Yeni İşe Başlayanlarda Vergi Kolaylıkları 2026: Genç Girişimci Kazanç İstisnası, Şartlar, Prim Desteği ve Hak Kaybı Hâlleri (GVK mük. m.20)
07 Eylül 2026

Yeni İşe Başlayanlarda Vergi Kolaylıkları 2026: Genç Girişimci Kazanç İstisnası, Şartlar, Prim Desteği ve Hak Kaybı Hâlleri (GVK mük. m.20)

İlk defa işe başlayan bir girişimci için mevzuat iki ayrı kolaylık öngörür: kazancın belirli bir kısmının gelir vergisinden istisna tutulması ve sigorta priminin bir süre Hazinece karşılanması. Her ikisinin de şartları sıkıdır ve tek bir eksik, hakkı tümüyle ortadan kaldırır. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunanların kazançlarının kanunda belirlenen kısmı, faaliyete başlanılan takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca gelir vergisinden müstesnadır (GVK mük. m.20).
  • İstisnadan yararlanmak için işe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması gerekir.
  • Mükellefin kendi işinde bilfiil çalışması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi aranır.
  • Faaliyetin ölüm dışındaki nedenlerle faaliyette bulunan birinden devralınmamış olması şarttır.
  • 5510 sayılı Kanun, genç girişimcilerde primin kanunda öngörülen süre boyunca Hazinece karşılanmasını öngörür.

Genç girişimci kazanç istisnası (mük. m.20)

Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20. maddesi, ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla kanunda belirlenen yaşı doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının kanunda belirlenen kısmının gelir vergisinden müstesna olduğunu düzenler.

Maddede aranan şartlar şunlardır. Birincisi bildirimdir: işe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması gerekir; geç yapılan bildirim istisnayı ortadan kaldırır ve bu, uygulamada en sık karşılaşılan hak kaybı sebebidir. İkincisi bizzat çalışmadır: mükellefin kendi işinde bilfiil çalışması ya da işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi aranır; çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırmak ya da seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar bu şartı bozmaz. Üçüncüsü devir yasağıdır: faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması hâlinde tüm ortakların şartları taşıması gerekir; ayrıca ölüm nedeniyle faaliyetin eş ve çocuklar tarafından devralınması hâli hariç olmak üzere, faaliyeti durdurulan veya faaliyetine devam eden bir işletmenin ya da mesleki faaliyetin eş veya üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısımlarından devralınmamış olması şarttır. Dördüncüsü mevcut işletmeye ortaklıktır: mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması aranır.

Kolaylıkların karşılaştırması

KolaylıkKapsamDayanak
Kazanç istisnasıÜç vergilendirme dönemiGVK mük. m.20
Prim desteğiKanuni süre boyunca5510 sayılı Kanun
Basit usul kazanç indirimiŞartları taşıyanlarGVK m.89
Esnaf muaflığıKanunda sayılan faaliyetlerGVK m.9
Sosyal içerik istisnasıÖzel hesap şartıylaGVK mük. m.20/B
Telif istisnasıEser sahipleriGVK m.18

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Bu kolaylıklar birbirinin alternatifi olabilir; hangisinin uygulanacağı faaliyetin niteliğine göre belirlenir. Örneğin bir yazılım geliştiricisi hem genç girişimci istisnasından hem sosyal içerik üreticiliği istisnasından yararlanma ihtimalini değerlendirmeli, ancak aynı kazanca birden fazla istisnanın uygulanamayacağını gözetmelidir. Bu nedenle faaliyet başlangıcında bir tercih analizi yapılması gerekir.

İstisnanın uygulanma biçimi

Genç girişimci istisnası, beyanname üzerinden uygulanır. Mükellef, elde ettiği kazancı beyan eder ve kanunda belirlenen istisna tutarını beyannamede gösterip düşer. Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır.

Birincisi süredir: istisna, faaliyete başlanılan takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi için geçerlidir; yıl içinde işe başlanması hâlinde ilk yıl kıst dönem olsa dahi bir vergilendirme dönemi sayılır. İkincisi tutardır: kanunda belirlenen tutar her yıl güncellenir ve kazancın bu tutarı aşan kısmı vergilendirilir; istisna, kazancın tamamına değil belirlenen tutara kadar olan kısmına uygulanır. Üçüncüsü stopajdır: madde, istisna kapsamındaki kazançlar üzerinden yapılacak tevkifatı etkilemez; bu nedenle serbest meslek erbabı bakımından yapılan kesintiler devam eder ve beyannamede hesaplanan vergiden mahsup edilir. Dördüncüsü beyan yükümlülüğüdür: kazanç istisna sınırı içinde kalsa dahi beyanname verme yükümlülüğü devam eder; beyanname verilmemesi istisnayı kaybettirir. Beşincisi diğer gelirlerdir: mükellefin başka gelir unsurları bulunması hâlinde bunlar ayrıca beyan edilir ve istisna yalnızca kapsamdaki kazanca uygulanır. Beyanname yükümlülüğünü gelir vergisi beyannamesi yazımızda ele aldık.

İşe başlamada yapılacak işlemler

İstisnadan yararlanmanın ön şartı, mükellefiyetin usulüne uygun ve süresinde tesis edilmesidir. Vergi Usul Kanunu’nun 153. maddesi işe başlamanın bildirilmesini zorunlu tutar; 168. madde ise bildirim sürelerini gösterir: gerçek kişilerde işe başlama bildirimleri, işe başlama tarihinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde yapılır.

İşe başlama sürecinde yapılması gerekenler şunlardır. Birincisi bildirimdir: işe başlama bildiriminin vergi dairesine süresinde verilmesi; bu, hem genç girişimci istisnası hem genel usulsüzlük sonuçları bakımından belirleyicidir. İkincisi yoklamadır: mükellefiyet tesisi sonrası yapılan yoklamada iş yerinin fiilen faaliyette olduğunun görülmesi gerekir; adres, tabela ve donanımın hazır olması yerinde olur. Üçüncüsü defter tasdikidir: tutulacak defterlerin kanuni süresinde tasdik ettirilmesi zorunludur; tasdiksiz defter resen tarh sebebidir. Dördüncüsü belge bastırmadır: kapsam durumuna göre kâğıt belge bastırılması ya da elektronik belge uygulamalarına başvurulması gerekir. Beşincisi odalardır: ilgili meslek odası ve ticaret siciline kayıtların yapılması; bu kayıtlar aynı zamanda faaliyetin gerçekliğinin belgesidir. Altıncısı sigortadır: 5510 sayılı Kanun kapsamında bağımsız çalışan sigortalılığının başlatılması ve genç girişimci prim desteği başvurusunun yapılması gerekir. İşe başlama bildirimini işe başlama bildirimi yazımızda ele aldık.

Prim desteği ve sosyal güvenlik boyutu

Genç girişimciye tanınan ikinci kolaylık sosyal güvenlik alanındadır. 5510 sayılı Kanun, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20. maddesi kapsamında genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanan ve kanunda sayılan sigortalılık statüsünde ilk defa sigortalı sayılan gerçek kişilerin primlerinin, kanunda öngörülen süre boyunca Hazinece karşılanmasını öngörür.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi bağlantıdır: prim desteğinden yararlanmanın şartı, gelir vergisi istisnasından yararlanıyor olmaktır; vergi tarafındaki bir eksiklik prim desteğini de ortadan kaldırır. İkincisi ilk defa sigortalılıktır: kanunda öngörülen statüde daha önce sigortalılığı bulunmayanlar kapsamdadır. Üçüncüsü süredir: destek kanunda belirlenen süreyle sınırlıdır ve bu süre, sigortalılığın başladığı tarihten itibaren hesaplanır. Dördüncüsü ortaklıktır: adi ortaklık ve şahıs şirketlerinde ortakların durumu ayrı ayrı değerlendirilir. Beşincisi cari borçlardır: destekten yararlanma, prim borçlarının düzenli ödenmesi şartına bağlanabilir. Altıncısı emeklilik etkisidir: primlerin Hazinece karşılanması, sigortalılık süresinin ve prim gün sayısının işlemesini engellemez; bu nedenle emeklilik hesabı bakımından kayıp doğurmaz. Bu iki kolaylığın birlikte planlanması, yeni girişimcinin ilk yıllardaki nakit yükünü belirgin biçimde azaltır.

İstisnanın kaybedildiği hâller

Genç girişimci istisnası, şartlara bağlı bir haktır ve şartlardan birinin sonradan ortadan kalkması ya da baştan bulunmaması hâlinde uygulanamaz. Bu hâllerin bilinmesi, hem başvuruda hem sonraki yıllarda hak kaybını önler.

İstisnanın uygulanamadığı başlıca hâller şunlardır. Birincisi geç bildirimdir: işe başlamanın kanuni süre içinde bildirilmemesi. İkincisi önceki mükellefiyettir: daha önce ticari, zirai ya da mesleki faaliyet nedeniyle mükellefiyeti bulunanlar kapsam dışıdır; bu nedenle geçmiş mükellefiyet kayıtlarının kontrol edilmesi gerekir. Üçüncüsü devirdir: faaliyetin ölüm hâli hariç olmak üzere hısımlardan devralınması. Dördüncüsü ortaklık şartıdır: ortaklardan birinin şartları taşımaması hâlinde diğer ortakların da yararlanamaması. Beşincisi bizzat çalışma şartının kaybıdır: işin fiilen başkası tarafından sevk ve idare edilmesi. Altıncısı faaliyetin niteliğidir: istisna ticari, zirai ve mesleki kazançlar içindir; ücret, kira ve menkul sermaye iradı gibi diğer gelir unsurlarına uygulanmaz. Yedincisi beyanname verilmemesidir. Şartların ihlali hâlinde, yararlanılan istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme faiziyle birlikte istenir ve ceza uygulanabilir; bu nedenle şartların yıllık olarak gözden geçirilmesi gerekir.

Faaliyet türüne göre mükellefiyet seçimi

Yeni işe başlayan bir girişimcinin ilk kararı, faaliyetini hangi hukuki yapı içinde yürüteceğidir; bu tercih, genç girişimci istisnasından yararlanıp yararlanamayacağını da belirler. Üç seçenek karşılaştırılır.

Birincisi şahıs işletmesidir: gerçek kişi olarak mükellefiyet tesis edilir, kazanç gelir vergisine tabi olur ve genç girişimci istisnasından yararlanılabilir; sorumluluk şahsidir ve tüm malvarlığıyla sınırsızdır. İkincisi adi ortaklık ya da şahıs şirketidir: kazanç ortaklara payları oranında dağıtılır ve her ortak kendi beyanını verir; istisnadan yararlanmak için tüm ortakların şartları taşıması gerekir. Üçüncüsü sermaye şirketidir: kazanç kurumlar vergisine tabi olur, kâr dağıtımında stopaj doğar ve genç girişimci istisnası uygulanmaz; buna karşılık sorumluluk sınırlıdır ve kurumsal yapı yatırımcı almayı kolaylaştırır. Karşılaştırmada değerlendirilecek unsurlar şunlardır: beklenen kazanç düzeyi, artan oranlı tarife ile kurumlar vergisi oranının karşılaştırılması, istisnanın sağlayacağı avantajın büyüklüğü, sorumluluk riski, muhasebe ve denetim maliyetleri ile ileride yapılacak yapı değişikliğinin maliyeti. Kurumsal yapı tercihini sermaye işlemleri ve pay devri yazımızda ele aldık.

İlk yılda kurulması gereken düzen

Genç girişimci istisnası, ilk üç yıl için önemli bir nakit avantajı sağlar; ancak bu dönemde kurulacak muhasebe ve belge düzeni, sonraki yılların da temelini oluşturur. İlk yılda yapılması gerekenler şunlardır.

Birincisi hesap planıdır: gelir ve gider kalemlerinin baştan doğru sınıflandırılması, ileride yapılacak ayrıştırmaları kolaylaştırır. İkincisi belge disiplinidir: her tahsilat ve ödeme için belge düzenlenmesi ve alınması alışkanlık hâline getirilmelidir; ilk yıllarda oluşan belgesiz işlem alışkanlığı, sonraki incelemelerde en büyük sorun kaynağıdır. Üçüncüsü banka kullanımıdır: tahsilat ve ödemelerin banka üzerinden yapılması hem kanuni zorunluluklara uyumu sağlar hem hasılat tartışmalarında ispat kolaylığı verir. Dördüncüsü ayrıştırmadır: şahsi harcamalar ile işletme harcamalarının ayrı hesaplarda izlenmesi gerekir; karışık kullanım hem gider reddine hem izah taleplerine yol açar. Beşincisi takvimdir: beyanname, geçici vergi ve bildirim tarihleri bir takvime bağlanmalıdır. Altıncısı arşivdir: belgelerin dönem bazında saklanması ve kanuni saklama süresinin bilinmesi gerekir. Yedincisi danışmanlıktır: meslek mensubuyla yapılacak sözleşmede kapsam ve sorumlulukların yazılı gösterilmesi yerinde olur. Belge ve defter düzenini belge ve defter düzeni yazımızda ele aldık.

Serbest meslek erbabında uygulama

Genç girişimci istisnası, mesleki faaliyet nedeniyle ilk defa mükellefiyet tesis ettirenler bakımından da uygulanır; ancak serbest meslek kazancının kendine özgü yapısı nedeniyle bazı hususlar farklılaşır.

Öne çıkan noktalar şunlardır. Birincisi tahsil esasıdır: Gelir Vergisi Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca serbest meslek kazancı, bir hesap dönemi içinde fiilen tahsil edilen tutarlardan giderler düşülerek bulunur; bu nedenle istisna hesabında da tahsil edilen kazanç esas alınır ve hak edilip tahsil edilmeyen tutarlar dikkate alınmaz. İkincisi stopajdır: Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca kesinti yapmakla yükümlü olanlarca yapılan serbest meslek ödemelerinden tevkifat yapılır; istisna, bu tevkifatı ortadan kaldırmaz. Bu durum pratikte önemli bir sonuç doğurur: kazancı istisna sınırı içinde kalan bir serbest meslek erbabı, yıl içinde kesilen vergiler nedeniyle iade alacaklı duruma gelebilir ve bu alacağını beyanname üzerinden mahsup ya da iade yoluyla talep eder. Üçüncüsü giderdir: istisna, safi kazanç üzerinden uygulandığından, önce 68. maddedeki giderler düşülür ve kalan kazanca istisna uygulanır. Dördüncüsü bizzat çalışmadır: serbest meslek faaliyetinin şahsi mesaiye dayanması nedeniyle bu şart doğal olarak sağlanır; yanında çalışan istihdam edilmesi şartı bozmaz. Serbest meslek kazancını serbest meslek kazancı yazımızda ele aldık.

Üçüncü yıl sonrası planlama

İstisnanın süresi dolduğunda vergi yükü belirgin biçimde artar; bu geçişin önceden planlanması, dördüncü yılda beklenmedik bir yükle karşılaşılmasını önler. Yapılması gerekenler şunlardır.

Birincisi projeksiyondur: üçüncü yılın sonunda, istisnasız hesaplanacak vergi yükü tahmin edilerek nakit planına işlenmelidir; artan oranlı tarife nedeniyle kazanç arttıkça yük orantısız büyür. İkincisi geçici vergidir: istisna sona erdiğinde geçici vergi tutarları da yükselir ve dönemsel ödeme yükü ağırlaşır. Üçüncüsü gider disiplinidir: istisna döneminde ihmal edilmiş olabilecek gider belgelerinin toplanması, bu aşamada doğrudan vergi tasarrufuna dönüşür; 68 ve 40. maddelerdeki kalemler gözden geçirilmelidir. Dördüncüsü yapı değişikliğidir: kazanç düzeyi yükseldiyse sermaye şirketi yapısına geçişin toplam yükü azaltıp azaltmayacağı hesaplanmalıdır; bu geçişin kendisi de vergisel sonuçlar doğurduğundan önceden modellenmelidir. Beşincisi diğer istisnalardır: faaliyetin niteliğine göre telif kazancı, sosyal içerik üreticiliği ya da Ar-Ge ile teknopark istisnalarından yararlanma imkânı değerlendirilmelidir. Altıncısı indirimlerdir: 89. maddedeki şahıs sigortası, eğitim ve sağlık harcamaları ile bağış indirimlerinin belgeleri yıl içinde toplanmalıdır. Bu planlamanın üçüncü yılın ortasında yapılması yerinde olur.

Katma değer vergisi ve diğer yükümlülükler

Genç girişimci istisnası yalnızca gelir vergisine ilişkindir; girişimcinin diğer vergisel yükümlülükleri olağan biçimde devam eder ve bu, uygulamada sık karıştırılır. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesi, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetleri verginin konusuna alır; gelir vergisi istisnası bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.

Devam eden yükümlülükler şunlardır. Birincisi katma değer vergisidir: mükellefiyet tesis edilir, belge düzenlenir, vergi hesaplanır ve beyanname verilir; indirim mekanizması olağan biçimde işler. İkincisi stopajdır: işçi çalıştıran ya da kira ödeyen girişimci, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca kesinti yapmak ve muhtasar beyanname vermekle yükümlüdür. Üçüncüsü geçici vergidir: ticari ve mesleki kazanç sahipleri geçici vergi mükellefidir; istisna kapsamındaki kazanç bakımından uygulamanın nasıl olacağı hesaplamada gözetilir. Dördüncüsü damga vergisidir: düzenlenen sözleşme ve kâğıtlar bakımından yükümlülük sürer. Beşincisi belge ve defter düzenidir: fatura düzenleme, defter tutma ve saklama yükümlülükleri tam olarak işler. Altıncısı bildirimlerdir: adres, faaliyet ve ortaklık değişikliklerinin süresinde bildirilmesi gerekir. Bu nedenle istisna, bir muafiyet değil yalnızca kazancın belirli kısmının vergi dışı bırakılmasıdır.

Uyuşmazlık çıkarsa savunmanın kurulması

Genç girişimci istisnasının reddi hâlinde uyuşmazlık, çoğunlukla tek bir şartın sağlanıp sağlanmadığı üzerinde yoğunlaşır; bu nedenle savunmanın hangi şarta yöneldiğini doğru tespit etmek gerekir.

Şart bazında savunma dayanakları şunlardır. Birincisi bildirim şartıdır: işe başlama bildiriminin süresinde verildiği, bildirim evrakı ve kayıt tarihiyle gösterilir; bildirimin idarece geç kaydedilmiş olması hâlinde teslim belgesi belirleyicidir. İkincisi bizzat çalışma şartıdır: iş yeri kayıtları, sigorta bildirimleri, imza sirküleri, banka işlemleri ve müşteri yazışmaları işin bizzat sevk ve idare edildiğini gösterir; kanunda sayılan zaruri ayrılmaların şartı bozmadığı ayrıca vurgulanır. Üçüncüsü devir yasağıdır: işletmenin yeni kurulduğu, önceki bir faaliyetin devralınmadığı ticaret sicili, oda kayıtları ve iş yeri kira sözleşmesiyle ortaya konur; aynı adreste daha önce başka bir işletmenin bulunmuş olması tek başına devir anlamına gelmez ve bu husus dilekçede belirtilmelidir. Dördüncüsü önceki mükellefiyettir: geçmişte kısa süreli ya da farklı nitelikte bir kaydın bulunması hâlinde, bunun ticari, zirai ya da mesleki faaliyet nedeniyle olup olmadığı incelenir. Beşincisi süredir: ihbarnamenin tebliğinden itibaren dava süresi işler ve uzlaşma ile cezalarda indirim seçenekleri tutar olarak karşılaştırılır. Başvuru yollarını mükellef hakları yazımızda ele aldık.

Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği

…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres

DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü

DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen gelir vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkil, ……/……/…… tarihinde ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis ettirerek …… faaliyetine başlamıştır. Mükellefiyet ve işe başlama belgeleri ektedir.

2. İdarece, genç girişimci kazanç istisnasının şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle istisna reddedilerek tarhiyat yapılmıştır.

3. Oysa müvekkil, mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla kanunda öngörülen yaşı doldurmamış olup, işe başlamayı kanuni süresi içinde bildirmiştir; bildirim belgeleri ektedir.

4. Müvekkil kendi işinde bilfiil çalışmakta ve işi bizzat sevk ve idare etmektedir; işyeri kayıtları, ruhsat ve sigorta bildirimleri ektedir. Yardımcı işçi çalıştırılması kanun uyarınca bu şartı ihlal etmez.

5. Faaliyet, eş veya üçüncü dereceye kadar hısımlardan devralınmamış olup, yeni bir işletme olarak kurulmuştur; ticaret sicil ve oda kayıtları ektedir.

6. Olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.

HUKUKİ SEBEPLER: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu mükerrer m.20, m.85, 92; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.153, 168; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

DELİLLER: İhbarname, işe başlama bildirimi, mükellefiyet belgesi, ruhsat ve oda kayıtları, sigorta bildirimleri, beyanname örnekleri, bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026

Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza

Kontrol listesi

  1. İşe başlamayı kanuni süresi içinde bildirin; gecikme istisnayı kaybettirir.
  2. Mükellefiyet başlangıcında yaş şartını doğrulayın.
  3. İşi bizzat sevk ve idare ettiğinizi belgeleyin.
  4. Faaliyeti hısımlardan devralmadığınızı gösterin.
  5. Ortaklıkta tüm ortakların şartları taşıdığını kontrol edin.
  6. Üç vergilendirme dönemi hesabını takvime alın.
  7. Kazanç istisna sınırında kalsa dahi beyanname verin.
  8. Prim desteği başvurusunu ayrıca yapın.

Sık sorulan sorular

İstisna kaç yıl uygulanır?

Faaliyete başlanılan takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca (mük. m.20).

Yaş şartı ne zaman aranır?

Mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla kanunda belirlenen yaşın doldurulmamış olması gerekir.

İşe başlamayı geç bildirirsem?

İstisnadan yararlanılamaz; bildirimin kanuni süresi içinde yapılması şarttır.

İşçi çalıştırırsam şart bozulur mu?

Hayır. Çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırmak bizzat çalışma şartını ihlal etmez.

Askerlik ya da hastalık şartı bozar mı?

Hayır. Kanunda sayılan zaruri ayrılmalar bu şartı bozmaz.

Babamın işletmesini devralırsam?

Ölüm hâli hariç, eş veya üçüncü dereceye kadar hısımlardan devralınan faaliyetlerde istisna uygulanmaz.

Ortaklıkta durum ne?

Adi ortaklık veya şahıs şirketinde tüm ortakların şartları taşıması gerekir.

Mevcut bir işletmeye ortak olursam?

Mevcut işletmeye ya da mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması aranır.

Kazancım istisna sınırının altında; beyanname vermeli miyim?

Evet. Beyan yükümlülüğü devam eder ve beyanname verilmemesi istisnayı kaybettirir.

Stopaj yapılmaya devam eder mi?

Evet. İstisna, tevkifat uygulamasını etkilemez; kesilen vergi beyannamede mahsup edilir.

Şirket kurarsam yararlanabilir miyim?

İstisna gerçek kişilere yöneliktir; sermaye şirketi kazançları kurumlar vergisine tabidir.

Prim desteği ayrı mı?

Evet. 5510 sayılı Kanun kapsamında ayrı bir düzenleme olup başvurusu ayrıca yapılır.

KDV yükümlülüğüm de kalkar mı?

Hayır. İstisna yalnızca gelir vergisine ilişkindir; KDV, stopaj, geçici vergi ve belge düzeni yükümlülükleri devam eder.

Serbest meslek erbabıyım; kesilen vergiyi geri alabilir miyim?

İstisna tevkifatı kaldırmaz; kazanç istisna sınırında kalsa dahi kesilen vergiler beyanname üzerinden mahsup ya da iade yoluyla talep edilir.

Şahıs işletmesi mi şirket mi kurmalıyım?

Genç girişimci istisnası gerçek kişilere yöneliktir; beklenen kazanç, sorumluluk riski ve maliyetler birlikte değerlendirilmelidir.

Prim desteği için ayrı şart var mı?

Vergi istisnasından yararlanıyor olmak ve kanunda sayılan statüde ilk defa sigortalı sayılmak gerekir (5510).

Şartı sonradan kaybedersem ne olur?

Yararlanılan istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme faiziyle istenir.

İkinci kez işe başlarsam yararlanır mıyım?

İstisna, ilk defa mükellefiyet tesis edilenler içindir; daha önce mükellefiyeti bulunanlar kapsam dışıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu mükerrer m.20, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.153 ve 168 ile 5510 sayılı Kanun hükümlerine dayanır. Yaş, tutar ve süreler değişebilir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk