Matrah Artırımı ve Yapılandırma Kanunları 2026: Bölümler, İnceleme Koruması, Kayıt Düzeltme, İhlal ve Zamanaşımı
06 Eylül 2026

Matrah Artırımı ve Yapılandırma Kanunları 2026: Bölümler, İnceleme Koruması, Kayıt Düzeltme, İhlal ve Zamanaşımı

Yapılandırma kanunları yalnızca borcu taksitlendirmez; matrah artırımı yoluyla geçmiş dönemleri incelemeye kapatma, işletme kayıtlarını düzeltme ve kesinleşmemiş alacaklarda indirim gibi ayrı mekanizmalar da içerir. Hangi imkândan yararlanılacağı, dosyanın durumuna göre değişir. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Yapılandırma kanunları süreli düzenlemelerdir; kapsam, başvuru ve ödeme süreleri her kanunda ayrı belirlenir.
  • Kesinleşmiş alacaklarda vergi aslı korunurken gecikme zammı ve faiz yerine kanunda öngörülen katsayı uygulanır ve cezaların büyük kısmı silinir.
  • Matrah artırımında, artırılan dönem ve vergi türü bakımından vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaz.
  • İşletme kayıtlarının düzeltilmesi kapsamında stok, kasa ve ortaklar cari hesabı düzeltmeleri yapılabilir.
  • Taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde kanundan yararlanma hakkı kaybedilebilir.

Yapılandırma kanunlarının yapısı

Bu kanunlar tipik olarak beş ayrı bölümden oluşur ve her bölümün kendi şartları vardır. Birinci bölüm kesinleşmiş alacaklardır: vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş vergiler bakımından, verginin aslı ödenirken gecikme faizi ve gecikme zammı yerine kanunda öngörülen oranda güncelleme yapılır; vergi aslına bağlı cezaların tamamı, asla bağlı olmayan cezaların ise kanunda belirlenen kısmı silinir.

İkinci bölüm kesinleşmemiş veya dava safhasındaki alacaklardır: dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş tarhiyatlarda, dosyanın bulunduğu aşamaya göre farklı indirim oranları uygulanır; bu bölümden yararlanmak davadan vazgeçmeyi gerektirir. Üçüncü bölüm inceleme ve tarhiyat safhasındaki işlemlerdir: kanunun yayımı tarihinden önce başlanılmış ancak tamamlanmamış incelemelere devam edilir ve inceleme sonucu bulunan matrah farkı üzerinden kanunda öngörülen indirimli tutarlar ödenerek yapılandırma yapılabilir. Dördüncü bölüm matrah ve vergi artırımıdır. Beşinci bölüm işletme kayıtlarının düzeltilmesidir. Bu bölümlerin her birinden ayrı ayrı yararlanılabilir; hangisinin seçileceği, mükellefin hangi aşamada bulunduğuna göre belirlenir.

Bölümler ve sağladıkları imkânlar

BölümKapsamSağladığı imkân
Kesinleşmiş alacaklarÖdenmemiş vergi ve cezalarFaiz yerine katsayı; ceza silinmesi
Dava safhasındakilerAçılmış davalarAşamaya göre indirim
Devam eden incelemelerTamamlanmamış incelemeİndirimli ödeme
Matrah artırımıGeçmiş dönemlerİnceleme ve tarhiyat yapılmaması
Kayıt düzeltmeStok, kasa, ortak hesabıKayıtların gerçekle uyumlanması
ÖdemePeşin veya taksitliPeşinde ek indirim

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Bu bölümler arasında en çok tercih edilen, matrah artırımıdır; çünkü tek başına bir borç ödemesi değil, geçmişe dönük bir güvence sağlar. Buna karşılık kayıt düzeltme bölümü, işletmelerin yıllardır taşıdığı kasa ve ortaklar cari hesabı sorununu çözmek bakımından önem taşır ve genellikle bir vergi maliyetiyle birlikte gelir.

Matrah artırımının sağladığı koruma

Matrah artırımı, mükellefin geçmiş yıllara ilişkin beyan ettiği matrahı kanunda belirlenen oranlarda artırarak, bunun üzerinden kanunda öngörülen oranda vergi ödemesi esasına dayanır. Karşılığında elde edilen sonuç şudur: artırımda bulunulan yıllar ve vergi türleri bakımından, o dönemlere ilişkin olarak vergi incelemesi ve bu yıllara ilişkin daha sonra başka bir tarhiyat yapılmaz.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi kapsamdır: koruma, yalnızca artırım yapılan vergi türü ve dönemi için geçerlidir; gelir veya kurumlar vergisi için artırım yapılması, aynı dönemin katma değer vergisi incelemesini engellemez, bunun için ayrıca artırım yapılmalıdır. İkincisi asgari tutarlardır: kanun, beyan edilen matrah düşük olsa dahi artırılacak asgari tutarları belirler; zarar beyan eden ya da hiç beyanname vermeyen mükelleflerde bu asgari tutarlar esas alınır. Üçüncüsü ödemedir: tahakkuk eden verginin kanunda öngörülen sürede ve şekilde ödenmemesi hâlinde koruma ortadan kalkar ve inceleme yapılabilir hâle gelir. Dördüncüsü sınırlamadır: kanunlar, sahte belge düzenleme gibi fiiller bakımından korumanın uygulanmayacağına ilişkin istisnalar içerir; bu istisnaların kontrol edilmesi gerekir. Beşincisi, artırılan matrahların zarar mahsubu ve geçmiş yıl zararları üzerindeki etkisidir.

İşletme kayıtlarının düzeltilmesi

Yapılandırma kanunlarının en pratik bölümü, yıllar içinde gerçekle bağını yitirmiş bilanço kalemlerinin düzeltilmesine imkân tanıyan bölümdür. Üç ayrı düzeltme türü öngörülür ve her birinin kendi usulü vardır.

Birincisi stok düzeltmesidir: işletmede fiilen bulunduğu hâlde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için kanunda öngörülen usulle bildirim yapılır ve belirlenen oranda vergi ödenerek kayıtlara alınır; bunun karşıtı olarak kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia için fatura düzenlenerek kayıtlar düzeltilir. İkincisi kasa düzeltmesidir: kayıtlarda görünen ancak fiilen işletmede bulunmayan kasa mevcudu, kanunda öngörülen oranda vergi ödenerek düzeltilir. Üçüncüsü ortaklar cari hesabı düzeltmesidir: ortaklardan alacaklı görünen ancak fiilen tahsil edilmeyecek tutarlar aynı usulle düzeltilir. Bu düzeltmelerin sağladığı fayda şudur: kasa ve ortak hesabı üzerinden hesaplanan adat faizi ve örtülü kazanç eleştirileri geleceğe dönük olarak sona erer. Buna karşılık ödenen vergi kanunen kabul edilmeyen gider niteliğinde olabildiğinden, net maliyetin önceden hesaplanması gerekir. Kasa ve ortak hesabı riskini ortaklar cari hesabı yazımızda ele aldık.

Karar verirken yapılacak hesaplama

Yapılandırmadan yararlanıp yararlanmama kararı, duygusal değil hesaba dayalı verilmelidir. Karşılaştırılması gereken senaryolar şunlardır. Birinci senaryo yapılandırmadır: ödenecek toplam tutar, taksit katsayısı dâhil hesaplanır ve nakit akışına yayılır. İkinci senaryo dava yoludur: dosyanın kazanılma ihtimali, yargılama süresi ve bu süre boyunca işleyecek gecikme faizi ile birlikte değerlendirilir.

Hesaplamada dikkate alınacak unsurlar şunlardır. Birincisi başarı ihtimalidir: uyuşmazlık, yerleşik bir uygulamaya aykırı açık bir hukuka aykırılığa dayanıyorsa dava yolu daha avantajlı olabilir; buna karşılık takdire dayalı ve delil eksikliği bulunan dosyalarda yapılandırma öne çıkar. İkincisi tahsilat baskısıdır: dava açılmasının vergi mahkemelerinde tahsilatı durdurduğu, ancak ödeme emri aşamasında bu korumanın bulunmadığı gözetilmelidir. Üçüncüsü faiz yüküdür: dava kaybedildiğinde gecikme faizi yargılama süresi boyunca işler ve toplam yükü büyütür. Dördüncüsü nakit değeridir: taksitle ödemenin sağladığı vade avantajı, peşin indiriminin sağladığı tasarrufla karşılaştırılmalıdır. Beşincisi yan etkilerdir: borcu yoktur belgesi, ihale katılımı ve kredi başvuruları bakımından yapılandırmanın sağladığı rahatlık hesaba katılmalıdır. Bu beş unsurun bir tabloda karşılaştırılması, kararı somut hâle getirir ve sonradan pişmanlığı önler.

Yapılandırmanın ihlali ve sonuçları

Yapılandırmadan yararlanmak tek başına yeterli değildir; kanunun sağladığı imkânın korunması, taksit disiplinine bağlıdır. Kanunlar tipik olarak, belirli sayıda taksitin süresinde ödenmemesi ya da eksik ödenmesi hâlinde yapılandırma hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceğini öngörür; bu hâlde ödenen tutarlar mahsup edilir ve kalan alacak genel hükümlere göre takip edilir.

Dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi cari borçlardır: kanunlar genellikle, yapılandırma süresince tahakkuk eden cari vergi borçlarının da süresinde ödenmesini şart koşar; cari borçların aksatılması yapılandırmayı ihlal edebilir. İkincisi kısmi ödemedir: eksik ödenen taksitlerin kanunda öngörülen süre ve şekilde tamamlanması imkânı bulunabilir. Üçüncüsü ihlalin sonucudur: hak kaybı hâlinde, silinen cezalar ve faizler yeniden gündeme gelir ve alacak asli hâline döner. Dördüncüsü matrah artırımıdır: artırım kapsamında tahakkuk eden verginin ödenmemesi, inceleme korumasını ortadan kaldırır; bu, en ağır sonuçtur çünkü mükellef hem ödeme yükü altına girer hem korumasını kaybeder. Beşincisi mücbir sebeptir: ödemenin mücbir sebep nedeniyle yapılamadığı hâllerde kanunda ve Vergi Usul Kanunu’nda öngörülen hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilir. Bu nedenle taksit takviminin nakit akışına göre gerçekçi belirlenmesi, başvurudan daha önemlidir.

Kapsama giren ve girmeyen alacaklar

Yapılandırma kanunları yalnızca vergi borçlarını kapsamaz; ancak kapsamın sınırları da vardır ve başvuru öncesinde bunun tespit edilmesi gerekir. Tipik olarak kapsama giren alacaklar şunlardır: Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergiler, vergi cezaları, gecikme faizleri ve gecikme zamları; gümrük idarelerince takip edilen gümrük vergileri ve idari para cezaları; sosyal güvenlik primleri ve bunlara bağlı gecikme cezaları; belediyelerin emlak vergisi, çevre temizlik vergisi ve su alacakları; kanunda sayılan diğer kamu alacakları.

Kapsam dışında kalan ya da özel şartlara bağlanan alacaklar da bulunur. Birincisi tarih sınırıdır: kanunun kapsadığı dönemler belirli bir tarih itibarıyla sınırlandırılır; bu tarihten sonraki dönemlere ilişkin borçlar kapsam dışıdır. İkincisi bazı idari para cezalarıdır: adli para cezaları ile kanunda sayılan bazı idari yaptırımlar kapsam dışında bırakılabilir. Üçüncüsü özel nitelikli alacaklardır: bazı kanunlarda düzenlenen alacaklar bakımından özel hükümler öngörülür. Dördüncüsü, kapsama girse dahi başvuru şartı olarak dava ve itirazlardan vazgeçilmesinin arandığı hâllerdir. Beşincisi, taksit ödeme sürelerinin alacak türüne göre farklılaşabilmesidir. Bu nedenle başvuru öncesinde borç dökümünün alacak türü ve dönem bazında çıkarılması ve her kalemin kapsamda olup olmadığının işaretlenmesi gerekir; toplu başvurularda en sık yapılan hata, kapsam dışı bir kalemin listeye dâhil edilmesidir.

Zamanaşımı ve yapılandırma ilişkisi

Yapılandırma başvurusu yapılmadan önce mutlaka kontrol edilmesi gereken husus zamanaşımıdır; çünkü zamanaşımına uğramış bir alacak için yapılandırma talebinde bulunmak, kaybedilmiş bir hakkı yeniden canlandırabilir. 6183 sayılı Kanun’un 102. maddesi, amme alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmemesi hâlinde zamanaşımına uğrayacağını düzenler.

Kanun’un 103. maddesi zamanaşımını kesen hâlleri sayar ve bunlar arasında borçlunun ödeme yapması, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, borçlunun kefil göstermesi ile borcunu kabul etmesi ve alacağın teminata bağlanması yer alır. Yapılandırma başvurusu, borcun kabulü niteliğinde değerlendirilebileceğinden zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle izlenecek sıra şudur: önce borç dökümü alınır, her kalemin vade tarihi tespit edilir, zamanaşımına uğrayanlar ayrıştırılır ve bunlar için yapılandırma talebinde bulunulmaz; bunun yerine zamanaşımı def’i ileri sürülerek terkin talep edilir. Zamanaşımına uğradığı hâlde ödeme emri düzenlenmişse, bu husus 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesindeki sınırlı itiraz sebepleri arasında sayıldığından dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmelidir. Bu ayrım yapılmadan yapılan toplu başvurular, gereksiz ödeme yükü doğurur. Zamanaşımının işleyişini vergilendirmede zamanaşımı yazımızda ele aldık.

Tecil ve taksitlendirmeyle karşılaştırma

Yapılandırma kanunları süreli düzenlemelerdir; bunlardan yararlanma imkânı bulunmadığı dönemlerde başvurulacak kalıcı mekanizma, 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesindeki tecil ve taksitlendirmedir. Madde, amme borcunun vadesinde ödenmesinin borçluyu çok zor duruma düşürecek olması hâlinde, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla alacağın kanunda öngörülen süreyi geçmemek üzere faiz alınarak tecil olunabileceğini düzenler.

İki mekanizmanın karşılaştırması şöyledir. Birincisi ceza boyutudur: yapılandırma kanunları vergi ziyaı cezalarını büyük ölçüde silerken, tecil borcun tamamını korur ve yalnızca ödemeyi zamana yayar. İkincisi faizdir: yapılandırmada gecikme faizi ve zammı yerine kanunda öngörülen katsayı uygulanırken, tecilde tecil faizi işler. Üçüncüsü teminattır: tecilde teminat gösterilmesi kural iken, yapılandırmada genellikle teminat aranmaz. Dördüncüsü şarttır: tecil için çok zor durumun mali tablolarla ortaya konması gerekirken, yapılandırmada böyle bir şart bulunmaz. Beşincisi süredir: tecil süresi kanunla sınırlıyken, yapılandırma taksitleri kanunun öngördüğü sayıda olur. Altıncısı erişimdir: yapılandırma yalnızca kanunun yürürlükte olduğu dönemde mümkünken, tecil her zaman talep edilebilir. Bu nedenle yapılandırma dönemi dışında kalan borçlarda tecil yolu değerlendirilmelidir. Tecil şartlarını kamu alacağında teminat ve haciz yazımızda ele aldık.

Başvuru sonrası izlenecek adımlar

Başvurunun kabulü sürecin sonu değil başlangıcıdır; bundan sonrası bir takip disiplini gerektirir. Birinci adım tahakkuk kontrolüdür: başvuru üzerine düzenlenen ödeme planının, talep edilen kalemleri ve taksit sayısını doğru yansıtıp yansıtmadığı kontrol edilmelidir; hatalı planlar düzeltme talebiyle giderilir.

İkinci adım takvimdir: taksit vadeleri bir takvime işlenmeli ve sorumlusu belirlenmelidir; ayrıca cari dönem beyanname ve ödeme tarihleri de aynı takvimde izlenmelidir, çünkü cari borçların aksatılması yapılandırmayı ihlal edebilir. Üçüncü adım dava dosyalarıdır: yapılandırmadan yararlanmak için feragat edilen dosyalarda feragat dilekçesinin mahkemeye sunulduğunun ve dosyanın kapandığının teyit edilmesi gerekir. Dördüncü adım belge arşividir: başvuru dilekçesi, ödeme planı, taksit dekontları ve matrah artırım beyannameleri tek bir klasörde saklanmalıdır; matrah artırımının sağladığı inceleme korumasının ileride ileri sürülmesi bu belgelere dayanır. Beşinci adım mahsup ve iadelerdir: iade alacağı bulunan mükelleflerde, alacağın taksitlere mahsubu mümkünse bu yol nakit çıkışını azaltır. Altıncı adım borç sorgusudur: yapılandırma sonrası borç durumu belgesinin güncellendiğinin kontrol edilmesi, ihale ve kredi süreçleri bakımından önem taşır. Bu adımların atlanması, doğru verilmiş bir kararın uygulamada kaybedilmesine yol açar.

Matrah artırımının ceza yargılamasına etkisi

Matrah artırımının sağladığı korumanın sınırı, en çok merak edilen konulardan biridir. Kanunlar tipik olarak, artırımda bulunulan yıllar bakımından vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacağını öngörür; ancak bu koruma idari sürece ilişkindir. Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde yazılı fiiller bakımından, kanunlarda genellikle bir istisna öngörülür ve bu fiillere ilişkin suç duyurusu ile ceza yargılamasının ayrı yürüyeceği kabul edilir.

Bu ayrımın pratik sonuçları şunlardır. Birincisi kapsamdır: matrah artırımı, sahte belge düzenleme fiili bakımından koruma sağlamaz; kanunlar bu fiili tespit edilenlerin artırım hükümlerinden yararlanamayacağına ilişkin düzenlemeler içerir. İkincisi kullanma fiilidir: sahte belge kullanma iddiasında durumun nasıl değerlendirileceği kanun metnine göre belirlenir ve dikkatle okunmalıdır. Üçüncüsü delil boyutudur: artırımda bulunulmuş olması, ceza dosyasında bir ikrar niteliği taşımaz; artırım bir uzlaşma değil, kanunun tanıdığı bir imkândan yararlanmadır ve bu husus savunmada belirtilmelidir. Dördüncüsü, ceza yargılamasının VUK m.367 uyarınca mütalaa şartına bağlı olması ve idari süreçten bağımsız yürümesidir. Beşincisi, artırım yapılmış olsa dahi ceza dosyasında işlemin gerçekliğine ilişkin savunmanın ayrıca kurulması gerekliliğidir. Kaçakçılık savunmasını vergi suçlarında mütalaa ve savunma yazımızda ele aldık.

Sosyal güvenlik prim borçlarında yapılandırma

Yapılandırma kanunları vergi borçlarıyla sınırlı değildir; sosyal güvenlik prim borçları da tipik olarak kapsama alınır ve işletmeler bakımından bu bölüm çoğu zaman vergi bölümünden daha büyük bir yük içerir. Kapsama giren alacaklar şunlardır: sigorta primleri, işsizlik sigortası primleri, sosyal güvenlik destek primi, idari para cezaları ve bunlara bağlı gecikme cezası ile gecikme zamları.

Dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi kapsam tarihidir: kanunun belirlediği tarihe kadar tahakkuk etmiş borçlar kapsamdadır. İkincisi ilişiksizlik belgesidir: ihale konusu işlerde ve özel bina inşaatlarında, yapılandırılan borcun ilişiksizlik belgesi alınmasına engel olup olmadığı ilgili düzenlemelere göre belirlenir; bu, hakediş tahsilatı bakımından kritik önemdedir. Üçüncüsü teşviklerdir: prim teşviklerinden yararlanma, cari borçların düzenli ödenmesi şartına bağlıdır; yapılandırılmış borcun teşvik hakkını etkileyip etkilemediği kontrol edilmelidir. Dördüncüsü emekliliktir: prim borcunun yapılandırılması, hizmet borçlanması ve emeklilik işlemleri bakımından sonuç doğurur. Beşincisi eksik işçilik borçlarıdır: asgari işçilik incelemesi sonucu tahakkuk eden fark primlerin kapsamda olup olmadığı değerlendirilir. Altıncısı taksit disiplinidir: prim taksitlerinin aksatılması da hak kaybı doğurur ve vergi bölümünden ayrı takip edilmelidir.

Uygulamada sık yapılan hatalar

Bu kanunlardan yararlanma sürecinde tekrarlanan hatalar bellidir ve önceden bilinmesi kayıpları önler. Birincisi eksik artırımdır: yalnızca gelir ya da kurumlar vergisi için artırım yapıp katma değer vergisi ve stopaj için yapmamak, korumanın yarım kalmasına yol açar; inceleme diğer vergi türlerinden yürütülebilir.

İkincisi kapsam dışı kalemlerin listeye eklenmesidir: kanunun kapsamadığı dönem ve alacak türleri için yapılan başvurular reddedilir ve süre kaybına yol açar. Üçüncüsü feragat ihmalidir: dava safhasındaki alacaklar bölümünden yararlanmak için feragat gerekirken bunun mahkemeye bildirilmemesi, yapılandırmanın geçersiz sayılmasına yol açabilir. Dördüncüsü cari borç ihmalidir: yapılandırma taksitleri düzenli ödenirken cari dönem beyan ve ödemelerinin aksatılması, kanunda öngörülen şart nedeniyle hak kaybı doğurabilir. Beşincisi hesap hatasıdır: kayıt düzeltme bölümünde ödenecek verginin gider yazılabilirliği yanlış varsayılarak net maliyet düşük hesaplanır. Altıncısı belge saklamamaktır: matrah artırımının sağladığı koruma yıllar sonra ileri sürüleceğinden, beyanname ve ödeme belgelerinin kaybedilmesi savunmayı zorlaştırır. Yedincisi süre kaçırmaktır: başvuru ve ilk taksit süreleri hak düşürücü niteliktedir ve uzatılmadıkça telafisi bulunmaz. Bu yedi başlığın bir kontrol listesine dönüştürülmesi, sürecin en pratik güvencesidir.

Yapılandırma başvuru dilekçesi örneği

…………… VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE

BAŞVURAN: …… Ltd. Şti., Vergi No, Adres, İletişim

KONU: …… sayılı Kanun kapsamında yapılandırma ve matrah artırımı başvurusudur.

AÇIKLAMALAR

1. Dairenizin …… vergi numaralı mükellefiyiz.

2. Aşağıda dökümü verilen kesinleşmiş borçlarımızın …… sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yapılandırılmasını talep ediyoruz: (dönem, vergi türü, tutar listesi).

3. Ayrıca ……, ……, …… yılları için gelir/kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden matrah ve vergi artırımında bulunuyoruz; artırım tabloları ektedir.

4. Ödemenin …… taksitte yapılmasını talep ediyoruz. (Alternatif: Peşin ödeme tercih edilmiştir.)

5. …… Vergi Mahkemesinin 2026/…… esas sayılı dosyasında görülmekte olan davamızdan, Kanun kapsamında yararlanmak amacıyla feragat ettiğimizi beyan ederiz; feragat dilekçesi örneği ektedir.

6. Gereğini bilgilerinize arz ederiz.

EKLER: Borç dökümü, matrah artırım tabloları, feragat dilekçesi örneği, imza sirküleri.

……/……/2026
Yetkili – İmza – Kaşe

Kontrol listesi

  1. Kanunun kapsam ve süre hükümlerini metinden kontrol edin.
  2. Hangi bölümden yararlanacağınızı dosyanızın aşamasına göre belirleyin.
  3. Matrah artırımında vergi türü ve dönem bazında karar verin.
  4. Asgari artırım tutarlarını hesaplayın.
  5. Dava safhasındaki dosyalarda feragat gerekliliğini değerlendirin.
  6. Peşin ödemedeki ek indirimi taksit maliyetiyle karşılaştırın.
  7. Taksitleri süresinde ödeyin; ihlal hakkı düşürebilir.
  8. Kayıt düzeltme bölümünde doğacak vergi yükünü önceden hesaplayın.

Sık sorulan sorular

Yapılandırma vergi aslını siler mi?

Hayır. Vergi aslı kural olarak korunur; faiz yerine katsayı uygulanır ve cezaların önemli kısmı silinir.

Matrah artırımı ne sağlar?

Artırım yapılan yıl ve vergi türü bakımından inceleme ve tarhiyat yapılmamasını sağlar.

Tüm vergi türlerini kapsar mı?

Hayır. Koruma yalnızca artırım yapılan vergi türü içindir; ayrı türler için ayrı artırım gerekir.

Zarar beyan ettim; artırım yapabilir miyim?

Evet. Kanunda öngörülen asgari tutarlar üzerinden artırım yapılır.

Ödemezsem ne olur?

Kanunda öngörülen sürede ödenmemesi hâlinde koruma ortadan kalkar ve inceleme yapılabilir.

Davamdan vazgeçmem gerekir mi?

Dava safhasındaki alacaklar bölümünden yararlanmak, davadan feragati gerektirir.

Devam eden incelemem var; yararlanabilir miyim?

İnceleme devam eder; sonuçlanan tarhiyat için kanunda öngörülen indirimli ödeme imkânı değerlendirilir.

Kasa ve ortaklar cari hesabı düzeltilebilir mi?

İşletme kayıtlarının düzeltilmesi bölümü bu imkânı öngörür; karşılığında kanunda belirlenen oranda vergi ödenir.

Stok düzeltmesi nasıl yapılır?

Kayıtlarda yer almayan ya da kayıtlarda olup işletmede bulunmayan emtia için kanunda öngörülen usulle bildirim yapılır.

Peşin ödeme avantajlı mı?

Kanunlar genellikle peşin ödemede ek indirim öngörür; taksit katsayısıyla karşılaştırılmalıdır.

Taksit sayısını sonradan değiştirebilir miyim?

Başvuruda tercih edilen taksit sayısı esas alınır; değişiklik imkânı kanun metnine göre belirlenir.

Her fiil koruma kapsamında mı?

Hayır. Kanunlar, sahte belge düzenleme gibi fiiller bakımından istisnalar içerir.

Matrah artırımı ceza davasını da kapatır mı?

Koruma idari sürece ilişkindir; VUK m.359 kapsamındaki fiiller bakımından kanunlar istisna öngörür ve ceza yargılaması ayrı yürür.

Prim borçları da kapsamda mı?

Tipik olarak evet; sigorta primleri, idari para cezaları ve gecikme zamları kapsama alınır, ancak taksit disiplini ayrı takip edilir.

Yapılandırma yoksa ne yapabilirim?

6183 m.48 uyarınca çok zor durumun belgelenmesi ve teminat gösterilmesi şartıyla tecil ve taksitlendirme talep edilebilir.

Zamanaşımına uğramış borcu yapılandırmalı mıyım?

Hayır. Başvuru borcun kabulü sayılıp zamanaşımını kesebilir; önce vade tarihleri kontrol edilmelidir (6183 m.102-103).

Taksitleri aksatırsam ne olur?

Kanunda öngörülen sayıda taksitin ödenmemesi hâlinde yapılandırma hakkı kaybedilir; silinen ceza ve faizler yeniden gündeme gelir.

Dava mı yapılandırma mı avantajlı?

Başarı ihtimali, yargılama süresi boyunca işleyecek faiz, tahsilat baskısı ve vade avantajı birlikte hesaplanmalıdır.

Yapılandırma borcu ihaleye katılmayı etkiler mi?

Yapılandırılmış ve taksitleri düzenli ödenen borçların durumu, ilgili mevzuata göre değerlendirilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yapılandırma ve matrah artırımı düzenlemeleri süreli kanunlarla getirilir ve kapsam, oran ile süreler her kanunda ayrı belirlenir. Güncel kanun metni esas alınmalıdır; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk