Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması (TMK 432): Kuruma Yerleştirme ve İtiraz
02 Eylül 2026

Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması (TMK 432): Kuruma Yerleştirme ve İtiraz

Türk hukukunda bir kişinin rızası dışında bir sağlık kuruluşuna yerleştirilebilmesi mümkündür — ancak bu, ailenin veya hekimin kararıyla değil, mahkeme kararıyla olur. İlgili düzenleme Türk Medeni Kanunu’nda “koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması” başlığı altında yer alır.

Uygulamada bu kurumun iki yönlü sorun ürettiği görülür. Bir yanda yakınlar, gerçekten korunmaya muhtaç bir kişi için hangi yolu izleyeceklerini bilemez. Diğer yanda kararın muhatabı olan kişi, kendisine tanınan itiraz hakkından ve sürelerinden habersiz kalır.

Bu rehber; kararın şartlarını, usulünü, sürelerini ve kurumdan çıkarılma yolunu, kanun metnine bağlı kalarak açıklıyor.

Kuruma yerleştirme veya itiraz süreci hakkında hukuki destek mi arıyorsunuz?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kanunun Aradığı Üç Unsur

Kanun, tedbirin şartlarını tek maddede toplamıştır ve üç unsurun birlikte gerçekleşmesini arar:

⚖️ Kanun ne diyor

Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir.

Unsurİçeriği
1. Sayılan sebeplerden biriAkıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik
2. TehlikeBu sebeplerden biriyle toplum için tehlike oluşturması
3. Başka yolun bulunmamasıKişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması — tedbir son çaredir

Kişi ergin olmalıdır. Ayrıca kanun, kararda dikkate alınacak bir ölçüt daha ekler: kişinin çevresine getirdiği külfet de göz önünde tutulur.

🎯 Sebep listesi kapalıdır

Maddede sayılan sebepler sınırlı sayıdadır. Listede yer almayan bir durum — örneğin kumar — bu maddeye dayanılarak kuruma yerleştirme sebebi yapılamaz.

Buna karşılık kumar ve benzeri hâller, kişinin kısıtlanmasına ilişkin ayrı hükümler bakımından değerlendirilebilir: kanun; savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetme sebebiyle kendisini ya da ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her erginin kısıtlanacağını düzenler.

İki kurum farklıdır: biri fiil ehliyetinin sınırlanması, diğeri özgürlüğün kısıtlanmasıdır. Talep, doğru kuruma göre kurulmalıdır.

Kamu Görevlileri İçin Bildirim Zorunluluğu

Kanun, tedbirin harekete geçmesini yalnızca yakınların inisiyatifine bırakmaz:

Görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

Kısıtlama bakımından da benzer bir yükümlülük vardır: görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.

Sağlık personeli bakımından bu yükümlülük, suç belirtisini bildirme yükümlülüğünden ayrıdır ve onunla birlikte değerlendirilir; sır saklama ile bildirim yükümlülüğü arasındaki denge için hasta sırrı ve kişisel sağlık verileri rehberine bakınız.

Yetkili Makam: Vesayet Makamı

Karar verme yetkisi idarede değil, mahkemededir:

KonuYetkili
Yerleştirme veya alıkoyma kararıİlgilinin yerleşim yeri vesayet makamı
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerBulunduğu yer vesayet makamı
Kurumdan çıkarmaYerleştirme veya alıkoymaya karar veren vesayet makamı
İtirazDenetim makamı

Ayrıca bir bildirim kuralı daha vardır: kısıtlı bir kişi bir kuruma yerleştirildiği veya alıkonulduğu ya da ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin diğer önlemlerin alınmasına gerek görüldüğü takdirde; kişinin bulunduğu yer vesayet makamı veya özel kanunlarda öngörülen ilgililer, durumu yerleşim yeri vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.

Usul: Rapor Olmadan Karar Verilemez

Kanun, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasını yargılama usulüne bağlar ve saklı tuttuğu kuralları tek tek sayar. Bunların en önemlisi rapor şartıdır:

📋 Resmî sağlık kurulu raporu zorunludur

Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında, ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir.

Bu, kararın en güçlü denetim noktasıdır: rapor alınmadan verilen karar, usul yönünden sakattır.

Raporun temini için öngörülen imkânlar

2019 yılında yapılan değişiklikle, raporun alınabilmesini sağlamak amacıyla somut yetkiler düzenlenmiştir:

  • Kişinin vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle kıl, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilir,
  • Kişiye gerekli tıbbi müdahaleler yapılabilir,
  • Gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir.

Aynı değişiklikle ayrıca; bu madde kapsamında alınan kararların icrası için gerektiğinde ilgili kişi hakkında zor kullanılabileceği ve sağlık görevlilerinden gerekli tıbbi yardım alınabileceği düzenlenmiştir.

⏱️ Yirmi günlük süre: geçici ve amaca bağlıdır

Hekim ön raporu üzerine yapılan yerleştirme, en fazla yirmi gün ile sınırlıdır ve amacı resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesidir. Bu süre, esas tedbirin yerini almaz.

Dolayısıyla bu süre içinde rapor tamamlanmalı ve esas karar verilmelidir. Sürenin amacı dışında uzatılması, itirazın somut dayanağını oluşturur.

Bilgilendirme ve dinlenme

Kanun, kişinin usulî güvencelerini ayrıca sayar:

  • Karar verilirken ilgilinin sebepleri hakkında bilgilendirilmesi ve karara karşı denetim makamına itiraz edebileceğine yazılı olarak dikkatinin çekilmesi zorunludur.
  • Bir kuruma yerleştirilen kişiye; alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir.
  • Mahkeme kararını gerektiren her istem, gecikmeksizin yetkili hâkime ulaştırılır.
  • Hâkim basit yargılama usulüne göre karar verir; ilgili kişiyi dinler ve gecikmeksizin kararını verir.
  • Gerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanır.

Bu güvenceler, dosyada denetlenmesi gereken kontrol noktalarıdır: bilgilendirme yapıldı mı, itiraz hakkı yazılı olarak bildirildi mi, kişi dinlendi mi, rapor alındı mı?

Verilen karara itiraz etmek mi istiyorsunuz?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İtiraz: On Günlük Süre

Kanun itiraz hakkını hem ilgiliye hem yakınlarına tanır:

🗓️ Kimler, ne zaman, nereye

Kuruma yerleştirilen kişi veya yakınları, verilen karara karşı kendilerine bildirilmesinden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler.

Bu hak, kurumdan çıkarılma isteminin reddi hâlinde de kullanılabilir.

İki nokta önemlidir. Birincisi, itiraz hakkı yalnızca ilgiliye değil yakınlarına da tanınmıştır. İkincisi, süre bildirim tarihinden işler; bu nedenle kararın ve bildirimin tarihi dosyada mutlaka belgelenmelidir.

Kurumdan Çıkarılma

Tedbir süresiz değildir. Kanun bunu tek cümleyle bağlar: ilgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır.

Kurumdan çıkarma yetkisi, yerleştirme veya alıkoymaya karar veren vesayet makamına aittir. Bu nedenle çıkarılma talebi kuruma değil, karar veren mahkemeye yöneltilir.

Talebin reddi hâlinde ise yine on günlük itiraz yolu açıktır. Uygulamada en sık yapılan hata, çıkarılma talebinin yalnızca kuruma sözlü olarak iletilmesi ve bunun sonucunda hiçbir sürenin işlememesidir.

Bu Tedbir Neyle Karıştırılmamalıdır?

KurumAmacıSonucu
Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasıTedavi, eğitim veya ıslahElverişli bir kuruma yerleştirme veya alıkoyma
Kısıtlama (hacir)Kişinin ve ailesinin korunmasıFiil ehliyetinin sınırlanması ve vasi atanması
Vesayet ve vasi atanmasıKişinin ve malvarlığının yönetimiTemsil ve yönetim yetkisi
Ceza hukuku tedbirleriSuç işlenmesi hâlindeAyrı kanunlara tabidir

Kanun, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen, korunması ve bakımı için sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağını ayrıca düzenler. Ayrıca bir kimse dinlenilmeden; savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz.

Vesayet ve kısıtlama tarafındaki usul ve talepler ayrı bir konudur; bu ayrımın kurulmadığı dosyalarda talep yanlış mahkemeye ve yanlış kuruma dayandırılır.

Dosyada Kontrol Edilecekler

  • Sebep: Olay, maddede sayılan beş sebepten hangisine giriyor?
  • Tehlike: Toplum için tehlike unsuru somut olarak ortaya konmuş mu?
  • Son çare: Kişisel korunmanın başka şekilde sağlanamadığı gösterilmiş mi?
  • Rapor: Resmî sağlık kurulu raporu alınmış mı; tarihi ve düzenleyen kurul?
  • Yirmi gün: Ön rapor üzerine yerleştirme yapıldıysa süre aşılmış mı?
  • Dinlenme: Hâkim ilgili kişiyi dinlemiş mi?
  • Bilgilendirme: Sebepler bildirilmiş, itiraz hakkı yazılı olarak hatırlatılmış mı?
  • Adli yardım: Gerekli görülmüş mü?
  • Yetki: Karar yerleşim yeri vesayet makamınca mı verilmiş; gecikmede sakınca gerekçesi var mı?
  • Süre: Kararın ve bildirimin tarihi belgelenmiş mi?

Dilekçe Örneği 1 — Kuruma Yerleştirme Talebi

[ … ] SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
(Vesayet makamı sıfatıyla)

TALEP EDEN: [Ad Soyad] — T.C. [ … ] — yakınlık: [ … ]
HAKKINDA TALEPTE BULUNULAN: [Ad Soyad] — T.C. [ … ] — [yerleşim yeri adresi]
KONU: Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması ve elverişli bir kuruma yerleştirilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR:

1. TARAFLAR VE YETKİ. Hakkında talepte bulunulan kişi, [adres]‘te yerleşiktir. Yetkili vesayet makamı Sayın Mahkemenizdir. (Ek-1: nüfus ve yerleşim yeri kayıtları)

2. SEBEP. İlgili hakkında, kanunda sayılan sebeplerden [akıl hastalığı / akıl zayıflığı / alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı / ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık] hâli bulunmaktadır. (Ek-2: mevcut tıbbi belgeler, epikriz, önceki raporlar)

3. TEHLİKE UNSURU. (Somut olay ve tarihlerle yazılır; genel ifade yeterli değildir.)
a) …/…/20… tarihinde [olay],
b) …/…/20… tarihinde [olay],
c) [kolluk tutanağı / hastane kaydı / tanık].

4. BAŞKA YOLUN BULUNMAMASI. İlgilinin kişisel korunması başka şekilde sağlanamamaktadır: [ayaktan tedavi denenmiş ancak sürdürülememiştir / aile içinde bakım imkânı bulunmamaktadır / önceki tedaviler sonuçsuz kalmıştır]. (Ek-3)

5. ÇEVREYE GETİRDİĞİ KÜLFET. [Somut olarak açıklanır.]

TALEP:
i. Kanunun aradığı üzere resmî sağlık kurulu raporu alınmasına, bu amaçla gerekli görülürse ilgilinin hekim ön raporu üzerine mevzuatta öngörülen süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilmesine,
ii. İlgilinin dinlenmesine,
iii. Şartların oluştuğunun tespiti hâlinde tedavisi için elverişli bir kuruma yerleştirilmesine,
iv. Gecikmesinde sakınca bulunduğundan ivedilikle karar verilmesine
karar verilmesini saygıyla talep ederim.

…/…/20…
Talep Eden — [Ad Soyad]

Not: Talep, kişinin kısıtlanması (vasi atanması) talebinden farklıdır. Her ikisi isteniyorsa ayrı ayrı ve gerekçeleriyle belirtilmelidir.

Dilekçe Örneği 2 — Karara İtiraz

[ … ] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
(Denetim makamı sıfatıyla)
([ … ] Sulh Hukuk Mahkemesi’nin …/… E. …/… K. sayılı kararına itiraz)

İTİRAZ EDEN: [Ad Soyad] — [kuruma yerleştirilen kişi / yakını — yakınlık derecesi]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]
KARARIN BİLDİRİM TARİHİ: …/…/20…
KONU: Kuruma yerleştirme kararına itirazlarımızdır.

AÇIKLAMALAR:

1. SÜRE. Kanun, kuruma yerleştirilen kişi veya yakınlarının, karara karşı kendilerine bildirilmesinden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceğini düzenlemektedir. İşbu itiraz süresi içindedir.

2. RAPOR ŞARTI KARŞILANMAMIŞTIR. Kanuna göre sayılan hâllerde ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir. Dosyada [resmî sağlık kurulu raporu bulunmamaktadır / yalnızca hekim ön raporuna dayanılmıştır].

3. DİNLENME YAPILMAMIŞTIR. Kanun, hâkimin ilgili kişiyi dinleyeceğini öngörmektedir. Müvekkil dinlenmemiştir.

4. BİLGİLENDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ İHLAL EDİLMİŞTİR. Karar verilirken ilgilinin sebepler hakkında bilgilendirilmesi ve itiraz edebileceğine yazılı olarak dikkatinin çekilmesi zorunludur. Bu yapılmamıştır.

5. ŞARTLAR OLUŞMAMIŞTIR.
a) Toplum için tehlike unsuru somut olarak ortaya konmamıştır,
b) Kişisel korunmanın başka şekilde sağlanamayacağı gösterilmemiştir; ayaktan tedavi ve aile desteğiyle koruma mümkündür. (Ek: tedavi planı, hekim görüşü, aile beyanı)

6. SÜRE AŞIMI. Müvekkil, hekim ön raporu üzerine yerleştirilmiş olup mevzuatta öngörülen azami süre aşılmıştır.

7. ADLİ YARDIM. Kanun, gerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanacağını öngörmektedir; bu husus değerlendirilmemiştir.

TALEP: İtirazımızın kabulü ile kararın kaldırılmasına; aksi kanaat hâlinde resmî sağlık kurulu raporu aldırılarak ve müvekkil dinlenerek yeniden değerlendirme yapılmasına karar verilmesini saygıyla talep ederiz.

…/…/20…
İtiraz Eden Vekili — Av. [Ad Soyad]

Dilekçe Örneği 3 — Kurumdan Çıkarılma Talebi

[ … ] SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
(Yerleştirme kararını veren vesayet makamı)
(Dosya No: …/… E.)

TALEP EDEN: [Ad Soyad] — [kuruma yerleştirilen kişi / yakını] — Vekili Av. [Ad Soyad]
KONU: Kurumdan çıkarılma talebimizdir.

AÇIKLAMALAR:

1. Müvekkil, Sayın Mahkemenizin …/… E. …/… K. sayılı kararıyla …/…/20… tarihinde [kurum]‘a yerleştirilmiştir.

2. YETKİ. Kanun uyarınca, yerleştirme veya alıkoymaya karar veren vesayet makamı kurumdan çıkarmaya da yetkilidir. Bu nedenle talep Sayın Mahkemenize yöneltilmektedir.

3. DURUM DEĞİŞMİŞTİR. Kanun, “ilgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır” hükmünü içermektedir. Müvekkilin durumu çıkarılmaya elverişlidir:
a) [Kurum hekimi / sağlık kurulu] raporunda [bulgular] belirtilmiştir. (Ek-1)
b) Tedavi [ayaktan sürdürülebilir niteliktedir]. (Ek-2: tedavi ve izlem planı)
c) Toplum için tehlike unsuru ortadan kalkmıştır. (Ek-3)
ç) Taburculuk sonrası bakım ve takip şu şekilde sağlanacaktır: [somut plan, sorumlu yakın, randevu ve kontrol takvimi]. (Ek-4)

TALEP: Müvekkilin kurumdan çıkarılmasına; gerekli görülmesi hâlinde güncel resmî sağlık kurulu raporu aldırılmasına ve müvekkilin dinlenmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz.

…/…/20…
Talep Eden Vekili — Av. [Ad Soyad]

Not: Talebin reddi hâlinde, ret kararının bildirilmesinden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir. Talebin yalnızca kuruma sözlü olarak iletilmesi hiçbir süre başlatmaz.

Sık Yapılan Beş Hata

HataSonucuDoğrusu
Talebi kuruma veya idareye yöneltmekSüreç başlamaz, süre işlemezTalep vesayet makamına yöneltilir
Kısıtlama ile karıştırmakYanlış kurum ve yanlış sonuçİkisi ayrı kurumdur; gerekiyorsa ayrı ayrı istenir
Tehlike unsurunu genel ifadeyle yazmakŞart ortaya konmamış sayılırTarih ve olayla somutlaştırmak
On günlük itiraz süresini kaçırmakKarar kesinleşirBildirim tarihinden itibaren 10 gün
Çıkarılma talebini yazılı yapmamakRet kararı ve itiraz hakkı doğmazTalep karar veren mahkemeye yazılı verilir

Sonuç

Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, istisnai ve son çare niteliğinde bir tedbirdir. Kanun bunu üç unsura bağlamıştır: sayılan sebeplerden biri, toplum için tehlike ve kişisel korunmanın başka şekilde sağlanamaması. Sebep listesi kapalıdır.

Usul tarafında en güçlü güvence resmî sağlık kurulu raporu şartıdır; buna kişinin dinlenmesi, sebeplerin bildirilmesi ve itiraz hakkının yazılı olarak hatırlatılması eklenir. Rapor alınabilmesi için öngörülen yerleştirme ise süreyle sınırlı ve amaca bağlıdır.

Tedbir kalıcı değildir: durum elverir elvermez kurumdan çıkarılma gerekir ve bu talep, kuruma değil karar veren mahkemeye yöneltilir. Hem karara hem de çıkarılma isteminin reddine karşı on günlük itiraz yolu açıktır.

⚖️ Dayanak Mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 432 — koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasının şartları ve bildirim yükümlülüğü
  • Anılan Kanun m. 433yetkili vesayet makamı ve kurumdan çıkarma yetkisi
  • Anılan Kanun m. 434 — vesayet makamları arasında bildirim yükümlülüğü
  • Anılan Kanun m. 435on günlük itiraz süresi ve denetim makamı
  • Anılan Kanun m. 436 — usul; resmî sağlık kurulu raporu şartı, bilgilendirme ve yazılı bildirim
  • Anılan Kanun m. 436 (2019 değişikliği) — örnek alma, tıbbi müdahale, en fazla yirmi günlük yerleştirme ve zor kullanma
  • Anılan Kanun m. 437basit yargılama usulü, dinlenme ve adli yardım
  • Anılan Kanun m. 405 — akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama
  • Anılan Kanun m. 406 — savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetim sebebiyle kısıtlama
  • Anılan Kanun m. 409dinlenilmeden kısıtlama yapılamaması

Tedbirin Karıştırıldığı Kurumlar

Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, kısıtlama (vesayet) ve kayyımlıktan farklı bir tedbirdir. Bu ayrım, hangi makama başvurulacağını ve hangi sonucun doğacağını belirler.

Benzer kurumların karşılaştırması
KurumİçerikDayanak
Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasıKişinin korunması amacıyla bir kuruma yerleştirilmesi veya alıkonulmasıTMK m.432 vd.
İtirazKarara karşı kanunda öngörülen süre içinde denetim makamına itiraz edilebilirTMK m.432 vd.
KısıtlamaFiil ehliyetinin sınırlanması sonucunu doğuran vesayet altına alma
Temsil kayyımıBir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı temsil kayyımı atarTMK m.426/2
Yönetim kayyımıYönetilmesi gereken malvarlığı için kimse bulunmadığındaTMK m.427
Vesayet makamı işlemleriKanunda sayılan işlemler vesayet makamının, bazıları ayrıca denetim makamının iznine tabidirTMK m.462-463
Tıbbi müdahaleTıbbi müdahale kural olarak kişinin rızasına bağlıdır1219 s.K. m.70
Kişilik hakkıMüdahale kişilik hakkına yönelir; hukuka uygunluğunu geçerli rızadan alırTMK m.24-25

Dördüncü ve altıncı satırlar, uygulamada sıkça birlikte gündeme gelir: kuruma yerleştirilen kişinin malvarlığına ilişkin bir işlem yapılacaksa, bu tedbir tek başına yeterli değildir. Temsil ve izin rejimi ayrıca işletilmeli; menfaat çatışması varsa kayyım atanması istenmelidir.

Tedbir, tıbbi müdahaleye rıza yerine geçmez. Kişinin korunması amacıyla bir kuruma yerleştirilmiş olması, ona uygulanacak her tıbbi müdahalenin hukuka uygun sayılacağı anlamına gelmez. Müdahale kural olarak rızaya bağlıdır ve rıza ehliyeti ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle kurum kayıtlarında, hangi müdahale için hangi tarihte kimin rızasının alındığının ayrı ayrı görünmesi gerekir.

Dosyada Denetlenecek Usul Unsurları

Bu tedbirde esasa girmeden önce usulün denetlenmesi, itirazın en verimli yoludur.

Usul denetimi
UnsurNe aranır
RaporUzman raporu alınmadan karar verilip verilmediği
DinlenmeKişinin bizzat dinlenip dinlenmediği
GerekçeKararda hangi somut olguya dayanıldığı
ÖlçülülükDaha hafif bir tedbirin yeterli olup olmayacağının tartışılması
SüreTedbirin süresinin ve gözden geçirme takviminin belirlenmesi
BildirimKararın kişiye ve yakınlarına tebliği
İtiraz süresiKanunda öngörülen süre içinde denetim makamına başvuru
ÇıkarılmaKoşullar ortadan kalktığında kurumdan çıkarılma talebi

Dördüncü satır, itirazın en güçlü başlığıdır: özgürlüğü kısıtlayan bir tedbirde, aynı amaca daha hafif bir önlemle ulaşılıp ulaşılamayacağının tartışılmamış olması ölçülülük denetimi bakımından eksikliktir. Bu husus, itiraz dilekçesinde somut alternatiflerle birlikte ileri sürülmelidir.

Vesayet ve izin için vasi, izin ve kayyım işlemleri rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bir kişi rızası olmadan tedavi kurumuna yerleştirilebilir mi?

Kanunda sayılan sebeplerden biriyle toplum için tehlike oluşturan ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilebilir veya alıkonulabilir. Karar mahkemeye aittir.

Hangi sebepler sayılmıştır?

Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık ve serserilik sayılmıştır. Bu liste sınırlıdır; listede olmayan bir hâl bu maddeye dayanılarak yerleştirme sebebi yapılamaz.

Kumar bağımlılığı bu kapsama girer mi?

Maddede sayılan sebepler arasında yer almaz. Buna karşılık savurganlık, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetme gibi hâller, kişinin kısıtlanmasına ilişkin ayrı hükümler bakımından değerlendirilebilir. Kısıtlama ile özgürlüğün kısıtlanması farklı kurumlardır.

Karara hangi mahkeme yetkilidir?

Yerleştirme veya alıkoymaya karar verme yetkisi, ilgilinin yerleşim yeri; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise bulunduğu yer vesayet makamına aittir.

Rapor olmadan karar verilebilir mi?

Verilemez. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı ve ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir.

Rapor için kişi hastaneye yatırılabilir mi?

Kanun, resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla; kişinin vücudundan biyolojik örnekler alınabileceğini, gerekli tıbbi müdahaleler yapılabileceğini ve gerektiğinde kişinin hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebileceğini düzenlemiştir.

Kararın icrasında zor kullanılabilir mi?

Kanunda, bu madde kapsamında alınan kararların icrası için gerektiğinde ilgili kişi hakkında zor kullanılabileceği ve sağlık görevlilerinden gerekli tıbbi yardım alınabileceği düzenlenmiştir.

Kişi mahkemede dinlenir mi?

Hâkim basit yargılama usulüne göre karar verir; ilgili kişiyi dinler ve gecikmeksizin kararını verir. Ayrıca gerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanır.

Karara kimler itiraz edebilir?

Kuruma yerleştirilen kişi veya yakınları, verilen karara karşı kendilerine bildirilmesinden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilir. Bu hak, kurumdan çıkarılma isteminin reddi hâlinde de kullanılabilir.

İtiraz süresi ne zaman başlar?

Kararın ilgililere bildirildiği tarihten başlar. Bu nedenle kararın ve bildirimin tarihi belgelenmelidir. Ayrıca kuruma yerleştirilen kişiye, itiraz edebileceği en geç on gün içinde derhal yazılı olarak bildirilir.

Kişi ne zaman kurumdan çıkarılır?

Kanun açıktır: ilgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır. Tedbir süresiz değildir.

Çıkarılma talebi nereye yapılır?

Yerleştirme veya alıkoymaya karar veren vesayet makamı, kurumdan çıkarmaya da yetkilidir. Bu nedenle talep kuruma değil, kararı veren mahkemeye yöneltilmelidir.

Kamu görevlilerinin bildirim yükümlülüğü var mı?

Vardır. Görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri, durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır. Vesayet bakımından da idari makamlar, noterler ve mahkemeler için benzer bir yükümlülük öngörülmüştür.

Bu tedbir kısıtlama (vasi atanması) ile aynı mı?

Değildir. Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, tedavi, eğitim veya ıslah amacıyla kuruma yerleştirme sonucunu doğurur. Kısıtlama ise fiil ehliyetinin sınırlanması ve vasi atanmasıyla ilgilidir. Her ikisi isteniyorsa ayrı ayrı talep edilmelidir.

Bu içerik Sağlık Hukuku ve Malpraktis alanındadır. Tüm başlıklar için Malpraktis Rehberleri ve İdare Hukuku Rehberi sayfalarına bakabilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk