Altın, gümüş, ikinci el araç ve ikinci el taşınmaz ticaretinde katma değer vergisi genel kurallara göre değil özel matrah esasına göre hesaplanır: vergi satış bedelinin tamamı üzerinden değil, kanunda belirlenen kısım üzerinden alınır. Bu rejimi bilmemek, hem fazla vergi ödemeye hem de eksik beyan nedeniyle cezaya yol açar. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- Külçe altın ve külçe gümüş teslimleri ile kanunda sayılan kıymetli maden işlemleri katma değer vergisinden istisnadır (KDVK m.17/4-g).
- Altın ve gümüşten mamul eşya teslimlerinde matrah, külçe altın veya gümüş bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır (m.23).
- İkinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle uğraşanların, mükellef olmayanlardan aldıkları malların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır (m.23/f).
- Özel matrah uygulanması, belge düzenleme ve beyan yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
- Şartların sağlanmadığı hâllerde genel esaslar uygulanır ve matrah satış bedelinin tamamıdır.
Kıymetli maden istisnası (m.17/4-g)
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinin dördüncü fıkrasının (g) bendi, külçe altın ve külçe gümüş teslimleri ile kıymetli taşların kanunda öngörülen esaslar çerçevesindeki teslimlerini vergiden istisna tutar. Bu istisnanın amacı, kıymetli madenlerin bir yatırım aracı olarak dolaşımını vergi yüküyle engellememektir; nitekim külçe altın alım satımı, bir mal ticaretinden çok değer saklama işlevi görür.
İstisnanın sınırı ise işlenmiş ürünlerde başlar: külçe hâlindeki altın istisna kapsamındayken, bu altından mamul bilezik, yüzük ya da kolye teslimi vergiye tabidir. Ancak burada da genel matrah kuralı uygulanmaz; devreye özel matrah girer. Bu ikili yapı, kuyumculuk sektörünün vergisel işleyişini belirler: hammadde niteliğindeki külçe vergi dışı kalırken, işçilik ve kâr marjına isabet eden kısım vergilendirilir. Kıymetli maden alım satımına aracılık eden kuruluşların işlemleri ile kanunda sayılan borsa işlemleri bakımından da ayrı düzenlemeler bulunur.
Özel matrah şekilleri (m.23)
| İşlem | Matrah |
|---|---|
| Külçe altın ve gümüş teslimi | İstisna; vergi hesaplanmaz |
| Altın/gümüşten mamul eşya | Külçe bedeli düşüldükten sonra kalan tutar |
| İkinci el araç ve taşınmaz | Alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar |
| Gazete, dergi ve benzeri yayınlar | Perakende satış fiyatı esas alınır |
| Şans oyunları ve yarışmalar | Kanunda gösterilen esaslar |
| Diğer hâller | Bakanlıkça belirlenen özel matrah |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Kanun’un 23. maddesi özel matrah şekillerini düzenler ve altın ile gümüşten mamul eşya teslimlerinde matrahın, külçe altın veya külçe gümüş bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğunu öngörür. Uygulamada bu, kuyumcunun sattığı bir bilezikte verginin yalnızca işçilik ve kâr payına isabet eden kısım üzerinden hesaplanması anlamına gelir. Hesaplamada esas alınacak külçe bedelinin hangi tarihteki fiyata göre belirleneceği ve bunun nasıl belgeleneceği, incelemede sorulan ilk sorulardandır; bu nedenle satış anındaki külçe fiyatının kayıt altına alınması gerekir.
İkinci el araç ve taşınmaz ticareti (m.23/f)
Kanun, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, katma değer vergisi mükellefi olmayanlardan alınan söz konusu malların tesliminde matrahın, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğunu düzenler. Bu düzenlemenin mantığı şudur: mükellef olmayan bir kişiden alınan araçta alış sırasında vergi yüklenilmemiştir; satışta bedelin tamamı vergilendirilirse, ticareti yapan işletme haksız bir yük altına girer ve fiyat rekabetinde dezavantajlı duruma düşer.
Uygulamanın şartları dikkatle değerlendirilmelidir. Birincisi faaliyet şartıdır: mükellefin ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal etmesi gerekir; bu faaliyet için ilgili mevzuatta öngörülen yetki belgesinin alınmış olması aranır. İkincisi alıcı şartıdır: mal, katma değer vergisi mükellefi olmayan bir kişiden alınmış olmalıdır; mükelleften alınan araçta genel esaslar uygulanır ve alışta yüklenilen vergi indirilir. Üçüncüsü, malın niteliğinde esaslı değişiklik yapılmamış olmasıdır: taşınmazın yeniden inşa edilmesi ya da aracın niteliğinin değiştirilmesi hâlinde uygulama tartışmalı hâle gelir. Dördüncüsü belgelendirmedir: alış bedelinin gider pusulası ya da kanunda öngörülen belgeyle tevsik edilmesi gerekir. Belge düzeninin genel esaslarını belge ve defter düzeni yazımızda ele aldık.
Gelir ve kurumlar vergisi boyutu
Özel matrah uygulaması katma değer vergisine özgüdür; kazancın tespitinde farklı bir mantık işler. Gelir ve kurumlar vergisi bakımından hasılat, satış bedelinin tamamıdır; maliyet ise alış bedeli ve buna eklenen giderlerdir. Dolayısıyla kuyumcunun kazancı, satış bedelinden altın maliyeti ve diğer giderler düşülerek hesaplanır; ikinci el araç ticaretinde de kazanç, satış bedeli ile alış bedeli arasındaki farktan giderlerin indirilmesiyle bulunur.
Bu iki rejimin karıştırılması sık rastlanan bir hatadır: katma değer vergisi matrahı ile kazanç aynı şey değildir. Kuyumculukta stok değerlemesi ayrıca önem taşır: altın stoklarının dönem sonunda kanunda öngörülen ölçülere göre değerlenmesi gerekir ve fiyat hareketleri dönem kazancını doğrudan etkiler. İkinci el araç ticaretinde ise araçların ticari mal niteliğinde olduğu ve amortismana tabi tutulmayacağı gözetilmelidir; işletmede kullanılmak üzere alınan araç ile satılmak üzere alınan araç farklı muhasebeleştirilir. Bu ayrımın yanlış yapılması, hem gider fazlalığı hem envanter hatası doğurur. Değerleme ölçülerini değerleme ve envanter yazımızda ele aldık.
Döviz ve kıymetli maden alım satımı
Döviz alım satımı yapan yetkili müesseseler ile kıymetli maden aracı kuruluşları bakımından ayrı bir rejim işler. Döviz alım satımında kazanç, alış ve satış kurları arasındaki farktan doğar ve bu fark ticari kazanç olarak vergilendirilir. Katma değer vergisi bakımından ise kanunda öngörülen düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapılır; ayrıca döviz satışları üzerinden alınan kambiyo muameleleri vergisi ayrı bir yük oluşturur ve bu vergi 6802 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir.
Bireyler bakımından ise durum farklıdır: kişisel tasarrufunu döviz ya da altında değerlendiren bir kişinin kur veya fiyat artışından elde ettiği fark, ticari bir organizasyon ve süreklilik bulunmadığı sürece ticari kazanç sayılmaz. Ancak süreklilik ve organizasyon unsurlarının bulunması hâlinde faaliyet ticari nitelik kazanır ve mükellefiyet doğar. Bu ayrım, yüksek hacimli ve sık işlem yapanlar bakımından risk yaratır; banka ve aracı kurum kayıtları üzerinden yapılan analizlerde bu işlemler görülebildiğinden, faaliyetin niteliği sorgulanabilir. Bu nedenle işlem hacmi yüksek olanların durumlarını önceden değerlendirmesi ve tereddüt hâlinde özelge talep etmesi yerinde olur. Kambiyo işlemlerindeki vergi yükünü BSMV, KKDF ve gider vergileri yazımızda ele aldık.
Kuyumculukta belge ve kayıt düzeni
Kuyumculuk sektörü, işlem hacminin yüksek ve ürünün değerli olması nedeniyle yoğun denetime tabidir. Belge düzeni bakımından şu noktalar öne çıkar: her satışta fatura ya da kanunda öngörülen belge düzenlenmesi, özel matrah uygulanan satışlarda külçe bedelinin ve matrahın belgede gösterilebilir biçimde hesaplanması, hurda altın alımlarında gider pusulası düzenlenmesi ve alınan malın niteliğinin kayıt altına alınması.
Stok takibi ikinci kritik konudur: altın ve gümüş stoklarının miktar ve ayar bazında izlenmesi gerekir; sayım farkları doğrudan matrah farkı olarak değerlendirilir. Üçüncüsü ödeme kanallarıdır: kanunda öngörülen tutarı aşan tahsilat ve ödemelerin finansal kurumlar aracılığıyla yapılması zorunluluğu bu sektörde de geçerlidir ve ihlali özel usulsüzlük cezası doğurur. Dördüncüsü, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine ilişkin mevzuattan doğan yükümlülüklerdir: kimlik tespiti, şüpheli işlem bildirimi ve kayıt tutma yükümlülükleri bu sektörde ayrıca uygulanır ve ihlali idari para cezası gerektirir. Bu nedenle kuyumcuların hem vergi hem mali suçlarla mücadele mevzuatını birlikte izlemesi gerekir.
İncelemede sık karşılaşılan eleştiriler
Bu sektörlerde yapılan incelemelerde tekrarlanan eleştiri başlıkları bellidir ve önceden bilinmesi hazırlığı kolaylaştırır. Birincisi matrah hesabıdır: özel matrah uygulanan satışlarda düşülen külçe ya da alış bedelinin belgelenememesi, matrahın satış bedelinin tamamı olarak yeniden hesaplanmasına yol açar. İkincisi kapsam dışı işlemlerdir: mükelleften alınan aracın satışında özel matrah uygulanması ya da yetki belgesi bulunmadan bu rejimin kullanılması doğrudan eleştiri konusudur.
Üçüncüsü randıman ve stok analizidir: kuyumculukta alınan hurda altın miktarı ile satılan mamul miktarı karşılaştırılır; fire oranının sektörel gerçeklikle uyumlu olmaması matrah farkı doğurur. Dördüncüsü nakit akışıdır: banka hesaplarına giren tutarlarla beyan edilen hasılat karşılaştırılır ve fark hasılat farkı olarak değerlendirilir; bu analize karşı savunmada ana para dönüşleri, ortak koyduğu sermaye ve kişisel transferlerin ayrıştırılması gerekir. Beşincisi belge düzenidir: gider pusulası düzenlenmemesi, alınan malın niteliğinin kayıt altına alınmaması ve tahsilat sınırının aşılması ayrı ayrı özel usulsüzlük sebebidir. Altıncısı, ödeme kanallarına ilişkin yükümlülüklerin ihlalidir. Bu eleştirilere karşı savunmanın temeli belgedir; sektörde belge düzeni kurulmadan yapılan savunmalar soyut kalır. Karşı savunma eksenlerini vergi hukukunda ispat ve karineler yazımızda ele aldık.
İkinci el taşınmaz ticaretinde ek başlıklar
İkinci el taşınmaz ticaretiyle uğraşanlar bakımından katma değer vergisi tek başına yeterli bir çerçeve değildir. Birinci ek başlık tapu harcıdır: devir ve iktisaplarda beyan edilen bedelin emlak vergisi değerinden az olamayacağı kuralı geçerlidir ve harç, alıcı ile satıcıdan ayrı ayrı alınır. Eksik beyan hâlinde harç yönünden cezalı tarhiyat yapılır ve bu tespit, kazanç hesabını da etkiler.
İkinci ek başlık kazancın niteliğidir: taşınmaz ticaretiyle iştigal eden bir işletmede satış kazancı ticari kazançtır; değer artışı kazancı hükümleri uygulanmaz ve süre şartı aranmaz. Üçüncü başlık, kurumlar vergisindeki taşınmaz satış kazancı istisnasıdır: taşınmaz ticaretiyle uğraşanların bu amaçla ellerinde bulundurdukları taşınmazlar istisna kapsamı dışındadır. Dördüncü başlık, işletmede kullanılan taşınmaz ile satılmak üzere alınan taşınmaz ayrımıdır: ilki amortismana tabi iktisadi kıymet, ikincisi ticari maldır ve muhasebeleştirme farklıdır. Beşinci başlık, emlak vergisi bildirimleridir: alım ve satımlarda belediyeye bildirim yapılması gerekir. Bu başlıkların birlikte izlenmesi, sektörde en sık karşılaşılan hataları önler. Tapu harcı uygulamasını tapu harcı ve gayrimenkul alım satımında vergiler yazımızda ele aldık.
Sektörde kayıt düzeni kurma önerileri
Bu rejimlerin doğru uygulanabilmesi, işlem bazında kurulacak bir kayıt düzenine bağlıdır. Önerilen yapı şu unsurlardan oluşur. Birincisi işlem dosyasıdır: her alım satım için alış belgesi, satış belgesi, ödeme kayıtları ve varsa noter işlemleri tek bir dosyada toplanır; böylece matrah hesabının dayanağı tek hamlede gösterilebilir. İkincisi fiyat kaydıdır: kuyumculukta satış anındaki külçe fiyatının, ikinci el ticarette ise alış bedelinin sistemde işlem bazında saklanması gerekir.
Üçüncüsü stok kartıdır: ürün bazında giriş, çıkış ve kalan miktarın izlendiği bir kayıt tutulmalı; kuyumculukta ayar ve gram bilgisi, araç ticaretinde şasi ve plaka bilgisi bu karta işlenmelidir. Dördüncüsü ödeme kanalı kontrolüdür: kanunda öngörülen tutarı aşan işlemlerin banka üzerinden yapıldığının kontrol edildiği bir adım eklenmelidir. Beşincisi dönemsel mutabakattır: her ay sonunda beyan edilen hasılat ile banka girişleri ve stok hareketleri karşılaştırılmalı, fark varsa nedeni yazılı olarak açıklanmalıdır. Altıncısı yetki ve izin takibidir: yetki belgesi, faaliyet izni ve mevzuattan doğan diğer belgelerin geçerlilik süreleri izlenmelidir. Bu düzenin maliyeti düşük, olası bir incelemede sağladığı koruma ise yüksektir.
Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği
…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI: …… Ltd. Şti., Vergi No, Adres
DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü
DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026
AÇIKLAMALAR
1. Şirketimiz ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal etmekte olup, ilgili mevzuat uyarınca yetki belgesi sahibidir. Yetki belgesi ve ticaret sicil kayıtları ektedir.
2. İdarece, tarhiyata konu satışlarda matrahın satış bedelinin tamamı olduğu kabul edilerek vergi hesaplanmıştır.
3. Oysa söz konusu taşıtlar, katma değer vergisi mükellefi olmayan gerçek kişilerden satın alınmış olup, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır. Alış belgeleri, noter satış sözleşmeleri ve gider pusulaları ektedir.
4. (Alternatif) Kuyumculuk faaliyetimiz kapsamındaki satışlarda matrah, külçe altın bedeli düşülerek hesaplanmış olup, hesaplamada esas alınan külçe fiyatları satış tarihleri itibarıyla belgelenmiştir; fiyat listeleri ve hesaplama tablosu ektedir.
5. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.
HUKUKİ SEBEPLER: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.17/4-g, 20, 23, 29; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
DELİLLER: İhbarname, yetki belgesi, alış ve satış belgeleri, gider pusulaları, külçe fiyat listeleri, stok kayıtları, bilirkişi incelemesi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026
Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza
Kontrol listesi
- Külçe teslimlerinin istisna, mamul eşya teslimlerinin özel matraha tabi olduğunu ayırın.
- Satış anındaki külçe fiyatını kayıt altına alın; matrah hesabının dayanağıdır.
- İkinci el ticarette yetki belgesini alın ve güncel tutun.
- Malı mükellef olmayandan aldığınızı belgeleyin; mükelleften alışta genel esas uygulanır.
- Alış bedelini gider pusulası ya da kanuni belgeyle tevsik edin.
- Stokları miktar ve ayar bazında izleyin; sayım farkı matrah farkı doğurur.
- Tahsilat ve ödemelerde finansal kurum kullanma zorunluluğunu gözetin.
- Kimlik tespiti ve şüpheli işlem bildirimi yükümlülüklerini yerine getirin.
Sık sorulan sorular
Külçe altın alım satımında KDV var mı?
Hayır. Külçe altın ve külçe gümüş teslimleri istisnadır (m.17/4-g).
Bilezik satışında matrah nedir?
Külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan tutar; yani işçilik ve kâr payına isabet eden kısım (m.23).
Külçe bedeli hangi tarihe göre belirlenir?
Satış anındaki fiyat esas alınır ve bunun belgelenmesi gerekir.
Hurda altın alırken belge düzenler miyim?
Evet. Mükellef olmayanlardan alışlarda gider pusulası ya da kanunda öngörülen belge düzenlenir.
İkinci el araçta matrah nasıl hesaplanır?
Ticaretle iştigal edenlerin mükellef olmayanlardan aldıkları taşıtların tesliminde alış bedeli düşülür (m.23).
Aracı mükelleften aldım; yine özel matrah mı?
Hayır. Genel esaslar uygulanır ve alışta yüklenilen vergi indirilir.
Yetki belgesi şart mı?
İkinci el motorlu kara taşıtı ve taşınmaz ticaretinde ilgili mevzuattaki yetki belgesi aranır.
Taşınmazda da uygulanır mı?
Evet. İkinci el taşınmaz ticaretiyle iştigal edenler bakımından aynı esas geçerlidir.
Aracı yeniledim; uygulama değişir mi?
Malın niteliğinde esaslı değişiklik yapılması hâlinde uygulama tartışmalı hâle gelir; her olay ayrı değerlendirilir.
Özel matrahta fatura düzenlenmez mi?
Düzenlenir. Özel matrah, belge ve beyan yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Stok sayımında fark çıkarsa?
Sayım farkı matrah farkı olarak değerlendirilir; fire ve kayıp belgelenmelidir.
Nakit tahsilat sınırı var mı?
Kanunda öngörülen tutarı aşan tahsilat ve ödemelerin finansal kurumlar aracılığıyla yapılması zorunludur.
İncelemede en çok ne eleştiriliyor?
Düşülen külçe veya alış bedelinin belgelenememesi, kapsam dışı işlemlerde özel matrah uygulanması, fire oranı ve nakit akışı analizleri.
KDV matrahı ile kazanç aynı mı?
Hayır. Gelir ve kurumlar vergisinde hasılat satış bedelinin tamamıdır; maliyet düşülerek kazanç bulunur.
Altın ve döviz alıp satan birey mükellef olur mu?
Süreklilik ve organizasyon yoksa kişisel tasarruf değerlendirmesi sayılır; bu unsurların varlığında faaliyet ticari nitelik kazanır.
Kimlik tespiti yükümlülüğü nedir?
Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine ilişkin mevzuat uyarınca kimlik tespiti, kayıt tutma ve şüpheli işlem bildirimi yükümlülükleri bulunur.
Hurda ve atık metal işlemlerinde tevkifat
Değerli maden ticaretinin yanında hurda ve atık metal işlemleri de özel bir rejime tabidir. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17. maddesi, kanunda sayılan hurda ve atık teslimlerini istisna tutar; buna karşılık 18. madde uyarınca bu istisnadan vazgeçilmesi mümkündür ve vazgeçen mükellefler bakımından tevkifat uygulaması devreye girer. Bu ikili yapı, sektörde en çok hata yapılan alanlardan biridir.
Uygulamada izlenecek adımlar şunlardır. Birincisi statü tespitidir: karşı tarafın istisnadan vazgeçmiş olup olmadığı işlem öncesinde öğrenilmelidir; vazgeçmemiş bir satıcıdan yapılan alışta vergi hesaplanmaz, vazgeçmiş satıcıdan alışta ise tevkifat uygulanır. İkincisi oran ve beyandır: tevkifata tabi işlemlerde alıcı, belirlenen kısmı sorumlu sıfatıyla beyan eder ve satıcı kalan kısmı beyan eder. Üçüncüsü iadedir: tevkifat nedeniyle tahsil edilemeyen vergi bakımından satıcının iade hakkı doğar ve bu talebin süresinde yapılması gerekir. Dördüncüsü belge düzenidir: faturada tevkifat tutarının ve oranının gösterilmesi zorunludur; gösterilmemesi hem alıcı hem satıcı bakımından sorun yaratır. Beşincisi, istisnadan vazgeçme kararının kanunda öngörülen süre boyunca bağlayıcı olmasıdır. Tevkifat usulünü KDV tevkifatı yazımızda ele aldık.
Ödeme ve tahsilat sınırları
Yüksek değerli mal ticaretinde ödeme kanalı, vergisel bir yükümlülük hâline gelmiştir. Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesine dayanılarak yapılan düzenlemeler, kanunda belirlenen tutarı aşan tahsilat ve ödemelerin banka, ödeme kuruluşu ya da posta idaresi aracılığıyla yapılmasını zorunlu tutar. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde, hem ödeyen hem tahsil eden bakımından ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilir.
Sektörde dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi bölme yasağıdır: aynı işlemin tutarı bölünerek sınırın altına indirilemez; günlük ya da işlem bazında bölme, ceza sebebidir. İkincisi kapsamdır: zorunluluk yalnızca mükellefler arasındaki işlemlerle sınırlı değildir; nihai tüketiciyle yapılan ve tutarı aşan işlemler de kapsama girebilir. Üçüncüsü belge eşleşmesidir: banka dekontundaki tutar ile faturadaki tutarın uyumlu olması ve dekontta işlem açıklamasının bulunması gerekir; açıklamasız transferler sonradan ilişkilendirme sorunu doğurur. Dördüncüsü kripto ve alternatif ödeme araçlarıdır: bunlarla yapılan ödemelerin bu zorunluluğu karşılayıp karşılamadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Beşincisi, mali suçlarla mücadele mevzuatındaki kimlik tespiti ve bildirim yükümlülükleridir; bu yükümlülükler vergi mevzuatından bağımsız işler ve ihlali ayrı yaptırıma tabidir.
Envanter, fire ve sayım tutanakları
Değerli maden ve ikinci el ticaretinde stok, hem en büyük varlık hem en yakın denetim noktasıdır. Vergi Usul Kanunu, envanter çıkarmayı bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmek olarak tanımlar. Kuyumculukta bu, gram ve ayar bazında; araç ticaretinde şasi ve plaka bazında sayım yapılması anlamına gelir.
Sayımın belgelendirilmesi kritik önemdedir: tarih, sayımı yapanlar, ürün grupları ve miktarları içeren bir tutanak düzenlenmeli ve imzalanmalıdır. Sayım farkı çıkması hâlinde açıklama gerekir: noksanlık kayıt dışı satış karinesi doğururken, fazlalık kayıt dışı alım karinesi oluşturur. Kuyumculukta fire kavramı ayrıca değerlendirilir: eritme, işleme ve tamir süreçlerinde oluşan kayıpların sektörel gerçekliğe uygun oranlarda ve belgeye dayalı olması gerekir; fire oranının yüksek gösterilmesi randıman eleştirisi doğurur. İkinci el araç ticaretinde ise araçların ticari mal niteliğinde olduğu ve amortismana tabi tutulmayacağı, ayrıca alım ve satım tarihleri arasında geçen sürenin stok devir hızı analizinde kullanıldığı unutulmamalıdır. Bu kayıtların düzenli tutulması, randıman ve nakit akışı analizlerine karşı en güçlü savunmayı sağlar. Değerleme ve envanter esaslarını değerleme ve envanter yazımızda ele aldık.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.17/4-g, 20, 23 ve 29 ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine dayanır. Oran ve uygulama değişebilir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.

