Kitap yazan, beste yapan, senaryo üreten ya da yazılım geliştiren kişiler için Gelir Vergisi Kanunu özel bir istisna öngörür: telif kazançları istisnası. Ancak istisna sınırsız değildir, tevkifatı ortadan kaldırmaz ve faaliyet süreklilik kazandığında rejim tamamen değişir. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- Müellif, mütercim, heykeltıraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitlerin kanunda sayılan eserlerinden elde ettikleri hasılat gelir vergisinden istisnadır (GVK m.18).
- Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi yollarla değerlendirilmesi karşılığında alınan bedeller de istisna kapsamındadır.
- İstisnanın uygulanması, bu kazançlar üzerinden 94. madde uyarınca yapılacak tevkifata engel değildir.
- Kanunda öngörülen tutarı aşan telif kazançlarında istisna uygulanmaz ve kazanç yıllık beyanname ile bildirilir.
- Eser sahibi dışındaki kişilerin telif haklarını elden çıkarmasından doğan kazanç değer artışı kazancıdır (mük. m.80).
İstisnanın kapsamı (m.18)
Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. maddesi telif kazançları istisnasını düzenler. Maddeye göre müellif, mütercim, heykeltıraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının; şiir, hikâye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, resim, heykel ve nota hâlindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat gelir vergisinden müstesnadır.
Maddede iki genişletici kural daha yer alır. Birincisi, eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretlerin de istisnaya dâhil olmasıdır. İkincisi, bir defaya mahsus ödenen telif ücretleri ile mükâfatların da bu kapsamda değerlendirilmesidir. İstisnanın sınırı da kanunda gösterilmiştir: bu kapsamdaki kazançların kanunda belirlenen tutarı aşması hâlinde istisnadan yararlanılamaz ve kazanç yıllık beyanname ile bildirilir.
İstisna kimlere uygulanır?
| Durum | Vergisel niteliği |
|---|---|
| Eser sahibi ve kanuni mirasçısı | Telif kazancı istisnası (m.18) |
| Eseri devralan üçüncü kişi | Değer artışı kazancı (mük. m.80) |
| Bağımlı çalışan yazılımcı | Ücret geliri |
| Sürekli sipariş üzerine üretim | Serbest meslek veya ticari kazanç |
| Şirket bünyesinde üretim | Kurum kazancı; istisna uygulanmaz |
| Tutarı aşan telif kazancı | Yıllık beyanname ile bildirilir |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Tablodaki en kritik ayrım, eser sahipliği ile ticari organizasyon arasındadır. İstisna, eseri meydana getiren kişiye ve kanuni mirasçısına tanınmıştır; eseri devraldıktan sonra satan üçüncü kişi bu istisnadan yararlanamaz. Faaliyetin bir şirket bünyesinde ve organizasyonla yürütülmesi hâlinde kazanç kurum kazancıdır; istisna gerçek kişilere özgüdür. Bağımlı çalışan olarak eser üretenlerde ise gelir ücret niteliğindedir ve ücret hükümlerine göre vergilendirilir.
Tevkifat ve belge düzeni
Telif kazançları istisnası tevkifatı ortadan kaldırmaz. Kanun’un 18. maddesinde, bu istisnanın 94. madde uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü olmadığı açıkça belirtilmiştir. Buna göre telif ödemesi yapan yayınevi, prodüksiyon şirketi ya da işletme, ödeme sırasında tevkifat yapmak ve muhtasar beyanname ile beyan etmekle yükümlüdür. Eser sahibi bakımından bu kesinti, istisnadan yararlanılan hâllerde nihai vergi işlevi görür.
Belge düzeni bakımından kanun bir kolaylık öngörür: münhasıran bu faaliyeti yürütenler bakımından defter tutma ve belge düzenleme yükümlülükleri sınırlandırılmıştır ve ödemeyi yapanın düzenlediği belge yeterli sayılabilir. Ancak bu kolaylık mutlak değildir: faaliyetin süreklilik kazanması, sipariş üzerine ve bir organizasyonla yürütülmesi hâlinde serbest meslek kazancı ya da ticari kazanç hükümleri devreye girer ve tam yükümlülükler doğar. Bir yazarın kitap telifi ile bir metin yazarının sürekli sipariş üzerine yazı üretmesi farklı rejimlere tabidir. Serbest meslek kazancının esaslarını serbest meslek kazancı yazımızda ele aldık.
Yazılım geliştiricileri ve dijital içerik üreticileri
Kanun’un 18. maddesinde bilgisayar programcıları ve bilgisayar yazılımı açıkça sayıldığından, geliştirdiği yazılımı satan ya da kullanma hakkını devreden bir yazılımcı bu istisnadan yararlanabilir. Ancak sınırlar dikkatle çizilmelidir: müşteriye özel geliştirme yapmak, bakım ve destek hizmeti sunmak ya da proje bazlı iş almak, faaliyeti eser satışından hizmet ifasına dönüştürür; bu hâlde serbest meslek ya da ticari kazanç rejimi uygulanır.
Dijital içerik üreticileri bakımından ise ayrı bir düzenleme bulunur. Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesi, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinden elde edilen kazançlar bakımından kanunda öngörülen şartlarla istisna öngörür. Şartlar arasında kazancın tamamının Türkiye’de kurulu bankalarda açılacak özel hesaba yatırılması ve kanunda belirlenen tutarın aşılmaması yer alır. Bu iki rejim birbirinden farklıdır; hangi kazancın hangi kapsamda değerlendirileceği faaliyetin niteliğine göre belirlenir. Platform gelirlerinin vergilendirilmesini e-ticarette vergilendirme yazımızda anlattık.
Sözleşme yazımında vergisel etkiler
Telif ilişkisinde kurulan sözleşmenin içeriği, vergisel sonucu doğrudan belirler. Birinci belirleyici unsur, hakkın devri ile kullanma izni arasındaki ayrımdır: mali hakların tamamen devri ile belirli süre ve kapsamla sınırlı bir ruhsat verilmesi farklı sonuçlar doğurur; sözleşmede hangisinin kararlaştırıldığının açıkça yazılması gerekir. 5846 sayılı Kanun, mali hak devirlerinin yazılı olmasını ve devredilen hakların ayrı ayrı gösterilmesini arar; bu şekil şartı, vergisel nitelendirmede de dayanak oluşturur.
İkinci unsur bedelin yapısıdır: tek seferlik bir telif bedeli ile satış hasılatına bağlı yüzdeli ödeme farklı zamanlarda gelir doğurur ve tahsil esası bakımından farklı sonuç verir. Üçüncü unsur, iş sözleşmesiyle çalışan kişilerin ürettiği eserlerdir: çalışanın görevi gereği ürettiği eserler bakımından mali hakların işverene ait olacağına ilişkin düzenlemeler bulunur ve bu hâlde ödeme ücret niteliğindedir. Dördüncü unsur, siparişe dayalı üretimdir: eser ısmarlama üzerine meydana getiriliyorsa faaliyetin hizmet niteliği ağır basabilir. Beşinci unsur, vergi ve kesintilerin kime ait olduğunun sözleşmede gösterilmesidir; bu, taraflar arasında sonradan doğacak uyuşmazlığı önler ancak idareye karşı sorumluluğu değiştirmez. Bu nedenle telif sözleşmesi hazırlanırken hukuki ve vergisel etkiler birlikte kurgulanmalıdır.
Sanatçılar, icracılar ve sahne gelirleri
Sahne sanatçıları, müzisyenler ve icracılar bakımından gelirin niteliği, çalışma şekline göre belirlenir. Bir kuruma bağlı olarak ve iş sözleşmesiyle çalışan sanatçının geliri ücrettir. Bağımsız olarak ve kendi nam ve hesabına icra faaliyeti yürüten sanatçının geliri ise serbest meslek kazancıdır. Eser sahipliği bulunan hâllerde ise 18. madde kapsamındaki istisna gündeme gelir: bestekârın eserinin kullanılması karşılığında aldığı telif ile aynı kişinin sahnede icra karşılığı aldığı ücret farklı rejimlere tabidir.
Uygulamada bu ayrım şu sorularla yapılır: kişi kendi eserini mi değerlendiriyor, yoksa başkasının eserini mi icra ediyor; ödeme bir hakkın kullandırılması karşılığı mı yoksa bir hizmet karşılığı mı; faaliyet bir organizasyona ve süreklilik unsuruna dayanıyor mu. Meslek birlikleri aracılığıyla dağıtılan telif ödemeleri de bu kapsamda değerlendirilir ve dağıtımı yapan birlik bakımından tevkifat yükümlülüğü doğar. Ayrıca yurt dışından elde edilen telif gelirlerinde mukimlik ve anlaşma hükümleri devreye girer. Bu nedenle birden çok gelir türü elde eden sanatçıların, her gelir kalemini ayrı ayrı sınıflandırması ve buna göre beyan yapması gerekir. Yurt dışı gelirlerde mahsup ve anlaşma uygulamasını yurt dışı kazançlar yazımızda ele aldık.
Katma değer vergisi boyutu
Telif kazançları istisnası gelir vergisine ilişkindir; katma değer vergisi bakımından ayrı bir değerlendirme yapılır. Katma Değer Vergisi Kanunu, serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetleri vergiye tabi tutar; ancak Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. maddesi kapsamına giren işlemleri yapanlar bakımından kanunda öngörülen özel bir düzenleme bulunur ve verginin, işlemi yapanlar yerine ödemeyi yapanlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi öngörülmüştür.
Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur: telif kazancı elde eden eser sahibi, katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirmek ve beyanname vermek zorunda kalmaz; sorumluluk ödemeyi yapan tarafa geçer. Ancak bu uygulama, işlemin gerçekten 18. madde kapsamında olmasına bağlıdır: faaliyet serbest meslek ya da ticari kazanca dönüştüğünde mükellefiyet tesis edilir, fatura düzenlenir ve katma değer vergisi hesaplanır. İkinci bir konu, ödemeyi yapanın bu sorumluluğu yerine getirmemesidir; bu hâlde vergi ondan aranır ve ceza kesilir. Üçüncüsü, yurt dışından yapılan telif ödemelerinde sorumlu sıfatıyla beyan yükümlülüğüdür: yurt dışındaki hak sahibine yapılan ödemelerde Türkiye’deki ödeyici, katma değer vergisini sorumlu sıfatıyla beyan eder. KDV tevkifatı uygulamasını KDV tevkifatı yazımızda ele aldık.
İstisna sınırının aşılması hâlinde ne olur?
Telif kazancının kanunda belirlenen tutarı aşması, yalnızca aşan kısmın vergilendirilmesi anlamına gelmez; istisnanın tamamen uygulanmaması sonucunu doğurur. Bu hâlde kazancın tümü yıllık beyanname ile bildirilir ve yıl içinde yapılan tevkifat hesaplanan vergiden mahsup edilir. Mahsup sonrası artan tutar iade edilir; eksik kalan kısım ise beyanname üzerinden ödenir.
Bu eşik etkisi, yıl sonuna doğru planlama gerektirir. Yapılması gerekenler şunlardır: yıl içinde elde edilen telif hasılatının takip edilmesi, ödeme takviminin sözleşmelerle uyumlu biçimde kurgulanması ve eşiğin aşılacağı öngörülüyorsa beyanname hazırlığının önceden yapılması. Beyanname verilmesi hâlinde ayrıca dikkat edilecek noktalar vardır: kazancın diğer gelir unsurlarıyla birlikte değerlendirilmesi, beyanname üzerinden yapılabilecek indirimlerin (şahıs sigortası primleri, eğitim ve sağlık harcamaları, bağış ve yardımlar) gözden geçirilmesi ve mahsup edilecek kesintilerin belgelerinin hazır tutulması. Eşiğin aşıldığının sonradan fark edilmesi ve beyanname verilmemesi hâlinde, inceleme başlamadan pişmanlık hükümlerinden yararlanmak en az maliyetli çözümdür.
Yurt dışı telif gelirleri
Yurt dışındaki yayınevi, platform ya da uygulama mağazasından telif geliri elde edenler bakımından iki ayrı soru cevaplanmalıdır. Birincisi mükellefiyet türüdür: Türkiye’de yerleşik olanlar tam mükellef sayıldığından dünya çapındaki gelirlerini beyan eder; yurt dışında yerleşik olanlar ise yalnızca Türkiye kaynaklı gelirleri üzerinden vergilendirilir. İkincisi anlaşma hükümleridir: gayrimaddi hak bedelleri bakımından çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları, kaynak devlette uygulanabilecek azami oranı ve mukim devlette uygulanacak yöntemi belirler.
Uygulamada izlenecek adımlar şunlardır. Ödeme yapan yabancı kuruluşa mukimlik belgesi ibraz edilerek anlaşma oranının uygulanması sağlanır; belge ibraz edilmezse o ülkenin iç mevzuatındaki oran uygulanır ve fazla kesinti oluşur. Yurt dışında ödenen vergi, Türkiye’de hesaplanan vergiden kanunda öngörülen sınırlar içinde mahsup edilir; mahsup için ödemenin yetkili makamlarca onaylı belgeyle ispatı aranır. Gelirin Türkiye’ye transferi ve döviz kurunun hangi tarihte esas alınacağı da hesaplamayı etkiler. Ayrıca platform ödemelerinde, ödemenin brüt mü net mi yapıldığı ve kesintinin hangi ülkede yapıldığı belgelerle netleştirilmelidir. Bu kayıtların tutulmaması, hem mahsup hakkının kaybına hem beyan hatalarına yol açar.
Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği
…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres
DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü
DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen gelir vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026
AÇIKLAMALAR
1. Tarafım, …… adlı eserin sahibi olup, eserin yayımlanması karşılığında …… Yayınevinden telif bedeli almıştır. Sözleşme ve eser örneği ektedir.
2. İdarece, elde edilen gelirin serbest meslek kazancı olduğu kabul edilerek mükellefiyet tesis edilmiş ve tarhiyat yapılmıştır.
3. Oysa söz konusu gelir, Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında telif kazancı niteliğindedir; eser tarafımca meydana getirilmiş ve yayımlanmak üzere devredilmiştir. Faaliyetim sipariş üzerine sürekli üretim niteliğinde olmayıp bir organizasyona dayanmamaktadır.
4. Elde edilen hasılat, Kanun’da öngörülen istisna sınırının altında kalmaktadır; ödeme belgeleri ve hesaplama tablosu ektedir.
5. Ayrıca ödeme sırasında 94. madde uyarınca tevkifat yapılmış olup kesinti belgeleri ektedir.
6. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, olayda gizleme ya da gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.
HUKUKİ SEBEPLER: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.18, 65-68, 86, 94; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
DELİLLER: İhbarname, telif sözleşmesi, eser örneği, ödeme ve kesinti belgeleri, hesaplama tablosu, bilirkişi incelemesi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026
Davacı
Ad Soyad – İmza
Kontrol listesi
- Eser sahibi siz misiniz? İstisna eser sahibine ve kanuni mirasçısına tanınmıştır.
- Üretiminizin eser mi hizmet mi olduğunu belirleyin.
- Yıllık telif hasılatınızı takip edin; kanuni tutarı aşarsa istisna uygulanmaz.
- Ödeme yapanın tevkifat yaptığını doğrulayın ve kesinti belgelerini saklayın.
- Telif sözleşmesini yazılı yapın; hakkın devri mi kullanma izni mi olduğunu belirtin.
- Şirket bünyesinde üretimde istisnanın uygulanmadığını bilin.
- Dijital içerik üreticiliğinde ayrı istisna rejiminin şartlarını değerlendirin.
- Tereddüt hâlinde işlem öncesinde özelge talep edin.
Sık sorulan sorular
Telif kazancı istisnası kimlere uygulanır?
Müellif, mütercim, heykeltıraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitler ile bunların kanuni mirasçılarına (m.18).
Hangi eserler kapsamda?
Şiir, hikâye, roman, makale, bilimsel çalışma, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, senaryo ve kanunda sayılan diğerleri.
Kitabımı sattım; vergi öder miyim?
Eser sahibi olarak elde ettiğiniz hasılat, kanunda belirlenen tutarı aşmadıkça istisnadır.
İstisna sınırsız mı?
Hayır. Kanunda öngörülen tutarı aşan kazançlarda istisna uygulanmaz ve yıllık beyanname verilir.
İstisnadan yararlanınca vergi kesilmez mi?
Kesilir. İstisnanın 94. madde uyarınca yapılacak tevkifata şümulü yoktur.
Başkasından aldığım telif hakkını satarsam?
Eser sahibi olmadığınızdan istisna uygulanmaz; kazanç değer artışı kazancı olarak değerlendirilir.
Şirketim üzerinden yazılım satıyorum; istisna var mı?
Hayır. İstisna gerçek kişi eser sahiplerine tanınmıştır; şirket kazancı kurum kazancıdır.
Sipariş üzerine sürekli yazı yazıyorum; durum ne?
Faaliyetin süreklilik ve organizasyon taşıması hâlinde serbest meslek ya da ticari kazanç hükümleri uygulanır.
Defter tutmam gerekir mi?
Münhasıran bu faaliyeti yürütenler bakımından yükümlülükler sınırlandırılmıştır; rejim değişirse defter ve belge zorunluluğu doğar.
Mirasçı olarak telif geliri alıyorum; istisna uygulanır mı?
Evet. Kanun, eser sahibinin kanuni mirasçılarını da kapsama almıştır.
Sosyal içerik üreticiliği aynı istisna mı?
Hayır. Mükerrer 20/B ayrı bir istisnadır ve özel hesap ile tutar şartlarına bağlıdır.
Yurt dışından telif alıyorum; ne yapmalıyım?
Gelirin niteliği ve mükellefiyet durumunuza göre beyan gerekebilir; çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümleri değerlendirilir.
Çalışanımın ürettiği eserde haklar kime ait?
Görev gereği üretilen eserlerde mali hakların işverene ait olacağına ilişkin düzenlemeler bulunur; bu hâlde ödeme ücret niteliğindedir.
Telif kazancında KDV mükellefi olur muyum?
18. madde kapsamındaki işlemlerde vergi, ödemeyi yapan tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilir; eser sahibi ayrıca mükellefiyet tesis ettirmez.
Sahnede icra karşılığı aldığım ücret de telif mi?
Hayır. Kendi eserinizin kullandırılması telif; icra karşılığı ödeme ise çalışma şekline göre ücret ya da serbest meslek kazancıdır.
Sözleşmede nelere dikkat etmeliyim?
Hakkın devri mi kullanma izni mi olduğunu, süreyi, kapsamı ve bedelin ödenme şeklini açıkça yazın.
Eser sahipliği ve mali hakların devri
Telif kazancı istisnasının uygulanabilmesi, öncelikle kişinin eser sahibi olmasına bağlıdır; bu nitelendirme ise 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre yapılır. Kanun, eseri sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulü olarak tanımlar; eser sahibi ise onu meydana getiren kişidir. Bilgisayar programları ilim ve edebiyat eserleri arasında sayılmıştır.
Vergisel sonuç bakımından iki hak grubu ayrılmalıdır. Manevi haklar devredilemez; eser sahibine bağlı kalır. Mali haklar (işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim hakları) ise devredilebilir ya da kullanma izni verilebilir. Kanun, mali hak devirlerinin yazılı olmasını ve devredilen hakların ayrı ayrı gösterilmesini arar; bu şekil şartına uyulmaması hakkın devredilmediği sonucunu doğurabilir ve vergisel nitelendirmeyi de etkiler. Uygulamada sık yapılan hata, sözleşmede yalnızca “telif hakkı devredilmiştir” ifadesinin kullanılmasıdır; hangi mali hakların, hangi süre, yer ve kapsamla devredildiğinin gösterilmesi gerekir. Bu ayrıntı, hem eser sahibinin korunması hem de ödemenin telif niteliğinin ispatı bakımından belirleyicidir. Eser sahibinin haklarını internette telif hakkı ihlali yazımızda ele aldık.
Meslek birlikleri aracılığıyla dağıtılan telifler
Müzik, sinema ve yayıncılık alanlarında telif gelirlerinin önemli bölümü meslek birlikleri aracılığıyla toplanır ve dağıtılır. Bu yapıda üç taraf bulunur: kullanıcı işletme (radyo, televizyon, mekân işletmecisi), meslek birliği ve eser sahibi. Meslek birliği, kullanıcılardan topladığı bedelleri üyelerine dağıtır ve bu dağıtım sırasında tevkifat yükümlülüğü gündeme gelir.
Vergisel açıdan cevaplanması gereken sorular şunlardır. Birincisi, dağıtılan tutarın eser sahibi bakımından telif kazancı niteliğinde olup olmadığıdır; kanunun 18. maddesindeki şartlar sağlanıyorsa istisna uygulanır. İkincisi, tevkifatın kim tarafından ve hangi aşamada yapılacağıdır: ödemeyi yapan meslek birliği bakımından 94. madde uyarınca kesinti yükümlülüğü doğar. Üçüncüsü, katma değer vergisi bakımından kimin sorumlu sıfatıyla beyanda bulunacağıdır. Dördüncüsü, birliğin kestiği komisyon ve idari payların vergisel niteliğidir. Beşincisi, eser sahibinin yıllık toplam telif hasılatının istisna sınırını aşıp aşmadığının izlenmesidir; birden çok kaynaktan gelir elde eden eser sahiplerinde bu takip ihmal edilebilmektedir. Bu nedenle eser sahiplerinin tüm telif ödemelerini tek bir tabloda izlemesi ve yıl sonunda toplamı kontrol etmesi gerekir.
Yayınevi ve prodüksiyon sözleşmelerinde vergisel düzen
Telif ilişkisinin karşı tarafında yer alan yayınevi, prodüksiyon şirketi ya da platform bakımından da yükümlülükler doğar ve bunların sözleşmede karşılanması gerekir. Birinci yükümlülük tevkifattır: eser sahibine yapılan ödemelerden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca kesinti yapılır ve muhtasar beyanname ile beyan edilir; kesintinin yapılmaması hâlinde sorumluluk ödemeyi yapandadır ve vergi ondan aranır.
İkinci yükümlülük belge düzenidir: eser sahibinin belge düzenleme yükümlülüğü sınırlandırılmış olduğundan, ödemeyi yapanın kanunda öngörülen belgeyi düzenlemesi ve ödemenin dayanağını oluşturması gerekir. Üçüncüsü katma değer vergisi sorumluluğudur: 18. madde kapsamındaki işlemlerde verginin ödeyici tarafından sorumlu sıfatıyla beyanı öngörüldüğünden, bu beyanın atlanmaması gerekir. Dördüncüsü sözleşme kurgusudur: bedelin tek seferlik mi yoksa satışa bağlı yüzdeli mi olduğu, ödeme takvimi ve avans mahsup düzeni yazılmalıdır; tahsil esası gereği gelir, tahsil edildiği dönemde doğar ve bu takvim beyan dönemini belirler. Beşincisi, eserin ısmarlama olarak üretilip üretilmediğidir: ısmarlama eserlerde ilişkinin hizmet niteliği ağır basabilir ve rejim değişir. Bu nedenle sözleşme hazırlanırken hukuki ve vergisel etkiler birlikte kurgulanmalıdır.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.18, mükerrer m.20/B, m.65-68, 86 ve 94 ile 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine dayanır. İstisna tutarları her yıl güncellenir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


