Kapıdan (İş Yeri Dışında) Satışta Cayma Hakkı ve 14 Gün
24 Temmuz 2026

Kapıdan (İş Yeri Dışında) Satışta Cayma Hakkı ve 14 Gün

Alışveriş merkezinde durdurulup imzalattığınız bir dijital eğitim seti, evinize gelen bir satış temsilcisinin sattığı bir yatak veya tanıtım gezisinde imzaladığınız devre tatil sözleşmesi… Bu sözleşmeler halk arasında “kapıdan satış” olarak bilinir; hukuki adı ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 47. maddesinde “iş yeri dışında kurulan sözleşmeler”dir. Bu tür sözleşmelerde tüketicinin, İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği’nin 10. maddesi uyarınca 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden cayma hakkı bulunur.

10 Saniyede Hukuk · Tüketici Hukuku

Kapıma gelen satıcıdan aldım, vazgeçebilir miyim?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

“Kapıdan Satış” Nedir? Yeni Adıyla İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşme

4077 sayılı eski Tüketici Kanunu “kapıdan satış” olarak adlandırdığı bu kavramı, 28 Mayıs 2014’te yürürlüğe giren 6502 sayılı yeni Kanun “iş yeri dışında kurulan sözleşmeler” olarak yeniden düzenlemiştir. Kavram, satış temsilcisi ile tüketicinin, satıcının olağan iş yerinin dışında bir yerde bir araya gelerek sözleşme kurdukları hallerde uygulanır. Ev, iş yeri, kafe, otel, tanıtım gezisi, alışveriş merkezinin ortak alanı, sokak, park, telefon çağrısı sonrası buluşulan mekan gibi çok geniş bir tanım söz konusudur.

Sınıflandırmanın önemi şudur: tüketici bu tür sözleşmelerde genellikle önceden hazırlanmadan, ani karar vererek imza atar; ürünü ya da hizmeti karşılaştırma imkanı bulamaz; satış baskısı altında kalır. Kanun bu psikolojik dezavantajı gidermek için tüketiciye cayma hakkı tanır. Bu hak, sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; ancak tüketiciye sonradan geri adım atma imkanı sağlar.

Kapsam: Hangi Sözleşmeler Girer, Hangileri Girmez?

Yönetmelik uyarınca iş yeri dışında kurulan sözleşme sayılan başlıca durumlar şunlardır: satıcının olağan iş yerinin dışındaki bir mekanda (ev, iş yeri, tanıtım toplantısı, cadde vs.) tarafların fiziksel varlığı ile kurulan sözleşmeler; tüketici ile iş yeri dışında iletişim kurulup hemen sonrasında satıcının iş yerinde imzalanan sözleşmeler; satıcının düzenlediği ve tüketiciyi ürün veya hizmet almaya yönelten gezi ya da toplantı sırasında yapılan sözleşmeler.

Yönetmelik kapsamı dışında tutulan durumlar da vardır: değeri 30 TL’nin altındaki mal ve hizmet satışları (bu tutar zaman zaman güncellenir); satıcının düzenli teslimatları çerçevesinde tüketicinin meskenine veya iş yerine götürülen günlük tüketim maddeleri (süt, ekmek gibi); elektrik, su ve doğal gaz aboneliklerinin bir kısmı; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca yetkilendirilmiş işletmecilerin sunduğu bazı hizmetler; ve 23.08.2024 Yönetmelik değişikliği ile artık dijital içerik sözleşmeleri.

14 Gün Cayma Hakkı (Yönetmelik m.10)

İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği’nin 10. maddesi tüketiciye, sözleşmenin kurulduğu veya malın teslim alındığı tarihten itibaren 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkı tanır. Bu süre içinde tüketici, sözleşmeye konu mal veya hizmet karşılığında herhangi bir isim altında ödeme yapmaya zorlanamaz.

