Ne yaşandı?
Bir işçi, kişisel sosyal medya hesabından bir paylaşım yapar. İşveren bu paylaşımı gerekçe göstererek iş sözleşmesini feshder. İşçi, mesai dışında ve kişisel hesabından yaptığı bir paylaşımın işten çıkarılma nedeni olup olamayacağını sorgular.
Sosyal medya paylaşımınız nedeniyle mi işten atıldınız?
Ölçülülük denetimi, m.19 sakatlığı ve işe iadede Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppİşçi, sosyal medya paylaşımı nedeniyle yapılan feshin geçerli olup olmadığını araştırır.
Bu durumda ne yapmalısınız?
- İki menfaatin dengelendiğini bilin: Bu tür dosyalarda işçinin ifade özgürlüğü ile işçinin işverene karşı sadakat borcu arasında bir denge gözetilir. Her paylaşım otomatik olarak geçerli fesih nedeni değildir.
- Paylaşımın içeriğini ve etkisini değerlendirin: Paylaşımın işyerini, işvereni veya iş ilişkisini doğrudan hedef alıp almadığı, hakaret/işyeri sırrı içerip içermediği ve somut bir zarara yol açıp açmadığı önemlidir.
- Bağlamı belgeleyin: Paylaşımın tam içeriği, tarihi, kapsamı (herkese açık mı, sınırlı mı) ve fesih gerekçesini saklayın.
- Feshin ölçülülüğünü sorgulayın: Daha hafif bir yaptırım mümkünken doğrudan fesih yoluna gidilmesi, feshin geçerliliğini etkileyebilir.
- Avukata danışın: İfade özgürlüğü–sadakat dengesi hassas bir değerlendirme gerektirir; profesyonel destek alın.
Kişisel sosyal medya paylaşımınız, her durumda geçerli bir fesih nedeni değildir; ifade özgürlüğünüz ile sadakat borcunuz arasında bir denge gözetilir. Paylaşımın içeriği, etkisi ve feshin ölçülülüğü belirleyicidir. Bu nedenle dosyanızı bir uzmanla değerlendirmek önemlidir.
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.
Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.
Çatışan iki değer: ifade özgürlüğü ve sadakat borcu
Sosyal medya feshi dosyalarında tek bir kanun maddesi sonucu belirlemez. Bir yanda işçinin ifade özgürlüğü (Anayasa m. 26) durur; diğer yanda iş sözleşmesinden doğan sadakat borcu ve işverenin işyeri düzenini koruma menfaati. Mahkemeler bu ikisi arasında adil bir denge kurmaya çalışır; “işveren hakkında paylaşım yapıldı” tespiti tek başına feshi geçerli kılmaz.
İşveren fesihte genellikle İş Kanunu m. 25/II-b’ye (işverenin veya aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnat) veya m. 25/II-e’ye (doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar, bu kapsamda meslek sırlarının ortaya atılması) dayanır. Paylaşım bu ağırlığa ulaşmıyorsa, olsa olsa m. 18 kapsamında davranış kaynaklı bir geçerli sebep tartışması doğar — ve o hâlde savunma alınması zorunlu hâle gelir.
Anayasa Mahkemesi’nin denge testi
Anayasa Mahkemesi, Kadri Eroğul başvurusunda (B. No: 2019/976, karar tarihi 11.05.2022; Resmî Gazete: 16 Ağustos 2022, sayı 31925) sosyal medya paylaşımı nedeniyle iş akdinin feshedilmesini ifade özgürlüğü bakımından incelemiş ve ihlal sonucuna varmıştır. Olayda bir taşeron işçisi, kişisel hesabından taşeron işçilerin gördüğü baskıları ve yöneticileri konu eden bir paylaşım yapmış; paylaşım nedeniyle açılan ceza davasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi üzerine iş akdi feshedilmiş, işe iade talebi ise derece mahkemelerince reddedilmişti.
Mahkeme başvuruyu Anayasa’nın 26. maddesi kapsamında değerlendirmiş ve şu iki ölçütün altını çizmiştir: (1) başvurucunun ifade özgürlüğü ile işverene sadakat yükümlülüğü arasında adil bir denge kurulup kurulmadığı tespit edilmelidir; (2) feshin son çare olması ilkesine uyulup uyulmadığı derece mahkemelerince değerlendirilmiş olmalıdır. Karar, işçinin paylaşımlarının bulunduğu konum, üstlendiği görev ve temsil ettiği kişiler bakımından ele alınması gerektiğini de ortaya koymaktadır.
Anayasa Mahkemesi’nin 2019/33243 başvuru numaralı kararında ise denge kurulurken bakılacak noktalar somutlaştırılmıştır: iş sözleşmelerindeki kısıtlayıcı ve zorlayıcı düzenlemelerin ne şekilde belirlendiği, çalışanların temel haklarına müdahaleye neden olan meşru amacın müdahaleyle ölçülü olup olmadığı ve sözleşmenin feshinin çalışanın eylem ya da eylemsizlikleri karşısında makul ve orantılı bir işlem olup olmadığı, somut olayın koşullarına göre ele alınmalıdır.
Yargıtay: ağır eleştiri korunur, hakaret korunmaz
Yargıtay da benzer bir çizgi tutar. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 14.06.2016 tarihli, 2016/16290 E. ve 2016/17802 K. sayılı kararında, sosyal paylaşım sitesinde belli bir grup içinde yapılan ve ağır eleştiri niteliği taşıyan yazışmaların ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle yapılan feshin geçersiz olduğu belirtilmiştir. Kararda eleştirinin, tasvip etmemenin veya beğenmemenin dile getirilmesinin ötesinde bir durum olduğu ve böyle olmak zorunda olduğu vurgulanır.
Buradan çıkan ayrım pratikte şudur: işyerindeki olumsuzlukları, ödenmeyen alacakları, çalışma koşullarını veya yönetim tarzını eleştiren bir paylaşım sert, kırıcı, hatta işvereni rahatsız edici olsa dahi kural olarak ifade özgürlüğü kapsamındadır. Buna karşılık küfür, hakaret, iftira, kişilik haklarına saldırı, ırkçı veya ayrımcı söylem, müşteri bilgisi ya da ticari sır paylaşımı korunmaz ve haklı fesih sebebi oluşturabilir.
Değerlendirmede ağırlık taşıyan unsurlar
Somut olayda şunlara bakılır: paylaşımın içeriği (eleştiri mi, hakaret mi, sır ifşası mı); hedefi (işvereni veya yöneticiyi doğrudan ve kimliği belirlenebilir şekilde hedef alıyor mu); kapsamı (herkese açık mı, sınırlı bir grupla mı paylaşılmış); zamanı ve yeri (mesai içinde ve işyeri kaynaklarıyla mı yapılmış); işçinin konumu (işvereni temsil eden bir görevde mi); ve paylaşımın işyerinde somut bir zarara veya düzen bozukluğuna yol açıp açmadığı. Soyut itibar kaygısı, somut zarar ortaya konmadan tek başına yeterli sayılmaz.
Ölçülülük, delil ve haklarınız
Denge testinin en sık atlanan ayağı ölçülülüktür. Uyarı, paylaşımın kaldırılmasının istenmesi veya disiplin cezası gibi daha hafif bir yaptırım yeterliyken doğrudan feshe gidilmesi, feshi ölçüsüz kılabilir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda anılan kararında da feshin son çare olması ilkesinin derece mahkemelerince değerlendirilmiş olması gerektiği vurgulanmıştır.
Delil tarafı
Paylaşımın tam metnini, tarihini, saatini, gizlilik ayarını (herkese açık / arkadaşlar / grup) ve varsa yorumlarla birlikte bütün bağlamını saklayın; ekran görüntüsü alırken tarih ve hesap bilgisinin görünmesine dikkat edin. Fesih bildirimini, dayanılan maddeyi ve savunma istenip istenmediğini de belgeleyin. İşveren m. 25/II’ye dayanıyorsa m. 26’daki altı iş günlük hak düşürücü süre işler: paylaşımın öğrenildiği tarih ile fesih tarihi arasındaki fark, dosyanın seyrini tek başına değiştirebilir. Eski tarihli bir paylaşımın aylar sonra gerekçe yapılması bu yönden sakattır.
Fesih geçersiz sayılırsa
İş güvencesi kapsamındaysanız — otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyeri, en az altı aylık kıdem, belirsiz süreli sözleşme — işe iade talep edebilirsiniz. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya, anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesine başvurmanız gerekir. Feshin geçersizliğine karar verilirse işveren sizi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır; başlatmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücretiniz tutarında tazminat öder ve çalıştırılmadığınız süre için en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarınız ödenir. Kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurmanız zorunludur. m. 25/II ispatlanamazsa kıdem ve ihbar tazminatı da doğar; bu taleplerde zamanaşımı Ek Madde 3 uyarınca beş yıldır.
Son olarak usul: 7589 sayılı Kanun (31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete) HMK m. 107’yi yürürlükten kaldırmış, belirsiz alacak davası sona ermiştir; daha önce açılmış davalarda eski hüküm uygulanmaya devam eder. Yerine HMK m. 109’a eklenen fıkrayla kısmi dava güçlendirilmiştir.
Tek bakışta: çatışan iki değer
Bu dosyalarda karşı karşıya gelen iki değer var: işçinin ifade özgürlüğü ve işverene karşı sadakat borcu. Çözüm, ikisi arasında denge kurulmasıdır.
| Değer | Dayanağı | Sınırı |
|---|---|---|
| İfade özgürlüğü | Anayasa m.26 · AİHS m.10 | Hakaret, iftira ve somut delile dayanmayan suçlama korunmaz |
| Sadakat borcu | TBK m.396 · TMK m.2 | İşçinin çalışma saatleri dışındaki tüm yaşamını denetleme yetkisi vermez |
| Sır saklama | TBK m.396/4 | İşyeri sırlarının paylaşılması açık ihlaldir |
| Özel hayatın gizliliği | Anayasa m.20 · 6698 s.K. | İşverenin sosyal medya izlemesi bu sınırlara tabidir |
| Denge nasıl kurulur? | İçeriğin niteliği, yaygınlığı, işverene somut zarar verip vermediği ve işle bağlantısı birlikte değerlendirilir | Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay uygulaması |
| Fesih eşiği | İhlalin ağırlığına göre haklı (m.25/II) veya geçerli (m.18) sebep | İş K. m.18 · m.25 |
| Ölçüt | Değerlendirme | |
|---|---|---|
| İçeriğin niteliği | Olgu isnadı ispat gerektirir; değer yargısı daha geniş korunur | |
| Ağır eleştiri | Sert ve rahatsız edici dahi olsa korunur; çalışma koşullarına ilişkin şikâyet ifade özgürlüğü kapsamındadır | |
| Hakaret | Korunmaz — kişilik hakkı ihlalidir; sataşma niteliğindeyse m.25/II | |
| Asılsız suçlama | Somut delile dayanmıyorsa korunmaz; iftira suçu da gündeme gelebilir (TCK m.267) | |
| Yaygınlık | Herkese açık hesap · görüntülenme ve paylaşım sayısı ihlalin ağırlığını artırır | |
| Kapalı çevre / özel hesap | Erişilebilirliğin sınırlı olması lehe değerlendirilir | |
| İşle bağlantı | Paylaşım işvereni, işyerini veya müşterileri doğrudan hedef alıyorsa ağırlık artar | |
| Somut zarar | İşverenin ticari itibarında veya müşteri ilişkilerinde ölçülebilir zarar aranır | |
| Sendikal faaliyet ve hak arama | Geçerli sebep sayılmaz — şikâyet ve dava hakkının kullanılması fesih sebebi olamaz | İş K. m.18 |
| Siyasi görüş, din, inanç | Ayrımcılık yasağı kapsamında; fesih sebebi yapılamaz | İş K. m.5 · m.18 |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Feshin son çare olması | Geçerli sebep feshinde daha hafif tedbirler tükenmiş olmalı: uyarı, içeriğin kaldırılmasının istenmesi, disiplin cezası | Yargıtay yerleşik |
| Ölçülülük | Yaptırım, ihlalin ağırlığıyla orantılı olmalı | TMK m.2 · Yargıtay |
| Savunma alma | Davranıştan kaynaklanan fesihte işçinin savunması alınmadan feshedilemez | İş K. m.19 |
| Yazılı bildirim | Fesih bildirimi yazılı ve sebep açık ve kesin olmalı | İş K. m.19 |
| Sebeple bağlılık | İşveren sonradan başka bir sebebe dayanamaz | İş K. m.19 |
| Altı iş günü | m.25/II’ye dayanan fesihte olayın feshe yetkili mercie intikalinden altı iş günü | İş K. m.26 |
| İspat yükü | Feshin haklı veya geçerli sebebe dayandığını işveren ispatlar | İş K. m.20 |
| Hukuka aykırı delil | İşverenin özel yazışmaları hukuka aykırı yolla elde etmesi hâlinde bu delil kullanılamaz | HMK m.189/2 |
| Kişisel veri | İşçinin hesaplarının izlenmesi KVKK ve özel hayat sınırlarına tabidir | 6698 s.K. |
| Ne yapmalı | Neden | |
|---|---|---|
| İçeriği silmeden önce ekran görüntüsü alın | Paylaşımın gerçek içeriği ve erişilebilirliği sonradan tartışılır | |
| Fesih bildirimini ve tebliğ tarihini saklayın | Arabuluculuk için bir aylık süre buradan işler | |
| Sebebin açık ve kesin gösterilip gösterilmediğini denetleyin | Soyut sebep ayrı bir sakatlıktır | |
| Savunmanızın alınıp alınmadığını tespit edin | Alınmadıysa fesih geçersizdir (m.19) | |
| Altı iş günü hesabını yapın | Süre geçmişse fesih haksız sayılır | |
| Paylaşımın işle bağlantısını değerlendirin | Kişisel görüş, sendikal faaliyet veya hak arama korunur | |
| İşverenin somut zarar ispatını isteyin | Zarar gösterilemiyorsa ağırlık eşiği aşılmamış olabilir | |
| Haklarınız | Fesih geçersizse işe iade; kıdem ve ihbar tazminatı | İş K. m.17-21 |
| Süreler | Arabuluculuk dava şartı; zamanaşımı beş yıl | 7036 s.K. |
Sıkça Sorulan Sorular
Kişisel hesabımdan yaptığım paylaşım işten çıkarılma sebebi olur mu?
Otomatik olarak olmaz. Mahkemeler işçinin ifade özgürlüğü ile sadakat borcu arasında adil bir denge kurar; paylaşımın içeriği, hedefi, kapsamı ve somut bir zarara yol açıp açmadığı değerlendirilir.
İşyerimi eleştiren bir paylaşım yaptım; bu korunur mu?
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 14.06.2016 tarihli, 2016/16290 E. ve 2016/17802 K. sayılı kararında, ağır eleştiri niteliğindeki paylaşımların ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ve bu nedenle yapılan feshin geçersiz olduğu belirtilmiştir. Küfür, hakaret ve iftira ise bu korumanın dışındadır.
Anayasa Mahkemesi bu konuda ne dedi?
Kadri Eroğul başvurusunda (B. No: 2019/976, 11.05.2022) sosyal medya paylaşımı nedeniyle yapılan feshi ifade özgürlüğü bakımından incelemiş ve ihlal sonucuna varmıştır. Kararda ifade özgürlüğü ile sadakat yükümlülüğü arasında adil denge kurulması ve feshin son çare olması ilkesinin değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Paylaşımın herkese açık olup olmaması fark eder mi?
Evet, değerlendirmede dikkate alınan unsurlardan biridir. Yargıtay kararına konu olayda yazışmaların belli bir grup içinde yapılmış olması, ifade özgürlüğü değerlendirmesinde göz önünde tutulmuştur.
İşveren doğrudan fesih yerine uyarı vermeliydi denilebilir mi?
Evet. Uyarı, paylaşımın kaldırılmasının istenmesi veya disiplin cezası gibi daha hafif bir yaptırım yeterliyken doğrudan feshe gidilmesi, feshi ölçüsüz kılabilir. Feshin son çare olması ilkesi bu noktada devreye girer.
İşveren eski bir paylaşımı gerekçe gösterebilir mi?
m. 25/II’ye dayanan fesihte m. 26’daki süreler işler: fesih yetkisi olayın öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçtikten sonra kullanılamaz. Aylar sonra gündeme getirilen bir paylaşım bu yönden sakattır.
Hangi delilleri saklamalıyım?
Paylaşımın tam metnini, tarih ve saatini, gizlilik ayarını ve yorumlarıyla birlikte bağlamını; ekran görüntüsünde tarih ve hesap bilgisinin görünmesine dikkat ederek saklayın. Ayrıca fesih bildirimini, dayanılan kanun maddesini ve savunmanızın istenip istenmediğini belgeleyin.
Fesih geçersiz sayılırsa ne talep edebilirim?
İş güvencesi kapsamındaysanız işe iade; m. 25/II ispatlanamazsa ayrıca kıdem ve ihbar tazminatı. İşe iade için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya, anlaşma sağlanamazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde mahkemeye başvurmanız gerekir.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 İş ve İşçi Hakları (Ana Kategori)
- İşçinin Sadakat Borcu ve Sosyal Medya Paylaşımları Nedeniyle FesihSadakat borcu ve fesih
- İşveren Hangi Hâllerde Tazminatsız Çıkarabilir? Haklı Nedenle Derhal Fesih (m. 25/II)m. 25/II hâllerinin tamamı
- Savunmam Alınmadan İşten Çıkarıldım – Fesih Geçersiz Olur mu?
- Geçerli Sebep ile Haklı Sebep Feshi Arasındaki Fark (m. 18 ve m. 25)
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinBu içerik İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku alanındadır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


