Boşanmada kusurun mal paylaşımına etkisi sık sorulan bir konudur. Genel kural kusurun paylaşımı etkilememesidir; ancak bu kuralın önemli bir istisnası vardır. Bu yazıda TMK 236/2 kapsamında zina ve hayata kast hallerinde payın azaltılmasını açıklıyoruz.
Mal paylaşımında hak kaybı yaşamayın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Net Cevap: Kural olarak kusur mal paylaşımını etkilemez; her eş diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m.236/1). Tek istisna TMK m.236/2’dir: boşanma zina (TMK m.161) veya hayata kast (TMK m.162) sebebiyle gerçekleşmişse hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir. Yargıtay bu imkânı, boşanma kararının bu özel sebeplerden birine dayanmasına bağlar; zina ileri sürülse bile boşanma evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1) sebebiyle verilmişse fıkra uygulanmaz (2. HD 18.07.2011, E.2010/11719, K.2011/12472; 8. HD 01.04.2019, E.2019/552, K.2019/3464). İstek boşanmanın fer’isi değildir, mal rejimi tasfiyesi davasında ileri sürülür (2. HD 05.03.2013, E.2012/10429, K.2013/7427). Katkı payı ve değer artış payı alacakları bu indirimin konusu değildir (8. HD 30.11.2015, E.2014/12512, K.2015/21469). Zinaya özgü altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü süreler kaçırılırsa bu imkân da fiilen kaybedilir.
TMK 236/2’nin Mevzuat Haritası
Pay indirimi tek bir fıkradan ibaret görünse de uygulanması; boşanma sebeplerini, hak düşürücü süreleri, mal rejiminin sona ermesini, ispat kurallarını ve hakkaniyet takdirini düzenleyen birçok hükme bağlıdır. Aşağıdaki tablo bu hükümleri bir arada gösterir.
| Hüküm | Ne düzenler? | Pay indirimi bakımından önemi |
|---|---|---|
| TMK m.236/1 | Her eş veya mirasçıları diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir; alacaklar takas edilir. | Kural: oran yarıdır, kusur ve katkıdan bağımsızdır. |
| TMK m.236/2 | Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir. | Tek istisna. |
| TMK m.161 | Zina; dava hakkı öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde beş yıl geçmekle düşer; affeden eşin dava hakkı yoktur. | Süre kaçarsa 161’e dayanılamaz; 236/2 de fiilen kapanır. |
| TMK m.162 | Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış; aynı altı ay / beş yıl süreleri ve af kuralı. | 236/2 yalnızca “hayata kast” bölümüne uygulanır. |
| TMK m.166/1 | Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (genel sebep); hak düşürücü süreye bağlı değildir. | Bu sebeple verilen boşanmada 236/2 uygulanmaz. |
| TMK m.225/2 | Boşanmada mal rejimi dava tarihinden geçerli olarak sona erer. | Artık değer bu tarihteki mal varlığına göre bulunur. |
| TMK m.231 | Artık değer: eklenecek değerler ve denkleştirme dâhil edinilmiş malların toplamından borçlar çıktıktan sonra kalan; değer azalması hesaba katılmaz. | İndirim bu tutar üzerinden hesaplanan paya uygulanır. |
| TMK m.227 | Değer artış payı: diğer eşin malına katkının ayrı alacağı. | 236/2 bu alacağı etkilemez. |
| TMK m.237-238 | Sözleşmeyle artık değere katılmada başka esas kabul edilebilir; boşanma, iptal ve mal ayrılığı hâllerinde farklı anlaşma ancak sözleşmede açıkça öngörülmüşse geçerlidir. | Sözleşmeli rejimde indirim tartışması ayrıca değerlendirilir. |
| TMK m.181/2 | Boşanma davası sürerken eşlerden biri ölürse, mirasçılardan birinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatı hâlinde sağ kalan eş mirasçı olamaz. | Ölüm hâlinde 236/2’nin kıyasen uygulanması öğretide tartışmalıdır. |
| TMK m.4 | Kanunun takdir yetkisi tanıdığı hâllerde hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. | İndirimin oranı bu ölçüyle belirlenir. |
| 4722 s.K. m.10 | 1.1.2002 öncesi evlenenlerde edinilmiş mallara katılma rejimi 1.1.2002’den itibaren uygulanır; öncesi dönem mal ayrılığına tabidir. | Önceki dönemin katkı payı alacağında 236/2 uygulanmaz. |
| HMK m.25 | Taraflarca getirilme ilkesi: hâkim tarafların ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz. | İndirim talep veya savunma olarak ileri sürülmelidir. |
| HMK m.189/2 | Hukuka aykırı elde edilen deliller mahkemece dikkate alınamaz. | Zinanın ispatında delilin elde ediliş biçimi belirleyicidir. |
| TBK m.74 | Hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir. | Hayata kastta ceza kararı güçlü delildir ama tek yol değildir. |
Kural: Kusur Mal Paylaşımını Etkilemez
Mal rejimi tasfiyesinde genel kural, tarafların boşanmadaki kusurunun mal paylaşımını etkilememesidir. Katılma alacağı, yasadan doğan bir haktır (TMK m.236/1); kusurlu olan eş de kural olarak diğer eşin malvarlığından payını alır. Yani boşanmaya kim sebep olursa olsun, mal paylaşımı kusura göre değil, edinilmiş malların değerine göre yapılır.
İstisna: TMK 236/2
Bu kuralın istisnası, Türk Medeni Kanunu’nun 236. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma gerçekleşmişse, hâkim kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını (katılma alacağını) hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya tamamen kaldırabilir. Bu, ağır kusurlu eşin mal paylaşımından tam pay almasının adaletsiz olacağı durumlar için öngörülmüş özel bir düzenlemedir.
Hangi Haller Kapsamda?
- Zina (TMK 161): Eşlerden birinin evlilik birliği devam ederken sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek başka biriyle cinsel ilişki yaşaması.
- Hayata kast (TMK 162): Eşlerden birinin diğerinin hayatına kastetmesi (öldürmeye teşebbüs gibi). Aynı maddede düzenlenen pek kötü davranış ve onur kırıcı davranış bu istisnanın kapsamında değildir.
Bu istisna yalnızca bu iki ağır kusur hâli için geçerlidir. Diğer boşanma sebepleri (örneğin şiddetli geçimsizlik) bakımından, kusur mal paylaşımını kural olarak etkilemez.
Pay Nasıl Azaltılır?
Pay azaltma veya kaldırma hâkimin takdirindedir ve hakkaniyet ilkesine göre belirlenir (TMK m.4); olayın özellikleri, kusurun ağırlığı ve tarafların durumu değerlendirilir. İstisnadan yararlanmak isteyen tarafın, zina veya hayata kast olgusunu mal rejimi tasfiyesi davasında açıkça ileri sürmesi ve ispatlaması gerekir; Yargıtay, isteğin boşanmanın fer’isi olmadığını ve ancak tasfiye davasında ileri sürülebileceğini kabul etmektedir (2. HD 05.03.2013, E.2012/10429, K.2013/7427). Ayrıca metin “zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde” dediğinden, boşanma kararının bu sebebe dayandırılmış olması aranır (2. HD 18.07.2011, E.2010/11719, K.2011/12472; 8. HD 01.04.2019, E.2019/552, K.2019/3464). TMK 236/2 bir istisna hükmü olduğundan öğretide dar yorumlanması gerektiği kabul edilmektedir.
Kural ve istisna: TMK 236’nın iki fıkrası
Konunun tamamı tek bir maddede, iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir.
Birinci fıkra — kural
“Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir.”
Bu oran kanun gereği sabittir; hâkimin takdirine bağlı değildir. Katılma alacağı katkıya da bağlı değildir: eşin edinilmiş malların oluşumuna hiç katkısı olmasa dahi yarı oranında hak sahibi olur. Kusur da kural olarak bu hesabı etkilemez.
İkinci fıkra — istisna
“Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.”
TBMM Adalet Komisyonu raporunda da maddenin, boşanmanın zina veya hayata kast nedeniyle gerçekleşmesi hâlinde hâkime bu yetkiyi tanımak amacıyla başlığıyla birlikte yeniden düzenlendiği belirtilmiştir. Kaynak İsviçre Medeni Kanunu’nda bu fıkranın karşılığı bulunmadığı öğretide vurgulanmaktadır.
İki ayrı sonuç
Hâkimin yetkisi ikili: payı azaltmak veya tümüyle kaldırmak. Bu bir “ceza” değil, hakkaniyet değerlendirmesidir (TMK m.4); ölçüt olayın özellikleri, kusurun ağırlığı ve tarafların durumudur.
Yargıtay Kararlarında TMK 236/2
Hükmün kapsamı büyük ölçüde Yargıtay kararlarıyla belirlenmiştir. Kararların ortak çizgisi, fıkranın dar yorumlanması ve şartlarının sıkı aranmasıdır. Aşağıdaki tablo bu çizgiyi özetler.
| Karar | Konu | Sonuç |
|---|---|---|
| Yargıtay 2. HD 18.07.2011, E.2010/11719, K.2011/12472 | Boşanmanın dayandığı sebep | Pay indirimi için boşanmanın özel sebep olarak zina (m.161) veya hayata kasta (m.162) dayanması gerekir; genel sebepten verilen boşanma yetmez. |
| Yargıtay 8. HD 15.11.2011, E.2011/5257, K.2011/5888 | Şiddetli geçimsizlikle kesinleşen boşanma | Boşanma geçimsizlik sebebiyle kesinleştiğinden 236/2 uygulanamaz. |
| Yargıtay 8. HD 01.04.2019, E.2019/552, K.2019/3464 | Zina veya hayata kast dışı sebeple sona eren evlilik | Evlilik bu sebeplere göre sona ermediğinden fıkra uygulanamaz. |
| Yargıtay 2. HD 05.03.2013, E.2012/10429, K.2013/7427 | İsteğin hangi davada ileri sürüleceği | İstek boşanmanın fer’isi değildir; ancak mal rejimi tasfiyesi davasında ileri sürülebilir. |
| Yargıtay 8. HD 27.09.2017, E.2015/18037, K.2017/11613 | Karşılıklı boşanma kararları (biri zina, diğeri genel sebep) | Tasfiye davasında savunma olarak ileri sürülen 236/2 itirazının incelenmemesi bozma sebebi sayıldı. |
| Yargıtay 8. HD 30.11.2015, E.2014/12512, K.2015/21469 | Katkı payı ve değer artış payı alacakları | 236/2 bu alacaklara uygulanmaz; yalnızca artık değere katılma alacağını ilgilendirir. |
| Antalya BAM 2. HD 26.12.2019, E.2018/1663, K.2019/2187 | Kadın eşin zinası sebebiyle verilen boşanma | Erkek eşin katılma alacağı hakkaniyete göre kaldırıldı. |
Tabloda dikkat çeken nokta, Yargıtay kararlarının çoğunun fıkranın uygulanamayacağı hâllere ilişkin olmasıdır. 2020 tarihli bir akademik çalışmada, payı fiilen azaltan veya kaldıran yayımlanmış bir Yargıtay kararına rastlanmadığı belirtilmiştir (Fahri Erdem Kaşak, “Zina veya Hayata Kast Nedeniyle Artık Değerdeki Pay Oranının Azaltılması veya Kaldırılması”, ASBÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, C.2, S.1, 2020). Buna karşılık bölge adliye mahkemesi düzeyinde payı tümüyle kaldıran karar mevcuttur. Kısacası fıkra yürürlüktedir ve uygulanabilir; ancak şartları ilk aşamadan itibaren doğru kurulmadıkça sonuç alınamaz. Kararların tam metnine Yargıtay Karar Arama sisteminden ulaşılabilir.
En Büyük Tuzak: Hak Düşürücü Süre ve Yanlış Dava Sebebi
TMK 236/2’nin uygulanması, boşanmanın zina sebebiyle verilmesine bağlı olduğundan, mal paylaşımındaki sonuç aslında boşanma davası açılırken belirlenir. Zina sebebiyle dava hakkı, davaya hakkı olan eşin zinayı öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zinanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer; affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m.161). Aynı süreler ve af kuralı hayata kast için de geçerlidir (TMK m.162). Bu süreler hak düşürücü niteliktedir ve hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir.
Süre kaçırılırsa eş, aynı olaylara dayanarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle (TMK m.166/1) boşanabilir; bu sebep süreye bağlı değildir. Ancak bu durumda Yargıtay uygulamasına göre TMK 236/2 artık uygulanamaz (2. HD 18.07.2011, E.2010/11719, K.2011/12472). Başka bir deyişle, zinayı öğrendikten sonra beklenen her ay, ileride mal paylaşımında kullanılabilecek bir hakkı da riske atar.
Bu nedenle süreler uygunsa dava terditli kurulmalıdır: asli talep olarak zina (TMK m.161), bu ispatlanamazsa fer’î talep olarak evlilik birliğinin sarsılması (TMK m.166/1). Mahkemenin zinayı sabit görmesine rağmen hükmü yalnızca 166/1’e dayandırması hâlinde, 236/2 imkânını korumak için kanun yoluna başvurulmalıdır. Karşı tarafın da ayrı bir boşanma kararı alması bu imkânı ortadan kaldırmaz; zinaya dayalı bir boşanma hükmü varsa tasfiye davasında 236/2 incelenmelidir (8. HD 27.09.2017, E.2015/18037, K.2017/11613). Süreler için zina davasında hak düşürücü süreler ve aldatıldığımı yıllar sonra öğrendim yazılarımıza bakabilirsiniz.
Altı aylık süre işliyor olabilir
Zina sebebiyle boşanma ve mal rejiminde pay indirimi talebinizi, hak düşürücü süre ve delil hukuku yönünden birlikte değerlendirelim — Av. Fatma Öztürk, Hukukçular Evi Ankara
İstisnanın sınırları: dar yorumlanır
TMK 236/2 bir istisna hükmüdür ve öğretide istisna hükümlerinin kural olarak dar yorumlanması gerektiği kabul edilir. Bunun üç somut sonucu vardır.
1. Yalnızca iki sebep
Hüküm, uygulama alanını açıkça zina ve hayata kast ile sınırlar. Pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ya da evlilik birliğinin sarsılması gibi diğer boşanma sebepleri bu fıkra kapsamında değildir. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmada, taraflardan biri tam kusurlu olsa dahi katılma alacağı kural olarak etkilenmez (8. HD 15.11.2011, E.2011/5257, K.2011/5888).
2. Yalnızca boşanma hâlinde
Hükmün metni “boşanma hâlinde” der. Öğretide bir görüş, uygulama alanının boşanma ile sınırlı tutulması gerektiğini ve mal rejimi ölümle sona ermişse fıkranın devreye girmeyeceğini savunur. Diğer görüş ise boşanma davası sürerken kusursuz eş ölür ve mirasçılardan biri davaya devam ederek diğer eşin kusurunu ispat ederse (TMK m.181/2), 236/2’nin kıyasen uygulanabileceğini kabul eder. Bu konuda yerleşmiş bir Yargıtay içtihadına rastlanmamıştır; bu nedenle mirasçıların davaya devam etmesi önem taşır.
3. Boşanmanın o sebeple gerçekleşmiş olması
Metin “zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde” der. Dosyada zina iddiası ileri sürülmüş olması yetmez; boşanma kararının bu sebebe dayanması gerekir. Zina iddiasının ileri sürülüp de boşanmanın evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayandırıldığı hâllerde Yargıtay fıkrayı uygulamamaktadır (2. HD 18.07.2011, E.2010/11719, K.2011/12472; 8. HD 01.04.2019, E.2019/552, K.2019/3464).
İspat ve usul
Talep edilmesi gerekir
Yargıtay uygulamasında bu indirim talep veya savunma olarak ileri sürülmelidir; öğretide re’sen uygulanabileceğini savunanlar bulunsa da hâkimin tarafların ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacağı kuralı (HMK m.25) karşısında buna güvenilmemelidir. İstisnadan yararlanmak isteyen tarafın, zina veya hayata kast olgusunu mal rejimi tasfiyesi davasında ileri sürmesi ve ispatlaması gerekir; savunma olarak ileri sürülen itirazın incelenmemesi bozma sebebidir (8. HD 27.09.2017, E.2015/18037, K.2017/11613). Boşanma davasında zinanın sabit olması, tasfiye davasında talebin ayrıca ileri sürülmesi gereğini ortadan kaldırmaz.
Boşanma dosyasıyla bağlantı
Uygulamada en güçlü dayanak, boşanma kararının kendisidir. Kesinleşmiş boşanma ilamında boşanmanın zina sebebine dayandırıldığı ve kusurun buna göre belirlendiği gösteriliyorsa, tasfiye davasında bu husus doğrudan delil olarak kullanılır. Bu nedenle boşanma davasında sebebin doğru kurulması, sonradan mal rejiminde de sonuç doğurur.
Zina bakımından ispat
Zina, TMK 161’de düzenlenen mutlak bir boşanma sebebidir; dava hakkı öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde zinanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer, affeden eşin dava hakkı yoktur. İspatta doğrudan delil çoğu zaman bulunmadığından, olayların bütünlüğünden zinanın varlığı sonucuna ulaşılabilir. Ancak hukuka aykırı yolla elde edilen deliller hükme esas alınmaz (HMK m.189/2; Anayasa m.38/6) ve ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir (TCK m.132-134, m.243): izinsiz ses veya görüntü kaydı, karşı tarafın telefonuna veya hesaplarına erişim bu kapsamdadır.
Hayata kast bakımından
TMK 162’de düzenlenen bu sebep, eşlerden birinin diğerinin hayatına kastetmesini ifade eder; aynı altı ay ve beş yıllık süreler burada da geçerlidir. Varsa ceza dosyası, adli rapor ve kesinleşmiş mahkûmiyet kararı en güçlü delillerdir; ancak hukuk hâkimi ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m.74).
Sözleşmeyle değiştirilebilir mi?
Artık değere katılmada mal rejimi sözleşmesiyle başka bir esas kabul edilebilir (TMK 237); ancak bu tür anlaşmalar eşlerin ortak olmayan çocuklarının ve onların altsoylarının saklı paylarını zedeleyemez. Ayrıca TMK 238’e göre, mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine ya da mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde kanundaki artık değere katılma düzenlemesinden farklı anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması hâlinde geçerlidir.
Pratik değerlendirme
Talep eden taraf için
- Boşanma davasında sebebi doğru kurun. Zina varsa ve ispatlanabiliyorsa, boşanmanın bu sebebe dayandırılması sonraki tasfiyede belirleyici olur. Altı aylık süre kaçırılıp boşanma TMK 166/1’den verilirse 236/2 imkânı kaybedilir.
- Tasfiye davasında TMK 236/2’ye dayalı talebi açıkça ileri sürün; hâkimin re’sen uygulayacağını varsaymayın.
- Kesinleşmiş boşanma ilamını, gerekçesiyle birlikte dosyaya sunun.
- Talebi terditli kurmayı değerlendirin: öncelikle payın kaldırılması, mahkeme bu kanaatte değilse azaltılması.
Karşı taraf için
- Boşanmanın hangi sebebe dayandırıldığını inceleyin; sebep zina veya hayata kast değilse fıkra uygulanamaz.
- İstisnanın dar yorumlanması gerektiğini ileri sürün.
- Hakkaniyet değerlendirmesinde lehinize olan olguları ortaya koyun: evlilik süresi, edinilmiş malların oluşumuna katkınız, ekonomik durumunuz ve bakmakla yükümlü olduğunuz kişiler.
- Hukuka aykırı yolla elde edilmiş delillere itiraz edin.
Neyi etkilemez?
TMK 236/2 yalnızca artık değerdeki pay oranını etkiler. Değer artış payı alacağı, denkleştirme alacakları ve kişisel malların iadesi bu fıkranın konusu değildir. Aynı şekilde nafaka, maddi ve manevi tazminat kendi hükümlerine tabidir; bunlarda kusurun rolü ayrıca değerlendirilir.
Gerçekçi beklenti
Bu fıkra, uygulamada nadiren ve sınırlı ölçüde uygulanır. Boşanmanın anılan iki sebepten birine dayanması ve talebin ispatlanması hâlinde dahi, hâkimin payı tümüyle kaldırması istisnaidir; daha sık görülen sonuç oranın hakkaniyet ölçüsünde azaltılmasıdır. Buna karşın bölge adliye mahkemesi düzeyinde katılma alacağını tümüyle kaldıran karar da vardır (Antalya BAM 2. HD 26.12.2019, E.2018/1663, K.2019/2187).
Hesap Örneği: İndirim Kimin Payını Etkiler?
TMK 236/2 yalnızca kusurlu eşin, diğer eşin artık değerindeki pay oranını etkiler. Kusursuz eşin, kusurlu eşin artık değerindeki yarı payı ise aynen kalır. Bu ayrım, sonucun bazen sanıldığından farklı çıkmasına yol açar. Aşağıdaki varsayımsal örnekte boşanma, kadın eşin zinası sebebiyle verilmiştir; erkek eşin artık değeri 4.000.000 TL, kadın eşin artık değeri 1.000.000 TL’dir (TMK m.231).
| Senaryo | Kadın eşin alacağı (erkeğin artık değerinden) | Erkek eşin alacağı (kadının artık değerinden) | Takas sonrası |
|---|---|---|---|
| Kural (m.236/1) | 4.000.000 × 1/2 = 2.000.000 TL | 1.000.000 × 1/2 = 500.000 TL | Erkek eş kadın eşe 1.500.000 TL öder. |
| Pay oranı dörtte bire indirilirse (m.236/2) | 4.000.000 × 1/4 = 1.000.000 TL | 500.000 TL (değişmez) | Erkek eş kadın eşe 500.000 TL öder. |
| Pay tümüyle kaldırılırsa (m.236/2) | 0 TL | 500.000 TL (değişmez) | Kadın eş erkek eşe 500.000 TL öder. |
Örnekteki oranlar yalnızca hesabı göstermek içindir; kanun belirli bir oran öngörmez, hâkim hakkaniyete göre takdir eder. Son satır önemli bir sonucu gösterir: pay kaldırılsa bile kusurlu eş, diğer eşe karşı kendi artık değerinden doğan borcundan kurtulmaz. Ayrıca indirim yalnızca artık değere katılma alacağına uygulanır; aynı dosyada istenen değer artış payı (TMK m.227) veya 1.1.2002 öncesi döneme ilişkin katkı payı alacağı bu hesaptan etkilenmez (8. HD 30.11.2015, E.2014/12512, K.2015/21469). Hesap için katılma alacağı hesaplama ve artık değere katılma alacağı nasıl hesaplanır yazılarımıza bakabilirsiniz.
Hakkaniyet Takdiri: Hâkim Neye Bakar?
Kanun indirimin oranını belirlemez; hâkim, takdir yetkisini hukuka ve hakkaniyete göre kullanır (TMK m.4). Takdirin gerekçeli olması ve somut olgulara dayanması gerekir. Öğretide ve uygulamada öne çıkan ölçütler şunlardır:
- Eylemin ağırlığı ve süresi: Tek seferlik bir ilişki ile yıllarca süren ikinci bir hayat aynı değerlendirilmez; hayata kastta eylemin biçimi ve sonuçları önemlidir.
- Evlilik ve fiilî ayrılık süresi: Uzun süreli evlilikte edinilmiş malların oluşumuna uzun yıllar boyunca yapılan katkı, tümüyle kaldırma yerine azaltmayı haklı kılabilir.
- Edinilmiş malların oluşumuna fiilî katkı: Katılma alacağı kanunen katkıya bağlı olmasa da hakkaniyet değerlendirmesinde ev işleri ve çocuk bakımı dâhil katkı göz önüne alınabilir.
- Tarafların ekonomik durumu ve bakmakla yükümlü olunan kişiler: İndirimin kusurlu eşi yoksulluğa düşürmesi veya ortak çocukların yaşam düzenini etkilemesi tartılır.
- Diğer eşin kusuru: Kusursuz sayılan eşin de ağır kusurlarının bulunması, indirimin oranını düşürebilir; eşit kusur hâlinde uygulanıp uygulanmayacağı öğretide tartışmalıdır.
Bu ölçütler, talep eden taraf için ispat planını da belirler: yalnızca zinanın varlığını değil, indirimin neden hakkaniyete uygun olduğunu da somut olgularla ortaya koymak gerekir.
Hayata Kast ve Ceza Davası İlişkisi
Hayata kast, bir eşin diğerini öldürmeye yönelik kasıtlı eylemidir; Türk Ceza Kanunu bakımından çoğu zaman kasten öldürmeye teşebbüs (TCK m.81, m.35) niteliğindedir. TMK 236/2 yalnızca “hayata kast”tan söz ettiğinden, TMK m.162’de aynı maddede düzenlenen pek kötü davranış ve ağır derecede onur kırıcı davranış bu fıkranın kapsamına girmez; bu sebeplerle boşanmada pay indirimi yapılamaz.
Hayata kast iddiası çoğu zaman bir ceza dosyasıyla birlikte yürür. Hukuk hâkimi, kusurun bulunup bulunmadığına karar verirken ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir (TBK m.74); ancak ceza dosyasındaki deliller ve kesinleşmiş mahkûmiyet kararı en güçlü delildir. Ceza yargılamasının sonucu boşanma veya tasfiye davasını etkileyecekse, mahkeme bunu bekletici mesele yapabilir (HMK m.165). Küçük düşürücü suç işleme ise ayrı bir boşanma sebebidir (TMK m.163); bu sebeple verilen boşanmada da 236/2 uygulanmaz. Ayrıntı: hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK 162).
Usul: Hangi Davada, Ne Zaman İleri Sürülür?
Tasfiye davasında ileri sürülür. Pay indirimi isteği boşanmanın fer’isi değildir; boşanma davası içinde değil, mal rejimi tasfiyesi davasında ileri sürülür (2. HD 05.03.2013, E.2012/10429, K.2013/7427). Tasfiye davasını açan kusursuz eş indirim talebini dava dilekçesinde, kusurlu eşin açtığı katılma alacağı davasında ise kusursuz eş savunma olarak ileri sürer. Mahkeme bu savunmayı olumlu veya olumsuz yönde incelemek zorundadır (8. HD 27.09.2017, E.2015/18037, K.2017/11613).
Boşanma kararının kesinleşmesi beklenir. Mal rejimi boşanmada dava tarihinden geçerli olarak sona erer (TMK m.225/2); ancak tasfiye davası, boşanma kararı kesinleşmeden sonuçlandırılamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın boşanma davasının kesinleşmesinin beklenerek görülmesi gerektiğini kabul etmiştir (YHGK 27.06.2012, E.2012/8-268, K.2012/420). 236/2 bakımından bu kural ikinci bir anlam taşır: indirimin şartı olan “zina sebebiyle boşanma” ancak kesinleşmiş boşanma hükmüyle ortaya çıkar.
Taraflarca getirilme ilkesi. Mal rejimi tasfiyesi davalarında hâkim, tarafların ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz (HMK m.25). Öğretide 236/2’nin re’sen uygulanabileceğini savunan yazarlar bulunsa da Yargıtay uygulaması talep veya savunma aramaktadır; bu nedenle istek açıkça yazılmalı, kesinleşmiş boşanma ilamı gerekçesiyle birlikte dosyaya sunulmalıdır. Talep terditli kurulabilir: öncelikle payın kaldırılması, mahkeme bu kanaatte değilse azaltılması.
2002 öncesi evlilikler. 1.1.2002’den önce evlenen eşlerde edinilmiş mallara katılma rejimi bu tarihten itibaren uygulanır; öncesi dönem mal ayrılığı rejimine tabidir (4722 s.K. m.10). Bu nedenle 236/2 indirimi yalnızca 1.1.2002 sonrası döneme ilişkin katılma alacağında gündeme gelir; önceki döneme ilişkin katkı payı alacağı bu hükmün kapsamı dışındadır. Ayrıntı: 2002 öncesi evlenenlerde mal paylaşımı ve mal rejimi tasfiyesi davası nasıl açılır.
Örnek Durumlar
Aşağıdaki örnekler, yukarıdaki kuralların nasıl işlediğini göstermek için kurgulanmıştır.
Örnek 1 — Süresinde zina davası. Eşinin iki yıldır süren ilişkisini öğrenen kadın, üç ay içinde terditli dava açar; mahkeme zinayı sabit görerek TMK m.161’e göre boşanmaya karar verir ve karar kesinleşir. Kadın eş, kocasının açtığı katılma alacağı davasında 236/2 savunmasında bulunur ve evlilik süresi, katkılar ve ilişkinin ağırlığına ilişkin delillerini sunar. Hâkim bu savunmayı incelemek ve hakkaniyete göre takdir yapmak zorundadır.
Örnek 2 — Geç kalınmış dava. Zinayı öğrenen eş, ailevi nedenlerle sekiz ay bekleyip davayı yalnızca evlilik birliğinin sarsılmasına dayanarak açar; boşanma TMK m.166/1’den kesinleşir. Tasfiye davasında 236/2 talebi, Yargıtay uygulamasına göre kabul görmez. Zina, boşanmada kusur olarak tazminat ve nafaka bakımından önem taşımaya devam eder (TMK m.174, m.175).
Örnek 3 — Karşılıklı kararlar. Erkek eş zina sebebiyle, kadın eş genel sebeple boşanma kararı almış ve iki hüküm de kesinleşmiştir. Zinaya dayalı bir boşanma hükmü bulunduğundan, erkek eşin tasfiye davasındaki 236/2 savunması incelenmelidir (8. HD 27.09.2017, E.2015/18037, K.2017/11613).
Örnek 4 — Değer artış payı. Zina sebebiyle boşanan kocanın, eşine ait daireye kendi kişisel malıyla yaptığı katkı için istediği değer artış payı (TMK m.227) 236/2 ile azaltılamaz; indirim yalnızca katılma alacağına uygulanabilir (8. HD 30.11.2015, E.2014/12512, K.2015/21469).
Kontrol Listesi
- Öğrenme tarihini belgeleyin: Altı aylık süre öğrenmeyle başlar (TMK m.161/2); öğrenme anını gösteren delilleri saklayın.
- Affetme sayılabilecek davranışlardan kaçının: Affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m.161/3).
- Davayı terditli kurun: Asli talep TMK m.161, fer’î talep TMK m.166/1.
- Delili hukuka uygun toplayın: Hukuka aykırı delil dikkate alınmaz (HMK m.189/2) ve ceza sorumluluğu doğurabilir.
- Hükmün dayanağını kontrol edin: Gerekçeli kararda boşanmanın 161’e dayandığı açıkça yazmalı; yazmıyorsa kanun yoluna başvurun.
- Tasfiye davasında açıkça isteyin: Talep veya savunma olarak 236/2’ye dayanın; terditli olarak kaldırma, olmazsa azaltma isteyin.
- Hakkaniyet olgularını ispatlayın: Eylemin ağırlığı, evlilik süresi, katkılar ve ekonomik durum.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.
Bu konuyla bağlantılı bir diğer rehberimiz: Cinsel İlişkiden Kaçınma Boşanma Sebebi mi? Makul Süre, İspat ve.
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Kuma ilişkisinde mal paylaşımı: İmam nikâhıyla başka bir kadınla yaşayan eşin payının azaltılması ve kumaya aktarılan mallar için Eşim İmam Nikâhıyla İkinci Bir Kadınla Yaşıyor (Kuma) rehberine bakın.
Zina eden eşe bağışlanan ev: TMK 236/2 ile TBK 295 yolunun farkı ve bağışlanan kişisel malın durumu için Eşime Ev Bağışladım, Tapuyu Devrettim: Boşanınca Geri Alabilir miyim? yazımıza bakın.
Sıkça Sorulan Sorular
Kusur mal paylaşımını etkiler mi?
Kural olarak etkilemez. TMK 236/1’e göre her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir; bu oran kanun gereği sabittir ve katkıya da bağlı değildir.
İstisna nedir?
TMK 236/2: zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.
Şiddetli geçimsizlikte de uygulanır mı?
Uygulanmaz. Hüküm uygulama alanını zina ve hayata kast ile sınırlar; istisna hükümleri dar yorumlanır. Evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmada taraflardan biri tam kusurlu olsa dahi katılma alacağı kural olarak etkilenmez (8. HD 15.11.2011, E.2011/5257, K.2011/5888).
Eşlerden biri ölürse TMK 236/2 uygulanır mı?
Kanun metni “boşanma hâlinde” dediğinden, evlilik ölümle sona ermişse kural olarak uygulanmaz. Boşanma davası sürerken kusursuz eş ölür ve mirasçılardan biri davaya devam edip diğer eşin kusurunu ispat ederse (TMK m.181/2) fıkranın kıyasen uygulanıp uygulanamayacağı öğretide tartışmalıdır; yerleşmiş bir Yargıtay içtihadına rastlanmamıştır.
Zina iddia etmem yeterli mi?
Yeterli değildir. Metin “zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde” der; boşanma kararının bu sebebe dayanması gerekir. Zina ileri sürülüp boşanma evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayandırılmışsa Yargıtay uygulamasında fıkra uygulanmaz (2. HD 18.07.2011, E.2010/11719, K.2011/12472).
Hâkim kendiliğinden uygular mı?
Buna güvenilmemelidir. Öğretide re’sen uygulanabileceğini savunanlar bulunsa da Yargıtay uygulamasında istek talep veya savunma olarak ileri sürülmelidir; istek boşanmanın fer’isi olmadığından mal rejimi tasfiyesi davasında açıkça ileri sürülüp ispatlanmalıdır (2. HD 05.03.2013, E.2012/10429, K.2013/7427). Boşanma davasında zinanın sabit olması bu gereği ortadan kaldırmaz.
Gizli kayıtla zinayı ispatlayabilir miyim?
Hukuka aykırı yolla elde edilen deliller hükme esas alınmaz (HMK m.189/2) ve ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir. İzinsiz ses veya görüntü kaydı ile karşı tarafın telefonuna veya hesaplarına erişim bu kapsamdadır.
Bu fıkra başka alacakları etkiler mi?
Etkilemez. Yalnızca artık değerdeki pay oranını ilgilendirir. Değer artış payı, denkleştirme alacakları ve kişisel malların iadesi bu fıkranın konusu değildir (8. HD 30.11.2015, E.2014/12512, K.2015/21469); nafaka ve tazminat da kendi hükümlerine tabidir.
Zinayı geç öğrendim, altı ay geçti; mal paylaşımında indirim isteyebilir miyim?
Zina sebebiyle dava hakkı öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde beş yıl geçmekle düşer (TMK m.161). Süre geçtiyse aynı olaylara dayanarak evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanılabilir; ancak bu durumda Yargıtay uygulamasına göre TMK 236/2 indirimi yapılamaz. Zina, tazminat ve nafaka bakımından kusur olarak önem taşımaya devam eder.
Ben zina sebebiyle, eşim genel sebeple boşanma kararı aldıysa indirim istenebilir mi?
Evet. Zinaya dayalı kesinleşmiş bir boşanma hükmü bulunduğundan, tasfiye davasında 236/2 savunmasının incelenmesi gerekir; incelenmemesi bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 8. HD 27.09.2017, E.2015/18037, K.2017/11613).
Pay indirimi talebi boşanma davasında mı ileri sürülür?
Hayır. Yargıtay’a göre bu istek boşanmanın fer’isi değildir; mal rejimi tasfiyesi davasında ileri sürülür (Yargıtay 2. HD 05.03.2013, E.2012/10429, K.2013/7427). Tasfiye davası da boşanma kararının kesinleşmesi beklenerek sonuçlandırılır.
Pay ne kadar azaltılır?
Kanun bir oran belirlemez; hâkim hakkaniyete göre takdir eder (TMK m.4). Eylemin ağırlığı ve süresi, evlilik süresi, edinilmiş mallara katkı, tarafların ekonomik durumu ve diğer eşin kusuru gibi olgular değerlendirilir. Pay azaltılabileceği gibi tümüyle de kaldırılabilir.
Pay kaldırılırsa kusurlu eşin bana olan borcu da kalkar mı?
Hayır. 236/2 yalnızca kusurlu eşin, diğer eşin artık değerindeki pay oranını etkiler. Kusursuz eşin, kusurlu eşin artık değerindeki yarı payı aynen kalır; bu nedenle pay kaldırıldığında takas sonucunda kusurlu eş borçlu duruma da düşebilir.
Hayata kastta ceza mahkûmiyeti şart mı?
Kanun ceza mahkûmiyetini şart koşmaz; boşanmanın hayata kast sebebiyle (TMK m.162) verilmiş olması gerekir. Hukuk hâkimi ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m.74); ancak ceza dosyası ve kesinleşmiş mahkûmiyet en güçlü delildir ve ceza davası bekletici mesele yapılabilir (HMK m.165).
2002 öncesi evlilikte de uygulanır mı?
Yalnızca 1.1.2002 sonrası döneme ilişkin katılma alacağında uygulanabilir. Bu tarihten önceki dönem mal ayrılığına tabidir (4722 s.K. m.10) ve o döneme ilişkin katkı payı alacağı 236/2’nin kapsamında değildir.
Pek kötü davranış veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmada indirim olur mu?
Hayır. TMK 236/2 yalnızca zina ve hayata kastı sayar. TMK m.162’de aynı maddede düzenlenmiş olsalar da pek kötü davranış ve ağır derecede onur kırıcı davranış sebebiyle verilen boşanmada pay indirimi yapılamaz.
📚 İlgili Rehberler
- Edinilmiş Mallara Katılmada Artık Değer ve Denkleştirme (TMK 229-236)Hesap
- Mal Paylaşımı Hesaplama Aracı (2026) — Ev, Araba, Kredi ÖrnekleriHesaplama aracı
- Mal Rejimi Sözleşmesinin Şekil Şartı ve Geçerliliği (TMK 205)
- Mal Rejiminde Kişisel Mallar Nelerdir? (TMK 220)
- Mal Rejimi Tasfiyesi (Mal Paylaşımı) Davası Nasıl Açılır?Ana rehber
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m.4, 161, 162, 166, 181, 225, 227, 231, 236-238) — mevzuat.gov.tr
- 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun (m.10) — mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m.25, 165, 189) — mevzuat.gov.tr
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m.74) — mevzuat.gov.tr
- F. E. Kaşak, Zina veya Hayata Kast Nedeniyle Artık Değerdeki Pay Oranının Azaltılması veya Kaldırılması (TMK m.236/II), ASBÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, 2020 — dergipark.org.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinMal rejimi tasfiyesi talebinizi birlikte değerlendirelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Rehberler
- Eşin Ölümü Hâlinde Boşanma Davasının Mirasçılarla Devamı (TMK 181/2): AYM İptali, Yargıtay Kararları ve Ölüm Aylığı
- Zina Davasında Hak Düşürücü Süreler: 6 Ay ve 5 Yıl Kuralı
- Özel Boşanma Sebepleri: Zina ve Terk
- Boşanmada Mal Rejimi Tasfiyesi ve Katılma Alacağı
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış (TMK 162)
- Artık Değere Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır? (TMK 236)
- 2002 Öncesi Evlenenlerde Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
- Katılma Alacağı Hesaplama Aracı (2026) — Mal Rejimi Tasfiyesi
- Boşanmada Mal Paylaşımı ve Katılma Alacağı
- Zina Sebebiyle Boşanma (TMK m.161): Süre, İspat ve Tazminat
- Zina Nasıl İspatlanır? Deliller ve Yargıtay Ölçütleri
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


