İnternette Telif Hakkı İhlali 2026: Eser Sahibinin Hakları, İçerik Kaldırma, Üç Kat Tazminat ve Ceza Yolu (FSEK)
04 Eylül 2026

İnternette Telif Hakkı İhlali 2026: Eser Sahibinin Hakları, İçerik Kaldırma, Üç Kat Tazminat ve Ceza Yolu (FSEK)

Yazınız, fotoğrafınız, videonuz ya da yazılımınız izinsiz kullanıldığında elinizde üç ayrı yol vardır: içeriğin kaldırılması, tazminat davası ve ceza şikâyeti. Bunların hepsi 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na dayanır ve farklı sürelerle, farklı mercilerde işler. Bu rehber, eser sahibinin haklarını ve ihlal hâlinde izlenecek yolları mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve kanunda sayılan türlerden birine giren her nevi fikir ve sanat ürünüdür (FSEK m.1/B).
  • Koruma, eserin meydana getirilmesiyle kendiliğinden doğar; tescil ya da kayıt şartı yoktur.
  • Eser sahibinin manevi hakları (umuma arz, adın belirtilmesi, değişiklik yapılmasını men) ve mali hakları (işleme, çoğaltma, yayma, temsil, umuma iletim) vardır (m.14-25).
  • Mali hakka tecavüz hâlinde tecavüzün ref’i, men’i ve tazminat davaları açılabilir; ayrıca üç kat tazminat istenebilir (m.66-68).
  • İnternet ortamındaki ihlallerde, ihtar üzerine içeriğin kaldırılması ve gerektiğinde erişimin engellenmesi usulü işler (FSEK ek m.4).

Ne korunur, ne korunmaz?

FSEK, koruduğu eser türlerini sayar: ilim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri ve sinema eserleri. Bilgisayar programları ilim ve edebiyat eserleri arasında sayılmıştır. Korumanın iki şartı vardır: eserin sahibinin hususiyetini taşıması ve kanunda sayılan türlerden birine girmesi. Hususiyet, eserde yaratıcının kişisel katkısının bulunmasıdır; sıradan ve zorunlu bir ifade biçimi bu şartı sağlamaz.

Korunmayanlar da önemlidir. Fikirler, düşünceler, yöntemler, işletme usulleri ve matematiksel kavramlar tek başına korunmaz; korunan, bunların somutlaşmış ifade biçimidir. Aynı konuda iki kişinin bağımsız olarak yazdığı iki metin ayrı ayrı korunur. Mevzuat metinleri, mahkeme kararları ve resmî belgeler ile günlük haberler kanunda öngörülen sınırlar içinde koruma dışındadır. Bu ayrım, ihlal iddiasının ilk sınandığı yerdir: benzerlik fikirde mi yoksa ifadede mi, sorusu cevaplanmalıdır.

Eser sahibinin hakları (m.14-25)

HakİçeriğiTür
Umuma arzEserin yayımlanıp yayımlanmayacağına karar vermeManevi (m.14)
Adın belirtilmesiEserin sahibi olarak anılmaManevi (m.15)
Değişiklik yapılmasını menEserde izinsiz değişikliğe karşı koymaManevi (m.16)
İşlemeÇeviri, uyarlama, düzenleme yapmaMali (m.21)
ÇoğaltmaKopya çıkarma, dijital kayıt almaMali (m.22)
YaymaSatış, kiralama, dağıtımMali (m.23)
TemsilDoğrudan doğruya veya araçla gösterimMali (m.24)
Umuma iletimİnternette erişime sunmaMali (m.25)

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Ayrım pratikte önemlidir: mali haklar devredilebilir ve lisansa konu olabilir, manevi haklar ise devredilemez; yalnızca kullanma yetkisi verilebilir. Bu nedenle telif devri yapılmış bir eserde dahi, eser sahibinin adının belirtilmemesi ya da eserde izinsiz değişiklik yapılması ayrı bir ihlal oluşturur ve devralan tarafından da ihlal edilebilir.

Eser sahipliği: birden fazla kişi, çalışan ve sipariş

Eser sahibi, kural olarak eseri meydana getiren kişidir. Ancak birçok eser tek başına üretilmez ve bu hâllerde hak sahipliği farklı kurallara göre belirlenir. Birden fazla kişinin katkısıyla meydana gelen ve ayrılmaz bir bütün oluşturan eserlerde eser sahipliği ortaktır; bu hâlde eserin kullanımına ilişkin kararlar birlikte alınır ve tek başına yapılan izin geçerli olmaz. Katkıların ayrılabildiği hâllerde ise her katkı bakımından ayrı eser sahipliği doğar; her sahip kendi bölümü üzerinde tasarrufta bulunabilir.

İş ilişkisinde üretilen eserlerde durum farklıdır: çalışanların işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki mali hakları, aksi kararlaştırılmamışsa işveren kullanır. Bu, hakkın kendiliğinden işverene geçtiği anlamına gelmez; kullanma yetkisi doğar ve manevi haklar eser sahibinde kalır. Serbest çalışanlarla yapılan sipariş sözleşmelerinde ise durum tamamen sözleşmeye bağlıdır: bedel ödenmiş olması tek başına mali hakların devrini sağlamaz. Bu nedenle logo, metin, fotoğraf ve yazılım siparişlerinde sözleşmede devredilen hakların türü, süresi, coğrafi kapsamı ve devrin münhasır olup olmadığı açıkça yazılmalıdır. Yazılı olmayan mali hak devri geçerli değildir; kanun, mali haklara ilişkin sözleşmelerin yazılı olmasını ve devredilen hakların ayrı ayrı gösterilmesini arar. Bu şekil şartına uyulmaması, ödemeye rağmen hakların devredilmemiş sayılması sonucunu doğurur.

Lisans türleri ve sözleşmede dikkat edilecekler

Mali haklar devredilebileceği gibi lisans yoluyla kullandırılabilir. Basit lisansta eser sahibi aynı hakkı başkalarına da verebilir; tam (münhasır) lisansta ise yalnızca lisans alan yararlanır ve eser sahibi dahi kural olarak aynı kullanımı yapamaz. Sözleşmede lisansın türü belirtilmemişse basit lisans karinesi işler; bu, uygulamada tarafların beklentisiyle sıkça çelişir.

Sözleşmede yer alması gereken unsurlar şunlardır: hangi mali hakların verildiği (çoğaltma, yayma, umuma iletim gibi ayrı ayrı sayılarak), kullanımın süresi, coğrafi alanı, mecrası, alt lisans verilip verilemeyeceği, bedel ve ödeme koşulları ile eserde değişiklik yapılıp yapılamayacağı. Gelecekte çıkarılacak mevzuatın tanıyacağı haklar ile henüz bilinmeyen kullanım biçimlerine ilişkin devirler bakımından kanun sınırlayıcı hükümler içerir; bu nedenle “tüm hakları süresiz ve sınırsız devrediyorum” biçimindeki genel ifadeler tartışmalıdır. Ayrıca eser sahibinin, devrettiği hakların yeterince kullanılmaması hâlinde sözleşmeden dönme imkânı bulunur; bu, eseri alıp raflarda bekleten devralanlara karşı bir güvence oluşturur.

Serbest kullanım hâlleri

Kanun, kamu yararı ve kişisel kullanım gibi gerekçelerle bazı sınırlamalar öngörür. Şahsen kullanma amacıyla ve kâr amacı gütmeksizin çoğaltma, belirli şartlarla mümkündür; ancak bu, eserin umuma iletilmesine izin vermez. İktibas (alıntı) serbestisi de sınırlıdır: alıntının maksadın haklı göstereceği ölçüde olması ve kaynak ile eser sahibinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kaynak gösterilmesi tek başına yeterli değildir; alıntının ölçüsü aşıldığında ihlal doğar.

Haber verme amacıyla yapılan kullanımlar, eğitim ve öğretim amacıyla seçme ve toplama eserler oluşturulması ile kamuya açık yerlerde sürekli bırakılan güzel sanat eserlerinin resim ve fotoğraflarının kullanılması da kanunda öngörülen sınırlar içinde serbesttir. Buna karşılık bir fotoğrafın ya da metnin tamamının, kaynak gösterilerek dahi bir web sitesine konulması iktibas değil çoğaltma ve umuma iletimdir; izin gerekir. “Kaynak gösterdim, sorun olmaz” düşüncesi bu nedenle çoğu olayda yanlıştır.

Sosyal medya, içerik üreticileri ve müzik kullanımı

İçerik üretiminin yaygınlaşması, telif ihlallerinin en sık yaşandığı alanı sosyal medya hâline getirdi. Üç tipik durum öne çıkar. Birincisi, başkasına ait fotoğraf, video ya da metnin izinsiz paylaşılmasıdır; kaynak gösterilmesi ya da “sahibi belli değil” denilmesi ihlali ortadan kaldırmaz. İkincisi, videolarda arka planda telifli müzik kullanılmasıdır; bu, çoğaltma ve umuma iletim haklarının ihlalidir ve platformların otomatik tespit sistemleri tarafından da yakalanır. Üçüncüsü, başkasının içeriğinin yeniden düzenlenerek paylaşılmasıdır; işleme hakkı eser sahibine ait olduğundan, düzenleme yapılması ihlali ortadan kaldırmaz, aksine ayrı bir ihlal ekler.

Platformların telif politikaları, kanuni haklardan bağımsız işleyen sözleşmesel mekanizmalardır: içerik kaldırma, gelirin hak sahibine yönlendirilmesi ya da hesabın kısıtlanması gibi sonuçlar doğururlar. Bu mekanizmaların işletilmesi hukuki yolu kapatmaz; hak sahibi ayrıca tazminat davası açabilir. Ters yönden bakıldığında, haksız yere telif bildirimi yapılması da hukuka aykırıdır: gerçek olmayan hak iddiasıyla bir içeriğin kaldırtılması ve bu yolla gelir kaybına yol açılması, haksız fiil sorumluluğu doğurur. İçerik üreticilerinin kendilerini korumasının yolu, kullandıkları her görsel ve müzik için lisans kaydını saklamak; ücretsiz olarak sunulan içeriklerde ise lisans şartlarının ticari kullanıma izin verip vermediğini kontrol etmektir.

İnternette ihlal: içeriğin kaldırılması usulü (ek m.4)

FSEK’in ek 4. maddesi, dijital iletim de dâhil olmak üzere işaret, ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla servis ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahiplerinin haklarının ihlali hâlinde özel bir usul öngörür. Hak sahibi önce içerik sağlayıcıya başvurarak ihlalin durdurulmasını ister; kanunda öngörülen süre içinde ihlal durdurulmazsa, savcılığa başvurularak servis sağlayıcıdan ihlale devam eden bilgi içerik sağlayıcıya verilen hizmetin durdurulması istenir.

Bu usul, ceza yargılamasından ayrı ve daha hızlı işleyen bir koruma sağlar. Başvuruda ihlalin gerçekleştiği adreslerin tek tek gösterilmesi, eser üzerindeki hak sahipliğinin belgelenmesi ve ihlalin niteliğinin açıklanması gerekir. Ayrıca kişilik hakları da ihlal ediliyorsa 5651 sayılı Kanun kapsamındaki erişimin engellenmesi yoluna paralel olarak başvurulabilir; bunu erişimin engellenmesi başvuru dilekçesi örneği yazımızda ele aldık. Platformların kendi bildirim mekanizmaları da genellikle en hızlı sonucu verir ve yargısal yolla birlikte kullanılabilir.

Hukuk davaları: ref, men ve tazminat (m.66-70)

Hak sahibinin açabileceği üç dava vardır. Tecavüzün ref’i davası, süregelen ihlalin ortadan kaldırılmasını sağlar; kopyaların toplatılması ve imhası bu kapsamda istenebilir. Tecavüzün men’i davası, henüz gerçekleşmemiş ancak yakın tehlike bulunan ihlalin önlenmesine yöneliktir. Üçüncüsü tazminat davasıdır: maddi ve manevi tazminat ile ihlal edenin elde ettiği kârın devri talep edilebilir.

Kanun’un 68. maddesi eser sahibine güçlü bir imkân tanır: eseri izinsiz olarak işleyen, çoğaltan, yayan veya umuma ileten kişilerden, sözleşme yapılmış olması hâlinde istenebilecek bedelin veya emsal bedelin üç kat fazlasını isteyebilir. Bu talep, zararın ayrıca ispatını gerektirmediği için uygulamada en çok kullanılan yoldur. Talebin dayanağı, benzer kullanımlar için piyasada uygulanan lisans bedelleridir; meslek birliklerinin tarifeleri ve emsal sözleşmeler bu hesabın temelini oluşturur.

Ceza yolu (m.71-72, m.81)

FSEK’in 71. maddesi, manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz oluşturan fiilleri suç olarak düzenler: eseri izinsiz işleyen, çoğaltan, yayan, temsil eden veya umuma ileten kişiler ile eser sahibinin adını belirtmeden eseri kullananlar bu kapsamdadır. 81. madde ise bandrol yükümlülüğüne aykırılığı ayrıca cezalandırır; bandrolsüz çoğaltılmış nüshaların satışa arzı ve bulundurulması suçtur.

Bu suçlar kural olarak şikâyete bağlıdır; şikâyet süresi kaçırıldığında ceza yolu kapanır ancak hukuk davası açma imkânı devam eder. Uygulamada ceza şikâyeti, delillerin resmî yolla toplanması ve arama-elkoyma tedbirlerinin uygulanabilmesi bakımından değerlidir; ceza dosyasında toplanan deliller tazminat davasında da kullanılır. Korsan yayın ve bandrol suçlarını korsan yayın ve bandrolsüz satışın cezası yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Koruma süresi ve kamuya mal olmuş eserler

Telif koruması süresizdir sanılır; oysa mali haklar belirli bir süreyle sınırlıdır. Kanun, koruma süresini eser sahibinin yaşadığı süre ile ölümünden sonra belirli bir yıl olarak öngörür; birden fazla eser sahibi bulunan eserlerde süre, son kalan eser sahibinin ölümünden itibaren hesaplanır. Sahibi belli olmayan eserlerde ve tüzel kişilerce meydana getirilen eserlerde ise başlangıç noktası, eserin alenileşme tarihi olarak belirlenir.

Sürenin dolmasıyla eser kamuya mal olur ve mali haklar bakımından serbestçe kullanılabilir. Ancak bu serbestlik sınırsız değildir: eser sahibinin manevi haklarına ilişkin koruma, özellikle adın belirtilmesi ve eserin bütünlüğünün korunması bakımından etkisini sürdürür. Kanun, kamuya mal olmuş eserlerin bozularak kullanılmasına karşı ilgililere ve yetkili makamlara başvuru imkânı tanır. İkinci bir sınır bağlantılı haklardan doğar: eserin kendisinin koruma süresi dolmuş olsa bile, o esere ilişkin bir icra ya da yapım ayrı bir korumaya tabidir. Örneğin bestesi ve güftesi kamuya mal olmuş bir eserin belirli bir orkestra tarafından yapılmış kaydı, icracı ve yapımcı hakları nedeniyle izinsiz kullanılamaz. Bu ayrım, uygulamada en çok hataya yol açan noktalardan biridir; eserin yaşı değil, kullanılan somut kaydın durumu belirleyicidir.

İspat: eser sahipliği nasıl gösterilir?

Koruma tescile bağlı olmadığından, uyuşmazlıkta ilk sorun eserin kime ait olduğunun ve ne zaman meydana getirildiğinin ispatıdır. Kullanılabilecek deliller şunlardır: eserin ilk yayımlandığı tarihi gösteren kayıtlar, taslak ve ara sürümler, dosya üst verileri, e-posta ve mesaj yazışmaları, tanık beyanları ve varsa noter tespiti. Bilgisayar programlarında kaynak kod sürüm kayıtları belirleyici olur.

İhtiyari kayıt-tescil sistemi de bulunur: sinema ve müzik eserleri için zorunlu, diğer eser türleri için ihtiyari kayıt yaptırılabilir. Bu kayıt hak doğurmaz, ancak tarih ve içerik bakımından güçlü bir karine sağlar. Fotoğraf ve görsel eserlerde ham dosyanın saklanması, metinlerde ise yazım sürecine ilişkin kayıtların tutulması, sonradan çıkacak uyuşmazlıkta belirleyici olur. Delil oluşturmanın en güvenli yolu, yayımdan önce noter tespiti ya da güvenilir zaman damgası kullanmaktır.

Meslek birlikleri, tarifeler ve umuma açık mahaller

Eser sahiplerinin haklarının takibi, çoğu zaman bireysel değil meslek birlikleri aracılığıyla yürütülür. Kanun, eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin haklarını idare etmek üzere meslek birlikleri kurulmasını düzenler; birlikler üyeleri adına lisans verir, tarife belirler ve ihlalleri takip eder. Kafe, restoran, otel, mağaza, spor salonu ve benzeri umuma açık mahallerde müzik kullanımı da bu kapsamdadır: işletmede müzik çalınması umuma iletim sayıldığından, ilgili meslek birliklerinden lisans alınması gerekir.

Uygulamada işletmelerin en sık düştüğü yanılgı, “radyo çalıyorum, telefonumdan açıyorum, abonelik ücretini ödüyorum” gerekçelerinin yeterli olduğunu düşünmektir. Bireysel dinleme aboneliği, umuma açık mahalde kullanım hakkı vermez; ticari kullanım için ayrı lisans gerekir. Lisans alınmadan yapılan kullanımlarda hem tazminat talebi hem şikâyete bağlı ceza süreci gündeme gelir. İşletmeler bakımından doğru yol, hangi birliklerden lisans alınması gerektiğini belirlemek, sözleşmeleri yıllık olarak yenilemek ve ödeme belgelerini işletmede bulundurmaktır. Tarifelere ilişkin uyuşmazlıklarda ise kanun, tarifelerin belirlenmesi ve itiraz usulüne dair özel hükümler öngörür; işletmeler ya da temsilci kuruluşlar, tarifenin fahiş olduğu iddiasıyla bu usulü işletebilir. Bandrol ve korsan yayın yaptırımlarını korsan yayın ve bandrolsüz satışın cezası yazımızda ele aldık.

İhtarname ve dava dilekçesi örneği

…………… FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE

DAVACI: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres

DAVALI: …… (içerik sağlayıcı / işletme), Adres

DAVA KONUSU: Eser sahipliğinden doğan hakların ihlali nedeniyle tecavüzün ref’i, men’i ve FSEK m.68 uyarınca üç kat bedel ile manevi tazminat istemidir.

DAVA DEĞERİ: …… TL (fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır)

AÇIKLAMALAR

1. ……/……/…… tarihinde meydana getirdiğim …… adlı eserin sahibiyim. Esere ilişkin ilk yayım kaydı, taslaklar ve dosya üst verileri ektedir.

2. Davalı, eserimi ……/……/2026 tarihinden itibaren …… adresinde iznim olmaksızın çoğaltmış ve umuma iletmiştir. İhlale ilişkin ekran görüntüleri ve adres listesi ektedir.

3. Eserimin sahibi olarak adım belirtilmemiş, ayrıca eserde …… şeklinde değişiklik yapılmıştır. Bu, FSEK m.15 ve 16’da düzenlenen manevi haklarımın ihlalidir.

4. Davalıya ……/……/2026 tarihinde ihtarname gönderilmiş; ihlal durdurulmamıştır. İhtarname ve tebliğ belgesi ektedir.

5. FSEK m.68 uyarınca, sözleşme yapılmış olsaydı istenebilecek emsal bedelin üç katı tutarında tazminat talep ediyorum. Emsal lisans bedellerine ilişkin belgeler ektedir.

HUKUKİ SEBEPLER: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.1/B, 13-25, 66, 67, 68, 69, 70 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Eser ve taslakları, yayım kayıtları, ekran görüntüleri, ihtarname, emsal lisans sözleşmeleri, bilirkişi incelemesi, tanık.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tecavüzün ref’i ve men’ine, …… TL maddi ve …… TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026

Davacı
Ad Soyad – İmza

İhlal tespit edildiğinde kontrol listesi

  1. İhlalin ekran görüntülerini tarih görünecek şekilde alın; adresleri tek tek listeleyin.
  2. Eser sahipliğinizi gösteren belgeleri toplayın: taslaklar, ilk yayım kaydı, üst veriler.
  3. Önce içerik sağlayıcıya ihtar gönderin; FSEK ek m.4 usulü buna dayanır.
  4. Platformun kendi bildirim mekanizmasını da paralel kullanın; genellikle en hızlısıdır.
  5. Şikâyete bağlı suçlarda süreyi kaçırmayın.
  6. Tazminat için emsal lisans bedellerini belgeleyin; m.68 üç kat talebinin dayanağıdır.
  7. Adınızın belirtilmemesi ve eserde değişiklik yapılması ayrı ihlaldir; ayrıca talep edin.
  8. Kaynak göstermek tek başına izin yerine geçmez; alıntı ölçüsünü aşan kullanımlarda ihlal doğar.

Sık sorulan sorular

Telif hakkı için tescil gerekir mi?

Hayır. Koruma eserin meydana getirilmesiyle kendiliğinden doğar; kayıt-tescil ise ispat kolaylığı sağlar.

Fikir korunur mu?

Hayır. Korunan, fikrin somutlaşmış ifade biçimidir; aynı konuda bağımsız üretilen iki eser ayrı ayrı korunur.

Kaynak gösterirsem kullanabilir miyim?

Kaynak göstermek tek başına yeterli değildir; alıntının maksadın haklı göstereceği ölçüde kalması gerekir. Tamamının kullanılması izin gerektirir.

İnternetteki fotoğrafı siteme koyabilir miyim?

Hayır. Bu çoğaltma ve umuma iletimdir; hak sahibinin izni olmadan yapılamaz.

Manevi haklar devredilebilir mi?

Hayır. Manevi haklar devredilemez; yalnızca kullanma yetkisi verilebilir. Mali haklar devredilebilir.

Telifimi devrettim, adımın yazılmaması sorun mu?

Evet. Adın belirtilmesi manevi haktır ve devirden bağımsızdır; ihlali ayrıca dava konusu olur.

Üç kat tazminat nedir?

FSEK m.68 uyarınca, izinsiz kullanımda sözleşme yapılsaydı istenebilecek bedelin üç katının talep edilebilmesidir.

Zararımı ayrıca ispatlamalı mıyım?

Üç kat bedel talebinde ayrıca zarar ispatı aranmaz; emsal lisans bedelinin gösterilmesi esastır.

İçeriği hızlıca nasıl kaldırtırım?

Önce içerik sağlayıcıya ihtar gönderilir; durdurulmazsa FSEK ek m.4 usulüyle hizmetin durdurulması istenir. Platform bildirimi de paralel kullanılır.

Hangi mahkeme görevli?

Fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemesi; bulunmayan yerlerde bu sıfatla görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi.

Ceza şikâyeti süreye tabi mi?

FSEK’teki suçlar kural olarak şikâyete bağlıdır; süre kaçırılırsa ceza yolu kapanır, hukuk davası açma imkânı sürer.

Yazılımım kopyalandı; aynı korumadan yararlanır mı?

Evet. Bilgisayar programları ilim ve edebiyat eserleri arasında sayılmıştır; kaynak kod sürüm kayıtları ispatta belirleyicidir.

İşletmemde müzik çalmak için lisans gerekir mi?

Evet. Umuma açık mahalde müzik kullanımı umuma iletimdir; bireysel dinleme aboneliği yeterli değildir, meslek birliklerinden lisans alınması gerekir.

Eski bir eser kamuya mal olduysa serbestçe kullanabilir miyim?

Mali haklar bakımından evet; ancak manevi haklara ilişkin koruma sürer ve o esere ait bir kayıt varsa icracı ile yapımcı hakları ayrıca korunur.

Videomda arka planda müzik kullanabilir miyim?

Telifli müziğin izinsiz kullanılması çoğaltma ve umuma iletim haklarının ihlalidir; lisans alınması ya da kullanıma açık müzik tercih edilmesi gerekir.

Çalışanımın ürettiği eserin hakları bende mi?

İşlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki mali hakları, aksi kararlaştırılmamışsa işveren kullanır; manevi haklar eser sahibinde kalır.

Logo/metin siparişi verdim, bedelini ödedim; haklar bana geçti mi?

Ödeme tek başına yeterli değildir. Mali hak devri yazılı olmalı ve devredilen haklar ayrı ayrı gösterilmelidir; aksi hâlde devir geçerli sayılmaz.

Eser sahipliğimi nasıl ispatlarım?

Taslaklar, ilk yayım kayıtları, dosya üst verileri, yazışmalar ve varsa noter tespiti ya da zaman damgası ile.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile 5651 sayılı Kanun hükümlerine dayanır. Somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk