Sınır Dışı (Deport) Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği 2026: 7 Günlük Dava Süresi, Yetkili Mahkeme, Valiliğe Bildirim ve İptal Sebepleri (6458 m.53-55)
27 Ağustos 2026

Sınır Dışı (Deport) Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği 2026: 7 Günlük Dava Süresi, Yetkili Mahkeme, Valiliğe Bildirim ve İptal Sebepleri (6458 m.53-55)

Sınır dışı (deport) kararına karşı itiraz, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde açılan iptal davasıyla yapılır (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.53/3). Süre tebliği izleyen günden başlar ve tatil günlerini de kapsar (2577 sayılı İYUK m.8). Dava açan kişi, başvurusunu kararı veren valiliğe de bildirir. Yabancının rızası saklı kalmak üzere dava açma süresi içinde ve dava sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Mahkeme, dosyanın tekemmülünden itibaren on beş gün içinde karar verir ve bu karar kesindir. 21.11.2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen bu usulde dilekçenin gücü, kararın dayandığı 54. madde bendini doğru tespit etmeye, 55. maddedeki sınır dışı etme yasaklarını ve aile bağlarını belgeyle ortaya koymaya bağlıdır. Bu sayfada dava dilekçesi örneği, valiliğe bildirim dilekçesi örneği, bentlere göre ileri sürülebilecek hususlar ve dava sonrası süreç yer alır.

Yedi günlük süre işliyor

Kararın ve tebliğ belgesinin fotoğrafını bize iletin; son günü, yetkili mahkemeyi ve dilekçede ileri sürülecek hususları aynı gün netleştirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Kapsam notu. Bu yazı 6458 sayılı Kanun’un 4, 53, 54, 55, 56, 57 ve 65. maddelerine; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3, 4, 8, 20 ve 32. maddelerine; Anayasa’nın 13, 17, 20, 40 ve 41. maddelerine; 6216 sayılı Kanun’un 47 ve 49. maddelerine dayanır. Kanun hükümleri Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinden aktarılmıştır. Dilekçe örneği genel bir örnektir; her dosyada kararın gerekçesine ve kişinin belgelerine göre yeniden yazılmalıdır. Sürecin tamamı için Deport Kararına İtiraz rehberimize bakabilirsiniz.

Kısa Cevap: Sınır Dışı Kararına Nereye, Kaç Günde, Nasıl İtiraz Edilir?

Sınır dışı etme kararına karşı idareye itiraz yolu öngörülmemiştir; başvuru doğrudan idare mahkemesine yapılır. Aşağıdaki tablo, dilekçeyi hazırlamadan önce bilinmesi gereken temel kuralları bir arada gösterir.

Sınır dışı kararına karşı dava: temel kurallar

KonuKuralDayanak
Kararı veren makamGöç İdaresi Başkanlığının (Kanun metninde Genel Müdürlük) talimatı üzerine veya resen valilik6458 m.53/1
TebliğKarar gerekçeleriyle birlikte tebliğ edilir; avukatı olmayan kişi sonuç, itiraz usulü ve süreler hakkında bilgilendirilir6458 m.53/2
Dava açma süresiTebliğden itibaren 7 gün6458 m.53/3
Sürenin hesabıTebliği izleyen gün başlar; tatil günleri dahildir; son gün tatile rastlarsa izleyen çalışma günü biter2577 m.8/1-2
Görevli mahkemeİdare mahkemesi6458 m.53/3
Yetkili mahkemeKararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi2577 m.32/1
Valiliğe bildirimMahkemeye başvuran kişi başvurusunu kararı veren makama da bildirir6458 m.53/3
Sınır dışı etmenin durmasıRıza saklı kalmak üzere dava süresince ve dava sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilmez6458 m.53/3
Karar süresiTekemmülden veya ara karar ya da duruşmanın tamamlanmasından itibaren 15 gün6458 m.53/3
DuruşmaMahkemenin takdirindedir6458 m.53/3
Kanun yoluMahkeme kararı kesindir; istinaf ve temyiz yolu yoktur6458 m.53/3
Kesin karardan sonraAnayasa Mahkemesine 30 gün içinde bireysel başvuru6216 m.47/5
2024 değişikliği. 53. maddenin üçüncü fıkrası 21.11.2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiştir. Güncel metne göre savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır; davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamazsa 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen süre iki ay olarak uygulanır; duruşma yapılması mahkemenin takdirine bağlıdır ve on beş günlük karar süresi tekemmülden ya da ara karar veya duruşmanın tamamlanmasından itibaren işler. İnternette hâlâ dava açma süresini on beş gün olarak gösteren eski kaynaklar bulunduğundan, süre hesabında güncel metne göre hareket edilmelidir: dava açma süresi tebliğden itibaren yedi gündür.

Yedi Günlük Süre Nasıl Hesaplanır?

Yedi günlük süre takvim günüdür. 2577 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasına göre süreler tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. İkinci fıkraya göre tatil günleri sürelere dahildir; ancak sürenin son günü tatil gününe rastlarsa süre, tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Örneğin karar bir pazartesi günü tebliğ edilmişse süre salı günü başlar ve ertesi haftanın pazartesi günü mesai bitiminde sona erer.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası, “bu Kanunda yazılı” sürelerin bitmesi idari yargıda çalışmaya ara verme dönemine (20 Temmuz – 31 Ağustos) rastlarsa sürelerin ara vermenin bittiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağını düzenler. Sınır dışı etme kararına karşı dava süresi 2577 sayılı Kanun’da değil, 6458 sayılı Kanun’da düzenlendiğinden bu hükmün yedi günlük süreye uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır. Görüşümüze göre bu konuda risk alınmamalı, dava her durumda tebliğden itibaren yedi gün içinde açılmalıdır.

Sürenin başlangıcı tebliğ tarihidir. Karar kişiye geri gönderme merkezinde, il göç idaresi müdürlüğünde veya kolluk biriminde imzası alınarak tebliğ edilmiş olabilir. Tebliğ belgesinin bir örneğini almak, üzerinde yazan tarihi not etmek ve kararı anlamadan imzalanan bir belge varsa bunu avukata hemen bildirmek gerekir. Tebliğ tarihi belirsizse, dava en erken ihtimale göre hesaplanan süre içinde açılmalıdır.

Hangi Mahkemeye, Kime Karşı Açılır?

Dava idare mahkemesinde açılır. 6458 sayılı Kanun yetkili mahkemeyi ayrıca göstermediğinden 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrası uygulanır: yetkili idare mahkemesi, dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Sınır dışı etme kararı valilikçe alındığından (m.53/1), yetkili mahkeme kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir; davalı da o valiliktir. Kişi başka bir ilde yakalanıp başka bir ildeki geri gönderme merkezine götürülmüş olabilir; yetki bakımından esas alınacak yer, kararı veren valiliktir. Kararın başlığında hangi valiliğin adı yazıyorsa dilekçe o ilin idare mahkemesine hitaben yazılır.

Dilekçenin nereye verileceği ise ayrı bir konudur. 2577 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre dilekçeler ait olduğu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir idare mahkemesine, idare mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk hâkimliklerine, yurt dışında ise Türk konsolosluklarına verilebilir. Uygulama Yönetmeliği de idari gözetim altındaki yabancının sınır dışı etme kararına karşı idareye verdiği dava dilekçesinin yetkili idare mahkemesine derhâl ulaştırılmasını öngörür. Bu nedenle geri gönderme merkezinde bulunan kişi dilekçesini merkez yönetimine de verebilir; ancak dilekçenin alındığını gösteren tarihli bir belge mutlaka istenmelidir. Avukat aracılığıyla açılan davalarda dilekçe Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de gönderilebilir.

Görevli olmayan veya yetkisiz bir mahkemeye açılan dava kendiliğinden kaybedilmez; ancak dosyanın gönderilmesi zaman kaybettirir ve on beş günlük karar süresi bu nedenle uzayabilir. Yabancılarla ilgili davalarda görev ve yetki için Yabancılarla İlgili Davalarda Görev ve Yetki yazımıza bakabilirsiniz.

Dava Açılınca Sınır Dışı Etme Durur mu?

Evet. 53. maddenin üçüncü fıkrasının son cümlesine göre yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Bu koruma, kararın 54. maddenin hangi bendine dayandığına bakılmaksızın uygulanır. Bu nedenle sınır dışı etme kararına karşı açılan davada ayrıca yürütmenin durdurulması istenmesine kural olarak gerek yoktur; durma etkisi kanundan doğar.

Bu kuralın arka planında Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararları vardır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun 30.5.2019 tarihli Y.T. kararında (B. No: 2016/22418), o tarihte yürürlükte olan düzenleme nedeniyle belirli bentlere dayanan sınır dışı etme kararlarına karşı açılan davaların işlemi kendiliğinden durdurmaması, kötü muamele yasağıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkı bakımından değerlendirilmiştir. Güncel metin, dava süresince sınır dışı etme yasağını bent ayrımı yapmadan düzenler.

Kanun ayrıca mahkemeye başvuran kişinin başvurusunu sınır dışı etme kararını veren makama da bildirmesini öngörür. Bu bildirim, idarenin davadan haberdar olmasını ve sınır dışı işlemlerini durdurmasını sağlar. Uygulama Yönetmeliği de idarenin sınır dışı etme kararına karşı yargı yoluna gidildiği bilgisini edindiği andan itibaren sınır dışı etme işlemini durduracağını öngörür. Bildirim dilekçesi örneği aşağıdadır. Bildirimin dava açıldığı gün yapılması ve valilik evrak kaydının tarih ve sayısının alınması önerilir.

Dilekçeyi Yazmadan Önce: Karar Hangi Bende Dayanıyor?

6458 sayılı Kanun’un 54. maddesi sınır dışı etme kararı alınacak yabancıları on dört bent hâlinde sayar. Kararda hangi bende dayanıldığı, dilekçede ileri sürülecek hususları belirler. Aşağıdaki tablo, en sık karşılaşılan bentleri ve bu bentlere karşı ileri sürülebilecek başlıca hususları gösterir.

54. madde bentlerine göre ileri sürülebilecek hususlar

Kararın dayanağıDilekçede ileri sürülebilecek hususlarDelil
m.54/1-a: TCK m.59 kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenlerMahkûmiyetin niteliği, cezanın infaz durumu, Türkiye’deki aile bağları, 55. madde engelleriMahkeme kararı, infaz belgesi, aile belgeleri
m.54/1-b: Terör veya suç örgütü yöneticisi, üyesi ya da destekleyicisi olanlarSomut olgunun gösterilmemesi, takipsizlik veya beraat, işlem dosyasının celbiAdli sicil kaydı, takipsizlik veya beraat kararı
m.54/1-c: Giriş, vize ve ikamet işlemlerinde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlarBelgenin gerçekliği, kastın bulunmaması, belgeyi düzenleyen kurumun teyidiBelgenin aslı, kurum yazısı, bilirkişi incelemesi talebi
m.54/1-d: Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehditTehdidin somut ve güncel bir olguya dayanmaması, mahkûmiyet bulunmaması, gerekçesizlikAdli sicil kaydı, soruşturma ve dava sonuçları, işlem dosyası
m.54/1-e: Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlarSürenin hesabı, aşımın mücbir sebep veya hastalıktan kaynaklanması, bekleyen ikamet başvurusuGiriş-çıkış kaydı, sağlık raporu, başvuru belgesi
m.54/1-f: İkamet izni iptal edilenlerİptal işleminin hukuka aykırılığı, iptal kararına karşı açılan davaİptal kararı, ayrı dava dilekçesi
m.54/1-g: İkamet izni süresini kabul edilebilir gerekçesi olmadan on günden fazla ihlal edenlerKabul edilebilir gerekçe: hastalık, randevu gecikmesi, idareden kaynaklanan sebepRandevu kaydı, e-ikamet ekran görüntüsü, rapor
m.54/1-ğ: Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenlerTespitin dayanağı, çalışmanın niteliği, çalışma izni muafiyeti, işverenin sorumluluğuTutanak, iş yeri kayıtları, muafiyet belgesi
m.54/1-h: Yasal giriş veya çıkış hükümlerini ihlal edenler ya da ihlale teşebbüs edenlerUluslararası koruma talebi, geri gönderme yasağı, girişin zorunlu bir sebepten kaynaklanmasıKoruma başvuru kaydı, ülke bilgileri
m.54/1-i: Uluslararası koruma başvurusu reddedilen veya statüsü sona erenlerden kalma hakkı bulunmayanlarKoruma kararının kesinleşmemesi, başka bir hükme göre kalma hakkı, geri gönderme yasağıKoruma kararı ve buna karşı açılan dava
m.54/1-j: İkamet izni uzatma başvurusu reddedilip on gün içinde çıkış yapmayanlarRet kararının tebliği, ret kararına karşı dava, çıkışa engel durumRet kararı, tebliğ belgesi, dava kaydı

Kararda bent gösterilmemişse veya yalnızca bent numarasıyla yetinilmişse, bu durum başlı başına bir iptal sebebi olarak ileri sürülmelidir. 53. maddenin ikinci fıkrası kararın gerekçeleriyle birlikte tebliğ edilmesini emreder. Gerekçenin bilinmediği hâllerde dilekçede işlem dosyasının tamamının celbi istenmeli, 2577 sayılı Kanun’un 20. maddesinin birinci fıkrasındaki resen araştırma yetkisi hatırlatılmalıdır. Mahkemeler, belirledikleri süre içinde gerekli gördükleri bütün belgelerin gönderilmesini ve her türlü bilginin verilmesini taraflardan isteyebilir.

Sınır Dışı Edilemeyecek Yabancılar ve Geri Gönderme Yasağı

Dilekçenin en güçlü hususları çoğu zaman 55. maddeden çıkar. Bu maddeye göre 54. madde kapsamında olsalar dahi şu yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz: sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar (a); ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler (b); hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar (c); mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları (ç) ve tedavileri tamamlanıncaya kadar psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları (d). Maddenin ikinci fıkrasına göre bu değerlendirme herkes için ayrı yapılır.

Kanun’un 4. maddesindeki geri gönderme yasağı da aynı yöndedir: Kanun kapsamındaki hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti ya da siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez. Bu hükümler Anayasa’nın 17. maddesindeki kötü muamele yasağı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesiyle birlikte ileri sürülmelidir. Ülkesine dönmesi hâlinde tehlike bulunan kişinin uluslararası koruma başvurusu da ayrıca değerlendirilmelidir; hürriyeti kısıtlanan kişilerin koruma başvuruları valiliğe derhâl bildirilir (m.65/5). Ayrıntılar için Sınır Dışı Etme Kararı Alınamayacak Yabancılar ve Geri Gönderme Yasağı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Aile bağları ise 55. maddede ayrıca sayılmamıştır; ancak Anayasa’nın 20. maddesi aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkını, 41. maddesi ailenin Devletin koruması altında olduğunu, 13. maddesi temel hakların ancak ölçülülük ilkesine uygun olarak sınırlanabileceğini düzenler. Türk vatandaşı eş, Türkiye’de doğmuş veya okula giden çocuk, uzun süreli yasal ikamet ve düzenli çalışma gibi bağlar, işlemin ölçülülüğü tartışılırken somut belgelerle ortaya konmalıdır.

Türkiye’yi Terk İçin Süre Verilir mi?

6458 sayılı Kanun’un 56. maddesine göre sınır dışı etme kararı alınanlara, kararda belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır. Ancak kaçma ve kaybolma riski bulunanlara, yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara veya aldığı tespit edilenlere ve kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz. Süre tanınan kişilere harca tabi olmayan Çıkış İzin Belgesi verilir.

Terk süresi, dava açma süresinden farklıdır. Kişiye otuz günlük terk süresi verilmiş olsa bile sınır dışı etme kararına karşı dava süresi tebliğden itibaren yedi gündür. Terk süresi içinde kendiliğinden çıkış yapan kişinin davası bakımından hukuki yararın devam edip etmediği ayrıca değerlendirilmelidir; çıkış yapmadan önce avukatla görüşülmesi önerilir. Gönüllü dönüş seçeneği için Gönüllü Geri Dönüş yazımıza bakabilirsiniz.

Dava Dilekçesinde Bulunması Gerekenler

İdari davalar, mahkeme başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır (2577 m.3/1). Dilekçede bulunması gereken unsurlar Kanun’un 3. maddesinin ikinci fıkrasında sayılmıştır. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dilekçeye eklenir; dilekçe ve ekler karşı taraf sayısından bir fazla örnek olarak verilir (m.3/3).

Dilekçenin zorunlu unsurları

UnsurDayanakSınır dışı davasında nasıl yazılır
Mahkemenin adı2577 m.3/1, m.32/1Kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi başkanlığına hitaben
Tarafların kimliği ve adresleri2577 m.3/2-aDavacının adı, uyruğu, yabancı kimlik numarası veya pasaport numarası, adresi; geri gönderme merkezindeyse merkezin adı
Vekil bilgileri2577 m.3/2-aAvukatın adı, baro sicil numarası ve adresi
Davalı2577 m.3/2-aKararı veren valilik (il göç idaresi müdürlüğü)
Davanın konusu ve sebepleri2577 m.3/2-bKararın tarihi ve sayısı, dayandığı bent, iptal sebepleri
Deliller2577 m.3/2-bKarar, tebliğ belgesi, ikamet ve aile belgeleri, sağlık raporları, işlem dosyası
Yazılı bildirim tarihi2577 m.3/2-cKararın tebliğ tarihi; sürenin hesabı için mutlaka yazılmalıdır
Ekler2577 m.3/3Karar ve belgelerin örnekleri, vekâletname
İmza2577 m.3/1Davacının veya vekilinin imzası

Dilekçede tercüman kullanılmışsa bu durum belirtilebilir. Davacı geri gönderme merkezindeyse, avukatla görüşme ve vekâletname için notere erişim hakkı Kanun’un 59. maddesiyle güvence altına alınmıştır; merkezdeki haklar için Geri Gönderme Merkezinde Haklar yazımıza bakabilirsiniz.

Sınır Dışı Kararının İptali Dava Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki örnek, Türkiye’de aile bağları bulunan ve hakkında kamu düzeni gerekçesiyle sınır dışı etme kararı alınan bir yabancı için yazılmıştır. Köşeli parantez içindeki yerler dosyaya göre doldurulmalı, dosyada karşılığı bulunmayan hususlar çıkarılmalı ve her husus belgeyle desteklenmelidir. Kararın başka bir bende dayanması hâlinde yukarıdaki tablodaki hususlar aynı düzende yazılabilir.

[ … ] İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

6458 sayılı Kanun’un 53. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca süreli işlerdendir.

DAVACI: [Ad Soyad], [uyruğu] uyruklu
Yabancı Kimlik No / Pasaport No: [ … ]
Adres: [ … ] (geri gönderme merkezinde ise merkezin adı ve adresi)

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [Baro ve sicil numarası], [adres]

DAVALI: [ … ] Valiliği (İl Göç İdaresi Müdürlüğü), [adres]

DAVA KONUSU: [ … ] Valiliğinin [tarih] tarihli ve [sayı] sayılı, davacı hakkında 6458 sayılı Kanun’un 54. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine dayanılarak alınan sınır dışı etme kararının iptali istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ: [tarih]

AÇIKLAMALAR

1. Dava süresinde açılmıştır (6458 sayılı Kanun m.53/3; 2577 sayılı Kanun m.8)
Dava konusu karar davacıya [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir. 6458 sayılı Kanun’un 53. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dava açma süresi tebliğden itibaren yedi gündür ve bu süre 2577 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince tebliği izleyen günden başlar. Dava süresi içinde açılmıştır. Aynı hüküm uyarınca davacı, rızası olmadıkça dava açma süresi içinde ve yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilemez. Dava açıldığı, kararı veren Valiliğe de aynı gün bildirilmiştir.

2. Davacı Türkiye’de aile hayatı kurmuş, yasal olarak ikamet eden bir yabancıdır (Anayasa m.20 ve m.41)
Davacı [tarih]ten bu yana Türkiye’de [kısa dönem / aile] ikamet izniyle yaşamaktadır. Türk vatandaşı [eşi … ile … tarihinde evlenmiş], bu evlilikten [tarih]te doğan çocukları [ … ] Türkiye’de okula gitmektedir. Davacı [ … ] iş yerinde çalışmakta, ailesinin geçimini sağlamaktadır. Davacının adresi, aile durumu ve çalışması ekli belgelerle sabittir.

3. Dava konusu karar gerekçe içermemektedir (6458 sayılı Kanun m.53/2)
Kanun, sınır dışı etme kararının gerekçeleriyle birlikte tebliğ edilmesini emreder. Davacıya tebliğ edilen karar yalnızca 54. maddenin birinci fıkrasının (d) bendine atıf yapmakta, davacının hangi davranışı nedeniyle kamu düzeni bakımından tehdit oluşturduğu kabul edildiğini göstermemektedir. Gerekçesi bilinmeyen bir işleme karşı savunma yapılamaz. İdarenin yargılama sırasında ileri süreceği yeni bir gerekçe de işlem tarihindeki bu eksikliği gidermez. Bu nedenle dava konusu işleme ait işlem dosyasının, karara esas alınan bütün bilgi ve belgelerle birlikte davalı idareden istenmesini talep ediyoruz (2577 sayılı Kanun m.20/1).

4. Kamu düzeni gerekçesi somut ve güncel bir olguya dayanmamaktadır (6458 sayılı Kanun m.54/1-d)
Bir yabancının kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturduğu sonucuna, kişinin kendi davranışına ilişkin somut ve güncel bilgilerle varılabilir. Davacı hakkında Türkiye’de verilmiş herhangi bir mahkûmiyet kararı yoktur. Hakkında [tarih]te başlatılan soruşturma [kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla / … ] sonuçlanmıştır. Sonuçlanmış bir soruşturmanın varlığı veya genel nitelikte bir değerlendirme, Kanun’un aradığı tehdidin varlığını tek başına göstermez. Davalı idarenin, davacının kayıtlarında bir ibare bulunduğunu ileri sürmesi de sonucu değiştirmez; zira ibarenin hangi olguya dayandığı gösterilmedikçe mahkemenin bu olguyu denetlemesi mümkün değildir.

5. Davacı, hakkında sınır dışı etme kararı alınamayacak yabancılardandır (6458 sayılı Kanun m.55/1-b ve c)
Davacının [tanı] nedeniyle [tarih]ten bu yana [hastane]de tedavisi sürmektedir. 55. maddeye göre ciddi sağlık sorunları nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler ile hayati tehlike arz eden hastalıklarının tedavisi devam ederken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar hakkında, 54. madde kapsamında olsalar dahi sınır dışı etme kararı alınamaz. Maddenin ikinci fıkrası bu değerlendirmenin herkes için ayrı yapılmasını şart koşar. Dava konusu kararda davacının sağlık durumu hiç incelenmemiştir.

6. Davacının ülkesine gönderilmesi geri gönderme yasağına aykırıdır (6458 sayılı Kanun m.4 ve m.55/1-a; Anayasa m.17)
Davacı [ülke]ye dönmesi hâlinde [sebep] nedeniyle insanlık dışı muameleye maruz kalacağını [tarih] tarihli başvurusunda idareye bildirmiştir. 6458 sayılı Kanun’un 4. maddesi, hiç kimsenin bu tür bir tehlikenin bulunduğu yere gönderilemeyeceğini, 55. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ise ciddi emare bulunan hâllerde sınır dışı etme kararı alınamayacağını düzenler. İdare bu iddiayı değerlendirmeden karar vermiştir.

7. İşlem aile hayatına saygı hakkını ölçüsüz biçimde sınırlamaktadır (Anayasa m.13, m.20 ve m.41)
Sınır dışı etme kararı, davacıyı Türk vatandaşı eşinden ve Türkiye’de okula giden çocuğundan ayıracaktır. Anayasa’nın 13. maddesi temel hakların ancak ölçülülük ilkesine uygun olarak sınırlanabileceğini, 41. maddesi ailenin Devletin koruması altında olduğunu öngörür. Davacının Türkiye’deki bağları, kalış süresi ve hakkında mahkûmiyet bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde, ulaşılmak istenen amaç ile ailenin bölünmesi arasında makul bir denge kurulmadığı açıktır.

8. Davacı, kararın sonucu ve itiraz yolu hakkında anlayabileceği bir dilde bilgilendirilmemiştir (6458 sayılı Kanun m.53/2)
Avukatı bulunmayan yabancının kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilmesi zorunludur. Davacıya tercüman bulunmaksızın Türkçe bir belge imzalatılmıştır. Tebliğ belgesinde davacının imzasının bulunması, içeriğin anlaşıldığını göstermez.

HUKUKİ SEBEPLER: 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.4, 53, 54, 55, 56; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2, 3, 8, 20, 32; Anayasa m.13, 17, 20, 40, 41 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Sınır dışı etme kararı ve tebliğ belgesi, davalı idareden istenecek işlem dosyasının tamamı, ikamet izni ve pasaport örnekleri, evlilik ve nüfus kayıt örnekleri, çocuğun öğrenci belgesi, çalışma belgeleri ve SGK kaydı, adli sicil kaydı ile soruşturma ve dava sonuçları, sağlık raporları ve tedavi belgeleri, valiliğe yapılan bildirim dilekçesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu işleme ait işlem dosyasının tamamının davalı idareden istenmesine,
2. [ … ] Valiliğinin [tarih] tarihli ve [sayı] sayılı sınır dışı etme kararının iptaline,
3. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. [tarih]

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
[imza]

EKLER:
1. Sınır dışı etme kararı ve tebliğ belgesi
2. İkamet izni ve pasaport örneği
3. Evlilik ve nüfus kayıt örnekleri, çocuğun öğrenci belgesi
4. Çalışma belgeleri ve SGK kaydı
5. Adli sicil kaydı, soruşturma ve dava sonuçları
6. Sağlık raporları
7. Valiliğe yapılan bildirim dilekçesinin örneği
8. Vekâletname

Valiliğe Bildirim Dilekçesi Örneği

53. maddenin üçüncü fıkrası, mahkemeye başvuran kişinin başvurusunu sınır dışı etme kararını veren makama da bildirmesini öngörür. Bildirim, dava açıldıktan hemen sonra, dava dilekçesinin mahkeme kaydını gösteren örneği eklenerek yapılmalıdır. Kişi geri gönderme merkezindeyse aynı dilekçenin bir örneği merkez yönetimine de verilebilir.

[ … ] VALİLİĞİNE
(İl Göç İdaresi Müdürlüğü)

BİLDİRİMDE BULUNAN: [Ad Soyad], [uyruğu] uyruklu, Yabancı Kimlik No / Pasaport No: [ … ]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [adres]

KONU: Sınır dışı etme kararına karşı dava açıldığının 6458 sayılı Kanun’un 53. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bildirilmesi.

AÇIKLAMALAR:
Valiliğinizin [tarih] tarihli ve [sayı] sayılı kararıyla hakkımda sınır dışı etme kararı alınmış, karar [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu karara karşı [tarih] tarihinde [ … ] İdare Mahkemesinde iptal davası açılmıştır. Dava dilekçesinin mahkeme kaydını gösteren örneği ekte sunulmuştur.

6458 sayılı Kanun’un 53. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, rızam bulunmadıkça yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilemeyeceğimden, hakkımdaki sınır dışı etme işlemlerinin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını ve bu durumun kayıtlara işlenmesini arz ederim. [tarih]

Bildirimde Bulunan / Vekili
[Ad Soyad, imza]

EK: Dava dilekçesinin mahkeme kaydını gösteren örneği

Dilekçeniz dosyanıza göre yazılmalı

Kararın dayandığı bendi, aile ve sağlık belgelerinizi birlikte inceleyip dava dilekçesini ve valiliğe bildirimi aynı gün hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Dava Açıldıktan Sonra: Savunma, Karar ve Kesinlik

Dava açıldıktan sonra dilekçe davalı valiliğe tebliğ edilir ve idarenin savunması istenir. 53. maddenin üçüncü fıkrasına göre savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. Mahkeme dosyanın tekemmülünden, ara karar veya duruşma yapılması gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde karar verir. Duruşma yapılması mahkemenin takdirindedir; duruşma isteniyorsa bu talebin gerekçesiyle birlikte dilekçede yazılması önerilir.

Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamazsa, 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen süre iki ay olarak uygulanır. Bu nedenle dilekçedeki adresin güncel olması ve adres değiştiğinde mahkemeye bildirilmesi gerekir. Kişi geri gönderme merkezinden çıkmış veya başka bir merkeze nakledilmişse yeni adres derhâl dosyaya bildirilmelidir.

Mahkemenin kararı kesindir; istinaf veya temyiz yoluna gidilemez. Davanın reddedilmesi hâlinde, kesin karara karşı temel hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin beşinci fıkrasına göre başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır. Aynı Kanun’un 49. maddesinin beşinci fıkrası, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu görülen tedbirlere karar verilebileceğini düzenler. Sınır dışı edilme tehlikesi bulunan hâllerde başvuruyla birlikte tedbir talebinde bulunulması gerekir. Başvuru usulü için Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru rehberimize bakabilirsiniz.

İdari Gözetim Varsa: Ayrı Bir Başvuru Gerekir

Sınır dışı etme kararıyla birlikte kişi hakkında idari gözetim kararı da alınmış olabilir. İdari gözetim kararına karşı başvuru idare mahkemesine değil, sulh ceza hâkimine yapılır (6458 m.57/6). Bu başvuru için kanunda süre öngörülmemiştir; başvuru idari gözetimi durdurmaz, hâkim beş gün içinde karar verir ve karar kesindir. İdare mahkemesindeki sınır dışı davası ile sulh ceza hâkimine yapılan başvuru birbirinin yerine geçmez; çoğu dosyada ikisinin birlikte yapılması gerekir. Sulh ceza başvurusunun yalnız başına sınır dışı etme işlemini durdurmadığı da unutulmamalıdır. Ayrıntılar için İdari Gözetim Kararına İtiraz ve İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler yazılarımıza bakabilirsiniz.

İlk 24 Saat Kontrol Listesi

  1. Kararın ve tebliğ belgesinin bir örneğini alın; tebliğ tarihini ve kararı veren valiliği not edin.
  2. Son günü hesaplayın: tebliği izleyen gün birinci gündür, yedinci gün tatile rastlarsa süre izleyen çalışma günü biter (2577 m.8).
  3. Kararın 54. maddenin hangi bendine dayandığını tespit edin; bent yazılmamışsa bunu dilekçede ayrıca ileri sürün.
  4. Aile, ikamet, çalışma, sağlık ve adli sicil belgelerini toplayın; eksik belge davayı geciktirmemelidir, belgeler sonradan da sunulabilir.
  5. Dilekçeyi kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesine hitaben yazın ve süre içinde verin.
  6. Dava açıldığı gün valiliğe bildirim dilekçesi verin ve evrak kaydının tarih ve sayısını alın (m.53/3).
  7. İdari gözetim varsa sulh ceza hâkimine ayrıca başvurun (m.57/6).
  8. Ülkesine dönmesi hâlinde tehlike varsa uluslararası koruma başvurusunu değerlendirin (m.65/5).

Kararın tebliğ edildiği gün Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numarasından ulaşarak süre, yetkili mahkeme ve dilekçe içeriği bakımından dosyanın değerlendirilmesini isteyebilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Dava süresini on beş gün sanmak. Güncel metne göre dava açma süresi tebliğden itibaren yedi gündür.
  • Yedi günü iş günü olarak hesaplamak. Tatil günleri süreye dahildir; yalnızca son gün tatile rastlarsa süre uzar.
  • Dilekçeyi kişinin bulunduğu geri gönderme merkezinin ilindeki mahkemeye hitaben yazmak. Yetkili mahkeme kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
  • Valiliğe bildirimi yapmamak veya bildirimin kaydını almamak.
  • Kararın gerekçesini öğrenmeden genel cümlelerle dilekçe yazmak ve işlem dosyasının celbini istememek.
  • 55. maddedeki sağlık, yaş, hamilelik ve geri gönderme yasağı hususlarını belgesiz ileri sürmek.
  • İdari gözetime karşı sulh ceza başvurusunu, sınır dışı kararına karşı davanın yerine geçer sanmak.

Sıkça Sorulan Sorular

Sınır dışı kararına kaç gün içinde itiraz edilir?

Kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine dava açılarak itiraz edilir (6458 m.53/3). Süre tebliği izleyen günden başlar (2577 m.8/1).

Yedi gün iş günü mü, takvim günü mü?

Takvim günüdür. Tatil günleri süreye dahildir; ancak sürenin son günü tatile rastlarsa süre izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar (2577 m.8/2).

Sınır dışı kararına karşı hangi mahkemede dava açılır?

Kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde (6458 m.53/3; 2577 m.32/1). Davalı, kararı veren valiliktir.

Dilekçeyi başka bir şehirden verebilir miyim?

Evet. Dilekçe yetkili mahkemeye gönderilmek üzere başka bir idare mahkemesine, idare mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk hâkimliğine, yurt dışında Türk konsolosluğuna verilebilir (2577 m.4). Dilekçe yetkili mahkemenin adına hitaben yazılmalıdır.

Dava açarsam sınır dışı edilir miyim?

Rızanız olmadıkça dava açma süresi içinde ve dava sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilemezsiniz (6458 m.53/3). Bu koruma kararın dayandığı bende bakılmaksızın uygulanır.

Ayrıca yürütmenin durdurulması istemeli miyim?

Kural olarak gerek yoktur; sınır dışı etmenin durması kanundan doğar (6458 m.53/3). Önemli olan, dava açıldığının valiliğe bildirilmesidir.

Davayı valiliğe bildirmek zorunlu mu?

Kanun, mahkemeye başvuran kişinin başvurusunu kararı veren makama da bildirmesini öngörür (6458 m.53/3). Bildirim, idarenin sınır dışı işlemlerini durdurması için önemlidir; kaydının alınması gerekir.

Mahkeme ne kadar sürede karar verir?

Dosyanın tekemmülünden veya ara karar ya da duruşma yapılması gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde (6458 m.53/3). Tekemmül, savunmanın verilmesi veya savunma süresinin geçmesiyle gerçekleşir.

Mahkeme kararına itiraz edebilir miyim?

Hayır. İdare mahkemesinin bu konudaki kararı kesindir (6458 m.53/3). Kesin karara karşı otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir (6216 m.47/5).

Kimler hakkında sınır dışı etme kararı alınamaz?

Ülkesinde ölüm cezası, işkence veya insanlık dışı muamele tehlikesi bulunanlar, ciddi sağlık sorunu, yaş veya hamilelik nedeniyle seyahat etmesi riskli olanlar, tedavisi süren ve ülkesinde tedavi imkânı bulunmayan hastalar, mağdur destek sürecindeki insan ticareti mağdurları ve tedavileri süren şiddet mağdurları (6458 m.55/1).

Türkiye’yi terk etmem için süre verilir mi?

Kararda belirtilmek kaydıyla on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre verilir; ancak kaçma riski, sahte belge kullanımı veya kamu düzeni tehdidi gibi hâllerde bu süre tanınmaz (6458 m.56/1). Terk süresi dava açma süresini uzatmaz.

İdari gözetim kararına da aynı dilekçeyle itiraz edilir mi?

Hayır. İdari gözetim kararına karşı başvuru sulh ceza hâkimine yapılır; süre şartı yoktur ve hâkim beş gün içinde karar verir (6458 m.57/6). Sınır dışı kararına karşı dava ise idare mahkemesinde açılır.

Geri gönderme merkezindeyken dava açabilir miyim?

Evet. Merkezde kalan kişiye avukat ve noterle görüşme imkânı sağlanır (6458 m.59/1-b). Dava dilekçesi merkez yönetimine de verilebilir; idare bu dilekçeyi yetkili idare mahkemesine derhâl ulaştırmakla yükümlüdür.

Avukat tutacak durumum yoksa ne yapabilirim?

Baroların adli yardım bürolarına başvurulabilir. İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan avukatlık ücretini karşılayamayanlara, talepleri hâlinde avukatlık hizmeti sağlanacağı Kanun’da ayrıca düzenlenmiştir (6458 m.57/7).

İlgili Rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk