Sözleşmede İki Kiracı Var, Biri Ödemiyor – Diğeri Tamamından Sorumlu mu?
25 Temmuz 2026

Sözleşmede İki Kiracı Var, Biri Ödemiyor – Diğeri Tamamından Sorumlu mu?

Ne yaşandı?

Bir taşınmaz, iki kişi tarafından birlikte kiralanmış (örneğin ev arkadaşları ya da iki ortak). Kiracılardan biri payına düşeni ödemiyor. Kiraya veren, diğer kiracıdan borcun tamamını isteyip isteyemeyeceğini merak ediyor.

İki kiracıdan biri ödemiyorsa tamamından siz mi sorumlusunuz?

Teselsül denetimi, rücu talebi ve sözleşmeden çıkışta Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Hukuki durum

Birden fazla kişinin birlikte kiracı olduğu durumlarda, sözleşmede müteselsil sorumluluk kararlaştırılmışsa (uygulamada çoğu kira sözleşmesinde bu yönde hüküm bulunur), kiraya veren kira bedelinin tamamını kiracılardan herhangi birinden isteyebilir. Borcun tamamını ödeyen kiracı, diğerine kendi payı oranında rücu edebilir. Müteselsil sorumluluk kararlaştırılmamışsa ve borç bölünebiliyorsa, herkes kural olarak kendi payından sorumlu olur.

Kira ilişkisinin sona erdirilmesine yönelik fesih ve tahliye bildirimleri ise kural olarak tüm kiracılara yöneltilmeli ya da onların tümü tarafından yapılmalıdır; aksi hâlde bildirim geçerli sonuç doğurmayabilir. Bu, birlikte kiracılığın getirdiği önemli bir usul kuralıdır.

Kiracılardan biri taşınmazdan çıkıp anahtarı teslim etse dahi, sözleşme diğer kiracı yönünden devam edebilir. Çıkan kiracının sorumluluktan kurtulması, kural olarak kiraya verenin bunu kabul etmesine ya da sözleşmenin usulüne uygun feshine bağlıdır.

Ne yapmalısınız?

Sözleşmedeki sorumluluk düzenlemesini (müteselsil olup olmadığını) kontrol edin; bildirimleri tüm kiracılara yöneltin. Tahsil ve tahliye sürecini doğru kurmak için bir avukata danışmanız yararlı olur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Müteselsil sorumluluk karine değildir

Bu, sözleşmede ne yazdığına bakmadan verilecek her cevabı yanlış kılan noktadır.

TBK m.162: “Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar.”

Hukuki işlemden doğan borçlarda kural kısmi (paylı) sorumluluktur. Birden fazla borçlu, aynı borçtan birlikte sorumlu olduklarını kabul etmedikçe aralarında kısmi sorumluluk bulunur. Kira borcu da bölünebilir bir borç olduğundan, teselsül kararlaştırılmamışsa her kiracı kural olarak kendi payından sorumludur.

Uygulamada matbu sözleşmelerin neredeyse tamamında müteselsil sorumluluk kaydı bulunur. Bu nedenle ilk yapılacak iş, sözleşmeyi açıp bu kaydın gerçekten var olup olmadığını görmektir. “Kiracılar müştereken ve müteselsilen sorumludur” ya da benzeri bir ifade yoksa, kiraya verenin tamamı tek kiracıdan isteme hakkı doğmaz.

Önemli bir kanuni istisna: tacir kiracılar. Kiracıların tacir olduğu ve kiralananın ticari işletmelerini ilgilendirdiği hâllerde, TTK m.7/1 uyarınca kiracılar — taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça — kira bedelinden müteselsilen sorumlu kabul edilir. Yani iki ortak bir dükkânı işletmek üzere kiralamışsa, sözleşmede müteselsillik yazmasa dahi teselsül vardır. Ev arkadaşı iki öğrenci bakımından ise durum tersidir: kayıt yoksa paylı sorumluluk geçerlidir.

Teselsül varsa: tamamı istenebilir, sonra rücu

Müteselsil sorumluluk kararlaştırılmışsa ya da kanunen doğuyorsa sonuçlar şunlardır:

  • Kiraya veren, borcun tamamını kiracılardan herhangi birinden isteyebilir. Dilerse hepsine, dilerse yalnız birine yönelebilir.
  • Kendi payını ödemiş olmak sorumluluktan kurtarmaz. “Ben payıma düşeni yatırdım” savunması kiraya verene karşı ileri sürülemez.
  • Ödeyen kiracı rücu eder. TBK m.167 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça veya aralarındaki hukuki ilişkinin niteliğinden başka bir sonuç çıkmadıkça borçlular birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur; kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlu, ödediği fazla miktarı diğerlerinden isteyebilir.

Rücu ilişkisi ayrı bir davadır. Ödeyen kiracının diğerine karşı açacağı rücu davası, kiraya verenle olan ilişkiden bağımsızdır ve kiraya vereni ilgilendirmez. Rücu talebinde ödeme belgeleri belirleyicidir; bu nedenle kira ödemelerinin banka yoluyla ve kimin adına yapıldığı belli olacak biçimde gerçekleştirilmesi önemlidir. Elden yapılan ödemeler rücu aşamasında ispat sorunu doğurur.

Tahsilde tekerrür yasağı. Müteselsil sorumlulardan biri ödeme yaptığında tüm sorumluların o miktar kadar sorumluluğu sona erer. Bu nedenle mahkemece hüküm kurulurken “tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla” ibaresine yer verilmesi gerekir; aksi hâlde alacaklının sebepsiz zenginleşmesi söz konusu olur. Aleyhinize birden fazla takip yürütülüyorsa bu husus mutlaka ileri sürülmelidir.

Tahliyede kural farklı: zorunlu dava arkadaşlığı

Kira bedeli bölünebilir bir borçtur; ancak tahliye bölünemez. Bu ayrım, kiraya veren bakımından davayı kaybettirecek kadar önemlidir.

Kiracılar birden fazlaysa tahliye davası tüm kiracılara birlikte açılmalıdır. Aralarında zorunlu dava arkadaşlığı vardır; eksik taraf teşkiliyle açılan dava reddedilir.

Ve bu eksiklik sonradan giderilemez. Yargıtay uygulamasına göre dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kiracının sonradan davaya dâhil edilmesi mümkün değildir. Yani “sonra ekleriz” yaklaşımı işlemez; dava baştan doğru kurulmalıdır.

Aynı ilke kiraya veren tarafında da geçerlidir. Kiraya verenler birden fazlaysa ilamsız tahliye takibinin tümü tarafından birlikte yapılması gerekir; aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunur. Dahası, tahliyenin ön koşulu olan ihtarın da tüm kiraya verenlerce birlikte gönderilmesi şarttır ve bu eksiklik sonradan verilecek muvafakatle tamamlanamaz. Ancak kira sözleşmesiyle kiraya verenlerden birine veya bazılarına takip açma yetkisi tanınmışsa, yetkili olanlar tek başına hareket edebilir.

Elbirliği mülkiyetinde ek kural. Kiralanan taşınmaz elbirliği mülkiyetine konu ise sözleşmenin maliklerin oybirliğiyle yapılması ya da maliklerden birine bu konuda yetki verilmiş olması gerekir. Tahliye için de tüm maliklerin davaya katılması aranır; katılım sağlanamıyorsa terekeye temsilci atanması yoluna gidilir.

Kiracı olarak korunmak: çıkış ve önlem

Ev arkadaşınız taşındı, siz kaldınız. Bu, en sık yaşanan durumdur ve sonucu yanlış bilinir: fiilen taşınmak sözleşmeden çıkmak anlamına gelmez. Sözleşmede adı bulunan kiracı, kiraya verenin onayıyla sözleşmeden çıkarılmadıkça sorumluluğunu sürdürür. Aynı şekilde kalan kiracı da, teselsül varsa tamamından sorumlu olmaya devam eder.

Doğru yol nedir? Ayrılan kiracının sözleşmeden çıkması ve yerine yeni birinin girmesi için kiraya verenin yazılı onayıyla sözleşmenin tadili gerekir. Üç taraflı bir ek protokol düzenlenmesi en güvenli yöntemdir. Bu yapılmazsa:

  • Ayrılan kiracı, taşındıktan sonra doğan borçlardan da sorumlu kalmaya devam edebilir,
  • Kalan kiracı, ayrılanın payını ödemek zorunda kalıp yalnızca rücu hakkına sahip olur.

Baştan alınacak önlemler:

  • Sözleşmeyi imzalamadan müteselsillik kaydını okuyun. Varsa, tüm kira bedelinden sorumlu olacağınızı bilerek imzalayın.
  • Aranızda yazılı bir iç anlaşma yapın. Payların oranı, ödeme günü ve birinin ödememesi hâlinde ne olacağı yazılı olsun. Bu belge kiraya verene karşı ileri sürülemez ama rücu davasında belirleyicidir.
  • Herkes kendi payını kendi hesabından ödesin. Tek kişinin toplu ödeme yapması, sonradan kimin ne ödediğinin ispatını güçleştirir.
  • Depozitonun kime ait olduğunu yazılı hâle getirin. Çıkışta en çok tartışılan kalem budur.
  • Ayrılırken protokol yapın ve kiraya verenin onayını alın; onay alınamıyorsa bu talebinizi yazılı olarak belgeleyin.

Toplanacak belgeler: kira sözleşmesi ve varsa ek protokoller, kira ödemelerine ilişkin dekontlar, kiracılar arasındaki yazışmalar ve iç anlaşma, kiraya verene gönderilen bildirimler, taşınma tarihini gösteren kayıtlar (ikametgâh, abonelik iptali, nakliye belgesi).

Tek bakışta: müteselsil sorumluluk karine değildir

“İkimiz de kiracıyız, ben yarısından sorumluyum” varsayımı her zaman doğru değildir. Belirleyici olan sözleşmedeki teselsül kaydıdır.

Tablo 1 — Müteselsil sorumluluk karine değildir
KonuKuralDayanak
Nasıl doğar?Müteselsil borçluluk, borçluların alacaklıya karşı HER BİRİNİN BORCUN TAMAMINDAN sorumlu olmayı KABUL ETTİKLERİNİ BİLDİRMELERİYLE doğarTBK m.162/1
Beyan yoksaBöyle bir beyan yoksa müteselsil borçluluk ancak KANUNDA ÖNGÖRÜLEN HÂLLERDE doğarTBK m.162/2
Karine değildirSözleşmede iki kiracının taraf olarak yazılması TEK BAŞINA müteselsil sorumluluk doğurmazTBK m.162
Teselsül yoksaBorç bölünebilir nitelikteyse kural olarak eşit paylarla sorumluluk gündeme gelir; somut sözleşme yorumu belirleyicidirTBK m.85 · uygulama
TİCARİ İSTİSNATicari borçlarda kural olarak müteselsil sorumluluk KARİNESİ geçerlidir — iki veya daha fazla kişi içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari nitelikte bir iş dolayısıyla diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, aksi kararlaştırılmadıkça müteselsilen sorumlu olurlarTTK m.7
Pratik sonuçİşyeri kirasında kiracılar tacir ise teselsül karine olarak kabul edilebilir; konut kirasında ise sözleşmeye bakılırTTK m.7 · TBK m.162
Aranacak ifadeler“müteselsilen” · “müşterek ve müteselsil” · “her biri borcun tamamından sorumludur” · “birlikte ve zincirleme”TBK m.162
Kefil varsaKefaletin kapsamı ve azami miktar ayrıca değerlendirilirTBK m.581 vd. · m.583
Tablo 2 — Teselsül varsa: tamamı istenebilir, sonra rücu
KonuKuralDayanak
Alacaklının hakkıAlacaklı, borcun TAMAMININ veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların HEPSİNDEN, dilerse yalnız BİRİNDEN isteyebilirTBK m.163
Sorumluluğun süresiBorçluların sorumluluğu, borcun TAMAMI ÖDENİNCEYE KADAR devam ederTBK m.163
“Payım azdı” savunmasıAlacaklıya karşı İLERİ SÜRÜLEMEZTBK m.162-163
RÜCU HAKKIBorçlulardan her biri, kendi payından fazlasını ödediği ölçüde, diğer borçlulara karşı RÜCU HAKKINA sahiptirTBK m.167
İç ilişkide paylarAksi kararlaştırılmadıkça iç ilişkide paylar EŞİT kabul edilirTBK m.167
HalefiyetRücu hakkına sahip borçlu, ödediği miktar oranında alacaklının haklarına HALEF olurTBK m.168
Ödemenin ispatıÖdemeleri banka üzerinden, açıklama yazarak yapın: hangi ay, hangi kiralanangenel ilkeler
Rücu yoluİhtarnamearabuluculuk → dava; ödeme belgeleri esastır6325 s.K. · TBK m.167
Ödeyemeyen borçluBorçlulardan birinin ödeme güçsüzlüğü hâlinde payı, diğerleri arasında paylaştırılırTBK m.167
Tablo 3 — Tahliyede kural farklı: zorunlu dava arkadaşlığı
KonuKuralDayanak
Tahliyede kural FARKLIKira sözleşmesi TEK VE BÖLÜNMEZ bir hukuki ilişkidir; tahliye davası TÜM KİRACILARA karşı açılmalıdırHMK m.59 · Yargıtay
Zorunlu dava arkadaşlığıKiracılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır; mahkeme taraf teşkilini RE’SEN gözetirHMK m.59 · m.114
Eksik tarafKiracılardan biri dâhil edilmezse dava usulden reddedilebilirHMK m.59
İcra takibindeTahliye talepli ilamsız icra takibinde ödeme emri TÜM kiracılara tebliğ edilmelidirİİK m.269 · Yargıtay
İhtar da tüm kiracılaraTemerrüt ihtarı (yazılı + süreli + fesih uyarılı) TÜM kiracılara AYRI AYRI gönderilmelidirTBK m.315 · Yargıtay
İhtar süresiKonut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün; diğer taşınmaz kiralarında en az on günTBK m.315
AyrımALACAK için tek kiracıya takip yapılabilir; TAHLİYE için tüm kiracılar takibe/davaya dâhil edilmelidirİİK m.269 · HMK m.59
Sık yapılan hataYalnız ödemeyen kiracıya tahliye talepli takip açmak → tahliye reddedilirYargıtay
Tablo 4 — Kiracı olarak korunmak: çıkış ve önlem
AdımYapılacakDayanak
1Sözleşmenizde teselsül ifadesi var mı, kontrol edinTBK m.162
2Yoksa kiraya verene payınızı ödediğinizi yazılı bildirinTBK m.85
3Varsa tamamını ödemek zorunda kalabileceğinizi bilerek hareket edin; ödemeyi aksatmayınTemerrüt ve tahliye riski
4Ödediğiniz fazlayı ihtarname ile diğer kiracıdan isteyinTBK m.167
5 · ÇıkışSözleşmeden çıkmak için kiraya verenin YAZILI ONAYI ve sözleşme değişikliği gerekirTBK m.322
Onay yoksaFiilen taşınmak sorumluluğu bitirmezTBK m.163
6 · ÖnlemEv arkadaşlığı anlaşması yapın: kira ve aidat payları, ödeme günü ve hesap, depozito payları, ayrılma bildirimi, hasar sorumluluğuTBK m.167 — iç ilişkide delil
Sınırıİç anlaşma kiraya vereni BAĞLAMAZTBK m.163
7Belirli süreli sözleşmede kendiniz çıkacaksanız bitiminden en az on beş gün önce yazılı bildirinTBK m.347
Erken çıkışSüre içinde tek yanlı çıkışta makul süre kira sorumluluğu doğarTBK m.325
SüreçRücu ve kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı; görevli mahkeme sulh hukuk6325 s.K. m.18/B · HMK m.4

Sıkça Sorulan Sorular

Ev arkadaşım ödemiyor, tamamından ben mi sorumluyum?

Sözleşmede müteselsil sorumluluk kararlaştırılmışsa evet; kiraya veren borcun tamamını sizden isteyebilir. Böyle bir kayıt yoksa TBK m.162 uyarınca kural kısmi sorumluluktur ve kira borcu bölünebilir olduğundan her kiracı kendi payından sorumlu olur.

Sözleşmede müteselsillik yazmıyorsa yine de sorumlu olur muyum?

Kural olarak hayır. Ancak kiracıların tacir olduğu ve kiralananın ticari işletmelerini ilgilendirdiği hâllerde TTK m.7/1 uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça kiracılar kira bedelinden müteselsilen sorumlu kabul edilir.

Kendi payımı ödedim, yine de takip edilebilir miyim?

Müteselsil sorumluluk varsa evet. Kendi payını ödemiş olmak kiraya verene karşı sorumluluktan kurtarmaz; kiraya veren borcun tamamını kiracılardan herhangi birinden isteyebilir.

Tamamını ödersem diğerinden geri alabilir miyim?

Evet. TBK m.167 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça borçlular birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur; kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlu, ödediği fazla miktarı diğerlerinden isteyebilir. Bu rücu davası kiraya verenle olan ilişkiden bağımsızdır.

Aleyhime birden fazla takip var, ne yapmalıyım?

Müteselsil sorumlulardan biri ödeme yaptığında tüm sorumluların o miktar kadar sorumluluğu sona erer. Bu nedenle hüküm kurulurken “tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla” ibaresine yer verilmesi gerekir; bu husus ileri sürülmelidir.

Tahliye davası kime karşı açılır?

Kiracılar birden fazlaysa aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan dava tüm kiracılara birlikte açılmalıdır. Eksik taraf teşkiliyle açılan dava reddedilir ve Yargıtay uygulamasına göre bu eksiklik sonradan giderilemez.

Ev arkadaşım taşındı, sorumluluğu bitti mi?

Fiilen taşınmak sözleşmeden çıkmak anlamına gelmez. Sözleşmede adı bulunan kiracı, kiraya verenin onayıyla sözleşmeden çıkarılmadıkça sorumluluğunu sürdürür. Doğru yol, kiraya verenin yazılı onayıyla sözleşmenin tadili ve üç taraflı bir ek protokol düzenlenmesidir.

Kendimi nasıl korurum?

Sözleşmedeki müteselsillik kaydını imzalamadan önce okuyun, kiracılar arasında payları ve ödeme düzenini gösteren yazılı bir iç anlaşma yapın, herkes kendi payını kendi hesabından ödesin, depozitonun kime ait olduğunu yazılı hâle getirin ve ayrılırken kiraya verenin onaylı protokolünü alın.

📘 Ana Rehber: Kira Hukuku Rehberi

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu içerik Gayrimenkul ve Kira Hukuku alanındadır.

Gayrimenkul ve Kira Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki 132 rehber  ·  Tüm hukuk dalları

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin
Post by Av. Fatma Öztürk