Vergide E-Tebligat ve İlanen Tebliğ: 5. Gün Kuralı ve Usulsüzlük (VUK 107/A)
22 Haziran 2026

Vergide E-Tebligat ve İlanen Tebliğ: 5. Gün Kuralı ve Usulsüzlük (VUK 107/A)

Vergi dairesi artık kapınıza zarf bırakmak zorunda değil. İhbarname, ödeme emri ve yazılar elektronik tebligat sistemine bırakılıyor ve siz görmeseniz bile ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılıyor. Adresinize hiç ulaşılamıyorsa devreye ilanen tebliğ giriyor.

İki mekanizmanın da bedeli aynıdır: dava süresinin sessizce kaçması. Bu yazı konuyu madde numaralarıyla ele alır: 2026’da yeniden yazılan VUK 107/A, beş gün kuralının dava süresine etkisi, ilanen tebliğin şartları ve güncel tutar eşikleri, usulsüz tebligatın sonuçları ve gerçek öğrenme tarihi savunması.

1) Tebliğin Genel Çerçevesi (VUK m.93 ve m.101)

Vergi Usul Kanunu’nun 93 üncü maddesi, tahakkuk fişi dışındaki vergilendirmeyle ilgili olup hüküm ifade eden bütün vesikaların ve yazıların; adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceğini düzenler.

Tebliğin kime yapılacağı 94 üncü maddede gösterilir: mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır.

101 inci madde ise “bilinen adresleri” tanımlar. Bu madde, ilanen tebliğ tartışmalarının kilidini oluşturur: ilan yoluna gidilebilmesi için önce bu maddede sayılan adreslerin usulünce denenmiş olması gerekir.

YolNe zamanDayanak
Elektronik tebligatSisteme dâhil olanlar bakımından, öncelikli yolVUK m.107/A
Posta ile tebliğBilinen adrese ilmühaberli taahhütlüVUK m.93, m.101
Memur eliyle tebliğKanunda öngörülen hâllerdeVUK m.107
İlanen tebliğDiğer yolların tükendiği hâllerdeVUK m.103-106

2) Tebliğ Kime ve Nereye Yapılır?

İlanen tebliğ tartışmalarının kökü buradadır: idare, ilan yoluna gitmeden önce kime ve hangi adrese tebliğ denemek zorundadır?

Muhatap (VUK m.94-98)

MuhatapKuralDayanak
Mükellefin kendisiAsıl muhatapVUK m.94
Kanuni temsilciTüzel kişilerde başkan, müdür veya kanuni temsilcilereVUK m.94, m.96
Umumi vekilVekâlet kapsamındaVUK m.94
Veli, vasi veya kayyımKüçükler ve kısıtlılar bakımındanVUK m.95
Vergi cezası kesilen kişiCeza muhatabı ayrıcaVUK m.94
Yabancı memlekette bulunanlarKanunda gösterilen özel usulleVUK m.97
Kamu idare ve müesseseleriEn büyük amire veya yardımcısına ya da yetkili kılınanaVUK m.98

Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, tasfiye hâlindeki şirketlerde muhatabın yanlış belirlenmesidir. Yargısal uygulamada, tasfiye tarihinden sonraki tebliğlerin tasfiye memuruna yapılması gerektiği; şirketin eski adreslerinde aranmasının hukuka uygun olmadığı vurgulanmıştır.

Bilinen adresler (VUK m.101)

Madde, “bilinen adres” kavramını sınırlı biçimde tanımlar. Kural olarak bilinen adresler şunlardır:

  • Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri,
  • Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlarca bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri,
  • Adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi.

Maddede bir de öncelik sırası vardır: işyeri adreslerinden en son bildirilmiş veya tespit edilmiş olanı dikkate alınır ve tebliğ öncelikle bu adreste yapılır. İşyeri adresinde tebliğ yapılamaması, işin bırakılması veya bırakılmış sayılması hâllerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde temsilcilerinden birinin adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinde yapılır.

Bu sıralamanın atlanması, ilanen tebliğin en yaygın sakatlık sebebidir. Savunmada sorulacak soru nettir: hangi adresler, hangi sırayla ve nasıl denendi?

3) 2026’nın Yeni Düzeni: 107/A Yeniden Yazıldı

Bu, konunun en güncel ve en çok yanlış anlaşılan başlığıdır.

Önceki düzenlemede elektronik tebligatın kapsamı ve zorunlu muhatapları, VUK 107/A’nın Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 456 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile belirleniyordu.

Anayasa Mahkemesi, 15/1/2026 tarihli ve E.2025/94, K.2026/11 sayılı kararıyla maddenin üçüncü fıkrasında Bakanlığa tanınan yetkinin bir bölümünü iptal etti. Karar 3/4/2026 tarihli ve 33213 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı ve iptal hükmünün yürürlüğü dokuz ay ertelendi.

Mahkemenin gerekçesi iki noktada toplanır:

  • Mükelleflerin elektronik adres kullanmaya ve tebligatları elektronik yolla kabule zorlanması ile bu tebligata hukuki sonuç bağlanması, mahkemeye erişim hakkına sınırlama getirir.
  • Temel ilkeleri belirlenmeksizin ve çerçevesi çizilmeksizin geniş bir alanın yürütmenin düzenlemesine bırakılması Anayasa’ya aykırıdır.

Kanun koyucu, iptal hükmünün yürürlüğe girmesini beklemedi. 1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7587 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle VUK 107/A baştan sona yeniden düzenlendi.

KonuÖnceki dönem1/7/2026 sonrası
Kapsam ve zorunlu muhataplarGenel tebliğ ile belirleniyorduDoğrudan kanun maddesinde
İstisnalarİdari düzenlemedeKanunda
Sistemden çıkış hâlleriİdari düzenlemedeKanunda
Beş gün kuralıKanundaKanunda — değişmedi
Bakanlığın kişileri belirleme yetkisiVardıKaldırıldı

Sık yapılan hata bu gelişmeyi “e-tebligat iptal edildi” diye okumaktır. Sistem yürürlüktedir; değişen, kapsamın idari düzenlemeyle değil kanunla belirlenmesidir. Mükellef için pratik sonuç aynıdır: hesabın düzenli kontrol edilmesi gerekir.

Geçici madde 38: yeniden başvuru gerekmez

7587 sayılı Kanunla Vergi Usul Kanunu’na eklenen geçici 38 inci madde uyarınca, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 107/A kapsamında elektronik tebligat sistemine dâhil olanların yeniden başvuru yapmalarına gerek bulunmamaktadır. Bu kişiler mevcut kayıtları üzerinden sistemi kullanmaya devam eder.

4) Kimler Sistemi Kullanmak Zorunda?

Yeni düzenlemede kapsam genişletilmiş olmakla birlikte, çekirdek mükellef grubu değişmemiştir.

GrupDurum
Kurumlar vergisi mükellefleriZorunlu
Ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleriZorunlu
Kanunda sayılan diğer kişi ve kurumlarZorunlu
İsteğe bağlı olarak sisteme dâhil olanlarTalep üzerine

Sistemden çıkış da artık kanunda düzenlenmiştir. Uygulamada çıkışın kural olarak mümkün olmadığı, yalnızca mükellefiyetin sona ermesi gibi belirli hâllerde adresin kapatıldığı esası benimsenmiştir; tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği tarih itibarıyla elektronik tebligat adresi kapatılır.

E-tebligat geldiyse süre işliyor olabilir — hemen hesaplatın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

5) Beş Gün Kuralı ve Dava Süresi

Maddenin kalbi şu cümledir: elektronik ortamda tebligat, tebliğin bu sistem ile muhatabına iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Bu bir kanuni karinedir ve iki yönlü çalışır:

  • Belgeyi erken açmanız tebliği öne çekmez.
  • Belgeyi hiç açmamanız tebliği geciktirmez.

