Şahıs işletmesi sahibi vefat ettiğinde mirasçılar birbirine zıt iki baskı arasında kalır. Bir yandan faaliyet durursa müşteri, stok ve işletme değeri hızla erir; diğer yandan işletmeyi çalıştırmaya devam etmek mirasın zımnen kabulü sayılabilir. Karar hem ticari hem hukuki boyutu birlikte gerektirir ve verilecek süre oldukça kısadır.
İki Yönlü Baskı
Bir lokanta, atölye, nakliye işi ya da serbest meslek bürosu sahibi vefat ettiğinde mirasçılar hızlı karar vermek zorunda kalır.
Beklemenin maliyeti. Faaliyet durduğunda müşteri kaybolur, stok bozulur, kiralık işyeri boş kalır ve personel ayrılır. İşletmenin değeri haftalar içinde ciddi biçimde erir.
Harekete geçmenin riski. Buna karşılık işletmeyi çalıştırmaya devam etmek, tereke mallarına tasarruf anlamına gelir ve mirasın zımnen kabulü sonucunu doğurabilir. Tereke borca batıksa bu, mirasçıların kişisel malvarlığıyla sorumlu hâle gelmesi demektir.
Bu nedenle doğru sıra şudur: önce terekenin aktif ve pasifini ölç, sonra faaliyete ilişkin karar ver. Bu ölçüm birkaç gün içinde kabaca yapılabilir ve sonraki bütün adımları belirler.
Karar Ağacı
| Durum | Uygun yol | Gerekçe |
|---|---|---|
| Tereke açıkça kârlı, mirasçılar devam etmek istiyor | Faaliyeti sürdürün | Mükellefiyet ve tescil işlemleri yapılır |
| Tereke kârlı ama mirasçılar işletmek istemiyor | Devir veya satış | İşletme bütün hâlinde daha değerlidir |
| Durum belirsiz, ret ihtimali var | Tereke temsilcisi atanmasını isteyin | Değer korunur, ret hakkı düşmez |
| Tereke borca batık | Ret veya resmî tasfiye | Süre içinde karar verilmeli |
| Mirasçılar anlaşamıyor | Temsilci atanması | Yönetim tek elde toplanır |
Üçüncü satır uygulamada en az bilinen ancak en işlevli çözümdür: temsilci atanması, hem işletmenin yönetilmesini sağlar hem de mirasçıların bizzat tasarrufta bulunmasını gerektirmediğinden ret hakkını korur.
İşletme devri ve tereke yönetimi için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
İşletmenin Paylaşmadaki Yeri
İşletme bölünerek paylaştırılmaya elverişli bir varlık değildir. Parçalara ayrılması hâlinde değeri büyük ölçüde kaybolur.
Bu nedenle paylaşmada işletmenin bütünlüğünün korunarak bir mirasçıya özgülenmesi talep edilebilir. Diğer mirasçılara denkleştirme bedeli ödenerek denge kurulur.
Bu talebin başarılı olması için işletmeyi devralacak mirasçının iki şeyi göstermesi beklenir: faaliyeti sürdürebilecek yeterlilik ve denkleştirme bedelini ödeyebilecek mali güç.
Anlaşma sağlanabiliyorsa miras taksim sözleşmesiyle aynı sonuca çok daha hızlı ulaşılır; işletme gibi zaman baskısı olan varlıklarda bu yol her zaman önce denenmelidir.
İlk Hafta Kontrol Listesi
Uzun bir rehberdi; en kritik noktaları bir arada bırakalım.
- İşletmenin aktif ve pasifini kabaca çıkarın; borca batıklık ihtimalini ölçün.
- Ticaret siciline ve vergi dairesine ölümü bildirin.
- Kiralık işyeri varsa kira sözleşmesinin durumunu değerlendirin.
- Personel varsa iş sözleşmelerinin akıbetini belirleyin.
- Bankalarla ve tedarikçilerle iletişime geçip mevcut borçları tespit edin.
- Ret ihtimali varsa tereke temsilcisi atanmasını isteyin, bizzat işletmeyin.
- Devam kararı verilecekse mükellefiyet ve tescil işlemlerini geciktirmeyin.
- Üç aylık ret süresini ve dört aylık vergi beyan süresini takvime işleyin.
İşçi alacakları ve vergi yükümlülükleri için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
Şahıs İşletmesi ile Şirket Arasındaki Fark
Ölenin ticari faaliyeti bir şirket üzerinden yürütülüyorsa tablo tümüyle değişir.
| Ölçüt | Şahıs işletmesi | Şirket |
|---|---|---|
| Tüzel kişilik | Yok; işletme sahibiyle özdeş | Var; ortaktan bağımsız |
| Ölümün etkisi | İşletme doğrudan terekeye girer | Şirket varlığını sürdürür |
| Terekeye giren | İşletmenin mal ve hakları | Şirket payı |
| Borçlardan sorumluluk | Kişisel; tereke borcu olur | Kural olarak şirket malvarlığıyla sınırlı |
| Mükellefiyet | Kapatılır, yenisi tesis edilir | Şirket mükellefiyeti devam eder |
| Faaliyetin devamı | Mirasçıların kararına bağlı | Şirket organları eliyle sürer |
Dördüncü satır belirleyicidir: şahıs işletmesinde işletme borçları doğrudan tereke borcu hâline gelir ve mirasçıların kişisel sorumluluğu gündeme gelir. Şirkette ise ortak sıfatı devralınır, şirketin borçları kural olarak mirasçılara geçmez.
Bu nedenle vefat sonrasında ilk yapılacak tespitlerden biri, faaliyetin hangi yapı üzerinden yürütüldüğüdür. Ticaret sicili kaydı ve vergi levhası bu tespiti hızlıca sağlar.
Kooperatif ortaklığı ise her ikisinden de farklı bir rejime tabidir; ortaklık sıfatı ölümle sona erer.
Tereke Temsilcisi: Değeri Koruyan Ara Çözüm
Ret ihtimali varken işletmenin değerinin erimesini önlemek için en uygun araç budur.
Sulh hukuk mahkemesinden tereke temsilcisi atanması istenebilir. Talep, mirasçılardan herhangi biri tarafından yapılabilir ve bütün mirasçıların katılımı aranmaz.
Neden ret hakkını korur? Çünkü işletmeyi yöneten mirasçı değil, mahkemece atanan temsilcidir. Mirasçı tereke mallarına bizzat tasarrufta bulunmadığından, zımni kabul iddiası zayıflar.
Ne yapabilir? Temsilci terekeyi yönetir, gerekli işlemleri yapar ve terekeye ilişkin davaları yürütür. İşletme bakımından bu, faaliyetin sürdürülmesi veya düzenli biçimde tasfiye edilmesi anlamına gelir.
Kim atanır? Mirasçılardan biri olabileceği gibi üçüncü bir kişi de atanabilir. İşletme yönetimi teknik bilgi gerektiriyorsa, bu alanda deneyimli bir kişinin atanması talep edilebilir.
Bu yol her dosyada uygun değildir; temsilci ücreti ve süreç maliyeti, küçük ölçekli işletmelerde orantısız kalabilir. Karar, işletmenin değeriyle birlikte verilmelidir.
Kiralık İşyeri ve Sözleşmeler
İşletmenin sürdürülmesi kararı, işletmeye bağlı sözleşmelerin akıbetini de gündeme getirir.
Kira sözleşmesi. Kiracının ölümüyle sözleşme kendiliğinden sona ermez; sözleşmeden doğan hak ve borçlar mirasçılara geçer. Faaliyet sürdürülmeyecekse sözleşmenin sona erdirilmesi yoluna gidilmelidir; aksi hâlde kira borcu tereke aleyhine birikmeye devam eder.
Tedarik ve bayilik sözleşmeleri. Kişisel edim niteliği ağır basan sözleşmeler ölümle sona erebilir; ticari nitelikli olanlar ise kural olarak devam eder. Her sözleşmenin metni ayrıca incelenmelidir.
Ruhsat ve izinler. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı gibi izinler kişiye bağlıdır; faaliyetin sürdürülmesi için mirasçılar adına yeniden düzenlenmesi gerekir.
Krediler. İşletme kredilerine bağlı hayat sigortası bulunup bulunmadığı yazılı olarak sorulmalıdır; poliçe varsa borç bu poliçeden kapanabilir.
Bu kalemlerin tamamı ilk hafta içinde envantere alınmalıdır. Gecikme, hem tereke pasifini büyütür hem de faaliyetin sürdürülmesi kararını fiilen imkânsız hâle getirir.
İşletmeyi Devam Ettirmenin Riskleri
Faaliyetin sürdürülmesi yeni yükümlülükler doğurur.
| Konu | Kural | Not |
|---|---|---|
| Yeni borçlar | Ölümden sonra doğanlardan mirasçılar doğrudan sorumlu | Tereke borcu değil |
| Mirasın reddi | İşletmeye karışmak ret hakkını düşürür | Karar vermeden bekleyin |
| Vergi mükellefiyeti | Mirasçılar adına açılır | Bildirim |
| Ticaret sicili | Değişiklik tescili | Zorunlu |
| İşçiler | İş sözleşmeleri devam eder | İşveren sıfatı geçer |
| Kıdem tazminatı | Ölümle doğan alacaklar terekeden | Ayrım yapın |
| Ruhsat ve izinler | Devri gerekebilir | Mevzuata bakın |
| Kapatma | Terk bildirimi ve tasfiye | Alternatif |
| Tereke temsilcisi | Mirasçılar anlaşamazsa | Yönetim çözümü |
Birinci ve ikinci satırlar birbirini tamamlayan iki uyarıdır: işletme faaliyetine devam edildiğinde ölümden sonra doğan borçlar tereke borcu değil, mirasçıların kişisel borcu hâline gelir ve mirası reddetmeyi düşünen mirasçının işletme işlerine karışması ret hakkını düşürür. Bu nedenle terekenin durumu netleşmeden faaliyete devam kararı verilmemelidir.
Özel varlıklar ve miras rehberlerimiz: terekeye dâhil olmayan haklar · şirket paylarının intikali · telif hakkının mirası · dijital miras · yabancılık unsurlu miras · taşıt intikali
İşçiler ve İş Sözleşmelerinin Durumu
Şahıs işletmesinde işverenin ölümü, iş sözleşmelerini kendiliğinden sona erdirmez. İşyeri ve işçiler terekeye dâhil olur ve yükümlülükler mirasçılara geçer.
| Konu | Durum |
|---|---|
| İş sözleşmeleri | Kural olarak devam eder |
| Birikmiş ücret ve alacaklar | Tereke borcu |
| Kıdem ve ihbar tazminatı | Şartları oluşursa tereke borcu |
| SGK bildirimleri | Devam ettirilmeli |
| İşyeri devri | Devralanın sorumluluğu doğar |
| Faaliyet durdurulursa | Fesih ve tazminat gündeme gelir |
İkinci ve üçüncü satırlar tereke borcu niteliğindedir ve paylaşmadan önce ödenmesi gerekir. TMK m.649/3 uyarınca her mirasçı, tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini veya güvenceye bağlanmasını isteyebilir.
Altıncı satır ise karar aşamasında hesaba katılmalıdır: faaliyeti durdurma kararı, işçi alacaklarını muaccel hâle getirir. Bu tutar terekeden karşılanır ve mirası kabul eden mirasçılar sorumlu olur.
Bu nedenle işletmeyi kapatma kararı verilmeden önce, doğacak işçilik alacaklarının toplamı hesaplanmalı ve terekenin bunu karşılayıp karşılamadığı değerlendirilmelidir. Karşılamıyorsa ret veya resmî tasfiye seçenekleri öne çıkar.
Vergi Boyutu ve Beyan Süreleri
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Ödevlerin geçişi | Mirası reddetmemiş mirasçılara | VUK m.12 |
| Vergi borcundan sorumluluk | Miras hisseleri oranında | VUK m.12 |
| Vergi cezaları | Ölümle düşer | VUK m.372 |
| Gecikme zammı ve faizi | Düşmez | — |
| Beyanname süresi | Olağan süreye 3 ay eklenir | VUK m.16 |
İkinci satır, işletme borçlarında mirasçıyı koruyan önemli bir kuraldır: vergi borcunda sorumluluk hisse oranıyla sınırlıdır ve vergi dairesi borcun tamamını tek mirasçıdan isteyemez. Her mirasçı adına hissesi oranında ayrı ödeme emri düzenlenmelidir.
Beşinci satırdaki üç aylık ek süre, işletme bulunan terekelerde nefes alanı sağlar. Ancak süre içinde beyanname verilmezse, bu kez mirasçıların kendi fiillerinden doğan cezalar gündeme gelir ve bunlar VUK m.372 kapsamında düşmez.
Ayrım şudur: murisin fiilinden doğan cezalar ölümle düşer; mirasçının kendi ihmalinden doğan cezalar mirasçıya aittir. Bu nedenle ek sürenin takibi, işletme dosyalarının ilk gündem maddesidir.
Hangi Davranış Ret Hakkını Düşürür?
| İşlem | Ret hakkını düşürür mü | Dayanak |
|---|---|---|
| Kayıtları incelemek | Hayır | Bilgi toplama |
| Terekenin tespitini istemek | Hayır | TMK m.589 |
| Muhafaza önlemi almak | Hayır | Koruma |
| Bozulacak malı satmak | Hayır | TMK m.610/2 istisnası |
| Faaliyeti sürdürmek | Evet | TMK m.610/2 |
| Kasadan para almak | Evet | TMK m.610/2 |
| Yeni sipariş vermek | Evet | Sahiplenme |
Beşinci satır bu yazının en önemli uyarısıdır: işletmeyi çalıştırmaya devam etmek terekeyi sahiplenme sayılır ve mirası reddetme hakkını düşürür.
TMK m.610/2 uyarınca olağan yönetim ve işlerin yürütülmesi için gerekli olanlar dışında terekeyi sahiplenen mirasçı mirası reddedemez.
Dördüncü satır açık bir istisnadır: aynı fıkra uyarınca bozulabilecek eşyanın satılması ret hakkını düşürmez.
Bu nedenle borç durumu belirsizken gıda veya benzeri bozulabilir stok satılabilir; ancak yeni sipariş verilmemeli ve faaliyet sürdürülmemelidir.
Ölüm Tarihli Envanterin Önemi
| Kalem | Neden ölüm tarihli olmalı |
|---|---|
| Stok | Faaliyet sürdükçe değişir |
| Demirbaş | Yıpranma ve elden çıkarma |
| Kasa ve banka | Bakiye değişir |
| Alacak ve borç listesi | Tereke tablosu |
| Personel dosyaları | Kıdem yükü hesabı |
| Sözleşmeler | Devam eden yükümlülükler |
| Vergi ve SGK durumu | Borç tablosu |
Birinci ve ikinci satırlar geri dönüşü olmayan tespitlerdir: ölüm anındaki stok ve demirbaş faaliyet sürdükçe değişir ve sonradan hiçbir yolla belirlenemez.
Bu nedenle ilk günlerde envanter çıkarılmalı, mirasçılar arasında anlaşmazlık varsa delil tespiti istenmelidir.
Beşinci satır ise ret kararını doğrudan etkiler: uzun süredir çalışan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı yükü terekeyi borca batık hâle getirebilir.
Dördüncü ve yedinci satırlar ise borç tablosunu tamamlar; bu tablo çıkarılmadan kabul veya ret kararı sağlıklı verilemez.
Vergi Tarafı: Ceza Düşer, Asıl Geçer
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Ölümün bildirilmesi | Vergi dairesine yapılır | VUK |
| Ödevlerin devri | Mirasçılara geçer | VUK m.12 |
| Vergi cezaları | Ölümle düşer | VUK m.372 |
| Vergi aslı ve gecikme faizi | Tereke borcu | — |
| Mükellefiyet | Kapatılır veya devralınır | — |
| Veraset beyanı | 4-8 ay | — |
Üçüncü satır mirasçılar için önemli bir korumadır: VUK m.372 uyarınca ölüm hâlinde vergi cezası düşer; murisin döneminden kalan cezalar mirasçılardan istenemez.
Ancak dördüncü satır sınırı çizer: vergi aslı ve gecikme faizi bir tereke borcudur ve mirasçılara geçer.
Beşinci satır ise karar gerektirir: faaliyet sürdürülmeyecekse mükellefiyetin kapatılması, sürdürülecekse devralınması gerekir.
Mükellefiyet kapatılmadığında beyanname yükümlülükleri işlemeye devam eder ve usulsüzlük yaptırımları doğar.
Şahıs İşletmesi mi, Şirket Payı mı?
| Ölçüt | Şahıs işletmesi | Sermaye şirketi payı |
|---|---|---|
| Terekeye giren | Malvarlığı unsurları | Payın kendisi |
| Faaliyetin devamı | Mirasçı karar verir | Şirket tüzel kişiliği sürer |
| Borçlardan sorumluluk | Mirasçılar (kabul hâlinde) | Pay bedeliyle sınırlı |
| Vergi mükellefiyeti | Kapatılır veya devralınır | Şirket sürdürür |
| İş sözleşmeleri | Devralan sürdürür | Şirket işvereni değişmez |
| Ticaret sicili | Terkin veya devir | Pay devri bildirimi |
Üçüncü satır en kritik farktır: şahıs işletmesinde işletme borçları doğrudan tereke borcudur ve mirası kayıtsız şartsız kabul eden mirasçı TMK m.641 uyarınca kişisel malvarlığıyla sorumlu olur.
Sermaye şirketinde ise sorumluluk kural olarak pay bedeliyle sınırlıdır; ancak ödenmemiş pay bedeli varsa bu yükümlülük mirasçılara geçer.
İkinci satır aciliyeti belirler: şahıs işletmesinde faaliyet ölümle fiilen durur ve karar verilmediği sürece değer kaybeder.
Beşinci satır ise işçiler bakımından önemlidir: işletme devralınırsa iş sözleşmeleri de devralınmış olur.
İşçi Alacakları Terekeyi Nasıl Etkiler?
| Konu | Durum |
|---|---|
| İşverenin ölümü | İş sözleşmesi kendiliğinden sona ermez |
| İşletme devralınırsa | Sözleşmeler devralanla sürer |
| Faaliyet sona ererse | Fesih ve tazminat gündeme gelir |
| Kıdem ve ihbar | Tereke borcu |
| Birikmiş ücretler | Tereke borcu |
| SGK bildirimleri | Gecikmesiz yapılmalı |
| Faaliyeti sürdürmek | Ret hakkını düşürür |
Dördüncü ve beşinci satırlar terekenin borç tablosunu ağırlaştırır: kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve birikmiş ücretler tereke borcudur.
Bu kalemler uzun süredir çalışan işçilerin bulunduğu işletmelerde yüksek tutarlara ulaşır ve terekeyi borca batık hâle getirebilir.
Bu nedenle ret veya defter kararı verilmeden önce personel dosyaları incelenmeli ve tazminat yükü hesaplanmalıdır.
Yedinci satır ikilemi gösterir: işçileri mağdur etmemek için faaliyeti sürdürmek ret hakkını düşürür. Çözüm, faaliyeti tereke temsilcisi eliyle yürütmektir.
Temsilci Eliyle Yönetim: Ara Çözüm
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Atama | Mirasçılardan birinin istemi | TMK m.640/3 |
| Diğerlerinin rızası | Aranmaz | TMK m.640/3 |
| Yetki kapsamı | Kararda açıkça belirtilmeli | — |
| Faaliyeti sürdürme | Yetki verilmişse | — |
| Mirasçının ret hakkı | Etkilenmez | — |
| Ücret | Terekeden karşılanır | — |
Beşinci satır bu çözümün asıl değeridir: faaliyeti temsilci sürdürdüğünde mirasçılar sahiplenme sayılacak bir davranışta bulunmuş olmaz ve ret hakları korunur.
Bu, borç durumu belirsiz işletmelerde ideal ara çözümdür: hem değer korunur hem karar özgürlüğü sürer.
Üçüncü ve dördüncü satırlar dilekçenin içeriğini belirler: temsilcinin işletmeyi çalıştırma, banka işlemi yapma ve dava takip yetkisi ayrı ayrı istenmelidir.
Dilekçede istenmemiş bir yetki için ikinci kez mahkemeye başvurmak gerekir ve zaman kaybedilir.
Paylaşmadan Sonra da Süren Sorumluluk
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Paylaşmadan sonra | Müteselsil sorumluluk sürer | TMK m.681/1 |
| Süre | 5 yıl | TMK m.681/1 |
| Sözleşmedeki borç dağılımı | Alacaklıyı bağlamaz | — |
| Ödeyen mirasçı | Rücu eder | TMK m.682 |
| İşletmeyi devralmayan | Yine sorumlu | TMK m.681 |
| Alacaklının rızası | Sorumluluk sona erebilir | — |
Beşinci satır işletme bulunan terekelerde en çok şaşırtan sonuçtur: işletmeyi devralmayan mirasçılar da işletme borçlarından beş yıl boyunca sorumlu kalır.
Üçüncü satır bunun sebebidir: taksim sözleşmesinde “borçları devralan üstlenir” yazılsa dahi bu düzenleme alacaklıyı bağlamaz; yalnızca mirasçılar arasında iç ilişkide sonuç doğurur.
Altıncı satır ise tek çıkış yoludur: alacaklının borcu tek bir mirasçıya yöneltmeyi kabul etmesi hâlinde diğerleri sorumluluktan kurtulabilir.
Bu nedenle işletme devri planlanırken alacaklılarla ayrıca görüşülmesi ve mümkünse yazılı muvafakat alınması isabetlidir.
Sözleşmeler ve Sicil: TBK m.441, TTK m.11 ve VUK m.164
İşletmenin akıbetini yalnız miras hükümleri belirlemez. İş sözleşmeleri, kira sözleşmesi, ticaret sicili ve vergi dosyası için ayrı maddeler işler ve bunların süreleri birbirinden farklıdır.
İşverenin ölümü: TBK m.441. İş sözleşmelerinin kaderi burada belirlenir: işverenin ölümü hâlinde, yerini mirasçıları alır. Bu durumda işyerinin tamamının veya bir bölümünün devri ile gerçekleşen hizmet ilişkisinin devrine ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır. Ayrıca hizmet sözleşmesi ağırlıklı olarak işverenin kişiliği dikkate alınmak suretiyle kurulmuşsa, onun ölümüyle kendiliğinden sona erer; bu hâlde işçi, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zarar için hakkaniyete uygun bir tazminat isteyebilir.
Bunun pratik sonucu. Şahıs işletmesinde iş sözleşmeleri kural olarak kendiliğinden sona ermez; mirasçılar işveren sıfatını kazanır. Bu nedenle faaliyet durdurulsa bile ücret, ihbar ve kıdem yükümlülükleri doğmaya devam eder; ödeme yapılmayan dönem tereke borcunu büyütür.
İşçinin ölümü: TBK m.440. Ters yönde ise kural farklıdır: sözleşme, işçinin ölümüyle kendiliğinden sona erer. İşveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak bir aylık; hizmet ilişkisi beş yıldan uzun bir süre devam etmişse iki aylık ücret tutarında bir ödeme yapmakla yükümlüdür.
İşyeri devri: 4857 s.K. m.6. İşletme bir mirasçıya özgülenirse veya üçüncü kişiye devredilirse: işyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. Ayrıca devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludur; devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır.
Kıdem tazminatı: 1475 s.K. m.14. Ölüm hâlinde kıdem hakkı doğar: hizmet akdinin işçinin ölümü sebebiyle son bulması hâlinde kıdem tazminatı kanuni mirasçılarına ödenir. İşverenin ölümü hâlinde ise iş sözleşmesi sona ermediğinden kıdem, sonraki sona erme sebebine göre hesaplanır; bu nedenle kapanış kararı verilirken fesih şekli özenle seçilmelidir.
Kiralık işyeri: TBK m.356. Kira sözleşmesi ölümle bitmez: kiracının ölmesi hâlinde mirasçıları, yazılı bildirimle en yakın fesih döneminin sonu için sözleşmeyi kanuni fesih bildirim süresine uyarak feshedebilirler. Bu nedenle mirasçılar, kirayı ödemeye devam etmek ile süresinde fesih bildirimi yapmak arasında seçim yapmalıdır; bildirim yapılmazsa kira borcu işlemeye devam eder.
Ticaret sicili: TTK m.11 ve m.40. İşletmenin sicil kaydı da kapatılmalıdır: ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir ve ticari işletme ile tacire ilişkin hükümler uygulanır. TTK m.40 uyarınca her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren on beş gün içinde ticaret siciline tescil ettirmekle yükümlüdür; tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil olunur.
Şirket payı farkı: TTK m.578 ve m.596. İşletme bir şirket üzerindeyse rejim değişir: limited şirkette esas sermaye payının miras yoluyla geçmesi hâlinde, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse pay mirasçılara geçer; ancak şirket sözleşmesiyle ek koşullar getirilebilir. Bu nedenle şirket üzerindeki işletmelerde önce şirket sözleşmesi okunmalıdır.
Vergi dosyası: VUK m.164 ve m.168. Kapanış bildirime bağlıdır: ölüm işi bırakma hükmündedir ve ölüm, mükellefin mirası reddetmemiş mirasçıları tarafından vergi dairesine bildirilir; işi bırakma bildirimleri olayın vukuu tarihinden itibaren bir ay içinde yapılır. VUK m.16 uyarınca ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay eklenir.
Stok ve demirbaş: KDVK m.3. Kapanışta işletmede kalanlar için: vergiye tabi malların her ne suretle olursa olsun, vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesi teslim sayılır. Bu nedenle ölüm tarihli envanterin tutulması yalnız paylaşma için değil, vergi bakımından da belirleyicidir.
Devir kararı: TMK m.702 ve m.676. İşletmenin devri veya kapatılması bir tasarruf işlemidir: elbirliği mülkiyetinde yönetim ve tasarruf işlemleri için oybirliği gerekir. Buna karşılık işletmenin bir mirasçıya özgülenmesi, yazılı paylaşma sözleşmesiyle kararlaştırılabilir ve bu sözleşme mirasçıları bağlar.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İşverenin ölümü | Mirasçılar işveren sıfatını alır | TBK m.441 |
| Kişiliğe bağlı sözleşme | Ölümle sona erer; tazminat | TBK m.441 |
| İşçinin ölümü | Sözleşme sona erer; bir/iki aylık ödeme | TBK m.440 |
| İşyeri devri | Sözleşmeler hak ve borçlarıyla geçer | 4857 s.K. m.6 |
| Devirde sorumluluk | Birlikte; devredene iki yıl | 4857 s.K. m.6 |
| Kıdem | İşçinin ölümünde mirasçılarına | 1475 s.K. m.14 |
| Kiralık işyeri | Mirasçılar erken fesih bildirebilir | TBK m.356 |
| Ticaret sicili | Değişiklikler de tescil edilir | TTK m.40 |
| Şirket payı | Şirket sözleşmesi belirleyici | TTK m.596 |
| Vergi bildirimi | İşi bırakma hükmünde; bir ay | VUK m.164-168 |
| Ek süre | Üç ay eklenir | VUK m.16 |
| İşletmeden çekiş | Teslim sayılır; KDV doğar | KDVK m.3 |
| Devir kararı | Oybirliği | TMK m.702 |
| Özgüleme | Yazılı paylaşma sözleşmesi | TMK m.676 |
| Koruma | Tereke temsilcisi | TMK m.640 |
Kiralık İşyerinde Kira Sözleşmesinin Durumu
| Konu | Kural |
|---|---|
| Kiracının ölümü | Sözleşme kendiliğinden sona ermez |
| Kira borcu | Tereke borcu olarak sürer |
| Ödenmezse | Tahliye ve icra riski |
| Faaliyet sürdürülmeyecekse | Fesih değerlendirilmeli |
| Depozito | Terekeye ait alacak |
| Kiraya verene bildirim | Gecikmesiz yapılmalı |
İkinci ve üçüncü satırlar sessiz bir borç birikmesi doğurur: kararsızlık sürerken kira işlemeye devam eder ve terekenin borç tablosu ağırlaşır.
Bu nedenle faaliyetin sürdürülüp sürdürülmeyeceğine ilişkin karar geciktirilmemelidir.
Beşinci satır ise sıkça atlanan bir alacaktır: verilen depozito terekeye aittir ve tahsil edilerek veraset beyanında gösterilmelidir.
Dördüncü satır ise ikilem doğurur: fesih işlemi olağan yönetim sınırlarını aşıyorsa TMK m.610/2 kapsamında değerlendirilebileceğinden, karar öncesinde tereke temsilcisi atanması daha güvenlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
İşverenin ölümü iş sözleşmelerini sona erdirir mi?
TBK m.441 uyarınca işverenin ölümü hâlinde yerini mirasçıları alır ve hizmet ilişkisinin devrine ilişkin hükümler kıyasen uygulanır. Sözleşme ağırlıklı olarak işverenin kişiliği dikkate alınarak kurulmuşsa ölümle kendiliğinden sona erer ve işçi hakkaniyete uygun bir tazminat isteyebilir.
İşletme bir mirasçıya veya üçüncü kişiye devredilirse işçiler ne olur?
4857 s.K. m.6 uyarınca işyeri devredildiğinde devir tarihinde mevcut iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla devralana geçer; devralan, hizmet süresine bağlı haklarda işçinin devreden yanında işe başladığı tarihi esas alır. Devirden önce doğmuş borçlardan devreden ve devralan birlikte sorumludur ve devredenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır.
Kiralık işyerinin sözleşmesi ölümle biter mi?
TBK m.356 uyarınca kiracının ölmesi hâlinde mirasçıları, yazılı bildirimle en yakın fesih döneminin sonu için sözleşmeyi kanuni fesih bildirim süresine uyarak feshedebilir. Bildirim yapılmazsa kira borcu işlemeye devam eder.
Ticaret sicili kaydı için ne yapılmalı?
TTK m.40 uyarınca tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil olunur; bu nedenle vergi dosyasının kapatılması yeterli olmayıp ticaret sicilinden terkin işlemi ayrıca yapılmalıdır.
Vergi dosyası hangi sürede kapatılır?
VUK m.164 uyarınca ölüm işi bırakma hükmündedir ve mirası reddetmemiş mirasçılar tarafından vergi dairesine bildirilir; VUK m.168 uyarınca bildirim olayın vukuu tarihinden itibaren bir ay içinde yapılır ve VUK m.16 uyarınca bu süreye üç ay eklenir.
İşletme sahibinin ölümüyle işletme kapanır mı?
Şahıs işletmesinde faaliyet kendiliğinden sona ermez; işletmeye ait mal ve haklar terekeye dahil olur. Ancak mükellefiyet ve izinler bakımından yeni işlemler gerekir.
Faaliyeti sürdürmek mirası kabul sayılır mı?
Sayılabilir. Tereke mallarını işletmek, olağan yönetim sınırlarını aşarsa mirasın zımnen kabulü sonucunu doğurabilir ve ret hakkını düşürebilir.
Peki değeri korumak için ne yapılabilir?
Terekenin korunmasına yönelik zorunlu ve acil işlemler yapılabilir. Ret düşünülüyorsa güvenli yol, sulh hukuk mahkemesinden tereke temsilcisi atanmasını istemektir.
Vergi mükellefiyeti devam eder mi?
Etmez. Miras bırakanın mükellefiyeti kapatılır; faaliyeti sürdürecek mirasçılar adına yeni mükellefiyet tesis edilir. Bildirim yapılmazsa beyanname verilmemesine bağlı cezalar işler.
İşçilerin durumu ne olur?
İş sözleşmeleri kural olarak işverenin ölümüyle kendiliğinden sona ermez; işyeri devri hükümleri ve iş kanunundaki özel düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilir.
İşçi alacaklarından mirasçılar sorumlu mu?
Ölüm tarihinde doğmuş alacaklar tereke borcudur ve mirası kabul eden mirasçılar sorumlu olur. Faaliyet sürdürülürse sonraki dönem alacakları bakımından mirasçılar işveren sıfatıyla sorumluluk üstlenir.
Ticaret sicilinde ne yapılmalı?
Ölüm ticaret siciline bildirilmeli, faaliyet sürdürülecekse mirasçılar adına tescil, sürdürülmeyecekse terkin işlemleri yapılmalıdır.
İşletme bir mirasçıya bırakılabilir mi?
Paylaşmada işletmenin bütünlüğünün korunması amacıyla bir mirasçıya özgülenmesi talep edilebilir; diğer mirasçılara denkleştirme bedeli ödenir.
Tereke borca batıksa ne yapılmalı?
Faaliyeti sürdürmeden önce terekenin aktif ve pasifi ölçülmelidir. Borca batıklık ihtimali varsa ret veya resmî tasfiye seçenekleri süre içinde değerlendirilmelidir.
İşletme şirket üzerindeyse ne değişir?
Şirketin tüzel kişiliği bulunduğundan şirket varlığını sürdürür; terekeye giren şey şirket payıdır ve şirket borçları kural olarak mirasçılara geçmez.
Ret düşünüyorum ama işletme değer kaybediyor, ne yapmalıyım?
Sulh hukuk mahkemesinden tereke temsilcisi atanmasını isteyin. İşletmeyi temsilci yönettiğinden değer korunur ve bizzat tasarrufta bulunmadığınız için ret hakkınız düşmez.
Kiralık işyerinin sözleşmesi ne olur?
Kiracının ölümüyle sözleşme kendiliğinden sona ermez; haklar ve borçlar mirasçılara geçer. Faaliyet sürdürülmeyecekse sözleşme sona erdirilmelidir, aksi hâlde kira borcu tereke aleyhine birikir.
📚 İlgili Rehberler
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki değerlendirme gereklidir.
İşletmenin devri için tüm mirasçıların onayı gerekir mi?
Devir tasarruf işlemi olduğundan elbirliği mülkiyetinde birlikte hareket gerekir. Tıkanma hâlinde tereke temsilcisi atanması istenir.
Stok ve demirbaş nasıl korunur?
Vefatın ardından tereke tespiti ve gerekiyorsa mühürleme istenmelidir. Envanter çıkarılmadan geçen süre değer kaybına yol açar.