Sözleşmede zorunlu olarak yer alması gereken cayma taahhütnamesi şu ifadeyi içerir: “Bu sözleşmenin kurulduğu veya malın teslim alındığı tarihten itibaren on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkınız bulunmaktadır. Cayma süresi içinde sözleşmeye konu mal veya hizmet karşılığında herhangi bir isim altında ödeme yapmanızı veya borç altına sokan herhangi bir belge vermenizi istemeyeceğimizi ve cayma bildiriminin tarafımıza ulaştığı tarihten itibaren en geç on dört gün içerisinde malı geri almayı taahhüt ederiz.” Bu ibare sözleşmede yer almazsa satıcı bilgilendirme yükümünü yerine getirmemiş sayılır.

Mesafeli Satıştan Farkı Nedir?

İş yeri dışında kurulan sözleşme, mesafeli satıştan farklıdır. Mesafeli satış (6502 m.48) satıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, internet, telefon, katalog gibi araçlarla kurulan sözleşmeleri kapsar; süreç ve cayma detayları için 14 Günlük Cayma Hakkı: Mesafeli Sözleşmelerde TKS m.48 ile Mesafeli Satışta 14 Günlük Cayma Hakkı Nedir? yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

İş yeri dışında kurulan sözleşmede satıcı ile tüketici yüz yüzedir ancak buluşma yeri satıcının olağan iş yeri değildir. Cayma süresi her ikisinde de 14 gündür; ancak sözleşmenin bilgilendirme kuralları, zorunlu içeriği, satıcı yetki belgesi zorunluluğu (iş yeri dışı için var, mesafelide yok) ve doğrudan satış şirketlerine ilişkin özel hükümler farklıdır. Bu iki sözleşme tipi karıştırıldığında, uygulanacak yönetmelik ve haklar da yanlış değerlendirilebilir; bu nedenle sözleşmenin türünü doğru tespit etmek önemlidir.

Cayma Süresinin Başlangıcı: Teslim mi, Sözleşme mi?

Cayma süresinin başlangıcı, sözleşmenin konusuna göre değişir. Hizmet sözleşmelerinde süre sözleşmenin kurulduğu tarihte başlar. Mal sözleşmelerinde ise malın tüketiciye veya tüketicinin belirlediği üçüncü kişiye teslim edildiği tarihten itibaren başlar. Bu ayrımın önemli sonuçları vardır: örneğin evinize gelen satıcıya bir eğitim seti sözleşmesi imzalayıp CD/USB’yi 1 hafta sonra teslim aldıysanız, 14 günlük süre imza tarihinden değil, CD/USB’nin ulaştığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

Ayrıca tüketici, sözleşmenin kurulmasından malın teslimine kadar olan süre içinde de cayma hakkını kullanabilir; teslim beklemek zorunda değildir. Bu durum, “malı ben görmeden nasıl cayarım?” endişesini gidermek için önemlidir.

Bilgilendirme Yapılmadıysa: 1 Yıla Kadar Uzayan Süre

Yönetmelik uyarınca satıcı, cayma hakkı hakkında tüketiciyi Yönetmelik’te belirtilen şekilde bilgilendirmekle yükümlüdür. Bu bilgilendirme yeterince yapılmadıysa 14 günlük cayma süresi işlemeye başlamaz. Bilgilendirme eksikliğinin var olması durumunda tüketici, cayma hakkını cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl içinde her zaman kullanabilir. Sonradan (bu bir yıl içinde) bilgilendirme yapılırsa, 14 günlük süre bu bilgilendirme tarihinden itibaren işlemeye başlar.

Bu düzenleme uygulamada özellikle çok satışlı ve teknik ürün alanlarında (dijital eğitim, devre tatil, ısıtma sistemleri, güvenlik alarmı) sıkça uygulama alanı bulur; tüketicinin doğru bilgilendirilip bilgilendirilmediği bir uzman incelemesiyle ortaya çıkarılabilir. Bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat etme yükü satıcıdadır.

Cayma Bildirimi Nasıl Yapılır?

Yönetmelik m.11 uyarınca cayma bildirimi, cayma hakkı süresi dolmadan yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmelidir. Yazılı bildirim için iadeli taahhütlü mektup, noter ihtarnamesi veya elden imza karşılığı teslim edilen dilekçe kullanılabilir. Kalıcı veri saklayıcısı ise e-posta, kısa mesaj (SMS) ve satıcının belirlediği elektronik iletişim kanallarını kapsar.

Yönetmelik’in eki olarak verilen cayma formu doldurulup satıcıya iletilebilir; ancak bu form kullanmak zorunlu değildir. Cayma iradesini açıkça ifade eden herhangi bir bildirim yeterlidir. Ticaret Bakanlığı’nın uyarısı önemlidir: cayma hakkının yalnızca telefon ile iletilmesi yeterli değildir; ispat için mutlaka kalıcı bir kayıt yaratılmalıdır. Bildirimin ispatı da tüketicidedir; bu nedenle ne olduğunu, ne zaman gönderildiğini gösteren belgelerin saklanması esastır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Cayma Sonrası: Malın İadesi ve 14 Gün

Cayma bildirimi ulaştıktan sonra Yönetmelik iki tarafa da 14 gün süre verir. Satıcı, cayma bildirimini aldıktan sonra 14 gün içinde ödemeyi tüketiciye iade etmekle yükümlüdür. Aynı süre içinde satıcı, iş yeri dışında kurulan sözleşme kapsamında sattığı malı geri almakla da yükümlüdür (23.08.2024 değişikliği sonrası bu yükümlülük artık yalnızca satıcılara özgüdür; sağlayıcılar için kalkmıştır). Bu süre içerisinde malın geri alınmaması durumunda tüketici malı muhafaza etmekle yükümlü değildir.

Tüketici, cayma süresi içerisinde malı işleyişine, teknik özelliklerine ve kullanım talimatlarına uygun bir şekilde kullanmış ise meydana gelen değişiklik ve bozulmalardan sorumlu değildir. Yani “denedim, kullandım, hoşuma gitmedi, iade ediyorum” halinde bile makul kullanım sınırları içinde bir zarar oluşmuşsa tüketici bundan sorumlu tutulamaz.

Cayma Süresinde Ödeme Yasağı

Yönetmelik’in en önemli tüketici koruma hükümlerinden biri, cayma süresi içinde ödeme talep etme yasağıdır. Satıcı veya sağlayıcı, Yönetmelik m.14’te düzenlenen cayma hakkı istisnaları dışında cayma süresi içinde tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme talep edemez ya da tüketiciyi borç altına sokan (senet, taahhütname, kredi başvurusu) herhangi bir belge vermesini isteyemez. Bu yasağa rağmen tüketiciden herhangi bir bedel alınırsa, alınan bedel tüketiciye derhal iade edilir.

Uygulamada satıcılar bu yasağa “ön ödeme”, “kayıt ücreti”, “avans”, “işlem bedeli” gibi çeşitli adlar altında aykırı davranabilmektedir. Tüketicinin bu tuzaklara düşmemesi için imzaladığı sözleşme veya taahhütnameyi dikkatlice okuması ve şüpheli her ödeme talebini reddetmesi gerekir.

Cayma Hakkının Kullanılamayacağı Durumlar

Yönetmelik m.14’te cayma hakkının kullanılamayacağı durumlar sınırlı sayıda düzenlenmiştir: çabuk bozulabilen veya son kullanma tarihi geçebilecek mallar; tesliminden sonra ambalajı, koruyucu unsuru açılmış olan ve iadesi sağlık veya hijyen açısından uygun olmayan mallar; tesliminden sonra başka mallarla karışan ve doğası gereği ayrıştırılması mümkün olmayan mallar; tüketicinin istekleri ve kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallar; belirli bir tarih veya dönemde ifa edilecek konaklama, eşya taşıma, araç kiralama, yiyecek-içecek tedariki ve eğlence sektörüne ilişkin bazı sözleşmeler.

Bu istisnaların dar yorumlanması esastır. Örneğin bir dijital eğitim seti “tüketicinin isteği doğrultusunda hazırlanmış” olarak sunulup istisna kapsamına alınmaya çalışılıyorsa, standart bir eğitim seti olduğu tespit edildiğinde bu iddia reddedilir. Ayrıca 23.08.2024 tarihli Yönetmelik değişikliği ile “cayma hakkı süresi sona ermeden önce tüketicinin onayı ile ifasına başlanan hizmetlere ilişkin sözleşmeler” hükmü yürürlükten kaldırılmıştır; bu da tüketici lehine önemli bir gelişmedir.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar

Kapıdan (iş yeri dışında) satış işlemlerinde tüketicilerin en sık şikayet ettiği durumlardan biri, satıcının cayma hakkı hakkında yeterince bilgi vermemesi ya da sözleşmeyi tüketiciye okumadan imzalatmasıdır. Sözleşmenin tüketiciye verilmemesi veya el yazısı ile tarih attırılmaması Yönetmelik’in bilgilendirme yükümlülüğüne aykırıdır ve cayma süresini uzatır. Bir diğer sorun, tanıtım gezisi veya toplantı sonrası imzalatılan sözleşmelerde tüketicinin baskı altında imza atmasıdır; iddia edilebilen “irade fesadı” (yanılma, aldatma, korkutma) halleri TBK m.30 ve devamı hükümleri uyarınca ayrıca değerlendirilir.

Devre tatil sözleşmeleri, dijital eğitim setleri ve sağlık ürünleri en çok ihtilaf konusu olan mal ve hizmet türleridir. Bu tür satışlarda satıcı sıklıkla “ürün özel hazırlandı” veya “size özel indirim yaptık” bahaneleriyle cayma hakkını engellemeye çalışır. Ancak Yönetmelik m.14’te sayılan cayma istisnaları dar yorumlanır ve standart bir ürünün “kişiye özel” olarak sunulması bu istisnaya girmez. Ticaret Bakanlığı verilerine göre bu tür şikayetler tüketici müracaatlarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır ve hakem heyeti kararları büyük çoğunlukla tüketici lehine sonuçlanmaktadır.

Cayma Kullanılırsa Yan Sözleşmeler Ne Olur?

Yönetmelik’in önemli bir düzenlemesine göre, tüketicinin cayma hakkını kullanması durumunda yan sözleşmeler de kendiliğinden sona erer. Yan sözleşme, ana sözleşmeye bağlı olarak yapılan ek sözleşmelerdir (örneğin ürünün alımını finanse etmek için imzalanan tüketici kredisi, sigorta, garanti uzatma sözleşmesi). Cayma bildirimi ana sözleşmeyi ortadan kaldırdığında bu yan sözleşmeler de otomatik olarak sona erer ve tüketici herhangi bir masraf, tazminat veya cezai şart ödemekle yükümlü olmaz.

Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin cayma hakkını kullandığını yan sözleşmenin tarafı olan üçüncü kişiye (banka, sigorta şirketi vb.) derhal bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirim yapılmazsa banka veya sigorta şirketi krediyi kullandırmaya ya da primi tahsile devam edebilir; bu halde tüketicinin banka veya sigorta şirketine cayma bildirimi ile ulaşması gerekir. Bu iki yönlü bildirim sistemi, uygulamada karışıklığa yol açabilir; bu nedenle tüketicinin hem satıcıya hem de kredi/sigorta şirketine ayrı ayrı bildirim yapması, güvenli bir uygulamadır.

Doğrudan Satış Şirketleri ve Yetki Belgesi

İş yeri dışında satış yapan işletmeler (özellikle çok katmanlı pazarlama, kapı kapı dolaşan satış temsilcileri) için Yönetmelik yetki belgesi zorunluluğu getirmiştir. Bakanlıktan alınacak bu belge olmadan iş yeri dışında satış yapılması idari yaptırıma konu olur. Ayrıca doğrudan satış sistemlerinde giriş aidatı, başlangıç paketi ücreti gibi ödemelerin talep edilmesi yasaktır; bu tür sistemler zaman zaman piramit yapı ihtiva ettiğinden tüketicinin dikkatli olması gerekir.

Sonuç

Kapıdan (iş yeri dışında) satışta 14 günlük cayma hakkı, tüketicinin ani karar riskini azaltan güçlü bir korumadır. Bu hak herhangi bir gerekçe göstermeden, cezai şart ödemeden kullanılır ve cayma süresi içinde tüketiciden hiçbir ödeme talep edilemez. Bilgilendirme yapılmadığında süre 1 yıla kadar uzar; cayma bildirimi yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı ile yapılmalıdır; telefon yeterli değildir. Cayma sonrası satıcı 14 gün içinde iade yapmak zorundadır. Uygulamada bu haklar çoğu zaman satıcının bilgilendirme eksikliği, tüketiciye baskı ya da sözleşme dolambaçları ile ihlal edilir; bu nedenle sözleşme metni imzalanmadan dikkatlice okunmalı ve şüpheli her durum hukuki gözle değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kapıdan satışta cayma süresi kaç gündür?

İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği m.10 uyarınca 14 gündür. Mal sözleşmelerinde teslim, hizmet sözleşmelerinde sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren işler. Herhangi bir gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden kullanılır.

Bilgilendirilmemişsem cayma süresi uzar mı?

Evet. Satıcı cayma hakkı konusunda usulüne uygun bilgilendirme yapmadıysa 14 günlük süre işlemez ve cayma hakkı, cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl içinde her zaman kullanılabilir.

Cayma bildirimini nasıl yapmalıyım?

Yazılı olarak (iadeli taahhütlü, noter, elden dilekçe) veya kalıcı veri saklayıcısı ile (e-posta, SMS) yapmalısınız. Telefon araması yeterli değildir; ispat için mutlaka kayıt saklayın.

Cayma süresinde satıcı benden para isteyebilir mi?

Hayır. Yönetmelik uyarınca cayma süresi içinde satıcı, cayma hakkı istisnaları hariç, tüketiciden hiçbir isim altında ödeme talep edemez veya borç altına sokan belge isteyemez. Aksi halde alınan bedel derhal iade edilir.

Mesafeli satıştan farkı nedir?

Mesafeli satış (6502 m.48) satıcı ile tüketicinin fiziksel varlığı olmaksızın internet, telefon vb. araçlarla kurulur. İş yeri dışında kurulan sözleşme ise fiziksel buluşma vardır ama buluşma yeri satıcının olağan iş yeri değildir. Cayma süresi her ikisinde de 14 gündür.

Cayma sonrası iade süresi ne kadar?

Satıcı, cayma bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren 14 gün içinde ödemeyi tüketiciye iade eder ve malı geri almakla yükümlüdür. Bu süre içinde geri alınmayan malı tüketici muhafaza etmekle yükümlü değildir.

Hangi durumlarda cayma hakkı kullanılamaz?

Çabuk bozulabilen ürünler, ambalajı açılmış hijyenik ürünler, tüketicinin isteği doğrultusunda özel hazırlanmış mallar, belirli tarih/dönemde ifa edilecek konaklama-eşya taşıma-araç kiralama-yiyecek-eğlence sözleşmeleri gibi Yönetmelik m.14’te sayılan hallerde cayma kullanılamaz.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme

Hukukçular Evi — Ankara

📞 Hemen Ara💬 WhatsApp

İlgili Rehberler


Post by Av. Fatma Öztürk