ermesiyle ortadan kalkar. Ancak aynı hüküm “437 nci madde hükmü saklı kalmak üzere” kaydını taşır.
Yani m.437, kurulun görev süresi bittikten sonra da işleyebilen tek istisnadır. Karar verilmiş, yargılama sona ermiş olsa dahi kurul düzeltme, tavzih ve tamamlama için yeniden devreye girebilir.
İptal Davası Süresiyle İlişki
Bu, uygulamada en çok karıştırılan noktadır ve HMK m.439/4 hükmü meseleyi açıkça çözer.
Hükme göre iptal davası bir ay içinde açılabilir ve bu süre, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Yani usulüne uygun biçimde alınan bir ek karar, iptal davası süresi bakımından yeni bir başlangıç noktası oluşturur. Bu, m.437/5’teki “ek kararlar hakem kararının bir parçasını oluşturur” hükmüyle de uyumludur.
Yine de dikkatli olunmalı
Bu imkâna gereğinden fazla güvenmek risklidir. Yargıtay’ın incelediği bir dosyada, hakem kararı tebliğ edildikten uzun süre sonra açılan iptal davası, hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. İlk derece mahkemesi ek karar tarihine göre davayı süresinde saymış, ancak bu değerlendirme yerinde bulunmamıştır.
Buradan çıkan pratik ders şudur: ek karar süreyi ancak m.437’deki kendi süreleri içinde usulüne uygun olarak talep edilmiş ve verilmişse yeniden başlatır. Süresi geçtikten sonra yapılan bir tavzih başvurusu ya da reddedilen bir talep, iptal davası süresini canlandırmaz.
Güvenli yaklaşım
Kararda hem düzeltilebilir bir kusur hem de iptal sebebi oluşturabilecek bir aykırılık varsa, iki yolu paralel yürütmek en güvenli seçenektir. Tavzih talebinin sonucunu beklerken iptal süresinin dolmasına ramak kalmışsa, davayı açmak ve gerekirse sonradan ıslah yoluna gitmek, süreyi kaybetme riskinden daha ehvendir.
İptal davası icrayı durdurur mu?
Hayır. HMK m.439/4 uyarınca hakem kararına karşı iptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine, hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmek şartıyla kararın icrası durdurulabilir.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Altı Durum
1. Hüküm fıkrasında rakam ile yazı uyuşmuyor
Hüküm fıkrasında tutar hem rakamla hem yazıyla gösterilmiş ve ikisi farklı. Bu tipik bir maddi hatadır ve düzeltme yoluyla giderilir. İcra dairesi hangi tutarı esas alacağını bilemeyeceğinden, düzeltme yapılmadan takibe geçmek risklidir.
2. Faiz başlangıç tarihi belirtilmemiş
Karar faize hükmetmiş ancak başlangıç tarihini göstermemişse, bu bir eksiklik midir yoksa belirsizlik mi? Ayrım önemlidir: faiz talebi yargılamada ileri sürülmüş ve karara hiç bağlanmamışsa tamamlama, karara bağlanmış ama başlangıcı anlaşılmıyorsa tavzih yoludur. Süreler farklı olduğundan nitelendirme doğrudan sonuç doğurur.
3. Yargılama giderleri paylaştırılmamış
HMK m.436 uyarınca kararda taraflara yüklenen hak ve borçlar ile yargılama giderlerinin bir sıra numarası altında açık ve kesin biçimde gösterilmesi gerekir. Gider paylaştırması hiç yapılmamışsa tamamlama yoluna gidilir.
4. Karşı dava talebi karara bağlanmamış
Karşı dava veya takas-mahsup def’i yargılamada tartışılmış ancak hüküm fıkrasında karşılığı yoksa, bir aylık süre içinde tamamlayıcı karar istenmelidir. Bu talebin kaçırılması hâlinde o konu bakımından elinizde icra edilebilir bir hüküm bulunmaz.
5. Kısmi karar verilmiş, kalan konular belirsiz
Aksi kararlaştırılmadıkça hakem veya hakem kurulu kısmi kararlar verebilir. Kısmi kararın hangi talepleri kapsadığı net değilse tavzih istenebilir; kapsam dışında bırakılan talepler hakkında ise esas kararın beklenmesi gerekir.
6. Karşı oy yazısı ile hüküm çelişiyor
Karara eklenen karşı oy yazısı hükmün parçası değildir; bağlayıcı olan çoğunluk kararıdır. Karşı oydaki değerlendirmeye dayanarak tavzih istenmesi sonuç doğurmaz.
Milletlerarası Tahkimde ve Kurumsal Kurallarda
Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda Milletlerarası Tahkim Kanunu benzer bir düzenleme içerir; düzeltme, tavzih ve tamamlama kurumları burada da kararın kesinleşmesinden sonra kurulun yetkisini kısmen sürdürmesi esasına dayanır.
Kurumsal tahkimde ise önce kurum kural setine bakılmalıdır. HMK m.437/1’deki “evvelce daha farklı bir süre öngörülmemişse” kaydı, kurum kurallarının öncelikli uygulanmasına imkân verir. Kurumsal kural setlerinde tipik olarak şu farklar görülür:
- Başvuru süresi iki haftadan farklı belirlenmiş olabilir.
- Talep doğrudan kurula değil, kurum sekretaryası üzerinden iletilir.
- Kurumun ek kararı onaylama veya inceleme yetkisi bulunabilir.
- Ek karar için ayrıca ücret öngörülmüş olabilir.
Bu nedenle kurumsal bir yargılamada karar elinize geçtiğinde ilk yapılacak iş, kanundaki iki haftalık süreyi varsaymak değil, uygulanan kural setindeki süreyi teyit etmektir.
Hangi Yolu Seçmelisiniz?
- Rakam yanlış toplanmış, isim veya tarih hatalı yazılmış → Düzeltme, iki hafta.
- Hüküm cümlesi iki türlü okunabiliyor, kapsamı belirsiz → Tavzih, iki hafta.
- Tartıştığınız bir talep hiç karara bağlanmamış → Tamamlama, bir ay.
- Hukuki değerlendirme hatalı, faiz veya zamanaşımı yanlış → Bu yollar işlemez; iptal davası koşullarını değerlendirin.
- Usule aykırılık var, kurul yetkisiz veya süre aşılmış → İptal davası, bir ay.
Pratik Öneriler
- Tebliğ tarihini derhal kaydedin. Üç süre de bu tarihe bağlıdır ve en kısası iki haftadır.
- Kararı aldığınız gün okuyun. İki haftalık süre, kararı rafa kaldırmaya izin vermez.
- Kurum kurallarını önce kontrol edin. Farklı süre öngörülmüş olabilir.
- Karşı tarafa bilgi vermeyi ihmal etmeyin. Kanuni şarttır.
- Talebi dar ve somut yazın. Tavzih adı altında kararı değiştirmeye çalışan talepler reddedilir.
- İptal süresini paralel koruyun. Tavzih talebi iptal süresini kendiliğinden uzatmaz.
- İcraya koymadan önce belirsizliği giderin. Hüküm fıkrası net değilse icra aşamasında tartışma çıkar.
İlgili Rehberler
Genel rehber
İlgili konular
Sıkça Sorulan Sorular
Hakem kararında hesap hatası varsa ne yapılır?
HMK m.437/1-a uyarınca kararın bildirilmesinden itibaren iki hafta içinde düzeltme talebinde bulunulur.
Tavzih için süre ne kadardır?
Kararın bildirilmesinden itibaren iki haftadır; taraflar veya kurum kuralları farklı bir süre öngörmüşse o süre uygulanır.
Tamamlama talebinin süresi neden farklı?
Tamamlama yeni bir karar verilmesini gerektirdiğinden süre bir ay olarak belirlenmiştir.
Karşı tarafa bilgi vermek zorunlu mu?
Evet. HMK m.437 uyarınca başvuru, karşı tarafa da bilgi vermek kaydıyla yapılır.
Kurul talebi ne kadar sürede karara bağlar?
Düzeltme ve tavzihte talep tarihinden itibaren bir ay içinde; icap ederse bu süre kurulca uzatılabilir.
Tamamlayıcı karar ne kadar sürede verilir?
Bir ay içinde verilir; icap ederse bu süre en fazla bir ay uzatılabilir.
Kurul kendiliğinden düzeltme yapabilir mi?
Evet. HMK m.437/3 uyarınca maddi hataları karar tarihini izleyen iki hafta içinde kendiliğinden düzeltebilir.
Faiz oranı yanlışsa düzeltme istenebilir mi?
Hayır. Bu bir hukuki değerlendirme meselesidir, maddi hata değildir; düzeltme yoluyla giderilemez.
Tavzihle karar değiştirilebilir mi?
Hayır. Tavzih kararı açıklar; hükmün kapsamını genişleten veya daraltan talepler kabul edilmez.
Yargılamada hiç ileri sürmediğim talep tamamlanabilir mi?
Hayır. Konunun yargılama sırasında ileri sürülmüş olması ve karara bağlanmamış olması birlikte aranır.
Bu kararların hukuki niteliği nedir?
HMK m.437/5 uyarınca taraflara bildirilir ve hakem kararının bir parçasını oluşturur.
Yargılama sona erdikten sonra kurul nasıl karar verebiliyor?
HMK m.435/2 kurulun yetkisinin yargılamanın sona ermesiyle kalkacağını düzenlerken m.437’yi açıkça saklı tutmuştur.
Tavzih talebi iptal davası süresini etkiler mi?
Evet. HMK m.439/4 uyarınca bir aylık süre, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının bildirildiği tarihten itibaren işler. Ancak ek kararın m.437’deki süreler içinde usulüne uygun alınmış olması gerekir.
İptal davası süresi ne kadardır?
Bir aydır ve hak düşürücüdür. Süre, hakem kararının ya da tavzih, düzeltme veya tamamlama kararının bildirildiği tarihten itibaren işler.
İptal davası icrayı durdurur mu?
Hayır. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine, hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak teminat gösterilmek şartıyla icra durdurulabilir.
Tavzih kararı icrada işe yarar mı?
Evet. Hüküm fıkrasındaki belirsizliğin icra aşamasına taşınmasını önler.


