İstinaf ve Temyiz (CMK 272-307): Ceza Davasında Kanun Yolları
27 Ocak 2026

İstinaf ve Temyiz (CMK 272-307): Ceza Davasında Kanun Yolları

Bir ceza davasında ilk derece mahkemesinin verdiği karar kesin değildir. Hukuka aykırı, eksik veya hatalı bulunan kararlara karşı başvurulabilecek denetim mekanizmalarına kanun yolları denir. Türk ceza yargılaması bugün üç aşamalıdır: ilk derece mahkemesi, istinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) ve temyiz (Yargıtay). İstinaf, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 272-285. maddelerinde; temyiz ise 286-307. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu iki kanun yolu arasındaki temel fark denetimin kapsamıdır: istinaf hem maddi olayı hem hukuku incelerken, temyiz yalnızca hukuka uygunluğu denetler.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Kanun Yolları Nedir?

Kanun yolları, bir yargı kararının daha üst bir merci tarafından denetlenmesini sağlayan başvuru yollarıdır. İkiye ayrılır:

  • Olağan kanun yolları: Henüz kesinleşmemiş kararlara karşı işletilir. İstinaf ve temyiz bu kapsamdadır. (İtiraz da bir olağan kanun yoludur; ancak hâkim/mahkeme kararlarına karşı ayrı bir usule tabidir.)
  • Olağanüstü kanun yolu: Kesinleşmiş kararlara karşı, yalnızca kanunda sayılan sınırlı sebeplerle başvurulan yargılamanın yenilenmesidir (CMK m. 311).

Üç Aşamalı Yargılama

Bir dava, görevli ilk derece mahkemesinde (asliye ceza veya ağır ceza) açılır ve karara bağlanır. Bu karara karşı önce istinaf yoluna gidilir; dosya Bölge Adliye Mahkemesince incelenir. İstinaf sonucuna karşı, koşulları varsa temyiz yoluyla dosya Yargıtay’a taşınır. Yargıtay incelemesiyle karar kesinleşir. Not olarak, ilk derece mahkemesi kararlarının doğrudan temyizi mümkün değildir; önce istinaf aşamasından geçilmesi gerekir.

İstinaf (CMK m. 272-285)

İstinaf, ilk derece mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hem maddi olay hem de hukuk yönünden yeniden incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Bu yönüyle temyizden ayrılır: istinafta deliller yeniden değerlendirilebilir, gerektiğinde tanık yeniden dinlenebilir. İstinaf başvurusu, kararın tefhim (yüze karşı açıklama) veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde (CMK m. 273), kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçeyle yapılır. Bu süre hak düşürücüdür ve tebligat tarihinden itibaren işler. Başvuru dilekçesinde; hukuka aykırılık, delil değerlendirme hatası ve usul hataları gibi istinaf sebepleri açıkça gösterilmelidir. İstinaf başvurusu, kural olarak hapis cezasının infazını durdurur (CMK m. 275/3).

Not: Kanun yollarına ilişkin süreler mevzuat değişiklikleriyle güncellenebildiğinden, başvuru öncesinde güncel süreye dikkat edilmesi önemlidir.

İstinafa Başvurulamayan Kararlar

Bazı kararlar, önemleri sınırlı olduğundan kesin niteliktedir ve istinafa götürülemez (CMK m. 272/3):

  • Belirli tutarı (kanunda gösterilen ve her yıl güncellenen sınırı) aşmayan adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümleri,
  • Üst sınırı belirli bir gün sayısını aşmayan adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat hükümleri,
  • Özel kanunlarda kesin olduğu açıkça belirtilen hükümler.

Bölge Adliye Mahkemesinin Verebileceği Kararlar

İstinaf incelemesi sonunda BAM; başvuruyu esastan reddedebilir (ilk derece kararını hukuka uygun bulursa), kararı düzelterek yeniden hükmedebilir, ya da ilk derece kararını kaldırıp yeniden yargılama yaparak karar verebilir veya dosyayı yerel mahkemeye gönderebilir. BAM’ın esastan verdiği kararlar, kanunda belirtilen sınırlar dahilinde kesinleşebilir.

Temyiz (CMK m. 286-307)

Temyiz, Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararlarının Yargıtay tarafından yalnızca hukuka uygunluk yönünden denetlenmesini sağlayan kanun yoludur. Temyizde maddi olay yeniden değerlendirilmez, delil ve tanık yeniden incelenmez; sadece kanun ve usul kurallarına aykırılık aranır. Temyiz başvurusu, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde (CMK m. 291, güncel düzenleme), kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine verilecek dilekçeyle yapılır. Temyiz dilekçesinde hukuka aykırılık sebeplerinin açıkça gösterilmesi zorunludur (CMK m. 294); gerekçe içermeyen temyiz dilekçesi reddedilir. Ayrıca 15 yıl ve daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümler, Bölge Adliye Mahkemesince kendiliğinden (re’sen) incelenir.

Temyiz Edilemeyen Kararlar (CMK m. 286/2)

İstinaf kararlarının bir kısmı kesin niteliktedir ve temyize götürülemez. Başlıca örnekler: ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı, istinaf başvurusunun esastan reddine dair BAM kararları; beş yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan BAM kararları ve seçenek yaptırımlara ilişkin belirli kararlar. Bu kesin kararlara karşı temyiz yolu kapalı olsa da, hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gündeme gelebilir.

Yargıtay’ın Verebileceği Kararlar

Yargıtay temyiz incelemesi sonunda kural olarak yeni bir hüküm kurmaz; kararı ya onar (hukuka uygun bulursa esastan ret) ya da bozar (hukuka aykırılık hükme etki edecek nitelikteyse). Belirli hâllerde eksiklikleri düzelterek onama da mümkündür. CMK m. 289’daki hukuka kesin aykırılık nedenleri varsa, temyiz dilekçesinde gösterilmese dahi hüküm mutlaka bozulur. Bozma kararı üzerine dosya yerel mahkemeye/BAM’a gönderilir; mahkeme bozmaya uyabilir veya eski kararında ısrar ederek direnme kararı verebilir. Temyiz incelemesi kural olarak dosya üzerinden yapılır; ancak 10 yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde duruşmalı inceleme yapılabilir (CMK m. 299).

Süreler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hem istinaf hem temyiz süreleri hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması hâlinde başvuru usulden reddedilir ve karar kesinleşir. Süreler kural olarak tebligat tarihinden itibaren işlediğinden, tebligat adresinin, elektronik tebligat (KEP) ve UYAP kayıtlarının güncel tutulması büyük önem taşır. Başvuru dilekçesinin doğru mercie verilmesi (istinaf/temyiz için kararı veren mahkemeye), sebeplerin açıkça gösterilmesi ve varsa harcın yatırılması gerekir. Bu işlemlerin niteliği ve hak düşürücü süreleri nedeniyle, sürecin bir avukat desteğiyle yürütülmesi önemle tavsiye edilir.

Mahkeme kararına itiraz mı edeceksiniz?

İstinaf ve temyiz süreleri hak düşürücüdür; kaçırılırsa karar kesinleşir. Vakit kaybetmeden Hukukçular Evi uzman ceza avukatı kadrosuyla iletişime geçin.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Sıkça Sorulan Sorular

İstinaf ile temyiz arasındaki fark nedir?

İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi), ilk derece kararını hem maddi olay hem hukuk yönünden inceler; deliller yeniden değerlendirilebilir. Temyiz (Yargıtay) ise yalnızca hukuka uygunluğu denetler; maddi olay yeniden ele alınmaz, delil ve tanık yeniden incelenmez. İlk derece kararı doğrudan temyiz edilemez; önce istinaftan geçilmelidir.

İstinaf başvurusu ne kadar sürede yapılır?

Ceza davalarında istinaf başvurusu, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde, kararı veren mahkemeye verilecek dilekçeyle yapılır (CMK m. 273). Bu süre hak düşürücüdür. Kanun yollarına ilişkin süreler değişebildiğinden, başvuru öncesi güncel süre teyit edilmelidir.

Temyiz başvuru süresi ne kadardır?

Ceza davalarında temyiz, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK m. 291, güncel düzenleme). Süre hak düşürücüdür ve tebligatla başlar. Temyiz dilekçesinde hukuka aykırılık sebeplerinin açıkça gösterilmesi zorunludur; gerekçesiz dilekçe reddedilir.

Hangi kararlar istinafa veya temyize götürülemez?

Belirli tutarı aşmayan adli para cezası mahkûmiyetleri ve düşük sınırlı beraat hükümleri istinafa götürülemez (CMK m. 272/3). Temyizde ise, ilk derece mahkemesinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına dair BAM’ın esastan ret kararları kural olarak kesindir (CMK m. 286/2).

Yargıtay temyizde hangi kararları verir?

Yargıtay kural olarak yeni hüküm kurmaz; kararı onar (hukuka uygunsa), bozar (hukuka aykırılık hükme etki ediyorsa) veya belirli hâllerde düzelterek onar. Bozma üzerine dosya yerel mahkemeye/BAM’a döner; mahkeme bozmaya uyabilir ya da direnme kararı verebilir.

İstinaf veya temyiz süresini kaçırırsam ne olur?

Süreler hak düşürücü olduğundan, kaçırılması hâlinde başvuru usulden reddedilir ve karar kesinleşir. Süre tebligat tarihinden işlediği için tebligat adresi, KEP ve UYAP kayıtlarının güncel tutulması kritiktir. Kesinleşmeden sonra yalnızca sınırlı sebeplerle yargılamanın yenilenmesi (CMK m. 311) veya koşulları varsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gündeme gelebilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat esas alınarak uzman bir avukattan hukuki görüş alınmalıdır.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk