Türkiye’de hayvan haklarına ilişkin yasal çerçeve, 2004 yılında çıkarılan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile başladı; ardından 2021’deki kısmi düzenlemeler ve nihayetinde 2 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile köklü bir dönüşüme uğradı.
Bu rehberde; mevcut yasal düzenlemenin tüm boyutlarını, hayvan sahiplerinin ve belediyelerin yükümlülüklerini, Anayasa Mahkemesi’nin Mayıs 2025’teki kritik kararını ve bireylerin hukuki sorumluluğunu kapsamlı şekilde ele alıyoruz.
Mevzuatın Evrimi: 5199’dan 7527’ye
5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu (2004)
24 Haziran 2004 tarihli ve 5199 sayılı Kanun, hayvanların korunmasına ilişkin Türkiye’nin ilk kapsamlı düzenlemesidir. Kanun; hayvanlara karşı şiddetin yasaklanması, sahipsiz hayvanların yaşam hakkının desteklenmesi, belediyelerin barınma ve tedavi yükümlülükleri gibi temel ilkeleri ortaya koymuştur.
2021 Değişiklikleri (7332 sayılı Kanun)
14 Temmuz 2021 tarihli 7332 sayılı Kanun ile 5199’da önemli değişiklikler yapıldı. Hayvanlar artık “mal” değil, “can” olarak tanımlandı. Hayvana eziyet ve şiddet Türk Ceza Kanunu kapsamında suç haline geldi (önceden sadece idari para cezası vardı). Hayvan deneylerine sıkı kurallar getirildi; hayvanat bahçesi, sirk ve panayırlarda yaban hayvanı sergileme yasaklandı.
7527 Sayılı Kanun (2024)
30 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda 275 kabul, 224 ret oyu ile kabul edilen 17 maddelik bu düzenleme, 2 Ağustos 2024’te Resmi Gazete’nin 32620 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, kamuoyunda “sokak hayvanları yasası” veya “köpek yasası” olarak biliniyor.
7527 Sayılı Kanun’un Getirdiği Temel Değişiklikler
Sahipli/Sahipsiz Hayvan Ayrımı Netleşti. Kanunun 2. maddesi ile 5199 sayılı Kanun’un 3. maddesinde yer alan tanımlar yenilendi. Sahipli hayvan: Bir kişi, kuruluş, kurum ya da tüzel kişilik tarafından sahiplenilen, bakımı, aşıları ve periyodik sağlık kontrolleri yapılan, Tarım ve Orman Bakanlığı veri tabanına kaydedilen ev hayvanları. Sahipsiz hayvan: Sahipli hayvanlar dışında kalan evcil hayvanlar. Bu net ayrım, ileride uygulanacak idari işlemlerin hukuki dayanağını oluşturuyor.
Mikroçip ve PETVET Zorunluluğu. Kedi, köpek ve gelincik sahipleri için 31 Aralık 2025 tarihine kadar dijital kimliklendirme (mikroçip) ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın PETVET veri tabanına kayıt zorunluluğu getirildi. Bu süre geçtikten sonra kayıt yaptırmayan hayvan sahipleri idari para cezası ile karşılaşabilir. Mikroçip uygulaması veteriner hekim tarafından yapılır; bazı belediyeler ve hayvan koruma dernekleri kampanya dönemlerinde ücretsiz çip uygulaması düzenlemektedir.
Yerel Yönetimlerin Artırılmış Sorumluluğu. Kanunun 13. maddesi ile büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu 25.000’i aşan belediyeler için sahipsiz hayvanların toplanması, rehabilitasyonu ve sahiplendirilmesi süreçleri belediyelere tevdi edildi. 31 Aralık 2028 tarihine kadar belediyelerin kesinleşmiş bütçe gelirlerinin binde 5’i (büyükşehir belediyelerinde binde 3’ü) hayvan bakımevi kurmak, rehabilitasyon ve sahiplendirme faaliyetleri için ayrılmak zorundadır. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya kaynağı amaç dışı kullanan belediye başkanı ve belediye yetkililerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Ötanazi Düzenlemesi — Tartışmaların Odağı. Kanunun en tartışmalı maddesi olan 5. madde, 5199 sayılı Kanun’un 13. maddesini değiştirerek “Hayvanların Ötanazisi” başlığını getirdi. Buna göre bakımevine alınan köpeklerden; insan ve hayvanların hayatı/sağlığı için somut tehlike teşkil eden, olumsuz davranışları kontrol edilemeyen, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olan (Pitbull Terrier, Japanese Tosa, Dogo Argentino, Fila Brasileiro türleri) hayvanlara, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 9. maddesi çerçevesinde ötanazi uygulanabilmektedir. Ötanazi işlemi yalnızca veteriner hekim tarafından veya gözetiminde, insancıl yöntemlerle uygulanabilir.
Terk Etme Yasağı. Kanun, bakımevi dışında bir yere hayvanların terk edilmesini açıkça yasaklamıştır. Bakımevinde barınan bir köpeğin tekrar sokağa bırakılması da yasak kapsamındadır.
Kanun Metninden Çıkarılan Düzenlemeler. 7527 sayılı Kanun, eski 5199’da yer alan bazı düzenlemeleri kaldırdı: “Sahipsiz hayvanların da sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir” hükmü (madde 4/1-b) tamamen çıkarıldı. “Hayvan koruma gönüllüsü” tanımı metinden çıkarıldı (madde 11). 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ile 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu’na yapılan atıflar, 5996 sayılı Kanun’a referansla değiştirildi (madde 12).
Anayasa Mahkemesi’nin Mayıs 2025 Kararı. Cumhuriyet Halk Partisi’ne mensup 126 milletvekili, 7527 sayılı Kanun’un 16 maddesinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Başvurunun temel gerekçeleri; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına aykırılık, Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü Standartları’nın ihlali, hayvan haklarına ilişkin uluslararası sözleşmelerle çelişme ve Anayasa’nın yaşam ve çevre haklarına aykırılık idi. 7 Mayıs 2025 tarihinde Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, başvuruyu esastan inceleyerek iptal talebini reddetti. Bazı maddelerin iptal istemi oy birliğiyle, bazıları oy çokluğuyla reddedildi. Gerekçeli karar Aralık 2025’te yayımlandı. Mahkeme, insan sağlığı ve vücut bütünlüğü ile hayvanların korunması değerleri karşı karşıya geldiğinde insanın korunmasının üstün tutulması gerektiği ilkesine dayanarak yasayı Anayasa’ya uygun buldu. Sonuç olarak 5199 sayılı Kanun’da 7527 sayılı Kanun ile yapılan tüm değişiklikler olduğu gibi yürürlükte kalmaya devam etmektedir.
Hayvan Bulunduranın Hukuki Sorumluluğu
Yeni dönemde hayvan sahibi olan ya da olmayı düşünen vatandaşların bilmesi gereken yükümlülükler şunlardır: Kedi, köpek ve gelinciklerin mikroçip ile kimliklendirilmesi zorunludur. Bilgilerin Tarım ve Orman Bakanlığı’nın PETVET sistemine kaydı şarttır. Hayvanın sağlık bilgileri (aşı, kısırlaştırma, periyodik kontrol) güncel tutulmalıdır. Hayvanın türüne uygun yaşam koşulları sağlanmalı; beslenme, su ve barınma ihtiyaçları karşılanmalıdır. Sahipli bir hayvanı bilerek terk etmek kanunen yasak ve idari para cezasını gerektiren bir eylemdir. Ayrıca terk edilen hayvanın üçüncü kişilere zarar vermesi halinde, eski sahip sorumlu tutulabilir.
Hayvan bulunduranın sorumluluğu üç ayrı mevzuat tarafından düzenlenmektedir:
Türk Borçlar Kanunu m. 67-68 (Hukuki Sorumluluk)
6098 sayılı TBK’nın 67. maddesi, hayvan bulunduranın hayvanın verdiği zararlardan kusursuz sorumlu olduğunu öngörmektedir. Bu, mağdurun kusur ispatı yapmasına gerek kalmadan tazminat talep edebilmesi anlamına gelir. Sorumluluktan kurtulma koşulları: Zararın doğmasını engellemek için gerekli özenin gösterildiğinin ispatı, veya gerekli özen gösterilmiş olsaydı bile zararın önlenemeyeceğinin ispatı.
Türk Ceza Kanunu m. 177 (Cezai Sorumluluk)
5237 sayılı TCK’nın 177. maddesi uyarınca, gözetimi altında bulundurduğu hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakan veya bu hayvanların kontrol altına alınmasında ihmal gösteren kişi, altı aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu (İdari ve Cezai)
Hayvana eziyet, dövme, aç-susuz bırakma gibi eylemler hem idari para cezasını hem de duruma göre TCK kapsamında cezai sorumluluğu doğurur.
Sıkça karıştırılan noktalar. “Yasayla tüm sokak köpekleri uyutulacak mı?” Hayır. Ötanazi yalnızca bakımevine alınmış, insan/hayvan sağlığı için somut tehlike teşkil eden, kontrol edilemeyen veya tedavi edilemez durumdaki köpeklere uygulanabilir. Sağlıklı sokak hayvanları kısırlaştırılıp sahiplendirilinceye kadar bakımevinde tutulur. “Kediler için mikroçip zorunluluğu var mı?” Evet, yasa kedi sahiplerini de kapsar. Ancak uygulamada sokak kedileri için farklı bir yaklaşım benimsenmekte; kısırlaştırılıp aşılandıktan sonra alındıkları ortama geri bırakılmaktadır. “Komşumun köpeği saldırırsa kime başvurmalıyım?” Önce yerel sağlık kuruluşuna başvurarak kuduz takibi yaptırın. Ardından savcılığa TCK 177 kapsamında şikâyet, hayvan sahibine karşı TBK 67 kapsamında tazminat davası açılabilir. Bu süreçte hukuki destek almak önemlidir. “Belediyemiz hayvan bakımevi açmıyor, ne yapabilirim?” Yeni yasaya göre bu, belediye başkanı ve yetkililer için 6 ay-2 yıl hapis cezası gerektiren bir ihmaldir. Yazılı dilekçe ile belediyeyi uyarabilir, sonuç alınamazsa İçişleri Bakanlığı’na şikâyet edebilirsiniz.
Sonuç ve Hukuki Destek. 7527 sayılı Kanun ile başlayan yeni dönem, hayvan sahiplerine, belediyelere ve hayvan hakları savunucularına yeni yükümlülükler getirmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin Mayıs 2025 kararıyla yasanın yürürlüğü kesinleşmiş olup, vatandaşların ve kurumların kanun çerçevesinde hareket etmesi zorunludur. Hayvan kaynaklı bir zarar yaşadıysanız, hayvan haklarınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız veya yeni yasal yükümlülükleriniz konusunda destek almak istiyorsanız Hukukçular Evi Ankara olarak ceza, idare ve tazminat hukuku alanlarında uzman avukat kadromuzla yanınızdayız.


