Devre Tatil Sözleşmesi: Cayma, Fesih ve Çıkış Yolları
24 Temmuz 2026

Devre Tatil Sözleşmesi: Cayma, Fesih ve Çıkış Yolları

Tanıtım gezisinde, deniz kenarındaki bir tesiste veya bir toplantıda ısrarla imza attırılan devre tatil sözleşmesinden çıkmak istiyorsunuz. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 50. maddesi ve Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği tüketiciyi bu tür sözleşmelere karşı özel biçimde korur: 14 gün cayma hakkı, cayma süresince kapora/ön ödeme yasağı, üçüncü yıldan itibaren cezasız fesih hakkı ve haklı fesih halleri. Ayrıca 1 Nisan 2022 tarihinden sonra yapı ruhsatı alan taşınmazlar için ön ödemeli (inşaatı devam eden) devre tatil satışı yasaklanmıştır. Cayma bildirimi süresi içinde yapılırsa, ödemeler kesintisiz olarak iki hafta içinde iade edilmelidir.

Devre Tatil Sözleşmesi Nedir?

Kanun’un 50/1 maddesi devre tatil sözleşmesini şöyle tanımlar: “Devre tatil sözleşmesi, bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla sayıda gecelik konaklama imkânı veren sözleşmelerdir.” Bu tanım hem eşya hukuku niteliğindeki devre mülk (Kat Mülkiyeti Kanunu m.57-65) hem de sadece kullanım hakkı sağlayan şahsi hak niteliğindeki devre tatil sözleşmelerini kapsar. Ayrıca uzun süreli tatil hizmeti sözleşmesi, yeniden satım sözleşmesi ve değişim sözleşmesi de aynı korumaya tabidir.

Uygulamada karşılaşılan tipik senaryolar: tanıtım gezisinde ısrarla imzalatılan sözleşme; deniz kenarındaki tesiste satış temsilcisinin ısrar ile ikna ettiği tüketici; telefonla aranan tüketicinin toplantıya davet edilip yerinde imzalatılan sözleşme. Bu senaryolarda tüketici çoğu zaman kısa sürede karar vermeye zorlanır, sözleşme metnini okumaya zaman bulamaz ve baskı altında imza atar. Devre mülk (mülkiyet hakkı sağlayan) ile devre tatil (sadece kullanım hakkı sağlayan) sözleşmeleri arasındaki temel farklar için Devre Mülk ve Devre Tatil Sözleşmeleri: Farkları ve Haklar yazımıza bakabilirsiniz.

14 Gün Cayma Hakkı (m.50/6)

Kanun’un 50/6 maddesi ve Yönetmelik’in 7. maddesi tüketiciye, sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkı tanır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ilgili kararlarında bu 14 günlük cayma hakkının tartışmasız uygulanacağını vurgulamıştır. Ayrıca Adalet Bakanlığı’nın yakın tarihli kanun yararına bozma taleplerinden birinde yerel mahkemenin 90 günlük süreye ilişkin değerlendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu tespit edilmiştir; Kanun m.50/6 açık ve emredicidir.

Cayma bildirimi yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı (iadeli taahhütlü mektup, noter ihtarnamesi, e-posta, kısa mesaj) ile satıcıya iletilmelidir. Bildirimin ispatı tüketiciye ait olduğundan yazılı ve tarih taşıyan yollar tercih edilmelidir. Telefonla cayma yeterli değildir. Cayma iradesi net cümleyle ifade edilmelidir: “İşbu bildirim ile … tarihli … sayılı devre tatil sözleşmesinden 6502 sayılı Kanun m.50 uyarınca cayıyor, tüm ödemelerimin kanuni faizi ile birlikte iadesini talep ediyorum.”

Cayma Süresince Kapora/Ön Ödeme Yasağı

Kanun’un 50/4 maddesi ve Yönetmelik’in 8. maddesi kritik bir tüketici korumasını içerir: satıcı veya sağlayıcı, cayma süresi sona ermeden tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme alamaz. Bu yasak kapsamındaki tüm adlarla ödeme yasaktır: kapora, peşinat, ön ödeme, ödeme teminatı, güvence bedeli, üyelik ücreti, avans. Ayrıca cayma süresi içinde tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge (senet, kredi sözleşmesi, taahhütname) düzenlenemez.

Bu yasak emredicidir; ihlali halinde tüketici tüm ödediği tutarları geri isteyebilir ve cezai şart kaydı geçersiz olur. Ödemelerin kredi kartı ile alınması da aynı yasak kapsamındadır; satıcı, cayma süresi içinde tüketicinin kredi kartından çekim yapamaz. Uygulamada bu yasağa aykırı hareket eden satıcı sıklıkla “Sonra iade ederiz” mantığı ile çekim yapar; ancak bu davranış hukuka aykırıdır ve iade zorunludur. Ayrıca satıcıya idari yaptırım da uygulanabilir.

Bilgilendirme Eksikliğinde 1 Yıla Uzayan Süre

Yönetmelik’in 5. maddesi uyarınca satıcı veya sağlayıcı, devre tatil sözleşmesinin kurulmasından en az bir gün önce tüketiciye yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile ön bilgilendirme formu vermek zorundadır. Bu form; sözleşmenin niteliği, ödeme planı, tesis bilgileri, yönetim giderleri, aidat mükellefiyeti, cayma hakkı ve fesih koşulları gibi kritik bilgileri içerir. Ayrıca tüketiciye ayrı bir “cayma formu” da verilmesi zorunludur; bu form standart olup tüketicinin doldurup göndermesi ile cayma iradesi ifade edilir.

Bilgilendirme yükümü tam olarak yerine getirilmediyse tüketici için önemli bir avantaj doğar. Yönetmelik uyarınca ön bilgilendirme ve cayma formunun verilmemesi durumunda 14 günlük cayma süresi uzar ve cayma hakkı 1 yıl süre ile kullanılabilir. Bu, ön bilgilendirmenin eksik olduğunun ispatı ile mümkündür; bilgilendirmenin yapıldığını ispat yükü satıcıdadır. Uygulamada özellikle tanıtım gezisi sırasında imzalatılan sözleşmelerde ön bilgilendirme çoğu zaman yeterli değildir; bu durum tüketicinin cayma hakkını genişletir.

El Yazısıyla Sözleşme Tarihi ve İmza Zorunluluğu

Kanun’un 50/5 maddesi mesafeli satış yöntemiyle kurulan sözleşmeler hariç olmak üzere, satıcı veya sağlayıcının tüketicinin kendi el yazısıyla sözleşme tarihini yazmasını ve sözleşmeyi imzalamasını sağlamakla yükümlü olduğunu düzenler. Bu, tüketicinin cayma süresini kesin olarak belirleyebilmesi için getirilmiş bir güvencedir. Sözleşme tarihi el yazısı ile yazılmadıysa cayma süresinin başlangıcı tartışmalı olur ve tüketici lehine yorumlanır.

Bu düzenleme, satıcının önce boş sözleşme imzalatıp sonra istediği tarihi yazması pratiğini engeller. Uygulamada satıcılar sık sık kendi belirledikleri geçmiş bir tarihi sözleşmeye yazarak cayma süresini kısaltmaya çalışır. Ancak Kanun bu davranışı yasakladığı gibi Yargıtay içtihatları da tüketici lehine yorumlar. El yazısı ile tarih atma zorunluluğuna uyulmamış sözleşmeler tüketicinin talebi ile geçersiz sayılabilir.

Cezasız Fesih Hakkı: Üçüncü Yıldan İtibaren

Yönetmelik’in 13. maddesi taksitli devre tatil sözleşmelerine ek bir tüketici korumasını içerir. Satıcı veya sağlayıcının, tüketiciye her ödeme tarihinden en az 14 gün önce yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile ödeme bildiriminde bulunması zorunludur. Tüketici, ilk iki taksiti ödedikten sonra, üçüncü yıldan itibaren her taksite ilişkin ödeme bildirimini almasını takiben 14 gün içinde satıcıya yazılı olarak bildirimde bulunarak herhangi bir cezai şart ödemeksizin sözleşmeyi feshedebilir.

Bu düzenleme uzun vadeli bağlanmaya karşı önemli bir çıkış kapısıdır. Devre tatil sözleşmelerinin çoğu 10-20 yıllık taksitli sözleşmelerdir; tüketici üçüncü yıldan itibaren her yıl fesih hakkını değerlendirebilir. Feshin cezai şart doğurmaması için ödeme bildirimine 14 gün içinde yanıt verilmesi gerekir; bu süre kaçırılırsa o yıl için fesih hakkı kullanılamaz, ancak sonraki yıllar için hak devam eder.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Şahsi Hak Sağlayan Devre Tatilde 90 Gün Bildirim

Kanun’un 50/10 maddesi (7392 sayılı Kanun değişikliği ile) şahsi hak sağlayan devre tatil sözleşmeleri için özel bir çıkış kolaylığı öngörür: “Tüketici, şahsi hak sağlayan devre tatil sözleşmesinden kaynaklanan tatil hakkını belirli bir dönem için kullanmayacağını tatilin başlayacağı tarihten en az doksan gün önce sağlayıcıya bildirirse, o dönem için tüketiciden herhangi bir isim altında bedel talep edilemez.”

Bu düzenleme mülkiyet niteliğindeki devre mülk sözleşmelerinde uygulanmaz; sadece kullanım hakkı veren şahsi devre tatil sözleşmelerinde geçerlidir. Tüketici, kendisine ait dönemi belirli bir yıl için kullanmayacaksa tatil tarihinden 90 gün önce bildirim yapmak zorundadır. Bu bildirim yapıldığında sağlayıcı aidat, işletme gideri ya da başka isim altında ücret talep edemez. Bu, özellikle uzun sürelerdir tesisi ziyaret etmeyen tüketiciler için önemli bir maddi tasarruf sağlar.

Ön Ödemeli Devre Tatil Satışı Yasağı (7392 s.K.)

7392 sayılı Kanun (24/3/2022) ile 6502 sayılı Kanun m.50’ye önemli bir düzenleme eklenmiştir. Kanun’un ilgili düzenlemesi uyarınca 1 Nisan 2022 tarihinden sonra yapı ruhsatı alan taşınmazlar için ön ödemeli (inşaatı devam eden) devre tatil satışı yapmak yasaklanmıştır. Yani inşaatı süren, henüz tamamlanmamış tesis için tüketiciden peşin veya taksitli ödeme alınması hukuka aykırıdır.

Bu düzenlemenin arkasındaki mantık, tüketicileri uzun inşaat sürelerinde ödeme yapıp sonra tesisin hiç açılmaması veya vaat edilen niteliklerin sağlanmaması riskinden korumaktır. 1 Nisan 2022’den önce yapı ruhsatı alınmış projeler için ise ön ödemeli satış hala mümkündür; ancak %100 teminat (banka teminat mektubu veya yapı tamamlanma sigortası) aranır. Ayrıca Yönetmelik uyarınca “Devre tatile konu taşınmazın inşa edileceği arsa için yapı ruhsatı alınmadan tüketicilerle ön ödemeli devre tatil sözleşmesi yapılamaz.” Bu yasaklara aykırı sözleşmeler tüketici talebi ile iptal edilebilir.

Haklı Fesih Halleri: Cayma Süresi Dışında

Cayma süresi (14 gün) geçtikten ve üçüncü yıl bildirim tarihi kaçırıldıktan sonra tüketicinin sözleşmeden çıkması için haklı sebep gereklidir. Yargıtay yerleşik içtihadında kabul edilen haklı fesih sebepleri şunlardır: hizmetin vaat edilen şekilde sunulmaması; tesisin kapanması veya konaklama standardının önemli ölçüde düşmesi; aidat artışlarının aşırı ve orantısız olması; sözleşmede yer alan haksız şartların uygulanması; yönetim değişikliği ile sözleşme koşullarının tek taraflı ağırlaştırılması.

Haklı fesih hakkı kullanıldığında tüketici, feshi anına kadar olan ödemeler için hak talep etmez ancak feshi anından sonraki dönemler için ödemekle yükümlü olmaz. Ayrıca haksız uygulamalar sebebiyle uğradığı zararlar için ayrıca tazminat talep edebilir. Uygulamada aidat artışları, tesis bakımsızlığı ve konaklama tesisinin farklı kişilere kiralanması gibi durumlarda haklı fesih davaları sıkça açılır ve Yargıtay tüketici lehine sonuçlandırır.

Cayma Halinde İade: 90 Gün İçinde

Kanun’un 50/9 maddesi ve Yönetmelik uyarınca cayma bildirimi sağlayıcıya ulaştıktan sonra satıcı, aldığı bedeli ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belgeyi 90 gün içinde tüketiciye iade eder. Ödemenin kanuni faizi ile birlikte iadesi gerekir; ödemenin yapıldığı tarihten iade tarihine kadar işleyen faiz hesaplanır.

Bazı yaklaşımlar ise 14 gün içinde iade süresini benimser (özellikle cayma süresince ödeme yasağı ihlal edilmişse); bu farklı süreler somut olayın koşullarına göre yorumlanır. Uygulamada cayma bildirimi ile birlikte iade talebi tam olarak belirtilmeli ve iade için tüketicinin banka bilgileri iletilmelidir. Satıcının 90 gün içinde iade yapmaması durumunda tüketici hakem heyeti veya mahkeme yolu ile talep sürecine geçilir. Bu tür uyuşmazlıklar için parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi devreye girer.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar

1) Cayma bildirimi cevapsız kalıyor: Satıcı bildirim aldıktan sonra yanıt vermeyebilir. Bu durumda 90 gün beklenir; iade yapılmazsa hakem heyeti veya mahkeme yolu kullanılır.

2) Satıcı “hukuki değildir” savunması: Bazı satıcılar caymayı hukuken geçersiz olarak nitelendirmeye çalışır. Yönetmelik ve Kanun net; satıcının bu savunması hukuki dayanaktan yoksundur.

3) Aidat borcu iddiası ile fesih engellenmeye çalışılıyor: Cayma hakkı aidat borcuna bağlı değildir. Sözleşmeden cayma halinde geçmişe dönük ödemeler iade edilir ve ileriye dönük aidat mükellefiyeti sona erer.

4) Kredi kartı çekimini “çekimi geri veremeyiz” savunması: Cayma süresi içinde tahsil edilen kredi kartı bedelleri iade edilir; teknik olarak da mümkündür. Banka üzerinden chargeback süreci de paralel bir yol olabilir.

5) Sözleşmenin farklı ülke hukukunca yönetildiği iddiası: Türkiye’de yerleşik tüketici ile Türkiye’de imzalanan sözleşme için 6502 sayılı Kanun emredicidir; farklı hukuk seçimi tüketici aleyhine sonuç doğuramaz.

Sonuç

Devre tatil sözleşmesinden çıkmak isteyen tüketici için 6502 sayılı Kanun m.50 ve ilgili Yönetmelik güçlü koruma sunar. 14 günlük cayma hakkı emredici olup kapora dahil hiçbir ödeme cayma süresince alınamaz. Bilgilendirme eksikse cayma süresi 1 yıla uzar. Üçüncü yıldan itibaren cezasız fesih hakkı, şahsi hak sağlayan devre tatilde 90 gün öncesinden bildirimle bedelden muafiyet ve haklı fesih halleri tüketicinin çıkış yollarını çeşitlendirir. 1 Nisan 2022 sonrası inşaatı devam eden tesisler için ön ödemeli satış yasaklanmıştır. Tüketicinin dikkat etmesi gereken en önemli hususlar: sözleşmeyi imzalamadan önce ön bilgilendirme formunu istemek, cayma iradesini derhal noter veya iadeli taahhütlü mektup ile bildirmek, delil olarak tüm belgeleri saklamak ve satıcı iade yapmıyorsa hakem heyeti veya mahkeme yoluna başvurmaktır. Uzman görüş her aşamada süreci hızlandırır ve maddi kaybın önüne geçer.

Sıkça Sorulan Sorular

Devre tatil sözleşmesinden nasıl cayabilirim?

6502 m.50/6 uyarınca sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren 14 gün içinde yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı (noter, iadeli taahhütlü mektup, e-posta) ile satıcıya bildirim yaparak cayabilirsiniz. Gerekçe göstermek veya cezai şart ödemek gerekmez.

Cayma süresince kapora ödemek zorunda mıyım?

Hayır. Kanun m.50/4 açık: cayma süresi sona ermeden tüketiciden hiçbir isim altında (kapora, peşinat, ön ödeme, güvence bedeli) ödeme alınamaz. Yasağa aykırı alınan bedel iade edilir.

Bilgilendirilmediysem cayma süresi uzar mı?

Evet. Ön bilgilendirme formu ve cayma formunun tüketiciye verilmemesi halinde 14 günlük cayma süresi uzar ve cayma hakkı 1 yıl süre ile kullanılabilir.

İnşaatı devam eden tesis için ön ödemeli devre tatil satışı yapılabilir mi?

1 Nisan 2022 tarihinden sonra yapı ruhsatı alan taşınmazlar için ön ödemeli (inşaatı devam eden) devre tatil satışı YASAKLANMIŞTIR (7392 s.K. değişikliği). Daha önce ruhsatlı projelerde ise %100 teminat (banka teminat mektubu veya yapı tamamlanma sigortası) aranır.

Üçüncü yıldan itibaren cezasız çıkış hakkım var mı?

Evet. Yönetmelik m.13 uyarınca ilk iki taksiti ödedikten sonra üçüncü yıldan itibaren her taksite ilişkin ödeme bildirimini almanızı takiben 14 gün içinde satıcıya bildirim yaparak cezai şart ödemeksizin sözleşmeyi feshedebilirsiniz.

Şahsi hak sağlayan devre tatil hakkım için ne yapabilirim?

Kanun m.50/10 uyarınca tatili belirli bir dönem için kullanmayacağınızı, tatilin başlayacağı tarihten en az 90 gün önce sağlayıcıya bildirirseniz, o dönem için sizden herhangi bir isim altında bedel talep edilemez.

Cayma halinde iade süresi ne kadar?

Kanun m.50/9 uyarınca cayma bildirimi ulaştıktan sonra satıcı 90 gün içinde tüm bedeli ve borç altına sokan belgeleri iade eder. Kanuni faizi de iadeye eklenir. Cayma süresi içinde ödeme yasağı ihlaliyse iade daha kısa sürede yapılmalıdır.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme

Hukukçular Evi — Ankara

📞 Hemen Ara💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk