Enerji ve Madencilikte Vergilendirme 2026: Devlet Hakkı, Ruhsat Bedeli, Elektrik Tüketim Vergisi ve Teşvikler (3213 m.14, 2464 m.34)
05 Eylül 2026

Enerji ve Madencilikte Vergilendirme 2026: Devlet Hakkı, Ruhsat Bedeli, Elektrik Tüketim Vergisi ve Teşvikler (3213 m.14, 2464 m.34)

Enerji ve madencilikte mali yük yalnızca vergiden ibaret değildir: devlet hakkı, ruhsat bedelleri, katkı payları ve özel tüketim vergisi bir arada işler ve bunların bir kısmı gider yazılırken bir kısmı yazılamaz. Yatırım kararı verilirken bu katmanların birlikte hesaplanması gerekir. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Madencilik faaliyetlerinde, ocaktan çıkarılan madenin ocak başı satış tutarı üzerinden devlet hakkı ödenir (3213 sayılı Maden Kanunu m.14).
  • Ruhsat sahipleri ayrıca ruhsat bedeli ödemekle yükümlüdür ve süresinde ödenmemesi ruhsatın iptaline yol açabilir.
  • Petrol ve akaryakıt ürünleri özel tüketim vergisine tabidir ve vergi tek aşamada alınır (4760 sayılı Kanun).
  • Elektrik ve havagazı tüketimi belediyelerce alınan tüketim vergisine tabidir (2464 sayılı Kanun m.34).
  • Enerji yatırımları, teşvik belgesi kapsamında indirimli kurumlar vergisi ve diğer desteklerden yararlanabilir (KVK m.32/A).

Madencilikte devlet hakkı ve ruhsat bedeli

3213 sayılı Maden Kanunu’nun 14. maddesi, madencilik faaliyetlerinin mali çerçevesini kurar: ruhsat sahibi, ocaktan çıkardığı madeni satması hâlinde ocak başı satış tutarı üzerinden kanunda belirlenen oranlarda devlet hakkı öder. Oranlar maden gruplarına göre farklılaşır ve kanunda gösterilen esaslara göre belirlenir; ayrıca kanun, ocak başı satış fiyatının nasıl tespit edileceğine ve beyanın nasıl yapılacağına ilişkin düzenlemeler içerir.

Devlet hakkının vergisel niteliği önemlidir: bu ödeme bir vergi değil, kamu payı niteliğinde mali bir yükümlülüktür; buna karşılık işletmenin faaliyetiyle ilgili bir maliyet unsuru olduğundan kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınır. Ruhsat bedelleri de benzer biçimde faaliyet gideridir. Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi beyandır: devlet hakkı beyanının süresinde ve doğru miktar üzerinden yapılması gerekir; eksik beyan hem idari yaptırım hem ruhsat riski doğurur. İkincisi ocak başı fiyat tespitidir: satış fiyatının düşük gösterilmesi hem devlet hakkı hem vergi matrahı bakımından eleştiri konusu olur ve emsal bedel tartışması doğar. Üçüncüsü, ruhsat bedelinin süresinde ödenmemesinin ruhsatın iptaline kadar giden sonuçlar doğurmasıdır. Dördüncüsü, teminat ve çevreyle uyum yükümlülüklerinin ayrıca izlenmesidir.

Sektördeki mali yüklerin haritası

YükümlülükNiteliğiDayanak
Devlet hakkıKamu payı; gider yazılır3213 m.14
Ruhsat bedeliFaaliyet gideri3213
ÖTVTek aşamalı tüketim vergisi4760
Elektrik ve havagazı tüketim vergisiBelediye vergisi2464 m.34
Orman ve mera izin bedelleriİzin karşılığı ödeme6831; 4342
İndirimli kurumlar vergisiTeşvik; avantajKVK m.32/A

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Bu yüklerin ortak özelliği, ödeme takvimlerinin farklı olması ve bir kısmının ruhsat ya da lisansın devamına bağlanmasıdır. Bu nedenle sektörde faaliyet gösteren işletmelerin tek bir yükümlülük takvimi tutması ve her kalemin dayanağını, tutarını ve son ödeme tarihini bu takvimde izlemesi gerekir; gecikmenin sonucu yalnızca faiz değil, faaliyet izninin kaybı olabilir.

Elektrik ve havagazı tüketim vergisi (2464 m.34)

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 34. maddesi, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde elektrik ve havagazı tüketiminin elektrik ve havagazı tüketim vergisine tabi olduğunu düzenler. Verginin mükellefi elektrik ve havagazını tüketenlerdir; ancak vergi, dağıtım yapan kuruluşlar tarafından tahsil edilir ve belediyeye yatırılır. Bu, verginin faturada ayrı bir satır olarak görünmesini sağlar.

Kanun ayrıca muafiyet ve istisnaları düzenler: kazanç amacı gütmemek şartıyla işletilen kanunda sayılan kuruluşlar ile organize sanayi bölgeleri ve kanunda sayılan diğer hâller bakımından istisnalar öngörülmüştür. Sanayi işletmelerinde uygulanan oran ile diğer kullanımlardaki oran farklıdır; bu nedenle işletmenin sanayi sicil belgesine sahip olması ve bunun dağıtım şirketine bildirilmesi doğrudan maliyet farkı yaratır. Uygulamada sık karşılaşılan sorun, sanayi tarifesine geçiş yapılmaması ya da belge güncellenmediği için yüksek oranın uygulanmaya devam etmesidir; bu hâlde fazla ödenen tutarların iadesi için başvuru yapılabilir. Ayrıca vergi, gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınır. Belediye vergi ve harçlarını belediye vergi ve harçları yazımızda ele aldık.

Enerji yatırımlarında teşvik ve amortisman

Enerji üretim tesisleri yüksek sermaye yoğunluklu yatırımlardır ve teşvik mevzuatı bu yatırımların maliyetini doğrudan etkiler. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesi, teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançların, yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranla vergilendirilmesini öngörür. Buna ek olarak teşvik belgesi kapsamında gümrük vergisi muafiyeti, makine ve teçhizat teslimlerinde katma değer vergisi istisnası ve sigorta primi işveren hissesi desteği gibi imkânlar bulunur.

Amortisman bakımından ise iki konu öne çıkar. Birincisi faydalı ömürdür: enerji üretim tesisleri, türbinler, paneller ve iletim hatları bakımından ilgili listelerde öngörülen süreler uygulanır ve bu süreler yatırımın geri dönüş hesabını doğrudan etkiler. İkincisi finansman giderlerinin dönem ayrımıdır: yatırımın aktifleştirildiği dönem sonuna kadar oluşan kredi faizleri ve kur farkları maliyete eklenir, sonraki dönemlerde ise mükellefin tercihine göre gider yazılabilir ya da maliyete eklenebilir. Üçüncüsü, yatırım döneminde ortaya çıkan devreden katma değer vergisidir: makine ve teçhizat istisnasından yararlanılmayan alımlarda yüklenilen vergi birikir ve üretim başlayana kadar indirim yoluyla giderilemez; bu nedenle istisna kapsamının doğru kullanılması nakit akışı bakımından belirleyicidir. Teşvik rejimlerini teşvikli yatırımlarda vergi rejimi yazımızda ele aldık.

Lisanssız üretim ve öz tüketim tesislerinde vergileme

Çatı ve arazi üzerine kurulan güneş enerjisi sistemleri, elektrik piyasası mevzuatında lisanssız üretim başlığı altında düzenlenmiştir ve vergisel sonuçları kurulumun kime ait olduğuna ve elektriğin ne yapıldığına göre değişir. Üç senaryo ayrılmalıdır.

Birincisi, bir işletmenin kendi tüketimi için üretim yapmasıdır: bu hâlde satılan bir mal yoktur, üretim işletmenin enerji maliyetini azaltır; yatırım aktifleştirilir ve amortismana tabi tutulur, yüklenilen katma değer vergisi genel kurallara göre indirilir. İkincisi, ihtiyaç fazlasının şebekeye verilmesi ve karşılığında bedel alınmasıdır: elde edilen bedelin niteliği, faaliyetin süreklilik ve organizasyon taşıyıp taşımadığına göre belirlenir; işletme bünyesindeki tesislerde bu bedel işletme hasılatına dâhil olur ve fatura düzenlenir. Üçüncüsü, gerçek kişilerin meskeninde kurduğu küçük ölçekli sistemlerdir: burada faaliyetin ticari nitelik kazanıp kazanmadığı, üretim kapasitesi ve süreklilik ölçütleriyle değerlendirilir ve mükellefiyet tesisi gerekip gerekmediği belirlenir. Dördüncü konu, mahsuplaşma yöntemidir: tüketimden mahsup edilen enerji ile bedeli ödenen enerji arasındaki ayrımın faturalarda izlenebilir olması gerekir. Bu nedenle kurulum öncesinde vergisel yapının belirlenmesi ve tereddüt hâlinde özelge talep edilmesi yerinde olur.

Rehabilitasyon, çevre yükümlülükleri ve karşılıklar

Madencilik ve enerji projelerinde faaliyet sonunda sahanın eski hâline getirilmesi yükümlülüğü bulunur; 3213 sayılı Kanun ve çevre mevzuatı, doğaya yeniden kazandırma planı hazırlanmasını ve teminat verilmesini öngörür. Bu yükümlülüğün vergisel karşılığı tartışmalıdır ve dikkatle ele alınmalıdır.

Temel kural şudur: Vergi Usul Kanunu’nda öngörülmeyen karşılıklar gider olarak kabul edilmez. Bu nedenle gelecekte yapılacak rehabilitasyon harcamaları için ayrılan karşılıklar, muhasebe standartları gereği ayrılsa dahi vergi matrahının tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider sayılır ve beyannamede matraha eklenir. Harcama fiilen yapıldığında ise ilgili dönemde gider yazılır. Bu durum, uzun ömürlü projelerde ticari kâr ile mali kâr arasında kalıcı bir fark yaratır ve nakit planlamasında gözetilmelidir. İkinci konu teminatlardır: verilen teminat mektuplarının komisyonları gider niteliğindedir; teminatın kendisi ise bir gider değil, bilanço kalemidir. Üçüncüsü, çevre mevzuatı uyarınca ödenen idari para cezalarının hiçbir hâlde gider yazılamamasıdır. Dördüncüsü, rehabilitasyon harcamalarının bir kısmının aktifleştirilmesi gereken yatırım niteliği taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesidir. Karşılık ve gider ayrımını gider kısıtlamaları yazımızda ele aldık.

Yabancı yatırımcı, hizmet alımları ve stopaj

Enerji ve madencilik projelerinde teknoloji, mühendislik ve danışmanlık hizmetleri sıklıkla yurt dışından alınır; bu, sınır ötesi vergisel yükümlülükler doğurur. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi, dar mükellef kurumlara yapılan ve kanunda sayılan ödemeler üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılmasını öngörür; serbest meslek, gayrimaddi hak ve kanunda sayılan diğer ödemeler bu kapsamdadır.

Uygulamada izlenecek adımlar şunlardır. Birincisi nitelendirmedir: ödemenin serbest meslek kazancı mı, gayrimaddi hak bedeli mi yoksa ticari kazanç mı olduğu belirlenmelidir; nitelendirme hem stopaj oranını hem anlaşmada uygulanacak maddeyi değiştirir. İkincisi anlaşma kontrolüdür: Türkiye ile hizmet sağlayıcının mukim olduğu ülke arasındaki çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasında öngörülen azami oran uygulanır; bunun için mukimlik belgesi alınmalı ve her yıl yenilenmelidir. Üçüncüsü işyeri testidir: hizmetin Türkiye’de belirli bir süreyi aşarak sunulması hâlinde anlaşmalarda işyeri oluştuğu kabul edilebilir ve vergilendirme rejimi tamamen değişir; montaj ve şantiye süreleri bu bakımdan izlenmelidir. Dördüncüsü katma değer vergisidir: yurt dışından alınan hizmetlerde sorumlu sıfatıyla beyan yükümlülüğü doğar. Beşincisi brüt-net tartışmasıdır: sözleşmede net bedel kararlaştırıldığında stopaj yükü Türkiye’deki alıcıda kalır ve brüte tamamlama yapılır; bu maliyetin baştan hesaplanması gerekir. Dar mükellef ödemelerini dar mükellefiyet yazımızda ele aldık.

Akaryakıt dağıtımında marker, lisans ve vergi güvenliği

Akaryakıt sektörü, hem vergi hem enerji piyasası mevzuatının en yoğun denetim uyguladığı alandır. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu, piyasa faaliyetlerini lisansa bağlar ve ulusal marker uygulamasını düzenler: rafineri, dağıtıcı ve bayi seviyesinde akaryakıtın kaynağının izlenebilmesi için markerin bulunması zorunludur. Marker seviyesi geçersiz ya da ulusal marker içermeyen akaryakıt bulundurulması, lisans iptaline ve idari para cezasına yol açar.

Vergisel boyutta bu düzen, kaçak akaryakıtın önlenmesine ve özel tüketim vergisinin güvence altına alınmasına hizmet eder. İşletmeler bakımından pratik sonuçlar şunlardır. Birincisi tedarik zinciri kontrolüdür: yalnızca lisanslı ve kayıtlı tedarikçilerden alım yapılması, hem lisans hem vergi riskini azaltır; hakkında olumsuz tespit bulunan firmalardan yapılan alışlar indirim reddine ve sahte belge iddiasına yol açar. İkincisi otomasyon kayıtlarıdır: istasyon otomasyon sistemi verileri ile beyan edilen hasılatın uyumlu olması gerekir; uyumsuzluk doğrudan matrah farkı iddiasına dayanak yapılır. Üçüncüsü stok ve fire kayıtlarıdır: buharlaşma ve ölçüm farklarının teknik verilerle belgelenmesi gerekir. Dördüncüsü, kaçakçılık mevzuatı bakımından doğan ceza sorumluluğunun idari süreçten bağımsız yürümesidir. Bu nedenle sektörde vergi uyumunun, lisans uyumundan ayrı düşünülmemesi gerekir.

Ortak girişimler, imtiyaz ve hasılat paylaşımı

Enerji ve maden projeleri çoğu zaman birden fazla yatırımcının ortaklığıyla ya da kamu ile yapılan sözleşmeler çerçevesinde yürütülür; seçilen hukuki yapı vergisel sonucu belirler. Kurumlar Vergisi Kanunu, iş ortaklıklarını ayrıca mükellef olarak sayar: belli bir işin birlikte yapılmasını müştereken taahhüt eden kurumların kurdukları ortaklıklar, talep edilmesi hâlinde kurumlar vergisi mükellefi olur.

Yapı seçiminde değerlendirilecek başlıklar şunlardır. Birincisi mükellefiyettir: iş ortaklığında kazanç ortaklık düzeyinde beyan edilirken, adi ortaklık yapısında her ortak kendi payını beyan eder. İkincisi hasılat paylaşımıdır: kamu ile yapılan sözleşmelerde ödenen paylar ve katkı bedellerinin gider niteliği ile ödeme dönemleri belirlenmelidir. Üçüncüsü ruhsat devirleridir: maden ruhsatının devrinde ortaya çıkan kazancın niteliği ile devir işlemine ilişkin harç ve damga vergisi yükümlülükleri ayrı ayrı değerlendirilir; ruhsat bir hak olduğundan, devrinden doğan kazanç gelir unsurları bakımından ayrıca nitelendirilir. Dördüncüsü rödovans sözleşmeleridir: ruhsat sahibinin sahayı bir başkasına işlettirmesi karşılığında aldığı pay, gayrimenkul sermaye iradı mı ticari kazanç mı sayılacağı ve katma değer vergisi bakımından nasıl değerlendirileceği sözleşmenin kurgusuna göre belirlenir. Bu nedenle sözleşme aşamasında vergisel simülasyon yapılması gerekir.

İhracat, ithalat ve döviz işlemleri

Maden ve enerji ürünlerinde dış ticaret yoğun olduğundan, işletmelerin gündeminde sürekli üç başlık bulunur: ihracat istisnası, ithalatta vergilendirme ve kur farkları. İhracat bakımından Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11 ve 12. maddeleri tam istisna öngörür; yüklenilen vergi indirilir ve indirimle giderilemezse iade edilir. Maden ihracatında ayrıca ilgili mevzuatta öngörülen izin, analiz ve beyan yükümlülükleri gözetilmelidir.

İthalatta ise vergiler kademeli işler: gümrük kıymeti üzerinden gümrük vergisi, ardından varsa özel tüketim vergisi ve son olarak bunları da içeren matrah üzerinden katma değer vergisi hesaplanır. Teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizat ithalinde gümrük muafiyeti ve katma değer vergisi istisnası uygulanır; belgenin kapsamı dışında kalan alımlarda ise tam vergi doğar. Üçüncü başlık kur farklarıdır: dövizli borç ve alacakların dönem sonu değerlemesi kazancı doğrudan etkiler ve enerji projelerinde uzun vadeli döviz kredileri nedeniyle bu etki yüksektir; ayrıca finansman gider kısıtlaması hesabında kur farklarının da kapsamda olduğu unutulmamalıdır. Dördüncüsü, ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin mevzuat yükümlülükleridir. Beşincisi, sınır ötesi grup işlemlerinde transfer fiyatlandırması belgelendirmesidir. Bu başlıkların bir arada planlanması, sektörde nakit akışını en çok etkileyen kalemleri kontrol altına alır. Değerleme ve kur farkı esaslarını değerleme ve envanter yazımızda ele aldık.

Arama, geliştirme ve üretim aşamalarında maliyet

Madencilik projelerinde harcamalar üç aşamada oluşur ve her aşamanın vergisel muamelesi farklıdır. Arama aşamasında yapılan sondaj, jeolojik etüt ve analiz harcamaları, cevherin varlığı henüz kesinleşmediğinden bir belirsizlik taşır; bu harcamaların doğrudan gider mi yazılacağı yoksa aktifleştirilerek üretim döneminde itfa mı edileceği, sonucun ortaya çıkmasına göre değerlendirilir. Arama sonucu üretilebilir rezerv tespit edilemezse harcamaların gider yazılması gündeme gelirken, rezerv tespit edilmesi hâlinde aktifleştirme yaklaşımı öne çıkar.

Geliştirme aşamasında yapılan dekapaj, galeri açma, yol ve altyapı harcamaları ise genellikle aktifleştirilir ve üretimle ilişkilendirilerek itfa edilir. Bu itfanın nasıl yapılacağı, Vergi Usul Kanunu’ndaki amortisman hükümleri ile birlikte değerlendirilir: özel maliyet niteliğindeki harcamalar kira ya da işletme süresine göre, amortismana tabi kıymetler ise faydalı ömürlerine göre itfa edilir. Üretim aşamasında ise harcamalar doğrudan maliyet unsurudur. Dördüncü konu, tükenme payı benzeri bir itfa yönteminin uygulanıp uygulanmayacağıdır: rezervin tükenmesiyle orantılı itfa, madencilikte ekonomik gerçekliğe daha uygun olsa da uygulanacak yöntem mevzuat ve idari görüşler çerçevesinde belirlenir. Bu nedenle proje başında bir muhasebe ve vergi politikası belirlenmesi, yıllar sonra ortaya çıkacak eleştirileri önler.

Yükümlülük takvimi ve iç kontrol

Sektörde en sık yaşanan kayıp, hesaplama hatasından değil takvim kaçırmaktan doğar. Bunun sebebi, yükümlülüklerin farklı kurumlara ve farklı dönemlere dağılmış olmasıdır: vergi dairesine beyannameler, maden idaresine devlet hakkı ve ruhsat bedeli, belediyeye tüketim vergisi ve çevre yükümlülükleri, enerji düzenleme kurumuna lisans bildirimleri ve katılım payları.

Kurulması önerilen iç kontrol yapısı şu unsurlardan oluşur. Birincisi tek takvimdir: tüm yükümlülükler kurum, dayanak, dönem ve son ödeme tarihiyle tek bir tabloda toplanmalı ve sorumlusu belirlenmelidir. İkincisi belge arşividir: ruhsat, lisans, izin, teşvik belgesi ve sanayi sicil belgesi gibi süreli belgelerin geçerlilik tarihleri izlenmeli, yenileme başvuruları önceden yapılmalıdır. Üçüncüsü mutabakattır: üretim ve satış kayıtları ile beyanların, otomasyon ve sevkiyat verileriyle dönemsel olarak karşılaştırılması gerekir. Dördüncüsü ayrıştırmadır: teşvik kapsamındaki yatırım harcamaları ile diğer harcamaların ayrı hesaplarda izlenmesi, hem indirimli oran hesabını hem olası incelemeyi kolaylaştırır. Beşincisi karşılık ve dönem farkı tablosudur: kanunen kabul edilmeyen giderlerin yıl içinde ayrı izlenmesi, dönem sonunda toplu hesaplama ihtiyacını ortadan kaldırır. Bu yapı kurulduğunda, hem gecikme faizi hem ruhsat riski büyük ölçüde ortadan kalkar.

Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği

…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: …… Madencilik A.Ş., Vergi No, Adres

DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü

DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen kurumlar vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. Şirketimiz …… ruhsat numaralı sahada madencilik faaliyeti yürütmektedir. Ruhsat ve işletme izni ektedir.

2. İdarece, ocak başı satış fiyatının emsaline göre düşük beyan edildiği gerekçesiyle hasılat farkı hesaplanmıştır.

3. Oysa satış fiyatları, cevherin tenörü, nem oranı, nakliye mesafesi ve satış koşulları dikkate alınarak belirlenmiş olup piyasa koşullarına uygundur. Analiz raporları, karşılaştırmalı fiyat tabloları ve sözleşmeler ektedir.

4. İdarece emsal alınan işlemler, cevher niteliği ve teslim koşulları bakımından karşılaştırılabilir değildir; karşılaştırma tablosu ektedir.

5. (Alternatif) Ödenen devlet hakkı ve ruhsat bedelleri faaliyetle ilgili giderler olup kazancın tespitinde indirilmesi gerekirken kabul edilmemiştir; ödeme belgeleri ektedir.

6. Olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.

HUKUKİ SEBEPLER: 3213 sayılı Maden Kanunu m.14; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.6, 8; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.3, 267; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

DELİLLER: İhbarname, ruhsat ve izin belgeleri, cevher analiz raporları, satış sözleşmeleri ve faturalar, devlet hakkı beyan ve ödeme belgeleri, bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026

Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza

Kontrol listesi

  1. Devlet hakkı ve ruhsat bedeli takvimini tek bir tabloda izleyin.
  2. Ocak başı satış fiyatını analiz ve sözleşmelerle belgeleyin.
  3. Sanayi sicil belgesini güncel tutun ve tarifeye yansıtın.
  4. Elektrik faturalarındaki tüketim vergisi oranını kontrol edin.
  5. Teşvik belgesi kapsamındaki alımlarda KDV istisnasını kullanın.
  6. Yatırım dönemi finansman giderlerinde dönem ayrımını uygulayın.
  7. Faydalı ömürleri ilgili listelere göre belirleyin.
  8. İzin bedelleri ve çevre yükümlülüklerini ayrı hesaplarda izleyin.

Sık sorulan sorular

Devlet hakkı bir vergi mi?

Hayır. Kamu payı niteliğinde mali bir yükümlülüktür; ancak faaliyet gideri olarak kazancın tespitinde dikkate alınır.

Devlet hakkı neyin üzerinden hesaplanır?

Ocaktan çıkarılan madenin ocak başı satış tutarı üzerinden, maden grubuna göre belirlenen oranlarda (3213 m.14).

Satış fiyatını düşük gösterirsem ne olur?

Hem devlet hakkı hem vergi matrahı bakımından eleştiri doğar ve emsal bedel uygulaması gündeme gelir.

Ruhsat bedelini ödemezsem?

Gecikme faizi yanında ruhsatın iptaline kadar giden sonuçlar doğabilir.

Elektrik tüketim vergisi kime ödenir?

Belediyeye; dağıtım kuruluşu tahsil eder ve faturada ayrı gösterilir (2464 m.34).

Sanayi tarifesi neden önemli?

Sanayi işletmelerinde uygulanan oran farklıdır; sanayi sicil belgesinin bildirilmemesi fazla ödemeye yol açar.

Fazla ödediğim tüketim vergisini geri alabilir miyim?

Düzeltme ve iade talebiyle başvurulabilir; belgelerin sunulması gerekir.

Enerji yatırımında hangi teşvikler var?

Teşvik belgesi kapsamında indirimli kurumlar vergisi, gümrük muafiyeti, KDV istisnası ve prim desteği.

Yatırım dönemi kredi faizleri nasıl işlenir?

Aktifleştirme dönemi sonuna kadar maliyete eklenir; sonraki dönemlerde tercih hakkı kullanılır.

Panel ve türbinlerde amortisman süresi nedir?

İlgili amortisman listelerinde öngörülen faydalı ömürler uygulanır.

Devreden KDV birikirse ne yapmalıyım?

Teşvik kapsamındaki istisnaları kullanın; ayrıca iade hakkı doğuran işlemler bakımından talepte bulunun.

Orman ve mera izin bedelleri gider mi?

Faaliyetle ilgili olmaları kaydıyla gider olarak dikkate alınır; ödeme belgeleri saklanmalıdır.

Arama harcamaları gider mi yazılır?

Rezerv tespit edilememesi hâlinde gider yazılması gündeme gelir; rezerv bulunduğunda aktifleştirilip üretim döneminde itfa yaklaşımı öne çıkar.

Maden ihracatında KDV iadesi alınır mı?

Evet. İhracat tam istisnadır; yüklenilen vergi indirilir, giderilemezse iade edilir (KDVK m.11-12, 32).

Rödovans geliri hangi kazanç türüdür?

Sözleşmenin kurgusuna göre gayrimenkul sermaye iradı ya da ticari kazanç olarak değerlendirilir; KDV boyutu ayrıca ele alınır.

Çatıma GES kurdum; mükellef olur muyum?

Kendi tüketimi için üretimde satış yoktur; ihtiyaç fazlasının bedelli verilmesinde süreklilik ve organizasyon ölçütleriyle değerlendirilir.

Rehabilitasyon karşılığı gider yazılır mı?

Hayır. Kanunda öngörülmeyen karşılıklar KKEG sayılır; harcama fiilen yapıldığı dönemde gider yazılır.

Yurt dışı mühendislik hizmetinde stopaj var mı?

Evet. KVK m.30 uyarınca kesinti yapılır; anlaşma oranından yararlanmak için mukimlik belgesi gerekir.

Akaryakıtta ÖTV kaç aşamada alınır?

Tek aşamada; kanunda öngörülen ilk teslim ya da ithalatta doğar ve sonraki el değiştirmelerde tekrar alınmaz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 3213 sayılı Maden Kanunu m.14, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu m.34, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.32/A hükümlerine dayanır. Oran ve tutarlar her yıl güncellenir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk