Sipariş etmediğiniz bir mal evinize teslim edildi ya da hiç istemediğiniz bir hizmet için fatura geldi. Belki bir “hediye” gibi görünen ürün geldi ve sonra fatura yollandı; belki bir dergi aboneliği başlatıldı; belki telefonunuza sipariş vermediğiniz bir SMS servisi eklendi. Bu durumlarda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi tüketiciyi net biçimde korur: sipariş edilmeyen malların gönderilmesi veya hizmetlerin sunulması durumunda tüketiciye karşı herhangi bir hak ileri sürülemez. Sessiz kalmanız veya malı kullanmanız kabul beyanı sayılmaz; malı geri göndermek veya muhafaza etmek yükümlülüğünüz yoktur. Sözleşme kurulduğu iddiasının ispatı karşı tarafa aittir.
Yasal Dayanak: 6502 m.7
Kanun’un 7. maddesi kısa ama tüketici hakkını çok net koruyan bir düzenlemedir. Maddenin birinci fıkrası şöyle der: “Sipariş edilmeyen malların gönderilmesi ya da hizmetlerin sunulması durumunda, tüketiciye karşı herhangi bir hak ileri sürülemez. Bu hâllerde, tüketicinin sessiz kalması ya da mal veya hizmeti kullanmış olması, sözleşmenin kurulmasına yönelik kabul beyanı olarak yorumlanamaz. Tüketicinin malı geri göndermek veya muhafaza etmek gibi bir yükümlülüğü yoktur.”
Bu düzenleme, tüketici hukukunun en güçlü koruma araçlarından biridir. Maddenin arkasındaki mantık şudur: sözleşme kurulması için tüketicinin özgür iradesi ile açık bir kabul beyanı gereklidir; sipariş edilmeyen bir mal veya hizmet için tüketicinin herhangi bir tepkisi sözleşmenin kurulduğu anlamına gelmez. Ayrıca satıcının “sipariş edildi” iddiasını ispatlaması gerekir; ispat yükü karşı taraftadır. Bu ilke Türk Borçlar Kanunu’nun sözleşme özgürlüğü ilkesinin bir uzantısıdır.
Sessizlik = Kabul Değildir
Uygulamada satıcılar sıklıkla “size teslim edildi ve iade etmediniz, dolayısıyla kabul ettiniz” mantığı ile hareket eder. Bu mantık 6502 m.7 karşısında hukuki dayanaktan yoksundur. Tüketicinin sessizliği (yanıt vermemek, malı geri göndermemek) kabul beyanı olarak yorumlanamaz. Bu prensip Roma Hukuku’ndan bugüne kabul edilen “qui tacet consentire non videtur” (susan kabul etmiş sayılmaz) genel ilkesinin somut bir uygulamasıdır ve Türk özel hukukunda Türk Borçlar Kanunu m.6 ile yürütülür.
Sessizliğin kabul anlamına gelmesi ancak istisnai hallerde ve açık yasal düzenleme varsa mümkündür. Örneğin uzun süreli bir sözleşmenin yenilenmesinde belirli bir bildirimden sonra sessiz kalınması tarafların ilişkisine göre yenileme kabulü olarak yorumlanabilir. Ancak sipariş edilmeyen mal veya hizmet için hiçbir yasal dayanak bulunmadığı için sessizlik hiçbir yönde bağlayıcı sonuç doğurmaz. Bu sayede tüketici, ısrarla ürün gönderen veya hizmet başlatan satıcının baskısından korunmuş olur.
Malın Kullanılması da Kabul Değildir
Kanun m.7 sessizlikten öte, “malı kullanmış olma” durumunu da açıkça kabul beyanı olarak yorumlamaz. Bu düzenleme pratikte kritik önemdedir. Örneğin evinize sipariş etmediğiniz bir gıda ürünü geldi ve siz onu tükettiniz; ya da beklenmedik bir kitap posta ile geldi ve okumaya başladınız. Bu tür kullanım halleri, satıcının size karşı ödeme talebini yasal olarak destekleyemez.
Bu güvence tüketiciye önemli bir psikolojik rahatlık sağlar. Satıcılar sıklıkla “kullandın, ödemek zorundasın” tehdidiyle tüketiciyi baskı altına alır; ancak Kanun bu tehdidin hukuki dayanağı olmadığını açık biçimde belirler. Tüketici, sipariş etmediği bir mal gönderildiğinde, o malı istediği gibi kullanabilir veya hiç kullanmayabilir; hiçbir durumda ödeme yükümlülüğü altına girmez. Bu kural özellikle dürüst olmayan pazarlama tekniklerine karşı güçlü bir kalkandır.
Malı Geri Gönderme veya Muhafaza Yükümü Yoktur
Kanun m.7 tüketici için bir başka güçlü korumayı içerir: “Tüketicinin malı geri göndermek veya muhafaza etmek gibi bir yükümlülüğü yoktur.” Bu husus özellikle önemlidir çünkü bazı satıcılar “sizin cebinizden posta parası çıkarak iade edin, aksi halde kabul etmiş sayılırsınız” gibi baskılarda bulunabilir. Bu tür bir talep hukuka aykırıdır.
Tüketici, kendisine sipariş etmediği bir mal geldiğinde iki seçeneğe sahiptir. Birincisi malı geri göndermek (isterse); ancak bu kesinlikle zorunlu değildir ve masrafın kime ait olacağı sorunu doğurur. İkincisi malı muhafaza etmek de zorunlu değildir; tüketici malı istediği gibi tasarruf edebilir. Uygulamada makul davranış: satıcıya kısaca “sipariş vermedim, bu mal size ait, alıp gidebilirsiniz” bildirimi yapmaktır. Ancak bu bildirim dahi yasal bir zorunluluk değildir; tüketicinin hiçbir işlem yapmama hakkı vardır.
İspat Yükü: Karşı Tarafta
Kanun m.7’nin ikinci fıkrasında ispat yükü açıkça karşı tarafa (satıcıya) yüklenmiştir: bir mal veya hizmetin sipariş edildiğini iddia eden, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Bu, tüketici lehine önemli bir düzenlemedir çünkü satıcının satıcı olmadığını ispat etmek genellikle daha güçtür (“negatif bir olgunun ispatı”).
Satıcı iddiasını nasıl ispatlar? Kabul edilebilir deliller arasında yazılı sipariş (sözleşme, imzalı sipariş formu); elektronik sipariş kayıtları (e-ticaret sistem kayıtları, IP bilgisi, oturum kayıtları); telefonla sipariş halinde kayıt tutulan görüşme kaydı (Yönetmelik’in gereği güvenlik önlemleriyle); e-posta veya SMS ile onay yazışması; ödeme yapılmış olması (banka dekontu) sayılabilir. Ancak “kargodan çıktı, teslim aldı” gibi bilgiler tek başına siparişin ispatı için yeterli değildir; kargonun teslim alınması, sadece ürünün fiziki alımını gösterir; sözleşme onayının ispatı ayrıca gerekir. Uygulamada satıcı bu ispatı yapamadığında dava veya hakem heyeti başvurusu tüketici lehine sonuçlanır.
Sık Karşılaşılan Uygulamalar
Sipariş edilmeyen mal ve hizmet çeşitli biçimlerde ortaya çıkar. Bu tipik uygulamaları bilmek tüketicinin savunmasını güçlendirir.
1) Deneme paketi + otomatik satış: “Ücretsiz 30 gün dene, memnun kalmazsan iade et” mantığıyla ürün gönderilir; deneme süresi sonunda otomatik olarak fatura kesilir. Bu tür pratikler ancak tüketicinin açık ve bilinçli onayı ile başlatılabilir; deneme paketinin kabulü otomatik satın alma anlamına gelmez. m.7 kapsamındaki koruma burada devrededir.
2) “Hediye” olarak gönderilen ürün + sonra fatura: Bazı satıcılar önce ürünü “size ücretsiz hediye” olarak gönderir; sonra alıcı ürünü açıp kullandıktan sonra fatura veya ödeme talebi gelir. m.7 açıktır: sipariş etmediyseniz kullanmış olmanız kabul beyanı sayılmaz.
3) Otomatik dergi aboneliği başlatma: Bir web sitesinden alışveriş yaparken küçük harflerdeki “onay kutusu” ile ek bir dergi aboneliği başlatılır. Bu tür durumlarda ek aboneliğin geçerli olması için açık ve ayrı bir onay gerekir; genel sözleşmeye eklenen ek şart olarak sunulan aboneliğe m.7 uygulanır.
4) GSM operatörünün ekstra servis eklemesi: Sipariş edilmeyen mesajlaşma servisi, ringback tone, dijital içerik servisi gibi. Bu tür SMS servislerinin fatura yansıtılması m.7’nin ihlalidir. Ayrıca Abonelik Sözleşmesinin Feshi yazımızdaki abonelik iptal prosedürü ile birlikte değerlendirilir.
5) Bankanın onaylanmamış kart aidatı veya sigorta: Banka, tüketicinin açık onayı olmadan kredi kartı aidatı başlatabilir veya hayat sigortası ekleyebilir. m.7 kapsamında ve Kredi Kartı Aidatı İadesi ile Bankaların Haksız Kesintileri yazılarımızdaki prensipler devreye girer.
6) İnternet aboneliğinde ek servis: İnternet servis sağlayıcısı sipariş edilmeyen bir dijital platform aboneliği, ekstra hız paketi veya güvenlik yazılımı başlatabilir. m.7 bu tür durumlarda tüketiciyi korur.
Karşılaşınca Ne Yapmalı?
Sipariş etmediğiniz bir mal veya hizmet için ödeme talebi geldiğinde şu adımları takip edin. Birinci adım: hemen ödeme yapmayın ve panik yapmayın. Kanun sizi net biçimde korur; hukuki bir yükümlülüğünüz olduğu düşüncesiyle acele ödeme yapmayın. İkinci adım: satıcıya yazılı bildirim yapın. Bildirimde “işbu ürünü/hizmeti sipariş vermedim, 6502 sayılı Kanun m.7 uyarınca sözleşme kurulmamıştır, ödeme yükümlülüğüm yoktur” ifadesini net şekilde yazın. Bu bildirimi iadeli taahhütlü mektup, noter ihtarnamesi, e-posta veya kalıcı veri saklayıcısı ile yapın; kayıt saklayın.
Üçüncü adım: satıcı ısrarla ödeme talep ediyor veya icra takibi başlatmışsa, delilleri (yazışmalar, ödeme talepleri, iddia edilen sözleşme örneği) toplayın. Dördüncü adım: parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti başvurusu yapın; sınır üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici mahkemesine dava açın. Beşinci adım: icra takibi başlatılmışsa 7 gün içinde icra dairesine itiraz edin; MTS ile takip halinde 7 gün itiraz süresi kritiktir. Fatura tabanlı icra takipleri hakkında Abonelik/Fatura Borcu İcraya Verildi yazımıza bakabilirsiniz.
Sözleşme Kuruluş İddiaları ve İspat
Satıcı sözleşmenin kurulduğunu iddia ediyorsa bu iddianın somut belge ile ispatı gerekir. Sözleşme kuruluş yolları şunlardır: yazılı sözleşme (imzalı belge); elektronik sözleşme (web sitesi üzerinden onay kutucuğu işaretlenmesi, tüketicinin sipariş sonrası e-posta onayı); telefonla sipariş (kayıt tutulan görüşme, güvenlik önlemleri altında); mesafeli satış sözleşmesi (yönetmeliğe uygun ön bilgilendirme + sipariş özeti + tüketici onayı).
Bu belgelerin herhangi biri satıcı tarafından ibraz edilmediği sürece “sipariş verdi” iddiası ispatlanmış sayılmaz. Uygulamada dijital sözleşmelerde satıcı “log kayıtları” veya “IP bilgileri” öne sürer; ancak bu tür kayıtlar da tüketicinin kimliğinin doğrulandığını ispat etmelidir. Aynı IP’yi kullanan aile bireyleri, otomasyon botları, üçüncü kişilerin bilgisayarını kullanma gibi ihtimaller değerlendirilir. Sonuç olarak, satıcının delil kalitesi zayıfsa dava tüketici lehine sonuçlanır. Ayrıca elektronik sözleşme için Yönetmelik’in aradığı bilgilendirme yükümlülüğüne uyulmamışsa (ön bilgilendirme, cayma hakkı bildirimi) sözleşme kurulmuş dahi olsa cayma süresi 1 yıla uzar.
Reklam Kurulu ve Ticaret Bakanlığı Şikayeti
Sipariş edilmeyen mal veya hizmet pratikleri Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği kapsamında “haksız ticari uygulama” niteliği taşır. Bu tür agresif satış teknikleri Ticaret Bakanlığı ve Reklam Kurulu’na idari şikayete konu olur. Yanıltıcı reklam ve haksız uygulama şikayet süreci için Yanıltıcı Reklam ve Reklam Kurulu Şikayet yazımızdaki prosedürü izleyebilirsiniz.
Ayrıca Ticaret Bakanlığı Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) üzerinden idari şikayet, satıcıya idari yaptırım uygulanmasına yol açabilir. Bu yol tüketicinin özel hukuk taleplerini (bedel iadesi, tazminat) karşılamaz; ama satıcı üzerinde caydırıcı etki yaratır ve tekrarlanan ihlalleri önlemeye yardımcı olur. Şikayet dilekçesinde sipariş edilmeyen mal veya hizmet iddiası somut olarak belgelenmelidir.
İcra Takibi Halinde Ne Yapmalı?
Bazı hallerde satıcı, sipariş edilmediği iddia edilen tutar için icra takibi başlatabilir. Bu durum özellikle abonelik ve fatura tabanlı işlemlerde sık karşılaşılır. İcra dairesinden ödeme emri tebliğ edildiğinde tüketicinin 7 gün içinde itiraz etmesi hayati önemdedir; süre kaçırılırsa borç kesinleşir ve icra takibi devam eder.
İtiraz dilekçesinde 6502 m.7 dayanağı net belirtilmeli, sözleşmenin kurulmadığı iddia edilmeli ve satıcının ispat yüküne dikkat çekilmelidir. Ayrıca fatura borçları için MTS (7155 sayılı Kanun kapsamında merkezi takip sistemi) usulü uygulanır. Detaylı olarak Abonelik/Fatura Borcu İcraya Verildi: MTS Takibi ve İtiraz (7155) yazımıza bakabilirsiniz. İtiraz sonrasında alacaklı satıcı 6 ay içinde dava açmalıdır; açmazsa takip kaldırılır. Dava açılırsa da mahkemede sipariş kuruluşunun ispat yükü satıcıdadır.
Uluslararası Kargo ile Gelen Mal
Bazen tüketici olmayan bir kaynak (yurt dışından “hediye” pazarlama, aldatıcı e-ticaret) sipariş edilmemiş ürün gönderebilir. Bu tür durumlarda 6502 m.7’nin doğrudan uygulanması Türkiye’deki satıcılar için geçerlidir; yurt dışı satıcılar için ise tüketici koruma hukuku sınırları içerisinde değerlendirilir. Uygulamada yurt dışından gelen ve gümrük hattı geçen ürünler için gümrük vergisi tüketiciden istenebilir; bu vergi ürünün siparişinden bağımsız olarak devlet tarafından uygulanan vergidir.
Tüketicinin bu tür sınır aşırı durumlarda yapabileceği en pratik şey ürünü gümrükten çekmemek ve iade sürecine geçmesidir. Türkiye’deki e-ticaret platformunun aracılığı ile satın alım yapıldıysa platform üzerinden şikayet ve iade süreci başlatılır. Doğrudan yurt dışı satıcıdan alım durumunda (fake online store) çoğu zaman satıcı ile iletişim mümkün olmaz; bu durumda banka ile chargeback süreci en etkili yoldur.
Sonuç
Sipariş edilmeyen mal ve hizmet, tüketiciyi baskı altına almaya yönelik agresif pazarlama teknikleridir ve 6502 sayılı Kanun m.7 tüketiciyi bu tür pratiklere karşı güçlü biçimde korur. Tüketicinin sessizliği veya malı kullanması kabul beyanı sayılmaz; malı geri gönderme veya muhafaza yükümlülüğü yoktur; sipariş verildiği iddiası satıcının ispatındadır. Karşılaşınca yapılacak en önemli şey yazılı bildirim ile “sipariş vermedim” iradesini beyan etmek ve delilleri saklamaktır. Satıcı ısrarla ödeme talep ederse veya icra takibi başlatırsa hakem heyeti, mahkeme ve Ticaret Bakanlığı şikayet yolları paralel olarak kullanılabilir. Fatura tabanlı icra takibinde 7 günlük itiraz süresi kritiktir. Deneme paketi, “hediye” ürün, otomatik abonelik gibi tuzaklara karşı bilinçli olmak ve karşılaşıldığında Kanun’un tanıdığı korumadan yararlanmak tüketicinin en güçlü savunmasıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Sipariş etmediğim bir mal geldiyse ödemek zorunda mıyım?
Hayır. 6502 sayılı Kanun m.7 uyarınca sipariş edilmeyen mal veya hizmet için tüketiciye karşı hak ileri sürülemez. Sözleşme kurulduğu iddiasının ispatı satıcıya aittir.
Sessiz kalırsam kabul etmiş sayılır mıyım?
Hayır. Kanun m.7 açık: tüketicinin sessiz kalması veya malı kullanması kabul beyanı sayılamaz. Sessizliğin kabul anlamına gelmesi ancak istisnai ve açık yasal düzenleme varsa mümkündür.
Malı geri göndermek zorunda mıyım?
Hayır. Tüketicinin malı geri göndermek veya muhafaza etmek gibi bir yükümlülüğü yoktur. İsterseniz satıcıya bildirim yapıp malı alıp götürmesini talep edebilirsiniz.
Malı kullandım, ödemek zorunda kalır mıyım?
Hayır. Kanun m.7 açık: mal veya hizmeti kullanmış olma da kabul beyanı sayılamaz. Sipariş etmediğiniz bir malı kullanmanız ödeme yükümlülüğü doğurmaz.
Satıcı ısrarla ödeme talep ediyor, ne yapmalıyım?
Öncelikle yazılı bildirim ile ‘sipariş vermedim, 6502 m.7 uyarınca sözleşme kurulmamıştır’ beyanınızı iletin. Delilleri saklayın. Parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurun. İcra takibi başlatılırsa 7 gün içinde itiraz edin.
Deneme paketi göndermek, sonra fatura kesmek yasal mı?
Değil. Deneme paketinin kabulü otomatik satın alma anlamına gelmez. Tüketicinin açık ve bilinçli onayı olmadan başlatılan satış Kanun m.7 kapsamında geçersizdir; ödeme yükümlülüğü doğmaz.
Satıcı sözleşme kurulduğunu iddia ederse nasıl ispatlar?
İspat yükü satıcıdadır (m.7/2). Kabul edilebilir deliller: yazılı sözleşme, imzalı sipariş formu, elektronik sipariş kayıtları (IP + oturum kaydı), telefon görüşme kaydı, e-posta/SMS onay yazışması, ödeme dekontu. Kargonun teslim alınması tek başına siparişin ispatı için yetersizdir.


