Akaryakıt Sektöründe Vergilendirme 2026: ÖTV Zinciri, Tecil-Terkin, Pompa-ÖKC Düzeni, Stok Farkı ve Sahte Belge Riski (4760 m.1-8)
07 Eylül 2026

Akaryakıt Sektöründe Vergilendirme 2026: ÖTV Zinciri, Tecil-Terkin, Pompa-ÖKC Düzeni, Stok Farkı ve Sahte Belge Riski (4760 m.1-8)

Akaryakıt sektörü, ürün fiyatının yarısına yakınının vergiden oluştuğu ve her pompa hareketinin dijital olarak izlendiği bir alandır. Özel tüketim vergisi, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz düzeni ve sıkı belge kuralları bir arada işler. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Petrol ürünleri, 4760 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı listede yer alır ve özel tüketim vergisine tabidir (m.1).
  • (I) sayılı listedeki mallarda vergi, rafineri ve ithalatçı gibi kanunda sayılan mükellefler tarafından bir defaya mahsus alınır (m.4).
  • Kanun, bu listedeki mallarda tecil-terkin ve teminat uygulamalarını ayrıca düzenler (m.8).
  • Akaryakıt pompalarının ödeme kaydedici cihazlara bağlanması zorunluluğu getirilmiştir (VUK mük. m.257).
  • Belge düzeni ve hasılat kayıtlarının pompa verileriyle uyumlu olması gerekir.

Özel tüketim vergisinin işleyişi

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 1. maddesi, kanuna ekli (I) sayılı listedeki malların ithalatçıları veya rafineriler dâhil imal edenler tarafından teslimini verginin konusuna alır. 4. madde mükellefi belirler: (I) sayılı listedeki mallar için rafineriler dâhil imal edenler ile ithalatçılar mükelleftir. Bu yapı, verginin zincirin en başında ve bir defaya mahsus alınmasını sağlar.

Bu düzenin sonuçları şunlardır. Birincisi bayi konumudur: akaryakıt bayileri, özel tüketim vergisinin mükellefi değildir; vergiyi dağıtıcıdan aldığı ürünün fiyatı içinde öder ve maliyet olarak taşır. Bu nedenle bayi bakımından esas sorun özel tüketim vergisi beyanı değil, alış ve satışların belgeli olmasıdır. İkincisi tecil-terkindir: Kanun’un 8. maddesi, (I) sayılı listedeki bazı malların kanunda öngörülen amaçlarla kullanılmak üzere tesliminde verginin tecil edilmesini ve amaca uygun kullanıldığının tespiti hâlinde terkin edilmesini öngörür; sanayide girdi olarak kullanılan ürünler ile kanunda sayılan hâller bu kapsamdadır. Üçüncüsü teminattır: bu uygulamalarda teminat aranması ve amacına uygun kullanılmaması hâlinde verginin gecikme faiziyle tahsili öngörülmüştür. Dördüncüsü matrahtır: katma değer vergisi matrahına özel tüketim vergisi de dâhil olduğundan, iki vergi kademeli işler. Özel tüketim vergisinin genel yapısını özel tüketim vergisi yazımızda ele aldık.

Zincirdeki aktörler ve yükümlülükler

AktörÖTV konumuÖne çıkan yükümlülük
Rafineri ve ithalatçıMükellefBeyan ve teminat
DağıtıcıMaliyet olarak taşırBelge ve lisans düzeni
BayiMükellef değilPompa-ÖKC uyumu
Sanayi kullanıcısıTecil-terkinAmaca uygun kullanım
NakliyeciGirdi maliyetiGider belgelendirme
TüketiciNihai yükleniciFiş ve fatura talebi

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Zincirin en denetimli halkası bayilerdir. Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesindeki yetkiye dayanılarak yapılan düzenlemelerle, akaryakıt pompalarının ödeme kaydedici cihazlara bağlanması zorunlu kılınmıştır. Bu sistemde her pompa hareketi cihazda kayıt altına alınır ve fiş düzenlenir; böylece satış miktarı ile beyan edilen hasılat arasındaki fark doğrudan görünür hâle gelir.

Stok, fire ve akaryakıt denetimi

Akaryakıt istasyonlarında denetimin çekirdeği stok hareketleridir: alınan ürün miktarı, tanktaki mevcut ve satılan miktar birbirini doğrulamalıdır. Bu üçlü arasındaki fark, kayıt dışı alım ya da satım göstergesi olarak değerlendirilir.

Savunmanın dayanakları şunlardır. Birincisi teknik firedir: akaryakıtta sıcaklık değişimine bağlı hacim farkları, buharlaşma ve ölçüm toleransları teknik olarak kabul edilen kayıplardır; bu oranların ilgili teknik düzenlemelere ve ölçüm standartlarına dayandırılması gerekir. İkincisi tank ölçümüdür: otomasyon sistemi kayıtları, tank seviye ölçümleri ve kalibrasyon belgeleri savunmanın temelini oluşturur. Üçüncüsü irsaliyedir: alınan her ürün için sevk irsaliyesi ve taşıma belgelerinin bulunması, alışın belgeli olduğunu gösterir. Dördüncüsü ulusal marker uygulamasıdır: petrol piyasası mevzuatı uyarınca akaryakıta eklenen marker ve buna ilişkin denetimler, kaçak akaryakıt iddialarında belirleyicidir; olumsuz sonuç hem idari yaptırım hem vergisel sonuç doğurur. Beşincisi cihaz kayıtlarıdır: ödeme kaydedici cihaz ve otomasyon verilerinin saklanması ve muhasebe kayıtlarıyla mutabakatının yapılması gerekir. Altıncısı, kaçak akaryakıt iddialarının ceza mevzuatı bakımından ayrıca sonuç doğurmasıdır.

Sahte belge riski ve tedarik zinciri kontrolü

Akaryakıt sektörü, yüksek vergi yükü nedeniyle sahte belge düzenleme ve kullanma iddialarının yoğun görüldüğü alanlardan biridir. Bu nedenle tedarik zincirinin kontrolü, bayiler bakımından hayati önemdedir.

Alınması gereken tedbirler şunlardır. Birincisi lisans kontrolüdür: tedarikçinin dağıtıcı lisansının bulunup bulunmadığı ve geçerliliği işlem tarihinde sorgulanmalıdır; lisanssız kaynaktan alım hem idari yaptırım hem vergisel sonuç doğurur. İkincisi mükellefiyet sorgusudur: tedarikçi hakkında olumsuz tespit bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekir. Üçüncüsü fiilî teslimdir: ürünün fiilen teslim alındığını gösteren sevk irsaliyesi, taşıma belgesi, tank giriş kaydı ve otomasyon verileri saklanmalıdır; sahte belge iddiasında en güçlü savunma, malın gerçekten alındığının gösterilmesidir. Dördüncüsü ödemedir: bedelin banka kanalıyla ve fatura tutarıyla uyumlu ödenmesi, müteselsil sorumluluk tartışmasında belirleyicidir; Vergi Usul Kanunu’nun 11. maddesi mal alım satımı nedeniyle vergi kesintisi yapmak zorunda olanların müteselsil sorumluluğunu düzenler ve bu sorumluluktan kurtulmanın yolu işlemin gerçekliğini ve ödemenin usulüne uygunluğunu ispatlamaktır. Beşincisi kayıt tutarlılığıdır: alış miktarı ile tank giriş miktarının eşleşmesi gerekir. Müteselsil sorumluluk savunmasını vergi sorumluluğu yazımızda ele aldık.

Bayilik sözleşmesi ve gelir yapısı

Akaryakıt bayilerinin geliri yalnızca yakıt satış marjından oluşmaz; bayilik ilişkisinin kurgusu, gelir kalemlerini ve vergisel sonuçlarını belirler.

Başlıca kalemler şunlardır. Birincisi satış marjıdır: dağıtıcıdan alınan ürünün satışından doğan fark, ticari kazancın esas unsurudur ve birim marj düşük olduğundan hacim belirleyicidir. İkincisi intifa ve kira bedelleridir: istasyon taşınmazının dağıtıcıya kiralanması ya da üzerinde intifa hakkı kurulması karşılığı alınan bedeller, gayrimenkul sermaye iradı ya da kurum kazancı olarak değerlendirilir ve kesinti yükümlülüğü doğar. Üçüncüsü ekipman ve marka desteğidir: dağıtıcı tarafından sağlanan pompa, tabela ve donanımın bedelsiz kullandırılması hâlinde bunun bir menfaat sağlanması sayılıp sayılmayacağı ve sözleşmedeki karşılığın ne olduğu değerlendirilmelidir. Dördüncüsü market ve ek hizmetlerdir: istasyon bünyesindeki market, yıkama ve lastik hizmetleri kendi oranlarına tabidir ve ayrı izlenmelidir. Beşincisi prim ve iskontolardır: dağıtıcıdan alınan ciro primi ve iskontoların hangi dönemde ve nasıl kaydedileceği belirlenmeli; matrahta değişiklik hükümleri uyarınca belge düzenlenmelidir. Altıncısı rekabet yasağı ve tazminatlardır: sözleşme sona erdiğinde ödenen tutarların niteliği ayrıca değerlendirilir.

İstasyon işletmelerinde belge ve kayıt düzeni

Akaryakıt istasyonlarında vergisel uyumun temeli, otomasyon ile muhasebe kayıtlarının birbirine bağlanmasıdır. Kurulması gereken düzen şu unsurlardan oluşur.

Günlük: pompa satış raporu, ödeme kaydedici cihaz mali raporu ve kasa sayımı karşılaştırılmalı; tank seviye ölçümleri kaydedilmelidir. Haftalık: alış irsaliyeleri ile tank giriş kayıtlarının eşleştirilmesi, taşıt tanıma sistemi satışlarının müşteri bazında kontrolü. Aylık: kaydi stok ile fiilî stok mutabakatı, fire oranlarının teknik sınırlar içinde kalıp kalmadığının değerlendirilmesi, market ve ek hizmet hasılatının ayrı raporlanması. Dönemsel: kalibrasyon ve bakım işlemlerinin yenilenmesi, otomasyon yedeklerinin alınması, lisans ve belge geçerliliklerinin kontrolü. Yıllık: envanter sayımı, amortisman tablolarının güncellenmesi, dağıtıcıyla ciro primi mutabakatı. Ayrıca sürekli olarak: kart tahsilatlarının cihaz üzerinden geçirilmesi, veresiye ve kurumsal satışların sözleşmeye bağlanması ve faturalandırılması, personel bildirimlerinin yapılması gerekir. Bu düzenin kurulması, hem günlük işleyişi hem olası incelemede savunmayı güvence altına alır; kayıtların sonradan üretilmesi bu sektörde neredeyse imkânsızdır çünkü otomasyon verileri değiştirilemez niteliktedir.

Katma değer vergisinde özellikli konular

Akaryakıt sektöründe katma değer vergisi, düşük kâr marjı ve yüksek işlem hacmi nedeniyle kendine özgü sorunlar doğurur. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 20. maddesi matrahı, teslim ve hizmet işlemlerinde bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olarak tanımlar; 24. madde ise matraha dâhil olan unsurları sayar ve vergi, resim, harç, pay ve fon karşılıkları gibi unsurların matraha dâhil olduğunu öngörür.

Bu düzenlemenin sonucu, özel tüketim vergisinin katma değer vergisi matrahına dâhil olmasıdır; iki vergi üst üste binerek nihai fiyatı oluşturur. Uygulamada dikkat edilecek diğer noktalar şunlardır. Birincisi indirimdir: bayinin alışlarında yüklendiği vergi genel kurallara göre indirilir; marjın düşük olması nedeniyle devreden vergi oluşması olağandır. İkincisi belge zamanıdır: pompadan yapılan satışlarda cihaz fişi belge yerine geçer; kurumsal müşterilere yapılan satışlarda ise fatura düzenlenmesi ve cihaz kayıtlarıyla eşleştirilmesi gerekir. Üçüncüsü ihracat ve istisnalardır: kanunda öngörülen hâllerde yapılan istisnalı teslimlerde belge ve şart kontrolü aranır; deniz ve hava taşıtlarına yapılan yakıt teslimleri gibi hâller ayrıca değerlendirilir. Dördüncüsü iadedir: istisna kapsamındaki teslimler nedeniyle doğan iade taleplerinde yüklenim listesi ve belge düzeni önem taşır. Beşincisi tevkifattır: kanunda öngörülen hâllerde uygulanan kısmi tevkifat kuralları gözetilir. KDV matrahını KDV’de matrah ve oran yazımızda ele aldık.

Yaptırımlar ve idari süreçler

Akaryakıt sektöründe vergisel yaptırımların yanında sektörel yaptırımlar da işler ve bunlar birbirini etkiler. Bu nedenle bir tespit, birden fazla süreci aynı anda başlatabilir.

Karşılaşılan başlıca yaptırımlar şunlardır. Birincisi özel usulsüzlük cezalarıdır: belge düzenlememe, ödeme kaydedici cihaz kullanmama ya da cihazın mevzuata uygun çalışmaması hâllerinde Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesi ve mükerrer 355. madde kapsamında ceza kesilir. İkincisi vergi ziyaı cezasıdır: matrah farkı tespit edildiğinde 344. madde uyarınca ceza uygulanır; fiilin 359. maddede sayılan hâllerden olması durumunda ceza artırımlı kesilir ve suç duyurusu gündeme gelir. Üçüncüsü mühürleme ve kapatmadır: petrol piyasası mevzuatı uyarınca lisans iptali, idari para cezası ve tesis mühürleme kararları verilebilir; bu kararlar idari yargıda ayrı davaya konudur. Dördüncüsü teminattır: kanunda öngörülen hâllerde teminat istenmesi ve verilmemesi hâlinde mükellefiyet kaydının terkini gündeme gelir. Beşincisi ceza yargılamasıdır: kaçak akaryakıt iddiaları, kaçakçılıkla mücadele mevzuatı kapsamında ayrı bir ceza sürecini başlatır ve bu süreç idari süreçten bağımsız yürür. Altıncısı, tüm bu süreçlerin sürelerinin ayrı işlemesi ve her biri için ayrı başvuru yapılması gerekliliğidir.

Taşıt tanıma ve kurumsal satışlar

İstasyon satışlarının önemli bölümü, filo yönetimi ve taşıt tanıma sistemleri üzerinden kurumsal müşterilere yapılır; bu satışların belge düzeni pompa satışlarından farklıdır ve dikkat gerektirir.

Kurulması gereken düzen şudur. Birincisi sözleşmedir: kurumsal müşteriyle yapılan sözleşmede fiyatlandırma, iskonto ve ödeme koşulları yazılı gösterilmelidir. İkincisi belgedir: sistem üzerinden yapılan satışlarda dönem sonunda toplu fatura düzenlenmesi hâlinde, faturanın kanunda öngörülen sürede düzenlenmesi ve cihaz kayıtlarıyla eşleştirilmesi gerekir; Vergi Usul Kanunu’nun 231. maddesi faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren kanunda öngörülen süre içinde düzenleneceğini öngörür. Üçüncüsü mutabakattır: müşteriyle dönemsel mutabakat yapılması ve farkların açıklanması gerekir. Dördüncüsü iskontolardır: sonradan yapılan fiyat indirimlerinde matrahta değişiklik hükümleri uyarınca düzeltme belgesi düzenlenir. Beşincisi tahsilattır: kanunda öngörülen tutarı aşan tahsilatların finansal kurumlar aracılığıyla yapılması zorunluluğu bu satışlarda da geçerlidir. Altıncısı veresiye satışlardır: tahsil edilemeyen alacaklar bakımından şüpheli alacak karşılığı şartlarının kontrol edilmesi gerekir. Yedincisi, kurumsal satış hacminin pompa satış kayıtlarıyla tutarlı olmasıdır; bu iki kaynak arasındaki uyumsuzluk incelemede ilk sorgulanan husustur.

Yatırım, teşvik ve dönüşüm giderleri

Akaryakıt istasyonları yüksek yatırım gerektiren tesislerdir ve bu yatırımların vergisel muamelesi kazancı doğrudan etkiler. Vergi Usul Kanunu’nun 313. maddesi kapsamında tesis, tank, pompa ve otomasyon sistemleri amortismana tabi kıymetlerdir.

Dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi aktifleştirmedir: istasyon inşaatı, tank montajı ve otomasyon kurulumu gibi harcamalar maliyete eklenir ve faydalı ömürleri boyunca itfa edilir; normal bakım ve boya gibi harcamalar ise doğrudan gider yazılır. İkincisi çevresel yükümlülüklerdir: yeraltı tanklarının değişimi, sızdırmazlık testleri ve buhar geri kazanım sistemleri gibi mevzuat gereği yapılan yatırımların niteliği değerlendirilmelidir; bunlar genellikle değer artırıcı harcama sayılır. Üçüncüsü teşviktir: yatırım teşvik belgesine bağlanan yatırımlarda Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesindeki indirimli kurumlar vergisi ile makine alımlarında gümrük ve katma değer vergisi avantajları değerlendirilir. Dördüncüsü elektrikli şarj yatırımlarıdır: istasyonlara kurulan şarj üniteleri bakımından ilgili mevzuattaki lisans ve teşvik düzenlemeleri ile amortisman rejimi gözetilir. Beşincisi kapanan tesislerdir: faaliyetin sona ermesi hâlinde tankların sökümü ve arazi ıslahı için yapılan harcamaların hangi dönemde gider yazılacağı belirlenmelidir. Altıncısı, çevre mevzuatından doğan yükümlülüklerin ihlali hâlinde ödenen idari para cezalarının gider yazılamayacağıdır.

İstasyon devri ve işletme hakkı

Akaryakıt istasyonlarının el değiştirmesi, taşınmaz devri ile işletme hakkı devrini bir arada içerebildiğinden vergisel açıdan katmanlı bir işlemdir. Bu nedenle devir yapısının baştan belirlenmesi gerekir.

Değerlendirilecek başlıklar şunlardır. Birincisi taşınmaz devridir: istasyonun bulunduğu arsa ve yapıların satışında tapu harcı doğar ve beyan edilen değer emlak vergisi değerinden az olamaz; satıcı kurum ise kazanç kurum kazancına dâhil edilir ve şartları varsa taşınmaz satış kazancı istisnası değerlendirilir. İkincisi işletme hakkıdır: lisans ve işletme hakkının devri karşılığı alınan bedel, bir gayrimaddi hak devri niteliği taşır ve buna göre vergilendirilir; alıcı bakımından bu bedel amortismana tabi bir kıymettir. Üçüncüsü demirbaş ve stoktur: tanktaki mevcut akaryakıt, pompa ve ekipmanın devri ayrı bir teslimdir ve fatura düzenlenmesi gerekir; devir tarihindeki tank ölçümünün tutanağa bağlanması, sonraki dönemde stok tartışmasını önler. Dördüncüsü sözleşme devridir: dağıtıcıyla yapılan bayilik sözleşmesinin devri, dağıtıcının onayına ve mevzuattaki şartlara bağlıdır. Beşincisi borçlardır: devralanın, işletmenin geçmiş dönem vergi ve prim borçlarından sorumluluğu bakımından 6183 sayılı Kanun’daki hükümler ile devir sözleşmesindeki garanti hükümleri birlikte değerlendirilmelidir. Altıncısı, devir öncesinde borcu yoktur sorgusu yapılmasıdır.

Nakliye ve filo işletmelerinde yakıt gideri

Akaryakıt, zincirin sonunda ağır bir gider kalemi olarak taşımacılık ve filo işletmelerinin karşısına çıkar; bu giderin belgelendirilmesi ve indirilmesi ayrı bir dikkat gerektirir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesi, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin indirilebileceğini öngörür ve yakıt gideri bu kapsamdadır.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi ilgililiktir: yakıtın işletmeye ait ya da işletmede kullanılan taşıtlara alındığının gösterilmesi gerekir; plaka bilgisinin belgede yer alması bu bakımdan önemlidir. İkincisi belgedir: cihaz fişi ile fatura arasındaki ayrım gözetilmeli, kanunda öngörülen haddi aşan alımlarda fatura düzenlenmesi istenmelidir; ayrıca taşıt tanıma sistemi kullanılıyorsa dönemsel fatura ile cihaz kayıtlarının eşleştirilmesi gerekir. Üçüncüsü binek otomobillerdir: Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesindeki gider kısıtlaması nedeniyle binek otomobillere ait giderlerin kanunda belirlenen kısmı indirilebilir; ticari araçlarda ise böyle bir sınırlama bulunmaz. Dördüncüsü tüketim analizidir: araç sayısı, kilometre ve yakıt tüketimi arasındaki ilişki incelemede sorgulanır; takograf, seyir ve bakım kayıtlarının tutulması savunma sağlar. Beşincisi şahsi kullanımdır: işletme aracının şahsi amaçlı kullanımına ilişkin yakıt giderlerinin ayrıştırılması gerekir. Gider kısıtlamalarını gider kısıtlamaları yazımızda ele aldık.

Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği

…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: …… Petrol Ürünleri Ltd. Şti., Vergi No, Adres

DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü

DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen vergi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. Şirketimiz akaryakıt bayiliği faaliyetinde bulunmakta olup, pompaları ödeme kaydedici cihazlara bağlı ve otomasyon sistemi kuruludur.

2. İdarece, stok hareketlerinde tespit edilen fark nedeniyle kayıt dışı satış yapıldığı varsayımıyla matrah farkı hesaplanmıştır.

3. Oysa söz konusu fark, akaryakıtta sıcaklık değişimine bağlı hacim farkları ve ölçüm toleranslarından kaynaklanmaktadır; otomasyon kayıtları, tank kalibrasyon belgeleri ve teknik raporlar ektedir.

4. Dönem içinde yaşanan tank temizliği ve ekipman arızası nedeniyle ölçüm sapmaları oluşmuştur; servis tutanakları ektedir.

5. (Alternatif) Tarhiyata dayanak alınan alış faturaları gerçek olup, ödemeler banka kanalıyla yapılmış ve ürünler otomasyon sistemine kaydedilmiştir; dekont ve kayıtlar ektedir.

6. Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrası uyarınca, teknik icaplara uymayan durumu iddia eden ispatla yükümlü olup somut bir kayıt dışı satış tespiti bulunmamaktadır.

HUKUKİ SEBEPLER: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.3/B, 30, 227, mükerrer 257; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

DELİLLER: İhbarname, otomasyon ve ÖKC kayıtları, tank kalibrasyon belgeleri, teknik raporlar, sevk irsaliyeleri, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026

Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza

Kontrol listesi

  1. Pompa ve ödeme kaydedici cihaz bağlantısını sürekli çalışır tutun.
  2. Otomasyon kayıtlarını düzenli yedekleyin.
  3. Tank kalibrasyon belgelerini güncel tutun.
  4. Her alışta sevk irsaliyesi ve taşıma belgesini dosyalayın.
  5. Fire ve sıcaklık farklarını teknik verilerle belgeleyin.
  6. Günlük stok ve satış mutabakatı yapın.
  7. Lisans ve marker yükümlülüklerini takip edin.
  8. Tecil-terkin kapsamındaki satışlarda belge ve teminat şartlarını kontrol edin.

Sık sorulan sorular

Akaryakıtta ÖTV kimden alınır?

(I) sayılı listedeki mallarda rafineriler dâhil imal edenler ile ithalatçılardan; bir defaya mahsus (m.1, 4).

Bayi ÖTV mükellefi mi?

Hayır. Bayi vergiyi ürün fiyatı içinde öder ve maliyet olarak taşır.

Tecil-terkin nedir?

Kanunda öngörülen amaçlarla kullanılacak mallarda verginin tecil edilip amaca uygun kullanımda terkin edilmesidir (m.8).

Amaca aykırı kullanımda ne olur?

Tecil edilen vergi gecikme faiziyle tahsil edilir ve ceza uygulanabilir.

Pompalar neden ÖKC’ye bağlı?

Mükerrer 257. maddedeki yetkiye dayanılarak getirilen zorunluluk gereği; her satış kayıt altına alınır.

Stok farkı doğrudan matrah farkı mı?

Hayır. Sıcaklık, buharlaşma ve ölçüm toleransları teknik verilerle açıklanabilir.

Kalibrasyon belgesi neden önemli?

Ölçüm doğruluğunu gösterir ve stok farkı savunmasının dayanağıdır.

Marker denetimi vergiyi etkiler mi?

Olumsuz sonuç, kaçak akaryakıt iddiası ile idari ve cezai sonuçlar doğurur.

İrsaliyesiz sevkiyat ne doğurur?

Özel usulsüzlük cezası ve stok takibinde uyumsuzluk.

KDV matrahına ÖTV dâhil mi?

Evet. İki vergi kademeli işler ve ÖTV, KDV matrahına dâhildir.

Nakliyeci akaryakıt giderini indirebilir mi?

Faaliyetle ilgili olmak ve belgelendirilmek şartıyla gider yazılır.

Taşıt tanıma sistemi satışlarında belge nasıl olur?

Sözleşmeye dayalı satışlarda fatura düzenlenir; cihaz kayıtlarıyla mutabakat yapılır.

İstasyon devrinde nelere dikkat edilmeli?

Taşınmaz, işletme hakkı ve stok devri ayrı işlemlerdir; devir anındaki tank ölçümü tutanağa bağlanmalı ve borç sorgusu yapılmalıdır.

Kurumsal satışta fatura ne zaman düzenlenir?

Teslimden itibaren kanunda öngörülen süre içinde; sistem kayıtlarıyla eşleştirilmesi ve dönemsel mutabakat yapılması gerekir (VUK m.231).

Bir tespit kaç süreç başlatır?

Vergi cezası, sektörel idari yaptırım ve gerektiğinde ceza yargılaması ayrı ayrı yürür; her biri için ayrı başvuru gerekir.

Sahte belge iddiasında nasıl savunma yapılır?

Malın fiilen teslim alındığı otomasyon ve tank kayıtlarıyla, ödemenin banka kanalıyla yapıldığı dekontlarla gösterilir (VUK m.11).

İstasyon kirası nasıl vergilenir?

Taşınmazın dağıtıcıya kiralanması ya da intifa kurulması karşılığı alınan bedellerde kira rejimi ve kesinti yükümlülüğü işler.

Lisans olmadan faaliyet mümkün mü?

Petrol piyasası mevzuatı lisans şartı öngörür; ihlali idari yaptırım doğurur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu m.1, 4 ve 8 ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.3/B ve mükerrer 257 hükümlerine dayanır. Oran ve tutarlar sık değişir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk