Askerî Ceza Kanununun en ağır cezalarını barındıran suç grubu, birden fazla asker kişinin birlikte hareket ettiği hâllerdir. Bu grup iki ana suçtan oluşur: fesat (m. 97) ve askerî isyan (m. 100). İkisi arasındaki fark, uygulamada cezanın yıllarla ölçülen bir farkına dönüşür.
Bu suçların en dikkat çekici yanı, kanunun aynı fasılda üç ayrı kurtuluş ve indirim yolu öngörmüş olmasıdır. Bunlar uygulamada çok az bilinir ve savunmanın en değerli araçlarıdır.
Fesat: Anlaşmanın Kendisi Suçtur (m. 97)
Kanunun 97. maddesine göre; birden fazla askerî şahıs bir amire veya üste hep birlikte itaatsizlik veya mukavemet veya fiilen taarruz etmek için ittifak ederlerse fesat sayılır. Maddede atıf yapılan suçlar 86, 90 ve 91. maddelerdir.
Buradaki kritik nokta şudur: fesatta suç, anlaşmanın kendisidir. Eylemin gerçekleşmiş olması aranmaz. Ceza şöyle belirlenir: ittifak edenlerin yapmak için anlaştıkları cürme uygulanacak kanun maddesine göre tayin edilir ve ölüm ile müebbet ağır hapis dışındaki hâllerde üç aydan iki seneye kadar artırılır.
İttifak edenler suçu gerçekten işlerse, ceza ölüm ve müebbet ağır hapis dışındaki hâllerde 50. madde uyarınca artırılır. Kanunun 50. maddesine göre, cezanın artırılacağı yazılı olan yerlerde ceza iki misline kadar çoğaltılabilir; ancak ceza, o cürüm için kanunda yazılı azami haddi geçemez.
Fesadı Haber Vermemenin Cezası (m. 98)
Kanun, fesattan haberdar olup susmayı da cezalandırır. 98. maddeye göre; fesat hakkında herhangi bir suretle haber alıp da fesada veya fesadın fiile çıkmasına engel olacak kadar vaktinde bilgi vermekte ihmal eden, fesat fiile çıktığı takdirde üç seneye kadar hapsolunur.
Maddedeki iki şart savunmada tartışılır: bilgi gerçekten alınmış mıydı (söylenti ile haber almak farklıdır) ve engel olmaya yetecek bir zaman var mıydı? Ayrıca suçun oluşması için fesadın fiile çıkmış olması gerekir; fiile çıkmayan bir fesatta bu madde uygulanmaz.
Toplu bir olay nedeniyle mi soruşturuluyorsunuz?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Cezadan Kurtulma: Madde 99
Bu, Kanunun en az bilinen ve en güçlü hükümlerinden biridir. 99. maddeye göre; fesat için ittifak edenlerden biri, başka suretle bilgi alınmadan, fesadın fiile çıkmasına engel olunması mümkün olacak hâl ve zamanda haber verirse cezadan kurtulur.
Metindeki ifade “cezası indirilir” değil, “cezadan kurtulur”dur. Yani tam bir cezasızlık hâli öngörülmüştür. Ancak iki şart birlikte aranır:
- Haber, idarenin başka bir yoldan bilgi almasından önce verilmiş olmalıdır. Zaten öğrenilmiş bir fesadın haber verilmesi bu hükmü işletmez.
- Haber, fesadın fiile çıkmasına engel olunabilecek hâl ve zamanda verilmelidir. Geç kalan bir bildirim yeterli olmaz.
Bu nedenle bir fesat iddiasıyla karşılaşan kişinin, bildirimin tam zamanını ve idarenin o an bilgi sahibi olup olmadığını belgelemesi belirleyicidir. Yazışma kayıtları, tutanak saatleri ve tanık beyanları bu noktada dosyanın merkezine yerleşir.
Askerî İsyan: Fiile Geçmiş Hâl (m. 100)
Kanunun 100. maddesine göre; birden fazla askerî şahıs, gürültü patırtı ile veya alenen toplanarak bir amire veya üste itaatsizliğe, mukavemete veya fiilen taarruza birlikte kalkışırlarsa “askerî isyan” sayılır.
Ceza ağırdır: toplanmaya iştirak edenlerin her biri beş seneden, seferberlikte on seneden az olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezasıyla cezalandırılır.
Fesat ile isyan arasındaki farkı ayırt eden iki unsur vardır: isyanda toplanma ve fiile kalkışma aranır. Fesat bir anlaşma, isyan ise gerçekleşmiş bir toplu hareket hâlidir.
Önayak Olanlar (m. 101) ve Düşman Karşısı (m. 102)
101. maddeye göre (Değişik: 22/1/2004-5078/2 md.); askerî isyanın reisi veya mürettibi veya önayak olanları ile asilerden amire ve üste zorla müessir fiillerde bulunanlar, tek başlarına yaptıkları suç müebbet ağır hapis cezasını gerektirmiyorsa on seneden az olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezasıyla cezalandırılır. Askerî isyan seferberlikte yapılmışsa bu kişilere ölüm cezası verilir.
102. maddeye göre askerî isyan düşman karşısında yapılmışsa, isyana iştirak edenlerin hepsine ölüm cezası verilir.
Kimler “Önayak” Sayılır? (m. 104)
104. madde, önayak olmasa dahi reis ve müşevvik cezalarıyla cezalandırılacak kişileri sayar. Askerî fesat ve isyana iştirak edenlerden şunlar bu kapsamdadır:
- (A) Amir ve üst tarafından şahsına yönelen itaat emrine karşı itaatsizlikte söz ile veya fiilen ısrar eden
- (B) Askerî işareti kötüye kullanarak veya sair işaretler vererek isyanın vukuunu kolaylaştıran
- (C) Asiler arasında en büyük rütbelisi veya en kıdemlisi olan
(C) bendi savunmada özellikle önemlidir: kişi hiçbir öncülük yapmamış olsa dahi, yalnızca rütbe veya kıdem üstünlüğü nedeniyle önayak sayılabilmektedir. Bu durumdaki bir kişi bakımından, olaydaki fiilî rolünün ortaya konması ve aşağıda ele alacağımız indirim hükümlerinin işletilmesi kritik hâle gelir.
Nedamet İndirimi: Madde 103
Kanunun ikinci kurtuluş yolu buradadır ve fesat ile isyanın ikisini de kapsar. 103. maddeye göre:
- Birinci fıkra: Bir fesada veya askerî isyana iştirak edip de amirlere veya üstlere zorla müessir fiiller yapmadan önce, nedametle intizam ve inzıbata dönenler; fesat ve isyanın reisi, mürettibi veya önayakları değillerse iki seneye kadar hapsolunurlar.
- İkinci fıkra: Amir veya üste zorla müessir fiiller yapılmaksızın fesat ve isyana iştirak edenlerin hepsi intizam ve disipline dönerlerse; reis, mürettip veya önayak olanları bir seneden beş seneye kadar hapsolunur.
Rakamların anlamı büyüktür. Askerî isyanın temel cezası beş seneden az olmamak üzere muvakkat ağır hapistir. Nedamet hâlinde bu, sıradan iştirakçi için iki seneye kadar hapse iner. Önayak olanlar bakımından ise on seneden az olmayan ceza, ikinci fıkra koşulları gerçekleşirse bir seneden beş seneye kadar hapse iner.
Hükmün işlemesi için aranan şartlar şunlardır: dönüşün zorla müessir fiiller yapılmadan önce gerçekleşmesi ve nedametle intizam ve inzıbata dönülmesi. İkinci fıkrada ayrıca iştirak edenlerin hepsinin disipline dönmesi aranır.
Dosyada belgelenmesi gereken şey, dönüşün tam anıdır: kim, ne zaman, hangi eylemden önce disipline döndü? Tutanak saatleri, tanık beyanları ve varsa kamera kayıtları bu tespiti mümkün kılar.
Az Vahim Hâl İndirimi: Madde 105
Üçüncü indirim yolu 105. maddededir ve yine belirgin bir düşüş sağlar. Maddeye göre; 94, 100, 101 ve 104. maddelerdeki suçlar az vahim oldukları hâlde:
- 94. maddenin birinci fıkrasındaki ve 100. maddedeki cezalar → altı ay, seferberlikte bir sene hapis cezasına,
- 94. maddenin ikinci fıkrası, 101. maddenin birinci fıkrası ve 104. maddedeki cezalar → bir sene hapis, seferberlikte iki sene hapis cezasına,
- 102. maddedeki ceza → müebbet ağır hapis veyahut beş seneden az olmamak üzere ağır hapis veya hapis cezasına
indirilebilir.
Yani askerî isyanın “beş seneden az olmamak üzere muvakkat ağır hapis” olan temel cezası, az vahim hâlde altı ay hapse kadar inebilmektedir. Bu, ceza hukukunda ender görülen genişlikte bir indirim aralığıdır ve savunmanın en verimli alanıdır.
“Az vahim hâl” kanunda tanımlanmadığından somut olayın bütünü üzerinden değerlendirilir: olayın süresi ve şiddeti, katılan kişi sayısı, hizmete verilen zararın derecesi, olayın kendiliğinden mi yoksa müdahaleyle mi sona erdiği, kişinin olaydaki fiilî rolü ve geçmiş sicili.
İsyan Muharriki (m. 94)
Bu fasılla doğrudan bağlantılı bir suç tipi daha vardır. 94. maddeye göre; birden fazla askerî şahsı hep birlikte amire veya üste itaatsizliğe, mukavemete veyahut fiilen taarruza sevk ve tahrik eden isyan muharriki sayılır.
Suç yapılmamış veya yapılmaya teşebbüs edilmemişse isyan muharriki beş seneden az olmamak üzere ağır hapis cezasıyla cezalandırılır. Tahrik sebebiyle askerî hizmete önemli bir zarar gelmişse ceza on seneden az olmamak üzere ağır hapistir. Seferberlikte isyan muharrikine ölüm cezası verilir.
Tek kişiyi tahrik eden ise 93. maddedeki muharrik kapsamındadır. Bu maddeye göre askerî şahıslardan birini amire veya üste karşı itaatsizliğe, mukavemete, fiilen taarruza sevk ve tahrik eden muharrik sayılır; suç teşebbüs derecesinde kalmışsa üç aydan iki seneye ve seferberlikte altı aydan beş seneye kadar hapsolunur — ancak ceza hiçbir hâlde müteşebbisin cezasından şiddetli olmaz. Suç yapılmışsa muharrik cürme şerik olur.
İzinsiz Toplanma ve Beyanat (m. 95)
Toplu hareketin daha hafif bir biçimi 95. maddede düzenlenmiştir (Değişik: 25/5/1972-1590/1 md.). Hakkı ve görevi olmadığı hâlde askerî muamelat, teşkilat, harekât, tesisat veya tertibata ilişkin işler hakkında:
- Müzakere veya istişare için asker kişileri toplayan,
- Birlikte beyanat veya şikâyette bulunmak üzere imza toplayan,
- Birlikte beyanat veya şikâyette bulunan,
- Her ne suretle olursa olsun gösteri veya tezahürat yapan,
kim olursa olsun altı aydan üç seneye kadar hapsolunur. Toplantıya bilerek katılanlar ile beyanat ve şikâyetlere imza koyanlar altı aya kadar hapsolunur.
Maddenin üçüncü fıkrasına göre; kendisine özel bir izin verilmediği hâlde, görevi ve sıfatı gereği öğrendiği askerî muamelat, teşkilat, harekât, tesisat veya tertibata ilişkin işler hakkında beyanat veren, yazı yazan veya sair surette açıklamada bulunanlar, fiil daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde altı aydan üç seneye kadar hapsolunur.
Dördüncü fıkra ise şudur: astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye yönelik olarak alenen tahkir veya tezyif edici fiil ve harekette bulunanlar altı aydan üç seneye kadar hapsolunur. Bu suçların basın yoluyla işlenmesi hâlinde ceza artırılarak verilir.
Önemli bir usul kuralı: maddenin 3 ve 4. fıkralarındaki suçlar hakkında soruşturma yapılması Millî Savunma Bakanının iznine tabidir.
Mahkûmiyetin Sonuçları
Ek Madde 11 uyarınca 97, 98, 100, 101 ve 102. maddelerdeki suçlar sırf askerî suçlar arasında sayılmıştır. Bunun sonuçları şunlardır:
- Erteleme (m. 47): Netice cezanın üç ay veya daha fazla olması hâlinde ceza ertelenmez.
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (Ek m. 17): Altı ay veya daha fazla hapis cezasında uygulanmaz.
- Önödeme (Ek m. 8): Uygulanmaz.
- Tutuklama (Ek m. 14): Sırf askerî suçlarda tutuklama yasağına ilişkin hükümler uygulanmaz.
- TSK’dan çıkarma (m. 30): Bir seneden fazla hapis cezası ile hükümlülük, subay, astsubay ve uzman jandarmalar bakımından Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarmayı gerektirir.
Bu suçların temel cezalarının yüksekliği düşünüldüğünde, savunmanın hedefi çoğu zaman m. 103 nedamet indirimi veya m. 105 az vahim hâl indirimi üzerinden netice cezayı bu eşiklerin altına çekmektir.
Dosyanızı birlikte değerlendirelim.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Ne Yapmalısınız?
Fesat mı isyan mı ayırın. Fesatta anlaşmanın kendisi, isyanda toplanma ve fiile kalkışma aranır. Nitelendirme cezayı kökten değiştirir.
Bildirim zamanını belgeleyin. Fesatta m. 99 tam bir cezasızlık öngörür; ancak bildirimin idarenin başka yoldan bilgi almasından önce ve engel olunabilecek zamanda yapılmış olması gerekir.
Nedamet anını tespit ettirin. m. 103, zorla müessir fiiller yapılmadan önce disipline dönenlere belirgin indirim sağlar. Dönüşün tam anı tutanak ve tanıklarla belgelenmelidir.
Az vahim hâl için delil toplayın. m. 105, askerî isyanın cezasını altı aya kadar indirebilir. Olayın süresi, şiddeti, hizmete verilen zarar ve kişinin fiilî rolü bu değerlendirmede belirleyicidir.
“Önayak” nitelendirmesine dikkat edin. m. 104/C uyarınca yalnızca en yüksek rütbeli veya en kıdemli olmak bile önayak sayılmaya yeter; bu durumda fiilî rolün ortaya konması şarttır.
Soruşturma iznini kontrol edin. m. 95’in 3 ve 4. fıkralarındaki suçlarda soruşturma Millî Savunma Bakanının iznine tabidir; ayrıca tüm askerî suçlarda Ek m. 15 uyarınca izin aranır.
Sıkça Sorulan Sorular
Fesat suçu ne zaman oluşur?
AsCK 97. maddeye göre birden fazla askerî şahsın bir amire veya üste hep birlikte itaatsizlik, mukavemet veya fiilen taarruz etmek için ittifak etmesi fesat sayılır. Suç, anlaşmanın kendisidir; eylemin gerçekleşmiş olması aranmaz.
Fesat ile askerî isyan arasındaki fark nedir?
Fesat bir anlaşma hâlidir; eylem gerçekleşmese de suç oluşur. Askerî isyan ise 100. maddeye göre birden fazla askerî şahsın gürültü patırtı ile veya alenen toplanarak amire veya üste itaatsizliğe, mukavemete veya fiilen taarruza birlikte kalkışmasıdır; toplanma ve fiile kalkışma unsurları aranır.
Askerî isyanın cezası nedir?
AsCK 100. maddeye göre toplanmaya iştirak edenlerin her biri beş seneden, seferberlikte on seneden az olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezasıyla cezalandırılır. Reis, mürettip veya önayak olanlar 101. maddeye göre on seneden az olmamak üzere ağır hapisle; seferberlikte ölüm cezasıyla cezalandırılır. Düşman karşısında yapılan isyanda 102. madde uyarınca iştirak edenlerin hepsine ölüm cezası verilir.
Fesadı haber verirsem ceza alır mıyım?
AsCK 99. maddeye göre fesat için ittifak edenlerden biri, başka suretle bilgi alınmadan ve fesadın fiile çıkmasına engel olunması mümkün olacak hâl ve zamanda haber verirse cezadan kurtulur. Madde ceza indirimi değil, tam bir cezasızlık öngörmüştür.
Nedamet indirimi nasıl işler?
AsCK 103. maddeye göre fesada veya isyana iştirak edip amirlere zorla müessir fiiller yapmadan önce nedametle intizam ve inzıbata dönenler, reis, mürettip veya önayak değillerse iki seneye kadar hapsolunur. İştirak edenlerin hepsi disipline dönerse reis, mürettip veya önayak olanlar bir seneden beş seneye kadar hapsolunur.
Az vahim hâl indirimi ne kadar düşürür?
AsCK 105. maddeye göre 100. maddedeki ceza az vahim hâlde altı ay, seferberlikte bir sene hapis cezasına; 101. maddenin birinci fıkrası ve 104. maddedeki cezalar bir sene, seferberlikte iki sene hapis cezasına indirilebilir. Yani askerî isyanın beş seneden az olmayan temel cezası altı ay hapse kadar inebilir.
Sadece kıdemli olduğum için önayak sayılabilir miyim?
AsCK 104. maddenin (C) bendine göre asiler arasında en büyük rütbeli veya en kıdemli olan kişi de reis ve müşevvik cezalarıyla cezalandırılır. Bu durumdaki bir kişi bakımından olaydaki fiilî rolün ortaya konması ve 103 ile 105. maddelerdeki indirim hükümlerinin işletilmesi kritik önem taşır.
Birlikte dilekçe vermek suç mudur?
AsCK 95. maddeye göre hakkı ve görevi olmadığı hâlde askerî muamelat, teşkilat, harekât, tesisat veya tertibata ilişkin işler hakkında birlikte beyanat veya şikâyette bulunmak üzere imza toplayan ya da birlikte beyanat veya şikâyette bulunan altı aydan üç seneye kadar hapsolunur. Toplantıya bilerek katılanlar ile imza koyanlar altı aya kadar hapsolunur.
📘 İlgili Rehberler
Bu içerik Askerî Personel Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için Askerî Personel Hukuku Rehberi ve İdare Hukuku Rehberi sayfalarına bakabilirsiniz.


