Tüketici Mahkemesinde Görev ve Yetki
24 Temmuz 2026

Tüketici Mahkemesinde Görev ve Yetki

Bir tüketici uyuşmazlığında yasal başvuru yollarını değerlendiriyorsunuz: hangi mahkemeye başvurulmalı, parasal sınır neresi, arabuluculuk zorunlu mu, yetkili mahkeme hangisi? 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 66-73/A maddeleri arasında tüketici uyuşmazlıklarının çözüm yolları basamaklı bir sistem olarak düzenlenmiştir. 2026 yılında değeri 186.000 TL altında bulunan uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklar için önce dava şartı arabuluculuk sürecine, sonra tüketici mahkemesine (yoksa asliye hukuk mahkemesine) başvurulur. Yetki bakımından tüketicinin yerleşim yeri veya işlemin yapıldığı yer tercih edilebilir.

Tüketici Uyuşmazlığı Nedir? Görev Kapsamı

Kanun’un 73/1 maddesi tüketici mahkemesinin görev alanını geniş biçimde belirler: “Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” Bu tanımın anahtarı “tüketici işlemi” kavramıdır. Kanun’un 3/1-l maddesinde tüketici işlemi şöyle tanımlanır: “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi.”

Bu geniş tanım, 4077 sayılı eski Kanun’dan önemli bir sapmadır. 6502 sayılı Kanun ile birlikte tüketicinin taraf olduğu tüm sözleşmeler tüketici işlemi olarak kabul edilir. Bu, tüketici mahkemesinin görev alanının önemli ölçüde genişlemesi anlamına gelir: bankacılık, sigorta, taşımacılık, tıbbi hizmet, telefon aboneliği, elektrik-doğalgaz-su hizmetleri, e-ticaret dahil hemen her sözleşme türü tüketici mahkemesinde görülebilir. Bu tür bir görev genişlemesi tüketicinin uzman bir mahkeme önünde davasını görme olanağını artırır.

Basamaklı Sistem: Hakem Heyeti → Arabuluculuk → Mahkeme

Tüketici uyuşmazlıklarında yasal başvuru yolu basamaklı bir sistem olarak kurulmuştur. Bu sistem parasal sınıra göre şekillenir. Değeri parasal sınırın altında olan uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetine başvuru ZORUNLUDUR; hakem heyeti başvurusu yapılmadan doğrudan tüketici mahkemesine dava açılamaz. Parasal sınırın üstünde olan uyuşmazlıklar için doğrudan tüketici mahkemesine gidilir; ancak Kanun m.73/A uyarınca önce dava şartı arabuluculuk sürecinin işletilmesi ZORUNLUDUR.

2026 yılı için parasal sınır 186.000 TL olarak belirlenmiştir. Bu sınır 23 Aralık 2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile ilan edilmiştir. Parasal sınır her yıl Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranı esas alınarak artırılır. 2026 yılı için sınır 2025 sınırının %49 oranında güncellenmesi ile 186.000 TL olarak belirlenmiştir. Görevli merci belirlenirken uyuşmazlığın doğduğu tarih değil, merciye başvurunun yapıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır.

Tüketici Hakem Heyeti: Parasal Sınır Altı Zorunlu Başvuru

Değeri 186.000 TL altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu sınırın altında kalan talepler için doğrudan tüketici mahkemesinde dava açılması mümkün olmayıp; açılan davalar mahkeme tarafından “yargı yolunun caiz olmaması (görevsizlik)” gerekçesiyle usulden reddedilir. Yani parasal sınırın altındaki uyuşmazlık için doğrudan mahkemeye gitmek mümkün değildir; önce hakem heyeti yolu tüketilmelidir.

Tüketici hakem heyetleri il ve ilçe düzeyinde oluşturulan idari kuruluşlardır. Başvuru ücretsizdir ve vekil ile temsil zorunluluğu yoktur; tüketici kendisi dilekçe ile başvurabilir. Karar en geç 6 ay içinde verilir ve bağlayıcıdır; icra takibine konulabilir. Kararlara karşı 15 gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir; parasal sınır altındaki uyuşmazlıklarda mahkemenin itiraz üzerine verdiği karar kesindir. Hakem heyeti sistemi hakkında detaylı bilgi için Tüketici Hakem Heyeti: Başvuru, Karar ve İtiraz ile 2026 parasal sınırları için 2026 Parasal Sınır ve Başvuru yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tüketici Mahkemesi Görevi ve Dava Şartı Arabuluculuk

186.000 TL ve üzerindeki tüketici uyuşmazlıkları tüketici mahkemesinin görev alanına girer. Ancak mahkemeye gitmeden önce Kanun m.73/A uyarınca dava şartı arabuluculuk sürecinin işletilmesi yasal bir zorunluluktur. Arabuluculuk süreci başlatılmadan açılan davalar mahkeme tarafından dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Bu, 2020 yılında getirilmiş ve 2024’te güncellenmiş bir düzenlemedir; amacı mahkeme yükünü azaltmak ve tarafların uzlaşarak uyuşmazlığı çözmesini teşvik etmektir.

Arabuluculuk sürecinde taraflar bir arabulucu ile bir araya gelir ve uyuşmazlığın çözümü için görüşme yapar. Anlaşma sağlanırsa taraflar bir arabuluculuk anlaşma belgesi imzalar ve konu kapanır. Anlaşma sağlanamazsa arabulucunun düzenlediği “Son Tutanak” ile birlikte tüketici mahkemesinde dava açılabilir. Arabuluculuk süreci ücretsizdir (taraflar arasında Kanun’a göre paylaşılan ücret uygulaması söz konusudur ancak tüketici üzerinde ağır bir yük yaratmaz).

Arabuluculuk Şartından Muaf Uyuşmazlıklar

Kanun m.73/A tüm tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuğu dava şartı yapmaz; belirli istisnalar mevcuttur. Öne çıkan muafiyet, tüketici hakem heyeti kararlarına karşı açılan itiraz davalarıdır. Kanun m.73/A-1/a bendi uyarınca hakem heyeti kararına 15 gün içinde açılan itiraz davasında arabuluculuk şartı aranmaz. Bu, hakem heyeti kararının kısa itiraz süresi ve karar kesinliği ile bağdaşabilir bir istisnadır.

Ayrıca çekişmesiz yargı işleri, ihtiyati tedbir talepleri, delil tespiti gibi geçici veya prosedürel işlemler de arabuluculuk şartından muaftır. Bu tür işlemler doğrudan mahkemeye başvurulabilir. Aynı biçimde iflasa ilişkin taleplerde arabuluculuk uygulanmaz. Bu istisnaların doğru tespit edilmesi kritik önemdedir; hatalı olarak arabuluculuğa gidilmesi zaman kaybına, muaf olduğu halde arabuluculuk yapılmadan davanın açılması ise dava şartı yokluğu nedeniyle red kararına yol açar.

Yetkili Mahkeme: Yerleşim Yeri veya İşlem Yeri

Kanun’un 73/5 maddesi tüketici lehine önemli bir yetki kuralı getirir. Tüketici mahkemesinin yetkisi hakkında iki seçenek vardır: tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yer tüketici mahkemesi veya tüketici işleminin yapıldığı yer tüketici mahkemesi. Tüketici bu iki seçenek arasında tercih yapabilir. Bu, tüketici için önemli bir kolaylıktır; özellikle mesafeli sözleşmelerde satıcı başka bir şehirdeyse tüketici kendi şehrindeki mahkemeye dava açabilir.

Bu yetki kuralı emrettici olup taraflarca değiştirilemez; sözleşmede yer alan farklı yetki kuralı hükümsüzdür. Bu, tüketiciyi ağır yetki koşulları (örneğin satıcının uzak bir şehirdeki mahkemesi) altına sokan sözleşmelere karşı koruma sağlar. Yetki kuralı standart sözleşmelerde satıcı lehine değiştirilmiş görünse dahi mahkeme resen dikkate alır ve hukuka uygun yeri tespit eder.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Görevli Mahkeme: Tüketici Yoksa Asliye Hukuk

Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Bu düzenleme küçük ilçelerde tüketici mahkemesi bulunmadığı için pratik bir çözüm sunar. Tüketicinin, bulunduğu yerde tüketici mahkemesi yoksa asliye hukuk mahkemesine başvurması gerekir; ancak dava tüketici mahkemesi hükümleri çerçevesinde görülür. Yani asliye hukuk mahkemesi bu davalarda 6502 sayılı Kanun’u uygular.

Genel kural olarak büyükşehirlerin merkez ilçelerinde ve büyük il merkezlerinde tüketici mahkemesi vardır; küçük ilçelerde ise asliye hukuk mahkemesi bu rolü üstlenir. Bu belirlemede İç İşleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’nın koordineli kararları esas alınır. Uygulamada tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi tüketici davalarına bakarken hakim tüketici uyuşmazlıklarının özel niteliklerini de dikkate alır.

Yargılama Usulü ve Basit Yargılama

Tüketici mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır. Basit yargılama usulünün özellikleri şunlardır: dilekçe teatisi (dilekçe + cevap dilekçesi) tamamlandıktan sonra doğrudan tahkikat aşamasına geçilir; ön inceleme aşaması bulunmaz veya çok kısa tutulur; deliller kural olarak dilekçelerle birlikte sunulur; tahkikat duruşmalarında iddia ve savunma sınırlı olarak genişletilir; hüküm kısa sürede verilir.

Bu usul, tüketici uyuşmazlıklarının hızlı çözümü için tasarlanmıştır. Ayrıca vekalet zorunluluğu yoktur; tüketici dilekçesini kendisi yazabilir ve mahkeme önünde kendini temsil edebilir. Ancak karmaşık uyuşmazlıklarda ve teknik konularda (bilirkişi incelemesi gerektiren, hesap-kitap içeren) profesyonel avukat desteği alma yararlıdır. Ayrıca kararlar için istinaf ve temyiz yolları HMK hükümlerine göre işler; ancak parasal sınır altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyeti kararına itiraz üzerine verilen mahkeme kararları kesindir.

Parasal Sınırın Belirlenmesi: Somut Olay

Parasal sınırın belirlenmesi bazı ince noktalar içerir. Uyuşmazlığın değeri, taraflar arasındaki asıl talep tutarıdır. Ayıp iddiasına dayalı davada bu, ayıplı malın alım bedeli, indirim talebi tutarı veya sözleşmeden dönme halinde iade edilecek bedeldir. Tazminat talepli davalarda talep edilen tazminat tutarıdır. Faiz ve masraflar kural olarak parasal sınıra dahil değildir; ana talep esas alınır.

Birden fazla talep içeren davalarda uyuşmazlık toplamı esas alınır: örneğin ayıp indirimi + tazminat talebi toplamı sınıra göre değerlendirilir. Sözleşmenin süresine göre değişen taleplerde (örneğin kira, abonelik bedeli) yıllık toplam esas alınır. Bu belirlemeler somut olayın koşullarına göre yapılır; başvurunun doğru mercie yapılabilmesi için ön hukuki değerlendirme yararlıdır.

Karar Kesinliği ve Kanun Yolları

Tüketici uyuşmazlıklarında karar kesinliği farklı katmanlarda değerlendirilir. Hakem heyeti kararına 15 gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir. Parasal sınır altındaki uyuşmazlıklarda mahkemenin itiraz üzerine verdiği karar KESİNDİR; istinaf ve temyiz yolu kapalıdır (Kanun m.70/6). Bu kesinlik hem tüketici hem de karşı taraf açısından son karar niteliği taşır.

Parasal sınır üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemesi kararına karşı istinaf ve gerekli koşullarda temyiz yolu açıktır. HMK’nın istinaf-temyiz kuralları uygulanır. Bu davalar için karar süreci daha uzun sürebilir; ancak üst mahkeme incelemesi de mümkündür. Karar kesinleşmiş ve ödeme yapılmamışsa icra edilebilirlik belgesi ile ilamlı icra takibi başlatılır.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar

1) Yanlış mercie başvuru: Parasal sınırın altında olduğu halde mahkemeye başvurmak veya üzerinde olduğu halde hakem heyetine başvurmak yaygın hatalardır. Görevsizlik red kararı ile karşılaşılır; süreç uzar. Doğru mercie başvuru için başvuru öncesi hukuki değerlendirme yararlıdır.

2) Arabuluculuğa gidilmeden dava açma: 186.000 TL üstündeki uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır. Atlanırsa dava reddedilir; süreç yeniden başlar. Muaf haller doğru tespit edilmelidir.

3) Yetki hatası: Tüketici lehine olan iki seçenekten birine gitmek yerine sözleşmedeki yetki kaydına göre başvuru yapmak yanlıştır. Sözleşme kaydı tüketici aleyhine olan yetki kuralını değiştiremez; yerleşim yeri veya işlem yeri kural olarak esastır.

4) Zamanaşımı: Tüketici uyuşmazlıklarında farklı zamanaşımı süreleri geçerlidir (ayıp için 2 yıl, TBK genel 10 yıl vb.). Süre kaçırılmadan başvuru yapılmalıdır.

5) Delil eksikliği: Basit yargılama usulünde deliller genellikle dilekçe ile sunulur. Sonradan sunulmaya çalışılan deliller reddedilebilir.

Uzman Vekil Zorunlu mu?

Tüketici hakem heyeti ve mahkeme süreçlerinde avukat ile temsil kural olarak zorunlu değildir. Tüketici kendi dilekçesini yazabilir ve kendini temsil edebilir. Ancak profesyonel yardım almak birçok avantaj sağlar: dilekçenin doğru yasal dayanaklarla yazılması; parasal sınır ve arabuluculuk şartının doğru değerlendirilmesi; delillerin uygun şekilde sunulması; itiraz, istinaf ve temyiz süreçlerinin süresinde başlatılması. Özellikle karmaşık, teknik veya yüksek tutarlı uyuşmazlıklarda uzman avukat desteği süreç maliyetini azaltır ve başarı ihtimalini artırır.

Sonuç

Tüketici mahkemesinde görev ve yetki 6502 sayılı Kanun m.66-73/A ile detaylı biçimde düzenlenmiştir. 2026 yılı için 186.000 TL parasal sınırı altındaki uyuşmazlıklar tüketici hakem heyetine, üzerindeki uyuşmazlıklar önce dava şartı arabuluculuğa, sonra tüketici mahkemesine (yoksa asliye hukuk mahkemesine) götürülür. Yetkili mahkeme tüketicinin yerleşim yeri veya işlem yapıldığı yerdir; bu kural emrettici olup sözleşme ile değiştirilemez. Basit yargılama usulü, ücretsiz veya sınırlı ücretli başvuru, avukat zorunluluğu bulunmaması gibi tüketici lehine düzenlemeler uyuşmazlıkların erişilebilir çözümünü sağlar. Doğru mercie doğru zamanda başvuru, delillerin sistematik sunumu ve süre kurallarına uyum başarılı sonuç için kritik önemdedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tüketici mahkemesinin görev alanı nedir?

Kanun m.73/1 uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek tüm uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinin görev alanına girer. Bu, tüketicinin taraf olduğu her türlü sözleşmeyi kapsar (bankacılık, sigorta, taşımacılık, tıbbi hizmet, e-ticaret dahil).

2026 parasal sınırı ne kadar?

186.000 TL’dir (23 Aralık 2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmi Gazete Tebliği). Bu sınır altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; üzerindeki uyuşmazlıklarda önce arabuluculuk sonra tüketici mahkemesi devreye girer.

Arabuluculuk her uyuşmazlıkta zorunlu mu?

Parasal sınır üzerindeki tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk zorunludur (m.73/A). Ancak hakem heyeti kararına itiraz davaları, çekişmesiz yargı işleri ve ihtiyati tedbir talepleri gibi durumlar muaftır.

Yetkili mahkeme neresidir?

Tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yer veya tüketici işleminin yapıldığı yer tüketici mahkemesi yetkilidir. Tüketici bu iki seçenek arasında tercih yapabilir. Yetki emredicidir; sözleşme ile değiştirilemez.

Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde ne yapılır?

Asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Dava tüketici mahkemesi hükümleri çerçevesinde görülür ve 6502 sayılı Kanun uygulanır.

Basit yargılama usulü nedir?

Tüketici mahkemelerinde uygulanır: dilekçe teatisi tamamlandıktan sonra doğrudan tahkikat aşamasına geçilir; ön inceleme yoktur; deliller kural olarak dilekçelerle sunulur; hızlı sonuç alınır.

Avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır. Tüketici hakem heyeti ve mahkeme süreçlerinde vekalet zorunluluğu yoktur. Tüketici kendi dilekçesini yazabilir ve kendini temsil edebilir. Karmaşık uyuşmazlıklarda profesyonel destek yararlıdır.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme

Hukukçular Evi — Ankara

📞 Hemen Ara💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk