Bir yakını hapis cezası alan herkesin aklındaki ilk soru aynıdır: “Bu cezanın ne kadarı fiilen cezaevinde geçirilecek?” Türk hukukunda mahkemenin verdiği ceza süresi ile kişinin cezaevinde gerçekten kalacağı süre çoğu zaman aynı değildir. Aradaki farkı, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik adı verilen iki infaz kurumu belirler. Bu yazıda, halk arasında “yatar” olarak bilinen bu hesabın mantığını sade bir dille açıklıyoruz.
Koşullu Salıverilme Nedir?
Koşullu salıverilme, diğer adıyla şartlı tahliye, hapis cezasının bir bölümünü cezaevinde iyi hâlli olarak geçiren hükümlünün, kalan kısmını belirli şartlara uyarak toplum içinde tamamlamasına imkân tanıyan bir infaz kurumudur. Dayanağını 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesinden alır. 2020 yılında yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile süreli hapis cezalarında genel infaz oranı önceki “üçte iki” düzeyinden “yarı” düzeyine indirilmiştir. Yani aksine bir düzenleme yoksa, hükümlü cezasının yarısını cezaevinde tamamladığında koşullu salıverilmeye hak kazanabilir.
İnfaz Oranları Suç Türüne Göre Değişir
Genel oran herkes için geçerli değildir; suçun niteliği oranı doğrudan etkiler:
- Yarı oranı: Hırsızlık, dolandırıcılık, tehdit gibi kasten işlenen adi suçların büyük çoğunluğu bu kapsamdadır.
- Üçte iki oranı: Kasten öldürme ve ağır yaralama gibi suçlarda uygulanır.
- Dörtte üç oranı: Uyuşturucu ticareti, ağır cinsel suçlar ve terör suçları gibi kanunun özel olarak ağırlaştırdığı suçlarda geçerlidir.
Ayrıca daha önce işlediği bir suçtan dolayı tekrar suç işleyen kişiler (mükerrirler) hakkında özel bir infaz rejimi uygulanır ve oranlar ağırlaşır.
Denetimli Serbestlik: Cezaevi Dışında İnfaz
Denetimli serbestlik, koşullu salıverilme tarihine yaklaşan iyi hâlli hükümlünün, cezasının son bölümünü belirli yükümlülükler altında toplum içinde geçirmesidir (5275 sayılı Kanun m.105/A). Bu süre, hükümlünün topluma kademeli geçişini sağlar. Kişi bu dönemde imza, seminer ya da belirlenen başka yükümlülüklere uymak ve yeni bir suç işlememekle sorumludur. Yükümlülükler ihlal edilir veya kasten yeni bir suç işlenirse, denetimli serbestlik kararı geri alınır ve kişi kalan cezasını cezaevinde tamamlar; dışarıda geçirilen günler cezadan sayılmaz.
2025 Değişikliği: Asgari Fiilî Yatar Şartı
Önemli bir güncel düzenleme bulunmaktadır. 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle birlikte, hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanabilmesi için, koşullu salıverilme tarihine kadar cezaevinde geçirmesi gereken sürenin en az onda birini fiilen ceza infaz kurumunda geçirmesi şartı getirilmiştir. Bu kural, daha önce teorik olarak doğrudan denetimli serbestliğe ayrılabilen bazı hükümlüler için belirli bir asgari süre cezaevinde kalma zorunluluğu doğurmaktadır.
Son olarak, infaz hesabında suçun işlendiği tarih büyük önem taşır; çünkü hangi kanun hükmünün ve hangi oranın uygulanacağı suç tarihine göre belirlenir. Adli para cezasından çevrilen hapislerde ise koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümleri uygulanmaz. Her dosya kendine özgü olduğundan, gerçek tahliye tarihini öğrenmek için resmî infaz belgesinin (müddetname) incelenmesi gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.


