Göreve İade Kararı Ne Zaman Uygulanır? İYUK m.28 ve Kesinleşme Şartı
07 Ağustos 2026

Göreve İade Kararı Ne Zaman Uygulanır? İYUK m.28 ve Kesinleşme Şartı

İdare mahkemesinden lehe karar çıktı; peki göreve ne zaman başlanır? 7588 sayılı Kanunun 7. maddesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesine eklenen cümle bu sorunun cevabını belirli kurumlar bakımından değiştirdi. Artık göreve iade sonucunu doğuran kararlar, nihai kararların kesinleşmesinden sonra uygulanıyor. Bu yazıda kimlerin kapsamda olduğunu, hangi davaların etkilendiğini ve hangi durumların kapsam dışında kaldığını ayrıntısıyla ele alıyoruz.

Kuralın Metni ve Kaynağı

Değişikliğin kaynağı, 2/7/2026 tarihinde kabul edilen ve 11 Temmuz 2026 tarihli, 33307 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7588 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun‘dur. Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Kanunun 7. maddesi, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin birinci fıkrasına yeni bir cümle eklemiştir. Eklenen cümle, sayılan personel grupları ve dava türleri bakımından göreve iade sonucunu doğuran mahkeme kararları uyarınca tesis edilecek işlemlerin, nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirileceğini hükme bağlamaktadır.

Kimler Kapsamda?

Hüküm, kapsamı kişi bakımından tek tek saymıştır. Kapsamdaki gruplar şunlardır:

  • Millî Savunma Bakanlığı merkez, taşra, yurt dışı teşkilatı ile bağlı, ilgili, ilişkili ve bünyesindeki kuruluşlarda görevli personel ve bunların adayları
  • Millî Savunma Üniversitesinde eğitim gören askerî öğrenciler ve bunların adayları
  • Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatlarında görevli personel ve bunların adayları
  • Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Polis Akademisi ve bunlara bağlı eğitim ve öğretim kurumlarındaki öğrenciler ile bunların adayları
  • Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı personeli

Listede iki nokta özellikle dikkat çekicidir. Birincisi, adaylar da kapsamdadır. Henüz göreve başlamamış, atama aşamasında elenmiş kişiler de hükmün kapsamına girer. İkincisi, öğrenciler ayrıca sayılmıştır. Millî Savunma Üniversitesi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile Polis Akademisi öğrencileri ve adayları hüküm kapsamındadır.

Hangi Davalar Kapsamda?

Kişi kapsamı kadar önemli olan, dava kapsamıdır. Hüküm üç kategoride uygulanır:

1. Terör Bağlantısı Gerekçeli İşlemler

Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak veya bu örgütlerle iltisaklı olmak gerekçeleriyle; kamu görevine alınmayan veya kamu görevinden ya da meslekten ayrılan/çıkarılan yahut sözleşmesi feshedilenlerle ilgili idari davalar.

2. 375 Sayılı KHK Geçici Madde 35 İşlemleri

27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca tesis edilen idari işlemlere yönelik açılan idari davalar.

3. Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Davaları

İlgili mevzuat uyarınca gerçekleştirilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemlerinin idarece olumsuz değerlendirilmesi sonucu, söz konusu idari işleme yönelik açılan davalar.

Bu üçüncü kategori, uygulamada en geniş kesimi ilgilendirendir. Polis Akademisi veya askerî okul adaylığı iptal edilen, ataması yapılmayan ya da güvenlik soruşturması menfi geldiği için ilişiği kesilen kişilerin davaları buraya girer.

Kapsam Dışında Ne Kalıyor?

Hükmün sınırlarını bilmek, kapsamını bilmek kadar önemlidir. Üç sınır vardır.

Birinci sınır — kararın sonucu. Kural yalnızca göreve iade sonucunu doğuran kararlar bakımından uygulanır. Bir disiplin cezasının iptali istemli davada, bir atama veya yer değiştirme işleminin iptali isteminde ya da sicil işleminin iptali davasında karar göreve iade sonucu doğurmadığından bu hüküm devreye girmez; kararın uygulanması bakımından İYUK m.28’in genel rejimi geçerlidir.

