Yapı kooperatifleri kâr amacı gütmez; ancak bu, vergiden muaf oldukları anlamına gelmez. Muafiyet, kanunda sayılan şartların tamamının hem ana sözleşmede yazılı olması hem fiilen uygulanmasına bağlıdır ve tek bir ortak dışı işlem bu statüyü sona erdirebilir. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- Kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmıştır (KVK m.1, 2).
- Muafiyet için sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesi şartlarının ana sözleşmede yazılı bulunması ve fiilen bunlara uyulması gerekir (m.4/1-k).
- Yapı kooperatiflerinde ayrıca, kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında sayılan kişilerle ilişkisi bulunmaması ve yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına olması aranır.
- Ortak dışı işlemlerden doğan kazançlar, kanunda öngörülen esaslara göre ayrı bir iktisadi işletme nezdinde vergilendirilir.
- Kooperatiflerin ortaklarına konut teslimleri ile kanunda sayılan işlemler bakımından katma değer vergisi düzenlemeleri ayrıca değerlendirilir.
Muafiyet şartları (KVK m.4/1-k)
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere kooperatifleri, kanunda sayılan şartların ana sözleşmelerinde yazılı bulunması ve fiilen bu şartlara uyulması kaydıyla kurumlar vergisinden muaf tutar. Bu şartlar şunlardır: sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesi.
Yapı kooperatifleri bakımından madde ek şartlar öngörür: kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanun’un 13. maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer verilmemesi ve yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olması gerekir. Bu ek şartlar, kooperatifin müteahhitle iç içe geçmesini önlemeye yöneliktir ve uygulamada muafiyetin en sık kaybedildiği noktadır. Ayrıca maddede, ortak dışı işlemlerden doğan kazancın ayrı bir iktisadi işletme nezdinde vergilendirileceği ve kooperatifin bu iktisadi işletmeden ayrı olarak muafiyetten yararlanmaya devam edeceğine ilişkin düzenlemeler bulunur.
Ortak içi ve ortak dışı işlem ayrımı
| İşlem | Niteliği | Sonuç |
|---|---|---|
| Ortağa konut teslimi | Ortak içi işlem | Muafiyet korunur |
| Ortak olmayana satış | Ortak dışı işlem | İktisadi işletme doğar |
| Fazla arsa satışı | Ortak dışı işlem | Vergilendirilir |
| Dükkân kiraya verme | Ortak dışı işlem | Vergilendirilir |
| Risturn dağıtımı | Ortakla iş görme | Şartlarla istisna |
| Mevduat faizi | Menkul sermaye iradı | Stopaj; ayrı değerlendirilir |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Ayrımın özü şudur: kooperatif amacı doğrultusunda ve ortaklarıyla yaptığı işlemler ortak içi işlemdir; ortak sıfatı bulunmayan kişilerle yapılan ve kazanç sağlamaya yönelik işlemler ise ortak dışıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan ortak dışı işlemler, konut yapı kooperatiflerinde inşa edilen dükkânların üçüncü kişilere satılması ya da kiralanması, ihtiyaç fazlası arsanın satılması ve ortak olmayan kişilere konut satışıdır. Bu işlemlerden doğan kazanç, ayrı bir iktisadi işletme nezdinde vergilendirilir ve bu işletme için mükellefiyet tesis edilerek beyanname verilir.
Risturn istisnası ve ortaklara iade
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesi, kooperatif ortaklarının yönetim gideri karşılığı olarak ödedikleri paralardan harcanmayarak iade edilen kısımlar ile kooperatifin faaliyetinden doğan risturnları kanunda öngörülen şartlarla istisna tutar. Maddede risturnun hangi kooperatif türlerinde ve nasıl hesaplanacağı ayrıntılı olarak düzenlenmiştir: istihlak kooperatiflerinde ortakların şahsi ve ailevi ihtiyaçları için satın aldıkları malların kıymetine, istihsal kooperatiflerinde ortakların teslim ettikleri mahsulün değerine, kredi kooperatiflerinde ortakların kullandıkları kredilere göre hesaplanan risturnlar bu kapsamdadır.
Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi kaynaktır: risturnun ortaklarla yapılan işlemlerden doğan kazançtan hesaplanması gerekir; ortak dışı işlemlerden doğan kazançtan dağıtılan tutarlar istisna kapsamında değildir. İkincisi hesaplamadır: risturnun ortakların kooperatifle yaptıkları işlem hacmiyle orantılı olarak dağıtılması aranır; sermaye payına göre yapılan dağıtım kâr dağıtımı sayılır ve muafiyet şartını ihlal eder. Üçüncüsü belge düzenidir: risturn hesaplamasının genel kurul kararına ve muhasebe kayıtlarına dayandırılması gerekir. Dördüncüsü, yönetim gideri karşılığı alınıp harcanmayan tutarların iadesinin bir kazanç dağıtımı değil, avans iadesi niteliğinde olmasıdır. Beşincisi, sermayeye eklenen risturnların durumudur. Kooperatif ve dernek vergilendirmesini dernek, vakıf ve iktisadi işletme yazımızda ele aldık.
Konut teslimlerinde katma değer vergisi
Kurumlar vergisi muafiyeti, katma değer vergisi bakımından bir sonuç doğurmaz; iki vergi ayrı ayrı değerlendirilir. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesi, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetleri verginin konusuna alır; maddede ayrıca faaliyetlerin kanunların veya resmî makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının, bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye engel teşkil etmeyeceği düzenlenmiştir.
Bu hükmün sonucu şudur: bir kooperatifin kurumlar vergisinden muaf olması, yaptığı teslimlerin katma değer vergisinden istisna olduğu anlamına gelmez. Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi ortağa teslimdir: kooperatifin ortağına yaptığı konut tesliminin vergiye tabi olup olmadığı ve hangi oranın uygulanacağı, ilgili düzenlemeler çerçevesinde belirlenir; net alan ölçütü ve ruhsat tarihi burada da işler. İkincisi inşaat alışlarıdır: kooperatifin müteahhitten aldığı inşaat taahhüt hizmetlerinde yüklenilen vergi doğar ve bu verginin indirimi ile iadesi bakımından kanunda ve düzenlemelerde öngörülen esaslar uygulanır. Üçüncüsü mükellefiyettir: vergiye tabi işlem yapan kooperatifin katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirmesi ve beyanname vermesi gerekir. Dördüncüsü, ortak dışı işlemlerde verginin genel esaslara göre hesaplanmasıdır. Konut teslimlerinde oranı konut teslimlerinde KDV yazımızda ele aldık.
Ortaklık ilişkisi ve ortaklıktan çıkma
Kooperatiflerde vergisel sonuçların büyük kısmı ortaklık sıfatına bağlandığından, bu sıfatın ne zaman kazanıldığı ve kaybedildiği kritik önemdedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, ortaklığa kabul, ortaklıktan çıkma ve çıkarılma usullerini düzenler; ortaklık sıfatı ana sözleşmede öngörülen usule göre ve yönetim kurulu kararıyla kazanılır.
Vergisel açıdan öne çıkan konular şunlardır. Birincisi teslimin muhatabıdır: konut teslimi yapılan kişinin o tarihte ortak olup olmadığı belirleyicidir; ortaklıktan çıkarılmış bir kişiye yapılan teslim ortak dışı işlem sayılır. İkincisi devirdir: ortaklık payının bir başkasına devri hâlinde devralanın ortaklığa kabul edilmesi gerekir; kabul edilmeden yapılan teslimler risk doğurur. Üçüncüsü çıkma bedelidir: ortaklıktan ayrılan kişiye iade edilen tutarların niteliği belirlenmelidir; ödenen sermaye ve aidatların iadesi bir kazanç dağıtımı değildir, ancak iade edilen tutarın ödenenden fazla olması hâlinde aradaki farkın niteliği tartışılır. Dördüncüsü ortak sayısıdır: konut sayısından fazla ortak bulunması ya da bir ortağa birden fazla konut verilmesi, ortak dışı işlem ve muafiyet tartışması doğurur. Beşincisi kayıt düzenidir: ortaklar defteri ve genel kurul kararlarının güncel tutulması, tüm bu tespitlerin dayanağıdır. Bu nedenle ortaklık kayıtları, kooperatifin en önemli vergisel belgesidir.
Tasfiye ve ferdileşme aşaması
Yapı kooperatiflerinde inşaatın tamamlanması ve bağımsız bölümlerin ortaklara devredilmesi aşaması, ferdileşme olarak adlandırılır ve vergisel sonuçlar doğurur. Ferdileşme sonrasında kooperatifin amacı gerçekleşmiş olduğundan tasfiye süreci gündeme gelir.
Bu aşamada yapılması gerekenler şunlardır. Birincisi devir işlemleridir: bağımsız bölümlerin ortaklar adına tescili sırasında tapu harcı doğar ve beyan edilecek değer emlak vergisi değerinden az olamaz. İkincisi katma değer vergisidir: ortaklara yapılan teslimlerin vergiye tabi olup olmadığı ve oranı belirlenerek fatura düzenlenir. Üçüncüsü artan varlıklardır: ferdileşme sonrasında kooperatifin elinde kalan arsa, dükkân ve nakit gibi varlıkların akıbeti belirlenmelidir; bunların satışı ortak dışı işlem doğurabilir, ortaklara dağıtımı ise kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde değerlendirilir. Dördüncüsü tasfiyedir: Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17. maddesi tasfiye hükümlerini düzenler; muafiyetten yararlanan bir kooperatifte tasfiye döneminde ortaya çıkan kazançların durumu ayrıca ele alınır. Beşincisi defter ve belge saklamadır: tasfiye sonunda dahi saklama ve ibraz yükümlülüğü devam eder ve belgelerin kimde saklanacağı tasfiye sonu tutanağında gösterilmelidir. Altıncısı, ortaklara karşı doğabilecek sorumluluk nedeniyle tasfiye sürecinin belgeli yürütülmesidir. Tasfiye sürecini tasfiyede vergilendirme yazımızda ele aldık.
Stopaj ve diğer yükümlülükler
Kurumlar vergisinden muaf olmak, kooperatifi diğer vergisel ödevlerden kurtarmaz. Kooperatifler, yaptıkları ödemeler nedeniyle vergi sorumlusu sıfatını taşır ve bu yükümlülüklerin ihmali en sık rastlanan ceza sebebidir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi, kesinti yapmakla yükümlü olanlar arasında kooperatifleri de sayar.
Bu kapsamdaki başlıca ödemeler şunlardır. Birincisi kira ödemeleridir: kooperatifin kiraladığı büro ya da depo için ödediği kira üzerinden tevkifat yapılması ve muhtasar beyanname ile beyan edilmesi gerekir. İkincisi personel ücretleridir: kooperatifte çalışan yönetici, muhasebeci ve güvenlik personeline ödenen ücretlerden gelir vergisi kesintisi yapılır ve sigorta bildirimleri verilir. Üçüncüsü serbest meslek ödemeleridir: avukat, mali müşavir ve mühendislere yapılan ödemelerden kesinti yapılır. Dördüncüsü inşaat işleridir: yıllara sari inşaat ve onarım işi kapsamındaki hakediş ödemelerinden kesinti yapılması gerekir; kooperatiflerde en sık atlanan yükümlülük budur ve tutarı yüksek olduğundan doğan ceza da ağır olur. Beşincisi damga vergisidir: müteahhitle imzalanan sözleşme ve hakediş kâğıtları vergiye tabidir. Altıncısı beyanname yükümlülüğüdür: kesinti yapılan dönemlerde muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin süresinde verilmesi gerekir; ödeme olmasa dahi kapsamdaki dönemlerde beyanname verilmemesi usulsüzlük cezası doğurur. Vergi sorumluluğunu vergi sorumluluğu yazımızda ele aldık.
Yönetim kurulunun sorumluluğu
Kooperatiflerde vergisel ödevlerin yerine getirilmemesi hâlinde sorumluluk, tüzel kişiden yönetim kurulu üyelerine yansıyabilir. Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceğini; bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağını düzenler.
Kooperatiflerde bu hüküm, yönetim kurulu üyeleri bakımından uygulanır ve şu hususlar önem taşır. Birincisi görev dönemidir: sorumluluk, ödevin yerine getirilmediği dönemde görevde bulunmaya bağlıdır; göreve başlama ve ayrılmanın ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmiş olması esastır. İkincisi takip sırasıdır: yönetim kurulu üyelerine gidilebilmesi için alacağın kooperatiften tahsil edilememiş olması aranır. Üçüncüsü rücu hakkıdır: ödeme yapan üye, kooperatife rücu edebilir. Dördüncüsü görev bölümüdür: yönetim kurulu içindeki iç görev dağılımı ve imza yetkileri, sorumluluğun kişiselleştirilmesinde kullanılır. Beşincisi, 1163 sayılı Kanun’daki sorumluluk hükümlerinin ayrıca işlediğidir. Bu nedenle yönetim kurulu üyeliği kabul edilirken kooperatifin vergi ve prim borç durumunun incelenmesi, ayrılırken de tescil işleminin tamamlanması gerekir.
Muafiyetin kaybı hâlinde ne olur
Şartların ihlali hâlinde ortaya çıkan sonuç, uygulamada en çok tartışılan konudur. Kanun, ortak dışı işlemlerden doğan kazancın ayrı bir iktisadi işletme nezdinde vergilendirilmesini öngörerek, muafiyetin tümüyle sona ermesi yerine sınırlı bir vergileme modeli benimsemiştir. Buna karşılık ana sözleşmede aranan şartların bulunmaması ya da yapı kooperatiflerine özgü ek şartların ihlali, doğrudan muafiyet dışı kalma sonucunu doğurabilir.
Bu ayrım savunmanın merkezindedir ve şu sorularla kurulur. Birincisi, ihlalin hangi şarta ilişkin olduğudur: ortak dışı işlem mi yapılmıştır, yoksa ana sözleşme ya da kurul yapısı şartı mı ihlal edilmiştir? İkincisi kapsamdır: ortak dışı işlem söz konusuysa vergilendirilmesi gereken yalnızca o işlemden doğan kazançtır; kooperatifin tüm faaliyeti üzerinden tarhiyat yapılması hukuka aykırıdır ve dilekçede somut olarak ileri sürülmelidir. Üçüncüsü zamandır: ihlalin hangi dönemde gerçekleştiği ve mükellefiyetin ne zaman başlayacağı belirlenmelidir; geçmiş dönemlere yayılan tarhiyatlarda zamanaşımı da kontrol edilir. Dördüncüsü matrahtır: iktisadi işletme kazancının tespitinde, o işleme ilişkin maliyetlerin de dikkate alınması gerekir; yalnızca hasılat esas alınarak yapılan hesaplamalar eleştirilebilir. Beşincisi cezadır: nitelendirme farkından doğan uyuşmazlıklarda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığı ileri sürülebilir. Bu çerçevede hazırlanan bir savunma, çoğu dosyada tarhiyatın kapsamını daraltır.
Kooperatiflerde belge ve kayıt düzeni
Kooperatifin muafiyet iddiasını ayakta tutan şey, tutulan kayıtlardır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, tutulacak defterleri ve genel kurul ile yönetim kurulu kararlarının kayda geçirilmesini düzenler; vergi mevzuatı bakımından ise Vergi Usul Kanunu’nun defter ve belge hükümleri işler.
Tutulması gereken kayıtlar şunlardır. Birincisi ortaklar defteridir: ortaklığa giriş ve çıkış tarihleri, pay devirleri ve yönetim kurulu kararları burada izlenir; ortak dışı işlem tartışmasında ilk bakılan kayıttır. İkincisi genel kurul ve yönetim kurulu karar defterleridir: konut tahsisi, ihale, müteahhit seçimi ve risturn kararları bu defterlerde bulunmalıdır. Üçüncüsü mali kayıtlardır: aidat tahsilatları, banka hareketleri ve ödemeler ortak bazında izlenmeli; aidatların kooperatif hesabına yatırılması sağlanmalıdır. Dördüncüsü inşaat dosyasıdır: sözleşme, hakedişler, faturalar ve ruhsat belgeleri proje bazında toplanmalıdır. Beşincisi tapu ve ruhsat kayıtlarıdır: arsa tapusu ve yapı ruhsatının kooperatif adına olduğunu gösteren belgeler, muafiyet şartının en somut kanıtıdır. Altıncısı denetim raporlarıdır: denetim kurulu raporları ve varsa bağımsız denetim çalışmaları saklanmalıdır. Bu kayıt düzeni kurulmadığında, muafiyet şartlarının fiilen uygulandığını göstermek imkânsız hâle gelir ve idarenin tespiti esas alınır.
Diğer kooperatif türlerinde farklar
Muafiyet rejimi tüm kooperatiflerde aynı işlemez; kanun bazı türleri baştan kapsam dışında tutmuştur. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 4. maddesi, muafiyeti düzenlerken tüketim ve taşımacılık kooperatiflerini hariç tutar; bu iki tür, şartları taşısa dahi muafiyetten yararlanamaz ve kurumlar vergisi mükellefi olarak vergilendirilir.
Diğer türler bakımından tablo şöyledir. Birincisi tarımsal kooperatiflerdir: üretim ve satış kooperatifleri, genel şartları taşımaları hâlinde muafiyetten yararlanır; ortakların ürünlerinin pazarlanmasına aracılık edilmesi ortak içi işlemdir, ancak ortak olmayanlardan ürün alınıp satılması ortak dışı işlem doğurur. İkincisi kredi kooperatifleridir: ortaklara kullandırılan krediler ortak içi işlemdir ve hesaplanan risturn kanunda öngörülen şartlarla istisnadır. Üçüncüsü esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleridir: bu kooperatiflerin ortaklarına kefalet vermesi ve kredi kullandırması faaliyetin özünü oluşturur. Dördüncüsü işletme kooperatifleridir: site ve toplu yapı yönetimlerinde kurulan işletme kooperatiflerinde, ortaklardan tahsil edilen aidatların gider karşılığı mı hasılat mı olduğu ayrımı önem taşır. Beşincisi, tüm türlerde ortak olan kuralın “sadece ortaklarla iş görme” şartı olmasıdır. Bu nedenle kooperatif kurulurken tür seçiminin vergisel sonuçlarının önceden değerlendirilmesi gerekir.
Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği
…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI: …… Konut Yapı Kooperatifi, Vergi No, Adres
DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü
DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen kurumlar vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil kooperatif, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 4/1-(k) maddesindeki şartları taşımakta olup ana sözleşmesinde kanunda aranan hükümler yer almaktadır. Ana sözleşme örneği ektedir.
2. İdarece, ortak dışı işlem yapıldığı gerekçesiyle muafiyetin sona erdiği kabul edilerek tarhiyat yapılmıştır.
3. Oysa tarhiyata konu işlem, kooperatif ortağı olan …… ile yapılmış olup ortaklık kaydı ve genel kurul kararları ektedir; ortak dışı işlem bulunmamaktadır.
4. (Alternatif) Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ortak dışı işlem bulunsa dahi kanun uyarınca vergilendirilmesi gereken yalnızca bu işlemden doğan kazanç olup, kooperatifin tüm faaliyetleri üzerinden tarhiyat yapılması hukuka aykırıdır.
5. (Alternatif) Yapı ruhsatı ve arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olup, yönetim ve denetim kurullarında kanunda sayılan kişilere yer verilmemiştir; tapu, ruhsat ve kurul kayıtları ektedir.
6. Olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.
HUKUKİ SEBEPLER: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.1, 2, 4/1-k, 5; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
DELİLLER: İhbarname, ana sözleşme, ortaklık kayıtları, genel kurul kararları, tapu ve yapı ruhsatı, muhasebe kayıtları, bilirkişi incelemesi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026
Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza
Kontrol listesi
- Muafiyet şartlarının ana sözleşmede yazılı olduğunu doğrulayın.
- Şartlara fiilen uyulduğunu kayıtlarla gösterin.
- Yapı ruhsatı ve arsa tapusunun kooperatif adına olmasını sağlayın.
- Yönetim ve denetim kurullarında kanuni engel bulunan kişilere yer vermeyin.
- Ortak dışı işlemleri ayrı hesaplarda izleyin.
- Ortak dışı işlem varsa iktisadi işletme mükellefiyetini tesis edin.
- Risturnu işlem hacmine göre hesaplayın; sermaye payına göre dağıtmayın.
- Genel kurul kararlarını ve ortaklık kayıtlarını eksiksiz tutun.
Sık sorulan sorular
Kooperatifler kurumlar vergisi mükellefi mi?
Evet, mükellefler arasında sayılmıştır; ancak kanuni şartları taşıyanlar muaftır (m.2, 4/1-k).
Muafiyet şartları neler?
Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yöneticilere kazançtan pay verilmemesi, yedek akçelerin dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesi.
Şartların ana sözleşmede olması yeterli mi?
Hayır. Ayrıca fiilen bu şartlara uyulması gerekir.
Yapı kooperatiflerinde ek şart var mı?
Evet. Kurullarda kanunda sayılan kişilere yer verilmemesi ve ruhsat ile tapunun kooperatif adına olması aranır.
Ortak dışı işlem ne demek?
Ortak sıfatı bulunmayan kişilerle yapılan ve kazanç sağlamaya yönelik işlemlerdir.
Dükkân satışı ortak dışı mıdır?
Ortak olmayan kişilere yapılan satış ve kiralamalar ortak dışı işlem sayılır.
Muafiyet tamamen mi kalkar?
Kanun, ortak dışı işlemlerden doğan kazancın ayrı bir iktisadi işletme nezdinde vergilendirilmesini öngörür.
Risturn nedir?
Ortaklarla yapılan işlemlerden doğan kazancın, işlem hacmiyle orantılı olarak ortaklara iadesidir.
Risturn nasıl dağıtılmalı?
Ortakların kooperatifle yaptıkları işlem hacmine göre; sermaye payına göre dağıtım kâr dağıtımı sayılır.
Yönetim gideri iadesi vergilenir mi?
Harcanmayarak iade edilen yönetim gideri karşılıkları kanunda öngörülen şartlarla istisna kapsamındadır.
Kooperatif KDV mükellefi olur mu?
Kurumlar vergisi muafiyeti katma değer vergisi mükellefiyetini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; işlemler ayrı değerlendirilir.
Banka faiz geliri sorun yaratır mı?
Menkul sermaye iradı niteliğindeki gelirlerde stopaj işler; ortak dışı işlem sayılıp sayılmayacağı ayrıca değerlendirilir.
Her kooperatif muafiyetten yararlanır mı?
Hayır. Tüketim ve taşımacılık kooperatifleri kanunen kapsam dışıdır ve kurumlar vergisi mükellefidir (KVK m.4).
Ortak dışı işlem tüm muafiyeti bitirir mi?
Kanun, ortak dışı işlemden doğan kazancın ayrı bir iktisadi işletme nezdinde vergilendirilmesini öngörür; tüm faaliyet üzerinden tarhiyat tartışmalıdır.
Kooperatif stopaj yapmak zorunda mı?
Evet. Kira, ücret, serbest meslek ve yıllara sari inşaat hakedişi ödemelerinde kesinti yapılır (GVK m.94).
Ortağa konut tesliminde KDV var mı?
Kurumlar vergisi muafiyeti KDV’yi ortadan kaldırmaz; teslimin vergiye tabi olup olmadığı ve oran ayrıca belirlenir.
Ferdileşmede hangi vergiler doğar?
Tapu harcı ve şartları varsa KDV; artan varlıkların satışı ortak dışı işlem doğurabilir.
Beyanname vermek gerekir mi?
Muafiyet devam ettiği sürece kurumlar vergisi beyannamesi verilmez; ortak dışı işlem için tesis edilen iktisadi işletme beyanname verir.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.1, 2, 4 ve 5 ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerine dayanır. Somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