Hesap şöyle işler: belge sisteme iletilir, iletim tarihini izleyen beşinci günün sonunda tebliğ gerçekleşmiş sayılır, dava veya itiraz süresi bu tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

İşlemSüreBaşlangıç
Vergi ve ceza ihbarnamesine karşı davaKural olarak 30 günBeş gün kuralıyla bulunan tebliğ tarihi
Ödeme emrine karşı davaKural olarak 15 günBeş gün kuralıyla bulunan tebliğ tarihi
Uzlaşma ve cevap süreleriİlgili hükümlere göreAynı tebliğ tarihi

Ödeme emri süresinin kaçırılması özellikle ağırdır: haciz ve mal bildirimi gibi sonuçlar doğar. Dava açmanın tahsilata etkisi için vergi davası açmak tahsilatı durdurur mu? yazımıza, usul ve süreler için vergi davası usulü incelememize bakabilirsiniz.

SMS ve e-posta bilgilendirmesi tebligat değildir

Telefona veya e-postaya gelen mesajlar yalnızca bilgilendirme niteliğindedir. Bunların gönderilmemesi tebligatı sakatlamaz; yerleşik yargısal uygulama bu yöndedir.

Bunun pratik sonucu şudur: “bana mesaj gelmedi, haberim olmadı” savunması tek başına süreyi durdurmaz. Bu nedenle e-tebligat hesabının, bildirim beklenmeden düzenli aralıklarla kontrol edilmesi gerekir.

Delil kayıtları

Sistemde olay kayıtları, işlem zaman bilgisi eklenerek erişilebilir şekilde otuz yıl süreyle saklanır ve talep hâlinde elektronik tebligata ilişkin delil kayıtları ilgilisine veya yetkili mercilere sunulur. Tebliğ tarihine ilişkin bir uyuşmazlıkta bu kayıtların istenmesi, savunmanın ilk adımıdır.

6) İlanen Tebliğ Hangi Hâllerde Yapılır? (VUK m.103)

İlanen tebliğ istisnai bir yoldur ve şartları sınırlı sayıda gösterilmiştir. VUK m.103 uyarınca tebliğ ilan yoluyla şu hâllerde yapılır:

  • Muhatabın 101 inci madde kapsamında bilinen adresi yoksa,
  • 101 inci maddenin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan bilinen adreste tebliğ yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi bulunmazsa,
  • Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa,
  • Başkaca sebeplerden dolayı tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa.

Sıralamaya dikkat edilmelidir: ilan, ilk başvurulacak yol değil son çaredir. Bilinen adreslerin denenmemiş olması, ilanen tebliği baştan sakatlar.

7) İlanın Şekli ve Tutar Eşikleri (VUK m.104)

İlanın nasıl yapılacağı, tebliğin konusunu oluşturan vergi veya vergi cezasının tutarına göre değişir. Bu tutarlar her yıl güncellenir; 2026 yılı için uygulanan eşikler şunlardır:

Tutarİlan şekliİlan tarihi
30.000 TL’den azYalnızca vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır; gazete ilanı yapılmazAskıya çıkarıldığı tarihi izleyen onbeşinci gün
30.000 – 3.000.000 TL arasıİlgili vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede ve bir internet haber sitesinde yayımlanırİlgili hükümlere göre
3.000.000 TL ve üzeriAyrıca Türkiye genelinde yayın yapan günlük gazetelerden birinde ve bir internet haber sitesinde yapılırİlgili hükümlere göre

Ayrıca her ilanda ortak iki işlem vardır: ilan yazısı vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır ve ilan yazısının bir sureti mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderilir.

Belirli tutarı aşan ilanların ayrıca internet ortamında duyurulması da öngörülmüştür. “Bir internet haber sitesinde” ibaresi maddeye 7418 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle eklenmiş ve düzenleme 1/4/2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

8) İlanen Tebliğin Sonucu (VUK m.106)

İlan yapılması, tebliğin gerçekleştiği anlamına gelmez; kanun bir bekleme süresi öngörür. İlan tarihinden başlayarak bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat etmiş ne de adresini bildirmiş olanlara, bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır.

AşamaSüre
İlan yazısının askıya çıkarılması
İlan tarihinin oluşması (küçük tutarlarda)Askıdan itibaren onbeşinci gün
Tebliğin gerçekleşmiş sayılmasıİlan tarihinden itibaren bir ay
Dava süresinin işlemeye başlamasıTebliğ tarihini izleyen günden

Mükellefin haberi olmadan kesinleşen borçların önemli bir bölümü bu zincirden doğar: askı, on beş gün, bir ay ve ardından süresiz kesinleşme. Çoğu mükellef durumu ancak haciz aşamasında öğrenir.

Tebligat usulsüzse kaçtı sanılan dava hakkı geri kazanılabilir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

9) Usulsüz Tebligat: Savunmanın Anahtarı

Tebligatın usulüne aykırı yapılmış olması, savunmanın en güçlü dayanağıdır; çünkü usulsüz tebligat süreleri başlatmaz.

VUK m.108: hangi hatalar tebliği sakatlar?

VUK m.108 bir ayrım kurar: tebliğ olunan vesikaların esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı hükümsüz sayılmayacağı esastır. Ancak maddenin devamında sayılan bazı eksiklikler tebliği hükümsüz kılar.

HataSonuç
Esasa etkili olmayan biçimsel noksanlıklarTebliğ geçerliliğini korur
Verginin nevi veya miktarının hiç yazılmamış olmasıTebliği hükümsüz kılabilir
Vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç gösterilmemiş olmasıTebliği hükümsüz kılabilir
Mükellefin adı ve kimlik bilgilerindeki esaslı hataTebliği hükümsüz kılabilir
İlgili vergi dairesinin tayininde hataTebliği hükümsüz kılabilir

Dolayısıyla ihbarname eline geçen mükellefin ilk yapması gereken, belgenin içerik denetimidir: verginin türü ve miktarı yazılı mı, dava açma süresi gösterilmiş mi, kimlik bilgileri doğru mu?

Gerçek öğrenme tarihi

Usulsüz tebligatın sonucu, tebligatın yok sayılması değil, tebliğ tarihinin kaymasıdır. Tebligat hukukunun genel ilkesine göre, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliğe muttali olmuşsa tebligat geçerli sayılır ve muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edilir.

Bunun pratik değeri büyüktür: kaçtığı sanılan dava hakkı, gerçek öğrenme tarihinden hesaplanarak geri kazanılabilir. Ancak bu savunmanın işleyebilmesi için öğrenme tarihinin belgelenebilir olması gerekir.

10) İlanen Tebliğde En Sık Görülen Usulsüzlük

Yargısal uygulamada en çok karşılaşılan hata, bilinen adresler usulünce araştırılmadan ilan yoluna gidilmesidir.

Danıştay kararlarında vurgulanan ölçüt açıktır: ilanen tebliğden önce mükellefin bilinen tüm adreslerine usulüne uygun şekilde tebliğ denenmiş ve bu şekilde tebliğ imkânının kalmadığının anlaşılmış olması gerekir. Posta ile tebliğ yapılabilecek geçerli bir adres bulunduğu hâlde, adresin sırf eksik veya hatalı yazıldığı gerekçesiyle ilan yoluna gidilmesi hukuka aykırıdır.

Usulsüzlük iddiasıNe araştırılmalı
Bilinen adres araştırılmadıVergi dairesi kayıtlarındaki tüm adresler denendi mi?
Adres kayıt sistemi kontrol edilmediMuhatabın kayıtlı adresi var mıydı?
İşyeri adresi hiç aranmadıYalnızca ikametgâha mı gidildi?
Tasfiyede yanlış muhatapTasfiye sonrası tebliğler tasfiye memuruna yapıldı mı?
E-tebligat zorunlusu olmayan kişiye elektronik tebliğMuhatap kanunen sisteme tabi miydi?

Bu inceleme, özellikle ödeme emri aşamasına gelmiş dosyalarda hayati önemdedir: asıl borcun tebliği usulsüzse, ortada usulüne uygun kesinleşmiş bir kamu alacağı bulunmaz ve ödeme emri de dayanaksız kalır.

11) İki Yolun Karşılaştırması ve Zaman Çizelgesi

E-tebligat ile ilanen tebliğ, aynı sonuca farklı hızlarda ulaşır. Aradaki fark, mükellefin savunma penceresinin genişliğini belirler.

ÖlçütE-tebligatİlanen tebliğ
DayanakVUK m.107/AVUK m.103-106
Ön şartMuhatabın sisteme tabi olmasıDiğer tebliğ yollarının tükenmiş olması
Tebliğ anıİletimi izleyen beşinci günün sonuİlan tarihinden bir ay sonra
Mükellefin haberdar olma ihtimaliYüksek (hesap kontrol edilirse)Düşük
En sık sakatlık sebebiSisteme tabi olmayana elektronik tebliğBilinen adreslerin araştırılmaması
Toplam süreYaklaşık bir haftaAskı, on beş gün ve bir ay dâhil haftalar

Zaman çizelgesi, ilanen tebliğde neden çoğu mükellefin durumu ancak haciz aşamasında öğrendiğini açıklar:

#AşamaSonuç
1Bilinen adreslere tebliğ denenirBaşarısız olursa ilan yoluna geçilir
2İlan yazısı vergi dairesinde askıya çıkarılır; bir sureti muhtarlığa gönderilirTutar eşiğine göre gazete ve internet ilanı da yapılır
3Küçük tutarlarda askıyı izleyen onbeşinci günİlan tarihi oluşur
4İlan tarihinden itibaren bir ayTebliğ gerçekleşmiş sayılır
5Tebliğ tarihini izleyen günden itibaren dava süresiKaçarsa işlem kesinleşir
6Kesinleşen alacak için ödeme emriMükellef çoğu zaman durumu burada öğrenir

Altıncı aşamada yapılacak doğru iş, ödeme emrine karşı süreyi işletirken aynı anda zinciri geriye doğru denetlemektir. Asıl borcun tebliği sakatsa, ortada usulüne uygun kesinleşmiş bir kamu alacağı bulunmaz; bu durumda ödeme emri de dayanaksız kalır ve iptali istenebilir.

Bu incelemede sorulacak sorular sırasıyla şunlardır: muhatap doğru belirlenmiş mi (VUK m.94-98), bilinen adresler sırasıyla denenmiş mi (m.101), ilan şartları gerçekleşmiş mi (m.103), ilanın şekli tutar eşiğine uygun mu (m.104), bir aylık süre işletilmiş mi (m.106) ve ihbarnamenin içerik unsurları tam mı (m.108)?

12) Sık Yapılan Sekiz Hata

  • E-tebligatın iptal edildiğini sanmak. Anayasa Mahkemesi kararı Bakanlığın yetkisine ilişkindi; sistem 7587 sayılı Kanunla kanun düzeyinde yeniden kuruldu.
  • Belgeyi açmadıkça sürenin işlemeyeceğini düşünmek. Beş gün kuralı açmaya bağlı değildir.
  • SMS beklemek. Bilgilendirme mesajının gönderilmemesi tebligatı sakatlamaz.
  • İlan tarihini tebliğ tarihi sanmak. Tebliğ, ilan tarihinden bir ay sonra gerçekleşmiş sayılır.
  • İlanın tutar eşiğini kontrol etmemek. Belirli tutarları aşan ilanlarda gazete ve internet yayını da aranır.
  • İhbarnamenin içeriğini denetlememek. Verginin nevi, miktarı ve dava açma süresi yazılı mı?
  • Gerçek öğrenme tarihini belgelememek. Savunma bu tarihe dayanacaksa ispat edilebilir olmalıdır.
  • Ödeme emrinde asıl borcun tebliğini incelememek. Usulsüzlük zinciri geriye doğru işletilebilir.

13) Kontrol Listesi

  • E-tebligat hesabınızı düzenli kontrol edin; bildirim beklemeyin.
  • İletim tarihini not edin ve beşinci günü işaretleyin; süreyi o tarihten hesaplayın.
  • Delil kayıtlarını isteyin; tebliğ tarihi tartışmalıysa ilk adım budur.
  • Sisteme tabi olup olmadığınızı doğrulayın; kapsam artık kanunda gösterilmiştir.
  • İlanen tebliğ varsa dosyayı geriye doğru inceleyin: bilinen adresler denendi mi?
  • İlanın şeklini kontrol edin: tutar eşiğine göre gazete ve internet yayını gerekiyor muydu?
  • İhbarnamenin içerik unsurlarını denetleyin (VUK m.108).
  • Öğrenme tarihinizi belgeleyin ve süreleri buna göre yeniden hesaplayın.

Vergi hukukunun genel çerçevesi için Vergi Hukuku Rehberimize, ceza kesme ve zamanaşımı için vergi cezalarında zamanaşımı incelememize, tahsilat aşaması için kamu alacağında teminat ve ihtiyati haciz yazımıza, beyan ve süreler için vergi takvimi rehberimize bakabilirsiniz.

Ödeme emri mi geldi? Asıl borcun tebliğini geriye doğru inceleyelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sıkça Sorulan Sorular

E-tebligat ne zaman yapılmış sayılır?

VUK 107/A uyarınca elektronik ortamda tebligat, tebliğin bu sistem ile muhatabına iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Belgeyi açmazsam süre işlemez mi?

İşler. Beş gün kuralı kanuni bir karinedir; belgeyi erken açmanız tebliği öne çekmez, hiç açmamanız da geciktirmez.

E-tebligat iptal mi edildi?

Hayır. Anayasa Mahkemesi’nin 15/1/2026 tarihli ve E.2025/94, K.2026/11 sayılı kararı, maddede Hazine ve Maliye Bakanlığına tanınan yetkinin bir bölümüne ilişkindi. Sistem yürürlüktedir.

Anayasa Mahkemesi neyi iptal etti?

VUK 107/A’nın üçüncü fıkrasında Bakanlığa tanınan; tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme, kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve diğer usul ve esasları belirleme yetkisini. Karar 3/4/2026 tarihli ve 33213 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı ve iptalin yürürlüğü dokuz ay ertelendi.

İptal gerekçesi neydi?

Mükelleflerin elektronik adres kullanmaya zorlanması ve bu tebligata hukuki sonuç bağlanmasının mahkemeye erişim hakkına sınırlama getirdiği; temel ilkeleri belirlenmeksizin geniş bir alanın yürütmenin düzenlemesine bırakılmasının Anayasa’ya aykırı olduğu.

Sonrasında ne oldu?

1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7587 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle VUK 107/A baştan sona yeniden düzenlendi.

Yeni düzenlemeyle ne değişti?

Kapsam, zorunlu muhataplar, istisnalar ve sistemden çıkış hâlleri artık doğrudan kanun maddesinde düzenlenmektedir. Bakanlığın elektronik tebligata tabi olacak kişileri belirleme yetkisi kaldırılmıştır. Beş gün kuralı değişmemiştir.

Sisteme daha önce dâhil olduysam yeniden başvurmalı mıyım?

Hayır. 7587 sayılı Kanunla eklenen geçici 38 inci madde uyarınca, düzenlemenin yürürlüğünden önce sisteme dâhil olanların yeniden başvurmasına gerek yoktur; mevcut kayıtları üzerinden kullanmaya devam ederler.

Kimler e-tebligat kullanmak zorunda?

Kurumlar vergisi mükellefleri ile ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri ve kanunda sayılan diğer kişi ve kurumlar. Ayrıca isteğe bağlı olarak sisteme dâhil olunabilir.

Sistemden çıkabilir miyim?

Çıkış artık kanunda düzenlenmiştir ve kural olarak sınırlıdır. Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği tarih itibarıyla elektronik tebligat adresi kapatılır.

SMS gelmezse tebligat geçersiz olur mu?

Hayır. Telefona veya e-postaya gelen mesajlar yalnızca bilgilendirme niteliğindedir; gönderilmemeleri tebligatı sakatlamaz.

Dava süresi nasıl hesaplanır?

Belge sisteme iletilir, iletim tarihini izleyen beşinci günün sonunda tebliğ gerçekleşmiş sayılır, süre bu tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işler.

İhbarnameye karşı süre ne kadar?

Vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı kural olarak 30 günlük dava süresi dikkate alınır.

Ödeme emrine karşı süre ne kadar?

Kamu alacağı ödeme emrine karşı genel olarak 15 günlük süre dikkate alınır. Bu süre kaçırılırsa haciz ve mal bildirimi gibi ağır sonuçlar doğabilir.

Tebliğ tarihi tartışmalıysa ne yapabilirim?

Sistemde olay kayıtları, işlem zaman bilgisi eklenerek otuz yıl süreyle saklanır ve talep hâlinde delil kayıtları ilgilisine veya yetkili mercilere sunulur. İlk adım bu kayıtların istenmesidir.

İlanen tebliğ hangi hâllerde yapılır?

VUK m.103 uyarınca muhatabın 101 inci madde kapsamında bilinen adresi yoksa; bilinen adreste tebliğ yapılamaması hâlinde adres kayıt sisteminde kayıtlı adresi bulunmazsa; yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ imkânı yoksa; başkaca sebeplerle tebliğ imkânı bulunmazsa.

İlan ilk başvurulacak yol mu?

Hayır, son çaredir. Bilinen adreslerin usulünce denenmemiş olması ilanen tebliği baştan sakatlar.

İlan nasıl yapılır?

İlan yazısı vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır ve bir sureti mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderilir. Tutara göre ayrıca gazete ve internet haber sitesi ilanı gerekir.

2026 yılı ilan tutar eşikleri nedir?

30.000 TL’den az tutarlarda yalnızca askı yapılır. 30.000 – 3.000.000 TL arasında ilan, vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede ve bir internet haber sitesinde yayımlanır. 3.000.000 TL ve üzerinde ayrıca Türkiye genelinde yayın yapan günlük gazetelerden birinde yapılır.

İnternet haber sitesi şartı ne zaman geldi?

“Bir internet haber sitesinde” ibaresi VUK m.104’e 7418 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle eklenmiş ve düzenleme 1/4/2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

İlan tarihi nasıl belirlenir?

Gazete ilanı gerektirmeyen küçük tutarlarda, ilan yazısının askıya çıkarıldığı tarihi izleyen onbeşinci gün ilan tarihi olarak kabul edilir.

İlan yapılınca tebliğ gerçekleşmiş olur mu?

Hayır. VUK m.106 uyarınca ilan tarihinden başlayarak bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat etmiş ne de adresini bildirmiş olanlara, bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır.

Hangi tebligat usulsüz sayılır?

Bilinen adresler usulünce araştırılmadan ilan yoluna gidilmesi, işyeri adresinin hiç aranmaması, tasfiye sonrası yanlış muhataba tebliğ ve e-tebligat zorunlusu olmayan kişiye elektronik tebliğ yapılması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Her şekil hatası tebliği geçersiz kılar mı?

Hayır. VUK m.108 uyarınca esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı tebliğ hükümsüz sayılmaz. Ancak verginin nevi veya miktarının, dava açma süresinin hiç yazılmamış olması gibi eksiklikler tebliği hükümsüz kılabilir.

İhbarnamede neleri kontrol etmeliyim?

Verginin türü ve miktarının yazılı olup olmadığını, vergi mahkemesinde dava açma süresinin gösterilip gösterilmediğini, kimlik bilgilerinin doğruluğunu ve ilgili vergi dairesinin doğru tayin edilip edilmediğini.

Usulsüz tebligatta süre ne zaman başlar?

Tebligat hukukunun genel ilkesine göre tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliğe muttali olmuşsa tebligat geçerli sayılır ve muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edilir.

Kaçtı sandığım dava hakkım geri gelebilir mi?

Tebligat usulsüzse süreler gerçek öğrenme tarihinden hesaplanabilir. Ancak bu savunmanın işleyebilmesi için öğrenme tarihinin belgelenebilir olması gerekir.

Ödeme emri geldi, asıl borcu hiç duymadım. Ne yapmalıyım?

Asıl borcun tebliğinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı geriye doğru incelenmelidir. Asıl borcun tebliği usulsüzse ortada usulüne uygun kesinleşmiş bir kamu alacağı bulunmaz ve ödeme emri de dayanaksız kalır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. İlana ilişkin tutar eşikleri her yıl güncellenmektedir; somut dosyada işlem tarihinde yürürlükte olan tutarlar ve hükümler esas alınmalıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk