Taşeron (alt işveren) işçileri, alacaklarını kimden ve nasıl isteyeceklerini çoğu zaman bilemez. Asıl işveren mi, alt işveren mi sorumludur? Biri için yapılan işlem (örneğin zamanaşımı itirazı veya feragat) diğerini de etkiler mi? Bu sorular, taşeron işçilerinin haklarının özüdür.
Asıl işveren–alt işveren dosyanızda süre veya feragat sorunu mu var?
Müteselsil sorumluluk, zamanaşımı ve ibra denetiminde Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppİş hukuku dairelerinin uygulaması, bu konuda netleştirici ilkeler içerir.
Birlikte (müteselsil) sorumluluk
Asıl işveren–alt işveren ilişkisinde, alt işverenin işçilerine karşı, alt işveren ile birlikte asıl işveren de müteselsilen (birlikte ve zincirleme) sorumludur. Yani işçi, alacağı için kural olarak her ikisine de başvurabilir.
Bu sorumluluk, taşeron işçisini korumayı amaçlar; alt işveren ödeme yapmazsa asıl işverene gidilebilir.
Zamanaşımı definin sirayeti
İş hukuku dairelerinin görüş birliğiyle benimsediği ilkeye göre; asıl işverenin ileri sürdüğü zamanaşımı definden yalnızca asıl işveren yararlanır. Buna karşılık, alt işverenin ileri sürdüğü zamanaşımı defi, asıl işverene de sirayet eder (ona da etki eder).
Bu ayrım, müteselsil sorumluluğun teknik bir sonucudur ve davada kimin ne zaman zamanaşımı ileri sürdüğü önem taşır.
Feragatin etkisi
Aynı şekilde feragat konusunda da kurallar nettir: Alt işveren hakkındaki davadan feragat, asıl işverene de sirayet eder. Buna karşılık, asıl işveren hakkındaki davadan feragat, alt işveren hakkındaki davayı sona erdirmez.
Haktan (alacağın kendisinden) feragat hâlinde ise feragat her iki işverene de etki eder. Bu nedenle feragat beyanları çok dikkatli kullanılmalıdır.
Pratik noktalar
- İkisine de başvurabilirsiniz: Alacak için asıl ve alt işveren birlikte sorumludur.
- Zamanaşımında yön önemli: Alt işverenin defi asıl işverene sirayet eder, tersi olmaz.
- Feragatte dikkat: Alt işverenden feragat asıl işverene de etki eder.
- Muvazaaya bakın: Alt işveren ilişkisi muvazaalıysa, işçi baştan asıl işverenin işçisi sayılabilir.
Taşeron işçisi olarak alacaklarınızda hem asıl hem alt işveren sorumludur; bu sizin için bir güvencedir. Ancak zamanaşımı ve feragat gibi işlemlerin hangisinden hangisine sirayet ettiği teknik kurallara bağlıdır. Bu nedenle, özellikle feragat gibi sonuçları ağır işlemlerde mutlaka bir uzmana danışın.
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde yer verilen değerlendirmeler yerleşik yargı uygulaması ve yürürlükteki kanun hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. İçtihatlar ve mevzuat zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.
Müteselsil sorumluluk: iki muhatap, tek alacak
Asıl işveren–alt işveren ilişkisi İş Kanunu m. 2’de düzenlenir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunu’ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
Bunun pratik anlamı büyüktür: alacağınız için iki ayrı muhatabınız vardır ve bunlardan birinin ödeme güçlüğüne düşmesi hakkınızı ortadan kaldırmaz. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin E. 2016/15802, K. 2017/3195 sayılı kararında belirtildiği üzere, işçi veya ölümü hâlinde mirasçıları davayı müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene birlikte açabilecekleri gibi, yalnızca asıl işverene ya da yalnızca alt işverene karşı da açabilirler.
Uygulamada alt işverenler sık değişir; asıl işveren ise sabit kalır. Bu nedenle dava kurgusunda asıl işverenin de yer alması, tahsil kabiliyeti bakımından belirleyicidir.
Muvazaa denetimi
m. 2 ayrıca bir güvence içerir: asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak haklarının kısıtlanması ya da daha önce o işyerinde çalıştırılan kimseyle alt işveren ilişkisi kurulması mümkün değildir; aksi hâlde ve genel olarak asıl işveren–alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilirse, alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür. Bu tespit, kıdeminizin tamamının asıl işveren nezdinde hesaplanması sonucunu doğurur.
Zamanaşımı: hangi süre, ne zaman başlar?
Alt işveren ilişkisinde en sık yapılan hata, zamanaşımının alt işveren değişikliğine göre parçalanacağı sanılmasıdır. Oysa belirleyici olan iş ilişkisinin fiilen ne zaman sona erdiğidir.
İş Kanunu’na 7036 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle eklenen Ek Madde 3 uyarınca, iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun yıllık izin ücreti ile kıdem tazminatı, bildirim şartına uyulmaksızın fesihten kaynaklanan tazminat, kötüniyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine uyulmaksızın fesihten kaynaklanan tazminatın zamanaşımı süresi beş yıldır. Aynı Kanunun 16. maddesiyle eklenen Geçici Madde 8 uyarınca bu hüküm, yürürlük tarihinden (25.10.2017) sonra sona eren iş sözleşmelerine uygulanır; öncesinde sona erenlerde daha uzun olan genel zamanaşımı geçerlidir. Ücret, fazla çalışma ve tatil ücreti alacaklarında ise m. 32 uyarınca yine beş yıllık süre işler.
Başlangıç. Kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinde süre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten işler. Ücret ve fazla çalışma gibi dönemsel alacaklarda ise her ayın alacağı bakımından ayrı ayrı işler. Alt işveren değişmiş ama siz aynı işyerinde kesintisiz çalışmaya devam etmişseniz, iş ilişkiniz sona ermediğinden zamanaşımı da başlamış olmaz.
Müteselsil borçlulukta kesilme. Alacağın müteselsil borçlulardan birine karşı takip veya dava yoluyla ileri sürülmesi, borcun niteliği gereği diğerini de etkiler. Bu nedenle asıl işverene karşı açılan dava, alt işveren bakımından da sürelerin işleyişi açısından değerlendirilmelidir.
Feragatin etkisi: kime, ne kadar?
Bu, alt işveren dosyalarının en tehlikeli noktasıdır. İşçi çoğu zaman alt işverenle bir protokol imzalar, ödeme alır ve “tüm haklarımdan feragat ediyorum” beyanında bulunur. Sonra asıl işverene başvurduğunda bu belge karşısına çıkarılır.
Burada iki katmanlı bir denetim yapılır.
Birinci katman: belge gerçekten geçerli mi? İbra niteliğindeki belgeler Türk Borçlar Kanunu m. 420/2 denetimine tabidir: ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibraname kesin olarak hükümsüzdür ve kesin hükümsüzlük hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir. Çıkış günü imzalatılan bir belge bir aylık şartı hiçbir zaman karşılayamaz.
İkinci katman: makbuz etkisi. m. 420/3 uyarınca hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir; bu hâlde dahi ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur. Yani geçersiz bir belge borcu sona erdirmez, ama bankadan fiilen ödenmiş tutar mahsup edilir.
Bir üçüncü nokta daha var: feragat beyanı kime karşı verilmiştir? Yalnızca alt işverene yönelik ve yalnızca belirli kalemleri kapsayan bir beyan, kapsamı dışında kalan alacaklar ve diğer sorumlu bakımından aynı sonucu doğurmaz. Belgenin metni bu yüzden kalem kalem okunmalıdır.
Dosyayı nasıl kurmalısınız?
Süreyi bütünleyin. SGK hizmet dökümünüzde farklı alt işverenler altında görünen dönemleri, aynı işyerinde kesintisiz çalıştığınızı gösterecek biçimde birleştirin. İşyeri kimlik kartı, PDKS ve turnike kayıtları, servis listeleri, aynı amirden gelen talimatlar ve iş kıyafeti bu sürekliliği gösterir.
Muvazaa iddiasını destekleyin. Alt işveren değiştiği hâlde aynı işi, aynı yerde, aynı amirin talimatıyla yapmaya devam etmek; alt işverenin işyerinde ayrı bir organizasyonunun bulunmaması; ücret ve izinlerin fiilen asıl işverence belirlenmesi bu iddianın maddi dayanaklarıdır.
İmzaladığınız her belgeyi çıkarın. Protokol, ibraname, makbuz, feragat beyanı — hepsinin tarihi, kapsamı ve ödemenin banka üzerinden yapılıp yapılmadığı ayrı ayrı incelenmelidir.
Usul ve süreler. İşçilik alacağı davalarında arabulucuya başvuru dava şartıdır; anlaşma sağlanamazsa son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenir. Zamanaşımı Ek Madde 3 ve m. 32 uyarınca beş yıldır. Usul tarafında 7589 sayılı Kanun (31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete) HMK m. 107’yi yürürlükten kaldırarak belirsiz alacak davasını sona erdirmiş; yerine HMK m. 109’a eklenen fıkrayla talep, aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak ve tahkikatın sonuna kadar kullanılmak üzere artırılabilir hâle gelmiş ve artırılan kısımda zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Tek bakışta: iki muhatap, tek alacak
Asıl işveren ile alt işveren, işçiye karşı müteselsilen sorumludur. Bu tek bir alacaktır ve iki muhataba yöneltilebilir — ama usul sonuçları dikkat gerektirir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Sorumluluğun kaynağı | Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden birlikte sorumludur | İş K. m.2 |
| Niteliği | Kanundan doğan müteselsil sorumluluk | İş K. m.2 · TBK m.61 |
| Alacaklının hakkı | Dilediği borçludan tamamını, ayrı ayrı veya birlikte isteyebilir | TBK m.162 |
| “Payım azdı” savunması | İşçiye karşı ileri sürülemez | TBK m.61 |
| Sorumluluğun sınırı | “O işyeri ile ilgili” dönemle sınırlıdır — asıl işverenin işyerinde çalışılan dönem | İş K. m.2 · Yargıtay |
| İç ilişki ve rücu | Ödeyen, kendi payından fazlasını ödediği ölçüde diğerine rücu eder | TBK m.62 · sözleşme |
| Sorumluluk sona erme | Borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder | TBK m.163 |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kıdem, ihbar, izin, kötüniyet, eşit davranma tazminatı | Beş yıl | 7036 s.K. ile getirilen düzenleme |
| Ücret, fazla çalışma, tatil ücretleri | Beş yıl | TBK m.147 |
| Sürenin başlangıcı | Kural olarak iş sözleşmesinin sona erdiği tarih (kıdem, ihbar, izin); ücret alacaklarında her bir alacağın doğduğu tarih | TBK m.149 |
| Zamanaşımı definin sirayeti | Müteselsil borçlulardan birine karşı kesilen zamanaşımı diğerlerine karşı da kesilmiş olur | TBK m.155 · Yargıtay HGK 28.06.2022, E.2021/902, K.2022/1049 |
| Def’i ileri sürülmesi | Zamanaşımı re’sen gözetilmez; süresinde def’i olarak ileri sürülmelidir | TBK m.161 · HMK m.128 vd. |
| Kişisel savunmalar | Borçlulardan birine ait kişisel savunmalar diğerine sirayet etmez; borcun kendisine ilişkin savunmalar sirayet eder | TBK m.164 |
| Pratik sonuç | Yalnız alt işverene karşı zamanında dava açıldıysa, asıl işverene karşı da zamanaşımı kesilmiş sayılır | TBK m.155 |
Feragatin etkisi — bu, dosyaların en kritik ve en çok hata yapılan noktasıdır.
| İşlem | Etkisi | Dayanak |
|---|---|---|
| Alacaktan feragat | Alacak sona erer; tüm müteselsil borçlular bakımından etki doğurur | TBK m.166 · usul hükümleri |
| Davadan feragat | Kesin hüküm gibi sonuç doğurur; feragat edilen taraf bakımından dava sona erer | HMK m.307 vd. |
| İbra / sulh | Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra, diğerlerini ibra edilenin iç ilişkideki payı oranında kurtarır | TBK m.166 |
| Pratik risk | Alt işverenle yapılan sulh veya ibra, asıl işverene karşı alacağı o pay oranında daraltabilir | TBK m.166 |
| İşçi ibrasının şartları | Yazılı olması · fesihten en az bir ay geçmesi · alacağın türü ve miktarının açıkça belirtilmesi · ödemenin noksansız ve banka aracılığıyla yapılması | TBK m.420 |
| Şartlar yoksa | İbra kesin olarak hükümsüzdür | TBK m.420 |
| Eksik ödeme varsa | Miktar içeren ibra beyanı, içerdiği miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir | TBK m.420 |
| Arabuluculuk tutanağı | Anlaşma belgesi ilam niteliğindedir; hangi kalemleri ve kimleri kapsadığı açıkça yazılmalıdır | 7036 s.K. · 6325 s.K. |
| Ne yapılmalı | Neden |
|---|---|
| Arabuluculuk başvurusunda her iki işvereni de gösterin | Gösterilmeyen taraf bakımından dava şartı eksikliği doğar — davanın usulden reddi riski |
| Davada her iki işvereni davalı gösterin | Müteselsil sorumluluk; tahsil riski dağılır |
| Alt işverenlik sözleşmesini talep edin | İlişkinin unsurları ve sorumluluk dönemi |
| Dönem ayrımını netleştirin | Asıl işverenin sorumluluğu “o işyeri ile ilgili” dönemle sınırlı |
| SGK hizmet dökümü ve işyeri sicil değişimleri | İhale ve taşeron geçişlerini gösterir |
| Sulh yaparken kapsamı yazın | “Yalnız alt işveren yönünden ve şu kalemler için” ibaresi olmadan yapılan sulh asıl işverene karşı hakkı daraltabilir |
| İbra imzalarken TBK m.420 şartlarını kontrol edin | Şartsız ibra kesin hükümsüz; eksik ödemede makbuz hükmünde |
| Zamanaşımı hesabını iki taraf için ayrı yapın | Kesilme sirayet eder ama başlangıç dönemleri farklı olabilir |
Sıkça Sorulan Sorular
Alacağımı asıl işverenden isteyebilir miyim?
Evet. İş Kanunu m. 2 uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Davayı her ikisine birlikte ya da yalnızca birine karşı açabilirsiniz.
Alt işveren değişti, kıdemim sıfırlanır mı?
Aynı işyerinde kesintisiz çalışmaya devam ettiyseniz iş ilişkiniz sona ermemiştir; kıdeminiz bütünleşik değerlendirilir. SGK dökümündeki farklı alt işveren dönemleri bu sürekliliği kırmaz.
Muvazaa tespit edilirse ne olur?
m. 2 uyarınca asıl işveren–alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilirse, alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür. Bu, kıdeminizin tamamının asıl işveren nezdinde hesaplanmasını sağlar.
Zamanaşımı ne kadar ve ne zaman başlar?
İş Kanunu Ek Madde 3 uyarınca kıdem, ihbar, kötüniyet ve eşit davranma tazminatları ile yıllık izin ücretinde beş yıldır ve süre sözleşmenin sona erdiği tarihten işler. Ücret ve fazla çalışma alacaklarında m. 32 uyarınca yine beş yıl geçerlidir.
Alt işverene feragat verdiysem hakkım biter mi?
Belge önce geçerlilik denetiminden geçer. TBK m. 420/2 uyarınca yazılı olma, sözleşmenin sona ermesinden en az bir ay geçmiş bulunma, alacağın tür ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır; biri eksikse belge kesin olarak hükümsüzdür.
Geçersiz bir feragat belgesi hiçbir sonuç doğurmaz mı?
m. 420/3 uyarınca hakkın gerçek tutarda ödendiğini içermeyen belgeler, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Yani borç sona ermez, ancak banka aracılığıyla fiilen ödenmiş tutar mahsup edilir.
Alt işverene verdiğim beyan asıl işvereni de bağlar mı?
Beyanın kime karşı verildiği ve hangi kalemleri kapsadığı ayrı ayrı incelenir. Yalnızca alt işverene yönelik ve belirli kalemlerle sınırlı bir beyan, kapsamı dışındaki alacaklar ve diğer sorumlu bakımından aynı sonucu doğurmaz.
Muvazaa iddiasını neyle desteklerim?
Alt işveren değiştiği hâlde aynı işi, aynı yerde ve aynı amirin talimatıyla yapmaya devam etmek; alt işverenin işyerinde ayrı bir organizasyonunun bulunmaması; ücret ve izinlerin fiilen asıl işverence belirlenmesi bu iddianın maddi dayanaklarıdır.
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinBu içerik İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku alanındadır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


