📜 Dayanak Mevzuat
- 6100 sayılı HMK m.433 — Hakem kurulunun karar vermesi; hakkaniyet ve nasafet yetkisi
- 6100 sayılı HMK m.435 — Tahkim yargılamasının sona ermesi
- 6100 sayılı HMK m.436/1 — Hakem kararının şeklî unsurları
- 6100 sayılı HMK m.436/2 — Kısmi kararlar
- 6100 sayılı HMK m.436/3 — Bildirim ve kararın mahkemede saklanması (7251 s.K. değişikliği)
- 6100 sayılı HMK m.437, m.439 — Ek kararlar ve iptal davası
Tahkim yargılamasının varış noktası nihai hakem kararıdır. Bu karar, mahkeme ilamıyla aynı icra gücüne sahiptir ve ilamlı icra yoluyla takibe konulabilir.
Tam da bu nedenle kanun, kararın taşıması gereken unsurları ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Madde gerekçesinde belirtildiği üzere, hakem kararı icra edilebilir bir karar olduğundan şeklî unsurları açıkça sayılmıştır.
Kurul Nasıl Karar Verir? HMK m.433
Kurul hâlinde çalışılıyorsa karar oy çokluğuyla verilir.
Başkanın tek başına karar verebileceği hâller
m.433/2 uyarınca, taraflar veya hakem kurulunun diğer üyeleri yetki vermişlerse, hakem kurulu başkanı, yargılama usulü ile ilgili belirli konularda tek başına karar verebilir. Bu, sürecin her ara kararda tam kurul toplanmasını beklemesini önleyen pratik bir mekanizmadır.
Hakkaniyet ve nasafet: açık yetki şartı
m.433/3 kritik bir sınır getirir: hakem veya hakem kurulu, ancak tarafların açıkça yetkili kılmış olmaları şartıyla hakkaniyet ve nasafet kurallarına göre veya dostane çözüm yoluyla karar verebilir.
Pratik sonuç: Klozda böyle bir yetki verilmemişse kurul hukuku uygulamak zorundadır. Açık yetki olmadan hakkaniyet ve nasafete göre verilen karar, iptal davasında tartışma konusu olur.
Yargılama Ne Zaman Sona Erer? HMK m.435
Nihai karar, yargılamayı sona erdiren hâllerden yalnızca biridir. Diğerleri:
- Sulh. Taraflar yargılama sırasında uyuşmazlık konusunda sulh olurlarsa yargılamaya son verilir. Ayrıntı: Tahkimde Sulh ve Hakem Kararı Şeklinde Sulh.
- Yargılamanın sürdürülmesinin gereksiz veya imkânsız hâle gelmesi.
- Süre uzatım talebinin mahkemece reddedilmesi.
- Oybirliği öngörülmüşken kurulun oybirliğiyle karar verememesi.
- Yargılama giderleri için avans yatırılmaması.
Kurulun yetkisi ne olur? m.435/2 uyarınca, m.437 hükmü saklı kalmak üzere, hakem veya hakem kurulunun yetkisi yargılamanın sona ermesiyle ortadan kalkar. Yani kurul yalnızca düzeltme, tavzih ve tamamlama için yeniden devreye girebilir.
Kararınız icra edilebilir mi? Şeklî unsurları kontrol ettirin
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Kararın Şeklî Unsurları: HMK m.436/1
Hakem kararlarında bulunması gereken unsurlar arasında şunlar yer alır:
- Tarafların ve varsa temsilcilerinin bilgileri,
- Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi,
- Bir sıra numarası altında açık ve kesin bir biçimde taraflara yüklenen hak ve borçlar ile yargılama giderleri,
- Karara karşı iptal davası açılabileceği ve süresi,
- Tahkim yeri ve karar tarihi,
- Kararı veren hakem veya hakem kurulu üyelerinin tamamı veya çoğunluğunun imzaları ve karara eklenmiş ise karşı oy yazısı.
İki unsur özellikle önemlidir
Sıra numaralı hüküm fıkrası. Kanunun “açık ve kesin” ifadesini kullanması tesadüfi değildir. İcra dairesi kararı yorumlamak zorunda kalmamalıdır. Tutarların rakam ve yazıyla tutarlı gösterilmesi, faiz başlangıcının belirtilmesi ve gider paylaşımının somutlaştırılması bu maddenin gereğidir.
İmza çoğunluğu. Kararın tüm hakemlerce imzalanması şart değildir; çoğunluğun imzası yeterlidir. Muhalif hakemin imzadan kaçınması kararı sakatlamaz; karşı oy yazısı karara eklenir. Bu, tek bir hakemin kararı bloke etmesini önleyen bir düzenlemedir.
Şekle Uyulmazsa Ne Olur?
Bu, uygulamada yanlış bilinen bir konudur ve Yargıtay’ın yaklaşımı incelikli bir ayrım içerir.
m.436’daki şekle uyulmaması, kanunda iptal nedeni olarak öngörülmemiştir. Ancak bu durum, şekle uygun olmayan kararlara karşı iptal nedenlerinin ileri sürülmesine ve kararın iptaline engel değildir.
Daha da önemlisi: kararın taşıması gereken unsurları hiç taşımaması ve infaz kabiliyetinin bulunmaması durumunda iptali istenebilir ve bu talepte hukuki yararın bulunduğu kabul edilir.
Pratik ayrım:
- Küçük şekil eksikliği — tek başına iptal sebebi değildir; düzeltme veya tavzih yoluyla giderilebilir.
- Unsurların hiç bulunmaması ve icra kabiliyetinin olmaması — iptal talebine dayanak oluşturabilir.
Kısmi Kararlar: m.436/2
Aksi kararlaştırılmadıkça, hakem veya hakem kurulu kısmi kararlar verebilir.
Bu, karmaşık dosyalarda kullanılan önemli bir araçtır. Tipik kullanım alanları:
- Önce yetki ve sorumluluk, sonra miktar (tazminat hesabı ayrı bir aşamaya bırakılır).
- Tartışmasız kalemlerin erken karara bağlanması.
- Zamanaşımı gibi ön sorunların ayrı çözülmesi.
Dikkat: Kısmi karar da bir hakem kararıdır ve kendi iptal süresi işler. Kısmi kararın hangi talepleri kapsadığı belirsizse tavzih istenebilir; kapsam dışı kalan talepler için esas kararın beklenmesi gerekir.
Hüküm fıkrası belirsizse icra aşamasında tartışma çıkar
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Bildirim ve Saklanma: m.436/3
Bu fıkra 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’la değiştirilmiştir. Güncel düzenlemeye göre:
- Hakem kararı; hakem, hakem kurulu başkanı veya ilgili tahkim kurumu tarafından taraflara bildirilir.
- Ayrıca kararın aslı dosya ile birlikte mahkemeye gönderilir ve mahkemece saklanır.
Değişikliğin pratik önemi, bildirim yetkisinin tahkim kurumuna da tanınmış olmasıdır. Kurumsal tahkimde bildirim kurum sekretaryası üzerinden yapılabilir.
Bildirim tarihi neden kritik? Üç ayrı süre bu tarihle işler: düzeltme ve tavzih için iki hafta, tamamlama için bir ay, iptal davası için bir ay. Bu nedenle bildirim tarihi mutlaka kayda geçirilmelidir.
Karar Sonrası: Üç Yol
| Durum | Yol | Süre |
|---|---|---|
| Maddi hata veya belirsizlik | Düzeltme / tavzih (m.437) | İki hafta |
| Karara bağlanmamış talep | Tamamlama (m.437/4) | Bir ay |
| İptal sebebi | İptal davası (m.439) | Bir ay |
Bunların dışında bir yol yoktur; hakem kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulamaz.
İcra: Karar Nasıl Uygulanır?
Millî hakem kararı, ayrıca bir tenfiz kararına ihtiyaç duymadan ilamlı icra yoluyla takibe konulur. Bu bakımdan mahkeme ilamıyla arasında fark yoktur.
İptal davası icrayı durdurmaz. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine, hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak teminat gösterilmek şartıyla icra durdurulabilir.
Yabancı hakem kararlarında ise durum farklıdır: bunların Türkiye’de icra edilebilmesi için önce tenfiz kararı alınması gerekir.
Gerekçe: Ne Kadar Yazılmalı?
Kanun kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçenin gösterilmesini arar. Ancak gerekçenin ne kadar ayrıntılı olması gerektiği uygulamada tartışılır.
Ölçüt şudur: okuyucunun kurulun sonuca nasıl vardığını izleyebilmesi. Gerekçenin kısa olması tek başına kusur değildir; kurulun akıl yürütmesinin hiç anlaşılamaması ise sorundur.
Uygulamada gerekçenin zayıf kalmasının iki tipik sebebi vardır. Birincisi, kurulun esaslı bir savunmayı hiç karşılamamış olması — bu, hukuki dinlenilme hakkının “dikkate alınma” bileşenine dokunur. İkincisi, hesaplamanın dayanağının gösterilmemesi; özellikle tazminat ve hakediş uyuşmazlıklarında tutarın nasıl bulunduğu izlenebilir olmalıdır.
Kurul için pratik ölçüt: Her esaslı iddia ve savunma için kararda bir karşılık bulunmalı; reddediliyorsa gerekçesi yazılmalıdır. Bu, hem m.436’nın gereğini karşılar hem de iptal davasında en çok dayanılan sebepleri baştan zayıflatır.
Karşı Oy Yazısı
Muhalif hakemin görüşü karara eklenir ancak bağlayıcı olan çoğunluk kararıdır.
Bunun iki pratik sonucu vardır:
- Karşı oydaki değerlendirmeye dayanarak tavzih istenemez. Tavzih, hüküm fıkrasındaki belirsizliği giderir; karşı oy hüküm fıkrasının parçası değildir.
- Karşı oy, iptal davasında doğrudan dayanak oluşturmaz. Muhalif hakemin çoğunlukla aynı fikirde olmaması bir iptal sebebi değildir. Ancak karşı oyda bir usul kusuruna işaret ediliyorsa — örneğin bir tarafa cevap imkânı tanınmadığı belirtiliyorsa — bu, iptal dilekçesinde delil olarak kullanılabilir.
Karar Sonrası Sık Yapılan Dört Hata
- Bildirim tarihini kaydetmemek. Üç ayrı süre bu tarihle işler ve en kısası iki haftadır. Kararı rafa kaldırmak, düzeltme ve tavzih imkânını kaybettirir.
- Belirsiz hüküm fıkrasıyla icraya geçmek. Rakam ile yazı uyuşmuyorsa ya da faiz başlangıcı belirtilmemişse, icra dairesinde çıkacak tartışma tavzihle önlenebilecekken aylar kaybettirir.
- Karara bağlanmayan talebi fark etmemek. Hüküm fıkrası ile dava dilekçesindeki talepler karşılaştırılmazsa, tamamlama için verilen bir aylık süre kaçırılır ve o talep bakımından icra edilebilir bir hüküm kalmaz.
- İki yolu birbirinin alternatifi sanmak. Düzeltme ve iptal farklı kurumlardır ve süreleri ayrı işler. Kararda hem düzeltilebilir bir kusur hem iptal sebebi varsa ikisi paralel yürütülmelidir.
Kurumsal Tahkimde Farklar
Kurumsal bir yargılamada karar aşaması bazı ek adımlar içerebilir:
- Kurum incelemesi. Kimi kural setleri, karar taslağının kurum tarafından şeklî bakımdan incelenmesini öngörür. Bu, m.436’daki unsurların eksik kalma riskini azaltır.
- Bildirim kurum üzerinden. m.436/3’teki değişiklik bu uygulamaya açıkça imkân tanımıştır.
- Ek karar usulü. Düzeltme, tavzih ve tamamlama talepleri kurum sekretaryası üzerinden iletilebilir ve kurum kurallarındaki süreler HMK’dakinden farklı olabilir.
Bu nedenle kurumsal bir yargılamada karar elinize geçtiğinde ilk yapılacak iş, kanundaki süreleri varsaymak değil, uygulanan kural setindeki süreleri teyit etmektir.
Kararı Aldığınızda: Kontrol Listesi
- Bildirim tarihini kaydedin. Üç ayrı süre bu tarihle işler.
- Hüküm fıkrasını okuyun. Tutarlar, faiz başlangıcı ve giderler açık ve kesin mi?
- İmzaları kontrol edin. Çoğunluk imzası var mı, karşı oy yazısı eklenmiş mi?
- İptal davası bilgisi var mı bakın. Kanun bunun kararda gösterilmesini arar.
- Talepleriniz karşılanmış mı? Karara bağlanmamış bir talep varsa tamamlama süresi bir aydır.
- İcra kabiliyetini değerlendirin. Hüküm fıkrası icra dairesinde yorum gerektirmemelidir.
- İki yolu paralel değerlendirin. Hem düzeltilebilir kusur hem iptal sebebi varsa süreler ayrı işler.
İlgili Rehberler
Genel rehber
İlgili konular
Sıkça Sorulan Sorular
Hakem kurulu nasıl karar verir?
Kurul hâlinde çalışılıyorsa karar oy çokluğuyla verilir.
Başkan tek başına karar verebilir mi?
Taraflar veya diğer üyeler yetki vermişse, yargılama usulüyle ilgili belirli konularda tek başına karar verebilir.
Hakemler hakkaniyete göre karar verebilir mi?
Ancak tarafların açıkça yetkili kılmış olmaları şartıyla hakkaniyet ve nasafet kurallarına göre veya dostane çözüm yoluyla karar verebilirler.
Kararda neler bulunmalıdır?
Taraf bilgileri, hukuki sebepler ve gerekçe, sıra numaralı hüküm fıkrası ve giderler, iptal davası bilgisi, tahkim yeri ve tarih, imzalar ve varsa karşı oy yazısı.
Tüm hakemlerin imzası şart mı?
Hayır. Üyelerin tamamının veya çoğunluğunun imzası yeterlidir; karşı oy yazısı karara eklenir.
Şekle uyulmaması iptal sebebi midir?
Şekle uyulmaması kanunda iptal nedeni olarak öngörülmemiştir; ancak bu durum iptal nedenlerinin ileri sürülmesine engel değildir.
Hangi hâlde şekil kusuru iptale yol açabilir?
Kararın taşıması gereken unsurları hiç taşımaması ve infaz kabiliyetinin bulunmaması hâlinde iptali istenebilir.
Kısmi karar verilebilir mi?
Evet. Aksi kararlaştırılmadıkça hakem veya hakem kurulu kısmi kararlar verebilir.
Kısmi kararın kendi süresi işler mi?
Evet. Kısmi karar da bir hakem kararıdır ve iptal süresi kendisi bakımından işler.
Kararı kim bildirir?
7251 sayılı Kanun değişikliği sonrası hakem, hakem kurulu başkanı veya ilgili tahkim kurumu tarafından taraflara bildirilir.
Kararın aslı nerede saklanır?
Kararın aslı dosya ile birlikte mahkemeye gönderilir ve mahkemece saklanır.
Bildirim tarihi neden önemli?
Düzeltme ve tavzih için iki hafta, tamamlama ve iptal davası için birer aylık süreler bu tarihle işler.
Yargılama başka nasıl sona erer?
Sulh, sürdürmenin gereksiz veya imkânsız hâle gelmesi, süre uzatım talebinin reddi, oybirliği sağlanamaması ve gider avansının yatırılmaması hâllerinde.
Karar sonrası kurulun yetkisi devam eder mi?
Kural olarak sona erer; yalnızca m.437 kapsamındaki düzeltme, tavzih ve tamamlama için devam eder.
Hakem kararı nasıl icra edilir?
Millî hakem kararı ayrıca tenfize gerek olmadan ilamlı icra yoluyla takibe konulur.
Karara karşı temyiz yolu var mı?
Hayır. İstinaf veya temyiz yoluna başvurulamaz; yalnızca iptal davası açılabilir.


