Yapım İşlerinde KDV Tevkifatı ve Hakediş Düzeni 2026: Alıcı Statüsü, İade, Taşeron Zinciri ve Asgari İşçilik (KDVK m.9-10)
05 Eylül 2026

Yapım İşlerinde KDV Tevkifatı ve Hakediş Düzeni 2026: Alıcı Statüsü, İade, Taşeron Zinciri ve Asgari İşçilik (KDVK m.9-10)

Yapım işlerinde katma değer vergisinin bir kısmı yükleniciden değil işverenden tahsil edilir: tevkifat uygulaması nedeniyle yüklenici, faturada gösterdiği verginin tamamını tahsil edemez ve alacaklı duruma geçer. Buna bir de alt yüklenici zinciri, hakediş kesintileri ve gelir vergisi stopajı eklenir. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Bakanlık, vergi alacağını emniyet altına almak amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir (KDVK m.9).
  • Bu yetkiye dayanılarak belirlenen alıcı gruplarına yapılan yapım işlerinde kısmi tevkifat uygulanır ve alıcı, verginin belirlenen kısmını sorumlu sıfatıyla beyan eder.
  • Yüklenici, tevkif edilen kısmı tahsil edemediğinden bu tutar bakımından iade hakkı doğar.
  • Yıllara sari inşaat ve onarım işlerinde hakediş ödemelerinden ayrıca gelir vergisi tevkifatı yapılır (GVK m.94).
  • Alt yüklenici zincirinde her halka kendi işlemini belgelendirmek zorundadır; tevkifat kapsamı halka bazında değerlendirilir.

Tevkifatın hukuki dayanağı (KDVK m.9)

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9. maddesi, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hâlleri ve gerekli görülen diğer hâllerde Bakanlığın, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceğini düzenler. Bu yetkiye dayanılarak çıkarılan tebliğlerle, belirli işlemler ve alıcı grupları bakımından tevkifat uygulaması getirilmiştir.

Tevkifat iki türlüdür. Tam tevkifatta verginin tamamı alıcı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilir; bu, esas olarak yurt dışından alınan hizmetlerde işler. Kısmi tevkifatta ise hesaplanan verginin belirlenen oranı alıcı, kalan kısmı satıcı tarafından beyan edilir; yapım işleri bu kapsamdadır. Uygulamanın kapsamı iki unsurla belirlenir: işlemin türü ve alıcının niteliği. Alıcı grupları tebliğlerde sayılmıştır; kamu kurum ve kuruluşları, kanunda belirlenen kurumlar ile belirlenmiş alıcılar bu kapsamdadır. Alıcı bu gruplardan değilse tevkifat doğmaz ve verginin tamamı satıcı tarafından tahsil edilip beyan edilir. Bu nedenle her işlem öncesinde alıcının statüsünün sorgulanması gerekir. Tevkifat rejiminin genel esaslarını KDV tevkifatı yazımızda ele aldık.

Hakediş sürecinde vergisel akış

AşamaİşlemVergisel sonuç
Hakediş raporuİmalat tespiti ve onayFatura düzenleme zamanı
FaturaKDV ve tevkifat gösterimiBeyan yükümlülüğü doğar
Gelir vergisi stopajıYıllara sari işlerde kesintiPeşin ödenmiş vergi
Teminat kesintisiHakedişten kesilirAlacak olarak izlenir
Damga vergisiSözleşme ve hakediş kâğıtlarıKesinti yoluyla ödenir
Kesin kabulİşin bitimiKazancın tespiti ve mahsup

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Tablodaki en kritik satır fatura zamanıdır. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 10. maddesi, hizmet ifasında vergiyi doğuran olayın hizmetin yapılmasıyla meydana geldiğini; kısım kısım hizmet yapılması mutat olan hâllerde ise her bir kısmın yapılmasıyla vergiyi doğuran olayın gerçekleşeceğini öngörür. Yapım işlerinde hakediş, kısım kısım yapılan hizmetin tespiti niteliğinde olduğundan, faturanın hakedişin onaylandığı döneme göre düzenlenmesi gerekir; faturanın geciktirilmesi dönem kaydırma eleştirisi doğurur.

Alt yüklenici zinciri ve belgelendirme

Yapım işleri çoğu zaman zincir hâlinde yürütülür: yüklenici işi alır, bir kısmını alt yükleniciye devreder, alt yüklenici de bazı kalemleri başka firmalara yaptırır. Her halka kendi işlemini belgelendirmek zorundadır ve tevkifat kapsamı her halkada ayrı ayrı değerlendirilir: alt yüklenicinin düzenlediği faturada tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı, alıcının yani yüklenicinin statüsüne göre belirlenir.

Zincirde dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi sözleşmedir: alt yüklenici sözleşmesinin yazılı yapılması, işin kapsamının ve bedelin gösterilmesi gerekir; damga vergisi bakımından nüsha kuralı da burada işler. İkincisi mükellefiyet sorgusudur: alt yüklenicinin mükellefiyet durumu ve hakkında olumsuz tespit bulunup bulunmadığı işlem tarihinde kontrol edilmelidir; olumsuz tespit bulunan firmalardan alınan hizmetler indirim reddine ve sahte belge iddiasına yol açar. Üçüncüsü fiilî ifadır: işin gerçekten yapıldığını gösteren belgeler toplanmalıdır: şantiye giriş kayıtları, puantajlar, sevk irsaliyeleri, iş programı ve tutanaklar. Dördüncüsü ödemedir: bedelin banka üzerinden ve fatura tutarıyla uyumlu ödenmesi, müteselsil sorumluluk tartışmasında en güçlü savunmadır. Beşincisi, alt yüklenicinin sosyal güvenlik yükümlülükleri nedeniyle yükleniciye yönelebilecek sorumluluktur. Müteselsil sorumluluk savunmasını vergi sorumluluğu yazımızda ele aldık.

Tevkifat iadesinde süreç ve belgeler

Tevkifat uygulaması, yüklenicide sürekli bir iade alacağı doğurur ve bu alacağın tahsili, sektörün en önemli nakit kalemidir. İade süreci, iade talebinin ve eklerinin sisteme yüklenmesiyle başlar; ardından kontrol raporu üretilir ve tespit edilen olumsuzluklar giderilmedikçe iade yapılmaz.

Hazırlanması gereken belgeler şunlardır. Birincisi yüklenim listesidir: iadeye konu işlemle ilgili yüklenilen verginin, alış faturaları bazında gösterildiği listedir; yapım işlerinde malzeme, taşeron hizmeti, makine kirası ve genel giderlerden pay verilmesi gerekir ve dağıtım anahtarı yazılı belirlenmelidir. İkincisi satış listesidir: tevkifatlı düzenlenen faturaların dökümü. Üçüncüsü indirilecek vergi listesidir. Dördüncüsü, alıcının sorumlu sıfatıyla beyan ettiği verginin ödendiğine ilişkin teyittir: bazı iade türlerinde bu teyit aranır ve alıcının beyanını aksatması yüklenicinin iadesini geciktirir. Beşincisi teminat ve rapordur: tutara göre teminat gösterilmesi ya da yeminli mali müşavir raporu ibrazı gerekebilir; raporun hazırlanma süresi baştan planlanmalıdır. Altıncısı süredir: iade talebinin ve eksikliklerin giderilmesinin kanunda ve düzenlemelerde öngörülen sürelerde yapılması gerekir. Bu hazırlığın proje başında kurulması, iadeyi öngörülebilir hâle getirir. İade sürecinin genel esaslarını KDV iadesi şartları ve süreci yazımızda ele aldık.

Sosyal güvenlik ve asgari işçilik uygulaması

Yapım işlerinde vergi yükümlülükleri, sosyal güvenlik mevzuatındaki asgari işçilik uygulamasıyla iç içe geçer. 5510 sayılı Kanun, ihale konusu işler ile özel bina inşaatlarında, işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarının tespitini ve bu miktarın altında bildirim yapılması hâlinde fark primlerin istenmesini öngörür; bu tespit, kuruma bildirilen prime esas kazanç ile işin niteliğine göre hesaplanan tutarın karşılaştırılmasıyla yapılır.

Vergisel açıdan bağlantı noktaları şunlardır. Birincisi ilişiksizlik belgesidir: ihale konusu işlerde son hakedişin ödenmesi ve teminatın iadesi, kurumdan alınacak ilişiksizlik belgesine bağlanmıştır; bu belge alınmadan hakediş tahsil edilemez ve süreç kilitlenir. İkincisi maliyet tutarlılığıdır: kuruma bildirilen işçilik ile vergi kayıtlarındaki personel giderinin uyumlu olması gerekir; uyumsuzluk her iki cephede de eleştiri doğurur. Üçüncüsü alt yüklenici bildirimleridir: alt yüklenicilerin çalıştırdığı işçilerin bildirimi ve asıl işverenin müteselsil sorumluluğu gözetilmelidir. Dördüncüsü, ödenen fark primlerin gider yazılabilirliğidir: prim ödemeleri kanunda öngörülen esaslara göre kazancın tespitinde dikkate alınırken, gecikme cezası ve idari para cezaları gider yazılamaz. Bu nedenle şantiye bazında bir işçilik ve maliyet takip tablosu tutulması gerekir.

Kamu ihalelerinde ek mali yükler

İşveren kamu idaresi olduğunda, standart vergi yüklerine ihale mevzuatından doğan kalemler eklenir ve teklif hazırlanırken bunların hesaba katılması gerekir. Birincisi damga vergisidir: 488 sayılı Kanun’a ekli tabloda ihale kararları ile bunlara ilişkin sözleşmeler ayrı ayrı sayıldığından, aynı iş için iki kez vergi doğar; bu tutar teklif maliyetine yansıtılmalıdır.

İkincisi karar pulu ve hakediş kesintileridir: hakediş ödemeleri sırasında damga vergisi kesintisi yapılır. Üçüncüsü teminatlardır: geçici ve kesin teminat mektuplarının komisyonları finansman gideri niteliğindedir ve gider yazılır; teminatın kendisi bilanço kalemidir. Dördüncüsü fiyat farklarıdır: sözleşme kapsamında ödenen fiyat farkları hasılatın bir parçasıdır ve dönemi işin bitiminden önce ya da sonra olmasına göre belirlenir. Beşincisi cezalardır: gecikme cezası ve kesintiler hasılatı azaltır ve belgelendirilmelidir; ancak idari para cezası niteliğindeki ödemeler gider yazılamaz. Altıncısı iş ortaklığı yapısıdır: birden fazla firmanın birlikte teklif verdiği hâllerde mükellefiyetin nasıl kurulacağı baştan belirlenmelidir. Bu kalemlerin tamamının teklif aşamasında hesaplanması, sözleşme sonrasında ortaya çıkan maliyet sürprizlerini önler. İhale kararlarında damga vergisini kamu ihale kararlarında damga vergisi yazımızda ele aldık.

Malzeme dâhil ve hariç yapım işleri

Yapım işlerinde sık karşılaşılan bir ayrım, malzemenin kim tarafından temin edildiğidir ve bu, işlemin niteliğini değiştirebilir. Malzeme dâhil yapım işlerinde, malzeme ve işçilik tek bir hizmet bedeli içinde faturalandırılır ve işlem bütünüyle yapım işi olarak değerlendirilir. Malzemenin işveren tarafından temin edildiği hâllerde ise yüklenicinin faturası yalnızca işçilik ve hizmet bedelini içerir.

Bu ayrımın sonuçları şunlardır. Birincisi tevkifat kapsamıdır: yapım işi sayılan işlemlerde tevkifat uygulanırken, salt malzeme teslimi niteliğindeki işlemler farklı değerlendirilebilir; bu nedenle sözleşmede işin niteliğinin açıkça gösterilmesi gerekir. İkincisi matrahtır: malzeme dâhil işlerde bedelin tamamı matrahtır; işveren malzemesiyle yapılan işlerde ise yalnızca hizmet bedeli matrahtır. Üçüncüsü, işverence temin edilen malzemenin yükleniciye tesliminin bir teslim sayılıp sayılmayacağıdır: malzemenin mülkiyeti işverende kalıyor ve yalnızca kullanıma veriliyorsa teslim doğmaz; ancak yükleniciye devredilip bedeli hakedişten mahsup ediliyorsa bu bir teslimdir ve fatura düzenlenmesi gerekir. Dördüncüsü karma sözleşmelerdir: hem mal teslimi hem hizmet içeren sözleşmelerde kalemlerin ayrıştırılması ve her birine kendi rejiminin uygulanması gerekir. Bu ayrımların sözleşmede net gösterilmesi, sonradan doğacak tevkifat ve oran tartışmalarını önler.

Şantiye giderleri ve maliyet takibi

Yapım işlerinde kazancın doğru tespiti, maliyetlerin proje bazında izlenmesine bağlıdır. Bu, yıllara sari işlerde ayrıca önem taşır: kazanç işin bitiminde tespit edildiğinden, süreç boyunca oluşan maliyetlerin ilgili işe doğru şekilde yüklenmesi gerekir.

İzlenmesi gereken kalemler şunlardır. Birincisi doğrudan maliyetlerdir: malzeme, taşeron hizmeti, şantiye personeli ücretleri ve makine kiraları. İkincisi şantiye genel giderleridir: şantiye şefliği, güvenlik, barınma, yemek, elektrik ve su giderleri; bunların ilgili projeye doğrudan yüklenmesi gerekir. Üçüncüsü ortak genel giderlerdir: merkez ofis giderleri, yönetim ücretleri ve genel amortismanlar; birden fazla iş yürütülüyorsa Gelir Vergisi Kanunu’nun 43. maddesindeki dağıtım esasları uygulanır. Dördüncüsü makine amortismanlarıdır: birden fazla işte kullanılan makinelerin amortismanı, her işte kullanıldıkları gün sayısına göre dağıtılır. Beşincisi finansman giderleridir: proje finansmanı için kullanılan kredilerin faiz ve kur farkları, dönem ayrımı ve finansman gider kısıtlaması bakımından değerlendirilir. Altıncısı garanti dönemidir: kesin kabul sonrası yapılan onarım harcamaları, yapıldıkları yılın kâr veya zararında dikkate alınır. Bu takibin proje bazlı bir maliyet merkezi yapısıyla kurulması gerekir. Ortak gider dağıtım esaslarını yıllara sari inşaat işleri yazımızda ele aldık.

İş ortaklığı ve konsorsiyum yapıları

Büyük ölçekli yapım işleri çoğu zaman birden fazla firmanın birlikte üstlendiği yapılarla yürütülür ve seçilen model, tevkifat ve beyan düzenini belirler. Kurumlar Vergisi Kanunu, iş ortaklıklarını ayrıca mükellef olarak sayar: kurumların kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle belli bir işin birlikte yapılmasını müştereken taahhüt etmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan, talep edilmesi hâlinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilir.

Modeller arasındaki farklar şöyledir. İş ortaklığında ortaklık kendi adına vergi mükellefidir: faturayı ortaklık düzenler, tevkifat ortaklık adına yapılır, kazanç ortaklık düzeyinde beyan edilir ve dağıtım ayrıca değerlendirilir. Konsorsiyum yapısında ise her firma kendi iş kısmını ayrı üstlenir: faturalar ayrı düzenlenir, tevkifat ve stopaj her firma bakımından ayrı işler ve kazanç her firmanın kendi beyannamesinde gösterilir. Adi ortaklık biçiminde ise kazanç ortaklara payları oranında dağıtılır. Seçimde değerlendirilecek unsurlar şunlardır: idareye karşı sorumluluğun paylaşımı, hakedişlerin kime ödeneceği, tevkifat ve stopaj mahsubunun kimde kullanılacağı, iş bitiminde tasfiye ve dağıtım. Bu unsurların sözleşme aşamasında netleştirilmesi, iş süresince doğacak beyan karışıklıklarını önler.

Uyuşmazlıkta savunma hazırlığı

Yapım işleri dosyalarında eleştiri başlıkları bellidir ve buna göre bir savunma dosyası önceden kurulabilir. Birincisi tevkifat uygulamasıdır: alıcının statüsü, oranın doğruluğu ve faturada gösterim biçimi tartışılır; alıcının belirlenmiş alıcılar arasında olduğunu gösteren belgeler dosyada bulunmalıdır.

İkincisi dönem kaydırmadır: hakediş onay tarihleri ile fatura tarihlerinin karşılaştırılması yapılır; hakediş raporları ve onay yazıları bu savunmanın dayanağıdır. Üçüncüsü taşeron faturalarıdır: işin gerçekliği sorgulandığında şantiye giriş kayıtları, puantajlar, sevk irsaliyeleri, iş programı, tutanaklar ve banka ödemeleri sunulur. Dördüncüsü maliyet dağıtımıdır: birden fazla iş yürüten firmalarda ortak giderlerin dağıtım anahtarı ve tutarlılığı sorgulanır; yazılı bir anahtarın bulunması belirleyicidir. Beşincisi randıman analizidir: kullanılan malzeme miktarı ile yapılan imalat karşılaştırılır; metraj ve teknik şartname verileri bu analize karşı savunma sağlar. Altıncısı iade dosyalarıdır: yüklenim listesinin dayanakları ve dağıtım yöntemi gösterilmelidir. Bu altı başlığın her proje için ayrı bir klasörde toplanması, hem inceleme süresini kısaltır hem savunmayı somutlaştırır; sonradan toplanmaya çalışılan belgeler çoğu zaman eksik kalır.

Sözleşme feshi, tasfiye ve devir hâlleri

Yapım işleri her zaman tamamlanmaz; sözleşmenin feshi, işin tasfiyesi ya da başka bir yükleniciye devri hâlinde vergisel sonuçların ayrıca belirlenmesi gerekir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 44. maddesi, yıllara sari işlerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarihin bitim tarihi sayılacağını öngörür; bu nedenle fesih hâlinde kazanç, işin bırakıldığı yılda tespit edilir ve beyan edilir.

Dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi tespit tarihidir: işin fiilen bırakıldığı tarihin tutanak, yazışma ve idare kararlarıyla belgelenmesi gerekir; bu tarih hangi yılın kazancı olduğunu belirler. İkincisi hakedişlerdir: fesih tarihine kadar yapılan imalatın tespiti ve tasfiye hakedişinin düzenlenmesi gerekir. Üçüncüsü teminatlardır: teminatın irat kaydedilmesi hâlinde bu tutarın gider yazılabilirliği, ödemenin sözleşmeye dayanan bir tazminat niteliği taşıyıp taşımadığına göre değerlendirilir; idari para cezası niteliğindeki kalemler gider yazılamaz. Dördüncüsü stopaj mahsubudur: iş süresince kesilen gelir vergisi stopajları, kazancın tespit edildiği yılın beyannamesinde mahsup edilir. Beşincisi devirdir: işin başka bir yükleniciye devri hâlinde, devre kadar olan kısmın kazancı devreden nezdinde tespit edilir ve devir bedelinin niteliği ayrıca değerlendirilir. Altıncısı, tevkifatlı faturaların iptal ve düzeltmesinde matrahta değişiklik hükümlerinin uygulanmasıdır.

Vergi ve ihale mevzuatının kesiştiği noktalar

Kamu ihalelerinde vergi uyumu, yalnızca bir yükümlülük değil aynı zamanda ihaleye katılma şartıdır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, ihale tarihi itibarıyla kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu ve kesinleşmiş vergi borcu bulunan isteklilerin ihale dışı bırakılacağını düzenler; bu nedenle borç durumunun ihale takvimiyle birlikte izlenmesi gerekir.

Pratik sonuçlar şunlardır. Birincisi borcu yoktur yazısıdır: ihale aşamasında ve sözleşme imzalanırken bu belgenin temin edilmesi gerekir; yapılandırılmış ve taksitleri düzenli ödenen borçların durumu ayrıca değerlendirilir. İkincisi ödeme aşamasıdır: hakediş ödemeleri sırasında da borç sorgusu yapılır ve kesinleşmiş borç bulunması hâlinde ödemeden mahsup gündeme gelebilir; 6183 sayılı Kanun, kamu idarelerince yapılacak ödemelerde borç sorgusu ve mahsup uygulamasına ilişkin düzenlemeler içerir. Üçüncüsü teminat çözümüdür: teminatın iadesi için vergi ve prim ilişiğinin kesilmiş olması aranır. Dördüncüsü yasaklama kararlarıdır: vergi ve ihale mevzuatındaki yaptırımların birbirini etkileyebildiği hâller bulunur. Beşincisi, yapılandırma kanunlarından yararlanılmasının borç durumu belgesine etkisidir. Bu nedenle yapım işi yürüten firmalarda vergi uyumu, doğrudan iş alma kapasitesini belirleyen bir unsurdur. Tecil ve taksitlendirme imkânlarını tecil ve taksitlendirme yazımızda ele aldık.

Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği

…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: …… İnşaat Ltd. Şti., Vergi No, Adres

DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü

DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. Şirketimiz, …… idaresi ile imzalanan sözleşme kapsamında yapım işi yürütmüş ve hakedişler karşılığında fatura düzenlemiştir.

2. İdarece, tevkifat uygulanmaması gerektiği ya da oranın hatalı uygulandığı gerekçesiyle tarhiyat yapılmıştır. Oysa alıcı, ilgili düzenlemelerde sayılan belirlenmiş alıcılar arasında yer almakta olup tevkifat mevzuata uygun uygulanmıştır; alıcının statüsüne ilişkin belgeler ve faturalar ektedir.

3. (Alternatif) Tevkifat nedeniyle tahsil edilemeyen vergiye ilişkin iade talebimiz süresinde ve belgeleriyle yapılmış olup, reddi hukuka aykırıdır; yüklenim listesi ve ekleri ektedir.

4. (Alternatif) Alt yükleniciden alınan hizmetlere ilişkin indirimler, işlemin gerçek olmadığı gerekçesiyle reddedilmişse de; ödemeler banka kanalıyla yapılmış, işin fiilen yapıldığı şantiye kayıtları, puantajlar ve tutanaklarla sabittir.

5. (Alternatif) Faturaların dönemi, hakedişlerin onay tarihlerine uygun olarak belirlenmiştir; hakediş raporları ektedir.

6. Olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.

HUKUKİ SEBEPLER: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.9, 10, 29, 32; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.42-44, 94; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

DELİLLER: İhbarname, sözleşme ve hakediş raporları, faturalar, banka dekontları, şantiye ve puantaj kayıtları, yüklenim listesi, bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026

Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza

Kontrol listesi

  1. Her işlemde alıcının tevkifat kapsamında olup olmadığını sorgulayın.
  2. Faturada tevkifat oranını ve tutarını ayrıca gösterin.
  3. Faturayı hakedişin onaylandığı döneme göre düzenleyin.
  4. Tevkifattan doğan iade talebini süresinde ve belgeleriyle yapın.
  5. Yıllara sari işlerde gelir vergisi stopajı belgelerini saklayın.
  6. Alt yüklenicilerin mükellefiyet durumunu işlem tarihinde kontrol edin.
  7. İşin fiilen yapıldığını gösteren şantiye kayıtlarını tutun.
  8. Ödemeleri banka üzerinden ve fatura tutarıyla uyumlu yapın.

Sık sorulan sorular

Tevkifatın dayanağı nedir?

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9. maddesindeki yetkiye dayanılarak çıkarılan düzenlemelerdir.

Tam ve kısmi tevkifat farkı nedir?

Tam tevkifatta verginin tamamı, kısmi tevkifatta belirlenen oranı alıcı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilir.

Her yapım işinde tevkifat var mı?

Hayır. Alıcının belirlenen gruplardan olması gerekir; aksi hâlde verginin tamamı satıcı tarafından beyan edilir.

Faturada nasıl gösterilir?

Hesaplanan vergi, tevkif edilen tutar ve tahsil edilecek kısım ayrı ayrı gösterilir.

Tevkifat nedeniyle iade doğar mı?

Evet. Tahsil edilemeyen vergi bakımından iade hakkı doğar ve süresinde talep edilmelidir.

Fatura ne zaman düzenlenir?

Kısım kısım yapılan hizmetlerde her kısmın yapılmasıyla vergiyi doğuran olay gerçekleşir; hakediş onayı esas alınır (m.10).

Gelir vergisi stopajı da var mı?

Yıllara sari inşaat ve onarım işlerinde hakedişlerden ayrıca kesinti yapılır (GVK m.94).

Bu kesintiyi ne zaman mahsup ederim?

İşin bittiği yıl verilen beyannamede; artan tutar iade edilir.

Alt yüklenici faturasında tevkifat olur mu?

Alıcı konumundaki yüklenicinin statüsüne göre belirlenir; her halka ayrı değerlendirilir.

Alt yüklenici hakkında olumsuz tespit çıkarsa?

İndirim reddi ve sahte belge iddiası gündeme gelir; işin gerçekliğini gösteren belgeler savunmanın temelidir.

Teminat kesintisi gelir midir?

Hakedişten kesilen ve iş sonunda iade edilen teminat, alacak olarak izlenir.

Sözleşmede damga vergisi nasıl işler?

Sözleşme ve hakediş kâğıtları bakımından kesinti yoluyla ödenir; nüsha kuralı gözetilmelidir.

Sözleşme feshedilirse kazanç hangi yıl beyan edilir?

İşin fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihi sayılır ve kazanç o yılda tespit edilir (GVK m.44).

Vergi borcu ihaleye katılmayı engeller mi?

Kesinleşmiş vergi ve prim borcu bulunan istekliler ihale dışı bırakılır; hakediş ödemelerinde de borç sorgusu yapılır.

İş ortaklığı mı konsorsiyum mu kurmalıyız?

İş ortaklığında ortaklık mükellef olur ve tek fatura düzenlenir; konsorsiyumda her firma kendi kısmını ayrı faturalar ve ayrı beyan verir.

Malzeme işverene aitse tevkifat değişir mi?

Matrah yalnızca hizmet bedeli olur; işin niteliğinin sözleşmede açıkça gösterilmesi tevkifat ve oran tartışmasını önler.

İlişiksizlik belgesi olmadan hakediş alınır mı?

İhale konusu işlerde son hakediş ve teminat iadesi, kurumdan alınacak ilişiksizlik belgesine bağlanmıştır.

Kamu ihalesinde damga vergisi kaç kez doğar?

İhale kararı ve sözleşme ayrı ayrı vergiye tabidir; teklif maliyetine iki kalem olarak yansıtılmalıdır.

İade neden gecikiyor?

En sık sebep, yüklenim listesi eksiklikleri ile tedarikçi kaynaklı olumsuz tespitlerdir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.9, 10, 29 ve 32 ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.42-44 ve 94 hükümlerine dayanır. Tevkifat kapsamı ve oranları tebliğlerle sık değişir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk