Sürekli iş göremezlik geliri, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü en az yüzde 10 azalan sigortalıya bağlanır. Hesabın omurgası tek bir formüldür: günlük kazanç × 30 × %70 × iş göremezlik derecesi. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaçsa bağlama oranı yüzde 70 değil yüzde 100 uygulanır. Aşağıdaki araç bu formülü uygular, eşik kontrolünü yapar ve 5510 s.K. m.22’deki eksiltmeleri ayrı satırlarda gösterir.
Kurum geliri ile işverene karşı tazminat birbirinden bağımsızdır
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15
Sürekli İş Göremezlik Geliri Hesaplama (5510 s.K. m.19)
Hak Kazanma Şartı: Yüzde 10 Eşiği
Sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanabilmesi tek bir eşiğe bağlıdır. 5510 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engeller nedeniyle Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 oranında azaldığı tespit edilen sigortalı bu gelire hak kazanır.
Eşiğin altında kalan kayıplarda Kurum gelir bağlamaz. Bu, çoğu kişinin “hiçbir hakkım yok” sonucuna varmasına yol açar; oysa sonuç bu değildir.
Yüzde 10 eşiği yalnızca Kurum geliri içindir. Eşik sağlanmasa dahi kusurlu işverene veya üçüncü kişiye karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Sorumluluk hukuku ile sosyal güvenlik hukuku farklı rejimlerdir ve biri diğerinin şartına bağlı değildir. Yüzde 5 kayıpla Kurumdan gelir alamayan bir işçi, tazminat davasında kaybının karşılığını talep edebilir. Dosyanız için 0554 648 37 15 numarasından bilgi alabilirsiniz.
Meslekte kazanma gücü kaybı, genel beden fonksiyon kaybından farklı bir kavramdır. Ölçülen, kişinin kendi mesleğini yapabilme yeteneğindeki azalmadır. Aynı yaralanma, farklı mesleklerde farklı oranlar doğurabilir. Bu ayrım için maluliyet oranı hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.
Oran, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca belirlenir. Sigortalının kendi aldığı bir engelli raporu bu belirlemenin yerine geçmez.
Hesap Formülü ve Bağlama Oranları
Kanun gelirin hesabını iki cümlede tamamlar. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, 17. maddeye göre hesaplanan aylık kazancının yüzde 70’i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş göremezlikte ise bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı ödenir.
| Durum | Bağlama oranı | Formül |
|---|---|---|
| Sürekli tam iş göremezlik | %70 | Günlük kazanç × 30 × 0,70 |
| Sürekli kısmî iş göremezlik | %70 | Günlük kazanç × 30 × 0,70 × derece |
| Başkasının bakımına muhtaç | %100 | Günlük kazanç × 30 × 1,00 × derece |
Üçüncü satır sık atlanan bir kuraldır: sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı yüzde 100 olarak uygulanır. Ağır yaralanmalarda bu kural gelirin yüzde kırk oranında yükselmesi anlamına gelir ve raporda bakıma muhtaçlık hâlinin belirtilip belirtilmediği kontrol edilmelidir.
Kısmî iş göremezlik hâli, yüzde 10 ile yüzde 99,99 arasındaki kayıpları kapsar. Yüzde 100 kayıp sürekli tam iş göremezlik sayılır ve derece çarpanı uygulanmaz.
Günlük Kazanç: Gelirde Son Üç Ay Kuralı
Formülün girdisi olan günlük kazanç, 5510 sayılı Kanun’un 17. maddesine göre belirlenir ve burada dikkat edilmesi gereken bir ayrım vardır.
Gelir bağlanmasında günlük kazanç, iş kazasının olduğu tarihten önceki on iki aydaki son üç ay içinde hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara esas prim ödeme gün sayısına bölünmesiyle bulunur.
Bu, geçici iş göremezlik ödeneğinden farklıdır. 2021 yılında 7316 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra hastalık ve analık ödeneklerinde on iki aylık ortalama esas alınmaya başlanmış, ancak iş kazası ve meslek hastalığı hâlinde bağlanacak gelirde son üç ay ölçütü korunmuştur. İki hesap farklı dönemlere dayanır.
Bu ayrımı yapmayan hesaplayıcılar, gelir tutarını yanlış çıkarır. Geçici dönem ödeneği için geçici iş göremezlik hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Prime esas kazançta kayıt dışı kalan gelir dikkate alınmaz. Gerçek ücreti bordroda düşük gösterilen işçinin geliri de düşük bağlanır; bu durumda önce hizmet ve ücret tespiti yoluna gidilmesi gerekir.
5510 s.K. m.22: Gelirin Eksiltilmesi
Bağlanan gelir her hâlde tam ödenmez. Kanunun 22. maddesi, sigortalının kendi davranışından kaynaklanan bazı hâllerde Kurumun geliri eksiltebileceğini öngörür.
| Hâl | Eksiltme sınırı | Dayanak |
|---|---|---|
| Hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymama | Dörtte birine kadar | m.22/a |
| Sigortalının ağır kusuru | Üçte birine kadar | m.22/b |
Birinci hâlde eksiltmenin ölçüsü, uzayan tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranıdır. Yani sigortalının ihmali sonucu durumun ne kadar ağırlaştığına bakılır.
İkinci hâlde ölçü kusur derecesidir. Ağır kusur kavramı dar yorumlanır; sıradan bir dikkatsizlik bu kapsamda değildir.
Her iki hâlde de ceza sorumluluğu olmayanlar eksiltmenin dışında tutulmuştur. Ayrıca birinci hâlde kabul edilebilir bir mazereti bulunanlar da eksiltmeye tabi değildir.
Eksiltme kararı idari bir işlemdir ve dava konusu yapılabilir. Eksiltmenin gerekçesi ve oranı Kurumca gösterilmelidir; gerekçesiz eksiltme itiraza açıktır.
Gelirin Başlangıcı ve Kesilmesi
Gelir, hak kazanılan tarihten değil kanunda belirlenen tarihten itibaren ödenir. Başlangıç, geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi takip eden aybaşıdır.
Geçici iş göremezlik ödeneği ödenmemişse başlangıç, sürekli iş göremezlik durumunun tespit edildiği tarihi takip eden aybaşı olur. Bu ayrım, geriye dönük ödeme hesabında belirleyicidir.
Gelir bağlandıktan sonra durum sabit kalmaz. Sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi hâlinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği sağlık kurulu raporlarına göre yeniden tespit edilir. Oran artmışsa gelir yükseltilir, azalmışsa düşürülür ve yüzde 10’un altına inmişse kesilir.
Birden çok iş kazası veya meslek hastalığı hâlinde ise sonuncusuna göre yeniden hesap yapılır ve önceki iş göremezlik oranları da dikkate alınır. Böylece kayıplar birbirinden bağımsız olarak değil, birlikte değerlendirilir.
Kurum Geliri ile Tazminat İlişkisi
Sürekli iş göremezlik geliri sosyal güvenlik hukukundan, tazminat ise sorumluluk hukukundan doğar. İkisi aynı zararı karşıladığı ölçüde mükerrer ödeme olmaması gerekir; bu nedenle Kurumca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri tazminattan denkleştirilir.
Denkleştirmenin sınırları vardır ve uygulamada en çok tartışılan başlıktır.
| Kalem | Kurum ödemesi düşülür mü? |
|---|---|
| Maddi tazminat (iş göremezlik zararı) | Evet, karşıladığı ölçüde |
| Manevi tazminat | Hayır |
| Bakıcı gideri | Kural olarak hayır |
| Tedavi giderleri | Kurumca karşılananlar bakımından evet |
Kurum geliri, prime esas kazanç üzerinden ve yüzde 70 oranıyla hesaplandığından gerçek zararın tamamını karşılamaz. Aradaki fark fark tazminatı olarak kusurlu taraftan istenebilir ve uygulamada en çok atlanan kalem budur.
Kurumun ödediği tutarı işverene rücu etme hakkı ayrıca saklıdır. Bu, sigortalının talebini azaltmaz; Kurum ile işveren arasındaki ayrı bir ilişkidir. İş kazası tazminat hesabı için iş kazası tazminatı hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.
4/b Sigortalıları İçin Ek Şart
Kendi nam ve hesabına çalışan sigortalılar bakımından kanun ek bir şart getirmiştir. 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borcunun ödenmiş olması zorunludur.
Bu şart 4/a kapsamındaki hizmet akdiyle çalışanlar için aranmaz. İşçi bakımından primin yatırılmamış olması Kurumun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; işverenin yükümlülüğünü yerine getirmemesi işçiye yansıtılmaz.
4/b sigortalısının borcu bulunması hâlinde gelir, borç ödenene kadar bağlanmaz. Bu, hak kaybı değil erteleme sonucu doğurur; borç ödendiğinde gelir bağlanır.
Borcun yapılandırılması hâlinde de değerlendirme yapılır. Yapılandırma şartlarına uyulduğu sürece borcun ödenmiş sayılıp sayılmayacağı, ilgili düzenlemelere göre belirlenir.
İş Kazasının Bildirimi ve Tespiti
Gelir talebinin ön şartı, olayın iş kazası veya meslek hastalığı olarak kabul edilmesidir. Bu kabul kendiliğinden gerçekleşmez; bildirim ve tespit süreçleri işler.
İşveren, iş kazasını kanunda öngörülen süre içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, işverenin sorumluluğunu doğurur ancak sigortalının hakkını ortadan kaldırmaz.
İşverenin bildirmediği hâllerde sigortalı kendisi Kuruma başvurabilir. Kurum tarafından iş kazası kabul edilmezse, iş mahkemesinde iş kazasının tespiti davası açılması gerekir. Bu dava, gelir talebinin önündeki engeli kaldırır.
Tespit davasında Kurum da taraf olarak yer alır. Davanın kabulü hâlinde Kurum, tespit edilen olguya göre gelir bağlama işlemlerini yürütür.
İş kazası davalarının arabuluculuk bakımından özel durumu da hatırlanmalıdır: iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır.
Hangi Olaylar İş Kazası Sayılır?
Gelir hakkının doğması için olayın iş kazası niteliği taşıması gerekir. 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi iş kazasını beş ayrı hâl sayarak tanımlar ve bu tanım işyeri sınırlarıyla kapalı değildir.
| Hâl | Kapsam |
|---|---|
| Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada | Çalışıyor olmasa dahi işyerinde geçen olaylar |
| Yürütülmekte olan iş nedeniyle | İşyeri dışında olsa dahi işin gereği olan olaylar |
| Görevli olarak başka yere gönderilme | Asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda |
| Emziren kadın sigortalının süt izni | Çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda |
| İşverence sağlanan taşıtla gidiş geliş | İşe gidiş gelişte servis aracıyla meydana gelen olaylar |
Beşinci satır, trafik kazalarının aynı zamanda iş kazası sayılabilmesinin dayanağıdır. Servis aracıyla işe gidiş gelişte meydana gelen kaza hem trafik kazası hem iş kazasıdır; bu, hem Kurum gelirine hem de iki ayrı sorumluluk rejimine kapı açar.
İkinci satır da geniş yorumlanır. Yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelen olay, işyeri dışında gerçekleşse dahi iş kazası sayılır. İş için görevlendirilen çalışanın yolda geçirdiği kaza bu kapsamda değerlendirilebilir.
Olayın iş kazası olarak nitelendirilmesi, aynı zamanda ihbar ve tespit süreçlerini de başlatır. İşveren bildirimde bulunmazsa sigortalı doğrudan Kuruma başvurabilir; kabul edilmezse iş mahkemesinde tespit davası açılır.
Meslek Hastalığında Farklılıklar
Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlleridir.
İş kazasından en önemli farkı zaman unsurudur. İş kazası ani bir olaya bağlıyken, meslek hastalığı zaman içinde ve tekrarlanan etkilerle oluşur. Bu, tespitini de güçleştirir.
Meslek hastalığında günlük kazancın hesabında başlangıç noktası da farklıdır: iş göremezliğin başladığı tarih esas alınır. İş kazasında ise kaza tarihi esas alınır.
Bir başka özellik yükümlülük süresidir. Sigortalının işten ayrılmasından sonra ortaya çıkan hastalıklarda, hastalığın işle bağlantısının kabul edilebilmesi için belirli bir süre içinde ortaya çıkmış olması aranır. Bu süre hastalık türüne göre değişir.
Meslek hastalığının tespiti Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları tarafından düzenlenen raporlara ve gerekli görülmesi hâlinde işyeri incelemelerine dayanır.
Hesapta Sık Yapılan Dört Hata
Sürekli iş göremezlik geliri hesabında dört hata düzenli olarak tekrarlanır ve her biri tutarı doğrudan etkiler.
Birincisi net ücret üzerinden hesap yapmaktır. Formülün girdisi prime esas kazançtır ve bu brüt bir tutardır. Net ücret kullanılması geliri olduğundan düşük gösterir.
İkincisi bakıma muhtaçlık hâlini atlamaktır. Bu hâlde bağlama oranı yüzde 70 değil yüzde 100’dür; fark yüzde kırk üç oranında bir artışa karşılık gelir. Raporda bu hâlin belirtilip belirtilmediği kontrol edilmelidir.
Üçüncüsü derece çarpanını tam iş göremezlikte de uygulamaktır. Yüzde 100 kayıp sürekli tam iş göremezliktir; ayrıca derece çarpanı uygulanmaz, doğrudan aylık kazancın yüzde yetmişi bağlanır.
Dördüncüsü Kurum gelirini tazminatın tamamı sanmaktır. Gelir, prime esas kazanç üzerinden ve yüzde yetmiş oranıyla hesaplandığından gerçek zararın altında kalır. Aradaki fark ayrıca talep edilmelidir.
Ölüm Hâlinde Hak Sahiplerine Gelir
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm gerçekleşirse, sürekli iş göremezlik geliri yerine hak sahiplerine gelir bağlanır. Bu, 5510 sayılı Kanun’un 20. maddesinde düzenlenmiştir.
Hak sahibi kavramı kanunda tanımlanmıştır: sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri ile malûllük, vazife malûllüğü ya da yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü hâlinde gelir veya aylık bağlanmasına yahut toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babadır.
Hak sahiplerine bağlanacak gelirin hesabında da sürekli tam iş göremezlik geliri esas alınır; bu tutar hak sahipleri arasında kanunda belirlenen oranlarda paylaştırılır. Paylar hak sahiplerinin sayısına ve niteliğine göre değişir.
Ölüm hâlinde ayrıca cenaze ödeneği ve evlenme ödeneği gibi kalemler de gündeme gelebilir. Bunlar gelirden ayrı ve tek seferlik ödemelerdir.
Kurumca bağlanan ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değeri, kusurlu tarafa karşı açılacak destekten yoksun kalma davasında denkleştirilir. Bu hesap için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Peşin Sermaye Değeri Nedir?
Kurumca bağlanan gelir aylık olarak ödenir; ancak tazminat davalarında ve rücu ilişkilerinde bu gelirin toplu bir değerle ifade edilmesi gerekir. Bu değere peşin sermaye değeri denir.
Peşin sermaye değeri, gelirin sigortalının bakiye ömrü boyunca ödeneceği varsayımıyla ve aktüeryal esaslara göre bugünkü değere indirgenmesiyle bulunur. Hesapta yaşam tablosu ve teknik faiz oranı kullanılır.
Bu değer iki yerde karşımıza çıkar. Birincisi, sigortalının kusurlu işverene karşı açtığı tazminat davasında maddi tazminattan denkleştirilir. İkincisi, Kurumun işverene karşı açtığı rücu davasında talep edilen tutarın belirlenmesinde esas alınır.
Denkleştirmede yalnızca ilk peşin sermaye değeri dikkate alınır ve bu değer, karşıladığı zarar kalemi bakımından ve sorumlunun kusuru oranında düşülür. Gelirin sonradan artırılmasından doğan farklar denkleştirmeye dâhil edilmez.
Bu değerin hesabı aktüeryal bilgi gerektirdiğinden bu sayfadaki araç kapsamı dışındadır. Araç, aylık gelirin kendisini hesaplar; peşin sermaye değeri Kurumca ayrıca belirlenir.
İtiraz Yolları
Kurum işlemlerine karşı sigortalının önünde birden fazla yol vardır ve bunlar farklı mercilere yöneliktir.
Kurum Sağlık Kurulu kararına itiraz, oranın düşük belirlendiği düşünüldüğünde gündeme gelir. İtiraz üzerine dosya yüksek sağlık kuruluna gönderilebilir ve yeniden değerlendirme yapılır.
Gelir bağlama işlemine itiraz ise hesabın kendisine yöneliktir. Günlük kazancın yanlış hesaplanması, bağlama oranının hatalı uygulanması veya eksiltmenin gerekçesiz yapılması bu kapsamdadır.
Kurum işleminin düzeltilmemesi hâlinde iş mahkemesinde dava açılır. İş mahkemeleri, sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında görevli mahkemedir ve Kurum bu davalarda taraf olarak yer alır.
Davada mahkeme, gerekli gördüğünde bilirkişi incelemesi yaptırır. Meslekte kazanma gücü kaybı oranı bakımından Adli Tıp Kurumu raporu alınması da mümkündür. Rapor çelişkileri giderilmeden hüküm kurulamaz.
Süreler bakımından dikkatli olunmalıdır: Kurum işlemine karşı dava açma süresi ve zamanaşımı hükümleri ayrı ayrı değerlendirilir. Ankara ve çevresindeki dosyalarınız için Av. Fatma Öztürk’e 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Mevzuat Çerçevesi
| Hüküm | Neyi düzenler | Pratik sonucu |
|---|---|---|
| 5510 s.K. m.13 | İş kazasının tanımı ve bildirimi | Hangi olaylar iş kazası sayılır |
| 5510 s.K. m.14 | Meslek hastalığı | Tespit ve bildirim usulü |
| 5510 s.K. m.16 | Kısa vadeli sigorta hakları | Gelir ve ödeneğin yeri |
| 5510 s.K. m.17 | Günlük kazanç hesabı | Gelirde son üç ay ölçütü |
| 5510 s.K. m.19 | Sürekli iş göremezlik geliri | %10 eşiği, %70 ve %100 oranları |
| 5510 s.K. m.20 | Hak sahiplerine gelir bağlanması | Ölüm hâlinde gelir |
| 5510 s.K. m.21 | İşverenin sorumluluğu | Kurumun rücu hakkı |
| 5510 s.K. m.22 | Gelirin eksiltilmesi | Dörtte bir ve üçte bir sınırları |
| TBK m.54-55 | Bedensel zarar ve denkleştirme | Fark tazminatının dayanağı |
| 7036 s.K. m.3 | Dava şartı arabuluculuk | İş kazası davaları kapsam dışında |
Aracın sınırı: Araç, girdiğiniz günlük kazanç ve iş göremezlik derecesine göre aylık geliri kanundaki formülle hesaplar ve m.22 eksiltmelerini uygular. Meslekte kazanma gücü kaybı oranını belirlemez; bu oran Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilir. Gelirin peşin sermaye değeri aktüeryal esaslara göre ayrıca hesaplanır ve araç kapsamı dışındadır. Gelirin başlangıç tarihi, geriye dönük ödemeler ve yapılandırma değerlendirmeleri de kapsam dışıdır. Bağlayıcı hesap Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılır; araç bir ön hesap sunar ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Sürekli iş göremezlik geliri nasıl hesaplanır?
Günlük kazanç 30 ile çarpılarak aylık kazanç bulunur, bunun yüzde 70’i sürekli tam iş göremezlik geliridir. Kısmi iş göremezlikte bu tutarın iş göremezlik derecesi oranındaki kısmı ödenir. Formül: günlük kazanç × 30 × %70 × derece.
Gelir bağlanması için kaç yüzde kayıp gerekir?
Meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 oranında azalmış olması gerekir (5510 s.K. m.19/1). Bu oranın altında Kurum gelir bağlamaz.
Yüzde 10’un altındaysa hiçbir hak yok mu?
Hayır. Eşik yalnızca Kurum geliri içindir. Kusurlu işverene veya üçüncü kişiye karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir; iki talep birbirinden bağımsızdır.
Bakıma muhtaç olma geliri etkiler mi?
Evet. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı yüzde 70 yerine yüzde 100 olarak uygulanır.
Günlük kazanç neye göre bulunur?
Gelir bağlanmasında, iş kazasının olduğu tarihten önceki on iki aydaki son üç ay içinde hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının prim ödeme gün sayısına bölünmesiyle bulunur (5510 s.K. m.17).
Geçici iş göremezlik ödeneğiyle aynı hesap mı yapılır?
Hayır. 2021’de 7316 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra hastalık ve analık ödeneklerinde on iki aylık ortalama esas alınır; iş kazası ve meslek hastalığında bağlanacak gelirde ise son üç ay ölçütü korunmuştur.
Gelir hangi hâllerde eksiltilir?
5510 s.K. m.22 uyarınca hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymama hâlinde dörtte birine kadar, sigortalının ağır kusuru hâlinde kusur derecesi esas alınarak üçte birine kadar eksiltilebilir. Ceza sorumluluğu olmayanlar bu eksiltmelerin dışındadır.
Gelir ne zaman başlar?
Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi takip eden aybaşından başlar. Ödenek ödenmemişse sürekli iş göremezlik durumunun tespit edildiği tarihi takip eden aybaşı esas alınır.
Oran sonradan değişebilir mi?
Evet. Sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi hâlinde meslekte kazanma gücü kaybı sağlık kurulu raporlarına göre yeniden tespit edilir; oran artarsa gelir yükselir, yüzde 10’un altına inerse kesilir.
Kurumdan gelir alınca işverene dava açılamaz mı?
Açılabilir. Kurum geliri prime esas kazanç üzerinden ve yüzde 70 oranıyla hesaplandığından gerçek zararın tamamını karşılamaz; aradaki fark tazminatı kusurlu taraftan istenebilir. Kurum ödemesi maddi tazminattan denkleştirilir, manevi tazminattan düşülmez.
Bağ-Kur’lular için ek şart var mı?
Evet. 4/b kapsamındaki sigortalılara gelir bağlanabilmesi için kendi sigortalılığından dolayı genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borcunun ödenmiş olması zorunludur.
Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?
Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; girdiğiniz veriler sunucuya gönderilmez.
Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Bağlayıcı hesap Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılır.
İş kazası ve tazminat araçları
📘 İlgili Rehberler
Kurum geliri gerçek zararın tamamını karşılamaz
Fark tazminatı ve iş kazası tespit davaları için Ankara’da Av. Fatma Öztürk: 0554 648 37 15

