Terör Örgütü Propagandası (3713 m.7/2): Suçun Sınırı ve İfade Özgürlüğü
24 Temmuz 2026

Terör Örgütü Propagandası (3713 m.7/2): Suçun Sınırı ve İfade Özgürlüğü

Propaganda suçu, ceza hukuku ile ifade özgürlüğünün en sık kesiştiği alandır. Kanun bu kesişimi 2013’te yapılan bir değişiklikle daraltmıştır: artık her destekleyici ifade değil, yalnızca örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikteki propaganda cezalandırılır. Kanunda ayrıca açık bir güvence vardır: haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Bir paylaşım veya açıklama nedeniyle soruşturma mı başlatıldı?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Kanunun Metni ve Ceza

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. maddesinin ikinci fıkrası — 11 Nisan 2013 tarihli 6459 sayılı Kanunla değiştirilmiş hâliyle — şöyledir:

Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

2013 değişikliğinin gerekçesinde, propaganda suçunun unsurlarının yeniden belirlendiği ve hangi fiillerin bu suçu oluşturacağı hususunun daha somut hâle getirilerek AİHM standartlarıyla uyum sağlandığı belirtilmiştir.

En Önemli Sınır: Cebir, Şiddet veya Tehdit Şartı

Bu, maddenin merkezindeki ölçüttür ve uygulamada en sık atlanan husustur. Suçun oluşması için ifadenin;

  • Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini konu edinmesi, ve
  • Bu yöntemleri meşru gösterecek, övecek ya da bunlara başvurmayı teşvik edecek nitelikte olması

gerekir. Yani bir örgütün adının anılması, görüşlerinin aktarılması ya da genel olarak siyasi bir tutum ifade edilmesi tek başına bu suçu oluşturmaz. Belirleyici olan, ifadenin şiddeti meşrulaştırıcı nitelik taşıyıp taşımadığıdır.

2013 öncesi düzenlemede bu daraltma yoktu; bu nedenle o dönemin uygulamasına dayanan değerlendirmeler bugün için geçerli değildir. Suç tarihinin hangi düzenleme dönemine denk geldiği, savunmada mutlaka tespit edilmelidir.

Kanuni Güvence: Haber Verme ve Eleştiri İstisnası

17 Ekim 2019 tarihli 7188 sayılı Kanunla maddeye eklenen cümle, savunma bakımından doğrudan bir dayanak oluşturur:

“Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.”

Bu hüküm, iki ayrı alanı korumaya alır:

  • Haber verme. Gazetecilik faaliyeti kapsamında, olayın aktarılması amacıyla yapılan yayınlar. Ölçüt, haber verme sınırlarının aşılıp aşılmadığıdır: haberin gerçekliği, güncelliği, kamu yararı ve ifade ile konu arasındaki düşünsel bağ birlikte değerlendirilir.
  • Eleştiri amaçlı düşünce açıklaması. Siyasi, hukuki veya toplumsal bir konuda görüş bildirmek — bu görüş sert, rahatsız edici veya çoğunluğun görüşüne aykırı olsa dahi — kural olarak koruma altındadır.

Bu istisna, dilekçelerde açıkça ileri sürülmesi gereken bir savunma dayanağıdır.

Suçun İşleniş Biçimleri ve Ek Fiiller

Propaganda suçu serbest hareketli bir suçtur; söz, yazı ve slogan atma yoluyla işlenebileceği gibi pankart, resim ve video gibi görsellerle de işlenebilir. Yüz yüze iletişim, toplantı ve gösteri, televizyon, radyo, gazete, dergi, kitap veya internet ortamı — hepsi kapsamdadır.

Kanun ayrıca bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılacak ek fiilleri sayar. 2019’daki değişiklikle düzenlenen bu fiiller arasında;

  • Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde belirli davranışlar,
  • Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, örgütün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması

gibi haller yer alır. Bu fiiller bakımından da temel ölçüt, kanunun aradığı niteliğin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Aynı Kanun’un 7. maddesinin bir başka fıkrası, terör örgütlerinin cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren, öven ya da bunlara başvurmayı teşvik eden bildiri veya açıklamalarını basanlar veya yayınlayanlar için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörür.

3713 m.7/2 ile TCK 220/8 Arasındaki Fark

İki ayrı propaganda hükmü vardır ve karıştırılmamalıdır:

  • 3713 m.7/2 — terör örgütü propagandası. Ceza: bir yıldan beş yıla kadar hapis. Basın ve yayın yoluyla işlenirse yarı oranında artırım.
  • TCK 220/8 — suç örgütü propagandası. Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Görüldüğü gibi her iki hükümde de aynı daraltıcı ölçüt — cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerin meşru gösterilmesi, övülmesi veya teşvik edilmesi — aranır. Fark, örgütün niteliğinde ve ceza miktarındadır.

Hangi hükmün uygulanacağı, söz konusu yapının hukuken nasıl nitelendirildiğine bağlıdır. Bu nitelendirme dosyada açıkça gösterilmelidir.

İfade Özgürlüğü Denetimi: Üç Aşamalı Test

Bu suç bakımından yapılacak değerlendirme, ifade özgürlüğüne müdahalenin meşruiyeti denetimini de içerir. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde uygulanan üç aşamalı test:

  • Kanunilik. Müdahalenin kanunda öngörülmüş olması; kuralın erişilebilir, öngörülebilir ve belirli olması.
  • Meşru amaç. Müdahalenin; ulusal güvenlik, toprak bütünlüğü, kamu emniyeti, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi gibi değerlerden birini korumaya yönelik olması.
  • Demokratik toplumda gereklilik ve ölçülülük. Müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelmesi ve amaçla orantılı olması.

Bu testin uygulanmasında dikkate alınan somut unsurlar: ifadenin kullanıldığı bağlam, muhatap kitle, yayılma imkânı, zamanlama ve şiddete yol açma potansiyeli. Bir ifadenin rahatsız edici, şok edici veya endişe verici olması tek başına suç oluşturmaz; belirleyici olan şiddeti meşrulaştırıp meşrulaştırmadığıdır.

Savunmada Kontrol Listesi

Bu dosyalarda incelenmesi gereken hususlar:

  • İçerik tam olarak ne? İddianamede ifadenin tamamı mı yoksa bir kesiti mi esas alınmış? Bağlamından koparılmış mı?
  • Cebir-şiddet-tehdit ölçütü karşılanıyor mu? Gerekçeli kararda bu unsur somut olarak tartışılmış mı?
  • Haber verme veya eleştiri istisnası değerlendirilmiş mi? Bu, kanunda yazılı açık bir güvencedir.
  • Suç tarihi hangi düzenleme dönemine ait? 2013 ve 2019 değişiklikleri bakımından lehe kanun değerlendirmesi yapılmalı.
  • Aleniyet ve yayılma. İfadenin gerçekten kaç kişiye ulaştığı, hesabın niteliği, erişim kısıtları.
  • Failin kastı. Paylaşımın propaganda amacıyla mı yoksa haber, alıntı veya eleştiri amacıyla mı yapıldığı.
  • Dijital delilin usulü. İçeriğin tespiti, ekran görüntülerinin doğrulanması, hesabın aidiyeti.
  • İçtima. Aynı içerik nedeniyle birden fazla suçlama varsa değerlendirme yapılmalı.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir dosya değerlendirmesi yerine geçmez. Her olayın bağlamı ve delil durumu farklıdır; mutlaka müdafi ile birlikte değerlendirilmelidir.

Suçun Üç Seçimlik Hareketi ve Ek Yaptırım

Madde metni, propagandanın her biçimini değil yalnızca belirli bir niteliği taşıyan propagandayı cezalandırır. Kanun üç seçimlik hareket sayar ve üçü de aynı sıfata bağlanmıştır: örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleri.

Unsurİçerik
Seçimlik hareketlerÖrgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapmak
Temel cezaBir yıldan beş yıla kadar hapis
Basın-yayın boyutuFiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, basın ve yayın organlarının suçun işlenişine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur
Yürürlük notuİkinci fıkranın mevcut hâli 11/4/2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’la getirilmiştir — “cebir, şiddet veya tehdit” şartı bu değişiklikle eklenmiştir

2013 değişikliği savunmanın çıkış noktasıdır. Fıkranın önceki hâlinde bu nitelik şartı bulunmuyordu. 6459 sayılı Kanun’la eklenen “cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleri” ibaresi, suçu her türlü örgüt propagandasından ayırarak dar bir alana çekmiştir. Dolayısıyla iddianamede yalnızca “örgüt propagandası yapıldı” denmesi yeterli değildir; hangi ifadenin hangi şiddet yöntemini meşru gösterdiği, övdüğü veya teşvik ettiği somut olarak gösterilmelidir.

Yargı uygulamasında suçun oluşumu için iki katmanlı bir değerlendirme yapılır: propagandanın örgütle ilgili bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtma, benimsetme ya da yayma amacıyla yapılmış olması ve ayrıca örgütün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru göstermesi, övmesi ya da bunlara başvurmayı teşvik etmesi gerekir. İlk katman tek başına yeterli değildir.

Yargı Uygulamasında Suç Sayılmayan Eylemler

İçtihatta, tipiklik dışında kalan eylem türleri belirginleşmiştir. Bunlar savunmada emsal olarak ileri sürülebilecek kategorilerdir:

  • Kalıplaşmış sloganlar: Toplantı ve gösteri sırasında kalıplaşmış biçimde kullanılan sözler tek başına propaganda suçu oluşturmaz.
  • Türkü, şarkı ve marşlar: Halay sırasında söylenen marşlar dâhil olmak üzere bu tür icralar, yargı uygulamasında propaganda suçu kapsamında kabul edilmemektedir.
  • Şiddete başvurmayan basın açıklamaları: Herhangi bir şiddete başvurulmayan bir toplulukta okunan basın açıklaması ve açılan pankart, cebir-şiddet-tehdit içeren yöntemleri meşru gösterecek, övecek ya da teşvik edecek nitelikte değilse ve korunan değerler bakımından yakın ve açık bir tehlike oluşturmuyorsa, fiil ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir.

Bu son kategori özellikle önemlidir: yargı uygulaması, tipiklik değerlendirmesine yakın ve açık tehlike ölçütünü de eklemektedir. Yani ifade rahatsız edici bulunsa dahi, somut ve yakın bir tehlike doğurmuyorsa mahkûmiyet kurulamaz.

Savunmanın Dört Kontrol Noktası

Yukarıdaki çerçeveden, dosyaya girerken sırayla kontrol edilmesi gereken dört soru çıkar:

  1. Hangi somut ifade isnat ediliyor? İddianame, propagandayı oluşturduğu ileri sürülen sözü, paylaşımı veya görseli tek tek göstermek zorundadır. Genel nitelemeler denetime elverişli değildir.
  2. Bu ifade hangi şiddet yöntemine bağlanıyor? Cebir, şiddet veya tehdit içeren hangi yöntemin meşru gösterildiği, övüldüğü ya da teşvik edildiği açıkça ortaya konmalıdır.
  3. Yakın ve açık tehlike var mı? Tehlikenin varsayımsal değil somut olması aranır; olayın koşulları, kitlenin niteliği ve ifadenin etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
  4. Haber verme veya eleştiri istisnası uygulanabilir mi? Haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları tipiklik dışındadır.

Basın ve yayın yoluyla işlenen fiillerde ek bir dikkat gerekir: kanun, suçun işlenişine iştirak etmemiş yayın sorumluları için ayrı bir adlî para cezası öngörmüştür. Bu, iştirak iddiası olmaksızın da bir sorumluluk doğabileceği anlamına gelir; yayın sorumlusu sıfatının bulunup bulunmadığı ve fiilin işlenişindeki rolü ayrıca tartışılmalıdır.

İfade özgürlüğü savunmasının anayasal boyutu ve olağan kanun yolları tükendikten sonra izlenecek başvuru yolu için AYM bireysel başvuru rehberimize, aleniyet ve tehlike ölçütlerinin benzer bir suç tipindeki işleyişi için halkı kin ve düşmanlığa tahrik rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Terör örgütü propagandası suçunun cezası nedir?

3713 sayılı Kanun m.7/2 uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Her destekleyici paylaşım propaganda sayılır mı?

Hayır. 2013 değişikliğinden sonra suçun oluşması için ifadenin, örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek ya da bunlara başvurmayı teşvik edecek nitelikte olması aranır.

Haber yapmak veya eleştirmek suç mu?

Kanunda açık bir güvence vardır: haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Bu hüküm 2019’da maddeye eklenmiştir.

TCK 220/8 ile 3713 m.7/2 arasındaki fark nedir?

Her iki hükümde de cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerin meşru gösterilmesi, övülmesi veya teşvik edilmesi aranır. Fark örgütün niteliğinde ve ceza miktarındadır: TCK 220/8’de bir yıldan üç yıla, 3713 m.7/2’de bir yıldan beş yıla kadar hapis öngörülmüştür.

Amblem veya işaret taşımak suç mu?

Kanun, toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi örgütün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınmasını bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılan fiiller arasında saymıştır.

Sosyal medya paylaşımı bu kapsama girer mi?

Propaganda suçu serbest hareketli bir suçtur ve internet üzerinden de işlenebilir. Ancak aynı daraltıcı ölçüt ile haber verme ve eleştiri istisnası burada da geçerlidir.

Bu suçta belirleyici olan içeriğin kendisi değil, şiddeti meşrulaştırıp meşrulaştırmadığıdır
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın


Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk