Reklam ve içerik üretiminde vergisel tablo, işin nerede ve kim için yapıldığına göre değişir: bir ajansın hizmeti genel esaslara tabiyken, sosyal içerik üreticisi için özel bir istisna işler, yurt dışı platformlara yapılan ödemelerde ise stopaj ve sorumlu sıfatıyla beyan gündeme gelir. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinden elde edilen kazançlar, kanunda öngörülen şartlarla gelir vergisinden istisnadır (GVK mük. m.20/B).
- İstisnanın şartı, kazancın tamamının Türkiye’de kurulu bankalarda açılacak özel hesaba yatırılması ve kanunda belirlenen tutarın aşılmamasıdır.
- İlan ve reklam vergisi, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yapılan her türlü ilan ve reklamdan alınır (2464 m.12).
- Dijital ortamda sunulan reklam hizmetleri bakımından dijital hizmet vergisi ve stopaj yükümlülükleri ayrıca değerlendirilir.
- Dar mükellef kurumlara yapılan ödemelerde kurumlar vergisi kesintisi yapılır ve anlaşma hükümleri için mukimlik belgesi aranır (KVK m.30).
Sosyal içerik üreticiliği istisnası (mük. m.20/B)
Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesi, dijital içerik üreticileri için özel bir rejim getirir. Maddeye göre internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses ve video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar, kanunda öngörülen şartlarla gelir vergisinden istisnadır.
İstisnadan yararlanmanın şartları maddede gösterilmiştir. Birincisi özel hesaptır: bu kapsamdaki kazançlar üzerinden vergi kesintisi yapılabilmesi için Türkiye’de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi zorunludur. İkincisi tutar sınırıdır: kazançların toplamının kanunda belirlenen tutarı aşması hâlinde istisnadan yararlanılamaz. Üçüncüsü kesintidir: bankalar, bu hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden kanunda öngörülen oranda gelir vergisi kesintisi yapar ve bu kesinti nihai vergi işlevi görür. Dördüncüsü kapsamdır: istisna, maddede sayılan faaliyetlere özgüdür; sponsorluk anlaşmaları, danışmanlık ve ürün satışı gibi faaliyetlerden doğan kazançların bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ayrıca ele alınmalıdır. Şartların ihlali hâlinde istisna uygulanmaz ve genel hükümler işler.
Sektördeki yükümlülüklerin haritası
| Faaliyet | Kazancın türü | Özellik |
|---|---|---|
| Reklam ajansı | Ticari kazanç | KDV’ye tabi; genel esaslar |
| Sosyal içerik üreticisi | İstisna kapsamında olabilir | Özel hesap ve tutar şartı |
| Uygulama geliştirici | İstisna ya da telif kazancı | Rejimler ayrı değerlendirilir |
| Gazete ve dergi | Ticari kazanç | Özel matrah ve oran uygulaması |
| Açık hava reklamı | Ticari kazanç | İlan ve reklam vergisi |
| Yurt dışı platform reklamı | Dar mükellefe ödeme | Stopaj ve sorumlu sıfatıyla beyan |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Tablonun gösterdiği temel ayrım, kazancın kime ait olduğu ve nerede doğduğudur. Türkiye’de yerleşik bir ajans ya da yayıncı bakımından genel esaslar işlerken, bireysel içerik üreticileri için özel istisna, yurt dışındaki hizmet sağlayıcılara yapılan ödemelerde ise kesinti rejimi devreye girer. Bu üç düzlemin birbirine karıştırılması, en sık yapılan hatadır.
İlan ve reklam vergisi (2464 m.12)
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 12. maddesi, belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklamın ilan ve reklam vergisine tabi olduğunu düzenler. Verginin mükellefi, yurt dışından gönderilen ilan ve reklamlar dâhil olmak üzere, ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzel kişilerdir; ilan ve reklam işlerini mutat meslek olarak ifa edenler, başkaları adına yaptıkları ilan ve reklamlara ait vergileri mükellefler adına ilgili belediyeye yatırmaktan sorumludur.
Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi kapsamdır: tabela, pano, ışıklı levha, araç üzeri reklam, broşür ve el ilanı gibi çok sayıda unsur vergiye tabidir ve tarife türe göre farklılaşır; işyeri tabelası bakımından kanunda öngörülen muafiyet ve istisnalar kontrol edilmelidir. İkincisi beyandır: verginin, ilan ve reklam işinin yapılmasından önce beyan edilmesi ve ödenmesi gerekir; yıllık olarak devam eden ilanlarda beyan dönemi ayrıca düzenlenmiştir. Üçüncüsü ölçüdür: verginin metrekare ve süre esasına göre hesaplandığı hâllerde ölçümlerin doğru yapılması ve belgelenmesi gerekir. Dördüncüsü giderdir: ödenen ilan ve reklam vergisi, faaliyetle ilgili olduğundan kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınır. Beşincisi, beyan edilmemesi hâlinde belediyece resen tarhiyat yapılması ve gecikme zammı işlemesidir. Belediye vergi ve harçlarını belediye vergi ve harçları yazımızda ele aldık.
Yurt dışı platformlara ödemeler
Dijital reklamcılığın en yaygın uygulaması, yurt dışında yerleşik platformlar üzerinden reklam verilmesidir ve bu, Türkiye’deki reklam vereni yükümlü hâline getirir. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi, dar mükellefiyete tabi kurumların kanunda sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu ödemeleri yapanlar tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılmasını öngörür; internet ortamında verilen reklam hizmetlerine ilişkin ödemeler bakımından da kesinti yapılmasına ilişkin düzenlemeler bulunur.
İzlenecek adımlar şunlardır. Birincisi nitelendirmedir: ödemenin reklam hizmeti bedeli mi, gayrimaddi hak bedeli mi yoksa ticari kazanç mı olduğu belirlenmelidir; bu, hem oranı hem anlaşmada uygulanacak maddeyi değiştirir. İkincisi anlaşma kontrolüdür: hizmet sağlayıcının mukim olduğu ülkeyle yapılan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasındaki hüküm uygulanır ve bunun için mukimlik belgesi alınmalıdır. Üçüncüsü katma değer vergisidir: yurt dışından alınan hizmetlerde sorumlu sıfatıyla beyan yükümlülüğü doğar ve beyan edilen vergi şartları varsa aynı dönemde indirilir. Dördüncüsü dijital hizmet vergisidir: 7194 sayılı Kanun’la getirilen bu vergi, dijital ortamda sunulan reklam hizmetlerinden elde edilen hasılatı konu alır ve kanunda öngörülen eşikleri aşan hizmet sağlayıcılarını mükellef sayar. Beşincisi brüt-net tartışmasıdır: sözleşmede net bedel kararlaştırıldığında stopaj yükü Türkiye’deki reklam verende kalır ve brüte tamamlama yapılır. Sorumlu sıfatıyla beyan usulünü KDV tevkifatı yazımızda ele aldık.
İçerik üreticilerinde gelir türlerinin ayrıştırılması
Bir içerik üreticisinin geliri tek kalemden oluşmaz ve her kalemin rejimi farklı olabilir. Platformdan alınan izlenme geliri, marka iş birliği bedeli, bağış ve destek ödemeleri, kendi ürününün satışı, üyelik gelirleri ve etkinlik katılım bedelleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Mükerrer 20/B maddesindeki istisna, maddede tanımlanan içerik paylaşımı faaliyetine özgüdür.
Ayrıştırmada sorulacak sorular şunlardır. Birincisi, gelirin doğrudan içerik paylaşımından mı yoksa ayrı bir hizmetten mi doğduğudur: bir markaya danışmanlık verilmesi, eğitim satılması ya da ürün pazarlanması ayrı faaliyetlerdir. İkincisi, faaliyetin ticari organizasyona dönüşüp dönüşmediğidir: ekip çalıştırma, stüdyo kurma ve düzenli ürün satışı gibi unsurlar ticari kazanç niteliğini güçlendirir; bu hâlde mükellefiyet tesis edilir, defter tutulur ve katma değer vergisi hesaplanır. Üçüncüsü telif boyutudur: üretilen eser niteliğindeki içeriklerin kullanım hakkının devri, Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında değerlendirilebilir; iki istisna rejimi farklıdır ve aynı anda uygulanamaz. Dördüncüsü, kapsam dışı gelirlerin özel hesaba yatırılmasının istisnayı genişletmeyeceğidir. Bu nedenle gelir kalemlerinin sözleşme bazında sınıflandırılması ve ayrı hesaplarda izlenmesi gerekir. Telif kazançları rejimini telif kazançları istisnası yazımızda ele aldık.
Basın ve yayıncılıkta özel matrah ve oran
Gazete, dergi ve kitap yayıncılığında katma değer vergisi bakımından iki özellik bulunur. Birincisi özel matrah şeklidir: Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 23. maddesi, gazete, dergi ve benzeri periyodik yayınların tesliminde matrahın perakende satış fiyatı olduğunu öngörür; bu, verginin dağıtım zincirinin ilk halkasında tek seferde hesaplanmasını sağlar ve bayilerde ayrıca vergi doğmamasına yol açar.
İkincisi oran uygulamasıdır: kitap ve benzeri yayınlar bakımından ilgili kararlarda öngörülen oran uygulanır; elektronik ortamda sunulan yayınlar bakımından da düzenlemeler bulunur ve basılı ile dijital yayınların aynı orana tabi olup olmadığı kontrol edilmelidir. Üçüncü konu iade ve iptallerdir: satılmayan yayınların iadesi bu sektörde yaygındır ve matrahta değişiklik hükümleri uyarınca düzeltme yapılması gerekir; özel matrah uygulanan yayınlarda düzeltmenin nasıl yapılacağı ayrıca değerlendirilir. Dördüncüsü reklam gelirleridir: yayın kuruluşunun elde ettiği reklam geliri, yayın satışından ayrı bir hizmet bedelidir ve genel esaslara göre vergilendirilir. Beşincisi, resmî ilan ve reklam gelirlerinin tabi olduğu düzendir. Bu ayrımların yapılmaması, hem oran hem matrah hatası doğurur. Özel matrah şekillerini özel matrah uygulamaları yazımızda ele aldık.
Prodüksiyon, telif ve yapım sözleşmeleri
Film, dizi, müzik ve reklam filmi yapımlarında vergisel tablo, sözleşmenin kurgusuna göre şekillenir. Temel ayrım, üretilen eser üzerindeki hakların kime ait olduğu ve ödemenin neyin karşılığı yapıldığıdır. Eser sahibine yapılan ve mali hakların devri karşılığı olan ödemeler telif kazancı rejimine tabi olabilirken, bir hizmet karşılığı yapılan ödemeler serbest meslek ya da ticari kazanç niteliğindedir.
Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi sözleşmenin içeriğidir: 5846 sayılı Kanun, mali hak devirlerinin yazılı olmasını ve devredilen hakların ayrı ayrı gösterilmesini arar; bu şekil şartı vergisel nitelendirmede de dayanak oluşturur. İkincisi ödeme yapısıdır: tek seferlik bedel ile hasılat payına bağlı ödemeler farklı dönemlerde gelir doğurur ve tahsil esası bakımından farklı sonuç verir. Üçüncüsü oyuncu ve teknik ekip ödemeleridir: bağımlılık unsuru taşıyan ilişkilerde ödeme ücret, bağımsız çalışmada ise serbest meslek kazancıdır ve her ikisinde de stopaj yükümlülüğü doğar. Dördüncüsü yurt dışı unsurdur: yabancı oyuncu, yönetmen ya da yapım şirketine yapılan ödemelerde dar mükellef rejimi ve anlaşma hükümleri uygulanır. Beşincisi, yapım desteği ve teşviklerin niteliğidir: kamu kurumlarından alınan destekler ile ortak yapım katkılarının nasıl kaydedileceği belirlenmelidir. Bu unsurların sözleşme aşamasında netleştirilmesi, sonradan doğacak nitelendirme tartışmalarını önler.
Ajans-müşteri ilişkisinde masraf yansıtma
Reklam ajanslarında en sık tartışılan konu, müşteri adına yapılan harcamaların nasıl faturalanacağıdır. Ajans, medya alımı, prodüksiyon, baskı ve organizasyon gibi kalemleri kendi adına satın alıp müşteriye yansıtır. Bu yansıtmanın niteliği, işlemin kimin adına ve hesabına yapıldığına göre belirlenir.
İki model ayrılmalıdır. Birincisi ajansın kendi adına alım yapmasıdır: bu hâlde ajans hizmeti kendisi almış ve müşteriye yeniden sunmuş olur; müşteriye düzenlenecek faturada bedelin tamamı gösterilir ve katma değer vergisi hesaplanır; ajansın aldığı hizmetlerdeki vergi ise indirilir. İkincisi ajansın aracı olmasıdır: harcamanın doğrudan müşteri adına yapıldığı ve ajansın yalnızca komisyon aldığı yapılarda, ajansın matrahı komisyon bedelidir ve belgelerin müşteri adına düzenlenmesi gerekir. Uygulamada en sık yapılan hata, kendi adına alınan hizmetlerin “masraf yansıtma” adı altında vergisiz aktarılmaya çalışılmasıdır; bu, indirim reddine ve cezalı tarhiyata yol açar. Üçüncü konu, yansıtma faturalarında oranın ne olacağıdır: yansıtılan hizmetin tabi olduğu oran uygulanır. Dördüncüsü, medya alım indirimleri ve primlerinin nasıl belgelendirileceğidir. Bu nedenle ajans sözleşmelerinde modelin açıkça belirlenmesi ve fatura akışının buna göre kurulması gerekir.
Kampanya, hediye ve çekiliş uygulamaları
Pazarlama faaliyetlerinin bir kısmı bedelsiz teslim niteliği taşır ve bu, katma değer vergisi bakımından sonuç doğurur. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 27. maddesi, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemlerde matrahın emsal bedel olduğunu öngörür; buna karşılık ticari teamüllere uygun numune ve promosyon uygulamaları bakımından idari düzenlemelerde öngörülen esaslar uygulanır.
Ayrımı belirleyen ölçütler şunlardır. Birincisi, bedelsiz verilen ürünün asıl ürünle birlikte mi yoksa bağımsız olarak mı verildiğidir: bir ürünün yanında verilen promosyon ürünü ile ayrı olarak dağıtılan hediyeler farklı değerlendirilir. İkincisi, üzerinde işletme adı ve logosu bulunan tanıtım malzemelerinin reklam gideri niteliği taşıyıp taşımadığıdır. Üçüncüsü çekilişlerdir: kampanya kapsamında verilen ayni ikramiyeler bakımından 7338 sayılı Kanun’daki ivazsız intikal hükümleri devreye girer ve kazanan kişi adına vergi doğar; şartnamede verginin kime ait olduğunun yazılması gerekir. Dördüncüsü, çekiliş ve kampanya düzenlenmesinin tabi olduğu izin ve bildirim yükümlülükleridir. Beşincisi, verilen hediye ve promosyonların alışında yüklenilen verginin indirim durumudur: kanunen kabul edilmeyen gider niteliği taşıyan kalemlerde indirim yasağı işler. Bu unsurların kampanya tasarlanırken değerlendirilmesi, sonradan doğacak maliyetleri önler. İvazsız intikal rejimini ivazsız intikallerde vergi yazımızda ele aldık.
Denetimde platform verileri ve mutabakat
Bu sektörde denetim, platform ve banka verilerinin beyanla karşılaştırılmasına dayanır. Kullanılan kaynaklar şunlardır: içerik ve reklam platformlarının ödeme raporları, banka ve ödeme kuruluşu kayıtları, aracı hizmet sağlayıcı bildirimleri, marka ve ajans tarafından düzenlenen faturalar ile yurt dışı transfer kayıtları. Bu veriler bir araya getirildiğinde, üreticinin ya da ajansın yıllık hasılatı büyük ölçüde hesaplanabilir hâle gelir.
Mükellef cephesinde yapılması gereken, dönemsel mutabakattır. Birincisi platform raporlarının indirilip arşivlenmesidir: platformlar geçmiş veriyi sınırlı süre sakladığından, raporların düzenli olarak dışa aktarılması gerekir. İkincisi kur çevrimidir: döviz cinsinden yapılan ödemelerde hangi tarihteki kurun kullanıldığının tutarlı olması gerekir; platformun bildirdiği tutar ile bankaya geçen tutar arasındaki fark kur ve komisyondan doğar ve açıklanabilir olmalıdır. Üçüncüsü kesinti farklarıdır: platformun kendi ülkesinde yaptığı kesintiler brüt-net farkı yaratır ve bu fark belgelenmelidir. Dördüncüsü, özel hesap dışına düşen tahsilatlardır: istisna kapsamındaki hasılatın bir kısmının başka hesaba geçmesi, şartın ihlali sayılabilir ve düzeltilmesi gerekir. Beşincisi, izaha davet aşamasında bu mutabakat tablosunun sunulmasının dosyayı incelemeye gitmeden kapatabilmesidir. Bu nedenle yıl içinde tutulan basit bir gelir tablosu, yıl sonunda büyük fayda sağlar.
Mükellefiyet tesisi ve kayıt dışılık riski
Dijital gelirlerde en sık karşılaşılan sorun, faaliyetin bir işletme olarak görülmemesi ve mükellefiyet tesis edilmemesidir. Oysa Vergi Usul Kanunu’nun 153. maddesi, vergiye tabi ticaret ve sanat erbabının işe başlamayı vergi dairesine bildirmesini zorunlu tutar; 168. madde ise bildirim sürelerini gösterir. Mükellefiyet tesis edilmeden yürütülen faaliyet, sonradan tespit edildiğinde geçmişe dönük mükellefiyet tesisi, resen tarh ve usulsüzlük cezaları doğurur.
Karar verilirken şu sorular cevaplanmalıdır. Birincisi, faaliyetin mükerrer 20/B kapsamında olup olmadığıdır: kapsamda ve şartlar sağlanıyorsa istisna işler ve banka kesintisi nihai vergi niteliği taşır. İkincisi, kapsam dışı gelir bulunup bulunmadığıdır: kapsam dışı gelirlerin varlığı, o gelirler bakımından mükellefiyet gerektirir. Üçüncüsü sürekliliktir: faaliyetin arızi mi sürekli mi olduğu, mükellefiyetin gerekip gerekmediğini belirler. Dördüncüsü katma değer vergisidir: istisna kapsamındaki kazanç bakımından öngörülen düzenlemeler ile kapsam dışı hizmetlerdeki vergi yükümlülüğü ayrı ayrı değerlendirilir. Beşincisi, geçmiş dönemler için pişmanlık imkânıdır: mükellefiyet tesis edilmeden elde edilen gelirler bakımından, inceleme başlamadan kendiliğinden beyanda bulunmak vergi ziyaı cezasını ortadan kaldırır. Bu nedenle gelir düzenli hâle geldiğinde statünün bir kez netleştirilmesi gerekir. Mükellefiyet ve süreklilik ölçütünü e-ticarette vergilendirme yazımızda ele aldık.
Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği
…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI: Ad Soyad / …… Ltd. Şti., Vergi No, Adres
DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü
DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen vergi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, sosyal içerik üreticiliği faaliyetinden elde ettiği kazançlar bakımından Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesindeki istisnadan yararlanmaktadır.
2. Kanunda öngörülen şartlar sağlanmış olup, faaliyete ilişkin tüm hasılat Türkiye’de kurulu bankada açılan özel hesap aracılığıyla tahsil edilmiş ve banka tarafından kesinti yapılmıştır. Hesap açılış belgesi, ekstreler ve kesinti belgeleri ektedir.
3. İdarece, ilgili yıl kazancının kanuni tutarı aştığı kabul edilmişse de, hesaplamada istisna kapsamı dışındaki gelirler de dâhil edilmiştir; ayrıştırma tablosu ektedir.
4. (Alternatif) Yurt dışı platforma yapılan reklam ödemeleri bakımından stopaj yapılmadığı gerekçesiyle tarhiyat yapılmışsa da, hizmet sağlayıcının mukimlik belgesi süresinde temin edilmiş ve anlaşma hükmü uygulanmıştır; belgeler ektedir.
5. (Alternatif) İlan ve reklam vergisi bakımından, tarhiyata konu unsurlar 2464 sayılı Kanun’da öngörülen muafiyet kapsamındadır.
6. Olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.
HUKUKİ SEBEPLER: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu mükerrer m.20/B, m.37, 94; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.30; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu m.12-16; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
DELİLLER: İhbarname, banka hesap belgeleri ve ekstreler, kesinti belgeleri, platform raporları, mukimlik belgeleri, ayrıştırma tabloları, bilirkişi incelemesi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026
Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza
Kontrol listesi
- İçerik üreticiliğinde özel hesap şartını eksiksiz uygulayın.
- Yıllık kazanç toplamını izleyin; tutar aşılırsa istisna uygulanmaz.
- İstisna kapsamı dışındaki gelirleri ayrı izleyin.
- Yurt dışı platform ödemelerinde stopaj kontrolü yapın.
- Mukimlik belgesini her yıl yenileyin.
- Sorumlu sıfatıyla KDV beyanını atlamayın.
- Tabela ve açık hava reklamlarında ilan ve reklam vergisini beyan edin.
- Sözleşmelerde bedelin brüt mü net mi olduğunu açıkça yazın.
Sık sorulan sorular
Sosyal içerik üreticiliği istisnası nedir?
İnternet ortamında içerik paylaşanlar ile mobil uygulama geliştirenlerin kazançlarına, kanunda öngörülen şartlarla tanınan gelir vergisi istisnasıdır (mük. m.20/B).
Şartları neler?
Hasılatın tamamının Türkiye’de kurulu bankada açılacak özel hesap aracılığıyla tahsil edilmesi ve kanuni tutarın aşılmaması.
Banka ne yapıyor?
Hesaba aktarılan hasılat üzerinden kanunda öngörülen oranda kesinti yapar; bu kesinti nihai vergi işlevi görür.
Tutar aşılırsa ne olur?
İstisnadan yararlanılamaz ve kazanç genel hükümlere göre beyan edilir.
Sponsorluk gelirim de istisna mı?
İstisna maddede sayılan faaliyetlere özgüdür; kapsam dışı gelirler ayrı değerlendirilir ve ayrı izlenmelidir.
Ajans olarak çalışıyorum; istisna var mı?
Hayır. Reklam ajansı faaliyeti ticari kazançtır ve genel esaslara göre vergilendirilir.
İlan ve reklam vergisi neyden alınır?
Belediye sınırları ve mücavir alanlarda yapılan her türlü ilan ve reklamdan (2464 m.12).
Mükellef kim?
İlan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran kişiler; bu işi meslek edinenler ise vergiyi yatırmaktan sorumludur.
Ne zaman beyan edilir?
İlan ve reklam işinin yapılmasından önce; devam eden ilanlarda kanunda öngörülen dönemlerde.
Yurt dışı platforma reklam verdim; stopaj var mı?
İnternet ortamında verilen reklam hizmetlerine ilişkin ödemelerde kesinti yapılmasına ilişkin düzenlemeler bulunur; anlaşma hükümleri kontrol edilir.
Mukimlik belgesi neden gerekli?
Anlaşmada öngörülen indirimli oranın uygulanabilmesi için; ibraz edilmezse iç mevzuat oranı uygulanır.
Sorumlu sıfatıyla KDV beyanı gerekir mi?
Yurt dışından alınan hizmetlerde evet; beyan edilen vergi şartları varsa aynı dönemde indirilir.
Mükellefiyet açmam gerekir mi?
İstisna kapsamı dışında gelir varsa ya da faaliyet süreklilik taşıyorsa işe başlamanın bildirilmesi zorunludur (VUK m.153, 168).
Platform verisi ile hesabıma geçen tutar farklı; sorun olur mu?
Fark kur, komisyon ve yurt dışı kesintilerden doğar; belgelenmesi hâlinde açıklanabilir, aksi hâlde hasılat farkı iddiasına dayanak yapılır.
Ajans masraf yansıtmasında KDV var mı?
Kendi adına alınan hizmetlerin müşteriye sunumunda bedelin tamamı üzerinden vergi hesaplanır; aracılıkta ise matrah komisyon bedelidir.
Marka iş birliği geliri de istisna kapsamında mı?
İstisna maddede tanımlanan içerik paylaşımı faaliyetine özgüdür; danışmanlık, eğitim ve ürün satışı gibi ayrı faaliyetler ayrı değerlendirilir.
Gazete ve dergide matrah nedir?
Periyodik yayınların tesliminde matrah perakende satış fiyatıdır; vergi zincirin ilk halkasında hesaplanır (KDVK m.23).
Dijital hizmet vergisi kimi ilgilendirir?
Kanunda öngörülen hasılat eşiklerini aşan dijital hizmet sağlayıcılarını; reklam veren bakımından dolaylı maliyet etkisi doğurur.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu mükerrer m.20/B ve m.94, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.30, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu m.12-16 ve 7194 sayılı Kanun hükümlerine dayanır. Oran ve tutarlar her yıl güncellenir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


