28 Ağustos 2026

İcranın Geri Bırakılması Talebi Dilekçesi Örneği (2026) — İİK m.33 ve 7 Gün

Borcu ödediniz ama ilamlı takip devam ediyor — icra dairesine itiraz ettiğinizde “burada olmaz” diyorlar. Doğru söylüyorlar. İlamlı takipte itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine ve mutlaka dilekçeyle yapılır; daireye yapılan itiraz geçersizdir. Kanun üç sebep tanıyor: itfa (ödeme), imhal (süre verilmesi) ve zamanaşımı. Süre rejimi de ikiye ayrılıyor: icra emrinin tebliğinden önceki döneme ilişkinse yedi gün, sonraki döneme ilişkinse süresiz. Ama sonraki dönemde belge şartı katılaşıyor. Aşağıda tüm ayrımlar ve hazır bir talep dilekçesi örneği var.

Nereye ve Nasıl Başvurulur?

İcra emrine itiraz, ilâmlı takibin yapıldığı icra dairesinin tâbi bulunduğu, icra mahkemesine yapılır (m.33,I). Borçlunun (yedi günlük süresi içinde) icra dairesine yaptığı itiraz geçersizdir. İcra emrine itiraz (icra mahkemesine) mutlaka dilekçe ile yapılmalıdır (m.33,I).

İki usul hatası dosyayı bitirir. Birincisi yanlış merci — icra dairesine yapılan itiraz hiç yapılmamış sayılır. İkincisi şekil — sözlü beyan yeterli değil, dilekçe zorunlu. Şablonun makam satırı ve açıklama notu bu iki noktayı baştan sabitler.

İncelemenin kapsamı da dardır: icra mahkemesi, icranın geri bırakılması talebini sınırlı olarak inceler: Sadece İİK m. 33’te sayılan sebepleri inceler (itfa, imhal, zamanaşımı). Maddi hukuka ilişkin derinlemesine inceleme yapmaz. Borçlunun sunduğu belgelerin şekli şartlarını kontrol eder. İlamın içeriğini yeniden değerlendirmez.

Üç Sebep

Kanun metni: “İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir.”

⚖️ Üç geri bırakma sebebi

  • İtfa — borcun ödenerek sona ermesi
  • İmhal — alacaklının borçluya süre vermesi
  • Zamanaşımı — alacağın zamanaşımına uğraması

Sonuçları da farklıdır: kararın kesinleşmesinden sonra; icranın geri bırakılma nedeni imhal ise takip ertelenir, itfa veya zamanaşımı ise takip iptal edilir. Kabul kararının anlık etkisi ise nettir: icra takibi tamamen durur. Haciz işlemleri yapılamaz.

İki Süre Rejimi: Tebliğ Anı Çizgiyi Çeker

Borçlu icra emrinin tebliğinden önceki döneme ilişkin itirazını 7 gün, tebliğinden sonraki döneme ilişkin ödeme itirazlarını süresiz ileri sürebilir.

Sonraki dönem için kanun süre sınırı koymamıştır: borçlu, icra emrinin tebliğinden sonraki bir dönemde, borcun itfa edilmiş veya ertelenmiş (imhal edilmiş) veya zamanaşımına uğramış olduğu iddiasında ise, her zaman, icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir; yani, (her zaman) icra emrine itiraz edebilir (m.33,II). Bu halde, ilâmlı icra takibinin son bulmasına (konusu para olan ilâmların icrasında paraların paylaştırılmasına) kadar, icra emrine itiraz edilebilir.

Önce hangi dönemde olduğunuzu belirleyin. Ödeme, süre verme veya zamanaşımı icra emri size tebliğ edilmeden önce mi gerçekleşti, sonra mı? Bu tek soru hem sürenizi hem de sunmanız gereken belgenin niteliğini belirler. Şablonun 3. maddesi bu ayrımı açıkça yazdırır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Belge Şartı: En Sık Kaybedilen Nokta

İtfa ve imhal iddiaları serbest delille ispatlanamaz. İtfa veya imha iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.

Tebliğ sonrası dönemde şart daha da sıkıdır: İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir.

Adi senedin kaderi ikrara bağlı. Alacaklı icra mahkemesinde ibraz edilen adi senetteki imzayı mahkemede ikrar ederse, icra geri bırakılır, ikrar etmezse imza incelemesi yapılamaz. Bu icra emrinin tebliğinden önce döneme ait ödeme iddiası içindir. İcra emri tebliğ edildikten sonra adi belgenin hiçbir surette hükmü yoktur. Yani elinizde yalnızca imzalı bir makbuz varsa ve alacaklı imzayı inkâr ederse, tebliğ sonrası dönemde bu belge işe yaramaz.

Zamanaşımı: Belge Gerekmez, Hesap Gerekir

Zamanaşımı diğer iki sebepten ayrılır. Bunun kanıtlanması için itfa veya imhal olgusundaki gibi belgelere gerek duyulmaz. Zamanaşımı, icraya konulan ilâmdan anlaşılabilir.

Hesap yöntemi de bellidir: ilamın kesinleştiği veya ilamla ilgili takip dosyasında en son işlemin yapıldığı tarih bellidir ve bu tarih üzerinden 10 yıl hesaplanarak zamanaşımının dolup dolmadığı tespit edilebilir. Ancak ilam niteliğindeki belgeler için zamanaşımı süresi farklı olabilir. Bu durumda, o belgenin içeriğine göre öngörülen zamanaşımı süresi kapsamında hesaplama yapılır.

İspat yükü de karşı taraftadır: alacaklı zamanaşımı süresinin durduğunu veya kesildiğini iddia ediyorsa, bu durumu resmi belgelerle ispatlamalıdır. Bu nedenle şablonun 5. maddesi dosya işlem dökümünü ek olarak ister — son işlem tarihi hesabın çıpasıdır.

Alacaklının Karşı Hamlesi: m.33/a

Zamanaşımı sebebiyle verilen karar alacaklı için son değildir. İİK 33-a’da zamanaşımına özgü, kuraldışı bir düzenlemeye yer verilmiştir. Buna göre, zamanaşımı nedenine dayanan icranın geri bırakılması kararı kesinleştikten sonra kararı tebellüğ eden alacaklı zamanaşımı olgusunun gerçekleşmediğini yedi gün içinde genel mahkemelerde dava açarak kanıtlamalıdır. Yoksa icrası istenen ilâmın zamanaşımına uğradığı olgusu maddî anlamda kesinleşir.

Bu düzenlemenin gerekçesi de belirtilmiştir: icra mahkemesi kararlarının maddî anlamda kesin hüküm oluşturmaması kuralı da bunu gerektirir. Yani icra mahkemesi kararı kural olarak kesin hüküm değildir; m.33/a bu kurala zamanaşımı bakımından bir istisna getirir.

Üç Sebebin Belge ve Süre Rejimi

SebepBelge şartıSüre
İtfa (borcun sona ermesi)Nitelikli belge aranırİcra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün
İmhal (mühlet verilmesi)Nitelikli belge aranırAynı şekilde yedi gün
ZamanaşımıBelge değil, resmî vesikalara dayalı hesapKendi usulüne tabidir

Bu tablo, yazının yukarıdaki bölümlerinde ayrı ayrı anlatılan hususları bir arada gösterir ve dilekçe kurulurken önce buna bakılmalıdır. İlk iki sebep bakımından belge yoksa başvuru sonuç vermez; üçüncü sebep bakımından ise belge değil doğru hesap gerekir. Bir dosyada birden fazla sebep aynı anda bulunabilir; bu hâlde her sebebin ayrı başlık altında ve kendi dayanağıyla birlikte ileri sürülmesi gerekir. Sebeplerin tek paragrafta toplanması, hangisinin hangi delile dayandığını belirsiz bırakır.

Aynı Adı Taşıyan Farklı Kurum: İİK m.36

Uygulamada en sık karşılaşılan karışıklık, "icranın geri bırakılması" ifadesinin kanunda iki ayrı yerde ve iki ayrı anlamda kullanılmasıdır. Yukarıda anlatılan yol, ilamın itfa, imhal veya zamanaşımı sebebiyle etkisini yitirdiği iddiasına dayanır. Otuz altıncı maddedeki kurum ise bambaşkadır.

İİK m.36. İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu; hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehni, esham, tahvilât, taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse ya da borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise; icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.

İki Kurumun Karşılaştırması

ÖlçütİİK m.33İİK m.36
Dayanak iddiaBorcun itfa, imhal veya zamanaşımı nedeniyle istenemeyeceğiİlama karşı kanun yoluna başvurulmuş olması
Aranan şeyBelge veya süre hesabıDepo veya teminat
Süreci başlatanBorçlunun icra mahkemesine başvurusuİcra müdürü tarafından süre verilmesi
SonuçTakibin durması veya iptaliKanun yolu sonuçlanana kadar icranın geri bırakılması

Otuz altıncı maddede iki istisna vardır ve bilinmesi gerekir. Birincisi, borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı zaten haczedilmişse ayrıca teminat gösterilmesi gerekmez; mevcut haciz bu işlevi görür. İkincisi, borçlu Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur. Adlî yardım talebi bulunan borçlular bakımından bu ikinci istisna, aksi hâlde imkânsız olan bir yolu açar.

Kararın bildirilmesi bakımından da bir düzenleme bulunur. Kanunun 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunla değiştirilen ilgili fıkrasına göre; ücreti ilgililer tarafından verilirse, icra mahkemesince verilen icranın geri bırakılması kararı hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir. Bu, kararın uygulamaya geçmesindeki gecikmeyi önlemeye yöneliktir; kararı alan tarafın bu bildirimin yapılıp yapılmadığını takip etmesi gerekir.

İki kurumun birlikte gündeme gelebileceği bir hâl vardır. Borçlu hem ilama karşı kanun yoluna başvurmuş hem de borcun itfa edildiğini ileri sürüyor olabilir. Bu durumda iki yol birbirini dışlamaz: otuz altıncı madde kapsamında teminat gösterilerek icranın geri bırakılması istenebileceği gibi, otuz üçüncü madde kapsamında itfa iddiasıyla da başvurulabilir. Hangisinin öncelikle işletileceği, elde teminat bulunup bulunmadığına ve itfa belgesinin niteliğine göre belirlenir. Belge güçlüyse ikinci yol daha az maliyetlidir; belge yoksa veya nitelikli değilse birinci yol tek seçenek olarak kalır.

Zamanlama bakımından bir uyarı daha: otuz altıncı madde kapsamındaki süre icra müdürü tarafından verilir ve borçlunun başvurusunu beklemez. Yani bu süre, borçlu farkında olmasa dahi işlemeye başlayabilir. Bu nedenle ilama karşı kanun yoluna başvurulduğunda, icra dosyasının düzenli olarak takip edilmesi ve verilen sürenin kaçırılmaması gerekir. Dosya takibinin ihmal edilmesi, kanun yolu devam ederken icranın tamamlanması sonucunu doğurabilir.

m.36 Yolunda Teminatın Türü ve Riski

Otuz altıncı madde, teminatın hangi biçimlerde gösterilebileceğini tek tek saymıştır. Bu sayım, borçlunun elindeki imkânlara göre seçim yapmasını sağlar.

Kabul Edilebilecek Teminat Biçimleri

BiçimAçıklama
DepoHükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğinin ispatı
Taşınır rehniHükmolunan değerde taşınır üzerinde rehin
Esham veya tahvilâtHükmolunan değere karşılık gelen menkul kıymet
Taşınmaz rehniHükmolunan değerde taşınmaz üzerinde rehin
Banka kefaletiMuteber bir banka kefaleti
Mevcut hacizBorçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malının zaten mahcuz olması

Altıncı satır, borçlu bakımından en az maliyetli seçenektir ve gözden kaçar. Aleyhine haciz uygulanmış bir borçlu, ayrıca teminat bulmak yerine mevcut haczin hükmolunan tutarı karşıladığını ileri sürebilir. Bu, özellikle taşınmaz veya araç haczi bulunan dosyalarda yeni bir mali yük doğurmadan sonuç almayı sağlar. Bunun için haczedilen malın değerinin hükmolunan tutarı karşıladığının gösterilmesi gerekir; değer tespiti bu talebin dayanağıdır.

Sürenin niteliği de ayrıca dikkat gerektirir. Kanun, teminat gösterilmesi için icra müdürü tarafından uygun bir süre verilmesini öngörmüş; bu sürenin ancak zorunluluk hâlinde uzatılabileceğini belirtmiştir. Yani süre kural olarak tek seferliktir ve uzatma istisnadır. Bu nedenle süre verildiğinde teminatın hangi biçimde gösterileceği hemen belirlenmeli; birden fazla seçenek üzerinde aynı anda çalışılmalıdır. Süre içinde teminat gösterilemezse icra devam eder ve kanun yolu sonuçlanmadan sonuç doğabilir.

Takip Kesinleştikten Sonra: İİK m.71

Yazının yukarıdaki bölümünde tebliğ anının çizdiği çizgiye değinildi. O çizginin sonrasına ilişkin hüküm ise yetmiş birinci maddededir ve iki ayrı imkân içerir.

İİK m.71 — İki İmkân

İddiaArananSonuç
Borcun ve ferilerinin itfa edildiği veya alacaklının mühlet verdiğiNoterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş belge ile ispatTakibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir
Borcun zamanaşımına uğradığıResmî vesikalara dayalı incelemeİlgili maddedeki usul kıyasen uygulanır

Birinci satırdaki "her zaman" ibaresi, bu maddenin en önemli yönüdür. Yazının yukarıdaki bölümünde anlatılan yedi günlük süre, icra emrinin tebliğinden sonraki döneme ilişkindir. Buna karşılık takip kesinleştikten sonra doğan bir itfa veya mühlet iddiası bakımından süre sınırı öngörülmemiştir. Yani ödeme veya anlaşma takip kesinleştikten sonra gerçekleşmişse, yedi günlük sürenin geçmiş olması bir engel oluşturmaz.

Ancak belge şartı burada da aynen aranır ve hatta daha nettir. Madde, ispatın noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle yapılmasını açıkça öngörmüştür. Dolayısıyla takip kesinleştikten sonra yapılan bir ödeme veya varılan bir anlaşma, bu şekle uygun biçimde belgelendirilmemişse bu yol işletilemez. Bu nedenle takip devam ederken yapılacak her ödeme ve her anlaşma, baştan bu şekle uygun olarak düzenlenmelidir; sonradan belge oluşturmak çoğu zaman mümkün olmaz.

İkinci satır ise zamanaşımı iddiasını bu döneme taşır. Takip kesinleştikten sonra da borç zamanaşımına uğrayabilir ve bu iddia ileri sürülebilir; bu hâlde yazının yukarıdaki bölümünde anlatılan, resmî vesikalara dayalı inceleme usulü kıyasen uygulanır. Dolayısıyla takibin kesinleşmiş olması, zamanaşımı tartışmasını kapatmaz. Uzun süre işlem yapılmayan dosyalarda bu husus, her aşamada yeniden değerlendirilebilir.

Hangi Hüküm Ne Zaman?

DurumBaşvurulacak hüküm
İcra emrinin tebliğinden sonraki yedi gün içinde, itfa veya imhal iddiasıİİK m.33
Zamanaşımı iddiasıİİK m.33/a usulüne göre inceleme
Takip kesinleştikten sonra doğan itfa veya mühlet iddiasıİİK m.71 — süre sınırı yok, belge şartı var
İlama karşı istinaf veya temyize başvurulmuş olmasıİİK m.36 — depo veya teminat

Bu tablo, dilekçe hazırlanmadan önce yapılacak ilk tespiti gösterir. Aynı sonucu isteyen dört ayrı yol vardır ve her birinin şartı, süresi ve mercii farklıdır. Yanlış hükme dayanan bir dilekçe, esasa girilmeden reddedilebilir. Bu nedenle önce iddianın hangi döneme ait olduğu — tebliğ öncesi mi, yedi gün içinde mi, kesinleşme sonrası mı — ve elde hangi belgenin bulunduğu belirlenmeli; hüküm bundan sonra seçilmelidir.

Kanun Yolu ve Teminat

İcra mahkemesinin icranın geri bırakılması isteminin kabulü ya da reddi kararlarına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurma süresi hükmün tefhim veya tebliği tarihinden itibaren on gün, temyize başvurma süresi ise hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır.

Teminat konusunda kambiyo takipleri için önemli bir ayrım vardır. Bir kararda, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takiplerde ilamlı takiplere ilişkin İİK’nın 33/a maddesine atıf yapıldığı, ancak aynı Kanunun 33. maddesinin 3. fıkrasına atıf yapılmadığı gerekçesiyle, takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin zamanaşımı talebinin reddi hâlinde istinaf eden borçlu tarafından İİK’nın 33/3. maddesinde öngörülen teminatın yatırılmasına gerek olmadığı belirtilmiş; istinafın usulden reddi isabetsiz bulunmuştur.

İcranın Geri Bırakılması Talebi Dilekçesi Örneği (2026)

Aşağıdaki metin genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; 2. maddede sebebi, 3. maddede dönemi seçin ve icra emri tebliğ tarihini mutlaka yazın.

[ … ] İCRA HUKUK MAHKEMESİNE

(Başvuru icra dairesine değil, takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine ve mutlaka dilekçeyle yapılır.)

TALEP EDEN (BORÇLU): [Ad Soyad] (T.C. [Kimlik No])
ADRES: [Açık adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] (vekil yoksa çıkarın)

KARŞI TARAF (ALACAKLI): [Ad Soyad / Unvan], [adres]

TAKİP DOSYASI: [ … ] İcra Müdürlüğü [ … ] E.
DAYANAK İLAM: [ … ] Mahkemesinin [ … ] E., [ … ] K. sayılı ilamı
İCRA EMRİ TEBLİĞ TARİHİ: …/…/20…
TAKİP TUTARI: [ … ] TL

KONU: İcranın geri bırakılmasına karar verilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR:

1. TAKİP VE İCRA EMRİ. Aleyhime yukarıda belirtilen dosya üzerinden ilamlı takip başlatılmış ve icra emri …/…/20… tarihinde tarafıma tebliğ edilmiştir. (Ek-1: İcra emri ve tebligat parçası)

2. TALEBİMİN DAYANAĞI. Aşağıdakilerden dosyanıza uyanı bırakın.

a) İtfa (borcun ödenmesi). İlam konusu borç …/…/20… tarihinde ödenmiş olup borç sona ermiştir.
b) İmhal (süre verilmesi). Alacaklı tarafından tarafıma …/…/20… tarihine kadar süre verilmiştir.
c) Zamanaşımı. İlamın kesinleşmesinden / dosyadaki son işlem tarihinden itibaren kanuni zamanaşımı süresi dolmuştur.

3. DÖNEM VE SÜRE. Aşağıdakilerden dosyanıza uyanı bırakın.

a) İcra emrinin tebliğinden ÖNCEKİ döneme ilişkindir. Bu nedenle talebim, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi günlük süre içinde ileri sürülmektedir.
b) İcra emrinin tebliğinden SONRAKİ döneme ilişkindir. Bu nedenle talebim süreye bağlı olmayıp her zaman ileri sürülebilir niteliktedir.

4. BELGE ŞARTI SAĞLANMIŞTIR. (İtfa veya imhale dayanıyorsanız bırakın:) İddiam, [noterlikçe re’sen düzenlenmiş / usulüne göre onaylanmış] belgeye dayanmaktadır. (Ek-2: Dayanak belge)

5. ZAMANAŞIMI HESABI. (Zamanaşımına dayanıyorsanız bırakın:) İlam …/…/20… tarihinde kesinleşmiş / dosyada en son işlem …/…/20… tarihinde yapılmış olup aradan geçen süre zamanaşımı süresini aşmaktadır. (Ek-3: Dosya işlem dökümü)

6. TEDBİR TALEBİM. Talebim karara bağlanıncaya kadar takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ediyorum.

HUKUKİ SEBEPLER: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 32, 33, 33/a, 39, 71, 168, 363, 364; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve sair mevzuat.

DELİLLER: İcra dosyası, icra emri ve tebligat parçası, dayanak ilam, ödeme ve banka kayıtları, noter belgeleri, ibraname, dosya işlem dökümü, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Öncelikle TAKİBİN DURDURULMASINA,
2. İcra dosyasının CELBİNE,
3. [İtfa / imhal / zamanaşımı] nedeniyle İCRANIN GERİ BIRAKILMASINA,
4. İtfa veya zamanaşımı hâlinde TAKİBİN İPTALİNE,
5. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa YÜKLETİLMESİNE

karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]

Talep Eden Borçlu [Vekili]
[Ad Soyad] — İmza

EKLER:
Ek-1: İcra emri ve tebligat parçası
Ek-2: Noter belgesi, ibraname veya ödeme belgeleri
Ek-3: Dosya işlem dökümü ve dayanak ilam
Ek-4: Kimlik fotokopisi ve vekâletname

Başvuru Öncesi Kontrol Listesi

  1. İcra emri tebliğ tarihini kaydedin — süre ve dönem buna bağlı
  2. Sebebi netleştirin — itfa, imhal, zamanaşımı
  3. Belgenizin niteliğini kontrol edin — noter mi, adi senet mi?
  4. Dosya işlem dökümü alın — zamanaşımı hesabının çıpası
  5. İcra mahkemesine dilekçeyle başvurun — daireye itiraz geçersizdir

Sık Yapılan Beş Hata

  1. İcra dairesine itiraz etmek. Bu itiraz geçersizdir.
  2. Sözlü beyanla yetinmek. Dilekçe zorunludur.
  3. Adi makbuza güvenmek. Tebliğ sonrası hükmü yoktur.
  4. Dönemi karıştırmak. Yedi gün mü, süresiz mi?
  5. Zamanaşımında belge aramak. Hesap yeterlidir, ispat alacaklıdadır.

Sıkça Sorulan Sorular

İcranın geri bırakılması nedir?

İİK m.33’e göre icra emrinin tebliği üzerine borçlu, yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal ya da itfa edildiği itirazında bulunabilir.

Üç sebep nedir?

Sebepler; borcun itfa edilmesi, borçluya süre verilmesi (imhal) veya alacağın zamanaşımına uğramasıdır. İcra mahkemesi sadece İİK m.33’te sayılan bu sebepleri inceler; maddi hukuka ilişkin derinlemesine inceleme yapmaz ve ilamın içeriğini yeniden değerlendirmez.

Başvuru nereye yapılır?

İcra emrine itiraz, ilamlı takibin yapıldığı icra dairesinin tabi bulunduğu icra mahkemesine yapılır. Borçlunun yedi günlük süresi içinde icra dairesine yaptığı itiraz geçersizdir ve itiraz mutlaka dilekçe ile yapılmalıdır.

Süre her hâlde yedi gün müdür?

Hayır. Borçlu, icra emrinin tebliğinden önceki döneme ilişkin itirazını yedi gün içinde, tebliğinden sonraki döneme ilişkin ödeme itirazlarını ise süresiz ileri sürebilir.

Tebliğden sonraki dönem nasıl işler?

İİK m.33/2 uyarınca borçlu, icra emrinin tebliğinden sonraki bir dönemde borcun itfa edilmiş veya ertelenmiş ya da zamanaşımına uğramış olduğu iddiasındaysa her zaman icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Bu hâlde ilamlı takibin son bulmasına kadar icra emrine itiraz edilebilir.

İtfa ve imhal nasıl ispatlanır?

İtfa veya imhal iddiası; yetkili mercilerce resen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde, icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.

Tebliğden sonraki dönemde belge şartı değişir mi?

Katılaşır. İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir; ancak bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe resen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere ya da icra zaptına istinat ettirilmelidir.

Adi senedin durumu nedir?

Alacaklı icra mahkemesinde ibraz edilen adi senetteki imzayı mahkemede ikrar ederse icra geri bırakılır, ikrar etmezse imza incelemesi yapılamaz. Bu, icra emrinin tebliğinden önceki döneme ait ödeme iddiası içindir; icra emri tebliğ edildikten sonra adi belgenin hiçbir surette hükmü yoktur.

Zamanaşımında belge gerekir mi?

Zamanaşımının kanıtlanması için itfa veya imhal olgusundaki gibi belgelere gerek duyulmaz; zamanaşımı icraya konulan ilamdan anlaşılabilir.

Zamanaşımı nasıl hesaplanır?

İlamın kesinleştiği veya ilamla ilgili takip dosyasında en son işlemin yapıldığı tarih bellidir ve bu tarih üzerinden on yıl hesaplanarak zamanaşımının dolup dolmadığı tespit edilebilir. Ancak ilam niteliğindeki belgeler için zamanaşımı süresi farklı olabilir; bu durumda o belgenin içeriğine göre öngörülen süre kapsamında hesaplama yapılır.

Zamanaşımının kesildiğini kim ispatlar?

Alacaklı zamanaşımı süresinin durduğunu veya kesildiğini iddia ediyorsa, bu durumu resmî belgelerle ispatlamalıdır.

Talep kabul edilirse ne olur?

İcranın geri bırakılmasına karar verilirse icra takibi tamamen durur ve haciz işlemleri yapılamaz. Kararın kesinleşmesinden sonra geri bırakılma nedeni imhal ise takip ertelenir; itfa veya zamanaşımı ise takip iptal edilir.

Alacaklının zamanaşımına karşı hakkı var mı?

İİK m.33/a’ya göre alacaklı, icra mahkemesinin zamanaşımı dolayısıyla icranın geri bırakılmasına ilişkin kararının kesinleştiğinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde genel mahkemelerde zamanaşımının gerçekleşmediğine dair dava açabilir. Aksi hâlde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı olgusu maddi anlamda kesinleşir.

Karara karşı kanun yolu var mı?

İcra mahkemesinin icranın geri bırakılması isteminin kabulü ya da reddi kararlarına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilir. İstinafa başvurma süresi hükmün tefhim veya tebliği tarihinden itibaren on gün, temyize başvurma süresi ise hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

İlam niteliğindeki belgelerde zamanaşımı süresi farklılık gösterebildiğinden ve kambiyo senetlerine mahsus takiplerde teminat bakımından ayrı değerlendirme yapıldığından, başvuru öncesinde takibin türünün ve dayanak belgenin kontrol edilmesi önerilir.

Bu sayfadaki örnek dilekçe yalnızca bilgilendirme amaçlı genel bir şablondur ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosya kendine özgüdür; süreler hak düşürücü olabilir. Dilekçenizi mutlaka avukatınızla birlikte hazırlayın. Bu içerik avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Post by Av. Fatma Öztürk