05 Eylül 2026

Sürekli İş Göremezlik Geliri Hesaplama Aracı — 5510 s.K. m.19

Sürekli iş göremezlik geliri, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü en az yüzde 10 azalan sigortalıya bağlanır. Hesabın omurgası tek bir formüldür: günlük kazanç × 30 × %70 × iş göremezlik derecesi. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaçsa bağlama oranı yüzde 70 değil yüzde 100 uygulanır. Aşağıdaki araç bu formülü uygular, eşik kontrolünü yapar ve 5510 s.K. m.22’deki eksiltmeleri ayrı satırlarda gösterir.

Kurum geliri ile işverene karşı tazminat birbirinden bağımsızdır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sürekli İş Göremezlik Geliri Hesaplama (5510 s.K. m.19)

Bilmiyorsanız aşağıdaki iki alanı doldurunuz.

Gelir bağlamada 12 ayın son üç ayı esas alınır (5510 s.K. m.17).

Evet ise bağlama oranı %100 uygulanır.



Not: Bağlayıcı hesap Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılır. Meslekte kazanma gücü kaybı oranı Kurum Sağlık Kurulunca belirlenir.

Hak Kazanma Şartı: Yüzde 10 Eşiği

Sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanabilmesi tek bir eşiğe bağlıdır. 5510 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engeller nedeniyle Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 oranında azaldığı tespit edilen sigortalı bu gelire hak kazanır.

Eşiğin altında kalan kayıplarda Kurum gelir bağlamaz. Bu, çoğu kişinin “hiçbir hakkım yok” sonucuna varmasına yol açar; oysa sonuç bu değildir.

Yüzde 10 eşiği yalnızca Kurum geliri içindir. Eşik sağlanmasa dahi kusurlu işverene veya üçüncü kişiye karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Sorumluluk hukuku ile sosyal güvenlik hukuku farklı rejimlerdir ve biri diğerinin şartına bağlı değildir. Yüzde 5 kayıpla Kurumdan gelir alamayan bir işçi, tazminat davasında kaybının karşılığını talep edebilir. Dosyanız için 0554 648 37 15 numarasından bilgi alabilirsiniz.

Meslekte kazanma gücü kaybı, genel beden fonksiyon kaybından farklı bir kavramdır. Ölçülen, kişinin kendi mesleğini yapabilme yeteneğindeki azalmadır. Aynı yaralanma, farklı mesleklerde farklı oranlar doğurabilir. Bu ayrım için maluliyet oranı hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.

Oran, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca belirlenir. Sigortalının kendi aldığı bir engelli raporu bu belirlemenin yerine geçmez.

Hesap Formülü ve Bağlama Oranları

Kanun gelirin hesabını iki cümlede tamamlar. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, 17. maddeye göre hesaplanan aylık kazancının yüzde 70’i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş göremezlikte ise bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı ödenir.

DurumBağlama oranıFormül
Sürekli tam iş göremezlik%70Günlük kazanç × 30 × 0,70
Sürekli kısmî iş göremezlik%70Günlük kazanç × 30 × 0,70 × derece
Başkasının bakımına muhtaç%100Günlük kazanç × 30 × 1,00 × derece

Üçüncü satır sık atlanan bir kuraldır: sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı yüzde 100 olarak uygulanır. Ağır yaralanmalarda bu kural gelirin yüzde kırk oranında yükselmesi anlamına gelir ve raporda bakıma muhtaçlık hâlinin belirtilip belirtilmediği kontrol edilmelidir.

Kısmî iş göremezlik hâli, yüzde 10 ile yüzde 99,99 arasındaki kayıpları kapsar. Yüzde 100 kayıp sürekli tam iş göremezlik sayılır ve derece çarpanı uygulanmaz.

Günlük Kazanç: Gelirde Son Üç Ay Kuralı

Formülün girdisi olan günlük kazanç, 5510 sayılı Kanun’un 17. maddesine göre belirlenir ve burada dikkat edilmesi gereken bir ayrım vardır.

Gelir bağlanmasında günlük kazanç, iş kazasının olduğu tarihten önceki on iki aydaki son üç ay içinde hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara esas prim ödeme gün sayısına bölünmesiyle bulunur.

Bu, geçici iş göremezlik ödeneğinden farklıdır. 2021 yılında 7316 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra hastalık ve analık ödeneklerinde on iki aylık ortalama esas alınmaya başlanmış, ancak iş kazası ve meslek hastalığı hâlinde bağlanacak gelirde son üç ay ölçütü korunmuştur. İki hesap farklı dönemlere dayanır.

Bu ayrımı yapmayan hesaplayıcılar, gelir tutarını yanlış çıkarır. Geçici dönem ödeneği için geçici iş göremezlik hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Prime esas kazançta kayıt dışı kalan gelir dikkate alınmaz. Gerçek ücreti bordroda düşük gösterilen işçinin geliri de düşük bağlanır; bu durumda önce hizmet ve ücret tespiti yoluna gidilmesi gerekir.

5510 s.K. m.22: Gelirin Eksiltilmesi

Bağlanan gelir her hâlde tam ödenmez. Kanunun 22. maddesi, sigortalının kendi davranışından kaynaklanan bazı hâllerde Kurumun geliri eksiltebileceğini öngörür.

HâlEksiltme sınırıDayanak
Hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymamaDörtte birine kadarm.22/a
Sigortalının ağır kusuruÜçte birine kadarm.22/b

Birinci hâlde eksiltmenin ölçüsü, uzayan tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranıdır. Yani sigortalının ihmali sonucu durumun ne kadar ağırlaştığına bakılır.

İkinci hâlde ölçü kusur derecesidir. Ağır kusur kavramı dar yorumlanır; sıradan bir dikkatsizlik bu kapsamda değildir.

Her iki hâlde de ceza sorumluluğu olmayanlar eksiltmenin dışında tutulmuştur. Ayrıca birinci hâlde kabul edilebilir bir mazereti bulunanlar da eksiltmeye tabi değildir.

Eksiltme kararı idari bir işlemdir ve dava konusu yapılabilir. Eksiltmenin gerekçesi ve oranı Kurumca gösterilmelidir; gerekçesiz eksiltme itiraza açıktır.

Gelirin Başlangıcı ve Kesilmesi

Gelir, hak kazanılan tarihten değil kanunda belirlenen tarihten itibaren ödenir. Başlangıç, geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi takip eden aybaşıdır.

Geçici iş göremezlik ödeneği ödenmemişse başlangıç, sürekli iş göremezlik durumunun tespit edildiği tarihi takip eden aybaşı olur. Bu ayrım, geriye dönük ödeme hesabında belirleyicidir.

Gelir bağlandıktan sonra durum sabit kalmaz. Sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi hâlinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği sağlık kurulu raporlarına göre yeniden tespit edilir. Oran artmışsa gelir yükseltilir, azalmışsa düşürülür ve yüzde 10’un altına inmişse kesilir.

Birden çok iş kazası veya meslek hastalığı hâlinde ise sonuncusuna göre yeniden hesap yapılır ve önceki iş göremezlik oranları da dikkate alınır. Böylece kayıplar birbirinden bağımsız olarak değil, birlikte değerlendirilir.

Kurum Geliri ile Tazminat İlişkisi

Sürekli iş göremezlik geliri sosyal güvenlik hukukundan, tazminat ise sorumluluk hukukundan doğar. İkisi aynı zararı karşıladığı ölçüde mükerrer ödeme olmaması gerekir; bu nedenle Kurumca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri tazminattan denkleştirilir.

Denkleştirmenin sınırları vardır ve uygulamada en çok tartışılan başlıktır.

KalemKurum ödemesi düşülür mü?
Maddi tazminat (iş göremezlik zararı)Evet, karşıladığı ölçüde
Manevi tazminatHayır
Bakıcı gideriKural olarak hayır
Tedavi giderleriKurumca karşılananlar bakımından evet

Kurum geliri, prime esas kazanç üzerinden ve yüzde 70 oranıyla hesaplandığından gerçek zararın tamamını karşılamaz. Aradaki fark fark tazminatı olarak kusurlu taraftan istenebilir ve uygulamada en çok atlanan kalem budur.

Kurumun ödediği tutarı işverene rücu etme hakkı ayrıca saklıdır. Bu, sigortalının talebini azaltmaz; Kurum ile işveren arasındaki ayrı bir ilişkidir. İş kazası tazminat hesabı için iş kazası tazminatı hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.

Kurumun Rücu Hakkı: 5510 m.21 ve TBK m.55 Sınırı

Kurum geliri bağladıktan sonra bu yükü kusurlu tarafa yansıtabilir; ancak bunun ölçüsü ve sınırı kanunda yazılıdır.

İşverene rücu. 5510 m.21/1 uyarınca iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere Kurumca işverene ödettirilir. Son cümledeki sınır önemlidir: Kurum, sigortalının işverenden isteyebileceği tutarı aşan bir rücu talebinde bulunamaz; işverenin kusuru yoksa rücu da yoktur.

Üçüncü kişiye rücu. Aynı maddenin ilgili fıkrası uyarınca iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ödettirilir. Trafik kazası niteliğindeki iş kazalarında karşımıza çıkan hüküm budur.

Sağlık raporu olmadan çalıştırma. Madde bir başka hâli daha düzenler: çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının hastalığı nedeniyle Kurumca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir.

Denkleştirmenin sınırı. Kurum ödemesinin tazminattan düşülmesi sınırsız değildir. TBK m.55/1 uyarınca destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır ve kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Aynı fıkra, hesaplanan tazminatın miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamayacağını veya azaltılamayacağını da söyler. Pratik sonuç: Kurumun rücu edemediği bir ödeme kalemi, işverene karşı açılan davada tazminattan düşülemez; denkleştirme yalnızca rücuya tabi olan ve aynı zarar kalemini karşılayan kısımla sınırlıdır.

HâlKurumun talebiSınırDayanak
İşverenin kastı veya İSG mevzuatına aykırılığıÖdemeler + ilk peşin sermaye değeri toplamıSigortalının işverenden isteyebileceği tutar5510 m.21/1
Üçüncü kişinin kusuruİlk peşin sermaye değerinin yarısıKusur oranı5510 m.21
Sağlık raporuna aykırı çalıştırmaGeçici iş göremezlik ödeneği—5510 m.21
Süresinde bildirilmeyen iş kazasıBildirime kadarki geçici iş göremezlik ödeneği—5510 m.21
Rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleriTazminattan indirilemezKesin yasakTBK m.55/1
Hakkaniyet düşüncesiyle artırma/azaltmaYapılamazKesin yasakTBK m.55/1

4/b Sigortalıları İçin Ek Şart

Kendi nam ve hesabına çalışan sigortalılar bakımından kanun ek bir şart getirmiştir. 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borcunun ödenmiş olması zorunludur.

Bu şart 4/a kapsamındaki hizmet akdiyle çalışanlar için aranmaz. İşçi bakımından primin yatırılmamış olması Kurumun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; işverenin yükümlülüğünü yerine getirmemesi işçiye yansıtılmaz.

4/b sigortalısının borcu bulunması hâlinde gelir, borç ödenene kadar bağlanmaz. Bu, hak kaybı değil erteleme sonucu doğurur; borç ödendiğinde gelir bağlanır.

Ayrı bir hüküm daha vardır ve sonucu ağırdır: 5510 m.23 uyarınca 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olduğu hâlde, 8. maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen süre içinde bildirimde bulunmayanlara, bildirimde bulunulmayan sürede meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı ve analık hâlleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenmez. Kendi nam ve hesabına çalışanlarda sigortalılık bildiriminin zamanında yapılmış olması, prim borcunun ödenmesi kadar belirleyicidir.

Borcun yapılandırılması hâlinde de değerlendirme yapılır. Yapılandırma şartlarına uyulduğu sürece borcun ödenmiş sayılıp sayılmayacağı, ilgili düzenlemelere göre belirlenir.

İş Kazasının Bildirimi ve Tespiti

Gelir talebinin ön şartı, olayın iş kazası veya meslek hastalığı olarak kabul edilmesidir. Bu kabul kendiliğinden gerçekleşmez; bildirim ve tespit süreçleri işler.

İşveren, iş kazasını kanunda öngörülen süre içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, işverenin sorumluluğunu doğurur ancak sigortalının hakkını ortadan kaldırmaz.

İşverenin bildirmediği hâllerde sigortalı kendisi Kuruma başvurabilir. Kurum tarafından iş kazası kabul edilmezse, iş mahkemesinde iş kazasının tespiti davası açılması gerekir. Bu dava, gelir talebinin önündeki engeli kaldırır.

Tespit davasında Kurum da taraf olarak yer alır. Davanın kabulü hâlinde Kurum, tespit edilen olguya göre gelir bağlama işlemlerini yürütür.

İş kazası davalarının arabuluculuk bakımından özel durumu da hatırlanmalıdır: iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır.

Bildirim Süreleri: 5510 m.13/2, m.14/2 ve 6331 m.14

Yazının önceki bölümünde “kanunda öngörülen süre” denilen şeyin kaç gün olduğu, dosyanın seyrini belirler. 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinin ikinci fıkrası iş kazasının bildirimini üç ayrı ölçüye bağlar:

4/a kapsamındaki sigortalılar için bildirim işveren tarafından yapılır; o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhâl ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde. Üç iş günlük süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi hâlinde iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

4/b kapsamındaki sigortalılar için bildirim kendisi tarafından yapılır; bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonraki üç iş günü içinde. Her iki hâlde de bildirim, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesiyle doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma yapılır.

Meslek hastalığında ölçü 5510 m.14/2’dedir: 4/a kapsamındaki sigortalılar bakımından, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından; 4/b kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi tarafından, bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde bildirge ile Kuruma bildirilmesi zorunludur.

Bildirimin yapılmaması sigortalının hakkını düşürmez; yaptırım işverene yöneliktir. 5510 m.21 uyarınca iş kazasının m.13/2-(a) bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi hâlinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilir. Yani gecikmenin bedelini işveren öder, işçi değil.

İş sağlığı mevzuatında paralel bir yükümlülük daha vardır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca işveren, iş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir; sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi kendisine intikal eden iş kazalarını ise en geç on gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Bu ikinci kanal, işverenin bildirmediği olaylarda kaydın yine de oluşmasını sağlayabilir; hastane kaydı bu nedenle dosyanın ilk delilidir.

Kim bildirirNereyeSüreDayanak
İşveren (4/a)Yetkili kolluk kuvvetleriDerhâl5510 m.13/2-a
İşveren (4/a)Sosyal Güvenlik KurumuKazadan sonraki 3 iş günü5510 m.13/2-a
İşveren (kontrolü dışındaki yer)KurumÖğrenme tarihinden 3 iş günü5510 m.13/2
Sigortalının kendisi (4/b)KurumEngel hâlinin kalktığı günden 3 iş günü (en çok 1 ay)5510 m.13/2-b
Meslek hastalığında işveren (4/a)KurumÖğrenme gününden 3 iş günü5510 m.14/2-a
Meslek hastalığında sigortalı (4/b)KurumÖğrenme gününden 3 iş günü5510 m.14/2-b
Sağlık hizmeti sunucusu / işyeri hekimiKurumEn geç 10 gün6331 s.K. m.14
BildirilmezseGeçici iş göremezlik ödeneği işverenden tahsil edilir—5510 m.21

Hangi Olaylar İş Kazası Sayılır?

Gelir hakkının doğması için olayın iş kazası niteliği taşıması gerekir. 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi iş kazasını beş ayrı hâl sayarak tanımlar ve bu tanım işyeri sınırlarıyla kapalı değildir.

HâlKapsam
Sigortalının işyerinde bulunduğu sıradaÇalışıyor olmasa dahi işyerinde geçen olaylar
Yürütülmekte olan iş nedeniyleİşyeri dışında olsa dahi işin gereği olan olaylar
Görevli olarak başka yere gönderilmeAsıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda
Emziren kadın sigortalının süt izniÇocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda
İşverence sağlanan taşıtla gidiş gelişİşe gidiş gelişte servis aracıyla meydana gelen olaylar

Beşinci satır, trafik kazalarının aynı zamanda iş kazası sayılabilmesinin dayanağıdır. Servis aracıyla işe gidiş gelişte meydana gelen kaza hem trafik kazası hem iş kazasıdır; bu, hem Kurum gelirine hem de iki ayrı sorumluluk rejimine kapı açar.

İkinci satır da geniş yorumlanır. Yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelen olay, işyeri dışında gerçekleşse dahi iş kazası sayılır. İş için görevlendirilen çalışanın yolda geçirdiği kaza bu kapsamda değerlendirilebilir.

Olayın iş kazası olarak nitelendirilmesi, aynı zamanda ihbar ve tespit süreçlerini de başlatır. İşveren bildirimde bulunmazsa sigortalı doğrudan Kuruma başvurabilir; kabul edilmezse iş mahkemesinde tespit davası açılır.

Meslek Hastalığında Farklılıklar

Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlleridir.

İş kazasından en önemli farkı zaman unsurudur. İş kazası ani bir olaya bağlıyken, meslek hastalığı zaman içinde ve tekrarlanan etkilerle oluşur. Bu, tespitini de güçleştirir.

Meslek hastalığında günlük kazancın hesabında başlangıç noktası da farklıdır: iş göremezliğin başladığı tarih esas alınır. İş kazasında ise kaza tarihi esas alınır.

Bir başka özellik yükümlülük süresidir. 5510 m.14 uyarınca meslek hastalığı, işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten kaynaklanmışsa, sigortalının bu Kanunla sağlanan haklardan yararlanabilmesi için eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında, bu hastalık için Kurumca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır. Süre hastalık türüne göre değişir ve meslek hastalıkları listesinde gösterilir.

Süre aşılmışsa kapı tümüyle kapanmaz. Aynı madde uyarınca herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hâllerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir. Bu istisna, işten ayrıldıktan yıllar sonra teşhis konulan dosyalarda tek çıkış yoludur ve başvurunun bu hükme dayandırılması gerekir.

Tespitin usulü de kanunda gösterilmiştir: sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usulüne uygun düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi ile gerekli görüldüğü hâllerde işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbi sonuçları ortaya koyan denetim raporlarının incelenmesi sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.

Meslek hastalığının tespiti Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları tarafından düzenlenen raporlara ve gerekli görülmesi hâlinde işyeri incelemelerine dayanır.

Hesapta Sık Yapılan Dört Hata

Sürekli iş göremezlik geliri hesabında dört hata düzenli olarak tekrarlanır ve her biri tutarı doğrudan etkiler.

Birincisi net ücret üzerinden hesap yapmaktır. Formülün girdisi prime esas kazançtır ve bu brüt bir tutardır. Net ücret kullanılması geliri olduğundan düşük gösterir.

İkincisi bakıma muhtaçlık hâlini atlamaktır. Bu hâlde bağlama oranı yüzde 70 değil yüzde 100’dür; fark yüzde kırk üç oranında bir artışa karşılık gelir. Raporda bu hâlin belirtilip belirtilmediği kontrol edilmelidir.

Üçüncüsü derece çarpanını tam iş göremezlikte de uygulamaktır. Yüzde 100 kayıp sürekli tam iş göremezliktir; ayrıca derece çarpanı uygulanmaz, doğrudan aylık kazancın yüzde yetmişi bağlanır.

Dördüncüsü Kurum gelirini tazminatın tamamı sanmaktır. Gelir, prime esas kazanç üzerinden ve yüzde yetmiş oranıyla hesaplandığından gerçek zararın altında kalır. Aradaki fark ayrıca talep edilmelidir.

Ölüm Hâlinde Hak Sahiplerine Gelir

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm gerçekleşirse, sürekli iş göremezlik geliri yerine hak sahiplerine gelir bağlanır. Bu, 5510 sayılı Kanun’un 20. maddesinde düzenlenmiştir.

Hak sahibi kavramı kanunda tanımlanmıştır: sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri ile malûllük, vazife malûllüğü ya da yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü hâlinde gelir veya aylık bağlanmasına yahut toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babadır.

Hak sahiplerine bağlanacak gelirin hesabında da sürekli tam iş göremezlik geliri esas alınır; bu tutar hak sahipleri arasında kanunda belirlenen oranlarda paylaştırılır. Paylar hak sahiplerinin sayısına ve niteliğine göre değişir.

Ölüm hâlinde ayrıca cenaze ödeneği ve evlenme ödeneği gibi kalemler de gündeme gelebilir. Bunlar gelirden ayrı ve tek seferlik ödemelerdir.

Kurumca bağlanan ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değeri, kusurlu tarafa karşı açılacak destekten yoksun kalma davasında denkleştirilir. Bu hesap için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Peşin Sermaye Değeri Nedir?

Kurumca bağlanan gelir aylık olarak ödenir; ancak tazminat davalarında ve rücu ilişkilerinde bu gelirin toplu bir değerle ifade edilmesi gerekir. Bu değere peşin sermaye değeri denir.

Peşin sermaye değeri, gelirin sigortalının bakiye ömrü boyunca ödeneceği varsayımıyla ve aktüeryal esaslara göre bugünkü değere indirgenmesiyle bulunur. Hesapta yaşam tablosu ve teknik faiz oranı kullanılır.

Bu değer iki yerde karşımıza çıkar. Birincisi, sigortalının kusurlu işverene karşı açtığı tazminat davasında maddi tazminattan denkleştirilir. İkincisi, Kurumun işverene karşı açtığı rücu davasında talep edilen tutarın belirlenmesinde esas alınır.

Denkleştirmede yalnızca ilk peşin sermaye değeri dikkate alınır ve bu değer, karşıladığı zarar kalemi bakımından ve sorumlunun kusuru oranında düşülür. Gelirin sonradan artırılmasından doğan farklar denkleştirmeye dâhil edilmez.

Bu değerin hesabı aktüeryal bilgi gerektirdiğinden bu sayfadaki araç kapsamı dışındadır. Araç, aylık gelirin kendisini hesaplar; peşin sermaye değeri Kurumca ayrıca belirlenir.

İtiraz Yolları

Kurum işlemlerine karşı sigortalının önünde birden fazla yol vardır ve bunlar farklı mercilere yöneliktir.

Kurum Sağlık Kurulu kararına itiraz, oranın düşük belirlendiği düşünüldüğünde gündeme gelir. İtiraz üzerine dosya yüksek sağlık kuruluna gönderilebilir ve yeniden değerlendirme yapılır.

Gelir bağlama işlemine itiraz ise hesabın kendisine yöneliktir. Günlük kazancın yanlış hesaplanması, bağlama oranının hatalı uygulanması veya eksiltmenin gerekçesiz yapılması bu kapsamdadır.

Kurum işleminin düzeltilmemesi hâlinde iş mahkemesinde dava açılır. İş mahkemeleri, sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında görevli mahkemedir ve Kurum bu davalarda taraf olarak yer alır.

Davada mahkeme, gerekli gördüğünde bilirkişi incelemesi yaptırır. Meslekte kazanma gücü kaybı oranı bakımından Adli Tıp Kurumu raporu alınması da mümkündür. Rapor çelişkileri giderilmeden hüküm kurulamaz.

Süreler bakımından dikkatli olunmalıdır: 7036 m.4/1 uyarınca dava açılmadan önce Kuruma başvurulması zorunludur ve başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır; başvuruda geçen süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz. 5510 m.97 uyarınca ise bağlanması gereken gelir ve aylıkların hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. Ankara ve çevresindeki dosyalarınız için Av. Fatma Öztürk’e 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Dava Yolu ve Süreler: 7036 m.4, m.3 ve 5510 m.97

Kurum işlemine karşı doğrudan dava açılamaz; kanun bir ön basamak koyar.

Kuruma başvuru zorunluluğu. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.4/1 uyarınca 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda — hizmet akdine tabi çalışmalar nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç — dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla, yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır.

Aynı fıkranın son cümlesi bir güvence içerir: Kuruma başvuruda geçirilecek süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Yani başvuru yaparak süre yakmazsınız. Buna karşılık başvuru yapmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir; bu nedenle gelir bağlama veya oran işlemine itirazın önce yazılı ve tarihli bir Kurum başvurusuyla kayda geçirilmesi gerekir.

Arabuluculuk istisnası. 7036 m.3 iş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğu kurar; ancak aynı maddenin ilgili fıkrası uyarınca iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında bu madde hükmü uygulanmaz. İş kazası tazminat davası ve iş kazasının tespiti davası doğrudan açılır; arabulucu son tutanağı aranmaz. Buna karşılık kıdem, ihbar ve ücret alacakları için arabuluculuk şartı devam eder; aynı dosyada iki tür talep varsa ayrımın baştan yapılması gerekir.

Zamanaşımı. 5510 m.97 uyarınca bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hâllerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. Gelir hakkı ortadan kalkmaz; talep edilmeyen geçmiş dönem ödemeleri yanar. Bu nedenle sağlık kurulu raporu alındığında başvurunun geciktirilmemesi gerekir.

İşverene karşı tazminat davasının süresi ayrıdır ve sosyal güvenlik zamanaşımıyla karıştırılmamalıdır; haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık rejimlerinin kendi süreleri işler. İki takvim ayrı yürütülmelidir.

KonuKuralDayanak
Kuruma ön başvuruDava açmadan önce zorunlu7036 m.4/1
Cevap verilmezse60 gün sonunda reddedilmiş sayılır7036 m.4/1
Başvuruda geçen süreZamanaşımı ve hak düşürücü sürede sayılmaz7036 m.4/1
Başvurusuz davaDava şartı yokluğundan usulden ret7036 m.4/1
İş kazası tazminat ve tespit davalarıDava şartı arabuluculuk uygulanmaz7036 m.3
Gelir ve aylıkların geçmiş dönemiHakkın kazanıldığı tarihten 5 yıl5510 m.97
Görevli mahkemeİş mahkemesi7036 m.5

Mevzuat Çerçevesi

HükümNeyi düzenlerPratik sonucu
5510 s.K. m.13İş kazasının tanımı ve bildirimiHangi olaylar iş kazası sayılır
5510 s.K. m.14Meslek hastalığıTespit ve bildirim usulü
5510 s.K. m.16Kısa vadeli sigorta haklarıGelir ve ödeneğin yeri
5510 s.K. m.17Günlük kazanç hesabıGelirde son üç ay ölçütü
5510 s.K. m.19Sürekli iş göremezlik geliri%10 eşiği, %70 ve %100 oranları
5510 s.K. m.20Hak sahiplerine gelir bağlanmasıÖlüm hâlinde gelir
5510 s.K. m.21İşverenin sorumluluğuKurumun rücu hakkı
5510 s.K. m.22Gelirin eksiltilmesiDörtte bir ve üçte bir sınırları
TBK m.54-55Bedensel zarar ve denkleştirmeFark tazminatının dayanağı
7036 s.K. m.3Dava şartı arabuluculukİş kazası davaları kapsam dışında
7036 s.K. m.4Kuruma ön başvuru zorunluluğu60 gün sonunda zımni ret
5510 s.K. m.23Süresinde bildirilmeyen sigortalılık4/b’de gelir ve ödenek ödenmez
5510 s.K. m.97ZamanaşımıGelir ve aylıklarda 5 yıl
6331 s.K. m.14Kayıt ve bildirimİşveren 3 iş günü, sağlık sunucusu 10 gün

Aracın sınırı: Araç, girdiğiniz günlük kazanç ve iş göremezlik derecesine göre aylık geliri kanundaki formülle hesaplar ve m.22 eksiltmelerini uygular. Meslekte kazanma gücü kaybı oranını belirlemez; bu oran Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilir. Gelirin peşin sermaye değeri aktüeryal esaslara göre ayrıca hesaplanır ve araç kapsamı dışındadır. Gelirin başlangıç tarihi, geriye dönük ödemeler ve yapılandırma değerlendirmeleri de kapsam dışıdır. Bağlayıcı hesap Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılır; araç bir ön hesap sunar ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Sıkça Sorulan Sorular

İş kazası kaç gün içinde bildirilmeli?

5510 m.13/2 uyarınca 4/a kapsamındaki sigortalılar için bildirim işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhâl ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde yapılır. Kaza işverenin kontrolü dışındaki bir yerde meydana gelmişse üç iş günlük süre öğrenme tarihinden başlar. 4/b kapsamındaki sigortalı ise bir ayı geçmemek şartıyla, rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonraki üç iş günü içinde kendisi bildirir.

İşveren kazayı bildirmezse hakkım düşer mi?

Hayır. Bildirim yükümlülüğünün ihlali sigortalının hakkını ortadan kaldırmaz; yaptırım işverene yöneliktir. 5510 m.21 uyarınca iş kazası süresinde bildirilmezse, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilir. Ayrıca 6331 s.K. m.14 uyarınca sağlık hizmeti sunucuları ve işyeri hekimi kendilerine intikal eden iş kazalarını en geç on gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.

Kurum işverene ne kadar rücu edebilir?

5510 m.21/1 uyarınca iş kazası veya meslek hastalığı işverenin kastı ya da iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, yapılan ve ileride yapılacak ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere işverene ödettirilir. Üçüncü kişinin kusuru hâlinde ise ilk peşin sermaye değerinin yarısı talep edilir.

Kurumun rücu edemediği ödeme tazminattan düşülür mü?

Düşülemez. TBK m.55/1 uyarınca kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, destekten yoksun kalma ve bedensel zararların belirlenmesinde gözetilemez, zarar veya tazminattan indirilemez. Aynı fıkra, hesaplanan tazminatın miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamayacağını veya azaltılamayacağını da düzenler.

Kurum işlemine karşı doğrudan dava açabilir miyim?

Hayır. 7036 m.4/1 uyarınca sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur; başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır ve ancak bundan sonra dava açılabilir. Başvuruda geçen süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz.

İş kazası davasında arabulucuya gitmek zorunda mıyım?

7036 m.3 uyarınca iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır; bu davalar doğrudan açılır. Buna karşılık kıdem, ihbar ve ücret gibi işçilik alacakları için arabuluculuk şartı devam eder.

Geçmiş dönem gelirleri için bir süre sınırı var mı?

Evet. 5510 m.97 uyarınca bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hâllerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. Gelir hakkının kendisi değil, talep edilmeyen geçmiş dönem ödemeleri etkilenir.

İşten ayrıldıktan yıllar sonra meslek hastalığı çıkarsa ne olur?

5510 m.14 uyarınca hastalığın işle bağlantısının kabulü için, eski işten fiilen ayrılma ile hastalığın meydana çıkması arasında yönetmelikte belirtilen yükümlülük süresinden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması aranır. Ancak süre aşılmış olsa bile, hastalığın klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve etkenin işyeri incelemesiyle tespit edildiği hâllerde, Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir.

4/b sigortalısıyım; sigortalılık bildirimimi geç yaptıysam ne olur?

5510 m.23 uyarınca 4/b kapsamında sigortalı olduğu hâlde 8. maddenin üçüncü fıkrasındaki süre içinde bildirimde bulunmayanlara, bildirimde bulunulmayan sürede meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı ve analık hâlleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenmez. Bu, prim borcu şartından ayrı ve daha ağır bir sonuçtur.

Sürekli iş göremezlik geliri nasıl hesaplanır?

Günlük kazanç 30 ile çarpılarak aylık kazanç bulunur, bunun yüzde 70’i sürekli tam iş göremezlik geliridir. Kısmi iş göremezlikte bu tutarın iş göremezlik derecesi oranındaki kısmı ödenir. Formül: günlük kazanç × 30 × %70 × derece.

Gelir bağlanması için kaç yüzde kayıp gerekir?

Meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 oranında azalmış olması gerekir (5510 s.K. m.19/1). Bu oranın altında Kurum gelir bağlamaz.

Yüzde 10’un altındaysa hiçbir hak yok mu?

Hayır. Eşik yalnızca Kurum geliri içindir. Kusurlu işverene veya üçüncü kişiye karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir; iki talep birbirinden bağımsızdır.

Bakıma muhtaç olma geliri etkiler mi?

Evet. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı yüzde 70 yerine yüzde 100 olarak uygulanır.

Günlük kazanç neye göre bulunur?

Gelir bağlanmasında, iş kazasının olduğu tarihten önceki on iki aydaki son üç ay içinde hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının prim ödeme gün sayısına bölünmesiyle bulunur (5510 s.K. m.17).

Geçici iş göremezlik ödeneğiyle aynı hesap mı yapılır?

Hayır. 2021’de 7316 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra hastalık ve analık ödeneklerinde on iki aylık ortalama esas alınır; iş kazası ve meslek hastalığında bağlanacak gelirde ise son üç ay ölçütü korunmuştur.

Gelir hangi hâllerde eksiltilir?

5510 s.K. m.22 uyarınca hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymama hâlinde dörtte birine kadar, sigortalının ağır kusuru hâlinde kusur derecesi esas alınarak üçte birine kadar eksiltilebilir. Ceza sorumluluğu olmayanlar bu eksiltmelerin dışındadır.

Gelir ne zaman başlar?

Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi takip eden aybaşından başlar. Ödenek ödenmemişse sürekli iş göremezlik durumunun tespit edildiği tarihi takip eden aybaşı esas alınır.

Oran sonradan değişebilir mi?

Evet. Sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi hâlinde meslekte kazanma gücü kaybı sağlık kurulu raporlarına göre yeniden tespit edilir; oran artarsa gelir yükselir, yüzde 10’un altına inerse kesilir.

Kurumdan gelir alınca işverene dava açılamaz mı?

Açılabilir. Kurum geliri prime esas kazanç üzerinden ve yüzde 70 oranıyla hesaplandığından gerçek zararın tamamını karşılamaz; aradaki fark tazminatı kusurlu taraftan istenebilir. Kurum ödemesi maddi tazminattan denkleştirilir, manevi tazminattan düşülmez.

Bağ-Kur’lular için ek şart var mı?

Evet. 4/b kapsamındaki sigortalılara gelir bağlanabilmesi için kendi sigortalılığından dolayı genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borcunun ödenmiş olması zorunludur.

Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?

Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; girdiğiniz veriler sunucuya gönderilmez.

Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Bağlayıcı hesap Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılır.

Kurum geliri gerçek zararın tamamını karşılamaz

Fark tazminatı ve iş kazası tespit davaları için Ankara’da Av. Fatma Öztürk: 0554 648 37 15

Randevu Talep Edin



Post by Av. Fatma Öztürk