Örgüt Adına Suç İşleme (TCK 220/6): İki İptal Kararı ve Lehe Kanun Değerlendirmesi
24 Temmuz 2026

Örgüt Adına Suç İşleme (TCK 220/6): İki İptal Kararı ve Lehe Kanun Değerlendirmesi

Türk ceza hukukunda son yılların en hareketli hükümlerinden biri, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiilini düzenleyen TCK 220/6’dır. Anayasa Mahkemesi bu hükmü iki kez iptal etmiştir: önce 2023’te, ardından yeniden yapılan düzenlemeyi 2024’te. Her iki iptalin gerekçesi de aynıdır — suçta ve cezada kanunilik ilkesi. Bu süreç, devam eden ve kesinleşmiş dosyalarda lehe kanun değerlendirmesini zorunlu kılar.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Örgüt adına suç işleme isnadıyla açılmış bir dosyanız mı var?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Hükmün Kökeni ve İlk Hâli

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girdiği ilk hâlinde 220/6 şöyleydi: örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı cezalandırılır.

Bu düzenlemenin mantığı şuydu: örgütün hiyerarşisine dâhil olmayan, ancak örgüte duyulan sempati nedeniyle veya bir yarar sağlamak amacıyla örgüt adına suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüt üyeliğinden sorumlu tutulacaktı.

15 Nisan 2020’de yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla fıkraya iki cümle eklendi: örgüte üye olmak suçundan verilecek cezanın yarısına kadar indirilebileceği ve bu fıkra hükmünün sadece silahlı örgütler hakkında uygulanacağı.

Birinci İptal: 26 Ekim 2023

Anayasa Mahkemesi, 26/10/2023 tarihli ve E.2023/132, K.2023/183 sayılı kararıyla — 8 Aralık 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır — fıkranın birinci cümlesini Anayasa’nın 38. maddesindeki suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı bularak iptal etmiştir. Bu cümlenin iptali nedeniyle uygulama imkânı kalmayan ikinci ve üçüncü cümleler de iptal edilmiştir.

İptal gerekçesinin özü, hükmün öngörülebilirlik ve belirlilik ölçütlerini karşılamamasıdır. Mahkeme, iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dört ay sonra — yani 8 Nisan 2024’te — yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

Bu süre, kanun koyucuya yeni bir düzenleme yapması için tanınan süredir. Anayasa Mahkemesi kanun koyucu yerine geçemeyeceğinden, ya yeni bir düzenleme yapılacak ya da hüküm ortadan kalkacaktı.

Yeni Düzenleme: 7499 Sayılı Kanun

Kanun koyucu bu süre içinde harekete geçti. 7499 sayılı Kanunla yapılan ve 12 Mart 2024’te yürürlüğe giren düzenlemeyle fiil, bağımsız bir suç olarak yeniden kaleme alındı:

TCK 220/6: örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca iki yıl altı aydan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır.

Aynı Kanunla TCK 314/3’e de paralel bir hüküm eklendi: örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.

Değişikliğin gerekçesinde, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri dikkate alınarak fiilin müstakil bir suç olarak düzenlendiği; örgüt adına suç işleyen kişinin hem işlediği suçtan hem de bu fıkradaki suçtan ayrı ayrı cezalandırılacağı belirtilmiştir.

İkinci İptal: 5 Kasım 2024

Anayasa Mahkemesi bu kez de aynı sonuca vardı. 5/11/2024 tarihli ve E.2024/81, K.2024/189 sayılı kararıyla — 9 Ocak 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır — hem yeni TCK 220/6 hem TCK 314/3’e eklenen hüküm iptal edildi.

Kararda, önceki iptal kararına atıfla, düzenlemelerin Anayasa’nın 38. maddesi bağlamında kanunilik şartını taşımadığı sonucuna varılmıştır.

Mahkeme, iptal hükümlerinin Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra — yani 9 Temmuz 2025’te — yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

Bugünkü Durum ve Doğrulama Gerekliliği

25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Kanunla (11. Yargı Paketi) TCK 220’de kapsamlı değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerle:

  • Birinci fıkradaki “dört yıldan sekiz yıla” ibaresi “beş yıldan on yıla”,
  • İkinci fıkradaki “dört yıla” ibaresi “beş yıla”,
  • Üçüncü fıkradaki “dörtte birinden yarısına kadar” ibaresi “yarısı oranında”

şeklinde değiştirilmiş; ayrıca beşinci fıkraya, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması hâlinde örgüt yöneticilerine verilecek cezanın yarısından bir katına kadar artırılacağına ilişkin cümle eklenmiştir.

Buna göre TCK 220’nin güncel ceza aralıkları: kurma ve yönetme beş yıldan on yıla, üyelik iki yıldan beş yıla kadar hapistir.

Önemli uyarı: Bu alan hızla değişmektedir. Somut bir dosyada, altıncı fıkranın o an itibarıyla yürürlükte bir hükmü bulunup bulunmadığı, mutlaka güncel kanun metni üzerinden ve müdafi tarafından doğrulanmalıdır. Yazıda belirtilen tarihler ve karar numaraları resmî kaynaklardan teyit edilebilir; ancak sonraki gelişmeler için güncel metne bakılması zorunludur.

Neden Önemli: Lehe Kanun Değerlendirmesi

Bu sürecin pratik sonucu, ceza hukukunun temel ilkelerinden biriyle ilgilidir: lehe kanun uygulaması. Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklıysa, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

Bu ilke, kesinleşmiş hükümler bakımından da sonuç doğurur. Sonradan yürürlüğe giren ve fail lehine olan bir düzenleme, infazı devam eden dosyalarda uyarlama yargılamasına konu olabilir.

Bu alandaki değişiklikler nedeniyle her dosyada cevaplanması gereken sorular:

  • Suç tarihi hangi döneme denk geliyor? 2020 öncesi, 7242 dönemi, 7499 dönemi ya da sonrası?
  • O tarihte hangi hüküm yürürlükteydi?
  • Bugün itibarıyla hangi hüküm yürürlükte?
  • Hangisi fail lehine? Alt sınır, üst sınır ve indirim oranları ayrı ayrı karşılaştırılmalıdır.

Öğretide, farklı dönemlere ait düzenlemelerin alt ve üst sınırları ile indirim oranlarının ayrı ayrı karşılaştırılması gerektiği; bir düzenlemenin alt sınır bakımından lehe, üst sınır bakımından aleyhe olabileceği vurgulanmaktadır. Bu nedenle karşılaştırma somut cezanın nasıl oluşacağı üzerinden yapılmalıdır.

Savunmada Ne Yapılmalı?

Devam eden dosyalarda:

  • Suç tarihinin dosyada kesin olarak tespit edilmesini talep edin; bu tarih tüm değerlendirmenin dayanağıdır.
  • Uygulanacak hükmün hangisi olduğuna ilişkin açık beyanda bulunun ve gerekçeli kararda tartışılmasını isteyin.
  • Nitelendirmenin doğruluğunu sorgulayın: fiil gerçekten “örgüt adına suç işleme” mi, yoksa bağımsız bir suç mu?

Kesinleşmiş dosyalarda:

  • Sonradan yürürlüğe giren lehe hükümler bakımından uyarlama talebinde bulunulup bulunulamayacağı değerlendirilmelidir.
  • İnfaz hesabı bakımından değişikliklerin etkisi ayrıca incelenmelidir.

Genel olarak: bu alan, son üç yılda iki iptal kararı ve en az üç kanun değişikliği görmüştür. Bu nedenle internetteki eski tarihli yazılara ve genel özetlere dayanmak ciddi hak kaybı doğurabilir. Her dosyada güncel kanun metni ve resmî karar kaynakları esas alınmalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosya değerlendirmesi yerine geçmez.

Süreç Kronolojisi: İki İptal, Bir Ara Düzenleme

Bu hükmün geçirdiği aşamalar, tek başına okunduğunda karışık görünür. Tablo hâlinde bakıldığında ise mantığı nettir: kanun koyucu iptal edilen hükmü yeniden düzenlemiş, Anayasa Mahkemesi yeni hâli de aynı gerekçeyle iptal etmiştir.

AşamaİşlemYürürlük
Birinci iptalAYM 26.10.2023 tarihli, E.2023/132, K.2023/183 sayılı kararı — TCK m.220/6 iptal. Gerekçe: kanunilik ilkesi ile bunun yansıması olan öngörülebilirlik ve belirlilik kriterlerine aykırılıkRG 8 Aralık 2023; karar 4 ay sonra — 8 Nisan 2024’te yürürlüğe girmek üzere
Yeni düzenleme7499 sayılı Kanun ile m.220/6 yeniden yazılmış, ayrıca m.314’e ek hüküm getirilmiştir2 Mart 2024
İkinci iptalAYM 05.11.2024 tarihli, E.2024/81, K.2024/189 sayılı kararı — değişik m.220/6 ile değişik m.314/3 iptalRG 9 Ocak 2025; karar 6 ay sonra — 9 Temmuz 2025

İkinci iptalin kapsamı çoğu zaman eksik aktarılıyor. Anayasa Mahkemesi yalnızca TCK m.220/6’yı değil, aynı kararla TCK m.314’ün değişik 3. fıkrasını da iptal etmiştir. Silahlı örgüt hükmüne yapılan bu ek, örgüt adına suç işleme kurgusunun terör bağlamındaki karşılığıydı. Dolayısıyla dosyanızda 314/3’e dayanan bir sevk maddesi varsa, bu da iptal kapsamındadır ve ayrıca değerlendirilmelidir.

Her iki iptalin ortak gerekçesi aynıdır: “örgüt adına işlenen suç” kavramının belirsiz olması. Öğretide vurgulandığı üzere, bu kavram ağırlığına veya niteliğine bakılmaksızın herhangi bir suçu kapsayabilecek genişlikteydi ve örgüt adına suç işlediği kabul edilen kişi, örgüt üyeliği için aranan şartlar aranmaksızın örgüt üyeliğinden cezalandırılıyordu. Kanunilik ilkesinin öngörülebilirlik ve belirlilik boyutu tam da bu noktada zedelenmekteydi.

Anayasa 153 ile TCK 7 Arasındaki Gerilim

İptal kararlarının geçmişe etkisi, bu dosyalarda en teknik tartışmadır ve iki kural arasındaki ilişkiden doğar:

  • Anayasa m.153: İptal kararları geriye yürümez ve Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer; Mahkeme, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu ertelemenin amacı, kanun koyucuya yeni düzenleme yapma imkânı tanımaktır.
  • TCK m.7: Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

Ceza hukuku bakımından belirleyici olan ikinci kuraldır. İptal sonucunda ortada cezalandırılabilir bir fiil kalmamışsa, bu fail lehine ortaya çıkan yeni bir hukuki durumdur ve kesinleşip infazı beklenen dosyalar ile devam eden dosyalar bu duruma göre değerlendirilir. Erteleme süresi, kanun koyucuya tanınan bir imkândır; failin aleyhine bir bekleme yükümlülüğü doğurmaz.

Somut Dosyada Ne Yapılmalı? Üç Adım

Bu alanın hızlı değiştiği göz önünde tutularak, adım adım şu yol izlenmelidir:

  1. Sevk maddesini ayrıştırın. Dosyada mahkûmiyet yalnızca “örgüt adına suç işleme” nedeniyle mi kurulmuş, yoksa ayrıca bağımsız bir suç (örneğin yaralama, mala zarar verme) için de hüküm var mı? İptal, yalnızca ilk kalemi etkiler; bağımsız suçlardan doğan sorumluluk devam eder.
  2. Suç tarihini ve hüküm tarihini karşılaştırın. Hangi metnin (ilk hâl, 7499 ile değişik hâl) uygulandığı, lehe kanun değerlendirmesinin çerçevesini belirler.
  3. Uyarlama talebini hükmü veren mahkemeye yöneltin. Kesinleşmiş dosyalarda talep; lehe kanun değerlendirmesi yapılması, hükmün uyarlanması ve infazın yeni karara göre düzeltilmesi biçiminde kurulmalıdır.

Güncellik uyarısı tekrar edilmelidir. Kanun koyucunun bu alanda yeni bir düzenleme yapması her zaman mümkündür. Bu nedenle somut bir dosyada, altıncı fıkranın o an itibarıyla yürürlükte bir hükmü bulunup bulunmadığı mutlaka güncel kanun metni üzerinden ve müdafi tarafından doğrulanmalıdır. Yukarıdaki tarih ve karar numaraları resmî kaynaklardan teyit edilebilir; ancak sonraki gelişmeler için güncel metne bakılması zorunludur.

Örgüt üyeliği isnadı bakımından etkin pişmanlık kapıları ayrı bir rejime tabidir ve iptal sürecinden bağımsız olarak işler; şartları ve sonuçları için örgüt suçlarında etkin pişmanlık rehberimize, kesinleşmiş hükümlerde uyarlama başvurusunun usulü için kanun yolları rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

TCK 220/6 iptal edildi mi?

Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı iki kez iptal etmiştir: 26/10/2023 tarihli E.2023/132, K.2023/183 sayılı karar (RG 8/12/2023) ve yeniden yapılan düzenleme bakımından 5/11/2024 tarihli E.2024/81, K.2024/189 sayılı karar (RG 9/1/2025, yürürlük 9/7/2025).

İptal gerekçesi neydi?

Her iki kararda da gerekçe, hükmün Anayasa’nın 38. maddesindeki suçta ve cezada kanunilik ilkesine, özellikle öngörülebilirlik ve belirlilik ölçütlerine aykırı olmasıdır.

TCK 220’nin güncel ceza aralıkları nedir?

25 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle örgüt kurma ve yönetme cezası beş yıldan on yıla, örgüt üyeliği cezası ise iki yıldan beş yıla çıkarılmıştır. Silahlı örgütlerde artırım yarısı oranındadır.

Dosyam devam ediyor, ne yapmalıyım?

Suç tarihinin kesin tespitini isteyin ve uygulanacak hükmün hangisi olduğunun gerekçeli kararda tartışılmasını talep edin. Lehe kanun karşılaştırması alt sınır, üst sınır ve indirim oranları bakımından ayrı ayrı yapılmalıdır.

Kesinleşmiş hükümde lehe kanun uygulanır mı?

TCK 7 uyarınca failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Sonradan yürürlüğe giren lehe düzenlemeler bakımından uyarlama talebinde bulunulup bulunulamayacağı değerlendirilmelidir.

Bu bilgiler ne kadar günceldir?

Bu alan son üç yılda iki iptal kararı ve birden fazla kanun değişikliği görmüştür. Somut dosyanızda mutlaka güncel kanun metni ve resmî karar kaynakları esas alınmalı, değerlendirme müdafi ile birlikte yapılmalıdır.

Suç tarihi hangi döneme denk geliyor? Lehe kanun bu soruyla başlar
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın


Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk