28 Ağustos 2026

Kefalet Nedeniyle Takibe Menfi Tespit Dava Dilekçesi Örneği (2026) — TBK m.583-584

Kefil olarak takiple karşılaşan çoğu kişi borcu tartışmaya başlar; oysa dosyanın kaderini çoğu zaman belgenin kendisi belirler. Kanun kefalette nitelikli yazılı şekil arar: azami miktar, tarih ve müteselsil ibaresi kefilin el yazısıyla yazılmalıdır. Eksikse sözleşme kesin hükümsüzdür ve hâkim bunu resen gözetir. Eş rızası ise ayrı ve bağımsız bir şarttır. Aşağıda iki katmanlı geçerlilik denetimi, İİK m.72 usulü ve hazır bir dava dilekçesi örneği yer alıyor.

Birinci Katman: Şekil Şartı (TBK m.583)

TBK m.583: “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.”

Aynı şekil koşulları temsil yoluyla yapılan işlemlerde de aranır: kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır.

Matbu metinde yazılı olması yetmez. Yargıtay bir kararında, davacı vekilinin “kefaletnamede azami borç miktarının ve kefalet tarihinin yazılı olduğu” itirazını reddetmiş ve TBK m.583’teki geçerlilik şartının bu unsurların belgede herhangi bir biçimde yer almasıyla değil, bizzat kefilin el yazısıyla yazılmasıyla sağlanacağı gerekçesini usul ve yasaya uygun bularak kararı onamıştır. Bu yüzden dilekçenizde belgenin aslının celbini mutlaka isteyin.

Aykırılığın sonucu ağırdır: bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği veya kefilin kendi el yazısıyla yazılmamış olması, sözleşmeyi TBK m.12/2 uyarınca kesin hükümsüz kılar. Kesin hükümsüzlük hâli, sözleşmenin baştan itibaren hiçbir hukuki sonuç doğurmaması demektir ve yargılama aşamasında hâkim tarafından resen dikkate alınmalıdır.

Ve bu eksiklik anlaşmayla kapatılamaz: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu şekil şartlarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve tarafların rızasıyla dahi bu eksikliğin giderilemeyeceğini açıkça vurgulamıştır.

📄 Belgede ayrıca aranan unsurlar

  • Alacaklının kimliği belirli veya belirlenebilir olmalı
  • Borçlunun kimliği mutlaka yer almalı
  • Asıl borç belli olmalı
  • Belge kefil tarafından imzalanmış olmalı

Belirsiz kefalet taahhütleri bu yüzden ayakta kalmaz. Uygulamada sık karşılaşılan “……’nin ……….’dan alacağı her türlü borca kefil olurum” türü ifadeler, sebep, kapsam ve nitelik belirli olmadığından geçersizdir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

İkinci Katman: Eş Rızası (TBK m.584)

TBK m.584/1 uyarınca eşlerden biri, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça ya da yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Zamanlama da şarttır: bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmesi zorunludur.

Hükmün amacı yorumu yönlendirir: kanun koyucu bu hükümle sözleşme serbestisini, ailenin ekonomik bütünlüğünü koruma amacıyla sınırlandırmıştır. Sonuç da şekil şartındakiyle aynıdır: eş rızası, kefalet sözleşmesinin kurucu geçerlilik şartıdır; yokluğu hâlinde sözleşme baştan itibaren kesin hükümsüzdür.

İki katman birbirini kurtarmaz. Geçerlilik denetimi iki katmanlıdır: (i) kefaletin kendi şekli (TBK 583), (ii) eşin rızası (TBK 584). Ve açıkça belirtilir: el yazısıyla azami tutar/tarih eksikse, eş rızası tam olsa bile kefalet düşer — çünkü eş rızasının varlığı, TBK 583’teki sakatlığı telafi etmez.

Sonradan yapılan aleyhe değişikliklerde rıza yenilenmelidir: limit artışı, müteselsile dönüş vb. işlemlerde yeniden rıza zorunludur. Şekil bakımından da aynı kural geçerlidir: bu şekil koşulları yalnızca sözleşmenin kuruluşunda değil, kefilin sorumluluğunu artıran sonraki değişiklikler bakımından da geçerlidir.

İki Önemli İstisna

Ticari kefaletler. Bir istinaf kararında, kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olan şirket ortağı yönünden, kefaletin şirketle ilgili olması nedeniyle TBK 584 uyarınca eşin rızasının aranmayacağı ve kefaletin geçerli olduğu kabul edilerek kefilin sorumluluğuna gidilmiştir. Ancak istisna geniş yorumlanamaz: “Şirketle ilgili” ibaresi, gerçek işlem bağlantısıyla ispatlanmalıdır.

Eski tarihli kefaletler. Bir dosyada mahkeme eş rızası bulunmadığı gerekçesiyle kefaleti geçersiz saymış, oysa sözleşme eski Borçlar Kanunu döneminde kurulmuştu. Yüksek Daire, zaman bakımından uygulama ilkesine dayanarak, kefaletin kurulduğu tarihteki hukuka göre geçerliliğinin esas alınması gerektiğini, TBK 584’ün bu dosyada geriye yürüyemeyeceğini belirterek kararı bozmuştur. (Yargıtay 19. HD, 10.06.2013, E.2013/7678, K.2013/10719)

Bir de uygulamada sık görülen bir hata vardır: icra kefaletinde şekil varsayımı — haciz zaptı üstü kısa ibareler, 583-584 denetimini geçmez.

Usul: İİK m.72 ve Tedbir

Menfi tespit davası açmak takibi kendiliğinden durdurmaz. Ayrım şuradadır:

  1. Takipten önce: mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. Ancak mahkeme teminat yatırılınca her hâlde ihtiyati tedbir kararı vermek zorunda değildir.
  2. Takipten sonra: ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

İspat yükü de dosyaya göre değişir: kural olarak alacağın varlığını ispat külfeti alacaklıya aittir. Ancak takibe konu belge kambiyo senedi veya noter senediyse borçlu, borçlu olmadığını ispat etmek durumundadır.

Yetki bakımından seçim hakkınız vardır: yetkili mahkeme, borçlunun seçimine göre, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi veya davalı alacaklının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir (İİK m.72/8).

Sonuç bakımından: dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. Ayrıca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir; takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.

Ödeme yaptıysanız dava türü değişir. Borç ödenmiş ve tedbir kararı alınmamışsa, ödenen paranın geri alınması için açılacak dava istirdat davasıdır. Ayrıca ödeme emrine itiraz süreniz hâlâ işliyorsa, menfi tespitten önce süresi içinde itiraz etmek çok daha hızlı sonuç verir.

Menfi Tespit Dava Dilekçesi Örneği (2026)

Aşağıdaki metin genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; 2. ve 3. maddelerdeki geçersizlik sebeplerinden yalnızca dosyanıza uyanları bırakın.

[ … ] NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

(Uyuşmazlık ticari nitelikteyse dilekçe “Asliye Ticaret Mahkemesine” hitaben yazılır. Ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru dava şartı olabileceğinden, bu husus önceden değerlendirilmelidir.)

DAVACI (BORÇLU / KEFİL): [Ad Soyad] (T.C. [Kimlik No])
ADRES: [Açık adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] (vekil yoksa çıkarın)

DAVALI (ALACAKLI): [Banka / kurum / kişi adı], [adres]

İCRA DOSYASI: [ … ] İcra Müdürlüğü 20…/……… E.
TAKİP TUTARI: [ … ] TL — ÖDEME EMRİ TEBLİĞ TARİHİ: …/…/20…

KONU: Kefalet sözleşmesinin geçersizliği nedeniyle davalıya [ … ] TL borçlu olmadığımın tespiti ile ihtiyati tedbir istemidir.

AÇIKLAMALAR:

1. TAKİBİN KONUSU. Davalı, asıl borçlu [Ad Soyad / unvan] ile arasındaki [kredi / kira / satış] ilişkisinden doğduğu ileri sürülen alacak için, tarafımı kefil sıfatıyla takibe geçmiştir. Ödeme emri …/…/20… tarihinde tebliğ edilmiştir. (Ek-1: Ödeme emri ve takip talebi)

2. KEFALET ŞEKİL ŞARTLARINI TAŞIMAMAKTADIR (TBK m.583). Aşağıdaki eksikliklerden dosyanıza uyanları bırakın.

a) Kefilin sorumlu olacağı azami miktar kefilin el yazısıyla yazılmamıştır.
b) Kefalet tarihi kefilin el yazısıyla yazılmamıştır.
c) Müteselsil kefil sıfatı veya bu anlama gelen ifade kefilin el yazısıyla belirtilmemiştir.
d) Belgede yalnızca matbu ifadeler bulunmakta olup el yazısı unsur yoktur.
e) Kefaletin kapsamı belirli değildir; “her türlü borca kefil olurum” biçimindeki ifade sebep, kapsam ve nitelik yönünden belirsizdir.

3. EŞ RIZASI ALINMAMIŞTIR (TBK m.584). (Uyuyorsa bırakın:) Kefalet tarihinde evli olmama ve hakkımda verilmiş bir ayrılık kararı bulunmamasına, yasal olarak ayrı yaşama hakkım doğmamış olmasına rağmen eşimin yazılı rızası alınmamıştır. (Ek-2: Nüfus kayıt örneği)

4. SONRADAN YAPILAN ALEYHE DEĞİŞİKLİK. (Varsa bırakın:) Kefalet ilişkisi kurulduktan sonra [limit artırılmış / adi kefalet müteselsil kefalete dönüştürülmüş] olup bu değişiklik için ayrıca rızam ve eşimin rızası alınmamıştır.

5. GEÇERSİZLİK KESİN HÜKÜMSÜZLÜKTÜR. Anılan şekil şartları geçerlilik şartı olup, aykırılık hâlinde sözleşme baştan itibaren hiçbir hukuki sonuç doğurmaz. Bu husus taraflarca ileri sürülmese dahi hâkim tarafından resen gözetilir.

6. HUKUKİ YARARIM VARDIR. Hakkımda yürütülen takip nedeniyle [haciz tehdidi altında bulunmam / kredi ve ticari itibarımın zedelenmesi] sebebiyle işbu davayı açmakta hukuki yararım bulunmaktadır.

HUKUKİ SEBEPLER: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 12, 581, 583, 584, 603; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 72; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389 vd. ve sair mevzuat.

DELİLLER: [ … ] İcra Müdürlüğü 20…/……… sayılı takip dosyası, kefalet sözleşmesi ve ekleri (aslının ibrazı talep olunur), nüfus kayıt örneği, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi, yemin, tanık ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Kefalet sözleşmesinin aslının davalıdan CELBİNE,
2. Alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere göstereceğim teminat karşılığında, icra veznesine girecek paranın alacaklıya ÖDENMEMESİ YÖNÜNDE İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE,
3. Davalıya [ … ] TL BORÇLU OLMADIĞIMIN TESPİTİNE,
4. Takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere TAZMİNATA,
5. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya YÜKLETİLMESİNE

karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]

Davacı [Vekili]
[Ad Soyad] — İmza

EKLER:
Ek-1: Ödeme emri ve takip talebi örneği
Ek-2: Nüfus kayıt örneği
Ek-3: Elde bulunan kefalet belgesi örneği
Ek-4: Vekâletname (vekil varsa)

Dava Öncesi Kontrol Listesi

  1. Kefalet belgesinin aslını görün — el yazısı unsurları ancak asılda denetlenir
  2. Üç unsuru tek tek arayın — azami miktar, tarih, müteselsil ibaresi
  3. Kefalet tarihindeki medeni hâlinizi belgeleyin — nüfus kayıt örneği
  4. Sonraki değişiklikleri çıkarın — limit artışı varsa ayrı rıza gerekir
  5. İtiraz süreniz geçti mi kontrol edin — geçmediyse önce itiraz yolu daha hızlıdır

Sık Yapılan Beş Hata

  1. Sadece borcu tartışmak. Şekil denetimi çoğu zaman daha kestirme sonuç verir.
  2. Belgenin aslını istememek. El yazısı iddiası fotokopiyle değerlendirilemez.
  3. Eş rızasını tek dayanak yapmak. İstisnalar ve geriye yürümezlik sorunu vardır.
  4. Takibin duracağını sanmak. Takipten sonra tedbir yalnızca vezneye ilişkindir.
  5. Tazminat talebini yazmamak. Kötü niyetli takipte yüzde yirmiden az olmayan tazminat istenebilir.

Menfi Tespit Rejiminin Kanuni Çerçevesi

Kefalet nedeniyle takiple karşılaşan kişinin izleyeceği yol dava yoludur.

Dava rejimi
KonuKuralDayanak
Menfi tespitBorçlu olunmadığının tespitiİİK m.72
ZamanTakipten önce veya sonra açılabilmesiİİK m.72
TedbirTakibin durdurulmasının ayrıca istenmesiİİK m.72
TeminatTedbirin teminata bağlanabilmesiİİK m.72
İstirdatÖdeme yapılmışsa iade davasıİİK m.72
SüreÖdemeden itibaren bir yılİİK m.72
TazminatŞartları varsa hükmedilmesiİİK m.72
MerciGenel mahkeme

Üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: dava açılmış olması takibi kendiliğinden durdurmaz; durdurma için mahkemeden tedbir kararı alınması gerekir ve bu karar teminat şartına bağlanabilir.

Ödeme yapılmışsa yol değişir. Takip sürerken ödeme yapılmışsa artık menfi tespit değil istirdat davası açılır ve bu dava ödemeden itibaren bir yıllık süreye tabidir. Bu ayrım dava dilekçesi hazırlanmadan önce netleştirilmelidir.

Kefil Bakımından Takip Yolları

Kefile karşı başlatılan takibin türü izlenecek savunmayı belirler.

Yol haritası
YolDayanak
İlamsız takipÖdeme emrine yedi gün içinde itiraz (İİK m.62)
KambiyoBeş günlük süre (İİK m.168)
DurdurmaKambiyoda ayrıca istenmesi (İİK m.169)
İlamlı takipİcra emrinde yedi gün (İİK m.32)
Geri bırakmaİtfa, imhal veya zamanaşımı (İİK m.33)
ŞikâyetUsule aykırı işlemler (İİK m.16)
Menfi tespitBorcun bulunmadığı iddiası (İİK m.72)
HaczedilmezlikKonut ve temel ihtiyaç eşyası (İİK m.82)

Birinci ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: itiraz süresi kaçırıldığında kefalet ilişkisinin geçersizliği iddiası menfi tespit davasıyla genel mahkemeye götürülür.

Menfi tespit için menfi tespit davası rehberimize bakabilirsiniz.

Dava Dilekçesinde Denetlenecekler

Menfi tespit dilekçesinin belirli unsurları taşıması gerekir.

Unsur listesi
Unsurİçerik
MerciGörevli ve yetkili mahkeme
TaraflarDavacı ve davalı bilgileri
DosyaTakip dosyası numarası
TebliğÖdeme emrinin tebliğ tarihi
İddiaKefalet ilişkisinin geçersizliği
Dayanakİlgili kanun maddelerinin gösterilmesi
TedbirTakibin durdurulmasının istenmesi (İİK m.72)
BelgeSözleşme ve yazışmaların eklenmesi

Yedinci satır, dilekçenin sık atlanan bendidir: dava açılmış olması takibi kendiliğinden durdurmaz; tedbir talebi ayrıca ve gerekçeli olarak yazılmalıdır.

Takip dosyası incelenmelidir. Takibin hangi yola dayandığı, hangi belgeye istinat ettiği ve hangi aşamada olduğu ancak icra dosyası incelenerek görülebilir. Bu inceleme yapılmadan hazırlanan dilekçe eksik kalır.

Kesinleşme Sonrası Paraya Çevirme

Dava sonuç vermezse takip kesinleşir ve satış zinciri işler.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Satış istemeHacizden itibaren bir yılİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gider on beş gün içinde yatırılmazsaİİK m.110
Kıymet takdiriRaporun ilgililere tebliğiİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi gün; masraf da yedi gün içindeİİK m.128/a
Rızaen satışKıymet takdirinden itibaren yedi günİİK m.111/a
Elektronik artırmaPortalda yedi günlük teklif süresiİİK m.111/b
İlanEn az on beş gün önce ilanİİK m.114
İhale bedeliSonuç tutanağının ilanından itibaren yedi günİİK m.118

Birinci ve ikinci satırlar, dava sürerken de işleyen sürelerdir: menfi tespit davası devam ederken konulmuş hacizler bakımından satış isteme süresi durmaz.

Tedbir alınmazsa satış tamamlanabilir. Dava açılmış olması satış işlemlerini durdurmaz. Bu nedenle tedbir talebi dava dilekçesiyle birlikte ileri sürülmeli; karar alınana kadar satış aşamaları izlenmelidir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Kefalet uyuşmazlıklarında tekrarlanan hatalar sınırlıdır.

Hata başlıkları
HataSonucu
Süreİtiraz süresinin kaçırılması (İİK m.62)
KambiyoBeş günlük sürenin gözden kaçması (İİK m.168)
MerciYanlış mercie başvurulması
TedbirTakibin durdurulmasının istenmemesi
BelgeSözleşmenin dosyaya sunulmaması
DosyaTakip dosyasının incelenmemesi
Kapsamİddianın somutlaştırılmaması
Süre denetimiSatış aşamalarının izlenmemesi

Dördüncü satır, davanın pratik değerini belirler: tedbir alınmazsa dava sürerken satış tamamlanabilir ve karar sonuçsuz kalabilir.

Takip yolu önce belirlenmelidir. Kefile karşı başlatılan takibin ilamsız mı kambiyo mu olduğu, hem itiraz süresini hem başvuru mercisini değiştirir. Bu tespit yapılmadan izlenen yol süre kaybına yol açar.

Kesinleşme Sonrası Yükümlülükler

Dava sonuç vermezse kefil bakımından yeni yükümlülükler doğar.

Yükümlülükler
KonuKuralDayanak
Mal beyanıKesinleşme sonrası beyanİİK m.74
YenilemeYeni mal edinilinceİİK m.75
YaptırımBeyanda bulunmamaİİK m.76
Gerçeğe aykırılıkAykırı beyanİİK m.338
HacizMalvarlığına hacizİİK m.78
HaczedilmezlikKonut ve temel ihtiyaç eşyalarıİİK m.82
MaaşKanuni kesinti sınırıİİK m.83
TaksitHaciz sonrası taahhütİİK m.111

Altıncı ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: kefil bakımından da haczedilmezlik korumaları uygulanır; konut, meslek aracı ve maaş sınırı iddiaları süresinde ileri sürülmelidir.

Rücu hakkı saklıdır. Kefil ödeme yaptığı takdirde asıl borçluya karşı rücu edebilir. Bu nedenle yapılan ödemelerin belgelenmesi ve tutarların kayıt altına alınması gerekir; aksi hâlde rücu talebinde ispat güçlüğü doğar.

Kesinleşme Sonrası Paraya Çevirme

Dava sonuç vermezse kefilin malvarlığı satış sürecine girer.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Satış istemeHacizden itibaren bir yılİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gider yatırılmazsaİİK m.110
Kıymet takdiriRaporun ilgililere tebliğiİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi günİİK m.128/a
Rızaen satışKıymet takdirinden itibaren yedi günİİK m.111/a
Elektronik artırmaPortalda yedi günlük teklif süresiİİK m.111/b
İlanEn az on beş gün önce ilanİİK m.114
İhale bedeliSonuç tutanağının ilanından itibaren yedi günİİK m.118

Beşinci satır, kefil bakımından da kullanılabilir bir imkândır: kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde rızaen satış yetkisi istenebilir ve bu yol daha yüksek bedelle satış sağlayabilir.

Süre denetimi de bir savunmadır. Haciz süresinde satış istenmediği için kanunen düşmüşse, ödeme yapılmasa dahi kaydın terkini talep edilebilir (İİK m.106, m.110). Bu nedenle uzun süredir işlem görmeyen dosyalarda haciz tarihleri denetlenmelidir.

Rızaen satış için borçluya satış yetkisi rehberimize bakabilirsiniz.

Süreç Yönetimi

Kefalet nedeniyle takiple karşılaşıldığında izlenecek adımlar sıralıdır.

Adım listesi
Adımİçerik
BelgeÖdeme emrinin incelenmesi
YolTakibin hangi yola dayandığı
TarihTebliğ tarihinin kaydedilmesi
Süreİtiraz süresinin hesaplanması
DosyaTakip dosyasının incelenmesi
SözleşmeKefalet belgesinin temini
DavaMenfi tespit davası (İİK m.72)
TedbirTakibin durdurulmasının istenmesi

İkinci satır, tüm süreci belirler: takibin ilamsız mı kambiyo mu olduğu, hem itiraz süresini hem başvuru mercisini değiştirir.

Süre kaçarsa dava yolu kalır. İtiraz süresi geçtiğinde takip kesinleşir; kefalet ilişkisinin geçersizliği iddiası bu aşamada ancak menfi tespit davasıyla genel mahkemeye götürülebilir. Dava açılması takibi durdurmaz; tedbir ayrıca istenmelidir.

Dilekçe örnekleri için icra hukuku örnek dilekçeler rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kefalet sözleşmesinin şekil şartı nedir?

TBK m.583 uyarınca kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.

Matbu metinde yazılı olması yeterli mi?

Yeterli değildir. Yargıtay, TBK m.583’teki geçerlilik şartının bu unsurların belgede herhangi bir biçimde yer almasıyla değil, bizzat kefilin el yazısıyla yazılmasıyla sağlanacağını kabul etmiştir.

Şekil şartına aykırılığın sonucu nedir?

Bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği veya kefilin kendi el yazısıyla yazılmamış olması, sözleşmeyi TBK m.12/2 uyarınca kesin hükümsüz kılar. Kesin hükümsüzlük, sözleşmenin baştan itibaren hiçbir hukuki sonuç doğurmaması demektir.

Hâkim kendiliğinden inceler mi?

İnceler. Kesin hükümsüzlük yargılama aşamasında hâkim tarafından resen dikkate alınmalıdır; taraflarca ileri sürülmese dahi hâkim kefalet sözleşmesinin gereken şekilde yapılıp yapılmadığını resen araştırmak zorundadır.

Taraflar bu eksikliği sonradan giderebilir mi?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu şekil şartlarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve tarafların rızasıyla dahi bu eksikliğin giderilemeyeceğini vurgulamıştır.

Eşin rızası neden aranıyor?

TBK m.584/1 uyarınca eşlerden biri, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça ya da yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Kanun koyucu bu hükümle sözleşme serbestisini, ailenin ekonomik bütünlüğünü koruma amacıyla sınırlandırmıştır.

Eş rızası ne zaman verilmiş olmalı?

Rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmesi zorunludur. Eş rızası kefalet sözleşmesinin kurucu geçerlilik şartı olup, yokluğu hâlinde sözleşme baştan itibaren kesin hükümsüzdür.

Eş rızası varsa şekil eksikliği kapanır mı?

Kapanmaz. Geçerlilik denetimi iki katmanlıdır: kefaletin kendi şekli (TBK 583) ve eşin rızası (TBK 584). El yazısıyla azami tutar veya tarih eksikse, eş rızası tam olsa bile kefalet düşer; eş rızasının varlığı TBK 583’teki sakatlığı telafi etmez.

Sonradan yapılan değişikliklerde yeniden rıza gerekir mi?

Limit artışı veya müteselsile dönüş gibi aleyhe işlemlerde yeniden rıza zorunludur. Şekil koşulları da yalnızca sözleşmenin kuruluşunda değil, kefilin sorumluluğunu artıran sonraki değişiklikler bakımından da geçerlidir.

Eş rızasının aranmadığı hâller var mı?

Vardır. Örneğin bir kararda, kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olan şirket ortağı yönünden, kefaletin şirketle ilgili olması nedeniyle TBK m.584 uyarınca eşin rızasının aranmayacağı kabul edilmiştir. Ancak “şirketle ilgili” ibaresinin gerçek işlem bağlantısıyla ispatlanması gerekir.

Eski tarihli kefaletlerde de eş rızası aranır mı?

Yargıtay, zaman bakımından uygulama ilkesine dayanarak kefaletin kurulduğu tarihteki hukuka göre geçerliliğinin esas alınması gerektiğini, TBK m.584’ün geriye yürüyemeyeceğini belirtmiştir.

Menfi tespit davası takibi durdurur mu?

Takipten sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

Takipten önce dava açarsam ne olur?

İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. Mahkeme teminat yatırılınca her hâlde tedbir kararı vermek zorunda değildir.

Dava lehime sonuçlanırsa ne olur?

Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlunun uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir; takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Görevli mahkeme, borçlu olunmadığı iddia edilen alacağın niteliğine göre belirlenir; ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı gündeme gelebileceğinden dava açmadan önce bu husus değerlendirilmelidir.

Bu sayfadaki örnek dilekçe yalnızca bilgilendirme amaçlı genel bir şablondur ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosya kendine özgüdür; süreler hak düşürücü olabilir. Dilekçenizi mutlaka avukatınızla birlikte hazırlayın. Bu içerik avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Post by Av. Fatma Öztürk