Ticari faaliyeti olmayan bir kişinin taşınmaz, hisse senedi, marka ya da ortaklık payı satışından elde ettiği kazanç, “diğer kazanç ve iratlar” başlığı altında vergilendirilir. İki alt başlık vardır: değer artışı kazancı ve arızi kazançlar. Hangi satışta vergi doğar, süre nasıl işler, maliyet nasıl hesaplanır? Bu rehber, konuyu Gelir Vergisi Kanunu’yla anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- Diğer kazanç ve iratlar, değer artışı kazançları ile arızi kazançlardan oluşur (GVK m.80).
- Kanunda sayılan mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazancıdır (mükerrer m.80).
- Taşınmazların iktisap tarihinden başlayarak kanunda öngörülen süre içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar vergiye tabidir; ivazsız olarak iktisap edilenler bu kapsamda değildir.
- Safi değer artışı, elden çıkarma karşılığında alınan bedelden maliyet bedeli ve yapılan giderler ile ödenen vergi ve harçların indirilmesiyle bulunur (mükerrer m.81).
- Arızi olarak yapılan ticari işlemlerden ve kanunda sayılan diğer hâllerden elde edilen kazançlar arızi kazançtır (mükerrer m.82).
Değer artışı kazancının kapsamı (mük. m.80)
Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80. maddesi, değer artışı kazancı sayılan hâlleri tek tek sayar. Bunlar arasında şunlar yer alır: iktisap şekli ne olursa olsun kanunda sayılan menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar; kanunda belirtilen hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar; telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve kanuni mirasçıları dışında kalan kimseler tarafından elden çıkarılmasından doğan kazançlar; ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar; faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından doğan kazançlar; kanunun 70. maddesinin birinci fıkrasında yazılı mal ve hakların iktisap tarihinden başlayarak kanunda öngörülen süre içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar.
Son bent, uygulamada en sık karşılaşılan hâldir: taşınmazların belirli süre içinde satışı. Buradaki iki kritik nokta şudur. Birincisi, sürenin iktisap tarihinden başlamasıdır; süre dolduktan sonra yapılan satışta kazanç doğmaz. İkincisi, ivazsız olarak iktisap edilenlerin kapsam dışı olmasıdır: miras ve bağış yoluyla edinilen taşınmazın satışında, süreye bakılmaksızın değer artışı kazancı doğmaz. Bu ayrım, aile içi devir planlamalarında belirleyicidir.
Kazancın hesabı (mük. m.81)
| Kalem | İşlemi |
|---|---|
| Satış bedeli | Hasılat olarak esas alınır |
| Maliyet bedeli | İndirilir; endeksleme şartlı uygulanır |
| Satış giderleri | İndirilir (komisyon, ilan vb.) |
| Ödenen vergi ve harçlar | İndirilir (tapu harcı vb.) |
| İstisna | Kanunda belirlenen tutar düşülür |
| Kalan tutar | Yıllık beyanname ile beyan edilir |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Kanun’un mükerrer 81. maddesi, safi değer artışının elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunacağını düzenler. Ayrıca maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi hâlinde, takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedelin esas alınacağı öngörülmüştür. Maliyet bedelinin endekslenmesi ise kanunda belirlenen artış oranının belirli bir düzeyi aşması şartına bağlanmıştır.
Arızi kazançlar (mük. m.82)
Kanun’un mükerrer 82. maddesi, vergiye tabi arızi kazançları sayar: arızi olarak ticari muamelelerin icrasından veya bu nitelikteki muamelelere tavassuttan elde edilen kazançlar; ticari veya zirai bir işletmenin faaliyetiyle serbest meslek faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi karşılığında elde edilen hasılat; henüz başlanmamış olan ticari, zirai veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi karşılığında elde edilen hasılat; gayrimenkullerin tahliyesi veya kiracılık hakkının devri karşılığında alınan tazminatlar ve peştemallıklar; dar mükellefiyete tabi olanların kanunda sayılan işleri arızi olarak yapmalarından elde ettikleri kazançlar.
Bu kalemlerin ortak özelliği süreklilik taşımamalarıdır: aynı işlem tekrarlanır ve bir organizasyona dayanırsa faaliyet ticari nitelik kazanır ve ticari kazanç hükümlerine tabi olur. Uygulamada en sık karşılaşılan arızi kazanç kalemi, işyeri tahliyesi karşılığında alınan hava parası ve kiracılık hakkının devrinden doğan gelirdir. Kanun bu kazançlar bakımından da bir istisna öngörür ve istisnayı aşan kısım yıllık beyanname ile bildirilir. Ticari kazanç sınırı ve süreklilik ölçütünü e-ticarette vergilendirme yazımızda ele aldık.
Menkul kıymet ve kripto varlık satışları
Değer artışı kazancının ikinci büyük uygulama alanı menkul kıymetlerdir. Borsada işlem gören hisse senetleri, tahvil ve bono, yatırım fonu katılma payları ve türev araçlardan elde edilen kazançlar bakımından, kanunda öngörülen tevkifat rejimi ile değer artışı kazancı hükümleri birlikte değerlendirilir. Tevkifata tabi tutulan kazançlar bakımından kural olarak ayrıca beyanname verilmez; tevkifat kapsamı dışında kalan işlemlerde ise değer artışı kazancı hükümleri işler.
Hisse senetlerinde iki ayrım önemlidir. Birincisi, borsada işlem gören ve görmeyen paylar arasındaki farktır. İkincisi, elde tutma süresidir: kanunda belirli süre elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançların vergilendirilmeyeceğine ilişkin hükümler bulunur. Limited şirket paylarının devri ise ayrı değerlendirilir; ortaklık hakkının elden çıkarılmasından doğan kazanç kanunda sayılan hâller çerçevesinde vergiye tabidir. Kripto varlıklar bakımından ise kanunda özel bir gelir unsuru tanımı bulunmadığından, kazancın ticari kazanç mı değer artışı kazancı mı sayılacağı tartışmalıdır ve süreklilik ölçütü belirleyici olur. Bu belirsizlik nedeniyle işlem hacmi yüksek olanların özelge talep etmesi yerinde olur. Kripto varlıkların vergilendirilmesini kripto varlıkların vergilendirilmesi yazımızda ele aldık.
Taşınmaz satışında sık karşılaşılan durumlar
Taşınmaz satışında sonucu belirleyen ilk soru, edinme tarihi ve şeklidir. Miras ve bağış yoluyla edinilen taşınmazlarda ivazsız iktisap söz konusu olduğundan satışta değer artışı kazancı doğmaz. Bedel karşılığı edinilen taşınmazlarda ise iktisap tarihinden itibaren kanuni sürenin dolup dolmadığına bakılır. İktisap tarihinin belirlenmesi bazı hâllerde tartışmalıdır: kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle edinilen bağımsız bölümlerde, arsanın edinme tarihi mi yoksa yapı kullanma izninin alındığı tarih mi esas alınacağı sorusu doğar ve bu, sürenin başlangıcını değiştirir.
İkinci belirleyici soru, faaliyetin ticari nitelik taşıyıp taşımadığıdır. Birden fazla taşınmazın aynı yılda ya da art arda yıllarda alınıp satılması, bir organizasyon kurulması ve kazanç sağlama amacının süreklilik göstermesi hâlinde kazanç ticari kazanç sayılır; bu durumda mükellefiyet tesis edilir, katma değer vergisi doğar ve defter tutulur. Üçüncü konu, tapuda gösterilen bedeldir: tapu harcı matrahının düşük gösterilmesi hem harç yönünden cezalı tarhiyata hem satışta kazancın yüksek çıkmasına yol açar. Dördüncüsü, ortak mülkiyettir: paylı mülkiyette her malik kendi payı bakımından ayrı değerlendirilir ve istisnadan ayrı ayrı yararlanır. Tapu harcı ve alım satım vergilerini tapu harcı ve gayrimenkul alım satımında vergiler yazımızda anlattık.
Kat karşılığı inşaat ve arsa payı devirleri
Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, değer artışı kazancı bakımından en tartışmalı alanlardan biridir. Arsa sahibi, arsasının bir kısmını müteahhide devrederek karşılığında bağımsız bölüm edinir. Bu işlemin arsa sahibi bakımından bir elden çıkarma sayılıp sayılmayacağı, edinilen bağımsız bölümlerin iktisap tarihinin ne olacağı ve sonraki satışta sürenin ne zaman başlayacağı, dosyanın sonucunu belirleyen sorulardır.
Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi, arsa sahibinin edindiği bağımsız bölümlerin sayısı ve sonrasında yapılan satışların yoğunluğudur: tek bir bağımsız bölümün satışı ile çok sayıda dairenin art arda satılması farklı değerlendirilir; ikincisinde faaliyet ticari nitelik kazanır ve mükellefiyet doğar. İkincisi, iktisap tarihidir: sürenin arsanın edinildiği tarihten mi yoksa bağımsız bölümün teslim ya da tapu tesciliyle edinildiği tarihten mi başlayacağı, satışın vergiye tabi olup olmadığını belirler. Üçüncüsü maliyet bedelidir: arsa payının maliyeti ile inşaat karşılığı edinilen bölümün maliyetinin nasıl belirleneceği hesaplamayı etkiler. Dördüncüsü katma değer vergisidir: arsa sahibi ticari faaliyet yürütüyor sayıldığında teslimler vergiye tabi olur. Bu nedenle kat karşılığı sözleşme yapılırken vergisel sonuçların önceden değerlendirilmesi ve tereddüt hâlinde özelge alınması gerekir.
Beyan ve ödeme
Değer artışı kazancı ve arızi kazançlar, kanunda öngörülen istisna tutarının aşılması hâlinde yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilir. Beyanname, kazancın elde edildiği yılı takip eden yılda kanunda belirlenen dönemde verilir ve vergi kanunda öngörülen taksitlerde ödenir. Beyan edilmemesi hâlinde, satış işlemi tapu kayıtları üzerinden görüldüğünden tespit büyük ölçüde kaçınılmazdır; bu durumda vergi cezalı olarak istenir ve gecikme faizi işler.
Beyan hazırlanırken dikkat edilecek noktalar şunlardır: satış bedelinin gerçek tutarının esas alınması, maliyet bedelinin belgeyle gösterilmesi ve şartları varsa endekslenmesi, satış sırasında ödenen tapu harcı, komisyon ve benzeri giderlerin indirilmesi, istisna tutarının düşülmesi ve kazancın diğer gelir unsurlarıyla birlikte değerlendirilmesi. Maliyet belgesi bulunmayan hâllerde takdir komisyonu değerinin devreye gireceği unutulmamalıdır; bu nedenle alım belgelerinin, tapu harcı makbuzlarının ve tadilat harcamalarına ilişkin faturaların saklanması, yıllar sonra doğacak vergiyi doğrudan azaltır. Beyanname verilmemişse ve inceleme başlamamışsa pişmanlık hükümlerinden yararlanmak, en az maliyetli çözümdür.
İdarenin tespit yöntemleri
Bu alandaki beyan uyumsuzlukları, idarece kolaylıkla tespit edilir; çünkü işlemler kayıtlı sistemler üzerinden gerçekleşir. Taşınmaz satışları tapu kayıtlarından, araç satışları tescil kayıtlarından, menkul kıymet işlemleri aracı kurum bildirimlerinden, banka hareketleri ise finansal kayıtlardan görülür. Bu veriler, beyanname bilgileriyle karşılaştırılarak risk analizi yapılır ve beyan edilmemiş kazançlar listelenir.
Tespit hâlinde izlenen yol genellikle şudur: önce izaha davet ya da bilgi isteme yazısı gönderilir; açıklama yeterli görülmezse inceleme başlatılır ve tarhiyat yapılır. Mükellef bakımından en kritik nokta, izaha davet ya da bilgi isteme aşamasında verilecek cevaptır: bu aşamada sunulacak belgeler (veraset ilamı, tapu kaydı, alım belgeleri, gider faturaları) çoğu dosyayı incelemeye gitmeden kapatır. Cevap verilmemesi ya da eksik cevap verilmesi ise incelemeye ve cezalı tarhiyata yol açar. İkinci kritik nokta, kazancın hiç doğmadığı hâllerin açıklanmasıdır: ivazsız iktisap ya da sürenin dolmuş olması, tek bir belgeyle gösterilebilir. Üçüncüsü, beyan edilmesi gereken ancak edilmemiş bir kazanç varsa, inceleme başlamadan pişmanlıkla beyanda bulunmaktır; bu, vergi ziyaı cezasını ortadan kaldırır. İzaha davet uygulamasını izaha davet yazımızda ele aldık.
Satış planlamasında meşru tercihler
Değer artışı kazancı, işlemin zamanlaması ve yapısıyla yasal sınırlar içinde yönetilebilen bir yüktür. Birinci tercih zamanlamadır: kanuni sürenin dolmasının beklenmesi, kazancı tamamen vergi dışı bırakır; bu, en açık ve tartışmasız yoldur. İkinci tercih belgelendirmedir: maliyet bedelini ve değer artırıcı harcamaları belgeleyebilmek, matrahı doğrudan düşürür; alım faturaları, tapu harcı makbuzları ve tadilat faturaları saklanmalıdır.
Üçüncü tercih, satışın gerçek bedelle gösterilmesidir: tapuda düşük bedel göstermek kısa vadede harç tasarrufu gibi görünse de, sonraki satışta maliyet bedeli düşük kalacağından kazancı büyütür ve ayrıca harç yönünden cezalı tarhiyat riski doğurur. Dördüncü tercih paylaşımdır: paylı mülkiyette her malik istisnadan ayrı yararlandığından, mülkiyet yapısının gerçek duruma uygun biçimde kurulması sonucu etkiler; ancak yalnızca vergi amacıyla yapılan görünürdeki devirler peçeleme tartışması doğurur. Beşinci tercih, satışın döneme yayılmasıdır: aynı yıl içinde birden çok satış yapmak hem istisnanın tek kez uygulanmasına hem faaliyetin ticari sayılması riskine yol açar. Bu tercihlerin tamamı gerçek işlemlere dayandığı sürece hukuka uygundur; gerçeğe aykırı beyan ve muvazaalı devirler ise cezalı tarhiyat ve ceza sorumluluğu doğurur.
Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği
…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres
DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü
DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen gelir vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026
AÇIKLAMALAR
1. İdarece, …… ada …… parsel sayılı taşınmazın satışından değer artışı kazancı elde edildiği gerekçesiyle tarhiyat yapılmıştır.
2. Söz konusu taşınmaz, ……/……/…… tarihinde miras yoluyla intikal etmiştir. Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80. maddesi uyarınca ivazsız olarak iktisap edilen taşınmazların elden çıkarılmasından değer artışı kazancı doğmaz. Veraset ilamı ve tapu kaydı ektedir.
3. (Alternatif) Taşınmaz ……/……/…… tarihinde iktisap edilmiş olup, satış tarihi itibarıyla kanunda öngörülen süre dolmuştur; tapu kayıtları ektedir.
4. (Alternatif) Kazanç hesabında maliyet bedeli, satış giderleri ve ödenen harçlar dikkate alınmamıştır; belgeler ve hesaplama tablosu ektedir.
5. (Alternatif) Faaliyetin ticari nitelikte olduğu kabulü yerinde değildir; süreklilik ve organizasyon unsurları bulunmamaktadır.
6. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, olayda gizleme ya da gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.
HUKUKİ SEBEPLER: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.80, mükerrer m.80, mükerrer m.81, mükerrer m.82; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
DELİLLER: İhbarname, tapu kayıtları, veraset ilamı, alım belgeleri ve harç makbuzları, gider belgeleri, hesaplama tablosu, bilirkişi incelemesi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026
Davacı
Ad Soyad – İmza
Kontrol listesi
- Edinme şeklini belirleyin: ivazsız iktisapta değer artışı kazancı doğmaz.
- Bedel karşılığı edinimde iktisap tarihini ve kanuni süreyi kontrol edin.
- Alım belgelerini, harç makbuzlarını ve tadilat faturalarını saklayın.
- Maliyet bedelinin endekslenme şartını değerlendirin.
- Satış giderlerini ve ödenen harçları indirin.
- İstisna tutarını düştükten sonra kalan kısmı beyan edin.
- Art arda alım satımda faaliyetin ticari nitelik kazanabileceğini gözetin.
- Beyan edilmemiş geçmiş satışlarda pişmanlık yolunu değerlendirin.
Sık sorulan sorular
Diğer kazanç ve iratlar nedir?
Değer artışı kazançları ile arızi kazançlardan oluşur (m.80).
Miras kalan evi satarsam vergi öder miyim?
Hayır. İvazsız olarak iktisap edilen taşınmazların elden çıkarılmasından değer artışı kazancı doğmaz.
Satın aldığım evi ne zaman satarsam vergi doğmaz?
İktisap tarihinden başlayarak kanunda öngörülen süre dolduktan sonra yapılan satışta kazanç doğmaz.
Kazanç nasıl hesaplanır?
Satış bedelinden maliyet bedeli, satış giderleri ve ödenen vergi ve harçlar indirilir; kalan tutardan istisna düşülür.
Maliyet bedelini belgeleyemezsem?
Takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedel esas alınır; bu nedenle alım belgeleri saklanmalıdır.
Endeksleme her zaman yapılır mı?
Hayır. Kanunda belirlenen artış oranının öngörülen düzeyi aşması şartına bağlıdır.
Tadilat harcamalarını düşebilir miyim?
Değeri artıran ve belgelenen harcamalar maliyet bedeline eklenebilir; faturaların saklanması gerekir.
Arızi kazanç nedir?
Süreklilik taşımayan işlemlerden doğan kazançlardır: arızi ticari muamele, faaliyetin terki karşılığı hasılat, tahliye tazminatı ve peştemallık gibi (mük. m.82).
Hava parası vergiye tabi mi?
Gayrimenkul tahliyesi veya kiracılık hakkının devri karşılığında alınan tazminat ve peştemallıklar arızi kazanç kapsamındadır.
Ne zaman ticari kazanç olur?
İşlemin tekrarlanması, bir organizasyona dayanması ve süreklilik göstermesi hâlinde.
Beyan etmezsem fark edilir mi?
Tapu, tescil, aracı kurum ve banka kayıtları beyanlarla karşılaştırılır; uyumsuzluk izaha davet ya da inceleme sebebi olur.
Kat karşılığı aldığım daireyi satarsam?
Süre başlangıcı ve iktisap tarihi tartışmalıdır; ayrıca çok sayıda bağımsız bölümün art arda satılması faaliyeti ticari nitelikli hâle getirir.
Borsadaki hisse kazancım beyan edilir mi?
Tevkifata tabi tutulan kazançlarda kural olarak ayrıca beyanname verilmez; kapsam dışı işlemlerde değer artışı kazancı hükümleri uygulanır.
Hisse satışında durum nedir?
Ortaklık hakkı ve hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar kanunda sayılan hâller çerçevesinde değer artışı kazancıdır.
Beyanname ne zaman verilir?
Kazancın elde edildiği yılı takip eden yılda kanunda belirlenen dönemde; vergi öngörülen taksitlerde ödenir.
Beyan etmedim; ne yapmalıyım?
İnceleme başlamadan pişmanlık hükümlerinden yararlanarak beyanda bulunmak en az maliyetli çözümdür.
Maliyet bedelinin tespiti ve endeksleme
Değer artışı kazancında ödenecek verginin belirleyicisi, çoğu zaman satış bedelinden çok maliyet bedelidir. Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 81. maddesi, maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi hâlinde takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedelin esas alınacağını öngörür. Bu, alım belgesi bulunmayan taşınmazlarda idarenin belirlediği değerin devreye girmesi anlamına gelir ve genellikle mükellef aleyhine sonuç doğurur.
Maliyet bedeline eklenebilecek kalemler şunlardır: alım bedeli, alım sırasında ödenen tapu harcı ve masraflar, taşınmaza yapılan ve değerini artıran harcamalar ile bunlara ilişkin vergi ve harçlar. Tadilat ve iyileştirme harcamalarının maliyete eklenebilmesi için faturayla belgelenmesi ve değer artırıcı nitelikte olması gerekir; normal bakım ve boya gibi harcamalar bu kapsamda değerlendirilmez. Endeksleme ise ayrı bir kurumdur: maliyet bedelinin, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere kanunda öngörülen endeksteki artış oranında artırılması mümkündür; ancak bu artırımın yapılabilmesi, artış oranının kanunda belirlenen düzeyi aşması şartına bağlanmıştır. Bu nedenle uzun süre elde tutulan taşınmazlarda endeksleme, vergiyi belirgin biçimde azaltabilir ve hesaplamada mutlaka değerlendirilmelidir.
Ortak mülkiyet, intifa ve trampa hâlleri
Değer artışı kazancının hesabı, mülkiyet yapısına göre değişir. Paylı mülkiyette her malik kendi payı bakımından ayrı değerlendirilir: süre, maliyet ve istisna kişi bazında uygulanır; bu, aynı taşınmazda bir malikin vergi ödeyip diğerinin ödememesi sonucunu doğurabilir. Elbirliği mülkiyetinde ise paylaşım yapılmadan yapılan satışta kazanç, mirasçılara payları oranında isabet eder ve her biri kendi beyanını verir.
İntifa hakkı kurulmuş taşınmazlarda üç ayrı işlem doğabilir: çıplak mülkiyetin devri, intifa hakkının devri ve her ikisinin birlikte devri. Her birinin maliyet ve kazanç hesabı ayrı yapılır ve intifa hakkının bedelinin nasıl belirleneceği ayrıca değerlendirilir. Trampa hâllerinde ise iki teslim vardır: her taraf kendi taşınmazını elden çıkarmakta ve karşılığında diğerini iktisap etmektedir; bu nedenle her iki taraf bakımından ayrı ayrı değer artışı kazancı hesabı yapılır ve karşılıklı taşınmazların değerleri esas alınır. Cebri icra yoluyla yapılan satışlarda da kazanç doğar ve ihale bedeli satış bedeli sayılır. Kamulaştırmada ise bedelin niteliği ve kanunda öngörülen istisna hükümleri ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle her devir biçiminin ayrı bir hesap gerektirdiği unutulmamalıdır.
Beyanname hazırlığı ve indirimler
Değer artışı kazancı, yıllık gelir vergisi beyannamesiyle bildirilir ve diğer gelir unsurlarıyla birlikte değerlendirilir. Bu, beyanname üzerinden yapılabilecek indirimlerin de devreye girmesi anlamına gelir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesi, beyan edilen gelirden yapılabilecek indirimleri sayar: şahıs sigorta primleri, eğitim ve sağlık harcamaları, bağış ve yardımlar, sponsorluk harcamaları ve kanunda sayılan diğer kalemler bu kapsamdadır.
Beyanname hazırlığında izlenecek adımlar şunlardır. Birincisi kazanç hesabıdır: satış bedeli, maliyet bedeli, endeksleme, satış giderleri ve istisna sırasıyla uygulanır. İkincisi diğer gelirlerin toplanmasıdır: aynı yıl içinde elde edilen kira, menkul sermaye iradı ve diğer kazançlar birlikte beyan edilir ve artan oranlı tarife uygulanır; bu, tek başına düşük görünen bir kazancın üst dilime girmesine yol açabilir. Üçüncüsü indirimlerin uygulanmasıdır: kanunda öngörülen oran ve şartlar gözetilerek indirimler düşülür; bu indirimler kazanç bulunması hâlinde uygulanabilir ve sonraki yıla devretmez. Dördüncüsü mahsuptur: yıl içinde kesilen vergiler varsa hesaplanan vergiden düşülür. Beşincisi ödeme takvimidir: vergi kanunda öngörülen taksitlerde ödenir. Bu adımların satıştan önce simüle edilmesi, satış zamanlaması kararını da bilinçli hâle getirir. Beyanname yükümlülüğünü gelir vergisi beyannamesi yazımızda ele aldık.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.80, mükerrer m.80-82 ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine dayanır. Süre ve istisna tutarları her yıl güncellenir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.

