Bulaşıcı Hastalıkta Bildirim, Tecrit ve Karantina: Yükümlülükler ve Yaptırımlar
02 Eylül 2026

Bulaşıcı Hastalıkta Bildirim, Tecrit ve Karantina: Yükümlülükler ve Yaptırımlar

Bulaşıcı hastalık hukuku, Türkiye’de 1930 tarihli Umumi Hıfzıssıhha Kanunu üzerine kuruludur. Dili eskidir, ancak hükümleri yürürlüktedir ve son yıllarda hem bildirim hem tecrit tarafında fiilen uygulanmıştır.

Bu alan iki yönlü bir gerilim taşır. Bir yanda hekimin sır saklama yükümlülüğü ile ihbar zorunluluğu, diğer yanda kişi özgürlüğü ile kamu sağlığı karşı karşıya gelir. Kanun bu gerilimi, yükümlülükleri ve tedbirleri tek tek sayarak çözer.

Bu rehber; kimin, ne zaman, nereye bildirim yapacağını, hangi tedbirlerin uygulanabileceğini ve tedbirlere uymamanın cezai sonucunu açıklıyor.

Bildirim, tecrit veya idari yaptırım süreci hakkında destek mi arıyorsunuz?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bildirimi Zorunlu Hastalıklar

Kanun, bildirimi zorunlu hastalıkları tek tek sayar. Listede; kolera, veba, lekeli humma, karahumma ve paratifo, her nevi gıda maddesi zehirlenmesi, çiçek, difteri, salgın beyin zarı iltihabı, uyku hastalığı, dizanteri, lohusa humması, ruam, kızıl, şarbon, çocuk felci, kızamık, cüzam, dönek humma ve malta humması yer alır.

Bildirim yükümlülüğü yalnızca kesin teşhisle sınırlı değildir. Kanun üç hâli birlikte sayar:

HâlBildirim
Hastalıklardan biri zuhur ederseZorunlu
Bunların birinden şüphe edilirseZorunlu
Bu hastalıklardan ölüm meydana gelirse veya ölümün bu sebeple olduğundan şüphe edilirseZorunlu

Ayrıca kanun ayrı bir hâli daha sayar: kuduz veya kuduz şüpheli bir hayvan tarafından ısırılmalar, kuduza yakalanan hastalar ve kuduzdan ölenlerin ihbarı da zorunludur.

📢 Liste genişletilebilir

Kanun, sayılan hastalıklar dışında herhangi bir hastalık istilai şekil aldığı veya böyle bir tehlike baş gösterdiği takdirde; o hastalığın bildiriminin memleketin her tarafında veya bir kısmında zorunlu olduğunu ilan etmeye ve kanunda yazılı tedbirlerin tamamını veya bir kısmını uygulamaya Bakanlığı yetkili kılmıştır.

Yani bildirim listesi ve tedbir seti, salgın hâlinde idari kararla genişletilebilir. Bu nedenle güncel bildirim listesi ve sürveyans düzenlemeleri ayrıca kontrol edilmelidir.

Kim Bildirir? — Üç Katmanlı Yükümlülük

1. Hekim: yirmi dört saat

Kanun hekim için somut bir süre öngörür:

⏱️ Kanun ne diyor

Sanatını icra eden her tabip, sayılan vakaları kesin veya muhtemel teşhis koymasını takiben ilk yirmi dört saat içinde; sıhhiye dairesine, hükümet veya belediye tabibi bulunmadığı takdirde polis veya jandarma karakoluna, hastanın ismi ve adresiyle birlikte yazılı veya sözlü olarak haber verir.

İki nokta dikkat çekicidir. Birincisi, muhtemel teşhis de süreyi başlatır; kesin tanı beklenmez. İkincisi, bildirim hastanın ismi ve adresiyle yapılır — yani burada sır saklama yükümlülüğüne kanunla getirilmiş açık bir istisna vardır.

Polis ve jandarma daireleri, öğrendikleri bu vakaları hiç vakit kaybetmeden ilgili makamlara bildirmekle yükümlüdür.

2. Diğer sağlık meslek mensupları ve kurumlar

Yükümlülük hekimle sınırlı değildir. Kanun, sanatlarını icra sebebiyle bu vakalardan haberdar olan eczacılar, diş tabipleri, ebeler, hasta bakıcılar ile ölü tabutlayan ve yıkayanların; ayrıca hastane baştabipleri, okul, fabrika, imalathane, hayır müessesesi, ticarethane ve mağaza, otel, pansiyon, han, hamam ve cezaevi sahip, kiracı veya müdürleri ile apartman kapıcıları ve köy ihtiyar heyetlerinin derhâl bildirimde bulunmasını arar.

Bir bildirim yükümlülüğü daha vardır: hastalığa yakalanan kişinin ikametgâhının değiştiğini öğrenen yükümlüler, bu nakli de ihbar etmek zorundadır.

3. Ceza kanunundaki paralel yükümlülük

Sağlık mesleği mensubu bakımından ayrıca genel bir ceza hükmü işler: görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirtiyle karşılaşmasına rağmen durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu cezalandırılır. Bu hükmün kapsamı ve sır saklama yükümlülüğüyle ilişkisi için hasta sırrı ve kişisel sağlık verileri rehberine bakınız.

🔓 Bildirim, sır ihlali değildir

Hasta Hakları Yönetmeliği, sağlık hizmetinin verilmesi sebebiyle edinilen bilgilerin “kanun ile müsaade edilen hâller dışında” açıklanamayacağını düzenler. Bildirimi zorunlu hastalıklara ilişkin ihbar, tam olarak kanunla müsaade edilen bir hâldir.

Dolayısıyla bildirim yapmak sırrın ihlali sayılmaz; aksine bildirmemek yaptırıma tabidir.

İnceleme Yetkisi

İhbar üzerine süreç kendiliğinden işler. Hükümet tabipleri veya bulunmadığı yerlerde belediye tabipleri, mahallinde gerekli incelemeyi yapar, hastalığın gerçek olup olmadığını ve sebeplerini araştırarak üst makama bildirir. Kanun ayrıca bütün Devlet kuvvetlerinin bu tabiplere yardım etmeye mecbur olduğunu düzenler.

İnceleme, ihbar bulunmasa dahi yapılabilir: bulaşıcı ve yayılmacı bir hastalık ihbar edilmediği hâlde Hükümetçe şüphelenilmesi durumunda da inceleme yürütülebilir ve sağlık memurları gerekli gördükleri yerlerde hastaları veya hastalık etkenlerini araştırmaya yetkilidir.

Kanun, inceleme yapan tabibe hastanın yanına girme ve hastayı ve gerektiğinde evi inceleme yetkisi de tanır. Bu yetkiye muhalefet edenler hakkında ceza hükmü uygulanır.

Uygulanabilecek Yedi Tedbir

Sayılan hastalıklardan biri ortaya çıktığında veya ortaya çıkmasından şüphelenildiğinde uygulanacak tedbirler kanunda yedi başlıkta sayılmıştır:

#Tedbir
1Hasta olanların, hasta olduğundan şüphe edilenlerin ve hastalığı yaydığı bilimsel incelemeyle anlaşılanların; gereken süre boyunca evlerinde veya sağlık şartlarını taşıyan yerlerde tecrit ve müşahede altına alınması
2Hastalara veya hastalığa maruz bulunanlara serum veya aşı uygulanması
3Kişilerin, eşyanın, elbise, çamaşır ve binaların ve bulaşmaya maruz olduğu anlaşılan maddelerin dezenfeksiyonu
4Hastalık yayan haşere ve hayvanların itlafı
5Ülke içinde seyahat edenlerin gereken yerlerde muayenesi ve eşyalarının dezenfeksiyonu
6Hastalığın yayılmasına sebep olan gıda maddelerinin satış ve tüketiminin menedilmesi
7İçinde salgın hastalık görülen umumi mahallerin, tehlike geçinceye kadar kapatılması ve tahliyesi

Evde tecrit: kural ve istisna

Kanun, tecridin yerini de ayırır. Kolera, veba ve ruam dışındaki hastalarda evlerinde tecrit edilmelerine izin verilir — ancak bunun için ilgili sağlık memurlarınca tecridin etkili olmasını sağlayacak şartların mevcut olduğunun kabul edilmiş olması gerekir. Bu hâlde hastaların evlerine özel bir işaret konularak dışarıyla teması engellenir.

Kolera, veba ve ruam hastaları ile bulundukları yerde tecridi mümkün ve yeterli görülmeyen diğer hastalar bakımından ise farklı bir düzen öngörülmüştür.

Toplantı ve Ulaşım Kısıtlamaları

Kanun, salgın hâlinde daha geniş tedbirlere de imkân tanır: bulaşıcı ve salgın hastalıklardan birinin hüküm sürdüğü veya tehdit ettiği yerlerde, Bakanlığın onayıyla bütün umumi mahallerde yapılacak toplantılar sınırlandırılabilir veya menedilebilir.

Ayrıca hastalarla hastalığı şüpheli olanların ve hastalığın yayılmasına vasıta olabilecek eşyanın; dezenfeksiyon yapılmaksızın nakline ve bütün kara, deniz ve hava nakil vasıtalarının dezenfeksiyona tabi tutulmadan seyrüseferine engel olunur.

Suyla bulaşan hastalıkların salgın hâlinde hüküm sürdüğü yerlerde ve çevresinde; umumi banyolar, kuyular, tuvaletler, şehir ve köylere gelen sular ile çamaşır yıkamaya mahsus umumi yerlerin ve şüpheli görülen dere, nehir ve göl sularının kullanılması yasaktır.

Uygulanan tedbire itiraz mı edeceksiniz?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Meslekten Geçici Men

Bireysel sonuç doğuran, az bilinen bir tedbir daha vardır:

🚷 Hıfzıssıhha meclisi kararıyla men

Etrafında bulunanlara bulaşıcı ve salgın hastalıklardan birini nakle vasıta olduğu muhakkak olan kimseler, geçici olarak ve bu hâl ortadan kalkıncaya kadar, hıfzıssıhha meclisleri kararıyla meslek ve sanatlarının icrasından menolunur.

Bu, doğrudan çalışma hakkını etkileyen bir idari tedbirdir. İki sınırı vardır: geçicidir ve hâl ortadan kalkınca sona erer. Ayrıca “nakle vasıta olduğu muhakkak” olma şartı arandığından, şüphe düzeyindeki tespitler yeterli değildir.

Sağlık kuruluşları bakımından enfeksiyon kontrolüne ilişkin organizasyon sorumluluğu ayrı bir konudur; bunun tazminat boyutu için hastane enfeksiyonu ve organizasyon kusuru rehberine bakınız.

Aşı Yükümlülüğü

Kanun, çiçek aşısı bakımından açık bir zorunluluk düzenlemiştir ve bu hükümler yürürlüktedir:

KimYükümlülük
HerkesTürkiye dâhilinde her fert çiçek aşısı ile mükerreren aşılanmaya mecburdur
Yeni doğanlarTürkiye hudutları dâhilinde doğan her çocuk, doğumu takip eden ilk dört ay zarfında aşılanır
Anne ve babaAşı mecburiyetinin yerine getirilmesinden aynı suretle sorumludur
Bakan kişi veya kurumEbeveyni olmayan veya yanında bulunmayan çocuklarda, çocuğu bakmak üzere kabul eden şahıslar veya müessese müdürleri sorumludur
Otuz yaşına kadar olanlarÇiçek aşısını beş senede bir tekrar ettirmeye mecburdur
İşverenlerTicari ve sınai bütün müesseseler sahipleri, müstahdemlerini kendi vasıtalarıyla kanunun gösterdiği sürelerde aşılamaya mecburdur

Çiçek salgını meydana geldiğinde ise sağlık memurlarınca lüzum görülecek bütün şahıslara çiçek aşısı uygulanması zorunludur. Aşı, Hükümetçe hazırlanır ve ücretsiz dağıtılır ve uygulanır.

Tedaviyi reddetme hakkının bu noktadaki sınırı için tedaviyi reddetme hakkı ve rızanın sınırları rehberine bakınız: Hasta Hakları Yönetmeliği reddetme hakkını “kanunen zorunlu olan hâller dışında” tanımıştır.

Yaptırımlar

FiilSonuç
Karantina tedbirlerine uymamakBulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
İnceleme yapan memura muhalefetAynı ceza hükmü uygulanır
Kanundaki diğer yasak ve zorunluluklara aykırılıkFiil ayrıca suç oluşturmadığı takdirde idari para cezası (kanundaki tutarlar güncellenmektedir)
Yasak mikropların laboratuvarda bulundurulmasıKolera, veba ve ruam kültürlerini bulunduranlar hakkında adlî para cezası
Usulsüz ölü gömmeÖlü gömülmesine ayrılan yerlerden başka yerlere ölü gömen veya gömdüren kişi altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır

Sağlık kuruluşu bakımından ise ayrıca idari denetim hattı işler; denetim, savunma süreleri ve yaptırım merdiveni için hastane ve sağlık kuruluşu şikâyeti rehberine bakınız.

Bulaşıcı Hastalık ve Diğer Kurumlarla Kesişme

KesişmeSonucu
Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasıAğır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık, Medeni Kanun’da kuruma yerleştirme sebepleri arasında sayılmıştır; karar vesayet makamına aittir ve resmî sağlık kurulu raporu gerekir
Genel sağlık sigortasıBildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklarda, sağlık hizmetlerinden yararlanmak için aranan prim ve borç şartları aranmaz
Sır saklamaBildirim, kanunla müsaade edilen hâl olduğundan sır ihlali sayılmaz
Tedaviyi reddetmeReddetme hakkı kanunen zorunlu hâller dışında tanınmıştır

Kuruma yerleştirme usulü ve itiraz süreleri için koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, prim şartının aranmadığı hâller için SGK sağlık giderini ödemiyorsa rehberlerine bakınız.

Dilekçe Örneği 1 — Tedbire İtiraz ve Kaldırılma Talebi

[ … ] VALİLİĞİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ’NE
([ … ] İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kuruluna sunulmak üzere)

BAŞVURAN: [Ad Soyad] — T.C. [ … ] — [adres]
İLGİ: …/…/20… tarihli ve [ … ] sayılı tedbir kararı (tebliğ tarihi: …/…/20…)
KONU: Hakkımda uygulanan tedbirin kaldırılması talebimdir.

AÇIKLAMALAR:

1. TEDBİR. Hakkımda [tecrit / meslek ve sanatın icrasından geçici men / işyerinin kapatılması] tedbiri uygulanmıştır.

2. ŞARTLAR OLUŞMAMIŞTIR.
a) Meslekten men bakımından: Kanun, kişinin etrafındakilere hastalığı nakle vasıta olduğunun muhakkak olmasını aramaktadır. Dosyada bu husus tespit ve tevsik edilmemiştir.
b) Tecrit bakımından: Kanun, tecridin fennen gereken süre ile sınırlı olduğunu düzenlemektedir; bu süre dolmuştur.
c) Kanun, tedbirin geçici olduğunu ve hâl ortadan kalkınca sona ereceğini öngörmektedir.

3. GÜNCEL DURUM. …/…/20… tarihli [laboratuvar sonucu / hekim raporu] ile bulaştırıcılığın sona erdiği belgelenmiştir. (Ek-1, Ek-2)

4. ÖLÇÜLÜLÜK. Amaç, daha hafif bir tedbirle — [periyodik kontrol / kısmi kısıtlama] — sağlanabilecekken en ağır tedbir uygulanmıştır.

TALEP: Hakkımda uygulanan tedbirin kaldırılmasına; aksi hâlde tedbirin hangi tarihe kadar ve hangi gerekçeyle süreceğinin yazılı olarak bildirilmesine karar verilmesini talep ederim. İdari yargı yoluna başvurma hakkım saklıdır.

…/…/20…
[Ad Soyad — İmza]

Dilekçe Örneği 2 — İdari Para Cezasının İptali

[ … ] SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE
(İdari yaptırım kararına itiraz — 5326 sayılı Kanun uyarınca)

İTİRAZ EDEN: [Ad Soyad / Unvan] — Vekili Av. [Ad Soyad]
İDARE: [ … ] Valiliği / Kaymakamlığı
KARAR: …/…/20… tarih ve [ … ] sayılı idari para cezası (tebliğ: …/…/20…)
KONU: İdari yaptırım kararının kaldırılması talebimizdir.

AÇIKLAMALAR:

1. SÜRE. İşbu itiraz, kararın tebliğinden itibaren kanuni süre içinde yapılmaktadır.

2. FİİL SOMUTLAŞTIRILMAMIŞTIR. Kararda, müvekkilin hangi yasağa aykırı hareket ettiği veya hangi zorunluluğa uymadığı ve bunun hangi maddeye dayandığı gösterilmemiştir.

3. TUTANAK. Tespit tutanağı [düzenlenmemiş / müvekkile tebliğ edilmemiş / imzadan imtina tutanağı tutulmamıştır]. Tutanakta tarih, saat ve yer bilgileri eksiktir.

4. YÜKÜMLÜLÜK YERİNE GETİRİLMİŞTİR. Müvekkil, [bildirimi süresinde yapmış / tedbire uymuştur]. (Ek: bildirim kaydı, tarih ve saat bilgisi, yazışmalar)

5. SAVUNMA ALINMAMIŞTIR. İşlem tesis edilmeden önce müvekkilin savunması alınmamıştır.

6. ÖLÇÜLÜLÜK. Fiilin ağırlığı ile yaptırım arasında orantı bulunmamaktadır.

TALEP: İdari yaptırım kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz.

…/…/20…
İtiraz Eden Vekili — Av. [Ad Soyad]

Not: Yaptırımın türüne göre görevli merci değişebilir. Faaliyet durdurma ve benzeri idari işlemler bakımından idari yargı yolu değerlendirilmelidir.

Dilekçe Örneği 3 — Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesi

[ … ] İL/İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ’NE
(Bulaşıcı hastalık bildirimi)

BİLDİRİMDE BULUNAN: Dr. [Ad Soyad] — [unvan / kurum / diploma no]
BİLDİRİM TARİHİ VE SAATİ: …/…/20… — saat [ … ]
TEŞHİS TARİHİ VE SAATİ: …/…/20… — saat [ … ]
KONU: Bildirimi zorunlu hastalık ihbarıdır.

1. HASTA BİLGİLERİ. Ad Soyad: [ … ] — T.C.: [ … ] — Doğum tarihi: [ … ]
Adres: [ … ] — Telefon: [ … ]

2. TEŞHİS. [Hastalık adı][kesin teşhis / muhtemel teşhis]
Dayanak: [klinik bulgular / laboratuvar sonucu / görüntüleme] (Ek-1)

3. BAŞVURU VE BULGULAR. İlk başvuru tarihi: [ … ] — Şikâyetler: [ … ] — Bulgular: [ … ]

4. TEMASLILAR. Hastanın birlikte yaşadığı kişiler ve bilinen yakın temaslıları: [ … ] (Bilindiği ölçüde bildirilir.)

5. ALINAN TEDBİRLER. [Hastaya bilgi verilmiş / evde tecrit önerilmiş / kuruma yatış yapılmış / numune gönderilmiştir.]

6. İşbu bildirim, kanunda öngörülen yirmi dört saatlik süre içinde yapılmaktadır.

…/…/20…
Dr. [Ad Soyad] — İmza / Kaşe

Not: Bildirim, mevcut sürveyans sistemi üzerinden elektronik olarak da yapılabilir. Her hâlde bildirim tarih ve saatinin kayda geçmesi sağlanmalıdır; süre bu kayıtla ispatlanır.

Sık Yapılan Beş Hata

HataSonucuDoğrusu
Kesin tanı beklemekYirmi dört saatlik süre işlemeye devam ederMuhtemel teşhis de süreyi başlatır
Bildirimi sır ihlali sanmakYükümlülük yerine getirilmezBildirim kanunla müsaade edilen hâldir
Bildirim tarih ve saatini kayda geçirmemekSüre uyuşmazlığında ispat güçlüğüKayıt ve saat mutlaka belgelenmeli
Tedbiri süresiz sanmakGereksiz kısıtlama sürerTedbir geçicidir; hâl kalkınca sona erer
Meslekten men kararını sorgusuz kabullenmekÇalışma hakkı gereksiz kısıtlanır“Nakle vasıta olduğu muhakkak” şartı aranır

Sonuç

Bulaşıcı hastalık hukukunun omurgası bildirimdir. Hekim için süre yirmi dört saattir ve muhtemel teşhis de bu süreyi başlatır; yükümlülük eczacıdan apartman kapıcısına kadar geniş bir kesime yayılmıştır. Bildirim, sır saklama yükümlülüğünün kanunla tanınmış istisnasıdır.

Tedbir tarafında kanun, tecritten umumi mahallerin kapatılmasına ve meslekten geçici mene kadar uzanan yedi başlıklı bir set öngörür. Bu tedbirlerin ortak sınırı aynıdır: geçicidirler, fennen gereken süreyle bağlıdırlar ve şartları ortadan kalkınca sona ererler.

Yaptırım tarafında ise ayrım nettir: kanundaki genel aykırılıklar idari para cezası, karantina tedbirlerine uymamak ise doğrudan hapis cezası doğurur. Bu nedenle bir tedbirin “karantina tedbiri” niteliğinde olup olmadığı, savunmanın ilk kurulacağı noktadır.

⚖️ Dayanak Mevzuat

  • 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu m. 57bildirimi zorunlu hastalıklar listesi ve kuduz ihbarı
  • Anılan Kanun m. 58, 60, 61 — hekim için 24 saatlik bildirim ve diğer yükümlüler
  • Anılan Kanun m. 64 — bildirim ve tedbir kapsamının genişletilmesi yetkisi
  • Anılan Kanun m. 65, 66, 67 — inceleme yetkisi ve hastanın yanına girme
  • Anılan Kanun m. 72 — uygulanabilecek yedi tedbir
  • Anılan Kanun m. 73evde tecrit; kolera, veba ve ruam istisnası
  • Anılan Kanun m. 76meslek ve sanatın icrasından geçici men
  • Anılan Kanun m. 77, 79 — toplantı, nakil ve su kullanımına ilişkin kısıtlamalar
  • Anılan Kanun m. 88-93aşı yükümlülüğü; m. 282, 284, 285 — yaptırımlar
  • 5237 sayılı TCK m. 195 — karantina tedbirlerine uymama; m. 196 — usulsüz ölü gömülmesi; m. 280 — bildirmeme

Sıkça Sorulan Sorular

Hangi hastalıkların bildirimi zorunludur?

Kanunda kolera, veba, lekeli humma, karahumma ve paratifo, gıda zehirlenmeleri, çiçek, difteri, salgın beyin zarı iltihabı, uyku hastalığı, dizanteri, lohusa humması, ruam, kızıl, şarbon, çocuk felci, kızamık, cüzam, dönek humma ve malta humması sayılmıştır. Ayrıca kuduz şüpheli hayvan ısırmaları ile kuduz hastaları ve ölümlerinin ihbarı da zorunludur.

Bildirim listesi genişletilebilir mi?

Genişletilebilir. Sayılanlar dışında herhangi bir hastalık istilai şekil aldığında veya böyle bir tehlike baş gösterdiğinde, o hastalığın bildiriminin zorunlu olduğunu ilan etmeye ve kanunda yazılı tedbirlerin tamamını veya bir kısmını uygulamaya Bakanlık yetkilidir.

Hekimin bildirim süresi ne kadardır?

Sanatını icra eden her tabip, kesin veya muhtemel teşhis koymasını takiben ilk yirmi dört saat içinde bildirim yapar. Bildirim sıhhiye dairesine, hükümet veya belediye tabibi yoksa polis veya jandarma karakoluna, hastanın ismi ve adresiyle birlikte yazılı veya sözlü olarak yapılır.

Kesin tanı yoksa bildirim yapılmalı mı?

Yapılmalıdır. Kanun kesin teşhisin yanında muhtemel teşhis hâlini de saymıştır. Ayrıca hastalıktan şüphe edilmesi ve hastalık sebebiyle ölüm ya da ölümün bu sebeple olduğundan şüphe edilmesi hâlleri de bildirim zorunluluğu doğurur.

Bildirim yapmak hasta sırrının ihlali midir?

Değildir. Hasta Hakları Yönetmeliği, sağlık hizmetinin verilmesi sebebiyle edinilen bilgilerin kanun ile müsaade edilen hâller dışında açıklanamayacağını düzenler. Bildirimi zorunlu hastalık ihbarı, kanunla müsaade edilen bir hâldir.

Hekim dışında kimlerin bildirim yükümlülüğü vardır?

Eczacılar, diş tabipleri, ebeler, hasta bakıcılar, ölü tabutlayan ve yıkayanlar ile hastane baştabipleri; okul, fabrika, imalathane, ticarethane, otel, pansiyon, han, hamam ve cezaevi sahip veya müdürleri, apartman kapıcıları ve köy ihtiyar heyetleri de bildirimle yükümlüdür.

Hangi tedbirler uygulanabilir?

Tecrit ve müşahede altına alma, serum veya aşı uygulaması, kişi ve eşyanın dezenfeksiyonu, hastalık yayan haşere ve hayvanların itlafı, seyahat edenlerin muayenesi, hastalığı yayan gıda maddelerinin satış ve tüketiminin menedilmesi ile umumi mahallerin kapatılması ve tahliyesi sayılmıştır.

Evde tecrit mümkün mü?

Kolera, veba ve ruam dışındaki hastaların evlerinde tecrit edilmelerine izin verilir; ancak sağlık memurlarınca tecridin etkili olmasını sağlayacak şartların mevcut olduğunun kabul edilmiş olması gerekir. Bu hâlde evlere özel bir işaret konularak dışarıyla temas engellenir.

Toplantı ve seyahat yasağı getirilebilir mi?

Bulaşıcı ve salgın hastalıklardan birinin hüküm sürdüğü veya tehdit ettiği yerlerde, Bakanlığın onayıyla umumi mahallerdeki toplantılar sınırlandırılabilir veya menedilebilir. Ayrıca dezenfeksiyon yapılmadan hastaların, şüphelilerin ve bulaşmaya vasıta olabilecek eşyanın nakli ile nakil vasıtalarının seyrüseferi engellenir.

Bir kişi işini yapmaktan menedilebilir mi?

Etrafında bulunanlara hastalığı nakle vasıta olduğu muhakkak olan kimseler, geçici olarak ve bu hâl ortadan kalkıncaya kadar hıfzıssıhha meclisleri kararıyla meslek ve sanatlarının icrasından menolunur. Tedbir geçicidir ve şart ortadan kalkınca sona erer.

Aşı zorunluluğu var mı?

Kanunda çiçek aşısı bakımından açık zorunluluk düzenlenmiştir: Türkiye dâhilinde her fert mükerreren aşılanmaya mecburdur, doğan her çocuk ilk dört ay içinde aşılanır ve otuz yaşına kadar olanlar aşıyı beş senede bir tekrar ettirir. Aşı Hükümetçe ücretsiz olarak dağıtılır ve uygulanır.

Tedbirlere uymamanın cezası nedir?

Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kanundaki diğer yasak ve zorunluluklara aykırılıklarda ise fiil ayrıca suç oluşturmadığı takdirde idari para cezası uygulanır.

İnceleme yapan hekime engel olunabilir mi?

Olunamaz. Bulaşıcı hastalık incelemesi yapan tabip, incelemeyi kolaylaştırmak üzere hastanın yanına girmeye ve hastayı, gerektiğinde evi incelemeye yetkilidir. Bu yetkiye muhalefet edenler hakkında ceza hükmü uygulanır.

Bulaşıcı hastalıkta sağlık hizmetinden yararlanma şartı aranır mı?

Bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar, genel sağlık sigortasında prim ve borç şartlarının aranmadığı hâller arasında sayılmıştır. Bu nedenle prim borcu gerekçesiyle verilen ret kararları bu hâlde tartışmalıdır.

Bu içerik Sağlık Hukuku ve Malpraktis alanındadır. Tüm başlıklar için Malpraktis Rehberleri ve İdare Hukuku Rehberi sayfalarına bakabilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk