Ne yaşandı?
Bir taşınmaz, iki kişi tarafından birlikte kiralanmış (örneğin ev arkadaşları ya da iki ortak). Kiracılardan biri payına düşeni ödemiyor. Kiraya veren, diğer kiracıdan borcun tamamını isteyip isteyemeyeceğini merak ediyor.
İki kiracıdan biri ödemiyorsa tamamından siz mi sorumlusunuz?
Teselsül denetimi, rücu talebi ve sözleşmeden çıkışta Hukukçular Evi yanınızda.
📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp⚡ Net Cevap: İki kiracıdan birinin ödememesi durumunda diğerinin kiranın tamamından sorumlu olup olmadığı sözleşmeye bağlıdır: müteselsil sorumluluk ancak borçluların bunu kabul etmesiyle veya kanunda öngörülen hâllerde doğar (TBK m.162). Teselsül varsa kiraya veren tamamını dilediği kiracıdan isteyebilir (TBK m.163) ve ödeyen kiracı diğerine rücu eder (TBK m.167). Kiralama kiracılardan biri için ticari işse teselsül kanundan doğar (TTK m.7/1). Kira alacağı tek kiracıdan istenebilse de tahliye bölünemez; ihtar, takip ve dava bütün kiracılara yöneltilmelidir.
Hukuki durum
Birden fazla kişinin birlikte kiracı olduğu durumlarda, sözleşmede müteselsil sorumluluk kararlaştırılmışsa (uygulamada çoğu kira sözleşmesinde bu yönde hüküm bulunur), kiraya veren kira bedelinin tamamını kiracılardan herhangi birinden isteyebilir. Borcun tamamını ödeyen kiracı, diğerine kendi payı oranında rücu edebilir. Müteselsil sorumluluk kararlaştırılmamışsa ve borç bölünebiliyorsa, herkes kural olarak kendi payından sorumlu olur.
Kira ilişkisinin sona erdirilmesine yönelik fesih ve tahliye bildirimleri ise kural olarak tüm kiracılara yöneltilmeli ya da onların tümü tarafından yapılmalıdır; aksi hâlde bildirim geçerli sonuç doğurmayabilir. Bu, birlikte kiracılığın getirdiği önemli bir usul kuralıdır.
Kiracılardan biri taşınmazdan çıkıp anahtarı teslim etse dahi, sözleşme diğer kiracı yönünden devam edebilir. Çıkan kiracının sorumluluktan kurtulması, kural olarak kiraya verenin bunu kabul etmesine ya da sözleşmenin usulüne uygun feshine bağlıdır.
Ne yapmalısınız?
Sözleşmedeki sorumluluk düzenlemesini (müteselsil olup olmadığını) kontrol edin; bildirimleri tüm kiracılara yöneltin. Tahsil ve tahliye sürecini doğru kurmak için bir avukata danışmanız yararlı olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Müteselsil sorumluluk karine değildir
Bu, sözleşmede ne yazdığına bakmadan verilecek her cevabı yanlış kılan noktadır.
TBK m.162: “Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar.”
Hukuki işlemden doğan borçlarda kural kısmi (paylı) sorumluluktur. Birden fazla borçlu, aynı borçtan birlikte sorumlu olduklarını kabul etmedikçe aralarında kısmi sorumluluk bulunur. Kira borcu da bölünebilir bir borç olduğundan, teselsül kararlaştırılmamışsa her kiracı kural olarak kendi payından sorumludur.
Uygulamada matbu sözleşmelerin neredeyse tamamında müteselsil sorumluluk kaydı bulunur. Bu nedenle ilk yapılacak iş, sözleşmeyi açıp bu kaydın gerçekten var olup olmadığını görmektir. “Kiracılar müştereken ve müteselsilen sorumludur” ya da benzeri bir ifade yoksa, kiraya verenin tamamı tek kiracıdan isteme hakkı doğmaz.
Matbu teselsül kaydının sınırı. Kira sözleşmelerinin çoğu kiraya veren veya emlak ofisi tarafından önceden hazırlanmış matbu metinlerdir. Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmeye girmesi, düzenleyenin sözleşme yapılırken bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi vermesine, içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın bunları kabul etmesine bağlıdır; aksi hâlde yazılmamış sayılır (TBK m.21). Bu yüzden teselsül kaydının sözleşmenin ön yüzünde açıkça yer alması ve kiracıların bunu ayrıca imzalaması, kiraya veren açısından ispatı güçlendirir; kiracı açısından ise ince yazıyla arka sayfaya gizlenmiş bir kayıt tartışmaya açıktır. Ayrıntı için kira sözleşmesinde genel işlem koşulları ve haksız şartlar yazımıza bakabilirsiniz.
Önemli bir kanuni istisna: tacir kiracılar. İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar (TTK m.7/1). Yani kiralama, kiracılardan yalnızca biri için bile ticari iş niteliğindeyse, sözleşmede kayıt olmasa da teselsül doğar. Yani iki ortak bir dükkânı işletmek üzere kiralamışsa, sözleşmede müteselsillik yazmasa dahi teselsül vardır. Ev arkadaşı iki öğrenci bakımından ise durum tersidir: kayıt yoksa paylı sorumluluk geçerlidir.
Teselsül varsa: tamamı istenebilir, sonra rücu
Müteselsil sorumluluk kararlaştırılmışsa ya da kanunen doğuyorsa sonuçlar şunlardır:
- Kiraya veren, borcun tamamını kiracılardan herhangi birinden isteyebilir. Dilerse hepsine, dilerse yalnız birine yönelebilir.
- Kendi payını ödemiş olmak sorumluluktan kurtarmaz. “Ben payıma düşeni yatırdım” savunması kiraya verene karşı ileri sürülemez.
- Ödeyen kiracı rücu eder. TBK m.167 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça veya aralarındaki hukuki ilişkinin niteliğinden başka bir sonuç çıkmadıkça borçlular birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur; kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlu, ödediği fazla miktarı diğerlerinden isteyebilir.
Rücu ilişkisi ayrı bir davadır. Ödeyen kiracının diğerine karşı açacağı rücu davası, kiraya verenle olan ilişkiden bağımsızdır ve kiraya vereni ilgilendirmez. Rücu talebinde ödeme belgeleri belirleyicidir; bu nedenle kira ödemelerinin banka yoluyla ve kimin adına yapıldığı belli olacak biçimde gerçekleştirilmesi önemlidir. Elden yapılan ödemeler rücu aşamasında ispat sorunu doğurur.
Tahsilde tekerrür yasağı. Müteselsil sorumlulardan biri ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur (TBK m.166/1). Bu nedenle mahkemece hüküm kurulurken “tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla” ibaresine yer verilmesi gerekir; aksi hâlde alacaklının sebepsiz zenginleşmesi söz konusu olur. Aleyhinize birden fazla takip yürütülüyorsa bu husus mutlaka ileri sürülmelidir.
Tahliyede kural farklı: zorunlu dava arkadaşlığı
Kira bedeli bölünebilir bir borçtur; ancak tahliye bölünemez. Bu ayrım, kiraya veren bakımından davayı kaybettirecek kadar önemlidir.
Kiracılar birden fazlaysa tahliye davası tüm kiracılara birlikte açılmalıdır. Aralarında zorunlu dava arkadaşlığı vardır; eksik taraf teşkiliyle açılan dava reddedilir.
Bu eksikliği sonradan gidermek zordur. Davada taraf değişikliği ancak karşı tarafın açık rızasıyla ya da maddi hata veya kabul edilebilir bir yanılgı hâlinde mümkündür (HMK m.124); dava dilekçesinde gösterilmeyen kiracının sonradan davaya katılıp katılamayacağı dosyaya göre tartışma konusu olur. Yani “sonra ekleriz” yaklaşımı risklidir; dava baştan doğru kurulmalıdır. Hukuki dayanak da açıktır: kiralananı geri verme borcu bölünemeyen bir borçtur ve bölünemeyen borcun birden çok borçlusu varsa her biri borcun tamamını ifa etmekle yükümlüdür (TBK m.85/2).
Kiraya veren tarafında da çokluk kuralları vardır. Kiralananın birden çok maliki varsa kiraya verme ve fesih yetkisi mülkiyet türüne bağlıdır. Paylı mülkiyette adi kira veya ürün kirası sözleşmesinin yapılması ya da feshi, pay ve paydaş çoğunluğuyla karar verilmesi gereken önemli yönetim işidir (TMK m.691). Elbirliği mülkiyetinde ise kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça yönetim ve tasarruf işlemleri için oybirliği gerekir (TMK m.702/2). Kira sözleşmesiyle kiraya verenlerden birine veya bazılarına ihtar ve takip yetkisi tanınmışsa, yetkili olanlar tek başına hareket edebilir. İhtar ve tahliye takibinin bu kurallara uygun kişilerce yapılmaması, uygulamada tahliyeyi kaybettiren en yaygın usul hatalarındandır.
Elbirliği mülkiyetinde ek kural. Kiralanan taşınmaz elbirliği mülkiyetine konu ise (örneğin paylaşılmamış tereke) sözleşmenin maliklerin oybirliğiyle yapılması ya da maliklerden birine bu konuda yetki verilmiş olması gerekir (TMK m.702/2). Tahliye için de tüm maliklerin davaya katılması aranır; katılım sağlanamıyorsa mirasçılardan birinin istemiyle miras ortaklığına temsilci atanması yoluna gidilir (TMK m.640/3): tereke temsilcisi atanması dilekçesi.
Bir Kiracının Tek Başına Yaptığı İşlemler Diğerini Bağlar mı?
Birlikte kiracılıkta en çok karışan konu, kiracılardan birinin kiraya verenle tek başına yaptığı anlaşmaların diğerine etkisidir. Borçlar Kanunu müteselsil borçlular için bu soruya tek tek cevap verir:
| İşlem | Diğer kiracıya etkisi | Dayanak |
|---|---|---|
| Kiracılardan biri kiranın tamamını veya bir kısmını ödedi | Ödenen oranda diğer kiracı da borçtan kurtulur; kiraya veren aynı tutarı ikinci kez isteyemez | TBK m.166/1 |
| Kiraya veren, taşınan kiracıyı ibra etti | Kalan kiracı yalnızca ibra edilen kiracının iç ilişkideki payı oranında borçtan kurtulur | TBK m.166/3 |
| Kiracılardan biri tek başına yüksek bir artışı kabul etti | Kanun veya sözleşmeyle aksi belirlenmedikçe borçlulardan biri kendi davranışıyla diğerlerinin durumunu ağırlaştıramaz | TBK m.165 |
| Kiraya veren kiracılardan birine icra takibi yaptı | Zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesilince diğerlerine karşı da kesilmiş olur | TBK m.155/1 |
| Kiracılardan biri ortak bir def’iyi ileri sürmedi | Ortak def’i ve itirazları ileri sürmeyen borçlu, diğerlerine karşı sorumlu olur | TBK m.164/2 |
| Kiracılardan biri kendi payının fazlasını ödedi | Fazlası için diğerine rücu eder ve ödediği oranda kiraya verenin haklarına halef olur | TBK m.167, m.168 |
Bu tablonun en pratik satırı ibradır. Ev arkadaşı taşınırken kiraya veren onu “sözleşmeden çıkardım, senden bir şey istemem” diyerek serbest bırakırsa, kalan kiracının sorumluluğu kendiliğinden tamamen devam etmez; ibra edilen kiracının iç ilişkideki payı oranında azalır (TBK m.166/3). Bu nedenle kiraya veren, çıkış protokolünde kalan kiracının kiranın tamamından sorumluluğunu ayrıca ve açıkça yazılı hâle getirmelidir. Kiracılardan birinin tek başına imzaladığı artış anlaşması veya tahliye taahhüdü ise TBK m.165 gereği, kanun veya sözleşmede aksi yoksa diğer kiracıyı kural olarak bağlamaz.
Eşler Birlikte Kiracıysa: Aile Konutu Kuralları
İki kiracının eşler olduğu durumda ek bir koruma katmanı vardır. Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiraya verene yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeriyle birlikte müteselsilen sorumlu olur (TMK m.194/4). Bu durumda teselsül sözleşmeden değil doğrudan kanundan doğar. Kiraya veren de fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır (TBK m.349/3); tek eşe yapılan ihtar, diğer eş bakımından tahliyeyi dayanaksız bırakabilir. Kiracı eş de diğer eşin açık rızası olmadıkça aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini feshedemez (TMK m.194/1, TBK m.349/1). Ayrıntı için aile konutu olarak kullanılan kiralık taşınmaz yazımıza bakabilirsiniz.
Alacak, Tahliye ve Rücu: Hangi Talep Kime, Nerede?
Birlikte kiracılık dosyalarında üç ayrı talep iç içe geçer: kiraya verenin kira alacağı, kiraya verenin tahliye talebi ve ödeyen kiracının diğerine rücu talebi. Her birinin muhatabı ve usulü farklıdır:
| Talep | Kime yöneltilir? | Usul | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kira alacağı (teselsül varsa) | Dilenen kiracıya veya hepsine | İlamsız takip veya arabuluculuk sonrası sulh hukukta alacak davası | TBK m.163; İİK m.269; HUAK m.18/B-1-a |
| Kira alacağı (teselsül yoksa) | Her kiracıya kendi payı için | Aynı usul; her kiracının payı ayrı hesaplanır | TBK m.162/2 |
| Temerrüt ihtarı | Bütün kiracılara ayrı ayrı; aile konutunda eşe de | Yazılı, en az otuz gün süreli, fesih uyarılı | TBK m.315, m.349/3 |
| Tahliye | Bütün kiracılara birlikte | Tahliye talepli takip veya dava; zorunlu dava arkadaşlığı | TBK m.85/2; HMK m.59-60 |
| Rücu (ödeyen kiracının talebi) | Payını ödemeyen diğer kiracıya | Arabuluculuk sonrası sulh hukukta dava; ödeme dekontları esastır | TBK m.167, m.168; HMK m.4/1-a |
Kiraya veren için en kritik ayrım, alacak ile tahliyenin birbirinden kopmasıdır: teselsül varsa alacağı en ödeme gücü yüksek kiracıdan tahsil etmek mümkündür, ancak tahliye isteniyorsa takip ve dava mutlaka bütün kiracılara yöneltilmelidir. Konut ve çatılı işyerinde temerrüt ihtarı için verilecek süre en az otuz gündür ve kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işlemeye başlar (TBK m.315/2); ihtar her kiracıya ayrı tebliğ edildiğinden süre de her biri için ayrı hesaplanır. Hazır metin için kira ödenmemesi ihtarnamesi örneği, otuz günlük süre için kira ödenmemesi ve otuz günlük ihtar yazılarımıza bakabilirsiniz.
Depozito ve Kefil: Birlikte Kiracılıkta Güvenceler
Konut ve çatılı işyeri kiralarında güvence üç aylık kira bedelini aşamaz; para olarak verilmişse kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere vadeli bir tasarruf hesabına yatırılır ve banka güvenceyi ancak iki tarafın rızasıyla veya kesinleşmiş icra takibi ya da mahkeme kararıyla geri verir (TBK m.342/1-2). Birlikte kiracılıkta hesabın kimin adına açıldığı ve kiracıların depozitoya hangi oranda katıldığı yazılı hâle getirilmezse, ev arkadaşı taşınırken payının iadesi kiraya verenle değil diğer kiracıyla çözülmesi gereken bir iç ilişki uyuşmazlığına dönüşür. Kiraya veren, sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde dava açtığını veya takibe giriştiğini bankaya bildirmezse banka güvenceyi kiracının istemiyle iade eder (TBK m.342/3): depozito iadesi ihtarnamesi ve dava dilekçesi.
Kiraya veren teselsülün yanında bir kefil de istemişse, kefalet sözleşmesi yazılı yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; kefil bunları ve müteselsil kefil olduğunu kendi el yazısıyla yazmalıdır (TBK m.583). Adi kefalette alacaklı kural olarak önce borçluya başvurmak zorundadır (TBK m.585); müteselsil kefalette ise borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması hâlinde doğrudan kefile gidebilir (TBK m.586). Evli kefil için eşin yazılı rızası da kural olarak gereklidir (TBK m.584).
Kiracı olarak korunmak: çıkış ve önlem
Ev arkadaşınız taşındı, siz kaldınız. Bu, en sık yaşanan durumdur ve sonucu yanlış bilinir: fiilen taşınmak sözleşmeden çıkmak anlamına gelmez. Sözleşmede adı bulunan kiracı, kiraya verenin onayıyla sözleşmeden çıkarılmadıkça sorumluluğunu sürdürür. Aynı şekilde kalan kiracı da, teselsül varsa tamamından sorumlu olmaya devam eder.
Doğru yol nedir? Ayrılan kiracının sözleşmeden çıkması ve yerine yeni birinin girmesi için kiraya verenin yazılı onayıyla sözleşmenin tadili gerekir. Üç taraflı bir ek protokol düzenlenmesi en güvenli yöntemdir. Bu yapılmazsa:
- Ayrılan kiracı, taşındıktan sonra doğan borçlardan da sorumlu kalmaya devam edebilir,
- Kalan kiracı, ayrılanın payını ödemek zorunda kalıp yalnızca rücu hakkına sahip olur.
Baştan alınacak önlemler:
- Sözleşmeyi imzalamadan müteselsillik kaydını okuyun. Varsa, tüm kira bedelinden sorumlu olacağınızı bilerek imzalayın.
- Aranızda yazılı bir iç anlaşma yapın. Payların oranı, ödeme günü ve birinin ödememesi hâlinde ne olacağı yazılı olsun. Bu belge kiraya verene karşı ileri sürülemez ama rücu davasında belirleyicidir.
- Herkes kendi payını kendi hesabından ödesin. Tek kişinin toplu ödeme yapması, sonradan kimin ne ödediğinin ispatını güçleştirir.
- Depozitonun kime ait olduğunu yazılı hâle getirin. Çıkışta en çok tartışılan kalem budur.
- Ayrılırken protokol yapın ve kiraya verenin onayını alın; onay alınamıyorsa bu talebinizi yazılı olarak belgeleyin.
Toplanacak belgeler: kira sözleşmesi ve varsa ek protokoller, kira ödemelerine ilişkin dekontlar, kiracılar arasındaki yazışmalar ve iç anlaşma, kiraya verene gönderilen bildirimler, taşınma tarihini gösteren kayıtlar (ikametgâh, abonelik iptali, nakliye belgesi).
Tek bakışta: müteselsil sorumluluk karine değildir
“İkimiz de kiracıyız, ben yarısından sorumluyum” varsayımı her zaman doğru değildir. Belirleyici olan sözleşmedeki teselsül kaydıdır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Nasıl doğar? | Müteselsil borçluluk, borçluların alacaklıya karşı her birinin borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiklerini bildirmeleriyle doğar | TBK m.162/1 |
| Beyan yoksa | Böyle bir beyan yoksa müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen HÂLLERDE doğar | TBK m.162/2 |
| Karine değildir | Sözleşmede iki kiracının taraf olarak yazılması tek başına müteselsil sorumluluk doğurmaz | TBK m.162 |
| Teselsül yoksa | Borç bölünebilir nitelikteyse kural olarak eşit paylarla sorumluluk gündeme gelir; somut sözleşme yorumu belirleyicidir | TBK m.162/2 · uygulama |
| ticari istisna | Ticari borçlarda kural olarak müteselsil sorumluluk karinesi geçerlidir — iki veya daha fazla kişi içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari nitelikte bir iş dolayısıyla diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, aksi kararlaştırılmadıkça müteselsilen sorumlu olurlar | ttk m.7 |
| Pratik sonuç | İşyeri kirasında kiracılar tacir ise teselsül karine olarak kabul edilebilir; konut kirasında ise sözleşmeye bakılır | ttk m.7 · TBK m.162 |
| Aranacak ifadeler | “müteselsilen” · “müşterek ve müteselsil” · “her biri borcun tamamından sorumludur” · “birlikte ve zincirleme” | TBK m.162 |
| Kefil varsa | Kefaletin kapsamı ve azami miktar ayrıca değerlendirilir | TBK m.581 vd. · m.583 |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Alacaklının hakkı | Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir | TBK m.163 |
| Sorumluluğun süresi | Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder | TBK m.163 |
| “Payım azdı” savunması | Alacaklıya karşı ileri sürülemez | TBK m.162-163 |
| rücu hakkı | Borçlulardan her biri, kendi payından fazlasını ödediği ölçüde, diğer borçlulara karşı rücu hakkına sahiptir | TBK m.167 |
| İç ilişkide paylar | Aksi kararlaştırılmadıkça iç ilişkide paylar eşit kabul edilir | TBK m.167 |
| Halefiyet | Rücu hakkına sahip borçlu, ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur | TBK m.168 |
| Ödemenin ispatı | Ödemeleri banka üzerinden, açıklama yazarak yapın: hangi ay, hangi kiralanan | genel ilkeler |
| Rücu yolu | İhtarname → arabuluculuk → dava; ödeme belgeleri esastır | 6325 s.K. · TBK m.167 |
| Ödeyemeyen borçlu | Borçlulardan birinin ödeme güçsüzlüğü hâlinde payı, diğerleri arasında paylaştırılır | TBK m.167 |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Tahliyede kural farklı | Kira sözleşmesi tek VE bölünmez bir hukuki ilişkidir; tahliye davası tüm kiracılara karşı açılmalıdır | HMK m.59 · Yargıtay |
| Zorunlu dava arkadaşlığı | Kiracılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır; mahkeme taraf teşkilini re’sen gözetir | HMK m.59 · m.114 |
| Eksik taraf | Kiracılardan biri dâhil edilmezse dava usulden reddedilebilir | HMK m.59 |
| İcra takibinde | Tahliye talepli ilamsız icra takibinde ödeme emri tüm kiracılara tebliğ edilmelidir | İİK m.269 · Yargıtay |
| İhtar da tüm kiracılara | Temerrüt ihtarı (yazılı + süreli + fesih uyarılı) tüm kiracılara ayrı ayrı gönderilmelidir | TBK m.315 · Yargıtay |
| İhtar süresi | Konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün; diğer taşınmaz kiralarında en az on gün | TBK m.315 |
| Ayrım | alacak için tek kiracıya takip yapılabilir; tahliye için tüm kiracılar takibe/davaya dâhil edilmelidir | İİK m.269 · HMK m.59 |
| Sık yapılan hata | Yalnız ödemeyen kiracıya tahliye talepli takip açmak → tahliye reddedilir | Yargıtay |
| Adım | Yapılacak | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 | Sözleşmenizde teselsül ifadesi var mı, kontrol edin | TBK m.162 |
| 2 | Yoksa kiraya verene payınızı ödediğinizi yazılı bildirin | TBK m.162/2 |
| 3 | Varsa tamamını ödemek zorunda kalabileceğinizi bilerek hareket edin; ödemeyi aksatmayın | Temerrüt ve tahliye riski |
| 4 | Ödediğiniz fazlayı ihtarname ile diğer kiracıdan isteyin | TBK m.167 |
| 5 · Çıkış | Sözleşmeden çıkmak için kiraya verenin yazılı onayı ve sözleşme değişikliği gerekir | TBK m.166/3, m.323 · genel hükümler |
| Onay yoksa | Fiilen taşınmak sorumluluğu bitirmez | TBK m.163 |
| 6 · Önlem | Ev arkadaşlığı anlaşması yapın: kira ve aidat payları, ödeme günü ve hesap, depozito payları, ayrılma bildirimi, hasar sorumluluğu | TBK m.167 — iç ilişkide delil |
| Sınırı | İç anlaşma kiraya vereni bağlamaz | TBK m.163 |
| 7 | Belirli süreli sözleşmede kendiniz çıkacaksanız bitiminden en az on beş gün önce yazılı bildirin | TBK m.347 |
| Erken çıkış | Süre içinde tek yanlı çıkışta makul süre kira sorumluluğu doğar | TBK m.325 |
| Süreç | Rücu ve kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı; görevli mahkeme sulh hukuk | 6325 s.K. m.18/B · HMK m.4 |
Sözleşmenizdeki teselsül kaydını değerlendirmek, ödeyen kiracı olarak rücu talebi hazırlamak, çıkış protokolü düzenlemek ya da kiraya veren olarak ihtar ve tahliye takibini bütün kiracılara doğru yöneltmek için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz. Birlikte kiracılığın genel çerçevesi için birden fazla kiracı ve müteselsil sorumluluk, ev arkadaşının taşınması senaryosu için ev arkadaşım taşındı, tüm kira bana mı kaldı yazılarımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ev arkadaşım ödemiyor, tamamından ben mi sorumluyum?
Sözleşmede müteselsil sorumluluk kararlaştırılmışsa evet; kiraya veren borcun tamamını sizden isteyebilir. Böyle bir kayıt yoksa TBK m.162 uyarınca kural kısmi sorumluluktur ve kira borcu bölünebilir olduğundan her kiracı kendi payından sorumlu olur.
Sözleşmede müteselsillik yazmıyorsa yine de sorumlu olur muyum?
Kural olarak hayır. Ancak kiracıların tacir olduğu ve kiralananın ticari işletmelerini ilgilendirdiği hâllerde TTK m.7/1 uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça kiracılar kira bedelinden müteselsilen sorumlu kabul edilir.
Kendi payımı ödedim, yine de takip edilebilir miyim?
Müteselsil sorumluluk varsa evet. Kendi payını ödemiş olmak kiraya verene karşı sorumluluktan kurtarmaz; kiraya veren borcun tamamını kiracılardan herhangi birinden isteyebilir.
Tamamını ödersem diğerinden geri alabilir miyim?
Evet. TBK m.167 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça borçlular birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur; kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlu, ödediği fazla miktarı diğerlerinden isteyebilir. Bu rücu davası kiraya verenle olan ilişkiden bağımsızdır.
Aleyhime birden fazla takip var, ne yapmalıyım?
Müteselsil sorumlulardan biri ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur (TBK m.166/1). Bu nedenle hüküm kurulurken “tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla” ibaresine yer verilmesi gerekir; bu husus ileri sürülmelidir.
Tahliye davası kime karşı açılır?
Kiracılar birden fazlaysa aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan dava tüm kiracılara birlikte açılmalıdır. Eksik taraf teşkiliyle açılan dava reddedilebilir; taraf değişikliği ancak HMK m.124’teki sınırlı hâllerde mümkün olduğundan dava baştan doğru kurulmalıdır.
Ev arkadaşım taşındı, sorumluluğu bitti mi?
Fiilen taşınmak sözleşmeden çıkmak anlamına gelmez. Sözleşmede adı bulunan kiracı, kiraya verenin onayıyla sözleşmeden çıkarılmadıkça sorumluluğunu sürdürür. Doğru yol, kiraya verenin yazılı onayıyla sözleşmenin tadili ve üç taraflı bir ek protokol düzenlenmesidir.
Kendimi nasıl korurum?
Sözleşmedeki müteselsillik kaydını imzalamadan önce okuyun, kiracılar arasında payları ve ödeme düzenini gösteren yazılı bir iç anlaşma yapın, herkes kendi payını kendi hesabından ödesin, depozitonun kime ait olduğunu yazılı hâle getirin ve ayrılırken kiraya verenin onaylı protokolünü alın.
Ev sahibi taşınan arkadaşımı sözleşmeden çıkardıysa ben tamamından sorumlu muyum?
Kiraya verenin taşınan kiracıyı ibra etmesi, kalan kiracıyı ibra edilenin iç ilişkideki payı oranında borçtan kurtarır (TBK m.166/3). Kalan kiracının kiranın tamamından sorumlu olması için bunun çıkış protokolünde ayrıca ve açıkça kararlaştırılması gerekir.
Diğer kiracının imzaladığı kira artışı beni bağlar mı?
Kanun veya sözleşmeyle aksi belirlenmedikçe müteselsil borçlulardan biri kendi davranışıyla diğerlerinin durumunu ağırlaştıramaz (TBK m.165). Bu nedenle kiracılardan birinin tek başına kabul ettiği artış veya verdiği tahliye taahhüdü diğer kiracıyı kural olarak bağlamaz.
Eşimle birlikte kiracıyız; ev sahibi yalnız bana ihtar gönderdi, geçerli mi?
Aile konutunda eş, kiraya verene bildirimle sözleşmenin tarafı olmuşsa kiraya veren fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır (TBK m.349/3). Tek eşe gönderilen ihtar diğer eş bakımından sonuç doğurmayabilir.
Hissedarlardan biri tek başına kiracıyı tahliye ettirebilir mi?
Paylı mülkiyette kira sözleşmesinin yapılması veya feshi pay ve paydaş çoğunluğuyla karar verilmesi gereken önemli yönetim işidir (TMK m.691); elbirliği mülkiyetinde ise kural oybirliğidir (TMK m.702/2). Tek paydaş ancak bu çoğunluğa sahipse veya sözleşmeyle yetkilendirilmişse hareket edebilir.
Ev sahibi bir kiracıya takip yapınca diğerinin zamanaşımı da kesilir mi?
Evet. Zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesilince diğerlerine karşı da kesilmiş olur (TBK m.155/1).
Ticari ortakla birlikte kiraladığımız dükkânda teselsül var mı?
Kiralama kiracılardan yalnız biri için bile ticari iş niteliğindeyse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmedikçe kiracılar müteselsilen sorumlu olur (TTK m.7/1). Sözleşmede ayrıca teselsül kaydı bulunması gerekmez.
📘 Ana Rehber: Kira Hukuku Rehberi
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Kira ve Tahliye (Ana Kategori)
- Birden Fazla Kiracı ve Müteselsil Sorumlulukİlgili konu anlatımı
- İşe Bağlı (Lojman/Görev) Konutta Oturuyorum, İşten Ayrıldım – Çıkmam Gerekir mi?
- Hizmetle (İşle) Bağlantılı Konutların (Lojman) Hukuki Durumu
- Depozito İadesi
- Kira Sözleşmesinin Kendiliğinden Uzaması
- İcra Yoluyla Tahliye
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi ile değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 0554 648 37 15 💬 WhatsAppBu içerik Gayrimenkul ve Kira Hukuku alanındadır.
Gayrimenkul ve Kira Hukuku Rehberi · Bu alandaki 132 rehber · Tüm hukuk dalları
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime Geçin

