Eşyalı Evden Çıkarken Demirbaş ve Eşya Bedeli İsteniyor: TBK m.334-335 ve Depozito Rejimi
25 Temmuz 2026

Eşyalı Evden Çıkarken Demirbaş ve Eşya Bedeli İsteniyor: TBK m.334-335 ve Depozito Rejimi

Eşyalı bir evden çıkarken kiraya verenin demirbaş, eşya bedeli veya onarım masrafı talep etmesi Türkiye’de en yaygın kira uyuşmazlıklarından biridir. Oysa Türk Borçlar Kanunu bu konuda kiracıyı iki güçlü hükümle korur. Birincisi: kiracı, sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir — üç yıl oturulan bir evde koltuğun yıpranması, duvarın sararması, buzdolabının performans kaybı olağandır. İkincisi ve daha az bilineni: kiraya veren, geri verme sırasında kiralananı gözden geçirip kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmezse, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Yani çıkıştan haftalar sonra gelen “şu eşya kırılmış” telefonu, çoğu dosyada hukuken geç kalmış bir taleptir.

Depozitonuz mu iade edilmiyor, çıkışta demirbaş bedeli mi isteniyor?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Eşyalı Kirada İki Ayrı Borç Vardır

Eşyalı kiralamada uyuşmazlıkların kaynağı çoğu zaman kavramların karıştırılmasıdır. Aslında birbirinden bağımsız iki borç söz konusudur:

  • Taşınmazın geri verilmesi — dairenin kendisi, sabit tesisatı, kapı, pencere, mutfak dolabı, banyo armatürleri gibi bütünleyici parça niteliğindeki unsurlar.
  • Eşya ve demirbaşların geri verilmesi — beyaz eşya, mobilya, televizyon, halı, perde gibi taşınır nitelikteki unsurlar.

Her ikisi de kira sözleşmesinin konusuna dâhildir ve aynı hukuki rejime tabidir; ancak ispat bakımından farklı davranırlar. Taşınmazdaki bir kusur çoğu zaman gözle görülür ve süreklidir; bir eşyanın “eksik” veya “hasarlı” olduğu iddiası ise ancak giriş anındaki durumla karşılaştırıldığında anlam kazanır. Bu nedenle eşyalı kirada teslim tutanağı ve demirbaş listesi, sözleşmenin kendisi kadar önemlidir.

TBK m.334: Geri Verme Borcunun Sınırı

Kanun’un 334 üncü maddesi iki fıkradan oluşur ve her iki fıkra da kiracı lehinedir.

“Kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa, kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir.

Kiracının, sözleşmenin sona ermesi hâlinde, sözleşmeye aykırı kullanmadan doğacak zararları giderme dışında, başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmalar geçersizdir.

Birinci fıkra: olağan eskime sorumluluk doğurmaz

Kural, kiralananın teslim alındığı durumda geri verilmesidir. Ancak bu kural, ikinci cümleyle önemli ölçüde yumuşatılmıştır: sözleşmeye uygun kullanmadan doğan eskime ve bozulmalar kiracıya yüklenemez.

Buradaki ölçüt “hasar var mı” değil, “kullanım sözleşmeye uygun muydu” sorusudur. Bir eşya normal kullanımla yıpranmışsa — ki her eşya yıpranır — bu, kiralamanın doğasında olan bir sonuçtur ve kira bedelinin karşılığıdır. Kiraya veren, kiralananı kullanılmak üzere vermiştir; kullanılmasının izini talep edemez.

İkinci fıkra: emredici koruma

Bu fıkra, uygulamada en çok işe yarayan ama en az bilinen hükümdür. Kiracının, sözleşmeye aykırı kullanmadan doğacak zararları giderme dışında başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmalar geçersizdir.

Hüküm emredicidir; taraflar aksini kararlaştıramaz. Standart kira sözleşmelerinde sıkça görülen şu kayıtlar bu nedenle geçersizdir:

  • “Kiracı çıkışta daireyi boyatarak teslim edecektir.”
  • “Kiracı, kiralananda yaptığı tüm değişiklikleri eski hâline getirmekle yükümlüdür.”
  • “Çıkışta bir aylık kira bedeli tutarında tamirat ücreti ödenecektir.”
  • “Demirbaşlar çıkışta sıfır gibi teslim edilecektir.”
  • “Herhangi bir eksiklik hâlinde depozito iade edilmez.”

Bu tür kayıtlar, sözleşmeye aykırı kullanmadan doğan somut zarar ile ilgisiz oldukları ölçüde hükümsüzdür. Kiraya veren, depozitodan kesinti yapmak veya tazminat istemek için somut zararı ve nedenselliği göstermek zorundadır: hangi eşya, ne şekilde, hangi kullanım nedeniyle hasar görmüştür?

Kaldırılan karine: ispat yükünde sessiz değişiklik

Bu, dosya kazandıran teknik bir ayrıntıdır. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 266 ncı maddesinin üçüncü fıkrası bir yasal karine öngörüyordu: kiracının kiralananı iyi bir durumda teslim aldığı asıldı ve aksini iddia eden kiracı bunu ispatlamak zorundaydı.

Türk Borçlar Kanunu’nun 334 üncü maddesinde bu karineye yer verilmemiştir.

Sonuç şudur: artık “kiracı evi ve eşyaları kusursuz teslim aldı” varsayımı kanundan çıkarılamaz. Kiralananın giriş anındaki durumunu ve iddia edilen hasarın kiracı döneminde doğduğunu ileri süren taraf ispatlamalıdır. Giriş tutanağı bulunmayan dosyalarda bu, kiraya veren aleyhine ciddi bir güçlük yaratır.

TBK m.335: Kiraya Verenin Gözden Geçirme ve Bildirme Yükü

Kiracının geri verme borcu, karşı tarafta bir külfet doğurur. Kanun’un 335 inci maddesi şöyledir:

“Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur.

Bu hükmün pratik gücü büyüktür. Üç unsuru vardır:

  1. Gözden geçirme zamanı: “geri verme sırasında”. İnceleme, anahtar teslimi anında yapılmalıdır. Aylar sonra yapılan tespit, bu yükümlülüğü karşılamaz.
  2. Bildirim biçimi: “yazılı”. Telefon görüşmesi, sözlü ihtar veya mesajla yapılan genel şikâyet bu şartı karşılamaz. Uygulamada en güvenli yol, noter ihtarnamesi veya karşılıklı imzalı tutanaktır.
  3. Bildirim zamanı: “hemen”. Kanun somut bir gün sayısı vermez; ancak “hemen” ifadesi, makul olmayan gecikmeyi dışlar. Çıkıştan haftalar veya aylar sonra gelen bildirimler bu ölçütü karşılamakta zorlanır.

Yaptırım mutlaktır: bildirim yapılmazsa kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Yani zarar gerçekten doğmuş olsa bile, usule uyulmadığı için talep edilemez hâle gelir. Kiracının savunmasında ilk sorulacak soru budur: çıkış anında yazılı bildirim yapıldı mı?

Elbette bu, teslim anındaki olağan incelemeyle fark edilemeyecek nitelikteki gizli eksiklikler bakımından farklı değerlendirmelere yol açabilir; ancak gözle görülebilir eşya hasarları ve eksiklikler bakımından kural nettir.

Tahliye ne zaman tamamlanmış sayılır? Anahtar meselesi

Yargıtay uygulamasında yerleşik bir kural vardır: gerçek ve usulüne uygun tahliyeden söz edilebilmesi için kiracının tahliye edeceğini ihtarla bildirmiş olması yeterli değildir; aynı zamanda taşınmazı boşaltıp anahtarını da kiraya verene teslim etmesi gerekir. Hukuki bir teslimden bahsedilebilmesi için bu hususun yerine getirilmesi şarttır.

Bunun iki yönlü sonucu vardır:

  • Kiracı için: evi boşaltıp anahtarı elinde tutmak, kira borcunun işlemeye devam etmesine yol açabilir. Anahtar teslimi mutlaka belgelenmelidir — imzalı tutanak, noter kanalı veya en azından tarih içeren yazılı bir teyit.
  • Kiraya veren için: anahtar teslim alındığı an, m.335’teki gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğünün başladığı andır.

Teslim Tutanağı ve Demirbaş Listesi: Dosyanın Belkemiği

Eşyalı kirada uyuşmazlıkların büyük kısmı, giriş anındaki durumun belgelenmemiş olmasından doğar. İyi hazırlanmış bir giriş tutanağı, çıkışta yaşanacak tartışmanın yüzde doksanını baştan bitirir.

Giriş tutanağında bulunması gerekenler

  • Eşyanın tek tek dökümü — “salon takımı” değil, “üç kişilik kanepe, iki tekli koltuk, orta sehpa” gibi ayrıntılı.
  • Marka, model ve varsa seri numarası — özellikle beyaz eşya ve elektronik cihazlarda.
  • Yaş ve mevcut durum — “beş yaşında, sol kapağında çizik var” gibi. Mevcut kusurların yazılması kiracıyı korur.
  • Çalışır durumda olup olmadığı — cihazların teslim anında denenip denenmediği.
  • Sayaç endeksleri — elektrik, su, doğal gaz. Abonelik devri ayrı bir konudur: Taşınırken Abonelik Devri, Kapama ve Güvence Bedeli.
  • Taşınmazın durumu — boya, zemin, kapı, pencere, tesisat.
  • Tarih ve her iki tarafın imzası.

Fotoğraf ve tarihlendirme

Yazılı tutanağın yanına tarihli fotoğraf eklenmesi güçlü bir delil oluşturur. Fotoğrafların dijital üstverisi (çekim tarihi) çoğu zaman tartışma konusu olduğundan, fotoğrafların tutanağa referansla çıktı alınıp imzalanması veya e-posta yoluyla karşı tarafa gönderilerek tarihinin sabitlenmesi tercih edilmelidir. Aynı işlem çıkışta da tekrarlanmalıdır; giriş ve çıkış görüntülerinin karşılaştırılması bilirkişi incelemesinde belirleyici olur.

Tutanak yoksa ne olur?

Tutanak bulunmaması kiracı aleyhine bir karine doğurmaz — yukarıda açıklandığı üzere eski kanundaki karine kaldırılmıştır. Bu durumda kiraya veren, iddia ettiği hasarın kendi döneminde değil kiracı döneminde doğduğunu başka delillerle ispatlamak zorundadır: önceki kiracıya ait belgeler, fatura ve garanti kayıtları, tanık beyanları, komşu bilirkişi tespitleri gibi. Uygulamada bu ispat çoğu zaman başarısız olur.

Hangi Zarar Kimin? Ayrım Örnekleri

Ölçüt, hasarın olağan kullanımdan mı yoksa sözleşmeye aykırı kullanmadan mı doğduğudur.

Kural olarak kiracıya yüklenemeyecek olanlar

  • Duvar boyasının zamanla solması, sararması.
  • Parke veya laminatın yürüme yollarında matlaşması.
  • Koltuk kumaşının oturma bölgelerinde yıpranması, minderlerin çökmesi.
  • Beyaz eşyanın ekonomik ömrü dolayısıyla performans kaybı veya arızalanması.
  • Musluk contası, ampul, süzgeç gibi sarf niteliğindeki parçaların eskimesi.
  • Kapı kollarının, menteşelerin normal kullanımdan gevşemesi.
  • Perde ve halının güneş nedeniyle renk atması.

Sözleşmeye aykırı kullanma sayılabilecek olanlar

  • Cam, ayna, lavabo, klozet gibi unsurların kırılması.
  • Zeminde sigara yanığı, derin çizik veya kesik.
  • Mobilyada ısı, sıvı veya kimyasal kaynaklı kalıcı deformasyon.
  • İzinsiz yapılan sabit değişiklikler — duvar yıkımı, kombi yeri değişikliği, ankastre sökümü.
  • Eşyanın eksik teslim edilmesi, yani hiç bulunmaması.
  • Bakım yükümlülüğünün ihmali sonucu oluşan zarar — örneğin uzun süre temizlenmeyen davlumbaz motorunun yanması.

Amortisman ilkesi: kırılan veya kullanılamaz hâle gelen bir eşyanın bedeli hesaplanırken, o eşyanın yeni değeri değil, hasar anındaki gerçek değeri esas alınır. Beş yıllık bir buzdolabının kiracı kusuruyla bozulması hâlinde, yeni buzdolabı bedeli talep edilemez; yıpranma payı düşülür. Bu, bilirkişi incelemesinin temel çıkış noktasıdır.

Kiralananın olağan kullanımı için gerekli temizlik ve bakım giderleri ise kiracıya aittir; bu konuda yerel âdete de bakılır. Yani rutin bakım kiracının, esaslı onarım kiraya verenin yükümlülüğündedir.

Depozito: TBK m.342’nin Tam Rejimi

Demirbaş tartışması pratikte hemen her zaman depozito üzerinden yürür. Kanun’un 342 nci maddesi bu konuda ayrıntılı ve büyük ölçüde uygulanmayan bir düzen kurmuştur.

Üst sınır: üç aylık kira bedeli

Hüküm nettir: “Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz.”

İki sonuç doğar. Birincisi, depozito ancak sözleşmede kararlaştırılmışsa istenebilir; sözleşmede yoksa talep dayanaksızdır. İkincisi, üst sınırı aşan kısım geçersizdir; depozitonun üç aylık kira bedeli olarak kararlaştırıldığı kabul edilir. Kiracı fazladan ödeme yapmışsa, fazla kısmın iadesini talep edebilir; bu talep icra takibi veya alacak davasıyla yürütülebilir.

Sınırın kapsamı: bu üst sınır yalnızca konut ve çatılı işyeri kiralarına özgüdür. Yargıtay’a göre bir işyerinin çatılı işyeri sayılabilmesi için sabit bir çatısının bulunması ve dört yanının duvarla örülü olması gerekir. Örneğin tarla vasfındaki bir taşınmazın çatısı bulunmadığından çatılı işyeri sayılmaz; bu tür kiralamalarda taraflar üst sınırla bağlı olmaksızın depozito belirleyebilir. Aynı şekilde taşınır ve ürün kiralarında da üst sınır uygulanmaz.

Nereye yatırılır? Uygulamanın en büyük hatası

Kanun’un öngördüğü usul şudur: güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder.

Uygulamada depozito çoğunlukla elden ödenmekte veya doğrudan kiraya verenin kişisel hesabına yatırılmaktadır. Bu, kanuna aykırıdır ve kiracı aleyhine sonuç doğurur: para kiraya verenin tasarrufuna geçtiğinden, iade için ayrıca hukuki yol izlemek gerekir.

Usulüne uygun yatırımın bir avantajı daha vardır: hesap kiracı adına açıldığından hesabın getirisi kiracıya aittir, kiraya verene değil.

Banka güvenceyi ne zaman verir?

Kanun bankayı bağlayan üç hâl sayar. Banka, güvenceleri ancak (1) iki tarafın rızasıyla, (2) icra takibinin kesinleşmesiyle ya da (3) kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir.

Yani hesap kiracı tarafından açılmış olsa dahi kiracı, kiraya verenin onayı olmadan bu hesapta tek başına tasarruf edemez. Bu simetri, iki tarafı da korur.

Üç ay kuralı: kiracının en güçlü kozu

Maddenin son fıkrası kiracıya kesin bir çıkış yolu verir: “Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.”

Uygulaması şöyledir: sözleşme sona erdi, kiraya veren depozitoyu bırakmıyor ama dava da açmıyor. Üç ay dolduğunda kiracı bankaya başvurur ve banka güvenceyi iade etmekle yükümlü hâle gelir. Kiracının bu süreyi takip etmesi ve üçüncü ayın sonunda bankaya yazılı başvuruda bulunması gerekir.

Depozito elden verilmişse bu mekanizma işlemez; o hâlde iade için ihtarname, ardından icra takibi veya alacak davası yolu izlenir.

Kiraya Veren Para Talep Ederse: Adım Adım

  1. Talebi yazılı hâle getirtin. Hangi eşya, hangi hasar, hangi tutar? Sözlü talep değerlendirilemez.
  2. m.335 kontrolü yapın. Çıkış anında yazılı bildirim yapılmış mı? Yapılmamışsa savunmanın ilk ve çoğu zaman tek başına yeterli argümanı budur.
  3. Sözleşmedeki kaydı okuyun. “Boyatarak teslim”, “tamirat bedeli” gibi kayıtlara dayanılıyorsa, TBK m.334/2 uyarınca geçersizlik ileri sürülür.
  4. Olağan eskime savunması kurun. Eşyanın yaşı, kullanım süresi ve niteliği ortaya konur.
  5. Amortisman itirazı yapın. Gerçekten kiracı kusuru varsa dahi, yeni bedel değil hasar anındaki gerçek değer esastır.
  6. Giriş belgelerini toplayın. Tutanak, fotoğraf, mesajlaşma kayıtları, önceki döneme ait fatura ve servis kayıtları.
  7. Depozitoyu ayrı takip edin. Bankada usulüne uygun yatırılmışsa üç ay kuralını işletin.

Kiracı Çıkarken Ne Yapmalı?

  1. Çıkış tutanağı düzenletin — giriş tutanağıyla aynı kalemleri içerecek biçimde, karşılıklı imzalı.
  2. Tarihli fotoğraf çekin ve mümkünse aynı gün karşı tarafa e-posta ile gönderin.
  3. Anahtarı belgeli teslim edin. İmzalı teslim belgesi alın; kabul edilmiyorsa noter kanalını kullanın.
  4. Sayaç endekslerini yazın ve abonelikleri kapatın veya devredin.
  5. Aidat ve fatura borçlarını kapatın; makbuzları saklayın.
  6. Kiraya verenin itirazı varsa yazılı almaya çalışın — bu belge, sonradan genişletilen taleplere karşı sınır çizer.
  7. Depozito talebinizi yazılı yapın ve tarihini sabitleyin.

Uyuşmazlık Çözülmezse: Hukuki Yollar

Arabuluculuk dava şartıdır. Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda — depozito iadesi ve demirbaş tazminatı dâhil — dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir: Kira Davasında Dava Şartı Arabuluculuk.

Görevli ve yetkili mahkeme ayrı bir başlıktır ve yanlış mahkemede açılan dava zaman kaybettirir: Kira ve Tahliye Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme.

Zamanaşımı. Kiralananın aşırı yıpratılması veya harap edilmesi hâlinde kiraya verenin eski hâle getirme masraflarına ilişkin talebi sözleşmeye aykırılık niteliğinde olduğundan, Türk Borçlar Kanunu’nun 146 ncı maddesi uyarınca on yıllık zamanaşımına tabidir. Kiracıya ait elektrik ve su bedellerinin ödetilmesine ilişkin talepler bakımından da on yıllık süre kabul edilmektedir.

Karşı taraf takip başlatırsa borçlu olunmadığının tespiti için menfi tespit yolu değerlendirilir: Menfi Tespit Davası (İİK m.72).

Sık Yapılan Hatalar

  • Giriş tutanağı düzenlememek. Uyuşmazlıkların birinci sebebi.
  • Mevcut kusurları tutanağa yazmamak. “Nasıl olsa görüyor” düşüncesi, çıkışta aleyhe döner.
  • Anahtarı belgesiz teslim etmek. Tahliye tarihi tartışmalı hâle gelir ve kira işlemeye devam edebilir.
  • Depozitoyu elden vermek. Kanunun öngördüğü banka mekanizması ve üç ay kuralı devre dışı kalır.
  • Sözleşmedeki geçersiz kayıtları geçerli sanmak. “İmzaladım, mecburum” düşüncesi hatalıdır; m.334/2 emredicidir.
  • Yeni eşya bedeli ödemeyi kabul etmek. Amortisman düşülmelidir.
  • Üç aylık süreyi kaçırmak. Bankadaki depozito için en pratik yol budur.
  • Doğrudan dava açmak. Arabuluculuk dava şartı atlanırsa dava usulden reddedilir.

Kontrol Listesi

  • Giriş anında demirbaş listesi ve teslim tutanağı düzenlendi mi? Mevcut kusurlar yazıldı mı?
  • Tarihli giriş ve çıkış fotoğrafları var mı?
  • Anahtar teslimi belgelendi mi?
  • Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananı gözden geçirdi ve eksiklikleri hemen yazılı bildirdi mi? Bildirmediyse kiracı sorumluluktan kurtulur.
  • İddia edilen hasar olağan eskime mi, sözleşmeye aykırı kullanma mı?
  • Sözleşmede “boyatarak teslim”, “tamirat bedeli” gibi önceden tazminat taahhüdü var mı? Varsa geçersizdir.
  • Talep edilen tutarda amortisman düşülmüş mü?
  • Depozito üç aylık kira bedelini aşıyor mu? Aşan kısım geçersizdir.
  • Depozito vadeli tasarruf hesabına mı yatırıldı, yoksa elden mi verildi?
  • Sözleşmenin sona ermesinden itibaren üç ay geçti mi? Kiraya veren bankaya bildirimde bulundu mu?
  • Dava düşünülüyorsa arabuluculuk başvurusu yapıldı mı?

Sık Sorulan Sorular

Eşyalı evden çıkarken eşya bedeli ödemek zorunda mıyım?

Kural olarak hayır. Türk Borçlar Kanunu’nun 334 üncü maddesi uyarınca kiracı, sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir. Ödeme yükümlülüğü ancak sözleşmeye aykırı kullanmadan doğan somut zarar bakımından gündeme gelir.

Sözleşmede “çıkışta boyatarak teslim edilecektir” yazıyor, geçerli mi?

Hayır. Kanun’un 334 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kiracının, sözleşmenin sona ermesi hâlinde sözleşmeye aykırı kullanmadan doğacak zararları giderme dışında başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmalar geçersizdir.

Kiraya veren çıkıştan sonra hasar bildirirse ne olur?

Kanun’un 335 inci maddesi uyarınca kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur.

Teslim tutanağı yoksa hasarı kim ispatlar?

Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 266 ncı maddesindeki “kiracının kiralananı iyi durumda teslim aldığı” karinesine Türk Borçlar Kanunu’nun 334 üncü maddesinde yer verilmemiştir. Bu nedenle iddia edilen hasarın kiracı döneminde doğduğunu ileri süren taraf ispatlamalıdır.

Kırılan eşya için yenisinin bedeli istenebilir mi?

Tazminat, gerçek zararla sınırlıdır. Kullanılmış bir eşyanın kiracı kusuruyla hasar görmesi hâlinde yeni eşya bedeli değil, eşyanın hasar anındaki gerçek değeri esas alınır; yıpranma payı düşülür.

Depozito en fazla ne kadar olabilir?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Üst sınırı aşan kısım geçersizdir ve fazla ödenen tutarın iadesi talep edilebilir.

Depozitomu kiraya veren vermiyorsa ne yapabilirim?

Depozito usulüne uygun olarak bankada vadeli tasarruf hesabına yatırılmışsa: kiraya veren, sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür. Depozito elden verilmişse ihtarname ve ardından icra takibi veya alacak davası yolu izlenir.

Anahtarı teslim etmeden çıkarsam kira işler mi?

Yargıtay uygulamasında, gerçek ve usulüne uygun tahliyeden söz edilebilmesi için kiracının tahliye edeceğini ihtarla bildirmesinin yeterli olmadığı, aynı zamanda taşınmazı boşaltıp anahtarını da kiraya verene teslim etmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu nedenle anahtar teslimi mutlaka belgelenmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Çıkışta yazılı bildirim yapılmadıysa kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur — TBK m.335.
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın
Post by Av. Fatma Öztürk