İkinci sınır — kurum. Hüküm kurum bazlıdır. Yukarıda sayılan kurumlar dışındaki kamu kurumlarında görev yapan veya bu kurumlara atanacak kişiler bakımından genel rejim devam eder. Örneğin bir bakanlık veya belediye kadrosuna güvenlik soruşturması gerekçesiyle ataması yapılmayan bir adayın davasında bu özel kural uygulanmaz.

Üçüncü sınır — gerekçe. Kapsamdaki bir kurumda çalışıyor olmak tek başına yetmez; işlemin dayandığı gerekçenin de yukarıdaki üç kategoriden birine girmesi gerekir. Nitelik belgesi, performans, sağlık veya kadrosuzluk gibi gerekçelere dayanan bir fesih işleminde bu kural uygulanmaz.

Otuz Günlük Süre Ne Oldu?

2577 sayılı Kanunun 28. maddesinin birinci fıkrası, idarenin mahkeme kararlarının icaplarına göre işlem tesis etmek zorunda olduğunu ve bu sürenin kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceğini düzenler. Bu genel kural yürürlüktedir ve kaldırılmamıştır.

7588 sayılı Kanunun getirdiği değişiklik, otuz günlük sürenin başlangıç anını ilgilendirir. Kapsamdaki dosyalarda idarenin işlem tesis etme yükümlülüğü, ilk derece kararının tebliğiyle değil nihai kararın kesinleşmesiyle doğar. Yani süre ortadan kalkmamış, ileriye ötelenmiştir.

Yürütmenin Durdurulması Kararı Ne Olacak?

Bu, uygulamada en çok sorulan sorulardan biridir ve dikkatli bir okuma gerektirir. Hükmün metninde “göreve iade sonucunu doğuran mahkeme kararları” ifadesi kullanılmış, karar türü bakımından ayrım yapılmamıştır. Somut bir dosyada yürütmenin durdurulması kararının bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, kararın göreve iade sonucunu doğurup doğurmadığına ve dosyanın özelliklerine göre belirlenir.

Hüküm yeni olduğundan yerleşik yargısal uygulamanın oluşması zaman alacaktır. Bu nedenle devam eden dosyalarda, yürütmenin durdurulması talebinin ve buna bağlanan beklentinin dosya bazında değerlendirilmesi gerekir. Genel bir kabulle hareket etmek hak kaybına yol açabilir.

Lehe karar aldınız ama göreve başlatılmıyor musunuz?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Yoksun Kalınan Parasal Haklar

Kesinleşme şartının en somut sonucu, göreve dönüşün gecikmesidir. Bu gecikme, yoksun kalınan parasal haklara ilişkin talebi daha da önemli hâle getirir.

İptal kararı, işlemi tesis edildiği andan itibaren hukuk âleminden kaldırır. Bu nedenle iptal davasında, işlem nedeniyle yoksun kalınan maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de kurulması yerinde olur. Uygulamada bu talep ya iptal davasıyla birlikte ileri sürülür ya da iptal kararından sonra ayrıca tam yargı davası açılır.

Kesinleşme şartıyla birlikte hesaba katılması gereken noktalar şunlardır: mahrumiyet döneminin uzayacağı, talebin dosyada açıkça ve doğru biçimde kurulmuş olması gerektiği ve faiz başlangıcının hangi tarihe bağlanacağı. Talep kurulmamışsa veya eksik kurulmuşsa, uzayan sürecin maliyeti doğrudan ilgilinin üzerinde kalır.

Dava Stratejisi Nasıl Değişiyor?

Kesinleşme şartı, dava yönetiminde üç noktayı değiştirir.

Birincisi, dilekçe artık üst yargıya göre yazılmalıdır. Eskiden ilk derecede kazanmak çoğu zaman fiilî sonucu doğuruyordu. Şimdi ilk derece kararı yalnızca bir aşamadır; bölge idare mahkemesi ve gerektiğinde Danıştay incelemesinden geçecek bir gerekçe kurgusu gerekir. İlk derecede güçlü görünen ama üst mercide zayıf kalan bir dilekçe artık çok daha pahalıya mal olur.

İkincisi, delil toplama baştan tamamlanmalıdır. Güvenlik soruşturması dosyalarında işlemin dayandığı olgusal verinin ne olduğu çoğu zaman ilgiliye bildirilmez. Bilgi edinme başvurusu, savunma dilekçesindeki gerekçenin incelenmesi ve varsa beraat, takipsizlik veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının dosyaya girmesi ilk aşamada tamamlanmalıdır. Üst yargı aşamasında yeni delil sunma imkânı sınırlıdır.

Üçüncüsü, süreç beklentisi baştan doğru kurulmalıdır. Dosyanın kesinleşmesine kadar geçecek sürenin ilgiliye açıkça anlatılması, hem gerçekçi bir planlama hem de doğru bir talep kurgusu için gereklidir.

Elinizdeki Kararı Nasıl Okumalısınız?

Devam eden veya yeni sonuçlanmış bir dosyanız varsa, sırasıyla şunları kontrol edin:

  • Kurum: İşlemi tesis eden idare, hükümde sayılan kurumlardan biri mi? MSB ve bağlı kuruluşları, Jandarma, Sahil Güvenlik, Emniyet, MİT veya bunların eğitim kurumları mı?
  • Statü: Personel misiniz, aday mısınız, öğrenci misiniz? Üçü de kapsamdadır.
  • Gerekçe: İşlem terör bağlantısı gerekçelerinden birine mi, 375 sayılı KHK geçici 35. maddeye mi, yoksa güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirilmesine mi dayanıyor?
  • Kararın sonucu: Alınan veya beklenen karar göreve iade sonucu doğuruyor mu, yoksa yalnızca bir disiplin cezasını veya başka bir işlemi mi iptal ediyor?
  • Talepler: Yoksun kalınan parasal haklara ilişkin talep dosyada kurulmuş mu?

Bu beş sorunun tamamına “evet” cevabı veriyorsanız, dosyanız kesinleşme rejimindedir ve planlamanızı buna göre yapmanız gerekir. Herhangi birine “hayır” diyorsanız, genel rejim uygulanıyor olabilir; bu tespit dosya üzerinden yapılmalıdır.

Dosyanızın hangi rejime tabi olduğundan emin değil misiniz?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sık Yapılan Üç Hata

Birinci hata: ilk derece kararını kesinleşmiş sanmak. Lehe karar tebliğ alındığında idareye başvurup göreve başlatılmayı beklemek, kapsamdaki dosyalarda sonuçsuz kalır. Kararın kesinleşip kesinleşmediği, kanun yolu aşamalarının tamamlanmasıyla belirlenir.

İkinci hata: parasal hak talebini sonraya bırakmak. Süreç uzadıkça mahrumiyet dönemi büyür. Talebin dosyada baştan doğru kurulması, sonradan ayrı bir dava açma yükünü ve süre riskini ortadan kaldırır.

Üçüncü hata: kapsamı olduğundan geniş sanmak. Her askerî veya kolluk davası bu rejime tabi değildir. Disiplin cezası iptali, atama iptali, sicil iptali gibi davalarda kural uygulanmaz. Yanlış bir kabulle hareket etmek, gereksiz bekleme veya yanlış strateji anlamına gelir.

Süreler Değişmedi

Son olarak vurgulanmalıdır: 7588 sayılı Kanun dava açma sürelerine dokunmamıştır. İdari işlemlere karşı 2577 sayılı Kanunun 7. maddesindeki süreler aynen geçerlidir. Kanun, süre rejimine değil kararın uygulanma anına müdahale etmiştir. Tebligat aldığınızda süre işlemeye başlar; kesinleşme tartışması yalnızca kararın icrası aşamasına ilişkindir.

Sıkça Sorulan Sorular

Göreve iade kararı ne zaman uygulanır?

7588 sayılı Kanunun 7. maddesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle uyarınca, maddede sayılan kurumlar ve dava türleri bakımından göreve iade sonucunu doğuran mahkeme kararları uyarınca tesis edilecek işlemler, nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirilir. Bu kapsam dışındaki dosyalarda İYUK m.28’in genel rejimi uygulanır.

Bu kural hangi kurumları kapsıyor?

Millî Savunma Bakanlığı merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatı ile bağlı, ilgili, ilişkili ve bünyesindeki kuruluşlarda görevli personel ve adayları; Millî Savunma Üniversitesi askerî öğrencileri ve adayları; Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatı personeli ve adayları; Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile Polis Akademisi öğrencileri ve adayları; Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı personeli kapsamdadır.

Hangi dava türlerinde uygulanıyor?

Üç kategoride uygulanır. Birincisi, terör örgütleriyle eylem birliği, yardım, kamu imkân ve kaynaklarını destek amacıyla kullanma veya kullandırma, propaganda ya da iltisak gerekçeleriyle kamu görevine alınmayan veya görevden çıkarılan yahut sözleşmesi feshedilenlerin davaları. İkincisi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca tesis edilen işlemlere yönelik davalar. Üçüncüsü, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının idarece olumsuz değerlendirilmesi üzerine açılan davalar.

Disiplin cezasının iptali davasında da kesinleşme mi bekleniyor?

Hayır. Kural yalnızca göreve iade sonucunu doğuran kararlar bakımından uygulanır. Disiplin cezasının iptali, atama veya yer değiştirme işleminin iptali ya da sicil işleminin iptali istemli davalarda karar göreve iade sonucu doğurmadığından, kararın uygulanması bakımından İYUK m.28’in genel rejimi geçerlidir.

Otuz günlük uygulama süresi kalktı mı?

Hayır. 2577 sayılı Kanunun 28. maddesindeki, idarenin kararın icaplarına göre işlem tesis etme ve bu sürenin kararın tebliğinden başlayarak otuz günü geçmeme yükümlülüğü yürürlüktedir. Değişiklik sürenin kendisini değil başlangıç anını etkiler; kapsamdaki dosyalarda yükümlülük, ilk derece kararının tebliğiyle değil nihai kararın kesinleşmesiyle doğar.

Adaylar ve öğrenciler de kapsamda mı?

Evet. Hükümde MSB teşkilatındaki personelin adayları, Millî Savunma Üniversitesi askerî öğrencileri ve adayları, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet personelinin adayları ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Polis Akademisi ve bunlara bağlı eğitim-öğretim kurumlarındaki öğrenciler ve adayları açıkça sayılmıştır.

Yoksun kalınan maaşları nasıl talep etmeliyim?

İptal kararı işlemi tesis edildiği andan itibaren hukuk âleminden kaldırdığından, işlem nedeniyle yoksun kalınan maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi talebi ya iptal davasıyla birlikte ileri sürülür ya da iptal kararından sonra ayrıca tam yargı davası açılır. Kesinleşme şartı nedeniyle mahrumiyet dönemi uzayacağından talebin dosyada baştan doğru kurulması önem taşır.

7588 sayılı Kanun dava açma sürelerini değiştirdi mi?

Hayır. 7588 sayılı Kanun dava açma sürelerine dokunmamıştır; 2577 sayılı Kanunun 7. maddesindeki süreler aynen geçerlidir. Kanun, süre rejimine değil kararın uygulanma anına müdahale etmiştir.

🔄 Mevzuat kontrolü: Bu sayfadaki kanun maddeleri ve süreler 07.08.2026 tarihinde yürürlükteki metinlerle karşılaştırılmıştır. Mevzuat değişikliklerini takip ediyor ve sayfalarımızı güncelliyoruz.

Bu içerik Askerî Personel Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için Askerî Personel Hukuku Rehberi ve İdare Hukuku Rehberi sayfalarına bakabilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk