Deport kararı, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’ndaki adıyla sınır dışı etme kararıdır ve valilik tarafından alınır. Bu karara karşı idareye itiraz yolu yoktur; itiraz, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde açılan iptal davasıyla yapılır (m.53/3). Süre tebliği izleyen günden başlar ve tatil günlerini kapsar. Dava açan kişi başvurusunu kararı veren valiliğe de bildirir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla dava açma süresi içinde ve dava sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Mahkeme dosyanın tekemmülünden itibaren on beş gün içinde karar verir ve karar kesindir; kesin karara karşı otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Dava sürerken kişiye insani ikamet izni verilebilir (m.46/1-ç). Sınır dışı etme kararıyla birlikte idari gözetim, Türkiye’yi terk süresi ve giriş yasağı gibi ayrı sonuçlar da doğar ve bunların her birinin başvuru yolu farklıdır. Bu yazı deport kararına itirazın bütün aşamalarını kanun ve yönetmelik hükümleriyle bir arada anlatır.
2026 güncel: Yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan yabancı uyruklu kişiler için konsolosluğa bildirim ve tercüman hakkı (CMK m.95/2, m.202), yabancılığın tutuklamaya etkisi, bahis isnadına bağlı sınır dışı etme sebepleri (6458 s.K. m.54), yedi günlük dava süresi, idari gözetim, TCK m.59 ve Word ile PDF tutuklamaya itiraz dilekçesi örneği Bahis Soruşturmasında Yabancı Uyruklu Şüpheli rehberinde anlatılmıştır.
Deport kararı tebliğ edildiyse yedi gününüz var
Kararın ve tebliğ belgesinin fotoğrafını bize iletin; son günü, yetkili mahkemeyi ve ileri sürülecek hususları aynı gün belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
Deport Kararı Nedir, Kim Verir?
Günlük dilde “deport” olarak bilinen işlem, 6458 sayılı Kanun’da sınır dışı etme olarak düzenlenir. Kanun’un 53. maddesinin birinci fıkrasına göre sınır dışı etme kararı Göç İdaresi Başkanlığının (Kanun metninde Genel Müdürlük) talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır. İkinci fıkraya göre karar gerekçeleriyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir; avukatı olmayan yabancı kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.
Hangi yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınacağı 54. maddede on dört bent hâlinde sayılmıştır. Bunlar arasında Türk Ceza Kanunu’nun 59. maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler, terör veya çıkar amaçlı suç örgütüyle bağlantılı olanlar, sahte belge kullananlar, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar, vize veya ikamet süresini on günden fazla aşanlar, ikamet izni iptal edilenler ve çalışma izni olmadan çalışanlar yer alır. Bentlerin tamamı ve her birine karşı ileri sürülebilecek hususlar için Sınır Dışı Edilme Sebepleri yazımıza bakabilirsiniz.
55. madde ise bunun tersini düzenler: 54. madde kapsamında olsalar dahi ülkesinde ölüm cezası, işkence veya insanlık dışı muamele tehlikesi bulunanlar, ciddi sağlık sorunu, yaş veya hamilelik nedeniyle seyahat etmesi riskli olanlar, tedavisi süren ve ülkesinde tedavi imkânı bulunmayan hastalar, mağdur destek sürecindeki insan ticareti mağdurları ve tedavileri tamamlanıncaya kadar şiddet mağdurları hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz. Ayrıntılar için Sınır Dışı Edilemeyecek Yabancılar yazımıza bakabilirsiniz.
Deport Kararına İtiraz: Adım Adım Süreç
Deport kararına karşı idareye itiraz dilekçesi verilmesi kararı ortadan kaldırmaz ve dava süresini durdurmaz. Kanun’un öngördüğü tek yol idare mahkemesinde dava açmaktır. Aşağıdaki tablo, kararın tebliğinden kesin karara kadar süreci adım adım gösterir.
Deport kararına itirazda süreç ve süreler
| Adım | Süre veya kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kararın gerekçeli tebliği ve bilgilendirme | Karar gerekçeleriyle tebliğ edilir; avukatı olmayan kişi itiraz usulü ve süreleri hakkında bilgilendirilir | 6458 m.53/2 |
| Dava açma süresi | Tebliğden itibaren 7 gün; tebliği izleyen gün başlar, tatil günleri dahildir | 6458 m.53/3; 2577 m.8 |
| Görevli ve yetkili mahkeme | Kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi | 6458 m.53/3; 2577 m.32/1 |
| Valiliğe bildirim | Mahkemeye başvuran kişi başvurusunu kararı veren makama da bildirir | 6458 m.53/3 |
| Sınır dışı işleminin durması | Rıza saklı kalmak üzere dava süresince ve dava sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilmez | 6458 m.53/3 |
| Dosyanın tekemmülü | Savunmanın verilmesi veya savunma süresinin geçmesiyle | 6458 m.53/3 |
| Duruşma | Mahkemenin takdirindedir | 6458 m.53/3 |
| Karar süresi | Tekemmülden veya ara karar ya da duruşmanın tamamlanmasından itibaren 15 gün | 6458 m.53/3 |
| Kanun yolu | Karar kesindir; istinaf ve temyiz yoktur | 6458 m.53/3 |
| Bireysel başvuru | Kesin karardan itibaren 30 gün; tedbir istenebilir | 6216 m.47/5, m.49/5 |
Yedi Günlük Süre Nasıl Hesaplanır?
Süre, kararın tebliğ edildiği günü izleyen günden başlar (2577 m.8/1). Tatil günleri süreye dahildir; ancak sürenin son günü tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk çalışma gününün bitimine kadar uzar (m.8/2). Örneğin karar bir cuma günü tebliğ edilmişse süre cumartesi başlar ve ertesi cuma günü sona erer.
2577 sayılı Kanun’un 8. maddesinin üçüncü fıkrası, bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi idari yargıda çalışmaya ara verme dönemine rastlarsa sürelerin yedi gün uzamış sayılacağını düzenler. Deport kararına karşı dava süresi 2577 sayılı Kanun’da değil, 6458 sayılı Kanun’da düzenlendiğinden bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır. Görüşümüze göre bu konuda risk alınmamalı ve dava her durumda tebliğden itibaren yedi gün içinde açılmalıdır.
Tebliğ tarihinin tespiti bu nedenle hayati önemdedir. Kararın tebliğ edildiği belgenin bir örneği alınmalı, tarih not edilmeli ve kişi kararın içeriğini anlamadan bir belge imzaladıysa bu durum avukata hemen bildirilmelidir. Tebliğ belgesindeki tarih ile kişinin hatırladığı tarih farklıysa, dava en erken tarihe göre hesaplanan süre içinde açılmalıdır.
Hangi Mahkeme, Davalı Kim?
Dava idare mahkemesinde açılır. 6458 sayılı Kanun yetkili mahkemeyi ayrıca göstermediğinden 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrası uygulanır: yetkili mahkeme, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Kararı valilik verdiğinden yetkili mahkeme kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi, davalı da o valiliktir. Kişi başka bir ildeki geri gönderme merkezinde tutuluyor olsa bile yetki, kararı veren valiliğe göre belirlenir.
Dilekçe, yetkili mahkemeye gönderilmek üzere başka bir idare mahkemesine, idare mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk hâkimliğine, yurt dışında ise Türk konsolosluğuna da verilebilir (2577 m.4). İdari gözetim altındaki yabancının idareye verdiği dava dilekçesi Uygulama Yönetmeliği uyarınca yetkili idare mahkemesine derhâl ulaştırılır. Yabancılarla ilgili davalarda görev ve yetki için Yabancılarla İlgili Davalarda Görev ve Yetki yazımıza bakabilirsiniz.
Dava Açılınca Ne Olur? Durdurucu Etki ve Valiliğe Bildirim
53. maddenin üçüncü fıkrasının son cümlesine göre yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Bu koruma, kararın 54. maddenin hangi bendine dayandığına bakılmaksızın uygulanır. Bu nedenle deport davasında ayrıca yürütmenin durdurulması istenmesine kural olarak gerek yoktur; durma etkisi doğrudan kanundan doğar.
Bu kuralın arka planında Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararları vardır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun 30.5.2019 tarihli Y.T. kararında (B. No: 2016/22418), o tarihte yürürlükte olan düzenleme nedeniyle belirli bentlere dayanan sınır dışı etme kararlarına karşı açılan davaların işlemi kendiliğinden durdurmaması, kötü muamele yasağıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkı bakımından değerlendirilmiştir. Güncel metin, dava süresince sınır dışı etme yasağını bent ayrımı yapmadan öngörür.
Kanun ayrıca mahkemeye başvuran kişinin başvurusunu sınır dışı etme kararını veren makama da bildirmesini öngörür. Uygulama Yönetmeliği, idarenin sınır dışı etme kararına karşı yargı yoluna gidildiği bilgisini edindiği andan itibaren sınır dışı etme işlemini durduracağını düzenler. Bildirimin dava açıldığı gün yapılması ve evrak kaydının tarih ve sayısının alınması önerilir. Dava ve bildirim dilekçesi örnekleri için Sınır Dışı Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği sayfamıza bakabilirsiniz.
Dava Sürerken İnsani İkamet İzni
Dava süresince sınır dışı edilmeyen kişinin Türkiye’deki kalışının hukuki dayanağı da önemlidir. Kanun’un 46. maddesinin birinci fıkrası, diğer ikamet izinlerinin şartları aranmaksızın, Bakanlıkça belirlenen sürelerle sınırlı olmak ve Göç İdaresi Başkanlığının onayı alınmak kaydıyla valiliklerce insani ikamet izni verilebilecek hâlleri sayar. Bu hâllerden biri, 53. maddeye göre yapılan işlemlere karşı yargı yoluna başvurulmasıdır (ç bendi). Aynı fıkranın (b) bendi, hakkında sınır dışı etme kararı alındığı hâlde çıkışı yaptırılamayan veya Türkiye’den ayrılması makul ya da mümkün görülmeyen yabancıları; (c) bendi ise 55. madde uyarınca hakkında sınır dışı etme kararı alınmayan yabancıları kapsar. İnsani ikamet izni alan yabancı yirmi iş günü içinde adres kayıt sistemine kayıt yaptırmak zorundadır (m.46/2). Ayrıntılar için İnsani İkamet İzni yazımıza bakabilirsiniz.
Davada İleri Sürülebilecek Başlıca Hususlar
Deport davasında ileri sürülecek hususlar kararın dayandığı bende ve kişinin durumuna göre değişir. Ancak bazı hususlar hemen her dosyada incelenmelidir. Aşağıdaki tablo bunları ve dayanaklarını gösterir.
Deport davasında incelenecek hususlar
| Husus | Dayanak | Delil |
|---|---|---|
| Kararın gerekçesiz olması, dayanılan olgunun gösterilmemesi | 6458 m.53/2; 2577 m.20/1 | Tebliğ edilen karar, işlem dosyasının celbi |
| Dayanılan bendin şartlarının oluşmaması | 6458 m.54/1 | İkamet ve vize kayıtları, adli sicil, takipsizlik veya beraat kararı |
| Kişinin sınır dışı edilemeyecekler kapsamında olması | 6458 m.55/1 | Sağlık raporları, mağduriyet belgeleri, ülke bilgileri |
| Geri gönderme yasağı ve kötü muamele tehlikesi | 6458 m.4; Anayasa m.17 | Kişisel anlatım, ülkesindeki dava veya kayıtlar, koruma başvurusu |
| Aile hayatına ölçüsüz müdahale | Anayasa m.13, 20, 41 | Evlilik ve nüfus kayıtları, çocuğun öğrenci belgesi, kalış süresi |
| Bireysel değerlendirme yapılmaması | 6458 m.55/2 | Kararın şablon niteliği, ileri sürülen hususların kararda karşılanmaması |
| Anlaşılır dilde bilgilendirme yapılmaması | 6458 m.53/2 | Tercümansız imzalatılan tebliğ belgesi |
Her husus ayrı başlık altında, dayandığı kanun maddesiyle birlikte yazılmalı ve idarenin ileri sürebileceği karşı görüşler aynı husus içinde cevaplanmalıdır. Davalı idarenin kişinin kayıtlarında bir ibare bulunduğunu ileri sürmesi, bu ibarenin hangi somut olguya dayandığı gösterilmedikçe mahkemenin denetimini engellemez. 2577 sayılı Kanun’un 20. maddesinin birinci fıkrasına göre idare mahkemeleri bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar ve gerekli gördükleri bütün belgelerin gönderilmesini taraflardan isteyebilir.
Kamu Düzeni Gerekçeli Kararlarda İşlem Dosyası ve Gizli Bilgiler
Uygulamada en zor dosyalar, kararın 54. maddenin birinci fıkrasının (d) bendine, yani kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturma gerekçesine dayandığı dosyalardır. Bu kararlarda çoğu zaman yalnızca bent numarası yazılır, tehdidin hangi olguya dayandığı gösterilmez. Kişinin kayıtlarında bir tahdit kodunun bulunduğu da ancak dava sırasında anlaşılabilir.
2577 sayılı Kanun’un 20. maddesinin birinci fıkrasına göre mahkemeler, belirledikleri süre içinde gerekli gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilginin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilir; bu kararların süresi içinde yerine getirilmesi zorunludur. Üçüncü fıkraya göre istenen bilgi ve belgeler Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine ilişkinse, Cumhurbaşkanı ya da ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan gerekçesini bildirerek bunları vermeyebilir; ancak verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez. Bu nedenle dilekçede işlem dosyasının tamamının ve karara esas alınan bütün bilgi ve belgelerin istenmesi açıkça talep edilmeli, idarenin somut bir olgu göstermemesi hâlinde bu hükmün uygulanacağı hatırlatılmalıdır.
Kişi hakkında bir soruşturma açılmış ancak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse veya yargılama beraatle sonuçlanmışsa, bu kararların kesinleşme şerhli örnekleri dosyaya konulmalıdır. Adli sicil kaydının bulunmaması da kamu düzeni gerekçesine karşı ileri sürülebilecek temel delillerdendir. Tahdit kodlarının öğrenilmesi ve kaldırılması için Giriş Yasağı ve Tahdit Kodları yazımıza bakabilirsiniz.
Sık Karşılaşılan Üç Durum
Aşağıdaki üç durum, deport kararlarının büyük bölümünü oluşturur ve her birinde dikkat edilecek noktalar farklıdır.
İkamet veya vize süresinin aşılması. 54. maddenin birinci fıkrasının (e) bendi vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanları, (g) bendi ise ikamet izni süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan on günden fazla ihlalde bulunanları sayar; (j) bendi ikamet izni uzatma başvurusu reddedilip on gün içinde çıkış yapmayanları kapsar. Bu dosyalarda sürenin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, uzatma başvurusunun süresinde yapılıp yapılmadığı, randevu gecikmesi gibi idareden kaynaklanan bir sebebin bulunup bulunmadığı ve ret kararının tebliğ edilip edilmediği incelenmelidir. Kişi süresi dolduktan sonra ancak tespit edilmeden önce kendisi valiliğe başvurmuşsa, idari para cezasını ödemesi ve ihlal süresinin Bakanlıkça belirlenen sınırları aşmaması kaydıyla hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir (m.9/4). Ayrıntılar için Vize ve Vize İhlali yazımıza bakabilirsiniz.
Kamu düzeni veya kamu güvenliği gerekçesi. (d) bendine dayanan kararlarda yukarıda anlatılan işlem dosyası ve gizli bilgi kuralı belirleyicidir. Ayrıca kararın kişinin kendi davranışına mı, yoksa genel bir değerlendirmeye mi dayandığı sorgulanmalıdır. Kişinin Türkiye’deki aile bağları, kalış süresi ve mahkûmiyet bulunmaması, işlemin ölçülülüğü bakımından birlikte ileri sürülmelidir.
İzinsiz çalışma. (ğ) bendi çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenleri sayar. Bu dosyalarda tespitin hangi tutanağa dayandığı, kişinin gerçekten çalışıp çalışmadığı ve çalışma izni muafiyeti kapsamında bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Çalışma izni muafiyeti için Çalışma İzni Muafiyeti yazımıza bakabilirsiniz.
Avukat ve Yargılama Giderleri
Deport davası avukat aracılığıyla veya kişinin kendisi tarafından açılabilir. Avukatla açılacak davada vekâletname gerekir; geri gönderme merkezinde kalan kişinin avukat ve noterle görüşme hakkı Kanun’un 59. maddesiyle güvence altına alınmıştır. Yargılama giderlerini karşılayamayan kişiler bakımından 2577 sayılı Kanun’un 31. maddesi yollamasıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki adli yardım hükümleri uygulanır; avukatlık ücretini karşılayamayan kişiler baroların adli yardım bürolarına da başvurabilir. İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlar için Kanun’un 57. maddesinin yedinci fıkrası ayrıca avukatlık hizmeti sağlanmasını öngörür.
Kesin Karardan Sonra: Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
İdare mahkemesinin kararı kesin olduğundan, davanın reddedilmesi hâlinde istinaf veya temyiz yoluna gidilemez. Kesin karara karşı temel hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin beşinci fıkrasına göre başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır. 49. maddenin beşinci fıkrası başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu görülen tedbirlere karar verilebileceğini düzenler. Ülkesine gönderildiğinde kötü muamele tehlikesi bulunan kişi bakımından başvuruyla birlikte tedbir talep edilmesi hayati önemdedir; dava süresince sınır dışı edilmeme güvencesi dava sonuçlandığında sona erer.
İç hukuk yolları tüketildikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru da mümkündür. Mahkemenin İçtüzüğü’nün 39. kuralı, telafisi imkânsız zarar tehlikesi bulunan hâllerde geçici tedbir istenmesine imkân verir; sınır dışı etme dosyaları bu tedbirin en sık istendiği alanlardandır. Bu başvuruların usul şartları ayrıca değerlendirilmelidir. Anayasa Mahkemesine başvuru için Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru rehberimize bakabilirsiniz.
Deport kararı tek bir sonuç değildir
İdari gözetim, terk süresi ve giriş yasağı için ayrı başvuru yolları var. Dosyanızı bütün olarak değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15
Deport Kararıyla Birlikte Doğan Diğer Sonuçlar
Sınır dışı etme kararı çoğu zaman tek başına gelmez. Kararla birlikte veya kararın ardından kişi hakkında başka işlemler de yapılır ve her birinin başvuru yolu farklıdır. Deport davası açılması, bu işlemlere karşı ayrıca başvurma ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
Deport kararına bağlı işlemler ve başvuru yolları
| İşlem | Kural | Başvuru yolu |
|---|---|---|
| Türkiye’yi terk süresi | Kararda belirtilmek kaydıyla 15 günden az olmamak üzere 30 güne kadar; belirli hâllerde tanınmaz (m.56) | Süre tanınmaması kararın kendisiyle birlikte dava konusu yapılabilir |
| İdari gözetim | En fazla 6 ay, belirli hâlde 6 ay daha; her ay değerlendirilir (m.57) | Sulh ceza hâkimi; süre şartı yok, 5 günde karar (m.57/6) |
| Alternatif yükümlülükler | En fazla 24 ay (m.57/A) | Elektronik izlemeye karşı sulh ceza hâkimi; diğerleri idari yargı |
| Giriş yasağı | Sınır dışı edilenlere konur; en fazla 5 yıl, ciddi tehditte 10 yıl daha (m.9/2-3) | Kaldırma talebi (m.9/6) ve idari yargı |
| Seyahat masrafları | Kural olarak yabancı karşılar; geri ödenmezse girişe izin verilmeyebilir (m.60/3) | İdari yargı |
Kanun’un 56. maddesine göre sınır dışı etme kararı alınanlara, kararda belirtilmek kaydıyla Türkiye’yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır; ancak kaçma ve kaybolma riski bulunanlara, yasal giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara ve kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz. Süre tanınan kişilere harca tabi olmayan Çıkış İzin Belgesi verilir. Terk süresi dava açma süresini uzatmaz.
Giriş yasağı bakımından Kanun’un 9. maddesinin ikinci fıkrasına göre Türkiye’den sınır dışı edilen yabancıların girişi yasaklanır. Üçüncü fıkraya göre yasağın süresi en fazla beş yıldır; kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre en fazla on yıl daha artırılabilir. Beşinci fıkraya göre terke davet edilip süresinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir. 10. maddeye göre sınır dışı edilenlere giriş yasağının tebligatı valilikler tarafından yapılır ve tebligatta yabancının karara karşı itiraz haklarını nasıl kullanabileceği de yer alır. Giriş yasağı ve tahdit kodları için Giriş Yasağı ve Tahdit Kodları, idari gözetim için İdari Gözetim Nedir? ve İdari Gözetim Kararına İtiraz yazılarımıza bakabilirsiniz.
Giriş yasağının dayanağı sınır dışı etme işlemidir. Deport davası kazanılır ve karar iptal edilirse, bu karara dayanılarak konulan giriş yasağının da dayanağı ortadan kalkar; bu durumda yasağın ve ilgili kayıtların kaldırılması idareden yazılı olarak istenmelidir. Dava kaybedilmiş ve kişi sınır dışı edilmişse, 9. maddenin altıncı fıkrasına göre Göç İdaresi Başkanlığı giriş yasağını kaldırabilir veya yasak saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye’ye girişine izin verebilir. Türkiye’de eşi, çocuğu veya devam eden bir davası bulunan kişiler bu yola başvurabilir. Yedinci fıkraya göre idari para cezaları ve kamu alacakları sebebiyle yabancıların ülkeye kabulü ön izin şartına bağlanabilir; 60. maddenin üçüncü fıkrasına göre de seyahat masrafları geri ödenmediği sürece girişe izin verilmeyebilir. Bu nedenle ödenmemiş cezaların ve masrafların kapatılması, ileride Türkiye’ye yeniden gelişi doğrudan etkiler. Gönüllü çıkış seçeneğinin giriş yasağı bakımından sonuçları için Gönüllü Geri Dönüş yazımıza bakabilirsiniz.
Ceza Davası Olan Yabancılar ve TCK m.59
Kanun’un 54. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, Türk Ceza Kanunu’nun 59. maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilen yabancıları sayar. TCK’nın 59. maddesine göre işlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancı, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına veya koşullu salıverilmesine karar verildikten ve her hâlde cezasının infazı tamamlandıktan sonra, sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere derhâl İçişleri Bakanlığına bildirilir. Hüküm bir değerlendirme öngörür; mahkûmiyetin kendiliğinden sınır dışı etme sonucunu doğurduğunu söylemez. Bu değerlendirmede 55. madde ve Türkiye’deki aile bağları da gözetilmelidir.
Ceza dosyası sürerken yabancı hakkında yurt dışına çıkış yasağı içeren adli kontrol kararı verilmişse, Uygulama Yönetmeliği’ne göre bu kişilerin takibi kolluk birimlerince yapılır ve yasak kaldırıldığında Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Ceza dosyası olan yabancılar için Yabancıyım, Uyuşturucu Suçundan Yargılanıyorum: Sınır Dışı Edilir miyim? yazımıza bakabilirsiniz.
Uluslararası Koruma Başvurusu ve Deport
Uluslararası koruma başvuru sahipleri bakımından 54. maddenin ikinci fıkrası özel bir kural içerir: birinci fıkranın (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen başvuru sahibi veya statü sahibi kişiler hakkında uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir. Bu durumda bile 4. maddedeki geri gönderme yasağı ve 55. madde uygulanmaya devam eder. Hürriyeti kısıtlanan kişilerin uluslararası koruma başvuruları valiliğe derhâl bildirilir (m.65/5). Ülkesine dönmesi hâlinde tehlike bulunan kişinin deport davasıyla birlikte koruma başvurusunu da değerlendirmesi gerekir. Ayrıntılar için Sınır Dışı Etme ve Uluslararası Koruma ve Geri Gönderme Yasağı yazılarımıza bakabilirsiniz.
İlk 48 Saat Kontrol Listesi
- Kararın ve tebliğ belgesinin bir örneğini alın; tebliğ tarihini ve kararı veren valiliği not edin.
- Son günü hesaplayın; tebliği izleyen gün birinci gündür ve tatil günleri dahildir (2577 m.8).
- Kararın 54. maddenin hangi bendine dayandığını ve gerekçesini tespit edin.
- 55. madde kapsamında bir durum varsa sağlık, mağduriyet veya ülke tehlikesine ilişkin belgeleri toplayın.
- Aile, ikamet, çalışma ve adli sicil belgelerini hazırlayın; eksik belge davayı geciktirmemelidir.
- Kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde yedi gün içinde dava açın ve aynı gün valiliğe bildirin (m.53/3).
- İdari gözetim varsa sulh ceza hâkimine ayrıca başvurun; alternatif yükümlülük talebinde bulunun (m.57/6, m.57/A).
- Dava sürerken insani ikamet izni başvurusunu değerlendirin (m.46/1-ç).
Kararın tebliğ edildiği gün Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numarasından ulaşarak süre ve başvuru yolları bakımından dosyanın değerlendirilmesini isteyebilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Deport kararına karşı valiliğe itiraz dilekçesi verip dava açmamak. Kanun’un öngördüğü yol idare mahkemesinde davadır.
- Dava süresini on beş gün sanmak veya iş günü olarak hesaplamak.
- Kişinin bulunduğu ilin mahkemesine dava açmak; yetkili mahkeme kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
- Dava açıldığını valiliğe bildirmemek.
- İdari gözetime karşı sulh ceza başvurusunun deport davasının yerine geçtiğini düşünmek.
- Kesin karardan sonra otuz günlük bireysel başvuru süresini ve tedbir talebini kaçırmak.
- Terk süresi verildiği için dava açmaya gerek olmadığını düşünmek.
Sıkça Sorulan Sorular
Deport kararına itiraz nereye yapılır?
Kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesine, iptal davası açılarak (6458 m.53/3; 2577 m.32/1). İdareye itiraz yolu öngörülmemiştir.
Deport kararına itiraz süresi kaç gündür?
Kararın tebliğinden itibaren yedi gündür (m.53/3). Süre tebliği izleyen gün başlar; tatil günleri dahildir, son gün tatile rastlarsa izleyen çalışma günü sona erer (2577 m.8).
Dava açarsam sınır dışı edilir miyim?
Rızanız olmadıkça dava açma süresi içinde ve dava sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilemezsiniz (m.53/3). Bu koruma kararın dayandığı bende bakılmaksızın uygulanır.
Davayı valiliğe bildirmem gerekir mi?
Evet. Kanun mahkemeye başvuran kişinin başvurusunu kararı veren makama da bildirmesini öngörür (m.53/3). Bildirimin kaydının alınması önerilir.
Ayrıca yürütmenin durdurulması istemeli miyim?
Kural olarak gerek yoktur; sınır dışı etmenin durması kanundan doğar (m.53/3).
Mahkeme ne kadar sürede karar verir?
Dosyanın tekemmülünden veya ara karar ya da duruşmanın tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde (m.53/3). Tekemmül, savunmanın verilmesi veya savunma süresinin geçmesiyle gerçekleşir.
Mahkeme kararına itiraz edilebilir mi?
Hayır, karar kesindir. Kesin karara karşı otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir ve tedbir istenebilir (6216 m.47/5, m.49/5).
Dava sürerken Türkiye’de nasıl kalırım?
53. maddeye göre yapılan işlemlere karşı yargı yoluna başvurulması hâlinde insani ikamet izni verilebilir (m.46/1-ç). İzin alındıktan sonra yirmi iş günü içinde adres kaydı yapılmalıdır (m.46/2).
Türkiye’yi terk için süre verilir mi?
Kararda belirtilmek kaydıyla on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre verilir; kaçma riski, sahte belge veya kamu düzeni tehdidi gibi hâllerde verilmez (m.56/1). Terk süresi dava süresini uzatmaz.
Deport edilirsem Türkiye’ye ne zaman dönebilirim?
Sınır dışı edilenlere giriş yasağı konur; yasağın süresi en fazla beş yıldır, ciddi tehdit hâlinde en fazla on yıl daha artırılabilir (m.9/2-3). Göç İdaresi Başkanlığı yasağı kaldırabilir veya belirli süre için girişe izin verebilir (m.9/6).
İdari gözetim kararına da aynı davada itiraz edebilir miyim?
Hayır. İdari gözetime karşı başvuru sulh ceza hâkimine yapılır; süre şartı yoktur ve hâkim beş gün içinde karar verir (m.57/6).
Hapis cezası aldım, otomatik olarak deport edilir miyim?
TCK’nın 59. maddesi hapis cezasına mahkûm edilen yabancının durumunun sınır dışı işlemleri bakımından değerlendirilmek üzere İçişleri Bakanlığına bildirilmesini öngörür. Bu bir değerlendirmedir; 55. madde ve aile bağları da gözetilmelidir.
Uluslararası koruma başvurum varken deport kararı alınabilir mi?
54. maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında değerlendirilen başvuru sahipleri hakkında her aşamada karar alınabilir (m.54/2). Geri gönderme yasağı ve 55. madde bu durumda da uygulanır.
Deport kararı bana tebliğ edilmedi, süre işler mi?
Dava açma süresi kararın tebliğinden itibaren işler (m.53/3). Karar usulüne uygun tebliğ edilmemişse süre başlamaz; ancak karardan haberdar olunduğu anda risk alınmadan dava açılması önerilir.
İdare gerekçeyi gizli tutarsa ne olur?
Devletin güvenliğine ilişkin bilgi ve belgeler gerekçe gösterilerek verilmeyebilir; ancak verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez (2577 m.20/3).
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurabilir miyim?
İç hukuk yolları tüketildikten sonra başvurulabilir. Mahkeme İçtüzüğü’nün 39. kuralı, telafisi imkânsız zarar tehlikesi bulunan hâllerde geçici tedbir istenmesine imkân verir.
İlgili Rehberler
- Yabancılar Hukuku Rehberi (küme rehberi)
- Sınır Dışı Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği
- Sınır Dışı Edilme Sebepleri (6458 m.54)
- Sınır Dışı Edilemeyecek Yabancılar (6458 m.55)
- Sınır Dışı Etme ve Uluslararası Koruma
- Geri Gönderme Yasağı (6458 m.4)
- İdari Gözetim Nedir?
- İdari Gözetim Kararına İtiraz
- İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler
- Geri Gönderme Merkezinde Haklar
- Giriş Yasağı ve Tahdit Kodları
- Gönüllü Geri Dönüş
- İnsani İkamet İzni
- Vize ve Vize İhlali
- İkamet İzninin İptali
- Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru
- Yabancılarla İlgili Davalarda Görev ve Yetki
- Yabancılar Hukuku Davaları


